YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
661b0d95c8789
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 7 6 1 9
Bugün : 1817
Dün : 26764
Bu ay : 300403
Geçen ay : 453014
Toplam : 23079367
IP'niz : 3.238.235.248

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

SİYASETTE TERCİH VE OY MES’ULİYETݹ
EY CÜBBELİ CERBEZECİ VE BENZERLERİ

Siyasette Tercih Ve Oy Mes’uliyeti. Ey Cübbeli Cerbezeci Ve Benzerleri.
4.8 17 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abdullah AKGÜL

Abdullah AKGÜL

Yorumu Takip Et
Bildir
guest
13 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Yalçın GZBYK
  • Artık bundan (Kur’an’dan ve Resulüllah’tan)sonra, kim Allah’a karşı (ve İslami esaslara aykırı olarak din adına) yalan uydurup iftira düzerse, (ve hain güçlerin keyfine göre fetva verirse) işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

3/94

Veysel

Yönetimde iddiası olanı, yönetimle birlikte hareket ettiği için övüneni, yönetimin imkanlarına erişme imkanı olanları derin bir sarsıntıyla sarsacak kadar önemli ayeti kerimeler. Kendine güvenen, bir takip cetveli alarak bu ayeti kerimelere göre nerede olduğunu çok rahat anlayabilir. Şekil sevdasıyla iş başarılamayacağını artık cümle alem bildiği için asıl icraatta neredeyiz diye cesaretle bakabilmeyi becermek gerekir.

Osman Nuri

Böylesi Batıllar ve işbirlikçileri ve Bel’amların görevi Hakktan hakikatten uzaklaştırmak, Hakkı yanlış tanıtmak, bozmak gibi görevlere hizmet etmek… Elbette vicdan sahibi , aklını kullanabilen sorumlu duyarlı insanlar ve mü’minler de böylelerini tanımak tanıtmak ve hakikatı haykıran dönemin Hakk Elçilerine kulak kabartmak itaat etmek sadakat göstermek ve Hakk Elçilerin sözlerini anlamak kavramak uygulamak ve insanlara haykırmaktır. Batıl ve İşbirlikçilerinin görevi ; kötüyü çirkini zararlıyı yanlışı ve zulmü hakim kılmaya çalışmaları, Hakk’ın tâbiletinin görevi ise HAK ELÇİYE TÂBİ VE TARAF OLMAK yani iyiyi güzeli doğruyu faydalıyı ve adil olanın hakim olması uğrunda gayret ve çaba göstermek….

NİSA SURESİ 64. AYET
Biz elçilerden hiç kimseyi, ancak Allah’ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir gaye ile göndermedik.
….


Elif Çağıl

Nisa Suresi 60 ve 61. ayetlerin meali:

“(Ey Resulüm!) Sana indirilen (Kur’an’a) ve Senden önce gönderilen (Kitaplara), sözde inandıklarını öne süren (sahtekâr münafıkları) görmez misin? Ki bunlar, (hak ve adalet ölçüleriyle değil) tağutun önünde (zalim ve bâtıl düzenlerin kurum ve kurallarıyla) muhakeme olunmak (şeytan fikirli Yahudi ve Hristiyanların hükmü altında yaşamak) istemektedirler! Oysa (mü’min ve Müslüman sayılmak için) onu (tağutu ve süper güç putunu) red ve inkâr etmekle emrolunmuşlardır. Şeytan onları derin ve dönüşü olmayan bir sapkınlığa sürüklemek istemektedir. [Not: Bir Müslümanın şu soruları kendisine yöneltmesi ve samimi yanıtlarına göre iman durumunu değerlendirmesi gerekir. Benim istisnasız her konudaki tercihim ve hedefim: 1- İman ve itaat mı, İtiraz ve inkâr mı? 2- İslam’a (Hakka) teslim olmak mı, Fırsatçılık ve isyan mı? 3- Kur’an’ın Rahmani esasları mı, Batı’nın şeytani yasaları mı? 4- Faizsiz bir nizam mı, Faizli sömürü çarkı mı? 5- İslam ülkeleri ittifakı mı, Haçlı ortaklığı mı? 6- Farz-helâl kuralları mı, Haramların mübahlığı mı? 7- Hidayet aydınlığı mı, Dalâlet karanlığı mı? 8- Hakk ve hayır mı, Şer ve bâtıl mı? 9- Nübüvvet ve Sünnet bağlayıcılığı mı, Nefsaniyet ve şehvet bataklığı mı? 10- Ahiret ve adalet amaçlı mı, Dünya ve menfaat ağırlıklı mı? Evet, bu 10 şıktan sadece 1 tanesinde bile ikinci maddeyi tercih ve tensip edenlerin, iman ve İslam şuuru yara almaya ve hidayeti kararmaya başlamış demektir. Baskıcı ve zorlayıcı durumlarda aciz ve çaresiz fertlere ve müstaz’af kesimlere İkrâh-ı Mülci=Ölüm ve sakatlama cinsinden ağır tehditler gibi bazı mecburiyetler bir mazeret sayılsa bile, imkân ve iktidar sahipleri için bu tür mazeretlere sığınmak geçersizdir.]

Ne vakit onlara: (Bu temelsiz ve geçersiz yorumları bırakıp) “Allah’ın indirdiği (Kur’an’ın açık ve kesin hükümlerine) ve Resulün (bildirdiklerine ve sünnetine) gelin (bunları ölçü edinelim)” denildiğinde, o münafıkların Senden süratle uzaklaşıp kaçtıklarını (ve Kur’an’ın hükümlerinden kaytardıklarını) görürsün. (İşte bunlar asıl itikadi münafıkların ta kendileridir.)”

***Yazık ki Bel’am ların Hoca diye geçindiği ve tüm medya nın onları şişirerek Toplumun hızlı bir şekilde bozulduğu ahır zamanda yaşamaktayız…Rabbimiz yâr ve yardımcımız olsun..İmanın kor ateşi gibi elde tutulduğu günlere şahit olaktayız…

Abdussamet Çağlar

Halkı zalimlerin peşine takan ve hakkı gizleyenlere:

“Her kim, Allah’tan başkası için ilim elde ederse; Cehennemdeki yerine, hazırlansın.” 
(Tirmizi, İlim, 6 )

“Dinin felaketine yol açan üç sebeb vardır: Günahkâr fıkıh alimi, zalim devlet başkanı ve cahil müctehiddir.” 
(Feyzü’l-kadir, 1/52)

“Kıyamet gününde, insanların en şiddetli azab çekeni; Allah’ın, ilmiyle kendisine bir menfaat vermediği âlimdir.” 
(Kenzu’l-ummal, 10/29099)

Ahir zamanda, bir kavim ortaya çıkar. Cahiller başa geçerek; insanlara, fetvâ verirler. Böylece; hem kendileri sapar, hem de başkalarını saptırırlar!
(Buhari, İlim, 34; Müslim, İlim, 13Tirmizi, İlim, 5)

İbn Kayyim, el-Cevabu’l-vafî adlı eserinde(s.136) şu ifadelere yer vermiştir:
“Batıl/yanlış şeyleri söyleyerek, insanlara nasihat eden; konuşan şeytandır! Hakkı söylemekten sakınan ise, dilsiz şeytandır!”

Mücahit Dinç

Çağdaş Firavunlar, Bel’amlar, Hamanlar, Karunlar ve Sihirbazlar kahrolacaklar!

Allah; Firavunun sarayını, karınca ordusu ile yıkmıştı!

Saf 4
Doğrusu Allah, Kendi yolunda (tuğlaları ve bütün parçaları) sanki birbirine (kurşunla) kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak (irtibatlı, intizamlı ve itaatli bir teşkilat şuuruna ve ordu disiplini sorumluluğuna sahip olarak cihad edip) çarpışanları seven (ve destekleyen)dir. (Ferdi ve fevri hareket edenleri değil.)
https://www.mealikerim.com/61/saf/4

Allah’ın vaadine inanan bir avuç sadakat ehli;
Sarayın altında ki kazı çalışmasını bitirmek üzeredir Allah’ın izniyle!
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!

Okan EKİNCİ

Bu tipler, Müslümanların tüm birikim ve enerjilerini, gücü elinde bulunduranlar ve bunlarla işbirliği içinde olanlara peşkeş çektikleri için Bel’am sıfatını tam olarak hak etmektedirler. Bel’am ise küfür düzenlerinin dört ayağının en tehlikelisidir. Firavun, Karun, Haman ve Bel’am. Çünkü kendisine alim, evliya vs sıfatlarını takıp insanların itibarını kazanmakta, böylece insanları peşinden sürükleyip zulüm düzenlerinin destekçisi olmaktadırlar.

Musa Harun KESKİNSÖZ

HANGİ BİRİNE YANAYIM!

Hain bir değil, ihanet zirvede
Cübbe sarıkla, şirin görünmeye
Milleti uyutup, iş yürütene
Zeki diyorlar, Siyon itlerine

Erbakan düşmanlığı, yapar soysuz
BOP’çulara oy toplar, alçak şuursuz
Nefsine düşkündür, oynak doyumsuz
Yine akıtıyor salyasını, ipi kopuk kuduz

Güzel ülkemi, bu hale getirenler
Elbet gün gelir, hesap verirler
Bir kaç oy uğruna, yalan vaatler
Düzenler için, yaklaştı son günler

Düzen bozuldu, hangi birine yanayım
Kendi alemimde, Hak yolundayım
Verdiğim sözden dönmem, kararlıyım
Yalnız kasamda, sabırla koşmaktayım

Necmiye

Çağdaş firavun, ve onun belamlari
yenileceksiniz ve saltanatınız yıkılacak bunlar son fetva ve yalakaliklariniz olacak….
Nefislerin firavunlaştığı, enaniyetlerin nemrutlaştığı, ve şahsi çıkarların mabutlaştığı böyle ortamlar, artık iyilere ve zayıflara hayat hakkı tanımamaktadır, ve zaten, *Biz” yerine “Ben” diyen,..
Sadece ve sürekli kendisini Düşünen , Yaratılış gerçeğinden ve sorumluluk hesap verme disiplinden yan çizen Her nefis, firavuna ait özellikler taşımaktadır ve işte her insanı ilk görevi Firavun, özellikleri taşıyan ve dersini şeytandan alan bu nefsini aşmaktır.,Bu da ancak ilimle İrfanla olacaktır, yaratılış sırlarını, rabbinin sıfatlarını, ve nefsinin sahtekarlıklarını öğrenmek üzere okumayan ve araştırmayan insan, kolayca şeytanların tuzağına kapılacak, ve Çağdaş firavunların zulüm düzenlerine, Demokrat köle olmaktan kurtulamayacaktır..
, Gaflet ve Cehalet de şaşıran, bencillik ve birincilik duygusu ile şımaran, ve şeytanın desisesiyle “büyük ve bulunmaz adam”! olduğuna şartlanan nefisler, kendilerini
“kainatın Merkezi” zannetmektedirler.
Kendilerini baş aktör ve amaç, başka bütün insanları ve diğer varlıkları da sadece birer araç ve figüran olarak düşünmektedir. Bu yüzden kendi rahatı ve menfaati için başkalarını ezmeyi ve üzmeyi mübah görmektedir… Yakında Zalimler üzülüp mazlumlarin yüzü gülecek……

Mus'ab Eryıldız

“Yoksa siz, Yakub’un ölüm anında, orada (hazır bulunan) şahitler miydiniz? (Hayır, bu tarihi gerçekleri Biz Sana bildirmekteyiz.) Ne zaman ki o, oğullarına: “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediğinde, onlar: “Senin İlahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın İlahı olan tek bir İlaha ibadet edeceğiz; bizler O’na teslim olanlarız, Müslüman insanlarız” demişlerdi.” Bakara 133

İktidarı döneminde her türlü ahlaksızlığa geçit veren yasalar çıkartıldı, ülkemiz İslam coğrafyasındaki kana ortak yapıldı. İktidar, İsrail’le şu dönemde ticaret yapmakla sadece ihtiyaçlarını karşılamış olmuyor, stratejik olarak en büyük desteği (zalime) vermiş oluyor. 

İyi de, iktidara destek veren cemaat idarecilerinin, şeyhlerin, dervişlerin inandığı ilah “Hz. Yakub’un, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın” Allah’ı ise asla bu zulme, ahlaksızlığa destek olunmasına müsaade etmez. Delirmişçesine destek olunuyorsa, o zaman, Zübbeli ve türevleri ne kadarda aynı deyip inandırmak için kırk takla atsa da bunların inandığı ilah ile Hz. İbrahim’in Allah’ı farklıydı!

Hz. Yakub’un, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın Allah’ı, değişmemiş ve değiştirilmeyecek olan Yüce Kitabımız Kur’an’ı Kerimden öğrenilir. (İşbirlikçilerden, satılmışlardan, korkaklardan, zulme-ahlaksızlığa destek olanlardan değil/asla) 

Kur’an’ı Kerimin mana ve mesajı da asrımızda tam manası ile sadece Üstad Ahmet Akgül Hocamızın yorumladığı Meal-i Kerim’den (mealikeim.com) öğrenilir. 

Çünkü herhangi bir çıkar korkusu, menfaat duygusu, makam talebi, güç odaklarından çekincesi olmayan ve bir ömrü istikamet üzre olup her konuda hak bakışı hep bilene nasip olur bu şeref. 
Zamanın en bilge mücahit şahsiyeti Aziz Erbakan Hocamıza görülmemiş sadakat ve talebelik sunabilen kutlu şahsiyet ancak bu makama ulaşabilirdi. 
İşte o kutlu şahsiyetin kim olduğunu (her bir yetkili) evlatlarını bildikleri gibi bilindiği halde ağma-sağır-lal olmaları hatta düşmanlık etmeleri nedeniyle de Üstad Ahmet Akgül Hocamıza nasip olmakta. 

Sonuç: Hz. Yakub’un, İbrahim’in, İsmail’in, İshak’ın” Allah’ından taraf olan (şeref, hikmet, huzur, izzet, şahadet yada iktidar) kazanacak. 
Makam, çıkar, para… İlahına tapanlar; dönekleşecek, şerefsizleşecek, beş para etmeyecek, onur izzet gidecek ve iktidar olduklarına değil analarından doğduklarına pişman olacaklar. 

Saffet

BEL’AMLAR HAKİKATİ GİZLEYEREK İNSANLARI OYALAMAKTALAR
Dünyevi çıkarları için ahiretini rezil ve rüsva eden sözde din alimleri bile bile hakkı yani Kur’anın asıl mana ve mesajını insanlara anlatmayarak gerçekleri gizlemekteler.Özellikle Cihad farziyetini gizlemektelerdir. İslamın önceliği olan kafirlerle hertürlü mücadele edilmesini gerekli kılan ayetler Bel!amlar tarafından gereksiz bidatlarla avutularak insanlar oyalanmaktadır içi boş meseler gündeme getirilmektedir. Günümüzün sahte hoca, şeyh tarikat ve cemaat liderleri kendilerine uygun bugünkü hükütlerde malesef prim yapmaktalar ve önemli mevki makamlarda yer işgali yapmaktalardır. Kuranı Kerimin asıl mana ve mesajını herkezin enazından ömründe bir defa anlayarak okumalı bu ramazan vesilesi ile baştan sona muhterem Ahmet Hocamızın yönlendirmeleriyle 40 yıllık bir hizmetin sonucu ortaya çıkan Abullah Akgül Meali Kerimini mutlaka tavsiye ederim.

A’raf 175
(Ey Resulüm!) Onlara, kendisine ayetlerimizi (dini bilgi ve hikmetleri öğrettiğimiz şu) kişinin haberini anlat (ki, bugünkü bel’am benzeri bilgiçleri tanısınlar ve sakınsınlar). O (kişi) bundan (ilim ve ibadet huzurundan ve zulüm düzeniyle cihad şuurundan) sıyrılıp uzaklaşmış; derken şeytan (ve tağutlar da) onu kendi peşine takıp (sapkınlığa) sürüklemişti. O da sonunda “Ğaviy” (tuğyana kapılıp azgınlaşan ve tağuta tapanlardan) olup çıkıvermişti. [Not: Demek ki, ilim ve iman; insanın içine sinmez ve onun ahlâkı, amacı ve hayat tarzı haline gelmez de, sadece zahiri bilgi birikimi olarak kalırsa; sonunda nefsi çıkarlar, korkular ve şeytani dolduruşlar yüzünden dalâlete sapması ve bu bilgi kisvesini eğreti bir elbise gibi çıkarıp atması kaçınılmaz hale gelebilir.]
https://www.mealikerim.com/7/araf/175
A’raf 176
Eğer dileseydik (bel’am gibileri, lütfettiğimiz nimet ve faziletlerin kıymetini bilselerdi) onu bununla (kendisine verilen ilim ve hikmetler dolayısıyla) yükseltir (ve şereflendirirdik). Fakat o (bunları dünya rahatı ve menfaati için kötüye kullandı.) Arz’a (aşağılığa ve bayağılığa) saplandı ve nefsi hevâsına kapıldı. İşte onun misali o (kuduz) köpeğin haline benzer ki; eğer üzerine varırsan dilini sarkıtıp (ürkekçe) soluyuverir, veya kendi haline bırakırsan yine dilini uzatıp (tedirgin ve bitkin şekilde) soluyuverir… (Bu tiplerin ne mü’minler yanında kıymeti bilinir, ne zalimler katında rağbet edilir…) İşte ayetlerimizi (Hakk Dinimizi ve Adil Düzenimizi) yalanlayan ve yanlış sayan toplulukların hali de böyledir. Sen bu kıssayı (örnek ve ibret alsınlar diye) onlara anlat. Olur ki gereği gibi düşünür (ve gerçeği görür)lerdi.

https://www.mealikerim.com/7/araf/176

HASAN Ç.

Bu ayetler Kuran da var mıydı?!!!
Biz bu ayetleri hiç duymadık?!!!
Yeni ayet inmediği ve inmeyeceğine göre bu ayetler bize bugüne kadar neden okunmadı?!!!
Ben bütün namazlarımı camide cemaatle kıldım, bu ayetleri hocalar müftüler hiç okumadı?!!!
Ben hiç kredi çekmedim çekenleri de hep uyardım ama ayetlerden anlaşılıyor ki faiz ayetleri sadece kredi değilmiş?!!!
Ben Kuranı Kerim meali okuyan birisiyim, ama okuduğum ayetleri hiç de böyle anlamamıştım, aslında bu ayetleri okudum ama bir şey anlamamıştım.!!!

Yarın Allah’ın huzurunda insanları bu ve benzeri bahanelerini Allah’a sunduklarına şahit olacağız muhtemelen. YARIN PİŞMAN OLMAMAK için ÜSTAD AHMET AKGÜL Hocamızın hazırladığı Rabbani Yaklaşım ve Anlayışımızla YÜCE KUR’AN’IN MANASI VE MESAJI Kur’an-ı Kerim Mealini mutlaka okumalı, işin hakikakatini anlamalı, kavramalı ve yaşamalıyız.

Kuranı Kerim Mealini http://www.mealikerim.com adresinden otobüste, tramvayda, Marmaray’da, internetin çektiği her yerde telefonunuzdan okuyabilirsiniz.

YARIN BEN DUYMADIM, BENİM HABERİM YOKTU GİBİ MAZERETLER ORTADAN KALKTI, AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ TV PROGRAMALRINDA, KONFERANSLARLA, İL İL GERÇKELEŞTİRDİĞİ MİTİNG VE TOPLANTILARLA HAKKI BİZLERE TEBLİĞ ETTİ, ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ HER FIRSATTA hakkı haykırdı ,anlattı, yazdı, dergiler, kitaplar, imkan bulduğu TV lerde çıkıp konuştu, anlattı, Kuranı Kerim meali yazdı, herkese ulaşsın diye internet ortamlarında, sosyal medya ortamlarında ,konuşmaları,anlatıkları, yazdıkları yayınlandı, ARTIK BEN DUYMADIM, ETMEDİM MAZERETLERİ BÜYÜK ÖÇÜDE ORTADAN KALDIRILDI.

İşin birde Diyanet boyutu var tabi, bu ayetleri camii hocaları cemaatlerine neden okumaz, vaizler, müftüler vaazlarında bu ayetlere neden yer vermez? Diyanet işleri başkanı bu ayetlerin okuması, anlaşılması için neden çalışma yapmazlar? (Tarikat şeyhleri Hocaefendi geçinen zaatlar zaten meal okumayı yasaklıyor, siz sadece metnini okuyun, biz size tefsir edeceğiz anlayışındalar.) Yoksa Allah tan daha çok korktukları kesimler mi var? Yoksa bu ayetleri okursalar, halk bu ayetlerin anlamlarını öğrenirse başlarına bir iş gelmesinden mi korkuyorlar, yahu sizler bu Kuran okunsun anlaşılsın, yaşansın insanlık huzura saadete ersin diye yok musunuz? Ey DİYANET SENİN SORUMLULUĞUN BU İŞTE EN ÇOK OLAN KURUMLARDANSIN, SENİ YÖNETEN İDARECELERLE BİRLİKTE YAPMADIKLARINIZIN HESABINI VERCEKSİNİZ.

AZİZ ATATÜRK Kuranı Kerim anlaşılsın diye dönemin bu konuda en ehil, en uzman kişisine Elmalılı Hamdi Yazır’a Kuranı kerim meali hazırlatmıştır. (Elmalılı Hamdi Yazır Atatürk’e soğuk bakmasına ve Atatürk ünde bunu bilmesine rağmen.)

Hayatımızı ve seçimlerimizi bu ayetler doğrultusunda yaparsak Hem dünya saadetine hem de ahiret saadetine ulaşacağımız aşikardır.

RABBİM HAKKI HAK BİLİP HAKKA TABİİ OLMAYI, BATILI BATIL BİLİP BATILDAN DA KAÇINMAYI, YERYÜZÜNDE HAKKIN TESİSİSİ YANİ ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASI İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYI NASİP VE MÜESSER EYLESİN AMİN.

Son düzenleme 1 ay önce HASAN Ç. tarafından
N.Gündüz

Materyalist ideolojinin yaslandığı üç güç unsur vardır: Makam, para ve bilgi… Bunların İslam kültüründeki karşılığı Firavun, Karun ve Belamı Bavura’dır. Firavun tarihin karanlık yüzü, en büyük zalimidir. Karun ise Firavuni sisteme maddi destek sağlayan ve zulmün eli ayağı olan zihniyetin adıdır. Belam ilmini zalimlerin istediği gibi değiştiren, dönüştüren ve halkı etkileyerek zulmün çanağına su taşıyan yalaka bir zihniyettir. Firavuni zihniyetlerin eteğine tutunan Belamlar hakkı Allah’ın istediği şekilde değil menfaatlerinin işaret ettiği şekilde eğip bükerek zulmün en büyük destekçisi olmuşlardır.
İnsanlar ilmi niçin edinirler? İlim neden bu kadar değerlidir? İlmin hedefi hakkı birey ve toplumlara ulaştırmak ve insanları vahyin şemsiyesi altında toplayabilmektir. Evet, ilmin gerçek hedefi budur? Ancak görmekteyiz ki, Ülkemizde ve dünyanın dört yanından seslerini yükseltmeye çalışan menfaatperestler ilmi karanlık zihinlerine hapsedip kitleleri   uçuruma sürüklemekteler.  Eğer öyle olmasaydı bugün Müslümanlar vahşi Batı’nın kölesi haline gelmez ve onların ayaklarına kapanmazlardı.
  Bugün İslam coğrafyası kan revana dönüşmüşse bunun en büyük sorumlusu 22 yıldır iktidarda olan işbirlikci AKP iktidarı ve Onun her melanetine hikmet uyduran, Hakkı savunmayan , gerçekleri gizleyen  seslerini yükseltmeyen, zamanımızın alim tipli Belamları dır…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
13
0
Yorumunuzu okumaktan memnuniyet duyarızx