YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69740958e1330
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 2 3 7
Bugün : 6601
Dün : 52402
Bu ay : 1167880
Geçen ay : 1389457
Toplam : 48246151
IP'niz : 18.97.14.83

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Papa’nın Ziyareti; Haçlı İttifakı Görüntüsüyle;
BÜYÜK İSRAİL HESABINA TÜRKİYE’Yİ YIKMA HEDEFLİDİR!

Papa’nın Ziyareti;
Haçlı İttifakı Görüntüsüyle;
BÜYÜK İSRAİL HESABINA TÜRKİYE’Yİ YIKMA HEDEFLİDİR!

1- Papa’nın hem de Müslüman Türklere yönelik ilk Haçlı Seferlerinin başlatılma kararının alındığı İZNİK’in şaibeli ayin için özel seçilmesi…

2- Ve özellikle aynı tarihe denk getirilmesi…

3- Herhangi bir kilisede değil, farklı ve açık bir alanda tören düzenlenmesi ve tüm Hristiyanları toplayıvermesi…

4- Bartholomeos’un her yerde Papa’ya eşlik etmesi…

5- İkinci Vatikan olacak Ekümenik Patrikliğin dillendirilmesi…

6- T.C. Cumhurbaşkanlığı uçak ve helikopterlerinin Papa’ya ve ekibine tahsis edilmesi…

7- İstanbul’da Sultanahmet’i ziyaret ettiği halde, camiye çevrildiği için Ayasofya’ya gidilmemesi… Üstelik Yunan ekiplerin Ayasofya önünde SİRTAKİ oynayıp tepinmeleri…

8- İktidarın ve Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’li yetkililerin bu ziyarete ve yapılan girişimlere sözde tepki gösterip halkın havasını indirme gayretleri…

9- Tarih ve İlahiyat Prof.larının bütün bu endişe verici gelişmelerin perde arkasını irdeleme konusunda pasif hareketleri…

Türkiye üzerindeki sinsi ve tehlikeli tertipleri hatırlatıp bizim haklı endişelerimizi arttırmakta ve AKP iktidarının işbirlikçi tavırlarını sorgulatmaktadır.

Eski MİT Başkanı Mahir Kaynak şu itirafta bulunmuşlardı:

“Eğer devlet, bir gün Türkiye’de dini yozlaştırmak ve kaldırmak isterse, bunu İslamcı bir parti eliyle yapar. Eğer şeriatı getirmek isterse, bunu da CHP eliyle yapar. Eğer Kürdistan kurmaya karar verirse de, bunu MHP eliyle yapar!”[1]

Türk Ortodoks Topluluğunun şu uyarıları dikkate alınmalıdır:

“Büyük Türk Milleti! Papa’nın ziyareti, dini değil siyasi bir ziyarettir. Türk Ortodoks Hristiyanlar olarak uyarıyoruz. Yabancıların emelleri Türkiye’nin çıkarına değildir! Bu ziyaretlere Osmanlı Padişahları da Atatürk de izin vermedi. Bugün de izin verilemez. Amaçları belli. Türk Milleti uyanık olmalıdır.”

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın: “Hedefimiz, Türkiye’de Eylül 2026’da Heybeliada Ruhban Okulu’nu yeniden açmak…” demeci, Papa’nın Türkiye ziyaretinin perde arkasında olan gizli ve sinsi gayeleri ortaya çıkartmıştır.

Ruhban Okulu sonrası ise Hristiyanlığın Ortodoks mezhebini temsil eden Doğu Ortodoks Kilisesi’ni oluşturan 14 otosefal kiliseden biri ve en önde gideni olan Fener Rum Kilisesi’ni siyasi Merkez, Patrik I. Bartholomeos’u dini Ekümenik lider ve İstanbul’u da Konstantinopolis olarak Bizans’ın yeniden ihyası hayalleri kurulmaktadır.

Efsane Başbakan Erbakan’a: “Siz, İstanbul Bizans’a dönüşecekmiş, Pontus tazelenecekmiş gibi evhamlar üretiyorsunuz. Oysa 5 asırdır İstanbul’da ezanlar okunuyor!” diye sormuşlardı. Erbakan Hocamız ise: “Endülüs’te de 8 asır okunmuştu o ezanlar, şimdi ne hale geldiğini nasıl unutuyorsunuz?” diye yanıtlamıştı.

Papa Gelmeden, Yahudi Şalom Gazetesinin Yorumları:

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 14. Leo, göreve geldikten sonraki ilk yurt dışı ziyareti kapsamında (27 Kasım 2025 tarihinde) perşembe öğle saatlerinde Türkiye’ye gelerek 30 Kasım’a kadar Türkiye’de bulunacak. Perşembe günü Ankara’da Anıtkabir’i ziyaret edecek olan Papa, Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile görüşecek, akşam ise İstanbul’a geçecek.

28 Kasım’da Papa, Aziz Esprit Katedrali’ni ve bir yardım evini ziyaret edecek, ardından Türkiye Hahambaşı Rav David Sevi ile özel bir görüşme yapacak. Aynı gün İznik’te Patrik Bartholomeos ile birlikte antik Aziz Neophytos Bazilikası yakınında bir dua törenine katılacak. Bu tören, MS 325’te toplanan Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenecek. Papa Francesco tarafından planlanan ancak onun nisan ayında vefatı nedeniyle ertelenen bu ziyaret, Papa Leo tarafından gerçekleştirilecek.

29 Kasım’da Sultan Ahmet Camii’nde kısa bir dua edecek olan Papa, Mor Efrem Süryani Ortodoks Kilisesi ve Aya Yorgi Patrikhane Kilisesi’ni ziyaret ederek Patrik Bartholomeos ile ortak bildirge imzalayacak. Aynı gün Volkswagen Arena’da yaklaşık dört bin kişinin katılımıyla Kutsal Ayini yönetecek. 30 Kasım’da Ermeni Apostolik Katedrali’nde dua ziyareti gerçekleştirecek, ardından Fener Rum Ortodoks Kilisesi’nde Aziz Andreas Yortusu törenine gidecek. Vatikan, Türkiye ziyaretlerinin Ortodoks kilisesiyle birlik ve İslam ile diyalog temeline dayandığını vurgularken, dini azınlıkların zorluklar yaşadığına dikkat çekecek!..

Türkiye’ye ilk Papa ziyareti 1967’de 6. Paul tarafından yapılmıştı. 14. Leo, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan beşinci Papa olacak. 1960’lardan bu yana Papalar İtalya dışına seyahat etmeye başladığından beri, yalnızca 1. John Paul Türkiye’ye uğramamıştı. Vatikan, Türkiye’nin Papalık gezilerinde ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunu, Hristiyanlığın ilk dönemlerinde kilisenin sekiz konsilinin bu topraklarda yapılmış olmasının ve İstanbul’daki Rum Ortodoks Kilisesiyle yakınlaşma çabalarının bu önemi pekiştirdiğini vurgulamıştı.[2]

 Şu anda İsrail’in Tel Aviv Üniversitesi’nde dünyanın en önemli İslami Araştırma Merkezi bulunmaktadır. Özel Din Adamları yetiştirilip Müslüman Tebliğci diye bütün dünyaya yollanmaktadır. Unutmayalım ki; Siyonizm Vatikan’ı da kendi şeytani amaçları için kullanmaktadır.

Çünkü Vatikan ve Papalık, artık tamamen Siyonizm’in kontrolüne alınmış durumdadır. “Haçlı Birliği kurmak”, “Hristiyanlığı dünyaya hâkim kılmak”, “Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar dönüşüne zemin hazırlamak” gibi sloganlar, Hristiyan ülkeleri Siyonizm’in dünya hâkimiyeti hedefine hizmet ettirmek için kullanılmaktadır. Bu gerçeği en net bilgiler ve belgelerle hatırlatan Erbakan Hocamızdır. Şimdi Papa’nın Türkiye ziyaretini, sadece Haçlı hayalleri çerçevesinde yorumlamak, dolaylı da olsa Siyonizm’in şeytani heveslerine katkı sunmaktır; Kuduz İsrail’in ve uyuz işbirlikçilerin işini kolaylaştırmaktadır.

“Eş zamanlı olarak Türkiye’ye gelen Papa ile Barzani’nin ortak paydaları vardı. Amaç Lozan’ı delip Türkiye Cumhuriyeti’ni tartışmaya açmaktı. Yani her ikisinin de jeopolitik amacı aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusuna, Lozan Anlaşması’na aykırıydı. Papa’nın ziyareti mesela; Fener Rum Patriği ile birlikte İznik’te Osmanlı’nın izin vermediği, Atatürk’ün izin vermediği 1. Konsilin yıldönümünde ayin yapması ekümenik emeller açısından Lozan Anlaşması’nın yok sayılmasıydı. Barzani desen; 4 yıl önce 2021 yılında, bundan önceki Papa Francesco Kuzey Irak’a bir ziyaret yapmıştı. Barzani de Papa’nın şerefine, bu ziyaretinin şerefine hatıra pulu bastırmıştı. O hatıra pulunda açık açık Kars’tan Sivas’a, Erzurum’dan Hatay’a, Ağrı’dan Gaziantep’e kadar Türkiye’nin 25 şehrinin Kürdistan topraklarına dahil edilmiş haritalar yayınlanmıştı. Pulun üzerinde Papa’nın silüeti vardı. Yanında Kürdistan haritası vardı. O Papalı haritada Türkiye’nin neredeyse üçte biri Kürdistan olarak tanıtılmıştı. Bakın dikkat edin lütfen. 4 yıl önce yine Papa yine Barzani tıpkı bugünkü gibi ortak davranmışlardı. O Papalı pulun varlığı bile Lozan Anlaşması’na aykırıydı. Üstelik Barzani’nin, şerefine pul bastırdığı Papa Francesco Türkiye’yi soykırımla suçlayan insandı. Evet, sadece Ermenileri değil, Süryanileri, Asurileri, Keldanileri, Rumları ve Ermenileri soykırdığımızı söyleyen Papaydı. Soykırım sırasında piskoposları, rahibeleri, çocukları, hatta hastaları bile soykırdığımızı söyleyen Papaydı. Francesco bunları söylediği için yerli ve milli hükümetimiz güya Vatikan elçimizi bile geri çağırmıştı ve toplumun gazını almıştı. Ahali mevzuyu unutunca da Vatikan elçimiz tıpış tıpış geri yollanmıştı. Üstelik aynı Papa Francesco Barzan’a gittiği gibi Ermenistan’a da uğramıştı. İnsanlık tarihinde üç soykırım yaşandığını, birini Stalin’in yaptığını, birini Hitler’in yaptığını, birini de biz Türklerin yaptığını söyleyip küstahlaşmıştı. Resmen Türk düşmanı bir Papaydı. Barzani işte bu Türk düşmanı Papa’nın şerefine pul bastırdı. O pulda da Türkiye’nin üçte birini Kürdistan olarak tanıttı. Bakın altını çizerek dinleyin lütfen. Zamanlaması tesadüf gibi görünüyor ama 4 yıl önce yine Papa yine Barzani tıpkı bugünkü gibi anlaşmalıydı. Tesadüf sanılmasındı. Bütün bunları görmemek için bakar kör olmak lazımdı. Sayın medyamıza bakıyoruz mesela hem Papa’nın İznik ziyaretini alkışlıyorlar hem Barzani’nin Cizre ziyaretini alkışlıyorlardı.” şeklindeki saptamalar haklıydı.

Papa 14. Leo Siyonizm’in Elemanıdır!

Papa seçilen 14. Leo, gençliğinde Yahudi-Katolik ilişkilerinin öncülerinden Prof. John Pawlikowski’den ders almıştır. Papa’nın bu geçmişi, Katolik-Yahudi diyaloğu açısından yeni bir dönemin başlangıcı sayılmaktadır. Pawlikowski, Leo’nun dünyanın yeni piskoposu ilan edildikten kısa bir süre sonra yaptığı röportajda “Onu oldukça zeki bir öğrenci olarak hatırlıyorum,” diye konuşmuş ve “Tecrübem şuydu: Çok açık fikirli ve özellikle Vatikan II. olarak bilinen dönemin bağlamına çok uygun biriydi.” diye övgüler yağdırmıştır.

Vatikan II, 1965 yılında yayınlanan, dinler arası diyaloğu teşvik eden ve karşılıklı saygıyı vurgulayan ‘Nostra Aetate’ bildirgesiyle Yahudilik karşıtı tutumları reddederek Yahudi-Katolik ilişkilerinde yeni bir çağ başlatmıştı. İki dini toplum arasındaki ilişkiler, Leo’nun papazlık eğitimini aldığı 1970’lerin sonu ve 1980’lerin başında hızla artmıştı. Papa 14. Leo, daha önce Yahudi-Katolik diyaloğu veya antisemitizmle mücadele konularında kamuya dönük önemli açıklamalarda bulunmadığı gibi, İsrail ya da Gazze’deki savaş hakkında da herhangi bir açıklama yapmamıştı.

Siyonist Yahudilerin Çocuk Pornosu Skandalı…

Kolombiya’da Yahudi tarikata yapılan baskında 17 çocuk koruma altına alınmıştı. Kolombiya göçmenlik yetkilileri, birçok ülkede cinsel istismar ve çocuk kaçırma suçlamalarıyla karşı karşıya olan Ultra Ortodoks Yahudi tarikatı Lev Tahor üyelerinin bulunduğu otele düzenlenen baskında, 17 çocuğun kurtarıldığını açıklamıştı. Baskın sonucu 9 Lev Tahor üyesi gözaltına alınırken, tarikat üyelerinin yanında bulunan 17 çocuğa yetkililer tarafından sahip çıkılmıştı. Ve işte Papa 14. Leo, bu sapkın Yahudilere yönelik hiçbir açıklama yapmamıştı!

Bu arada, Papa Türkiye’ye geldi, ne düşünüyorsunuz? anlamındaki telefon mesajına Müslüm Gündüz: “Dünya Papa’yla dolsun bize ne zararı ola ki… Papa iyi ki gelmiş, hoş gelmiş sefa gelmiş. Papa mesela fuhşu teşvik etmez. Kumarı teşvik etmez. Cinayeti teşvik etmez. Terörü teşvik etmez. Ana babaya isyanı teşvik etmez. Papa bize ne zarar vere ki!” diyen şarlatan acaba; öve öve bitiremediği Sn. Erdoğan’ın iktidarları boyunca faizi, fuhşu, kumarı azdırdığını ima edip uyarıda mı bulunmuşlardı? Yoksa, mübarek ve muhterem Papa’nın İslam’a ve insanlığa çok yararlı(!) bir şahsiyet olduğunu mu vurgulamışlardı?!..

Papa 14. Leo, Filistin ve Ukrayna’da Barış İçin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İşaret Buyurmuşlardı!

Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, İsrail-Filistin meselesinde çok uzun süredir açık şekilde iki devletli çözümü desteklediklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de bunu konuştuk. Kendisi de kesinlikle bu öneriye katılıyor. Türkiye bu konuda önemli bir rol oynayabilir.”[3] buyurmuşlardı… Evet, işte Gazze’deki sözde barışın masum Filistin Halkının başına ne belalar açtığı ve Erdoğan’ın garantörlüğünün hiçbir işe yaramadığı ortadaydı.

Evet, MGV-AGD’nin Uyarısına Kulak Asılmalıdır!

Papa’nın Türkiye ziyareti sıradan bir diplomatik jest sanılmamalıdır. Bu adım, Anadolu’yu yeniden Hristiyan dünyasının manevi dairesine alma stratejisinin bir parçasıdır. Olimpos’a gösterilen hürmet; Hira’nın (ve İslam’ın) çocuklarını yaralamaktadır. Çünkü bu toprakların ruhu mitolojiyle değil, vahiy ile şekillenmiş bulunmaktadır. Anadolu’nun kalbi Olimpos’ta değil, Hira’da atmaktadır.

İznik’in yeniden öne çıkarılması da bir tesadüf olarak okunmamalıdır!

Bu, “Anadolu, Hristiyanlığın kayıp kalbidir” söylemini diri tutmak, bu toprakları teolojik bir geri dönüş alanına çevirmek isteyenlerin planıdır. Papa’nın “barış” ve “diyalog” söylemi, zararsız bir nezaket değil; yumuşak güçle (Haçlı Siyonizm’e) alan açma hazırlığıdır. Bugün Batı, eskisi gibi sadece kılıçla konuşmamaktadır. Artık sembollerle, ziyaretlerle, medya diliyle ve kültürel hafıza yönlendirmeleriyle yol almaktadır.

Papa Urban’ın Haçlı çağrısının 930. yıldönümünde Türkiye’ye gelmek, tarihsel bir hatırlatma amaçlıdır!

Bu, “Haçlı mirası unutulmadı” mesajıdır. Bu ziyaret modern bir Haçlı Seferi’nin provasıdır.

Biz bu tabloyu açıkça okumaktayız:

• Bu ziyaret diplomatik değildir, sinsi, Siyonist ve stratejik bir adımdır!..

• Bu ziyaret şimdilik sembolik olsa da asla masum sayılmamalıdır.

• Bu ziyaret, Türkiye’yi manevi kuşatma projesinin bir halkasıdır.

  Türkiye’nin önünde duran riskler açıktır:

• Anadolu’yu Batı’nın manevi haritasına yeniden bağlama çabaları yoğunlaşmıştır.

• İslam kimliğini gölgeleyen tarih anlatılarının medya üzerinden yayılması kuşkularımızı arttırmaktadır.

• Vatikan’ın söylem üstünlüğü kurma girişimi bulunmaktadır.

Ancak biz daha da net konuşuyoruz ve şu tarihi çağrıyı yapıyoruz:

Anadolu asla geri kazanım alanı olmayacaktır. Anadolu’yu Bâtılın manevi mülkü sananlar aldanmaktadır. Anadolu bin yıldır İslam yurdudur ve öyle kalacaktır. Türkiye bu tuzağı görmeli ve gerekli kültürel, siyasi ve manevi refleksi güçlü biçimde ortaya koymalıdır.

Türkiye güçlüdür; yıpratmaya ve yıkmaya çalışanlar hezimete uğrayacaklardır.

Bu millet; imanıyla, tarihiyle, kimliğiyle elbette güçlü bir konumdadır. Hiçbir küresel güç, hiçbir dini otorite, hiçbir sembolik hamle; bu milletin bin yıllık İslami varlığını, adalet anlayışını ve yeni medeniyet arayışını sekteye uğratamayacaktır.

Biz Anadolu Gençlik Derneği – Milli Gençlik Vakfı mensubu Milli Görüşçüler olarak ilan ediyoruz ki:

Anadolu, pazarlık konusu yapılamayacaktır. Anadolu, İslam yurdudur ve hep öyle kalacaktır. Bu gerçeği gölgelemeye çalışan her adımın karşısında durmak boynumuzun borcudur. Allah milletimizi her türlü Şeytani ve sinsi kuşatmadan muhafaza eylesin. (Amin!..)

Papa İlk Ziyaretini Türkiye’nin İsteğiyle mi Ülkemize Yaptı?

Aklı olanlara Kur’an ne diyor? “Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları sakın velî edinmeyin. Onlar birbirlerinin velisidir. Sizden her kim onları velî edinirse muhakkak ki o da onlardandır! Şüphesiz ki Allah, (Yahudi ve Hristiyanları dost edinen) zalimler topluluğuna hidayet etmez.” (Maide: 51)

Müslümanların sadakat ve yöneliş merkezi yalnızca Allah’a, Allah’ın Resul’ü Muhammed’e (SAV) ve sadık mü’minleredir. Bu ayetteki velayet, her mü’minde olması gereken, İslam’ın temel bir ilkesidir. (Yahudi ve Hristiyanları dost edinmek ve onların güdümüne girmek İslam’a ve insanlığa hıyanettir.) Bir Müslümanın ve Müslüman toplumun, “İslam” iddiasını temsil eden coğrafyayı, Batı Hristiyan dünyasının kutsal hafızasına açması, ister istemez bir velâyet tartışmasını gündeme getirmektedir. Bu yönüyle bu ziyaretin, diplomatik protokolün ötesinde, iktidarın kimlik kırılmasını ve yöneliş arayışını görünür kılan bir mahiyet arz ettiği görülmektedir.

Maide 51’in yasakladığı “velâyet”, sadece egemenlik veya sosyal ilişki konusunda değil; ruhî, kültürel ve zihinsel egemenlik ve değer bağlılığı meselesidir. Bir Müslüman için İslam’ın tevhit inancı, bu egemenliği sadece Yüce Allah’a teslim etmeyi emretmektedir. Papa’nın gelişi çerçevesinde üretilen “Medeniyetler Buluşması” söylemi, bu ziyaretle -maalesef- Batı değerlerinin üstün kabul edildiği bir noktaya evrilmiştir.

Ziyaretin oluşturduğu sembolik dil, Türkiye’deki dini-siyasi elitlerin zihinsel yöneliminin gerçekte nereye çevrildiğinin göstergesidir. Bunun ispatı da Peygamber Efendimizin (SAV) Medine’ye hicretinde Ensar tarafından okunan naatın, hükümet erkânı ve Sayın Cumhurbaşkanının huzurunda Papa’ya arz edilmesidir. Bu naat-ı şerif, Ensar tarafından, Papa’nın huzurunda okutulmak için mi söylenmiştir? Peygamberimizin (SAV) teşrifinde okunan bir neşidenin, Papa’nın huzurunda okunması, Fetoş’un “dinler arası diyalog” safsatasının, bıraktığı yerden daha ileri bir noktaya taşınması anlamına mı gelmektedir?

Tevhit merkezli bir bilinç açısından asıl soru şudur: Türkiye’nin değer, hukuk, kültür ve yöneliş ekseni neye bağlıdır ve nereye yönlendirilmek istenmektedir? İznik ve İznik ziyareti, sıradan bir diplomatik durak değil; İslam kimliğinin dış etkilere açıldığı kapının test edildiği bir sembol gibi düşünülmelidir.

Ayet-i kerimelerde geçen “velî” kavramı, Kur’an’daki en güçlü sadakat ve bağlılık terimidir! Bu ayette yasaklanan şey, Müslümanın kimlik merkezini, kıblesini değiştirmesi, kimin güdümüne ve istikametine girdiğini fark etmez ve önemsemez bir gaflet ve hıyanet sergilemesidir!”[4]

  1. https://www.instagram.com/selda_uzun_erdi
  2. ŞALOM – 27 Kasım 2025
  3. Hürriyet – 30 Kasım 2025
  4. M. Hamdi Yıldırım – DİN-BİR-DER Gn. Başkanı
4.7 24 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
12 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Papa’ya gelmesin diyorum!
Apaçık ortadadır ki; O Türkiye’ye insani hislere sahip olarak, Türk halkına saygı göstermek için gelmiyor.
Tam tersine, Türk halkını hiçe sayarak, asıl maksadı olan Bizans’ı hortlatmaya gelmektedir.
Irkçı emperyalistlerin İslam âlemine karşı yürüttükleri planların uygulanmasına yardımcı olmak için bu maksatla yürütülen Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) dini temsilcisi olarak gelmektedir.
Bunlar ülkemizi ve milletimizi parçalayıp, yumuşak lokma yapıp, yok etme planlarının birer parçalarıdır. Bunun için bütün İslam âlemi ve insanlık adına Selçukluların ve Osmanlıların torunları olarak toplandık ve Papa gelmesin diye haykırıyoruz.”
2006 Prof.Dr.Necmettin Erbakan

EY HAÇLI İTTİFAKI VE BÜYÜK İSRAİL HESABININ BAŞ AKTÖRLERİ VE İŞBİRLİKÇİLERİ!..
ELİNİZDEN GELENİ ARDINIZA BIRAKMAYIN ÇARESİ YOK YENİLECEKSİNİZ!…

Siyonizm ve işbirlikçileri vargüçleriyle gizli değil artık alenen aşikar biçimde çalışmalarını sürdürmekteler. Çünkü 24 yıllık AKP İKTİDARI insanların düşünme melekesini kullanamaz hale getiren projelerle sinemalarla dizilerle sosyal medya araçlarıyla kısacası menfi medyayla, menfi siyasetle menfi eğitim ve öğretimlerle menfi toleranslarla vb. materyallerle malesef ülkemizin çivisini çıkardı. Siyonizm’in baş aktörü Deccal’in fikir sistemi , hak olmayan tüm diğer fikir akımları gibi Allah’ın bir kanunu gereği yenilmeye ve yok olmaya mahkumdur. Ve bu yenilgi Allah’ın izni ile ihlasla Allah’a yönelen ve yeryüzünde imanın ve güzel ahlakın yayılması ve hakim olması için çaba gösteren yapılan fikri mücadele ile Milli Çözümlü Milli Mutabakat iktidarının icraatıyla inşaallah gerçekleşeceği günlerin arefesindeyiz.

Artık herkesin ve her kesimin ayarı ve tıyneti aşikar olmuştur. Vakit tamamdır…
Zalimlere işbirlikçilerine tokat gibi hatırlatma olan şu ayetleri hatırlatmayı faydalı buluyorum:

SECDE SURESİ 28-29-30. AYETLER
(Münkirler ve münafıklar zafer gecikti diye, mü’minlerle alay ederek ve boş hayal peşinde gittiklerini söyleyerek: Eğer bu inanç ve iddianızda) “Doğru iseniz bu (söylediğiniz ve beklediğiniz) fetih (zafer ve adalet dönemi) hani, ne zaman?” deyip durmaktadırlar!

(Onlara) De ki: “(İlahi adaletin gerektirdiği ve haber verdiği bu devrim ve değişim mutlaka ve pek yakında gerçekleşmiş olacak; ne var ki) O fetih ve zafer günü, (daha önce zalimlerden taraf olup) Hakkı inkâr edenlere, (bu mutlu gelişmeleri görmeleri ve çaresiz) iman etmeleri, kendilerine hiçbir yarar sağlamayacak ve onlar (kıymete alınmayacak ve kendilerine) göz açtırılmayacaktır.”

(Allah’ın va’adine ve fetih müjdesine inanmayanları bırak!) Artık Sen onlardan yüz çevir ve bekleyip gözle. Zaten onlar da (kuşku ve tedirginlik içinde) gözleyip beklemeye koyulmuşlardır. (Bir müddet daha şeytanlıkları ve şımarıklıkları ile baş başa bırak ki, oyalanıp avunsunlar; zira yakında tarihi bir inkılâpla küfür ve zulüm saltanatları yıkılacaktır!)

Necmettin Erbakan Hocamız ,Bostancı Gösteri merkezinde yaptığı konferansında “AKP dönemindeki manevî tahribat ve Millî Görüş’ün manevî kalkınmayı nasıl sağlayacağını” anlatmıştı.
‘AKP, siyonizmin yıkım planını yürütmek için işbaşında…’
Erbakan Hocamız konuşmasına siyonizmin nasıl bir inanışla hareket etmekte olduğunu tarihi gerçeklerle anlattı. Siyonizmin ve Siyonistlerin kendi inançlarını paylaşmayan diğer insanları, yani tüm insanlığı köle olarak gördüğünü; buna karşı dinimiz İslam’ın Allah’tan başkasına kulluk yapmayı reddettiğini belirten Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, İslam’ın özündeki direniş ve köleliği reddedişten dolayı siyonistlerin Müslümanlara büyük bir kin duyduklarını, kendi planlarına İslamı yok etmeden ulaşamayacaklarına inandıklarını söyledi. Erbakan, siyonistlerin Anadolu’da bağımsız bir devleti kendileri için en büyük tehlike olarak gördüklerini ve bu doğrultuda Osmanlı devletini nasıl çöküşe sürüklediklerini anlattı. Siyonizmin İslam ile savaşını asırlardır Haçlı Savaşlarıyla sürdürdüğünü hatırlatan Erbakan, Çanakkale Savaşı’nın da bu konudaki en önemli örnek olduğuna işaret etti. 1990 yılından beri 17 yıldır bir haçlı seferi düzenlenmekte olduğunu söyleyen Erbakan, Türkiye’de yürütülen manevî tahribatın bir planın gereği sürdürülmekte olduğunu ifade etti.
ErBakan Hocamız: “Papa’ya gelmesin diyorum!
Apaçık ortadadır ki; O Türkiye’ye insani hislere sahip olarak, Türk halkına saygı göstermek için gelmiyor.Tam tersine, Türk halkını hiçe sayarak, asıl maksadı olan Bizans’ı hortlatmaya gelmektedir.Irkçı emperyalistlerin İslam âlemine karşı yürüttükleri planların uygulanmasına yardımcı olmak için bu maksatla yürütülen Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) dini temsilcisi olarak gelmektedir.Bunlar ülkemizi ve milletimizi parçalayıp, yumuşak lokma yapıp, yok etme planlarının birer parçalarıdır. Bunun için bütün İslam âlemi ve insanlık adına Selçukluların ve Osmanlıların torunları olarak toplandık ve Papa gelmesin diye haykırıyoruz.” diyerek sanki bu günleri görmüş ve uyarmış gibiydi. AKP- MHP şimdi DEM ortaklığında ülkemiz uçuruma doğru sürüklenmektedir.Papa 14. Leo’nun ziyareti bu şekilde okunmalıdır ve dikkatli olunmalıdır. Şimdi Milli Çözüm aynı tarihi uyarıları yapmaktadır. Tek çaremiz Milli mutabakat hükümetinin Milli Çözüm öncülüğünde kurulmasıdır. Başka çare yok anahtarları bu vatanın gerçek sahiplerine teslim etmek zorundalardır..!

HAYAL KURANLAR..
İznik te ki pis planlar gözlerimize sokula sokula yürütülmekte iken hevesinizin kursağınızda kalacağını bilir ve hatırlatırız… Katılımcılar programlarda kimlerle ve kimlerin safında olduklarını da tüm dünyaya göstermiş oldular… Allah CC yâr ve yardımcımız olsun . Bu zalimlerin oyunlarını bozsun inşaAllah

Dergimizde yayınlanan ve İngiliz Başbakanı’nın İslam hakkındaki düşüncelerine yer veren makalede “İngiltere’nin (ve Avrupa’nın) liberal değerleri ile güvenlik politikalarının çeliştiği, özellikle “Aksa Tufanı” harekatından sonra İslam’ın Avrupa’da yükselişte olduğu ve bunu büyük bir tehdit olarak gördükleri hususları yer almıştı.

Şanlı Hamas’ın harekatından sonra tüm dünyanın gönlünde İslam tekrar filizlenmiş, özellikle Avrupa halkları Filistinde yaşanan zulme dünyadaki en somut tepkileri göstermişlerdi. İşte Papalık acaba bu tehditi görerek mi İznikten tüm hristiyanlara birlik mesajı (haçlı seferi) vermekteydi ?? Filistin konusunda da siyonizmin istediği gibi davranan işbirlikçi hükümetlerin siyonist haçlılarla da ortak ayin yapması şaşılmayacak şeydi…

Ek olarak sultan sofrasına oturan belamcıkların bu ziyaretin asıl hedefini saptırmak için yine Mustafa Kemal’e ve Laiklik’e saldırmaları ise apaçık bir ihanetti.

Şer cephesinin tüm güçlerini toplamasına ve birlik mesajı vermesine rağmen, Erbakan hocamızın defalarca belirttiği gibi ZAFER İNANANLARIN OLACAKTI…

Bu gelişmelerden sonra Ahmet hocamızın 27 Haziran 2025 tarihli makalede söylediği “Bu savaşın ne masada ne sahada, bu savaşın Hz. İsa’da” biteceği söylemi çok daha iyi anlaşılmaktaydı..

Allah bizleri doğru yoldan, Milli Çözümden ve Adil Düzen sevdasından ayırmasın..

Erbakan Hocamız uyarmıştı!
“…Papa’nın Türkiye’ye niçin geldiğini bildiğimiz için, Papa gelmesin diyoruz. Apaçık ortadadır ki, o Türkiye’ye insani hislere sahip olarak, Türk halkına saygı göstermek üzere gelmiyor. Tam tersine, Türk halkını hiçe sayarak, asıl maksadı olan Türkiye’deki Ortodoksların din görevlisi olan Patriği ziyaret etmeye, onun ekümenliğini pekiştirmeye ve Bizans’ı hortlatmaya gelmektedir. Irkçı emperyalistlerin İslam alemine karşı yürüttükleri planların uygulanmasına yardımcı olmak için, bu maksatla yürütülen Büyük Ortadoğu projesinin dini temsilcisi olarak gelmektedir. Bunlar, ülkemizi ve milletimizi parçalayıp yumuşak lokma yapıp yok etme planlarının birer parçalarıdır…”
“…Ülkemiz, Allah’ın lütfu izniyle bölünmeyecek, parçalanmayacak, inancından sapmayacak ve bütün insanlığın saadeti için yeni bir dünyanın kurulmasının öncülüğünü yapacaktır…”

Milli Çözüm uyarmaktaydı!
“Papa’nın Ziyareti; Haçlı İttifakı Görüntüsüyle; BÜYÜK İSRAİL HESABINA TÜRKİYE’Yİ YIKMA HEDEFLİDİR!”
Vatikan ve Papalık, artık tamamen Siyonizm’in kontrolüne alınmış durumdadır. “Haçlı Birliği kurmak”, “Hristiyanlığı dünyaya hâkim kılmak”, “Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar dönüşüne zemin hazırlamak” gibi sloganlar, Hristiyan ülkeleri Siyonizm’in dünya hâkimiyeti hedefine hizmet ettirmek için kullanılmaktadır. Bu gerçeği en net bilgiler ve belgelerle hatırlatan Erbakan Hocamızdır. Şimdi Papa’nın Türkiye ziyaretini, sadece Haçlı hayalleri çerçevesinde yorumlamak, dolaylı da olsa Siyonizm’in şeytani heveslerine katkı sunmaktır; Kuduz İsrail’in ve uyuz işbirlikçilerin işini kolaylaştırmaktadır.
Ancak biz daha da net konuşuyoruz ve şu tarihi çağrıyı yapıyoruz:
Anadolu asla geri kazanım alanı olmayacaktır. Anadolu’yu Bâtılın manevi mülkü sananlar aldanmaktadır. Anadolu bin yıldır İslam yurdudur ve öyle kalacaktır. Türkiye bu tuzağı görmeli ve gerekli kültürel, siyasi ve manevi refleksi güçlü biçimde ortaya koymalıdır.
Türkiye güçlüdür; yıpratmaya ve yıkmaya çalışanlar hezimete uğrayacaklardır.
Bu millet; imanıyla, tarihiyle, kimliğiyle elbette güçlü bir konumdadır. Hiçbir küresel güç, hiçbir dini otorite, hiçbir sembolik hamle; bu milletin bin yıllık İslami varlığını, adalet anlayışını ve yeni medeniyet arayışını sekteye uğratamayacaktır.”

Last edited 1 ay önce by Necati Akgül

FETÖ’ Bugün yaşasaydı papaya gösterilen !”hürmete ve saygınlığa”! iktidarı heralde taktir ederdi!?!?

Kendin Sübhan1 sanır, sığar habbeye2
Haçlıya sığınır, kıble AB’ye
Sorsan gideceğin, söyler Kâbe’ye
Paris’e yönelen, varmaz Yemen’e

1-Sübhan Dağı 
(Tatvan yakınında).
2-Habbe: Buğday, arpa gibi tohum tanesi

YAŞANANLAR BİR NEVİ KENDİNİ İFŞAA GİBİ. GÖZLERİ KAPAMAYA, KULAKLARI TIKAMAYA DEVAM. ANLAYASINIZ DİYE DAHA NE YAPSINLAR. ENDÜLÜSTE YAŞANANLAR BİZİM ÜLKEMİZDE DE YAŞANDIKTAN SONRA MI GÖZLERİNİZİ AÇACAKSINIZ. KULAKLARINIZ DUYMAYA BAŞLAYACAK. DAHA DÜN BİR KAÇ YIL EVVEL “KİMLER KİMLERLE BERABER” DİYEREK HALKTAN OY ALDILAR. TERÖRİST BAŞI APOYU ANCAK MİLLET İTTİFAKI ÇIKARIR MECLİSE SOKAR DİYEREK OY ALANLAR BUGÜN O DEDİKLERİNİ BİR BİR KENDİLERİ YAPIYORLAR O GÜNLERDE BAS BAS BAĞIRANLARIN HİÇ BİRİNDEN TIS YOK. HERKES UYUSADA HERKES GÖZLERİNİ KAPASADA KULAKALRINI TIKASADA ALLAHIN İZNİ VE İNAYETİYLE MİLLİ ÇÖZÜM VAR. ALİ İMRAN SURESİ 160. AYETİ KERİMESİ MUCİBİNCE

Eğer Allah (herhangi bir konuda ve düşman karşısında) size yardım ederse, artık (hiç kimse) sizi yenilgiye uğratamayacaktır ve eğer sizi ‘yapayalnız ve yardımsız’ bırakacak olursa, O’ndan sonra da size yardım edecek kimse (çıkmayacaktır). Öyleyse mü’minler, yalnızca Allah’a tevekkül etsinler-etmelidirler. (O’nun nusret ve inayetini gözlemelidirler.)”

VE BAKARA SURESİ 249. AYETİ GEREĞİNCE

“Allah’ın izniyle, nice az (ama itaatkâr ve sebatkâr) topluluk, çok daha kalabalık (ve güçlü sanılan) topluluklara galip gelmiştir. (Çünkü) Allah sabreden (mü’minlerle) beraberdir.”

AZ BİR YOPLULUK ELİYLE DE HAKKI HAKİM KILACAKTIR. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN 1980 YILINDA İFADE BUYURDUKLARI GİBİ;

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMASI İLE İNŞALLAH YERYÜZÜNDE ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR. RABBİM BİZLERİ BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞAN MÜCAHİD MUTTAKİ KULLARDAN EYLESİN AMİN.

Last edited 1 ay önce by HASAN ÇELİK

Tarihteki Haçlı seferleri nasıl bir Siyonist proje idiyse şimdi de Papanın Türkiye’ye gelişi aynı şekilde Siyonist güdümlüdür. Tabi bu arada ziyaret dedikleri bu mesaj dolu geziye akp hükümetinin pasifliğinden ve işbirlikçiliğinden cesaret almaktadırlar.
Ama sakın sanmasınlar ki Anadolu muzun Türk – İslam tapusuna şerh düşüreceklerini. Uyuyan dev uyanacak ve öncelikle Türkiye’mizde milli bir zihniyet hakim olup; Gazze soykırımıyla uyanmış, siyonizmi tanımış Avrupa, Asya ve Amerika halklarının kalbine İslam mührü vurulacaktır inşallah.

–Papalık kurumu, bir Siyonist Haçlı oluşumudur. 
–Ana Gayesi, yeryüzünde Haçlı Seferleri inancını diri tutarak, insanlığı Siyonist düzene mahkum etme sapkınlığının hedefine ulaşmasıdır. 
–İznik, Selçuklu ve ilk dönem Osmanlı medeniyetinin başkentidir. Bu gerçeğe rağmen, bu İslam şehrini Nikea diye adlandırarak, sapkın, zalim Roma İmparatorluğunun hayallerini, sapkınlıklarını yerleşik kılmaya çalışmaktadırlar. 
–Papalık kurumu daha önce ziyaret ettiği devletlerin parçanlanmasının önünü açmıştır.. Bunun en bariz örnekleri:
Yugoslavya – Irak ve Suriye’dir
–Bugün ise Bahreyn, Lübnan ve Türkiye ziyaretlerine “Yeniden Büyük Roma” adını koymaktadırlar.Oysa Prof Erbakan Hocamızın “Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Dünya hedefine ve Millî Çözüm İktidarına asla engel olamayacaklardır.
–Kültür Bakanlığının himayesinde Papanın gelişi sebebiyle Sultanahmet meydanındaki kadim Osmanlı medeniyetimizin izleri kazınarak altından zorlama bir usülle Roma Hipodrum izleri çıkarılmaya çalışılmaktadır. 
–Asırlardır kendi aralarında ayrılıklar, kavgalar yaşayan Ortodoks, Protestan ve Katolik gruplar, ne hikmetse bir anda birlikteliği sağlayıp aynı hedefe, bölünmüş parçalanmış Türkiye idealine karşı birleşiyorlar.!? 
–Her cümlesine sevgi, barış kavramlarını yerleştiren bu “Amerikan Papası”, acaba Gazzeyi neden gündemine dahi almamıştır..!? 
Ve malesef böylesi bir süreçte, Papanın ziyaretinden haftalar önce, Saadet Partisinin “Papa Gelmesin Mitingi” yapması gerekmez miydi? Milletin ve Devletin bu konudaki tehlikelere karşı, daha reaksiyoner bir tavır almasına öncülük edilemez miydi? 
–Bütün bunlar ve Millî Çözüm’ün ortaya koyduğu gerçekler gösteriyor ki, Siyonizmin güdümünden bir an olsun çıkamayan iktidar sahipleri, ve etkisiz muhalefet anlayışı, Siyonist Haçlı Papa anlayışına ve icraatlarına bilerek ya da bilmeyerek açıkça hizmet etmektedir! 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, bu konuda aziz milletimizin iman ve dirayet sahibi Millî Görüşçü- Millî Çözümcü evlatlarına bir ışık olacaktır :

Ey Türk Gençliği !

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
 

Rahmetli Erbakan ve Ahmet Akgül Hocalarımız senelerden beri Vatikan ve tüm papalar ırkçı emperyalizm olan siyonizmin hizmetkarı olduğunu bu millete anlattı ve hala anlatmaktadırlar. Vatikan emirleri siyonizmden alır ve uygularlar.

Vatikan ve Papalık, artık tamamen Siyonizm’in kontrolüne alınmış durumdadır.  “Haçlı Birliği kurmak”, “Hristiyanlığı dünyaya hâkim kılmak”, “Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar dönüşüne zemin hazırlamak”  gibi sloganlar, Hristiyan ülkeleri Siyonizm’in dünya hâkimiyeti hedefine hizmet ettirmek için kullanılmaktadır. Bu gerçeği en net bilgiler ve belgelerle hatırlatan Erbakan Hocamızdır. Şimdi Papa’nın Türkiye ziyaretini, sadece Haçlı hayalleri çerçevesinde yorumlamak, dolaylı da olsa Siyonizm’in şeytani heveslerine katkı sunmaktır; Kuduz İsrail’in ve uyuz işbirlikçilerin işini kolaylaştırmaktadır.”

Önceki Papaların dünyaca ünlü hahamların ve siyonist sermayedarların ellerini öptüğü görüntüleri dünya kamuoyunda “Papa’lar siyonist yahudilerin elemanları mı?” sorusunu dünya gündemine taşımıştır. Videosunu linkten izlenebilir:

https://youtu.be/DJAuMXWDlsI?si=cCBa74rbNzZvNN9I

https://www.instagram.com/reel/DO6uU_ljS-B/?igsh=MTBkZzYzbmRxZzVvcg==

Müslümanlar olarak yahudi ve hristiyanları veliler edinmemiz Maide 51 ayeti ve birçok ayetle yasaklanmıştır. Veli edinmenin ne demek olduğu makalede çok güzel ifade edilmiştir:

Aklı olanlara Kur’an ne diyor? “Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları sakın velî edinmeyin. Onlar birbirlerinin velisidir. Sizden her kim onları velî edinirse muhakkak ki o da onlardandır! Şüphesiz ki Allah, (Yahudi ve Hristiyanları dost edinen) zalimler topluluğuna hidayet etmez.” (Maide: 51) 

Müslümanların sadakat ve yöneliş merkezi yalnızca Allah’a, Allah’ın Resul’ü Muhammed’e (SAV) ve sadık mü’minleredir. Bu ayetteki velayet, her mü’minde olması gereken, İslam’ın temel bir ilkesidir. (Yahudi ve Hristiyanları dost edinmek ve onların güdümüne girmek İslam’a ve insanlığa hıyanettir.) Bir Müslümanın ve Müslüman toplumun, “İslam” iddiasını temsil eden coğrafyayı, Batı Hristiyan dünyasının kutsal hafızasına açması, ister istemez bir velâyet tartışmasını gündeme getirmektedir. Bu yönüyle bu ziyaretin, diplomatik protokolün ötesinde, iktidarın kimlik kırılmasını ve yöneliş arayışını görünür kılan bir mahiyet arz ettiği görülmektedir. 

Maide 51’in yasakladığı “velâyet”, sadece egemenlik veya sosyal ilişki konusunda değil; ruhî, kültürel ve zihinsel egemenlik ve değer bağlılığı meselesidir. Bir Müslüman için İslam’ın tevhit inancı, bu egemenliği sadece Yüce Allah’a teslim etmeyi emretmektedir. Papa’nın gelişi çerçevesinde üretilen “Medeniyetler Buluşması” söylemi, bu ziyaretle -maalesef- Batı değerlerinin üstün kabul edildiği bir noktaya evrilmiştir.

Ziyaretin oluşturduğu sembolik dil, Türkiye’deki dini-siyasi elitlerin zihinsel yöneliminin gerçekte nereye çevrildiğinin göstergesidir. Bunun ispatı da Peygamber Efendimizin (SAV) Medine’ye hicretinde Ensar tarafından okunan naatın, hükümet erkânı ve Sayın Cumhurbaşkanının huzurunda Papa’ya arz edilmesidir. Bu naat-ı şerif, Ensar tarafından, Papa’nın huzurunda okutulmak için mi söylenmiştir? Peygamberimizin (SAV) teşrifinde okunan bir neşidenin, Papa’nın huzurunda okunması, Fetoş’un “dinler arası diyalog” safsatasının, bıraktığı yerden daha ileri bir noktaya taşınması anlamına mı gelmektedir? 

Tevhit merkezli bir bilinç açısından asıl soru şudur: Türkiye’nin değer, hukuk, kültür ve yöneliş ekseni neye bağlıdır ve nereye yönlendirilmek istenmektedir? İznik ve İznik ziyareti, sıradan bir diplomatik durak değil; İslam kimliğinin dış etkilere açıldığı kapının test edildiği bir sembol gibi düşünülmelidir.

Ayet-i kerimelerde geçen “velî” kavramı, Kur’an’daki en güçlü sadakat ve bağlılık terimidir! Bu ayette yasaklanan şey, Müslümanın kimlik merkezini, kıblesini değiştirmesi, kimin güdümüne ve istikametine girdiğini fark etmez ve önemsemez bir gaflet ve hıyanet sergilemesidir!”

PAPANIN PİYONLARI!

Papa geldi, özel davetle
Selam çaktı, siyonizme
Mesajı verdi, İznik’te
Asıl amaç ve hedef, Türkiye..

Oyun büyük, sözüm anlayana
Yazıklar olsun, çanak tutana
En büyük kötülük budur, vatana
Kucak açtılar, siyon Papa’ya..

Milli Çözüme neden düşmanlar
Anladınız değil mi, ey ahmaklar
Bozulmuşsa ahlak ve ayarlar
Piyon ve kukla hainlere yanaşırlar..

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
12
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...