ÖNCE AHLÂK VE MANEVİYAT
Edepsiz erdemsiz, ayarsız insan
Gezer mi başıboş, mü’min asalak…
Hayâsız hayırsız, duyarsız insan
Riyakâr münafık, sözleri muğlak
İslam’ın esası, dürüstlük ahlâk…
Gurur kibir haset, huyun fesatçı
Dosta ayak takar, hain fırsatçı
Tesbihle dolaşır, gizli pusatçı
Elinden usanmış, komşular ve halk
Saygı duyulur mu, yok ise ahlâk …
Kimseyi beğenmez, sanki kusursuz
Çevresi rahatsız, kendi huzursuz
Kötü huylarıyla, bitik onursuz
Sûreti insan ya, sîreti malak
Ne üstün meziyet, her güzel ahlâk …
İftira hakaret, kin ve küskünlük
Şeytan huylarıdır, bıkkın üzgünlük
İnsana yakışan, şeref düzgünlük
Somurtup dolaşır, sanki bir hortlak
Yüzde gül açtırır, hep güzel ahlâk …
Yalanla yalama, kazancı haram
Kaba katı huysuz, günaha hayran
Laf taşır sataşır, şeytanca seyran
Çok zeki geçinir, kafadan çatlak
İnsanın şerefi, takva ve ahlâk …
Hatır gönül sayman, kalmamış saygın
Sonun düşünmezsin, hiç yok mu kaygın
Nasihat edilse, bakarsın baygın
Boş kulak dinlersin, gezersin aylak
İnsanlıktan çıkar, bozuksa ahlâk …
Saygıdır insana, şeref şan katan
Hayâ imandandır, fücur şeytandan
Utanmaz arlanmaz, rezil şarlatan
Bak ensende patlar, İlahi şaplak
Kimseler acımaz, yok ise ahlâk …
Tatlı dilli güler, yüzlü insanlar
İltifat görürler, türlü ihsanlar
Güz kışa dönüşür, bahar Nisan’lar
İrfan meclisine, dalsa bir çaylak
Haddini bilmemek, ne çirkin ahlâk …
Meyveli ağaçlar, gibi eğilsen
Aklın ahlâkınla, sevsen sevilsen
Aranıp sorulan, biri değilsen
Edebiyat yapıp, çatlatsan gırtlak
Seni rezil eder, bu kötü ahlâk …
Cahil gafil üste, kıratsız adam
Bencil bâhil bir de, sıratsız adam
Uyumsuz huzursuz, suratsız adam
İşi malayâni, sözleri laklak
Ne kıymeti vardır, düşükse ahlâk …
Özü bozuk hain, gözü şehvetli
Sözü yalan dolan, zehir şerbetli
Her közü söndürür, huyu şefkatli
Diken huylu değil, olmalı leylak
İnsanın ziyneti, hep güzel ahlâk …

İnsanın yozlaşması
Batının eğitim anlayışı ve düşüncesi 19. yy yaşamsal fikri sadece seküler bilimlerin öğretilmesi üzerine kurgulanmıştı. Bu anlayışı yaygınlaştırdılar ve işte dünyanın ve insanın geldiği durum ortada. Belki sayfalarca anlatılabilecek olan durumu Rahmetli aziz Erbakan Hocamız teşhisi ve çareyi iki kelime ile özetlemiş. Şiir ise bu başlık altında ne güzel tasvir ediyor insanın yozlaşmasını.
Etme Bizi Helak!
İyi halin varsa bu,bil ki Rahmandan
Tüm kötülükler ise,nefsi hevandan
Hakikat özünü de,duysa bir insan
Azazil olunur bak,bozuksa ahlak
El eman ya Rabbi,etme bizi helak!..
İRFAN NASİP ET
Yar Rabbi kötü hal, gidişten kurtar
Mü min onuruyla, yaşam nasip et…
Ahlakı hem hali, güzel kulların
Hatrına bizlere, irfan nasip et..
Hakikî Kul Olmak İçin
Aziz Erbakan Hocamiz Milli görus ve adil düzeni anlatirken hep önce ahlak ve maneviyatın ne kadar elzem olduğundan bahsederdi.Onun sözleri hatta “önce ahlak ve maneviyat “diye sloganlasmistir.Onurlu ve şuurlu bir müslümanın insanlık vasiflarini kazanmasi yanı hakiki kul olabilmesinin yolu önce güzel ahlak sahibi olmaktan geçmektedir.
Cuma Hutbelerinde okutulan Nahl süresindeki 4 ayeti kerimede Allah( cc) şöyle buyrulmaktadır.Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”
Rabbim En güzel Ahlak sahibi peygamber efendimizin ahlakı ile ayaklanmayı nasip etsin.Amin
Güzel Ahlak…
Her mısrayı tek tek, ayna yapsam
Eksiklerim görüp, özüme vursam
Nasihatları kulağıma, küpe yapıp taksam
Aksi durumda, işin sonu azmak
Ne güzel düstur, hep güzel ahlak…
Eşrefi Mahluk Olan İnsan!
Resulullah efendimiz buyurdu ki ”Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim ”Evet güzel ahlak bütün güzelliklerin bütünüdür…. İnsanlık erdemidir… Eşrefi mahluk olabilme onurudur…Rabbim nadip eylesin insaAllah…
Bir ayet, Bir hadis..
Cenab-ı Hak kalem süresi 4. Ayette şöyle buyurmuştur: (Ey Resulûm!) Gerçekten Sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin. [Not: Bu cümlede iki anlam vardır. Birincisi; insanları hidayete yönlendirmek için Aleyhisselatüvesselam Efendimizin katlandığı bütün bu zahmet ve eziyetler, O’nun çok yüksek ve örnek bir ahlâk üzere olduğunun en açık belgesidir. Aksi takdirde, zayıf ahlaklı ve sabırsız olan bir insanın bunlara tahammül etmesi mümkün değildir. İkincisi; Kur’an’ın terbiyesiyle Peygamberimizin, bu yüksek ve temiz ahlakı, kâfirlerin O’na delilik ithamlarına karşı en açık bir yanıt gibidir.]
Efendimiz (sav) ise hadisi şerifte: “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.’’ buyurmaktadır.
(Muvatta, Husnü’l-Hulk, 1.)