ÖLÜMÜ ÖZLÜYORUM
Bir noktaydı kâinat, yine noktaya döner
Kesret içre vahdeti, Rabbi bulmaktır hüner
“Ve nefahtü min ruhi”,1 sanma ki bu nur söner
Zikri Hak’la cezbede, gönlümü özlüyorum
Bu dünyadan usandım, ölümü özlüyorum!
Bu dünya zindanından, tahliye olduğum gün
Sonsuzluk diyarına, müjdeyle doğduğum gün
O vuslat sarayında, huzura doyduğum gün
Firdevs bağlarında ak, gülümü özlüyorum
Burda gönlüm eğlenmez, ölümü özlüyorum!
Nebiler sultanına, kâinat Hocasına
Bülbül vuslata uçar, hakikat goncasına
Merkep cinsi tav olur, bu dünya yoncasına
Şeytana atacağım, golümü özlüyorum
İman selametiyle, ölümü özlüyorum!
Mehdiyet devrimiyle, Siyonizm’in çöktüğü
Mücahit Mehmetçiğin, dişlerini söktüğü
İsrail balgamının, üstüne kül döktüğü
Kaderde kutlu zafer, bölümü özlüyorum
Bu dünyadan usandım, ölümü özlüyorum!
Diyalogcu riyakâr, keleklerden usandım
Milli Gömlek çıkaran, döneklerden usandım
Şeriat öcü sanan, ödleklerden usandım
Serapları hakikat, çölümü özlüyorum
Bu hayattan doymuşum, ölümü özlüyorum!
Bizi Dosta götüren, kabirden başka kapı
Bulunmazken ürkenin, belli oluyor çapı
Şeytan; ehl-i dünyaya, içirmiş gaflet hapı
Havz-ı Kevser misali, gölümü özlüyorum
Fani fenadan bıktım, ölümü özlüyorum!
Böyle zelil yaşamak, her gün ölmekten beter
Hak dinin hâkim eyle, Ya Rabbi hasret yeter
Lütfeyle feth-i mübin, vuslat gözümde tüter
Cennet bahçesi mezar, holümü özlüyorum
Bu dünyadan usandım, ölümü özlüyorum!
Kurban olsam o Dosta, şehadet şerbetiyle
Hem kulluk şuuruyla, ibadet rütbesiyle
Cihadın onuruyla, cesaret izzetiyle
Bayrağım taşıyacak, dölümü özlüyorum
İtminan ve huzurla, ölümü özlüyorum!
Dipnot:
1- “Ona (insana) kendi ruhumdan üflediğimde” (Hicr: 29 ayet)

Rabbi bulma!!!… (şuuruna varabilmek)
Bu dünyanın kiri pası vs.. usandırıcı (hissedebilmek)
Sonsuzluk diyarına müjdeyle doğmak (Lütfa mazhar olabilmek)
Bu dünyada gönül eğlenmez (farkına varabilmek)
Nebile sultanı (aşkını tada bilmek)
Kainat Hocası (hakikatini göre bilmek)
Merkep tav olur dünyaya (vazgeçebilmek)
Diyalogcusundan, Milli gömlek çıkaranlardan usanmak (ferasetini vakıf olmak)
Dosta gitmek için kabir kapısını gözleyebilmek (dost için ölebilmek)
Hak dinin hâkimiyeti (için çalışa bilmek)
Cihadın onuru- İzzeti (tadabilmek)
O DOSTA AH BİR KURBAN OLMA ŞEREFİ (ah bir nail olabilsek)
Kutlu davanın bayrağını tutacak kutlu şahsiyetin hasreti (bizi sahipsiz bırakma Allah’ım)
İmtihanı kazanma gayretinin huzuruyla ÖLÜMÜ Özlemek (bize nasip eyle Allah’ım)
***** “ÖLÜMÜ ÖZLÜYORUM” şiiri hikmet ve derslerle dolu *****
LÜTFEN EFENDİM..
RABBIM CENNETİNİ ÇOK AZ AMA RIZANI ÇOK HAYAL ETTİK ONUN HATIRINA…
Okul
Rabbim yüreğiniz gibi zihninizi, dilinizi de güçlü kılmış maşallah!
Her bir mısrası sayfalar dolusu hikmet ve hakikatle dolu! Milli Görüşü tanıdığımı ,hatta bu konunun biraz uzmanı olduğumu zannediyordum.Taki Milli Çözüm tanıyana kadar!
Bir okul gibisiniz Türkiye için, ümmet için, insanlık icin.
Her şey aslına döner…..
Bundan bir önceki şiirin tamamlaması olmuş;
Anlayana ilk beşlik yetmiş, devamı ise kaymağı olmuş..
Bir noktadan başlayan kainat, aslına, yine bir noktaya dönecektir. Bu laf değil ilmi bir kanıttır, tüm kainat birden türemiş ve yine o bire dönecektir….
Günahı ile sevabı ile O’ndan geldik yine O’na döneceğiz, bunun kozmik bir yansımasıdır…
Ama dönerkende Cevher O’nla bir olacakken, , Cürüf ise Cehennem çukurunda
Ölüm; yok olmak değil, sadece şekil, şemal değiştirmektir… Zira “O” içimize kendinden üfledikten sonra artık biz nasıl Ölümlü olabiliriz ki ? Sadece kaybedilen şuurdur…
O içimize üfledikten sonra beden denen bu dünyevi cezaevinde onu nefisimiz ile beraber hapsettik…. HAli ile nasıl ki her şey aslına, asıl yurduna dönmek ister ise o nurda aslına, rabbine dönmek ister, ve dönecektir de, mesele o nur ile beraber Ben dediğimizin de O nura yakışır bir şekilde O’nunla birlikte ;
“27-Ey Rabbine itaat eden huzura ermiş ruh,
dön Rabbine, sen O’ndan O senden hoşnut olarak! “
Biz rabbimizden razıyız ama O’da bizden razı ise, bu sözün muhatabı olmak, bunu hissetmek ve bunu hissettikten sonra ise Ölümü istememek, ancak isyandır (!?)
İşte Rabb içimize, içimizde bir yerlere üfledi ya Nurundan, işte vahdet o ruhu içimizde bir yerlerde arayıp bulmak, onunla dost olmak; işte vahdet budur?
O’nun ruhu içimizdedir, ondandır ki O bize şah damarımızdan daha yakındır….
O’nu bulur ve razı eder isek, her şeyin aslına döndüğü anda, O ruhta aslına, kaynağa, rabbine dönecektir… mesele yukarıdaki ayetin muhatabı oalrak O’nunla beraber razı olmuş ve razı edilmiş olarak aslımıza, Rabbimize dönebilmektir…
Hayat bana içimde bir yerlerde O’nu bulmak, razı etmekten ibarettir.. Razı olsun ki “Aslına” dönerken bir yanında bizde olabilelim…
Yoksa nihayetinde, ölüm zaten yaradılmışa yoktur artık, bir kere yaradıldınmı sonsuza kadar hayattasın;
Ya Rabbinin Nuru ile,
Ya da Rabbinin Narı ile…
Kulunsenden “bayram” diler…
…….
Yarabbi …
kulun senden “bayram” diler …
senden cennet isteyemem …haya ederim…cemalin hiç dileyemem ..zira buna da yüzüm yoktur…ama ateşe dayanacak gücüm de yoktur ….
sadece “cehenneminden sana sığınırım” …
gadabından affına mağfiretine sığınırım…
öldüğüm gün “bayramdır”
Sana geldiğim gün “bayramdır”
Erbakan hocama gittiğim gün “bayramdır”
“Adil Düzen ” kurulduğu gün “bayramdır”
şaşkın kulun dua ederken ne isteyeceğini bilmiyor…
ruhum halden hale geçiyor … bu bir tutarsızlık değil Yâ rabbi…
sen kulunu en iyi bilensin …
bayram olsun da, hangisi olursa olsun …
yeter ki Sen razı ol…
………..