“Yemin olsun ki; daha önce de onlar fitne peşinde koşmuşlar ve sana karşı bir takım (hileli) işler kurgulamışlardı. Hattaki onlar hoşlanmadıkları ve hiç arzulamadıkları halde HAK geldi ve Allah’ın emri zahir olup üstünlük sağlandı.” (Tevbe: 48)
MEVLA BAKİ, DÜNYA FANİ!
“Mutu kable ente mutu”,1 emrine uyan bahtiyar
Çün ölmeden ölen kişi, çağrı salayı neylesin!..
Fani olandan geçüp te, Baki olanı ihtiyar2
Eden saadet ehlidir, gayri dünyayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Gevşek kişi yol alamaz, yorulmadan yoğrulmak yok
Yok ol ki, varlık bulasın; hem secdesiz doğrulmak yok
İmtihan hayırda yarış; hak etmeden çağrılmak yok
Canu Cinan3 bulan kişi, yurdu sılayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Her şeyi “BİR”den bilesin; seven de O, söven de O
İmtihan elek elesin; öven de O, döven de O
Tevekkül tedbirin olsun; sigorta O, güven de O
Ol deryaya dalan kişi, heves hülyayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Kesret içre vahdet4 bulan, tecelli tevhitle halvet
Kalbi kıblesi Hak olan, muradını bulur elbet
Akgül kokan Muhammed’in, Kıtmiri olmak ne devlet
Gül şerbetin tadan kişi, balı helvayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Her makama ulaşsan da, Erbakan olmak muhaldir5
Bir noktadan bin kâinat, bu ne kudret bu ne haldir
La-mekân şehrine varsan, sade nurdan bir mahaldir6
Dosta vuslat duyan kişi, düğün balayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Dilinde Allah kelamı, kalbiyle dünyalık arar
Gayesi istismar olan, bulur mu vicdani karar
Canınla malınla cihad, edemezsen neye yarar
Öz madeni altın ise, gümüş kalayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Dinsizde merhamet olmaz, densizde marifet olmaz
Şeriata düşman kişi, ebedi mağfiret olmaz
“Ve Hüve meaküm, eyne ma küntüm”7 hiç gaflet olmaz
Cenneti Firdevs’e düşen, bağı yaylayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Kalbin kulağını aç ta, iyi dinle iki gözüm
Nefsü hevadan ne çıkar; ayet hadis hikmet sözüm
Elde tutan çok az kaldı, ateşten kor Milli Çözüm
Aşk oduna yanan kişi, derdü belayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Ahmet Hoca ne kolaymış, harf-ü laf alt alta dizmek
Hak yolunda emek lazım, kahramanlık nefsi ezmek
Yakışır mı kul olana, gaflet ve gururla gezmek
Zikrü devran uyan kişi, horon halayı neylesin
Hak Mevla’yı bulan kişi, fani Leyla’yı neylesin!
Dipnotlar:
1- “Ölmeden önce ölünüz” (Hadisi şerif)
2- İhtiyar (etme): seçme, tercih etme
3- Canu Cinan: Allah’ın rızası ve sonsuzluk hayatı
4- Kesret içre vahdet: binlerce mahlûkat ve olayda bir olan Allah’ı görmek
5- Muhal: İmkânsız
6- Mahal: yer, mekân, semt
7- “Nerde olursanız Allah sizinle beraberdir” (Ayeti kerime)

gündOĞDU
şükürki bu fani dünyada sadık dostlarla beraber olmak çağın sahibini tanımak ona tabi olmak ,başka ne ister insan .ölümü öldüren ler için yazılmış ne kadar güzel şiir.MUHTEREM HOCAM KALEMİNE SAĞLIK.
İnsan ömrü
İnsan ömrünü yiyip içip yatmaktan ibaret görmek ne büyük gaflet, ne büyük cehalet, ne büyük ihanet. Oysa her yediğin içtiğin gördüğün ne varsa gerçeği görme ALLAH’ı görme bulma ve sonsuz şükretme, şükrümüzede şükretme gayreti içinde olmalı,hep mezarlık merkezinde bir kabir içi dünyası tesis etmek lazım. Güzel her ne varsa Allah’tan, zor ve güç ne varsa imtihandan, varılacak yerin sadece Allah’tan ibaret olduğunu bilmektir esas olan.Dünyanın güzelinin rüya, dünya malının tutmayan bir maya,ibadetlerimiz kim bilir yetmeyecek kavuşmak için Allah’a, oysa muhtacım ölmeden ölmeye mezar ortasında bir kabre dünya isteklerimi gömmeye. Şair bu şiiri nasıl becerip yazmış bilmiyorum, ama bu şiir’in sanat ile şairlikle pek ilişkisi kalmamış, sanki manevi bir fısıltı gibi kulaklara.Allah yazandan okuyandan razı olsun.
Dünya cesede, Mevla ölmeden önce ölene…
“Mutu kable ente mutu”; Ölmeden evvel ölünüz.
Ölmek; ruhun (insanın) ilahi bir imtihan vesilesi olarak kullanımına verilen, ceset denilen vücudun çeşitli sebeblerle vazifesini yerine getirememesi neticesinde ruhun, kaynağa, ilahi yaradanının tahsi ettiği berzah aleminde kıyameti müteakip mahşere kadar beklemesi halidir… Bir diğer anlamda ise imtihan süresinin dolmasını müteakip kullanımına verilen cesedinden ruhun ayrılarak berzah aleminde misafir edilmesidir..
Hz. Allah’ın (C.C.) ruhlar aleminde “Elestü birabbiküm” şeklinde buyurduğu sorusuna, ruhlar aleminde bir farklı bilinç halindeki insanlar “Kalu bela” diyerek evet Ya Rabbimiz sen bizim Rabbimizsin dediler…. Hz Allah’ın cennet için yarattığı insan bu sözlerinin dünya aleminde kanıtlamak için dünya hayatına Hz.Allah’ın ceset olarak yarattığı ve bizim dünyada bir nevi aracımız olan ve aynı zamanda bünyesinde her türlü zaaf, zayıflık, dünyevi esaret, hırslarımız, arzular hem yaşamımızı idame etmek hem de imtihan olunacağımız ekipman ve unsurlar ile yaratmıştır…
İnsan bu cesedi kullanmak yerine bu ceset onu kullanırsa, insan cesedine hükmedeceğine secedi ona hükmederse imtihan dünyası müspet manada sürmeyecek ve ruhlar aleminde verdiği yemine sadık kalamayacaktır…
Oysa Hz. Peygamberimizin “ölmeden önce ölünüzü” demesi ile insan sahip olduğu ve imtihanı bitecen kadar kullanmak zorunda kaldığı bu cesedini ruhi manada terk ederse terk ettiği sadece cesedi olayacak aynı zamanda cesedinden mütevellit kendisinde var olan her türlü nefsani acizlikten, hırslarından, arzularından da kurtulmuş olacaktır..
Öyle ya cansız bir bedene ne gerek kıskanmak, hırslar, sapık arzular kısacası her türlü bizim yeminimizi bozmamıza sebep verecek her türlü menfi unsurlardan da kurtulmuş olacaktır..
Azrail geldiği gün ise sadece fiziki manada ceset ve ruh ilişkisinin sonunu erdirecektir. Oysa ruhani manada ise zaten o kişi çoktan ölmüş, cesetle beraber yaşamak zorunda olduğu her türlü nefsani acizliklerden, engellerden çoktan kurtulmuştur… Ölmekle var olacağı şekle zaten Azrailden önce varmıştır…
Önce can sonra canan derler, ölmeden önce ilen kişi zaten kendi canından vaz geçmiş, baki olan tercih etmiştir. Hali ile canından geçen zaten cananı neylesindi ki?
Çoğu özelliğini sadece cesedinin arzuladığı Leyladan ona ne idi ki,
zaten cesedini dünya mezarlığına gömmüş kişi bir başkasının cesedini neylesindi ki?
Sonsuza kadar yaşayacak olan ruhu, fani olan Leylayı neylesindi ki,
Sonsuza kadar yaşayacak olan ruha da zaten
evel Allah, ahir Allah haktı…
Fani olan dünya fani olan cesede idi,
Baki olan Mevla ise ölmeden önce ölebilene…
RABBİMİZ YETER
Işte böyle biz, her peygambere suçlu- günahkarlardan bir düşman kıldık.YOL GÖSTERİCİ VE YARDIMCI OLARAK RABBIN YETER.
ZOR OLANI BAŞARMAK
Dünya dediğin ne ki gelip geçiyor. Yaşadığımızda yaşayacağımız da, son nefesimizi verip kefeni giyip kabre girene kadar. Yani şu fani dünyanın sıkıntılarını dert edip aşırı düşüncelere kapılıp üzülmek hem yersiz ve gereksiz, hemde zaman israfıdır. Çünkü derdi verende dermanını verende Cenab-ı Hak’dır. Bizim yapmamız gereken gayret gösterip dua edip Allah’a tevekkül etmektir. İnsan dünyalık kuruntular için üzülmemeli, davası, ahireti ve insanlığın şu zulüm ve sömürü sisteminden kurtulması ve Allah’ın rızasını kazanmak için kafa yormalı, düşünmeli ve mücadele etmelidir. Rahmetli Erbakan Hocamız böylesine şuurlu, inançlı, ihlaslı, ihsan sahibi, ilim erbabı, çalışkan, bilgili, fedakar, vefakar, davasına sadık, hayırlı, bereketli, maneviyatlı, mücadeleci, cesur, palanlı ve programlı çalışmaya yönelik bir hayat tarzıyla, bizim için çok önemli ve büyük bir örnek şahsiyet olmuştur. Onu anlamak ve gereğini yerine getirmekte gerçek ve şuurlu milli görüşçülerin en asli görevleri ve vazifeleri olmalıdır. Milli görüş insanlığın tek kurtuluş çaresi olduğundan, adil ve ekonomik bir sistemin yeni bir dünyanın sağlam temelleriyle şekilleneceği, insanlığın özlemle beklediği asrı saadet döneminde haklı olanın hakkının karşılığını alacağı, haksız kazançla mazlumun hakkına gasbedenlerinde sömürü saltanatlarına son verilip hesaba çekilecekleri, dünya insanlığını kan, gözyaşı ve zulüm sistemiyle köleleştirip şeytani planlarıyla büyük İsrail projesini gerçekleştirmek isteyen başta şeytan siyonist İsrail, ABD ve onların uşaklığını yapan barbar batı ve islam ülkelerindeki kukla yöneticilerinde sonlarının yakın olduğu ve onlara da, hak ettikleri gerekli cevabın verileceği zamanın güneşin doğuşu kadar yakın olduğu şu dönemde tüm müslümanlara, milli görüş camiasına ve insanlığa bir çağrıda bulunmak istiyorum. YA BU ZULÜM VE ZİLLET SİSTEMİYLE YAŞAYIP HİDAYETİNİZİ, FERASETİNİZİ, DİRAYETİNİZİ, ONURUNUZU, İZZET VE ŞEREFİNİZİ KAYBEDER DÜNYA VE AHİRET SAADETİNDEN MAHRUM OLURSUNUZ, YADA OLAYLARA MİLLİ ÇÖZÜM ÜRETEN GERÇEK MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERLE BİRLİKTE ŞEYTANIN ZULÜM VE SÖMÜRÜ SALTANATINA SON VERİP, MİLLİ GÖRÜŞÜN, KURAN NİZAMININ VE ADİL BİR DÜZENİN YERYÜZÜNDE HAKİM OLDUĞU GÜNLERDE DÜNYA VE AHİRET SAADETİNE ULAŞANLARDAN OLURSUNUZ. RABBİM İSLAMIN ZAFER BAYRAĞINI DALGALANDIRMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN İNŞAALLAH.