YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69fe90ee83f60
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 8 3 0
Bugün : 7627
Dün : 62748
Bu ay : 505369
Geçen ay : 1737715
Toplam : 54388142
IP'niz : 216.73.217.63

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Milli Görüş'ü Bitirme Planları
ve
ABDULLAH GÜL'Ü PARLATMA ÇABALARI

Milli Görüş'ü Bitirme Planları ve Abdullah Gül'ü Parlatma Çabaları

            Abdullah Gül                              

Türkiye Başbakanı (Bak: s. 190-191)

4.8 25 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Abonelik
Bildir
26 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

KİMLER KİMLERE HİZMET ETME YARIŞI

1-Mustafa Kamalak beyin açıklamaları ve geçde olsa itirafları ve uyarılmasına rağmen yaşayınca anlamış olması
2-Temel Karamolla oğlunun tutum ve davranışları Ve sp genel başkanı olması istediği Kayseri vekilinin durumu
3-Abdullah Gül’ün Suriyeli Ermeniler için bütün imkanları seferber etmesi Irak tutumu, diğer ülkelerdeki yaşananlar için tutumu
4-Abdullah Gül’ün atadıkları
5-Olmayan sorunları varmış gibi gösterip sorun oluşturmaları
6-Ordumuzun tutum ve davranışı
7-Ahmet Sever’in yazdıkları
8-Parti içi akrabalıklar (dünürler) ve arka planda birliktelikler
9-Sızdırılan açıklamalar ve telefona bakılmama durumu (telefona çıkmayan paşalar) ve sonrası
10-Milli Çözüm’ün başından sonuna kadar uyarılarını
11-Erbakan Hocamızın açıklamaları

SP’Lİ BİR ARKADAŞA CEVAPLAMASI İÇİN SORULAR!
SP’li bir arkadaşımızı ziyaretimiz esnasında; biraz kibir, bencillik, ego ve siyaset bilmemezliğin acemiliği ile, yüzme bilmeyenlerin denizde açılma hevesi gibi bilmişlik taslayarak sarf ettiği sözler üzerinden cevaplaması için soruyoruz.

1-Milli Çözümün; Temel Karamollaoğlu ve Mahmut Arıkan ile ilgili şahitli İtirafları gündeme taşıdığı konuları, “Efendim birilerinin anlatımıyla belge olmadan yazmak doğru değil, bunlar yanlış şeyler” diye zıplayacağınıza, işin aslını astarını araştırıp, yüzde on dahi doğruluk payı varsa üzerine gidip hakikati ortaya çıkarmanız gerekirken, neden bugüne kadar yüzlerce mesele ve konuda haklı çıkmış olan Milli Çözüm ve Ahmet Hocaya karşı tavır alma gereği duyuyorsunuz? Bu yolla kimlere şirin görünme sevdasındasınız?
2-Eğer bu iddealar asılsız ve iftira ise; medya organlarınız, parti yetkilileriniz neden harekete geçmiyor ve bu konuda partililere işin özününü anlatarak bilgilendirme yapmıyorlar?
3-Kendi kibirane ifadenizle, “Efendim Milli Çözümün her yazdığına cevap mı yazılacak. Bana bile şu yerel gazete her şey yazdı, onlara dahi cevap verme gereği duymadım” gibi sözlerle kaçak oynama yerine, Milli Çözümün belge ve delillerle yazdığı konuları sizde belge ve delillerle çürütsenize?

Yoksa A) Bu gerçekleri çürütecek bilgi, belge ve birikime sahip değil misiniz?
B) Eğer elinizde belge, delil ve bilgi varsa ve gündeme taşımıyorsanız, biat, itaat ve tam bağlılık dediğiniz genel merkezinize ihanet etmiş olmuyor musunuz?
C) Yada sessiz kalarak, yazılanların doğruluğunu teyitlemiş olacağınızı unutuyor musunuz?

Evet, sözde dikkate çokta almaya değer görmediğiniz! Ama gerçekte satır satır takip edip her ortamda konuşup dile getirdiğiniz bu gerçekler acı verse de, kusura bakmayın; kimsenin keyfine ve gelecek beklentisine göre şekil almayız ve Erbakan Hocamızın çizgisine, Milli Görüş harekatına beton döküp bitirme gayesi ve gayretinde olanlara kesinlikle müsaade edilmeyecek ve Milli Çözüm var olduğu sürece bu gerçekler dillendirilecek.

Haydi Hodri meydan!

Milli Çözümün bugüne kadar yazılan 7000-7500 makalesi kayıtlarda bulunmakta.
Yazarlarınız, çok güvendiğiniz alim takımınız, siyaset bilimcileriniz bir bir incelesinler ve varsa aykırılık, yazılanları belgelerle çürütsünler.

Yoksa artık boş ve afaki konuşmalar bırakılsın.
Ve herkes yerini ve haddini bilsin..

SP’Lİ BİR ARKADAŞA!

Bizim boşumuz, sizin dolunuzdan
Daha hayırlıdır, sonunuzdan
Hayır gelmez, taşlı yolunuzdan
Gelir bir gün, elbet, burnunuzdan

Temel partiyi, yamıyor Gül’e
Gül ise, beton döküyor köküne
Dönmez isen, ey ahmak, özüne
Düşersin sonunda, ateş közüne

Ahmet Hoca, hakikati söyler
Karşı çıkıyor, senin gibiler
Haydi çürütün, hey erkekler
Büyüdünüz mü, dünkü bebekler

Aynı delikten, kaçıncı ısırılış
Gaflete düşüp, yılana sarılış
Bu yol bu gidiş, nereye varış
İş işten geçince, boşuna yakariş

Derdi dava olmayanın, hali nice
Koşar zavallılar, makam peşinde
Cephe alırlar, doğru söyleyene
Engel görürler, kendilerine

Milli Çözüm yazar, zırtolar zıplar
Çaresizler, aksini ısbatlayamazlar
Zorda kalınca, kinlerini kusarlar
Dolu görünüp, boş konuşurlar

Harun döküyorsun, içlerini dışa
Ayarları bir bir, çıkıyor ortaya
Bunun gibiler, hep takılır oltaya
Az kaldı, çarparlar, sert kayaya..

ÖNEMLİ UYARILAR!ANLAYANA!

”Erbakan Hocamızın Son Uyarısı!

Aziz Hocamız: “Saadet, son imtihanı da kazananların Partisidir!..” buyurmuşlardı. Bu, hem bir müjde mesajı hem de bir uyarıydı. Hocamızın bu sözlerini: “Oh be, ben başka yere kaymadım, Saadet’te kaldım; öyleyse imtihanı kazandım…” diye anlayanlar yanılmaktaydı. Çünkü Hocamız bu uyarılarıyla: “Bizden sonra Milli Görüş’ün tek ve gerçek siyasi temsilcisi olan SP içerisinde; Genel Başkan seçimlerinde, alınan olumlu kararlara itaat etmede, farklı parti ve hiziplere gitmede, Partimizin tescilli hainlerin güdümüne verilmesinde… Ve SP’nin Milli Görüş = Adil Düzen = İslam Birliği hedeflerinin unutturuverilmesinde… Evet bunların hepsinde dik ve sağlam duranlar ve yozlaşmalara karşı çıkanlar, ancak imtihanı kazanacak ve onurlu başarıya ulaşacaktır!” hatırlatmasında bulunmuşlardı…”

**Şuan ki Saadet Partisi liderligini yaptığını zanneden gafil denenmiş yanlış bir daha denenmez bunu bildiğiniz halde hâlâ yanlışta ısrar ediyorsanız sizlerin AKIL Hocalarının kim olduğu artık çok nettir!

Allah CC plan kuranların en üstünüdür..Sizlerin planlarının artik sonu gelmiştir biiznillah…

Milli Görüş Camiası’nın 50 yıldır her hususta haklı çıkan Üstad Ahmet Akgül Hocamıza kulak vermesi artık zorunluluktur. Zira son imtihanı kazananlardan olmak istiyorlarsa başka çıkış yolu yoktur.

Saadet Partimizdeki çıbanları deşmeye yine sadece Milli Çözüm devam ediyor. Bu camia yıllardır kendilerine yapılan uyarıları dikkate almalı, Milli Çözüm tarafından deşifre edilen işbirlikçilerin farkına varmalı ve vicdanlı Milli Görüşçüler olarak Milli Çözüm’ün haklılığı haykırmalıdır.

İşbirlikçi Hainlere

Bunlar anca ara bulurlar
Siyonizme para bulurlar
Memlekete kara bulurlar
Şu işbirlikçi gibileri

Ülke Ülke dolaşmışlar
Hep batıla karışmışlar
Milli Görüşe sataşmışlar
Şu işbirlikçi gibileri

Borudan benzin gönderir
Gemiden erzak gönderir
Gazze de ocaklar söndürür
Şu işbirlikçi gibileri

Siyonizme bağırırmış
Elçilerin çağırırmış
Anca zaten anırırmış
Şu işbirlikçi gibileri

Milli Çözüm ün bu kadar açık ve net yayınlarına rağmen bu iddialar ve söylemler karşısında, Saadet Partisi Genel Başkan adayları – Genel idare kurulu üyeleri, il ve ilçe yöneticileri veya sadık Millî Görüşçü birisi çıkıpta bu ihanet girişimleri karşısında haykırışını dile getirmezmi!. Bu suskunluğun sebebi nedir? Aziz Erbakan Hocamız ın İsrail balatasına yerli sap diye ifade buyurduları Abdullah Gül’e bu sevginin sebebi nedir? Prf.Dr. Mustafa Kamalak beyin Söyledikleri ve Milli Çözüm ün yazılanları iddia diye ifade eden dostlara; Bu iddialar doğru değil ise muhatapları neden bir açıklama yapmıyorlar. 
   Bu suskunluğun ve gayretsizliğin sonu felaket olmasın diye, gayret eden Millî Çözüm e teşekkür edip sorumluluğu nuzu yerine getirmek gerekmezmi?
   Bilin ki, İnsanlık alemi korkaklarının  değil davasına sadık , cesur ve atılgan inançlı insanların omuzlarında kurtuluşa erecektir. O Sadıklar sadece,  Allah’tan korkar ve O na guvenirler. Zaferi  de Allah tan bilirler.

  

İşte bu yüksek marifet ve meziyetlerin(!) sahibi Sn. Abdullah Gül şimdi; iyice yıpranan R.T. Erdoğan’ın yerine, iktidara taşınmak üzere, maalesef Sn. Temel Karamollaoğlu tarafından geçen seçim süreçlerinde defalarca Cumhurbaşkanı adayı gösterilmeye çabalanmış, şimdi de SP’nin de içine katılıp eritileceği 3 partinin başına oturtulmaya çalışılmaktaydı. Milli Çözüm Dergisi’nin bu konudaki saptama ve uyarılarına, tebrik ve teşekkür etmek bir tarafa, hâlâ hakaretle yaklaşanlara soruyoruz:

İçinize Şeytan mı kaçmıştı, yoksa vicdan ayarlarınız mı laçkalaşmıştı?



Rahman Rahim Olan Allah’ın Adıyla
“Öyle ise size ne oluyor ki (Hakk davaya sızan gizli gâvurlar ve şeytani odaklara uşaklık yapan dindar görünümlü) münafıklar konusunda ne diye ikiye ayrılıyor (ve birçoğunuz hâlâ onları sahiplenip savunuyorsunuz?) Allah, kazandıkları (günahları ve sadık mü’minlere kazdıkları tuzakları) yüzünden onları tersine çevirip tepetaklak ettiği halde, siz Allah’ın saptırdığını hâlâ hidayete erdirmek (ve bu marazlı münafıkları masum ve mazur göstermek mi) istiyorsunuz?! (Bu bir nifak hastalığıdır!) Allah kimi saptırırsa, artık Sen kesin olarak (hidayet bulması ve kurtulması için) ona bir yol bulamazsın.” (Nisa Suresi: 88)

Bu mükemmel yazılarından dolayı öncelikle üstadımıza son şükranlarımı sunuyorum. İşte davanın delisi, Erbakan aşığı nasıl olunur bizlere öğretmektesiniz. Bu uyarı ve hatırlatmalarınız bir avuç kalmış olan Milli Görüşçü kardeşlerimizin Hak davada ayaklarının kaymaması ve en önemlisi de Erbakan Hocamızın emaneti olan saadet partisinin her fırsatta Hocamıza ihaneti kendilerinde marifet görenlere sayın Gül gibilere teslim etmemek içindir.
Şunu anlıyoruz ki sayın Erdoğan AB, ABD ve İsrail hayranlığı açısından sayın Gül’ün yanına bile yaklaşamazdı. Ama maalesef bu kadar marazlı birisine, içimizdeki sinsi ve niyeti belirsizler bu zatı azıcık kalmış sadıklara baş yapmanın ve Erbakan’ın üzerine beton dökmenin ötesinde çelikle kaplamanın derdinde olduklarını anlıyoruz.
Aziz Hocamız imtihanı kazananları anlatırken saadet partisi içerisindeki film ve çevrilen fırıldakları görenlerin yetmez bu yapılanlar karşısında Hak davasını savunup dimdik duranlar imtihanı kazanacaktır inş. ve bu imtihanı kazananlardan oluruz duası ile.

KORKAKLARLA YOLA ÇIKILMAZ!
Tam elli yıldır üzerine değinilmemiş konu kalmadı çok şükür. Tahminen 7000-7500 civarı makale yazıldı ve hepside belgeli, ısbatlı, delilli ve gerçeğin ta kendisi. İşte Milli Çözüm farkı bu işte. Ama ne acıdır ki; Milli Çözüm elli yıldır mahkemelerde önü kesilmeye çalışılırken yinede hakikati söylemekten ve yazmaktan bir an olsun geri adım atmamışken, birileri bazı gerçeklerin yazılmamasını, insanlarla arasının açılmamasını yani kaçak ve korkak oynamayı tercih etme gerekliliğini vurgulamaktanda geri durmuyorlar. İyide bu hakikatler saklanınca Cenab-ı Hakk’ın Rızasını nasıl kazanacağız. Milli Çözüme destek olmak ve katılmak ateşten gömlek giyinmeyi gerektirir. Bu gömleği giyinen kazanır.

Bize gerek cesur yürek
Hep birlikte Siyonu ezek
Giyin kurtul, imani yelek
Gerçeği gör, zafere koş felek..

Erbakan Hocamızın Son Uyarısı!

Aziz Hocamız: “Saadet, son imtihanı da kazananların Partisidir!..” buyurmuşlardı. Bu, hem bir müjde mesajı hem de bir uyarıydı. Hocamızın bu sözlerini: “Oh be, ben başka yere kaymadım, Saadet’te kaldım; öyleyse imtihanı kazandım…” diye anlayanlar yanılmaktaydı. Çünkü Hocamız bu uyarılarıyla: “Bizden sonra Milli Görüş’ün tek ve gerçek siyasi temsilcisi olan SP içerisinde; Genel Başkan seçimlerinde, alınan olumlu kararlara itaat etmede, farklı parti ve hiziplere gitmede, Partimizin tescilli hainlerin güdümüne verilmesinde… Ve SP’nin Milli Görüş = Adil Düzen = İslam Birliği hedeflerinin unutturuverilmesinde… Evet bunların hepsinde dik ve sağlam duranlar ve yozlaşmalara karşı çıkanlar, ancak imtihanı kazanacak ve onurlu başarıya ulaşacaktır!” hatırlatmasında bulunmuşlardı…

Milli Çözüm Dergisi’nin, Milli Görüş’ü Abdullah Gül’ün güdümüne sokma tezgâhı konusundaki saptama ve uyarılarına, tebrik ve teşekkür etmek bir tarafa, hâlâ hakaretle yaklaşanlara soruyoruz:
İçinize Şeytan mı kaçmıştı, yoksa vicdan ayarlarınız mı laçkalaşmıştı?

Aziz Hocamızın: “Saadet, son imtihanı da kazananların Partisidir!..” buyurmaları hem müjde mesajı hem de bir uyarıydı.
Hocamızın bu sözlerini: “Oh be, ben başka yere kaymadım, Saadet’te kaldım; öyleyse imtihanı kazandım…” diye anlayanlar yanılmaktaydı.

Aziz Hocamız bu sözleriyle:
Milli Görüş’ün tek ve gerçek siyasi temsilcisi olan SP içerisinde;
Genel Başkan seçimlerinde,
Alınan olumlu kararlara itaat etmede,
Farklı parti ve hiziplere gitmede,
Partimizin tescilli hainlerin güdümüne verilmesinde…
Ve SP’nin Milli Görüş = Adil Düzen = İslam Birliği hedeflerinin unutturuverilmesinde…
Evet, bunların hepsinde dik ve sağlam duranlar ve yozlaşmalara karşı çıkanlar,
Ancak imtihanı kazanacak ve onurlu başarıya ulaşacaktır!” hatırlatmasında bulunmuşlardı…

Milli Görüş camiasından ve halkımızdan gizli yapılan sinsi ve gizli hesaplar!
Abdullah Gül, Siyonist güdümlü Haçlı AB mektebinin bir talebesi ve takipçisi ve İsrail hayranı birisiydi.
Abdullah Gül, Türkiye’yi Büyük İsrail’e vilayet yapmak için Siyonist ve Haçlı merkezler ve onları takip ve taklit eden yerli işbirlikçileri tarafından Kürt, Ermeni ve Kıbrıs sorunu denilerek aslında hiçbiri ‘sorun’ olmayan üç sorunu(!) Türkiye’nin büyümesinin ve güçlenmesinin önündeki en büyük engel olarak görmüştü.
Abdullah Gül şimdi; iyice yıpranan R.T. Erdoğan’ın yerine, iktidara taşınmak üzere, maalesef Sn. Temel Karamollaoğlu tarafından geçen seçim süreçlerinde defalarca Cumhurbaşkanı adayı gösterilmeye çabalanmış, şimdi de SP’nin de içine katılıp eritileceği 3 partinin başına oturtulmaya çalışılmaktaydı.
Mahmut Arıkan ve ekibi hemen her ay İstanbul’a gelip İngiliz Siyonistleri, İstanbul konsolosluk yetkilileri ve Chatham House ilgilileriyle buluşuyorlardı.
Mahmut Arıkan, Temel Karamollaoğlu tarafından SP Genel Başkanı adayı yapılmış, ancak Milli Çözüm’ün mert ve net uyarıları bu tezgâhı boşa çıkarmış ve kongreyi ertelemek zorunda kalmışlardı. Şimdi de Genel Başkan Vekilliğine atanmışlardı!?

Böylece Milli Görüş’ün Abdullah Gül’e peşkeş çekilmesiyle ilgili, Milli Çözüm uyarılarının ne kadar haklı ve yararlı olduğu bir kez daha kanıtlanıyordu.

Zerre vicdanı ve dava duyarlılığı olanlardan, artık uyanmalarını ve mü’minlik tavırlarını takınmalarını beklemek…
Milli Görüş’ü Abdullah Gül’ün güdümüne sokma tezgâhına duyarlılık ve tutarlılıkla karşı çıkmasını ummak ta bu bizim hakkımızdır.

Dert Ney? Anlamak Bu Kadar mı Zor?

Erbakan Hocamız “Gül İsrail baltasına sap”

Özel misyonlu Başkan diyor ki Gül bize hap

Elbette ki ihaneti görmek için gerek biraz çap

Hakka uymazsın lidere itaat dersin! ister tap!..

Akgül Hoca konferans verdi yazdı onlarca kitap

Rte,Gül,Numan vd sizi uyarmaktan düştü bitap

Artık uyan kardeşim davana sahip çık budur hitap!

Bu çok önemli makalenin bütün Saadet Partili kardeşlerimiz tarafından okunmasını anlaşılmasını ve feraset ve Basiret ile gereğinin yapılmasını temenni ve niyaz ediyorum

MİLLİ ÇÖZÜM ; YILLARDIR MİLLİ GÖRÜŞ İÇİNDEKİ GİZLİ ÇIBANLARI DEŞİYOR YANİ SİYONİZM’İN PLAN VE PROJELERİNİ ETKİSİZ HALE GETİRİYOR BOŞA ÇIKARIYORDU!… ELBETTE ANLAYANA BU ÇOK BÜYÜK BİR NİMETTİ..
Milli Çözüm’ün en büyük hizmetlerinden birisi de özellikle marazlıları çok rahat ayırt etmesi tanıması tanıtması ve ayırt ettiği o gerçeği haykırmasıdır… Bu konu çok mühim ve öylesine büyük önem taşıyor ki ; iyi işler güzel eylemlerde bulunuyorum sanırsın oysa Kirli Güçlerin ve işbirlikçilerinin tuzağına alet olursun yetmez o alet olman eğer sen devlette bürokrat isen ülkene ülke insanlığına dinine en büyük zararı verirsin. Bu hayatımızın her safhasında geçerli bir hadisedir… Gözümüz kulağımız dilimiz ruhumuz LİDERDE – REHBER ŞAHSİYETTE olmalı ki bu tuzaklara düşmeyelim.

Elhamdülillah… İyi ki Milli Çözüm var iyi ki Üstad Ahmet AKGÜL HOCA var…Böylesi gizli çıbanlar marazlılar at koşturmaya çalışırken, Ehlince tökezletilmeleri rabbimizin sadık dava erlerine ve dolayısıyla bu aziz milletimize büyük merhametinin yardımının gereğidir… Anlayana… Münafıklar, uzayda değil, yanımızda ve içimizde dolaşmaları görevleri gereğidir.
Bugün Müslümanlar olarak , belki de en büyük gafletimiz ; Kur’an’ın ısrarla vurguladığı ;en sinsi ve tehlikeli kimseler olarak uyardığı; MÜNAFIKLARIN VE MARAZLI İNSANLARIN hep dışımızda ve çok başka ortamlarda olduklarını sanmamızdı. Oysa onlar, parazit solucanları veya ergenlik çıbanları gibi hep aramızda ve yanı başımızda olmaları vazifeleri icabıydı.

İşte Milli Görüş’ü yakın dönemde bölme parçalama yutma girişimine Siyonizm’in bu seferki atı Abdullah Gül’ü anlamak tanımak yine Milli Çözüm Üstad Ahmet AKGÜL ile hamdolsun anlaşıldı kavrandı… Burdan şu sonuca varmak çok mümkündür : Aziz Erbakan Hocamız Siyonizm’in hiç bir tuzağına düşmedi düşürülemedi tam aksine o tuzaklarının içine tuzak kurdu ve o tuzakları başlarına geçirdi her daim… Şimdi görüyoruz ki Üstad Ahmet AKGÜL Hoca da Hocasının taktiğini en güzel uygulayan yöntemlerle SİYONİZMİ VE İŞBİRLİKÇİLERİNİN TUZAKLARINI PLANLARINI PROJELERİNİ ETKİSİZ VE ÇARESİZ KILARAK YETMEZ KENDİ BAŞLARINDA PATLATARAK ZAFERE ADIM ADIM GİTMEKTE OLDUĞUNU hep birlikte görmekteyiz. İşte ERBAKAN GİBİ LİDERE KUTLU ŞAHSİYETE YAKIŞIR KENDİNDEN SONRASI İÇİN YERİNE BIRAKTIĞI BİLGE VE YİĞİT REHBER VE LİDER ŞAHSİYET ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZA TAM BAĞLILIĞIMIZI ARZEDER ŞÜKRANLARIMI SUNARIM…

Şu gerçeği hiçbir zaman unutmamalıyız; Allah da var, Kur’an’da var, bunların Tercümanı Milli Çözüm ve Üstad Ahmet AKGÜL de var!..

Evet şu gerçeği ve hakikati de hatırlatmakta yarar görüyorum: Milli Görüş’ün adresi Saadet Partisidir, MİLLİ ÇÖZÜM ise Erbakan’ın ve Milli Görüş’ün KENDİSİDİR!..

Last edited 1 yıl önce by Osman Nuri

Vicdanen ve Aklen bakıldığında Milli Çözüm Dergisinin yapması gereken baba ocağına çöreklenmiş haramileri ordan çıkarıp babasının mirasına sahip çıkmaktır… Bu adımla Milli Görüş ün başında sağlam ve sadık bir ekip bulunacak Hocamızın mirasına sahip çıkılacak… Milli Görüş ün dağınıklığı giderilecek Milli İttifaklarla siyasi çoğunluğu artırılacak… Partideki eğitimler seminerler Millileşecek bu eğitimler şuurlu nesilleri yetiştirecek ve yeni FETİHlere kapı açacaktır inşallah… Artık hareket zamanıdır… Artık Milli Görüşe sahip çıkma haramileri kovma zamanıdır…

TÜRKİYE’NİN ASIL SORUNU SİYONİSTLERİN YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİDİR!

1 Mart Tezkeresi ile tertemiz tarihimizi kirletmeye çalıştınız!
AB’ye girmek uğruna, Rum’lara Annan Planı ile Kıbrıs’ı peşkeş çektiniz!
Kürt açılımı – Çözüm Süreci diye Milli Kolluk Kuvvetimizin şehit edilmesine sebep oluverdiniz!
Yetimin hakkını, Yahudi ve Ermeniler’in zalim takımına peşkeş çektiniz ve çekmektesiniz!
Asıl sorun, Siyonist uşağı olan AKP kurucuları, yöneticileri ve SP’yi AKP’ye peşkeş çekmeye çalışanlar sizlersiniz!
“Erbakan’ın ölmesi yetmez, üzerine beton dökmemiz lazım!” diyen Siyonistlerin, en büyük hizmetçilerisiniz!

MİLLİ DEMEK, ERBAKAN DEMEKTİR.
ERBAKAN DEMEK, MİLLİ GÖRÜŞ DEMEKTİR. MİLLİ GÖRÜŞ DEMEK, MİLLİ ÇÖZÜM DEMEKTİR!

Eyy uşak ruhlu tipler! Milli Görüş davasının içerisine sızmış kriptoların, ülkemizi peşkeş çekmeye çalışan hain yöneticilerin, milletimizi yok etmek isteyen Siyonistlerin tahribatlarını engellemek ve milimize edebilmek için ömrünü feda etmiş olan Üstad Ahmet Akgül’den ne istersiniz?

“Müslüman olmak yetmez, şuurlu Müslüman olmak lazım!” Buyurmuşlardı Erbakan Hocamız..
Milli Çözüm, Allah’ın yardımı ile Siyonist ve uşaklarının planlarını alt üst ettiği gibi Olağanüstü Kongreyi iptal ettirdi elhamdülillah! Şeytanilerin bütün planlarını da yakında başlarına geçirecektir İnşAllah!
“Allah’ın davası kıyamet sabahını görecektir!
Herkes, paçasını kurtarmaya gelmiştir.”
Milli Görüşçülerin son imtihanı olan bu süreçte Milli Görüşçülerin şuurlanması için çaba göstermek, sadıkların görevidir!
Milli Çözüm’ün haklı uyarına bilerek düşmanlık edenler ise nifaklarında boğuluverecektir!
“Milli Çözüm’ün, Milli Görüş’ün kendisi olduğuna inanmayanlar ise Milli Çözüm kimmiş, yakında göreceklerdir!.”

Hatasız kul olmaz, herkes hata yapabilir.
Lakin hatayı yapanın , hatayı nasıl ve neden yaptığı da oldukça mühimdir.

Yapılan hata umuma tesir eder, imanı zedelerse tehlike arz eder.

İşte o an O hata kabul görmez ve de affedilmez.

Rabb’im Türk Milletini, Türk Devletini istikametten ayırmasın.

ADİL DÜZEN yönetimi ülkemiz ,dünyada hakim olmasını
niyaz ederim.

Kimin Başkan Adayı;ABDULLAH GÜL OLURSA!?

Abdullah Gül’ü gösterir, Cumhurbaşkan adayı
Haysiyet ve hassasiyet, taşımayan vasıfsız…
İngiliz Siyonistlerin, bu İslamcı adamı
Hem dönek hem de ödlek, başa konmuş cefasız…

Kim yapmışsa Erbakan’a, hakaret ve hıyanet
Ona hürmet rağbet eder, bu ne bozuk bir tıynet
İntikam alır Hoca’dan, bak temelsiz zihniyet
Hâlâ bunu anlamıyor, kifayetsiz kafasız…

Zındıklara hep iltifat, sadıklar haraç1 eder
Erbakan’a kim bağlıysa, Parti’den ihraç eder
Abdullah Gül gibileri, kendine siraç2 eder
Nerde kaldı şuur onur, ey vicdansız vefasız…

Bekle aşikâr olacak, hem aslın hem astarın
Nerde hain dönek varsa, oldu senin starın
Hak Milli Görüş yerine, Siyonizm mi mastarın3?
Hiç hayal kuramıyon mu, İsrail’siz Yafa’sız…

Öyle bir gün yaklaşıyor, için dışa dökülür
Çün en gerçek belgelerle, kirli çorap sökülür
Nice ahmak takımının, boynu mahcup bükülür
Be hey Pakradun piyade, ruh marazın şifasız…

Adım adım ilerliyor, uçuruma kayarın
Abdullah Gül sevdan ile, belli oldu ayarın
Alkışına aldanma hiç, her dalkavuk hıyarın
Etrafında konuşan yok, adil cesur tarafsız…

Sen Erbakan’sız Parti’yi, yüzde bire indirdin
Bu kutlu NUH gemisine, ne hainler bindirdin
Abdullah Gül gibisini, söyle nasıl sindirdin?..
Her amelin kaydedilir, kalemsiz ve sayfasız…

Abdullah Gül dediğiniz, şikaka4 bir nisaptır5
“O İsrail baltasına, hem İslamcı bir saptır!..”
Bu Erbakan’ın sözleri, sağlam tanım hesaptır
Gemi menzile varır mı, has kaptansız tayfasız…

1- Haraç: Değerli bir şeyi ucuza satma.
2- Siraç: Işık, aydınlatıcı kandil.
3- Mastar: Doğruluk ve düzgünlük ölçü aracı.
4- Şikak: Ayrışma, parçalanma.
5- Nisap: Ölçü, derece, gösterge.

Not: Şiir Milli Çözüm Dergisinden Alıntı Yapılmıştır.

Milli Çözüm Dergisi’nin bu konudaki saptama ve uyarılarına, tebrik ve teşekkür etmek bir tarafa, hâlâ hakaretle yaklaşanlara soruyoruz:

İçinize Şeytan mı kaçmıştı, yoksa vicdan ayarlarınız mı laçkalaşmıştı?

Sn Mustafa Kamalak’ın çok geç de olsa Abdullah Gülün SP nin başına getirilmesi için yapılan ayak oyunlarını söylemesi olumluydu. Milli Çözüm Dergisinin şiddetli uyarıları ile çok defa hakklılığı ortadayken, bu s.yonist uşağı olduklarını sayısız icraatleri ve söylemleri ile ispatlanmış ABDullah Gül’ün yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesi sürecindeki uyarılarına rağmen, Milli Görüşçüyüm diyen SP lilerin Milli Görüşçülerin halen Milli Çözüme saldırmaları nasıl bir çelişkide olduklarını gösteren en büyük delil niteliğindeydi.. Ancak ilahi takdir planı değişmemekte herkes kendi yaratılış ve tiynetine göre hareket etmekteydi.. Bir kez daha Haktan yana azlar Batıldan s.yonist şeytandan yana olan çoklar s.yonist i.srail ab abd ve işbirlikçileri kaçınılmaz acı ve alçaltıcı sonlarına yuvarlanırken, bir avuç sadık Milli Çözüm sadıkları eliyle s.yonizm ve işbirlikçilerinin kahrolacakları, mazlum ve masum insanlığın huzur bulacağı Adil Düzen kurulacaktı.. Bu her şeye Kadir olan Allah cc nin vaadiydi ve gerçekleşmesi an meselesiydi..!

Milli Görüşün siyasi adresi Saadet Partisidir
Milli Çözüm ise, Milli Görüşün ta KENDİSİDİR..

Abdullah Gül, Milli Görüş ağacından kesilip yontulan, İsrail baltasına yapılmış bir Yahudi sapıdır.!

Elli senede, elli kere ağzı yanan Milli Görüş’ün, İman ve sadakat ehli artık anlamalı ki ;

Artık hizmet devranı ve zafer bayramı MİLLİ ÇÖZÜMLEDİR!..

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
26
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...