YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
66910d55c1eb2
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 7 8 2 9
Bugün : 17072
Dün : 32513
Bu ay : 293858
Geçen ay : 783727
Toplam : 25351533
IP'niz : 35.172.230.21

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

TEVBEKÂR OLAN, MAĞFİRET OLUR!

Bu dünya fanidir, bir gün bitecek
Mü’minin hedefi, ahiret olur…
Her şey emanettir, hepsi yitecek
Münafıka kötü, akıbet olur…

Her an huzurdasın, edepli davran
Ömrün gelir geçer, biter bu devran
Ecele yaklaşır, yol alan kervan
Sıdk ile tevbekâr, mağfiret olur…

Pişman olup sızla, ağla be gönül
Ah çekip yüreğin, dağla be gönül
Beynini Rabbine, bağla be gönül
Gözyaşı günaha, taharet1 olur…

Terbiyeni takın, Allah’tan utan
Kıymet izzet bulur, ahdini tutan
Şeytana aldanıp, oltayı yutan
Hıyanetin sonu, hasaret2 olur…

Hak hâkim olacak, hayal kuralım
Rahmet kapısını, her an vuralım
Yeter ki ey dostum, sağlam duralım
Hak dava sadıkı, mefharet3 olur…

Makam çıkar için, hep çark edenin
Riya gurur kibir, benlik güdenin
Kutlu davasını, koyup gidenin
Tüm kârı dünyadan, ibaret olur

Bilgine hizmete, böbürlenme ha
Şımarıp da kalbi, mühürlenme ha
Hidayet kararıp, kömürlenme ha
Kim demiş Şeytanla, meşveret4 olur…

İnsana yakışan, ahde vefadır
Hak yolunda cefa, ruha sefadır
Temiz leziz lokma, haza şifadır
Helal hoş yiyecek, afiyet olur…

Sıhhat servet şöhret, emanet sana
Yaraşan; Hak yolda, metanet sana
Meal kazandırır, fetanet5 sana
Gayrı tüm nimetler, ariyet6 olur…

İslam’ın meyvesi, edep hayâdır
İman ahlâk vicdan, hayra mayadır
Sonsuzluğu ara, hayat rü’yadır
Âşık kula şiir, maharet olur…

Barış Adil Düzen, talibi isen
Taat takva infak, sahibi isen
Samimi Erbakan, naibi7 isen
Cennette Hocanı, ziyaret olur…

1- Taharet: Maddi ve manevi pisliği gidermek.

2- Hasaret: Zarar etme, pişmanlığa düşme.

3- Mefharet: Övünme, iftihar etme.

4- Meşveret: İstişare etme, güvenip bir konuyu görüşme.

5- Fetanet: Yüksek anlayış ve kavrayış yeteneği.

6- Ariyet: Geri alınmak üzere emanet verilen.

7- Naib: Vekil, varis.

5 13 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Fatma Betül ERİŞKİN

Fatma Betül ERİŞKİN

Yorumu Takip Et
Bildir
guest
15 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Necmiye


Makam çıkar için, hep çark edenin

Riya gurur kibir, benlik güdenin
Kutlu davasını, koyup gidenin
Tüm kârı dünyadan, ibaret olur.
, İhlas hiçbir şart ve şekilde, asla yalana ve hilekarlığa tenezzül ve tevessül etmemek, ve dürüstlükten vazgeçmemektir. Menfaatini şerefinden Üstün tutanlar.,ne ihlasa, ne de insanlık onuruna erişemeyecektir.
İman ve ihlas, ciddiyet ve cesaret gerektirir, kaypaklık ve korkaklıkla beraber, samimi ve sağlam bir karakter asla bir arada yürümeyecektir.
Kafirlerin ve kötülerin zararlarından korkarak, Hakkı savunmaktan kaçanlar, sonunda zulüm ateşine odun olurlar. Karanlıklara karşı en azından,bir mum yakanlar ise aydınlık çağlara kapı açarlar.. Barış Adil Düzen, talibi isen
Taat takva infak, sahibi isen
Samimi Erbakan, naibi7 isen
Cennette Hocanı, ziyaret olur…

Necmiye

İnsana yakışan, ahde vefadır
Hak yolunda cefa, ruha sefadır.
İhlas hiçbir şart da şekilde, asla yalana ve hilekarlığa tenezzül ve tevessül etmemek, ve dürüstlükten vazgeçmemektir. Menfaatini şerifinden Üstün tutanlar, ne ihlasa ne de insanlık onuruna erişemeyecektir. İman ve ihlas, ciddiyet ve cesaret gerektirir. Kaypaklık ve korkaklıkla beraber, samimi ve sağlam bir karakter asla bir arada yürümeyecektir, kafirlerin ve kötülerin zararlarından korkarak Hakkı savunmaktan kaçanlar, sonunda zulüm ateşine odun olurlar, karanlıklara karşı en azından bir mum yakanlar işe, aydınlık çağlara kapı açarlar.
Barış Adil Düzen, talibi isen
Taat takva infak, sahibi isen
Samimi Erbakan, naibi7 isen
Cennette Hocanı, ziyaret olur…

Osman Nuri

Terbiyeni takın, Allah’tan utan
Kıymet izzet bulur, ahdini tutan
Şeytana aldanıp, oltayı yutan
Hıyanetin sonu, hasaret olur…

Nasıl ki rabbimizin verdiği 8 milyarlık insanlık içinde 2bucuk milyar müslümanın içinde bizlere müslüman olmayı lütfeylemiş yetmez o 2 buçuk milyar içinde bütün insanlığın saadeti huzuru onuru için faizci kapitalist sistemden rahatsız olmayı lütfeylemiş yetmez bu rahatsız olunanı yıkmak yerine Adil bir Düzen kurma noktasında yeryüzünün tek hareketi olan Milli Çözüm’e bende olmayı lütfeylemiş , sağlık afiyet nimetini veren, hava – su – gıdamızı hertürlü yanlışlarımıza rağmen lütfeden rabbimize FARKINDA OLANLAR ŞÜKREDEBİLİYORLARSA, onca günahlarımızın eksiklerimizin fazlalıklarımızın Allah yolundaki yetersiz gayretsizliklerimizin , rabbimizin hükümleri çiğnenmesin ezilmesin hak hakim olsun diye çabalarımızın eksikliğinin FARKINDA OLMAZ İSEK TEVBEKAR OLAMAYIZ , TEVBEKAR OLAMAYINCA NE KUR’AN ‘A CİHADA İYİ DOĞRU GÜZEL HAKİM OLSUN GAYRETİ GÜDEMEZ MAĞFİRET DE OLUNMAYIZ ve şiirimizde de ifade edildiği üzere rabbimize kalu belada verdiğimiz ahdimizi tutamaz kıymet ve izzet bulamayız ve önünde sonunda şeytana aldanıp avlanırız….RABBİMİZ FARKINDALIK NİMETİNDEN BİZLERİ UZAKTA OLACAK TERCİHLERDE BULUNMAMIZA MANİ OLACAK EYLEM VE DÜŞÜNCEDE TUTSUN .

Bilgine hizmete, böbürlenme ha
Şımarıp da kalbi, mühürlenme ha
Hidayet kararıp, kömürlenme ha
Kim demiş Şeytanla, meşveret olur…

Rabbimiz cümlemizi bilgisine hizmetine gayretlerine böbürlenen yeterli görenlerden ve şımarıp hidayeti kararanlardan ve Hakktan çıkanlardan olmamızı muhafaza buyursun. Hakk ile hizmetlerle cihad faaliyetleriyle ( iyinin doğrunun güzelin faydalının ve adil olanın hakim olması uğrunda gayret çaba zaman harcamak) meşgul olmaz isek Şeytanla şeytanilerle takılır zaman harcar onlara yarayacak boş işlerle ömrümüzü harcar ve malesef bu dünya imtihanını kaybedip ebedi cehenneme zümera oluruz… Rabbim günümüzün KUR’AN’A TERCÜMAN OLAN MİLLİ ÇÖZÜM’E ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZA HAKKIYLA TÂBİ VE TARAF OLANLARDAN VE GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEK İÇİN GAYRET VE ÇABASINI GÖSTEREBİLME AZMİNDE OLANLARDAN OLMAMIZ DUASIYLA…

Son düzenleme 1 ay önce Osman Nuri tarafından
ELİF ÇAĞIL

İslam’ın meyvesi, edep hayâdır
İman ahlâk vicdan, hayra mayadır
Sonsuzluğu ara, hayat rü’yadır
Âşık kula şiir, maharet olur…
Barış Adil Düzen, talibi isen
Taat takva infak, sahibi isen
Samimi Erbakan, naibi7 isen
Cennette Hocanı, ziyaret olur…
***İmtihan dünyasında eğer Hak dava için çalışabilirsek pişman olmaz ve Cennette Peygamberimize ,O’nu sevenlere ve de Hocamıza komşu olabiliriz…

***Rabbimiz kulunu en güzel şekilde yarattığını buyurmakta ve onu Cennetine davet etmektedir…İnşaAllah bizlerde Onun emirlerine uyar ve en güzel şekilde kulluk edip huzurunda utanmayız…Amiiin

Son düzenleme 1 ay önce ELİF ÇAĞIL tarafından
Arzu Akdağ

“Akıllı ve hayırlı insan; düşüncesinde, hedeflerinde ve heveslerinde, nelere önem ve öncelik vermesi gerektiğini bilen ve hayatına ona göre yön veren insandır. Böyle olmak için de Kur’an’ın öğütlerine ve Resulüllah’ın öğretilerine kesin ihtiyaç vardır; yani olumlu ve onurlu insan olmak, şuurlu ve sorumlu Müslüman olmaya bağlıdır. Bütün gayesi ve gayreti şu kısacık dünya hayatıyla sınırlı olan; Yüce Yaratıcı’ya, dünyaya gönderiliş amacını ve ahiret hayatını ve hazırlığını inkâra kalkışan insanlardan, vicdani hassasiyet ve adalet beklemek boşunadır, onların şahsi çıkarları ve ideolojik saplantıları her şeyin başındadır. Bu nedenle tekrar belirtelim ki, akıllı ve yararlı insan Allah’ını ve ahiret hayatını unutmayan insandır.”

“Hatalarınızdan Dolayı Bir An Evvel Tevbe Edip Bağışlanma Dilemeyi Unutmayın!

“Sonra (buna rağmen); şüphesiz Rabbin, (gerçekten) cehalet sonucu (bilmeden) kötülük işleyen, sonra tevbe eden ve bunun ardından ıslah olup kendini düzeltenleri (kabul edecektir.) Şüphesiz Rabbin bundan sonra Bağışlayandır, Esirgeyendir.”[39] ayetine göre samimiyetin Allah’ın Katındaki önemini anlayan kişi nasıl bir hata yapmış olursa olsun, Allah’a yönelip bağışlanma dileme ve tevbe etme imkânı olduğunu bilir. Bu, Allah’ın sonsuz merhametinin bir yansımasıdır. Allah sonsuz bağışlayıcılığını ayetlerinde şöyle bildirmektedir: “(Ancak) Kim bir kötülük işler veya (hainlikle) nefsine zulmedip sonra Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah’ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak buluverir.”[40]

Allah kullarına her türlü hata için geri dönüş imkânı vermiştir. Allah katında geçerli olan yapılan hatanın küçük ya da büyük olması değil, kişinin samimiyetidir. Bu, kuşkusuz mü’minler için çok büyük bir rahmettir. “Ve (o muhsinler) ‘çirkin bir hayâsızlık’ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, (hemen) Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. (Ve zaten) Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar, yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.”[41]

Şu bilinmelidir ki, yapılan hata her ne olursa olsun, insanların zihinlerinde büyüttükleri en büyük suç bile olsa, arkasından gelen samimi bir pişmanlıkla bağışlanma dileyerek Allah’a içten yöneliş, kişiyi bu yükten kurtaracaktır. Bir insan şu dakikaya kadar dinsiz ve gafil olarak yaşamış olabilir, tüm ömrünü Allah’ın razı olmayacağı bir şekilde geçirmiş de olabilir. Ama bir anda samimi ve kesin olarak aldığı bir kararla tevbe etmesi karşılığında, Allah’ın bağışlamasını ve tevbesini kabul etmesini umabilir. Unutmayın; Allah’a karşı işlenen suçlardan samimi bir tevbe ile kurtulmak bir anlık karara bağlıdır ve tek kurtuluş çaresidir. Fakat önemli olan Allah’a verilen sözü yerine getirebilmek ve Allah’ın tavsiye ettiği samimiyeti yakalayabilmektir. Bu da Kur’an’ın ve Resulüllah’ın bütün haber ve hükümlerine razı ve hazır olmayı gerektirir.”

Ekrem BAŞARAN

Gerçek iman sahibi olanlar, yaptıkları hata ve yanlışların farkında olan ve tevbe edip bu hatalarından dönen ve nefsini dizginleyen müminlerdir.

N. Gündüz

Allah-u Teâlâ dünyayı içindekileri ile beraber insanoğluna musahhar kılmış, istifadesine arzetmiştir. Bütün bunlar dünya hayatını geçirmek ve faydalanmak üzere verilmiş birer vasıta olması itibariyle birer nimet iseler de, asıl aranılacak gaye bunlar değildir, bunların faydası geçicidir. Biz insanlar ise bütün bunlara düşkünüz. Hakk ve hakikati bırakıp dünya lezzetlerine dalıyoruz, böyle oluncada dünyaya aşırı muhabbet bağlayanlar büyük bir huzursuzluğa uğramışlardır.
Üstad Bedîüzzaman Hazretleri makbul bir tövbenin formülünü şöyle açıklar: “Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiane eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, affa müstahak olur.

Mus'ab Eryıldız

Bir çıktısını alıp güne başlarken okunacak rehber niteliğinde bir şiir. Böylesine hikmet ve hakikat incilerini; özet halinde ve bu yüksek özellik, güzellik ve güncellikte Üstad Ahmet Akgül Hocamızın şiirleri dışında, başka bir yerde bulmak imkânsızdır.

Paha biçilmez bir nimetle karşı kaşı karşıyayız. İstifade edebilmeyi Cenabı Haktan Niyaz ediyoruz. Şımarıklıktan, bu nimetlere karşı körlükten, kadir kıymet bilmeme nankörlüğünden Allah (CC)ne sığınırız.

N.Eryıldız

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Ve (sürekli samimiyetle tevbe istiğfar edip) Allah’tan bağışlanma dile. Gerçekten Allah Bağışlayandır, Esirgeyendir. (Nisa Suresi 106)

Mücahit Dinç

Bütün insanlığın dünya ve ahiret saadeti için çıktığımız kutlu yolda bizleri mahrum ve mahcup eyleme Ya Rabbi.
Nefsimiz ile baş başa bırakma, hata, eksik ve günahlarımızı bağışla amin

H. Ç.

Allahım! Sen çok affedicisin, Kerîm’sin, affetmeyi seversin. Beni de affeyle!

Âl-i İmran 8
“Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra, bir daha kalplerimizi caydırma (ayaklarımızı kaydırma), bize katından rahmet ve inayet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen.”

https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/8

Furkan 70
Ancak, her kim (kesin ve samimi bir) tevbe (ile inkâr ve isyandan dönerse) ve (gerçekten) iman edip (Hakka ve hayra yönelirse) ve (İslam’a ve insanlığa yararlı) salih ameller işleyip davranışlarını düzeltirse; işte böylelerinin kötülüklerini, Allah iyiliklere çevirir. Allah çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.

https://www.mealikerim.com/25/furkan/70

Tahrim 8
Ey iman edenler! “Tevbe-i Nasuh” ile (yani kesin bir niyetle, günahlara geri dönmemek azmiyle, samimi ve halis bir pişmanlık düşüncesiyle, açılan bir yarığı en sağlam bir iple ve bir daha kopmaz biçimde diker gibi) Allah’a tevbe edin (ve kötülüklerden vazgeçin. Günahına sevinmenin, günahıyla övünmenin, günahını küçümsemenin ve günahlarda ısrar etmenin Allah’ın kahrına uğratacağını bilin!). Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlere sokuverir. O gün (mahşerde) Allah, Peygamberi ve (kıyamete kadar) Onunla beraber iman edenleri (asla) utandırıp küçük düşürmeyecektir. (Mahcup ve mahrum etmeyecektir.) Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar-parıldar (vaziyette huzurla yürüyecekler ve): “Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin” diyeceklerdir.

https://www.mealikerim.com/66/tahrim/8

GEREĞİ GİBİ DAVRANMAYI BİZLERE NASİP EYLE ALLAHIM, BİZLERİ MÜCAHİT MUTTAKİ KULLARDAN OLABİLMEMİZ İÇİN BİZE YARDIM ET, ELLERİMİZİ TUT, KALPLERİMİZİ DİNİNDE SABİT KIL! ZİHİNLERİMİZİN BİR SALİSE BİLE KARARMASINA, YALANA, YANLIŞA KAYMASINA MÜSADE ETME! ELİMİZ OL, KALBİMİZ OL, BEYNİMİZ OL! Amin.

Ya rabbi; gözüme nur ver ki, hakikati görüp anlayayım..Kulaklarıma nur ver ki; Hakkın ve hayrın sesini duyayım…Kalbime Nur ver ki; nereye baksam Yüce zatını hatırlayım, Seninle beraberliğin huzurunu bulayım.. AMİN.

Necmiye

Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi:  “Allah’ın eli, gerçek Allah dostlarının elidir! Ricalûllah olan Allah erlerini tanıyın ve onlara yaklaşıp yararlanmaya bakın… Allah’tan istemekten, halinizi Allah’a arz etmekten çekinmeyin!.. ‘Ey yerlerin ve göklerin Sahibi, dara düştüm. Ellerimi sıkı sıkı tut, bırakma!’ (de ki felaha ulaşasın…) Allah’ın rahmet ve merhamet eli her an Kendisini seven kullarının üzerindedir; bunu asla unutmayın. Düşmanların çokluğuna ve güçlü sanılmasına aldanıp umutsuz ve mahzun da olmayın, fakat Allah için hüzün insanı olgunlaştırır. Hüzün bir insanın yüreğine değdiyse, ya Mevlâ’sını özlemiştir veya Mevlâ’sı onu özlemiştir. Mevlâ’yı özleyen gönül ya hüznü bekler veya her an hüzündedir. Bela, gam ve keder Mevlâ’nın sevdiklerine gösterdiği kamçıdır; vurdukça Kendine çeker. Varış Mevlâ’ya olduktan sonra gam olsa ne olur, bela olsa ne olur?!.. Haydin bakalım, kalkın, vakit; Rabbe sığınmak vaktidir. Vakit; dua vaktidir. Vakit; gayret vaktidir. Vakit; kardeşlik vaktidir. Vakit; zikir… Vakit; şükür… Vakit; hamd ve fikir vaktidir!”

Tarık Fettah

Bindim Şeyhin gemisine
Çıktım derya kıyısına
Gidem ulular ulusuna
Hu Benim şâhım Hu Hu Hu 🇹🇷❤️🌹

Necmettin

Tevbemize bile tevbe,etmek gerekli
İlâhi nusretin ancak, bize can olur
Milyarlardan seçtin, sonsuz şükür etmeli
Nankörlük sonsuz ıstırap,sebebi olur!..

“Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve çevrelerini) ıslah edip düzeltenler ve (indirilen Kur’an ayetlerini) açıklayıp (insanlara bildirenlere gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri çokça kabul edenim, Esirgeyenim.”
Bakara Suresi 160

“Ve (o muhsinler) “çirkin bir hayâsızlık” işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, (hemen) Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. (Ve zaten) Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar, yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.”
Al-i İmran Suresi 135

CANDAN

Makam çıkar için, hep çark edenin
Riya gurur kibir, benlik güdenin
Kutlu davasını, koyup gidenin
Tüm kârı dünyadan, ibaret olur

milli görüşü bırakıp gidenin sonu berbat olur. tövbe etmeye bile fırsat bulamadan hasir olur

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
15
0
Yorumunuzu okumaktan memnuniyet duyarızx
Paylaş...