F. Betül Erişkin’in Rüyası / Konya / 28.02.2015
Ahmet Hocamların Aziz Erbakan Hocamızın kabri şeriflerini ziyaret ettikleri günün akşamında görülmüştür.
Ahmet Hocam ve Milli Çözüm ekibinin, Aziz Erbakan Hocamızın kabri şeriflerini ziyaretine yetişmeye çalışıyoruz. Merkez Efendi kabristanının girişinde aracı park edip lavabolarda abdestimizi alıp camii tarafından mezarlığa giriyoruz. Erbakan Hocamızın mezarlarına yaklaşınca kimsenin kalmadığını görüp ekibe yetişemedik diye üzülüyoruz. Çeşmenin yanına gelince Ahmet Hocamın telefonda bize söylediği ve benim kaydettiğim ilahiyi duyuyoruz. Telefonum açık kaldı galiba diye düşünüyorum. Cebimde ve çantamda telefonumu arıyorum ama bulamıyorum. Bu arada yavaş yavaş yürüyüp kabri şerife yaklaşıyoruz ve yaklaşınca bakıyoruz ki kabri şerifin başındaki bankta Erbakan Hocamız oturuyorlar. Üzerlerinde paltosu, mübarek başlarını sağ tarafa yıkmışlar, ellerinde benim telefonum, gözleri kapalı vaziyette Ahmet Hocamın ilahisini dinliyorlar ve rabıta halinde gibiler, bizi görmüyorlar, duymuyorlar. Yüzümü mübarek yüzlerine yaklaştırıp nefes alıp almadığını kontrol ediyorum. Sıcacık nefes alıyorlar. İçimi tarifsiz bir sevinç kaplıyor. Aziz Hocamız yaşıyorlar diye çok mutlu oluyorum. Aziz Erbakan Hocamızın kabrin içinde olmaları gerektiğini de biliyorum. Bu arada dinledikleri ilahi bitiyor. Sonunda Ahmet Hocamın yaptığı dualara “âmin” diyorlar. Bize doğru dönüyorlar, önce çocuklar sonra eşim ardından ben mübarek ellerini öpüyoruz. Ellerini tuttuğum elimi mübarek kalplerine götürüyorlar, kalpleri çok güzel, tam ritminde atıyor. Sevincim iyice artıyor ve sevinçle: “Erbakan Hocam yaşıyorlar. Artık yanımızdan gitmeyecek!” diyorum. Hemen ardından Erbakan Hocam doğruluyorlar, iki adım atıp isimlerinin yazdığı kabri şerife iyice yaklaşıyorlar, kabrin üzeri aralanıyor ve Aziz Erbakan Hocam yürüyüp kabrin içine giriyorlar. Kabrin üzeri kapanmadan bize doğru dönüp el sallıyorlar ve gözden kayboluyorlar. Sonra kabrin üzeri yeniden kapanıyor.
YORUMU:
Tasavvuftaki “fenafil ihvan, fenafilüstad, fenafirResul, ve Fenafil-Ellah” yani samimiyet teslimiyetle kendi nefsini; dava arkadaşlarının, üstadının Hz. Resulüllah’ın ve Cenabı Hakk’ın rızası içinde eritme (fani ve feda etme) durumunun, Milli Çözüm ekibiyle Aziz Hocamız arasında zuhur ettiğine ve huzura erişildiğine alamettir. Erbakan Hocamızın ruhaniyeti, Milli Çözümün gayret ve istikametinden memnun ve mesrur olmakta, bize manevi destek ve himmet buyurmaktadır. En doğrusunu Allah bilir.
Ahmet Akgül Hocamızın yazıp söylediği, Erbakan Hocamızın da tekrar edip “amin” dediği ilahi şöyledir:
Aşkın beni, aşkın beni
Gör eyledi, şaşkın beni
Ey dost, ateşi hasretin
Daha nice, yaksın beni!..
Ya Rabbena, ya Rabbena
Feğfirlena, zünubena
Vekeffir eanna, seyyiatina
Ve teveffena, meal ebrar. (Ali İmran: 193 ayet)
Aşka düştüm, aşka düştüm
Gör ateş-i şavka düştüm
Kınamayın beni dostlar
Bu sefer bir, başka düştüm!.
Ya Rabbena, ya Rabbena
Feğfirlena, zünubena
Vekeffir eanna, seyyiatina
Ve teveffena, meal ebrar.
Sevdalandım, sevdalandım
Ben bu derdi, senden aldım.
Canlar erdi, muradına
Eyvah ki ben, yaya kaldım!…
Ya Rabbena, ya Rabbena
Feğfirlena, zünubena
Vekeffir eanna, seyyiatina
Ve teveffena, meal ebrar.
Ey can bitsin, bu hasretin
Artık yetişsin, nusretin
Kalksın aradan perdeler
Vahdete dönsün, kesretin!
Ya Rabbena, ya Rabbena
Feğfirlena, zünubena
Vekeffir eanna, seyyiatina
Ve teveffena, meal ebrar.

Aşıklara selam
RABBİM AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN ŞEFAATLARINA NAİL EYLEYİP KALBİMİZDEN RIZASI OLMAYAN ŞEYLERİ ÇIKARTIP,SADIKLARLA HAŞREYLESİN.AHMET AKGÜL HOCAMIZ DAN RABBİM RAZI OLSUN NE GÜZEL YAZMIŞ ŞİİRİ .AŞK YAZDIRIR AŞK SÖYLEDİR .BİR ANLASAK.
AMİN
Amin Ammi Amin