TEVBEKÂR OLAN, MAĞFİRET OLUR!
Bu dünya fanidir, bir gün bitecek
Mü’minin hedefi, ahiret olur…
Her şey emanettir, hepsi yitecek
Münafıka kötü, akıbet olur…
Her an huzurdasın, edepli davran
Ömrün gelir geçer, biter bu devran
Ecele yaklaşır, yol alan kervan
Sıdk ile tevbekâr, mağfiret olur…
Pişman olup sızla, ağla be gönül
Ah çekip yüreğin, dağla be gönül
Beynini Rabbine, bağla be gönül
Gözyaşı günaha, taharet1 olur…
Terbiyeni takın, Allah’tan utan
Kıymet izzet bulur, ahdini tutan
Şeytana aldanıp, oltayı yutan
Hıyanetin sonu, hasaret2 olur…
Hak hâkim olacak, hayal kuralım
Rahmet kapısını, her an vuralım
Yeter ki ey dostum, sağlam duralım
Hak dava sadıkı, mefharet3 olur…
Makam çıkar için, hep çark edenin
Riya gurur kibir, benlik güdenin
Kutlu davasını, koyup gidenin
Tüm kârı dünyadan, ibaret olur
Bilgine hizmete, böbürlenme ha
Şımarıp da kalbi, mühürlenme ha
Hidayet kararıp, kömürlenme ha
Kim demiş Şeytanla, meşveret4 olur…
İnsana yakışan, ahde vefadır
Hak yolunda cefa, ruha sefadır
Temiz leziz lokma, haza şifadır
Helal hoş yiyecek, afiyet olur…
Sıhhat servet şöhret, emanet sana
Yaraşan; Hak yolda, metanet sana
Meal kazandırır, fetanet5 sana
Gayrı tüm nimetler, ariyet6 olur…
İslam’ın meyvesi, edep hayâdır
İman ahlâk vicdan, hayra mayadır
Sonsuzluğu ara, hayat rü’yadır
Âşık kula şiir, maharet olur…
Barış Adil Düzen, talibi isen
Taat takva infak, sahibi isen
Samimi Erbakan, naibi7 isen
Cennette Hocanı, ziyaret olur…
1- Taharet: Maddi ve manevi pisliği gidermek.
2- Hasaret: Zarar etme, pişmanlığa düşme.
3- Mefharet: Övünme, iftihar etme.
4- Meşveret: İstişare etme, güvenip bir konuyu görüşme.
5- Fetanet: Yüksek anlayış ve kavrayış yeteneği.
6- Ariyet: Geri alınmak üzere emanet verilen.
7- Naib: Vekil, varis.

KIYMET VER Kİ KIYMETLEN!
Tövbe kapısını heran açık tutan !
Bir gün kapattığında geç kalabilirsin…
Son pişmanlık fayda asla vermezmiş…
Fırsatın varken hergününü elmas gibi bil…
Kıymet ver ki herzaman kıymetin artsın…
Tevbekar olan mağfiret olur
İslam’ın meyvesi, edep hayâdır
İman ahlâk vicdan, hayra mayadır
Sonsuzluğu ara, hayat rü’yadır
Âşık kula şiir, maharet olur…
Yeter ki ey dostum, sağlam duralım Hak dava sadıkı, mefharet olur…
[b]Mâide 105
Ey iman edenler! Üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. (Öncelikli sorumluluğunuz kendi niyetleriniz ve amellerinizdir. Bu nedenle kendinize dikkat edin ve düzeltin.) Siz (sadakatle hidayete ve İslamiyet’e yapışıp) doğru yola eriştiğiniz takdirde, (Hakk’tan ve hayırdan ayrılıp) sapan (kimseler) size zarar veremeyeceklerdir. Tümünüzün dönüşü Allah’adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
[/b]
Rehbersiz Hakka varılmaz…
Yâri Ara bul
İnsan ümmül kitap Natık-ı Kuran
Gönülden gönüle yol bulup varan
Gönül yarasına ilacı saran
Bir gerçek dostunla varı ara bul
Hak yoluna giden yolcu yorulmaz
Sel deryaya ulaşmadan durulmaz
Rehbersiz mürşitsiz Hakk’a varılmaz
Gönülden gönüle turu ara bul
Can kafesi bu gördügün bedende
Dünyadaki gizli sırlar âdemde
Sende ötmek istersen bahçende
Şeyda bülbül gibi zarı ara bul
Ölmeden ölenler geri dirilmez
Can gözü olmadan gerçek görülmez
Yakın olmak istiyorsan Allah’a
Milli Çözüm meydanında darı ara bul
Âşık olan kulu güle zar eyle
Seni yâre yâri sana yâr eyle
Zarar etme bu meydanda kâr eyle
Zararın için içinde kârı ara bul
Rabbim ayaklarımızı sabit tut ve bize sabır ver… Amin
Hak hâkim olacak, hayal kuralım
Rahmet kapısını, her an vuralım
Yeter ki ey dostum, sağlam duralım
Hak dava sadıkı, mefharet3 olur…
Asrımızda, Münafıkların Elinden ve Münafık Karekterden Kurtulmanın İlacı Milli Çözümde Bulunmakta!
Bu dünya fanidir, bir gün bitecek
Mü’minin hedefi, ahiret olur…
Her şey emanettir, hepsi yitecek
Münafıka kötü, akıbet olur…
Manfıktan ve münafıklıktan sakınmanın yolu, ilacı Üstad Ahmet Akgül Hocamızın şiirleri, makaleleri, kitapları ve sohbetleri.
Aksi taktirde münafıkların elinde oyuncak olmakta kurtulamazsın!
Yeter ki ey dostum, sağlam duralım
Barış Adil Düzen, talibi isen
Taat takva infak, sahibi isen
Samimi Erbakan, naibi isen
Cennette Hocanı, ziyaret olur…
Şüphesiz iman edenler hicret edenler Allah yolunda Cihat edenler işte onlar Allah ‘ın rahmetini umabilirler.
Şüphesiz iman edenler,
Hicret edenler, Allah
Yolunda cıhad edenler,
İşte onlar Allah ‘ın
Rahmetini umabilirler.
Hak hakim olsun diye
Cıhad etmeden Cennet
Özleyenler ise boş bir
Aldanış içindedirler.
Allah bağışlayandır
Esirğeyendir. Bakara / 218
Kapanmadan
Son nefes imkanı elden çıkmadan
Pişmanlık ve hüzün canı sarmadan
Defter toparlanıp soldan gelmeden
Sen kendini topla, tevbeye yönel
Kıymetini sez, cihadı seç, gel…
insanın sonsuz ahiret yurduna ulaşmak için denendiği yer
Her insanın dünyaya bakış açısı;
onun hayat felsefesini, beklenti ve hedeflerini, niyet ve istikametini derinden etkileyecek, hatta kökünden değiştirecektir.
Yaşamı sadece bu dünyadan ibaret sanan, ahirete inanmayan veya sadece kuru bir zan ve ihtimal olarak bakan…
Ya da dünyalık rahatını ve menfaatini, tapınır derecede öne alıp, ölüm sonrasını geri plana
atan insanların;
a) Kanuni cezalardan kaçıp kurtulma fırsatını yakaladıklarını
b) İnsanlardan saklayıp, horlanma ve hakarete uğrama endişesini aştıklarını düşündükleri bir ortamda, her türlü kötülüğü işleyebildikleri görülmektedir.
Herkesin başına,onu 24 saat kamerayla izleyen ve engelleyen bir polis, hatta rüşvet almasın diye onu da gizlice denetleyen bir hafiye dikemeyeceğimize göre sağlam bir ahiret düşüncesi ve hesaba çekilme endişesi, en etkin vicdani otokontrol sistemidir.
Oysa ahiret hayatına iman edip önemseyen ve önceleyen, bu hayal gibi geçici dünyaya
imtihan için gönderildiğini ve en büyük gaye ve gayretini bu imtihanı kazanmaya yöneltmesi
gerektiğini bilen insan, mutlaka sorumlu, şuurlu ve huzurlu bir hayat sürecektir.
Kendisine zarar vermeye, Haktan ve hayırdan çevirmeye çalışan şeytanları ve şerli insanları bile, bu imtihandaki kötü niyetli antrenörleri gibi görecek, her an, her ortamda ve her olayda Allah
tarafından imtihan edildiğinin bilinciyle hareket edecek, niyet ve istikametini Allah’ın rızasına
ve kullarının hayrına ve hatırına kilitleyecek; varlık, sağlık ve rahatlık ortamında şımarıp
şaşırmaktan, darlık, hastalık, sıkıntı ve saldırı durumunda şapşallaşıp itiraza kalkışmaktan
vazgeçecektir.
Amaç; bu imtihanı kazanmaktır!
Görevimiz: dünya hayatına karşılık, ahireti satın almaktır!
Ahmet Akgül, İnsanın Yozlaşması, sf.249-250
Ya Rabbi, ömrümün sonuna doğru hızla koştuğum şu yollarda, şu omuzlarıma ağır gelen imtihanlarda ve Sana ibadet için geldiğim şu kocaman dünyada yalnızca Sana güveniyorum! Yorulup, kırılıp, incinip, ara ara düşerse yüzüm; bitkin, halsiz düşüp, yorulursa bedenim, anlatmaktan, çağırmaktan, dostlarımız tarafından bile yanlış anlaşılmaktan dolayı dayanamıyorum artık derse yüreğim… Sen düştüğüm yerden kaldır beni, yeniden güç, kuvvet, azim, inşirah ve yolunda sabit kılınmış yürek ve ayaklar ver! Kardeşlerimle gönlümüzü Senin sevginde ve rızanda birleştir.
Lâ yükellifullaah, Ya Rabbi, yükümü hafiflet!”
TEVBEKÂR OLAN, MAĞFİRET OLUR!
İslam’ın meyvesi, edep hayâdır
İman ahlâk vicdan, hayra mayadır
Sonsuzluğu ara, hayat rü’yadır
Âşık kula şiir, maharet olur…
Barış Adil Düzen, talibi isen
Taat takva infak, sahibi isen
Samimi Erbakan, naibi isen
Cennette Hocanı, ziyaret olur…