YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a60d6e5d9a9f
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 1 0 5
Bugün : 36135
Dün : 57979
Son 30 gün : 1733925
Toplam : 58594072
IP Adresiniz : 216.73.217.68

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

ŞÜKÜR YA RABB, SAHİP ÇIKTIN

Şükür Ya Rabb, ulaştırdın
Dalâletten, hidayete!..
Elim tutup, yol açtırdın
Şenaetten, şerafete!..1

Çetin engelleri yıktın
Kim hainse, dara tıktın
Yap yalnızdım, sahip çıktın
Esaretten, inayete!..

İlmü irfan, zikrü Kur’an
Şuur huzur, verir her an
Lütfeyledin, şükür Furkan
Denaetten, diyanete!..2

Basiret serdin, gözüme
Feraset verdin, özüme
Kavuştum, Milli Çözüm’e
Rezaletten, fazilete!..

Ruh kuşum, sanki kırlangıç3
Haşre konar, Allah yargıç
Ölüm son değil, başlangıç
Nihayetten, bidayete!..4

Fettan5; fasit, laf duyurdu
Birkaç nasipsiz kudurdu
İtham iftira uydurdu
Cehaletten, cesarete!..

İblis mel’un, tuzak kurar
Hain kendin, boşa yorar
Allah korur, uzak tutar
Acziyetten, dirayete!..6

  1. Yüce Rabbim, bayağılıktan ve bataklıktan kurtarıp, onurlu ve şuurlu konuma taşıdın.
  2. Aşağılıktan kurtarıp, Hak Dinin güzelliklerine ulaştırdın.
  3. “Biz her insanın (can) kuşunu (ruhunu ve amel durumunu) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde (ise) onun için açılmış olarak önüne konacak ve (amellerine) kavuşacak bir kitap çıkarırız.” (İsrâ: 13)
  4. Ölümle dünya hayatımı sona erdirip, sonsuz ve kusursuz ahirete başlangıç yaptırdın.
  5. Fettan: Fitne-fesat çıkaran, laf taşıyan.
  6. Allah (CC) sadıkları; aciz ve çaresiz durumda iken, donanımlı ve dik duracak kararlı bir konuma taşır ve hainlerin tuzaklarını boşa çıkarır.
4.6 22 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ramazan YÜCEL

Ramazan YÜCEL

Abone Ol
Bildir
9 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

İnsanı karanlıktan aydınlığa çıkaran en büyük nimet, Allah’ın hidayetidir.

Rabbimizin lütfuyla, çaresizliğin yerini umut; yalnızlığın yerini inayet alır.

İlim, irfan, zikir ve Kur’an, gönle huzur veren en sağlam rehberdir.

Gerçek şeref; makamda, servette veya övgüde değil, vicdanlı ve faziletli bir hayat sürmektedir.

İnsan, ölümün bir son değil, ebedî hayata açılan bir kapı olduğunu idrak ettiğinde, dünyaya bakışı değişir.

İftira, itham ve kötülük karşısında en büyük dayanak; sabır, hakikat ve tevekküldür.

Şeytanın tuzakları ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın koruması her şeyin üzerindedir.

Acziyetimizi kabul ettiğimizde, Rabbimizin verdiği dirayet ve kuvvetle, yeniden ayağa kalkarız.

Sahip olduğumuz her güzelliğin, her değişimin ve her huzurun kaynağı, Allah’ın rahmeti ve lütfudur.

Şükür, yalnızca dil ile söylenen bir söz değil; hayatı hakka uygun olarak yaşamak için gösterilen gayrettir.

Milli Çözüm, Kur’an’ın Kerime tercüman oluyor!

Bizleri dalâletten hidayete ulaştıran, elimizden tutup yol açtıran, bayağılıktan ve bataklıktan kurtarıp, onurlu ve şuurlu konuma taşıyan Yüce Rabbimize sonsuz şükürler olsun.
“Ki beni yaratan ve bana hidayet veren (her konuda en doğruyu ve en uygunu öğreten İslam’a yönelten) O’dur;” (Şuarâ 78) https://www.mealikerim.com/26/suara/78
“Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra, bir daha kalplerimizi caydırma (ayaklarımızı kaydırma), bize katından rahmet ve inayet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen.” (Âl-i İmran 8) https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/8

“Selam, hidayete tâbi olan Milli Çözümcülerin üzerine olsun”
“(Karşılığında) “Sizden bir ücret de istemeyenlere (dünyalık bir beklenti gözetmeyenlere ve din istismarına yeltenmeyenlere) tâbi olun (ve destekleyin!) Çünkü onlar hidayete ermiş (ve doğru yola girmiş)lerdir. (Kendilerine riayet ediniz.)” (Yâsîn 21) https://www.mealikerim.com/36/yasin/21
“İşte bunlar, Rablerinden bir hidayet üzerindedirler ve felah bulanlar da onların ta kendileridir.” (Lokman 5) https://www.mealikerim.com/31/lokman/5
“(Çünkü) Onlar, (dünyada hidayetle) sözün en güzeline (Kur’an ayetlerine, Hz. Peygamberin hadislerine ve hakikat ehlinin hikmetlerine) iletilmişlerdir ve övülen doğru yola eriştirilmişlerdir.” (Hacc 24 ) https://www.mealikerim.com/22/hac/24
 
Milli Çözüm’e itham ve iftira uydurup fitne-fesat çıkaran nasipsizler, pek yakında öğrenip bilmiş olacaksınız!
“De ki: “(Bizim inandığımız ve sığındığımız) O Rahman’dır. İşte O’na iman (ve itaat) etmekte ve O’na tevekkül ve teslimiyet göstermekteyiz. Artık kimin açık ve kesin bir sapkınlık içinde olduğunu ileride (görüp) bileceksiniz!” (Mülk 29) https://www.mealikerim.com/67/mulk/29
“De ki: “Herkes (merak ve endişe içinde) gözetlemektedir; (ey inkârcılar ve münafıklar) siz de gözleyip-bekleyip durun (bakalım)!.. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve gerçek hidayete (ve İlahi inayete) ulaşan kimlermiş, pek yakında öğrenip bilmiş olacaksınız!” (Tâhâ 135) https://www.mealikerim.com/20/taha/135
“Ve (onlara) de ki: “Allah’a hamdolsun, O size (yakında) ayetlerini gösterecektir (va’ad ettiklerini gerçekleştirecektir), siz de onları tanıyıp (daha önce haber verildiğini hatırlayıp) bileceksiniz.” Senin Rabbin, yaptıklarınızdan ve yapacaklarınızdan gafil değildir.” (Neml 93) https://www.mealikerim.com/27/neml/93

Son düzenleme 1 ay önce Necati Akgül

Fettan5; fasit, laf duyurdu
Birkaç nasipsiz kudurdu
İtham iftira uydurdu
Cehaletten, cesarete!..

Kalem 10
(Ey Nebim!) Şunların hiçbirine itaat etme (yüz verme): Çokça yemin edip duran, aşağılık (tiplere), [Not: Metinde, “mehîn” kelimesi geçmektedir. Bu hakir, zelil ve alçak insanlar için kullanılan bir kelimedir. Burada ise her sözün sonunda çokça yemin eden insanlar içindir. Bu kimse, herkesin onu yalancı bildiğini ve yemin etmeden söylediklerine önem verilmeyeceğini zannetmektedir. Bu yüzden bu kişi hem kendi nazarında zelildir ve hem de toplum içerisinde değer verilmeyen bir kişidir.]
Kalem 11
Alabildiğine (herkesi) ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren(lere de güvenme ve değer verme).
Kalem 12
Hayrı engellemeyi sürdüren saldırgan ve olabildiğince günahkâr (kişilere de iltifat etme). [Not: Ayette “Mennain-lil-hayr” geçmektedir. Hayr: Arap dilinde hem mal için ve hem de iyilik için kullanılır. Burada mal için kullanıldığını farz edersek o zaman bunun manası şöyle olur: “O çok cimri, bencil, menfaatçi ve beleşçi bir kişidir, zerre kadar kimseye bir hayırda bulunmaz” demektir. Eğer iyilik anlamında kullanıldığını düşünürsek o zaman: “Aslında çok hayırlı ve Hakk bir harekete sızan bir münafık-casus olduğu halde müttaki-mücahit rolü oynayan bu kişi her iyi ve verimli işlere, sadık ve başarılı kimselere sürekli karşı çıkar ve diğer insanların Hakk davaya girmelerini önlemek ve teşkilatı köreltip kösteklemek için tüm çabasını sarf eder” anlamına gelir. Bu tıynetsiz tipler, sinsi ve siyasi hedeflerle katıldıkları İslami hareketleri, şahsi kaprisleri ve şeytani hevesleri doğrultusunda kullanmaktan ve kendilerinin asıl mahiyetini sezen sadıklara hakaret ve iftiradan asla sakınmayan ve camianın alın terini ve birikimini, liderlik rolüyle kendi hizmetine sokmaya çalışan hainlerdir.]

Mülk suresi 13

Siz, sözünüzü ister gizli tutun, ister açığa vurun, şüphe yok ki O (Allah) göğüslerin (gönüllerin) içindekini çok iyi bilip durmaktadır)

Sadakallahülazim; “Yüce olan Allah doğru söyledi”

Hz Süleyman (as), Belkıs’ın tahtı olağanüstü bir şekilde yanına gelince; “…Bu (hikmet ve nimetler) Rabbimin fazlından (ikram ve ihsanı)dır, O’na şükredecek miyim, yoksa nankörlük mü edeceğim? diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim de nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Ğaniy (hiçbir şeye ve kimseye ihtiyacı olmayan)dır, Kerim olandır” diyerek (Allah’a teşekkür etmişti).” (Neml sr, 40) Bizlerin bu çağda, yaşadığımız nice olağanüstü hadise karşısında şımarmak yerine takınmamız gereken tavır bizzat Kuranı Kerim’in diliyle bizlere böylece öğretilmişti. Ve yine Hz Yusuf (as) misali bunca nimetin asıl maksat olmadığını bilmemiz ve esas hedefin imanlı bir ölüm olduğunu yüce kitabınız Yusuf suresi 101. ayeti kerimesinde bizlere şöyle hatırlatmıştı: “… Ey (hiç yoktan) göklerin ve yerin kusursuz Yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim (tek ve gerçek) Velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat” (duasını etmişti).” Binlerce kez bu gerçeklere muhatap olduktan sonra hiç bir mazeretin geçerli olamayacağını yine Rabbimiz Enfal süresi 42 ayetin mealen bizlere şöyle haber vermişti: “Böylece helak olacak (sonunda pişmanlık ve perişanlık içinde kıvranacak) kişi (ve kesimler); apaçık bir belge ve bilgiden (sonra, “bilmedim, ikaz edilmedim” gibi mazeretlere sığınma imkânı kalmadan, hak ettiği)belaya ve cezaya uğrasındı; (bunlara karşılık manevi olarak ve karakter bakımından) dipdiri kalacak (dünyada izzete, ahirette saadete ulaşacak, onurlu ve şuurlu yaşayacak) kişi (ve kimseler) de, yine apaçık bilgiler ve belgelerle hayatta kalıp (huzura ulaşsındı).” Evet… Milli Çözüm yıllardır en açık şekilde uyarıyor… Hakkı kelimeler ile haykırıyor… Bu bakımdan Rabbimize şükür, Milli Çözüm’e teşekkür de boynumuzun borçu oluyor.

Şükür Ya Rabb, ulaştırdın
Dalâletten, hidayete!..
Elim tutup, yol açtırdın
Şenaetten, şerafete!..

DALALETTEN, HİDAYETE!.. ACZİYETTEN DİRAYETE!..

İnsanlar,
Toplumlar,
Tabiat ortamı,
Ve Kainattaki diğer canlı cansız her bir yaratılmış olan…

Bunlar arasında öylesine ince ve hikmetli bir denge kurulmuş ki, gönlümüz hayran olmakta, aklımız ise hayrette kalmakta değil mi?!!

Bizleri Haktan taraf olmaya – Hakkın ve Kur’an’ın Tercümanı Milli Çözüm’e tâbi olmamızı lütfeden rabbimize sonsuz şükürler ediyoruz. Bu nimeti yeterli görmeyip, dünyevi tutkulara koşanlardan yetmez, dünyevi tutkularımız için kirli işlere bulaşarak kazandığını sananlardan da edebilirdi rabbimiz…

Yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz hadiselere ilim ve ibret nazarıyla baktığımız zaman Cenabı Hakkın vahdetini kudretini rahmetini ve sonsuz nimetini hatırlıyoruz anlıyoruz ve her şey ama her şey ALLAH’I anlatıyor, gerçek mutlak varlığın Allah olduğu ve O’nun takdirini tayinini taksimini kafa yorup anlayıp görüp kavrayınca aşkımız katmerleniyor rabbimize…

Allah, içinizden iman edenlere ve (taat, cihad, hayrü hasenât gibi) salih ameller işleyenlere (şunları) va’ad etmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, bunları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği (Hakk) dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak (İslami hükümleri tatbik imkânı ve iktidarı sağlayacak) ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirip (huzura ulaştıracaktır. Çünkü) Onlar, yalnızca Bana ibadet (ve kulluk) yaparlar (her hususta Kur’ani kuralları ve Nebevi düsturları esas alarak akıllarını ve vicdanlarını kullanırlar) ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. (Artık) Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
(Nur Suresi 55. ayet: http://www.mealikerim.com/24/nur/55 )

İblis mel’un, tuzak kurar
Hain kendin, boşa yorar
Allah korur, uzak tutar
Acziyetten, dirayete!..

Milli Çözüm yayınlarından birinde anlatılmıştır ki; tarih boyunca; Hak davalara karşı işlenen hıyanetlerden biri de; Zulme ve zillete karşı çıkan, hizmet arzusu ve gayreti taşıyan bazı kimselerin de maalesef Talut’la Calut hikâyesinde anlatıldığı gibi, bir kısmı, komutanını beğenmeyip, biat ve itaati içine sindirmeyerek, bir kısmı liderimizin bazı icraatlarına akıl erdiremeyerek, bir kısmı üzerine aldığı vazife ve mesuliyetlerini yerine getirmeyerek, bir kısmı makam ve yetkilerini istismar ederek derece derece hıyanete düşmüşlerdir. Ta başından itibaren davanın çilesini çeken, zahmetini yüklenen, en zor zamanlarda bile sabır ve sadakat gösteren, cemaatimize moral ve metanet veren kimseleri horlamak, dışlamak, hizmetlerine mani olmak şeklindeki hakaret ve hıyanetlere de şahit olunmaktadır.

Bu dava, herkesin hakiki ayarını ve değerini ortaya çıkaran bir imtihandır… Çünkü bu dava; hem kimi yararlı kimi zararlı pek çok mahlûkatı içinde barındıran, ama asla bulanmayan bir bahr-i ummandır…

Hem bu dava; hizmet ve sadakat ehlinin piştiği ve yetiştiği manevi bir kışladır…

Hem bu dava; şeytanın saltanatını yıkacak ve Rahman’ın adalet düzenini kuracak inkılab-ı ahir zamandır.

Öyle ise, Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne hainlik yapmayın. (Bu durumda) Bile bile kendi emanetlerinize (huzur ve emniyetinize) de hıyanet etmiş olacaksınız.”

(BAK: http://www.mealikerim.com/8/enfal/27) emrini dinlemek ve düşünmek zorundayız. Her ne suretle olursa olsun, hıyanet sayılacak davranışlarda bulunmak ve hıyaneti açık olan kimseleri savunmak kesinlikle yasaklanmıştır.

Allah (CC) sadıkları; aciz ve çaresiz durumda iken, donanımlı ve dik duracak kararlı bir konuma taşır ve hainlerin tuzaklarını boşa çıkarır.

AHZAP SURESİ 15. AYET
(Halbuki) Andolsun, daha önce “arkalarını dönüp kaçmayacaklarına (ve İslam davasından kaytarmayacaklarına)” dair Allah’a söz vermişlerdi; Allah’a verilen söz (ahit) ise, (ağır bir) sorumluluktur. (Ahdine vefa etmeyenler belasını bulacaktır.)
(BAK: http://www.mealikerim.com/33/ahzab/15 )

NİSA SURESİ 107. AYET
“(İslam davasını ve iktidar imkânlarını istismar ve suistimal ederek, aslında) Kendi nefislerine hıyanet edenleri de savunma. Çünkü Allah (CC) daima (ve her fırsatta) hainlik yapan ve günahlara dalan kimseleri asla sevmez.”  (BAK: http://www.mealikerim.com/4/nisa/107 )

KIYAMET SURESİ 14.ve 15. Ayetler:
Aslında gerçek şu ki; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir. (Hesap günü birtakım mazeretler belirtse de, nefsinin kötülüklerine bizzat kendisi şahittir, herkes kendi ayarını ve amacını bilmektedir.)

(Ahirette) Kendi mazeretlerini ortaya atması (birtakım yalan bahanelere sığınması) bile (gaflet ve cehaletinin ve Allah’ı takdir edememenin bir neticesidir).
(BAK: https://www.mealikerim.com/75/kiyamet/14:15 )

Rabbimizin bize iman vermesi, yetmez Erbakan Hocamıza müntesip yapması, yetmez Kur’an’ı, Erbakan Hocamızı en iyi anlayan Milli Çözüm içerisinde bize yer vermesi şükrü eda edilemeyecek bir lütuftur. Rabbim ayaklarımızı kaydırmasın.

SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN RABBİMİZE. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZI VE ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZI TANIMAYI VE TÂBİ OLMAYI LÜTFEDEN RABBİMİZE SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN. MİİLİ ÇÖZÜM GİBİ BİR NİMETE NAİL OLDUĞUMUZ İÇİN SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN. RABBİM AYAKLARIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KILSIN. AYAKLARIMIZIN KAYMASINA SEBEBİYET VERECEK HATALARA, GÜNAHLARA, YANLIŞLARA DÜŞMEKTEN BİZLERİ KORUSUN İNŞALLAH. GEREĞİ GİBİ ŞÜKRÜNÜ YAPMAYI NANKÖRLÜK ETMEKTEN SAKINMAYI NASİP EYLESİN. ŞEYTAN TÜM GÜCÜ İLE GENERALLERİ İLE MÜCADELE EDECEK MİLLİ ÇÖZÜM EKİBİ İLE. RABBİM BİZLERİ KORUSUN. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN VE ÜSTADIMIZIN HİMMETLERİ ÜZERİMİZDEN EKSİK OLMASIN İNŞALLAH. YA RABBİ BİZLERİ AFFET BİZLERİ BAĞIŞLA. BİZLERİ YERYÜZÜNDE ADİL DÜZENİ HAKİM KILACAK O KUTLU EKİBİN BİR ÜYESİ OLAN MÜCAHİT MUTTAKİ KULLARDAN EYLE AMİN.

Âl-i İmran 8
“Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra, bir daha kalplerimizi caydırma (ayaklarımızı kaydırma), bize katından rahmet ve inayet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen.”

https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/8

Son düzenleme 1 ay önce Hasan Çelik

Basiret serdin, gözüme
Feraset verdin, özüme
Kavuştum, Milli Çözüm’e
Rezaletten, fazilete!..

Yüce Allah bizleri Milli Çözümden ayırmasın. Basiret feraset ve fazilet sahibi kullarından eylesin.

İblis mel’un, tuzak kurar
Hain kendin, boşa yorar
Allah korur, uzak tutar
Acziyetten, dirayete!..6

Melun iblisin kurduğu tuzaklardan, kendi nefsimizin kurduğu tuzaklardan Yüce Allah bizleri korusun. Ömür sermayemizi hak davamız üzerinde tüketmeyi nasip etsin..

Basiret serdin, gözüme
Feraset verdin, özüme
Kavuştum, Milli Çözüm’e
Rezaletten, fazilete!..



Yarabbi; bizi Milli Çözüm’e kavuşturup doğruyu görme ve olayların özünü kavrama yeteneği verdiğin için sonsuz şükürler olsun

Yarabbi bizleri doğru yola Milli Çözüm düşüncesine ve idealine dünyada erdemli bir yaşama ulaştırdığın için şükürler olsun

Yarabbi; hidayetin ve rahmetini bizden esirgeme hem dünyada hem ahirette hüsrana uğrayanlardan eyleme 
“Yarabbi bize sahip çık”

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazınız.x
Paylaş...