YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69ccb43e3d552
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 1 3
Bugün : 10550
Dün : 56731
Bu ay : 10550
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52155608
IP'niz : 216.73.216.63

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

TRUMP VE ABD'YE MİLYAR DOLARLAR;
FİLİSTİN VE GAZZE'YE LAF VE DUALAR!

  1. 26 Eylül 2025 – S. Yalçın
4.8 24 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Subscribe
Bildir
14 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

İşbirlikçilerin en iyi maharetleri; kendi milletlerinin aleyhine olan olayları güzel bir kılıf geçirerek milletlerinin lehineymiş gibi sunmalarıdır. Zaten bu maharetlerinden dolayı büyük güçler tarafından seçilmektedirler. Karşılarında koyun gibi güdülen, aklını işletmeyen bir millet varsa işleri iyice kolaylaşıyor. Bu tür işbirlikçilerin dün kara dediklerine bugün ak demelerinin bu tür toplumlar için bir önemi yoktur. İşbirlikçileri kullananlar; milletlerin kanını canını sömürdükleri müddetçe bu işbirlikçilerini kahraman göstermekten çekinmezler hatta arada kendilerine atıp tutmalarına ses çıkarmaz ve böyle yapmalarını isterler. Posaları çıkana kadar kullanırlar.

İşbirlikçiler kendi makam ve saltanatlarını bir sürede daha devam ettirebilmek için ülkenin onur ve haysiyetini ayaklar altına aldırtmaktalardı.  Asırlar boyu islamın izzet’i altında ezilen batı yaşadığımız bu onur kırıcı olaylar ile bir taraftanda  geçmişin acısını çıkarmaktalardı. Maalesef cumhuriyet tarihinin en olumsuz en’lerini şu işbirlikçiler eliyle gerçekleşiyordu. İçeride yapılan tahribatların daha büyüğü dışarıda sergileniyor ve tamiri zor tavizler veriliyordu. 

Bir atasözümüz vardı. “Keser döner sap döner gün gelir hesap döner.” Hesapların tek tek sorulacağın gün yaklaşmakta idi. Geçmiş kavimlerden, Allah yapılan kötülüklerin karşılılığını bazen bu dünyada onları rezil ve zelil, aşağılık ederek vermekte idi. Bu günleri görecektik ve bunuda en Sadık kulu eliyle verecekti. Bütün hainlerin, kafilerin, işbirlikçilerin vede dahi aşağılık münafıkların hepsinin hesabının sorulacağı o büyük günün fragmanını bu dünyada da yaşacaktık.

Terörsüz Türkiye projelerinin de, Bop Eşbaşkanlığı görevini alması ve , Netanyahu’nun dostu ve en büyük desteçisi Trump’ı gerçek dost saymayı ; AKP’nin kendi kanaat ve kararlarıyla ve ülke çıkarları doğrultusunda alındığını düşünmek ya saflıktır veya gerçekleri saptırmaktır. Hak’tan ayrılıp değişen ve dejenere edilen kimselerden, bozuk düzeni düzelteceklerini beklemek, akla aykırıdır.

Nokta.

Last edited 4 ay önce by Osman Nuri ÇELİK

Dünya 3 Aşamada 2 kesim Trampa çalışıyor…1 kesim karşı duruyor..
1-Trampseverler ,
İsrail ,Amerika ,Çin ,Avrupa( AB)ile dostu olanlar, ve her fırsatta bu üç katil ve barbar ülke ile adım atanlar..

2- İsrail’e sözde katil deyip..!? Filistin ve Gazze nin katili israilin dostu Tramp,
Trampında yakın Dostu Akp nin üst kadrosu…(Heyet olarak Son temasları Amerika’da ki görüşmeleri 3/10/2025)?!

3-Trampsavarlar,
Filistin Gazze, Doğu Türkistan ve Tüm mazlum coğrafyada İnsanca Barış ve huzurlu bir Adil dünya da yaşama gayreti içinde olan siyasî iktisadi Askeri olarak..

03/10/2025 Amerika da, Filistinli İsrail savaşı barış görüşmeleri…
Sonuç; 03/11/2025 kuduz İsrail yine Filistin ve Gazze yi vuruyor katliama devam ediyor…

Fiili hamle yapabilmek; yani mazlumdan yana olmak ve zalime dur diyebilecek dirayeti sergilemek ancak Milli Görüş-Milli Çözüm çizgisinin içinde olmakla mümkündür. Aksi takdirde ya kızarsınız ya da birbirinizi yer uşaklık kavgasında öne geçmeye gayret edersiniz.

MİLLİ ÇÖZÜM, GERÇEKLERİ YAZAR, TARİH İSE MİLLİ ÇÖZÜM’Ü…

Bu muhteşem makalede:

Siyonistlerden, Deccaline, Süfyanına, en azılı münafık takımına, Emperyalistlerine..
Bunların kirli planlarına, sinsi tuzaklarına kadar sadece ülkemizde değil bütün yeryüzünü tarasak hiçbir yerde bulamayacağımız gerçekler, tespitler ve ayarları ortaya koyacak nitelikte ölçüler var.
Bunları yazmak bir yana, okumaktan çekinen milyonlarca insan var.
Milli Çözüm’ün tek bir açığını arayan Siyonistlerin, en azılı münafık takımı her an teyakkuzda fakat bulamıyorlar!
Bunlara rağmen,
Siyonistlerin 5. Sınıf ayak takımına yalakalık yapan ahmak takımı, Milli Çözüm’e zarar verebileceğini zannediyor.
Milli Çözüm sırtını Allah’a dayamış, şeytanların general takımını parmağına takmış fakat gaflet ehlinin küçük beyinleri bu büyük gerçekleri görmekten aciz..
Erbakan’a ihanetleri kadar makam mevkii sahibi olanların sonu, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir senaryo konusu olacaktır.
“Banane Amerika’dan” diyerek, bütün Siyonizm’e kafa tutan Erbakan Hocamızın mirasına leke sürenleri tarih ibretle yazacaktır.
Tarihin yazmayacağı ihanetlerin sonucunu ise yakın zamanda göreceğiz inşallah.
Vatan toprakları ayaklarımızın altından kaymaktadır. Bugün 19 mayıstan hatta 19 Mayıs tan daha önemli ve tehlikeli bir günde bulunuyoruz ancak Allah’ın izniyle inanıyoruz ki;
Milli Çözüm merkezli Milli Mütabakat Hükümeti ile önce işbirlikçilerden, ardından ise şeytanilerden dünya temizlenecektir..

ZULÜM GÖREN KARDEŞLERİMİZİN KURTULULMASI İÇİN, ZALİMLERİN İNSAFA GELMESİ BEKLENİYOR, BİR YANDAN DA SIRTLARI SIVAZLANIYOR. ONLARA ŞİRİN GÖRÜNMEYE RIZALARI ALINMAYA ÇALIŞILIYOR. HALA TİCARETLER SÜRÜYOR, HALA DESTEKLER VERİLMEYE DEVAM EDİLİYOR. ALLAH AŞKINA ZALİMLER BÖYLE Mİ DURDURACAKSINIZ. DESTEK VEREREK SAEDEC ZALİMLİKLERİNİN ARTTMASINA SEBEP OLURSUNUZ. ÜSTADIMIZ ŞÖYLE BUYURMUŞLARDI; “BAŞBAKAN OLMAK CUMHURBAŞKANI OLMAK KOLAY, ZOR OLAN ERBAKAN OLMAKTIR”. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ GEREK ÜLKEMİZ İÇİN GEREKSE İSLAM ALEMİNİN SAADETİ İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALARI YAPABİLMEK İÇİN İKTİDARI; KENDİ TABİRLERİ İLE “TIRNAKLARIMIZLA KAZIYARAK ALDIK” BUYURMUŞLARDI. HER TÜRLÜ SIKINTILI BİR SÜREÇ İÇERİSİNDE 20 ŞUBAT 1997 DE (28 ŞUBATTAN 1 HAFTA ÖNCE) FİLİSTİNE TÜRK ASKERİ GÖNDERİLMESİ KARARI ALINMIŞ VE GÖNDERİLMİŞTİ. ERBAKAN HOCAMIZ BAŞBAKANKEN İSRAİL, TEK BİR MERMİ SIKMAYA DAHİ CESARET EDEMEMİŞTİ. YANİ İSTENİLİRSE ZALİMLER PUSTURULURMUŞ. OYSA BUGÜN TEK BAŞINA DİNDAR BİR İKTİDAR! VAR, HER ŞEY İKTİDARIN EMRİNDE AMA NE YAZIK Kİ TEK ADIM DAHİ ATAMAMAKTA. ERBAKAN HOCAMIZ BU DURUMLA İLGİLİ “UN VAR, SU VAR, TUZ VAR BEN DE EKMEK YAPARIM SANIYORSUN AMA EKMEK YAPMAK İÇİN MAYA LAZIM MAYA MAYA, ODA SİZDE YOK” BUYURMUŞLARDI.

BUGÜN SUDAN DA DA İNSANLIK DRAMI YAŞANIYOR. DOĞU TÜRKİSTAN UNUTTURULUYOR, MYMARDA HİNDİSTANDA KARDEŞLERİMİZ ZULÜM ALTINDALAR. TÜM MAZLUMLAR KURTULUŞ BEKLİYOR. İŞ YAPACAK YETKİLİLER İSE ZALİMLERİN MERHAMETE GELİP ZULMÜ BIRAKMALARINI BEKLİYOR. ZALİMLERİ DURDURMAK İÇİN ADIM ATMAYA CESARET EDEMİYORLAR.

İNSANLIK YANIYOR ERBAKAN HOCAMIZI ARIYOR, BUGÜN ERBAKAN HOCAMIZ OLSA NE YAPARSA ONU YAPACAK KİŞİYE İHTİYAÇ VAR.O KİŞİYİ AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ TA 45 YIL ÖNCESİNDEN 1980 YILINDA TRT DE ŞÖYLE İŞARET BUYURMUŞLARDI;

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki:
TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU;
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması,
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

ERBAKAN HOCAMIZIN HER DEDİĞİ TEK TEK GERÇEKLEŞTİ, BU SÖZÜDE GERÇEKLEŞECEKTİR, ÇABUKLAŞTIR YA RABBİ. TÜM MAZLUM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN BİR AN ÖNCE KURTULAŞA ERİŞECEĞİ, BÜTÜN İNSANLIĞIN HUZURA MUTLULUĞA VE SAADETE ERECEĞİ, DECCAL NETANYAHUNUN GEBERTİLİP, İSRAİLİN YERLE BİR EDİLİP HARİDAN SİLİNECEĞİ VE SİYONİZMİN TÜM SİSTEMLERİNİN ETKİSİZ HALE GETİRİLİP ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULACAĞI GÜNLERİ BİR AN ÖNCE NASİP EYLE ALLAHIM. BİZLERİ DE BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞANLARDAN EYLE. AYAKLARIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KIL. AMİN.

Last edited 4 ay önce by HASAN ÇELİK

Makaleyi okuyunca herhangi bir yetkilerinin neler yapması ve neleri yapmaması gerektiğini anladım, halkın ise sadece gazlı içecekler alıp almama konusunda gün geçirdiklerini anladım

YEMEN KUMAŞI GİYDİRİLMİŞ KÜTÜKLER !!!

“Bu, onların (başında; akılları ve vicdanları İslami gerçekleri ve Hakk Dinin gerekliliğini anlayıp) iman etmelerine (rağmen, işlerine gelmediği ve beğenmedikleri için) sonradan (içten itiraz ve) inkâra yönelmeleri (ama zahiren hâlâ Müslüman görünmeleri) dolayısıyla böyle olmaktadır. Bu yüzden kalplerinin üzerine mühür basılmış (hidayetleri kararmıştır), artık onlar (gerçeği ve başlarına geleceği) kavrayamaz konumdadır.”

Kendilerini haklı ve hayırlı göstermek ve devamlı ıslaha çalıştıklarını söylemek İçin(Bakara 11) en kutsal şeyleri istismardan çekinmez ve yalan yere yemin etmekten sa-kınmazlar. Bunlar menfaatlerini ma’bud edinmiş, korkak ve karaktersiz kimseler olduklarından, çöplükte yaşamayı seven mikrop misali çevrelerindeki insanların da sapıtmasını ve yozlaşmasını arzularlar. Özellikle önceleri safiyet ve samimiyetle iman edip hayırlı hizmetler yapan, sonradan dünyalık heves ve hesaplar ve bulaştıkları günahlar yüzünden, adım adım nifak ve nankörlüğe sapan kimseler daha tehlikeli ve tahripkâr olurlar. Zira gerçek mü’min rolü oynayarak Müslümanlara yaklaşmaları ve avlamaları daha kolaydır. Ve herkesin kendisi gibi olmasını istemek fıtri bir olaydır ve insan psikolojisinden kaynaklanmaktadır. Bu gibiler “Hidayeti (rüşvet) verip dalaleti satın almışlardır. Bu alışverişleri de mutlaka ziyan olacak, artık hidayetten de mahrum kalacaklardır. Bakara 16

Bunlar iman ve ihlas edebiyatı yaparak, ibadet ve hizmet rolü oynayarak, takva ve tarikat tiyatrosu kurarak, keramet ve fazilet gösterileri sunarak, safdil ve gafil insanları peşlerine takar, sonra da bunları kendi şeytanları(Bakara 14) ve üstadları olan münafıklara ve masonlara satarlar… Şeytanları (mason locaları) da bu münafıkları, avcıların yabani keklikleri tuzağa çekmek için özel olarak yetiştirip hazırladıkları evcil ve ehil kafes keklikleri gibi kullanırlar.*

Anlayana sivrisinek saz ,anlamayana ASRI SAADET de ki bu örneklerde az…

*Peygamberimiz Hz. MUHAMMED (SAV) ve ASR-I SAADET” kitabından bir bölüm

Makalenin başlığıyla bile zalimlerin ve işbirlikçilerin karşısında en net bir duruş sergilenmektedir! 

Bu duruş, Erbakan duruşudur. Erbakan Hocamızın işbirlikçi AKP, Siyonizm, İslam Birliği, Adil Düzen, Yeni Bir Dünya ve Filistin konularındaki fikirlerini güncel gelişmelere göre inançla savunabilen yer hiç şüphesiz Erbakan Hocamızın bugünkü adresidir.  

Erbakan Hocamız vefat etmiştir; ancak Hak davası, kıyamet sabahına kadar kutlu liderler eliyle devam edecektir. Bu nedenle, şeytanın bugün güncel ana hedefi Erbakan Hocamızı temsil eden lider olacaktır. 

Siyonist odaklara, istismarcı münafıklara ve işbirlikçi kiralıklara karşı; Kur’an kaynaklı, akıl, bilim ve vicdan temelli saptamalar, hem gerçekleri haykırmakta hem de geleceğe ışık tutmaktadır… Bu nedenle şeytanın şerli oklarını üzerine çekmektedir! 

Otuz yıl el etek öpüp hizmete koşturduktan ve bu gayretlerin hikmet ve kerametini anlattıktan sonra, şimdi imanlarının ümit pili bittiğinden kayıp gidenlerin, hiç utanmadan ve Allah’tan korkmadan Aziz Erbakan Hocamızın davasını yürüten merciye karşı iftiraya yeltenmeleri ne olduklarını ortaya çıkarmıştır.  

Last edited 4 ay önce by Mus'ab Eryıldız

Kuralsızlıktan ve iradesi olmayan kanunlardan beslenen zihniyetlerin ve şahısların yönetim ve yürütme sahaları, haksızlığa, soyguna, ahlâksızlığa, her türlü şantaja ve tahakküme açık hale gelir..
Bunun en bariz örnekleri malesef başta ülkemiz olmak üzere dünyanın kahir ekseriyetinde görülmektedir.
Sebataist yazarlardan Murat Belgenin de babası olan, Adnan Menderesin kıdemli yalakası ve TBMM nin eski gazetecilerinden Burhan Belge Kıbrıslı Sosyolog Niyazi Berkes’e bir beyanatında;

“Ben bir fikir fahişesiyim.. Bir fahişe kendine ücretini kim verirse zamanını ona ayırır. Ben de onlardan biriyim.. Aramızdaki tek fark parasını aldığımız iştedir.” der.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dış güdüme, ve uşaklığa en mecbur kaldığı dönemlerin başında İnönü dönemi gelir.. Teslimiyetçi, yönlendirilmeye son derece açık olan İsmet İnönü karakterindeki birinin, hükümeti döneminde gelişen bir olayı anımsatmakta fayda var.

İtalya’da Mussoloni düşürülmüş ve İtalya dış güdüme teslim olma yoluna girmiştir. Bu sırada Hitler komandoları, Mussoloniyi kaçırıp ona Kuzeyde yapay bir İtalyan Devleti kurarlar. Bu konumdayken, Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Saffet Arıkandan Ankara’ya bir şifre ulaşır. Şifreye göre, Arıkan Alman dışişleri bakanlığına çağrılmıştır,kendisine bir sunum yapılır.
Sunuma göre, İtalya 12 adayı Türkiye’ye bırakacaktır. Buna karşılık ise, Türkiye de Mussoloniye verilen yapay İtalya Cumhuriyetini tanıyacaktır… İşte Türkiyeyi büyük bir savaşa sürükleyecek böyle bir oyunu İnönü ayarındaki bir insanın hükümetinin Dışişleri bile anlar ve Alman Dışişlerine şöyle yanıt verilir;

“Bu önerinizi İngilterenin onaylaması koşuluyla kabul ederiz. ” Ve konu o gün kapanır.. Bir daha açılmaz

İnönü’nün 12 ada ihanetini, Millî Çözüm defalarca yazdı..

Bu örneği vermemizin nedeni, bugünkü teslimiyetçi Akp İktidarının Amerika, İsrail, Avrupa karşısında İnönüden bin beter hal içindeki zilletine vurgu yapmaktı.. Yukarıda makalede yayımlanan ticari rakamlar, İktidarın ne büyük bir tutsaklık ve zillet içinde olduğunu anlamaya yeter bile..

Milli Çözümün, olayları tüm sebep ve bağlantıları ile ele alan ve çözümü ortaya koyan yaklaşımları, devletin Hukuki, Askeri, İktisadi ve Diplomatik birimlerine ve düşünen, akıl ve idrak sahiplerine rehberlik yapmaya devam edecektir..

Last edited 4 ay önce by Mehmet Sıtmapınar

Seçim döneminde üst düzey pazarlaması yapılan ve en ufak yapıcı eleştirilere (ve kuşkulara) hain muamelesi yapılan KAAN’ın esamesi dahi okunmuyordu. Motorlarının ABD’den alındığını dışbakan en üst düzey ağızdan kendisi söylüyordu. Bunlara ek olarak birim maliyeti 200 milyon USD olarak belirtilen KAAN yerine İngiltere ile yeni bir anlaşma yaparak birim maliyeti yaklaşık aynı olan Eurofighter Typoon alımı anlaşması yapılıyordu. İngiliz başbakan Keir ise bu anlaşmayı halkına gururla açıklıyor bizi nasıl dolandırdığını böbürlenerek anlatıyordu. Acaba para vermediğimiz ülkemizin kaynaklarını aktarmadığımız siyonist sermaye kalmış mıydı ?? Bunların milli duruşu seçimlerden 2 ay önce devreye giriyor, seçim sonrası devreden çıkıyordu…

Yazının çarpıcı bölümleri:

“…1- ABD’den, hem de normal fiyatının üzerinde, sıvılaştırılmış doğalgaz alımı…

2- 300 kadar Boeing yolcu uçağı pazarlığı (300 kadar da Avrupa’dan Airbus alınacaktı)…

3- Nükleer Enerji İşbirliği Anlaşması…

4- Sonunda HAMAS’ın tasfiyesi ve Gazze’nin teslim edilmesi adına; güya Kuduz İsrail’e Trump’ın; “Artık saldırıları durdurma” ricası temel konulardı…”

“…Erdoğan’ın ‘Uyduruyorlar!’ Dediğini THY Doğrulamıştı

Cumhurbaşkanı T. Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump görüşmesi öncesi verdiği tavizlere dair tartışmalar sürerken THY, uçak alım iddiasını doğrulamıştı. Ekonomi’nin haberine göre, ABD ziyaretinde bulunan THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat konuyla ilgili “Boeing’den uçak alımı konusunda zaten görüşmelerimiz hep söz konusuydu. Dünyanın iki önde gelen yolcu uçağı üreticisi Boeing ve Airbus, siparişlere yetişmekte zorlanıyordu. Boeing’le bu seyahatte 250 uçaklık bir imza atabileceğimiz doğrudur” açıklamasını yapmıştı…”

“…AKP’nin Boeing Aşkı ve Perde Arkası

“Boeing son yıllardaki ardı ardına gelen zararlarının önüne geçmek için ne yaptı?” Bu soru bizi yakından ilgilendiriyor. Türkiye-Boeing ilişkisi İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başladı. 1960’larda (707 gibi) jet uçakları alındı. Daha yakın ilişki 2003 yılı itibarıyla AKP iktidarı ile başladı. 2012’de 15 adet, 2013’te 70 adet, 2014’te 15 adet, 2018’de 30 adet gibi alımlar yaptı. Ki bu şirketten sadece uçak alınmıyor, savunma sanayi iş birliğini de anımsatayım; -örneğin- JDAM güdüm kitleri gibi mühimmat paketleri alındı, vs.

Bu alımların sebeplerinin başında şunlar vardı:

Bu salt ticari ilişki değil; aynı zamanda Beyaz Saray Oval Ofise girmenin aracı ve parametresi sayılıyordu. Ve dikkat ediniz; siyasi ilişkiler her gerginleştiğinde Boeing’den alışveriş yapılıyordu. Yani, halkımızın geçim sıkıntısına rağmen ülke çıkarlarını ABD Yahudi firmalarına akıtırsan Washington’da kapılar açılıyordu, kapitalizmin başkenti kapıları milyar dolarlar almadan açılmıyordu. Sadece Türkiye değil, Suudiler gibi Arapların hep yaptığı bu tür alımlar oluyordu. Sadece uçak sanmayın; Katar, Boeing ile enerji işi yapıyordu!

Bu arada şu bilgiyi eklemezsem eksik kalır; bu “diplomatik” ilişkilere kapı açan Boeing, öyle oturup müşteri gelmesini beklemiyordu. Mesela: Boeing’in sadece 2008’den 2010’a kadar 52,29 milyon dolar lobi faaliyetlerine harcama yaptığı ortaya çıkıyordu. Keza; yıl, 2021. Washington’da faaliyet gösteren JL Manufacturing firması ile diğer bazı yükleniciler, Boeing’in askeri uçak parçaları işlerinde rüşvet vererek sözleşmeler elde etme suçlamasıyla yargılanıyordu…”

“…Özetle; KAAN’ların kalbi olan motorlar hâlâ Amerikan Yahudi firmaların avucunda ve insafındaydı! Zira motorlarını üretemediğin KAAN’lar ve İHA’lar sadece bir metal yığınıydı!…”

Geçtiğimiz ay sonunda yandaş-candaş yalaka medya ve yazar çizer takımı “Amerika’nın fethi ve İsrail’in hizaya getirilmesi!” şeklinde servis edilen ve günlerce konuşulup övülen Recep T. Erdoğan ve Trump görüşmesi neticesinde verilen taviz ve rüşvetler gerçekte AKP ve Siyonist İsrail’in ömrünü uzatma amaçlıydı!..

Normal fiyatının üzerinde alınan sıvılaştırılmış doğalgaz (kaya gazı) alımı, 300 e yakın BOING ve AIRBUS alımı, Nükleer enerji işbirliği.. ve en önemlisi ise; Siyonist İsrail ve destekçileri ABD AB vs. tarafından yenilemeyen HAMAS’ın işbirlikçi Ülke yöneticileri eliyle tasfiye edilip silahsızlandırmak işgali tamamlamaktı. Bu vesile ile işbirlikçi AKP iktidarının amacı, Siyonist hedeflere hizmet ederek karşılığında meşruiyet sağlama yani siyasi reklam desteği sağlayarak, bir süre daha iktidarda kalmaktı.. AKP iktidarı o kadar zor durumdaydı ki; bunca verilen tavizlere ve aşağılanmalara ek olarak yeni görev ve tavizlere de hazır olduklarını göstermekten çekinmiyorlardı.

2018 de ABD mallarına getirilen ek vergilerin tek taraflı olarak kaldırılması, ABD menşeili ürünleri ucuzlatacak ancak cari açığı artıracaktır.

Bu üretmek yerine ithalat yaparak daha kolay ve daha çok kazanan rantiyecilerin hoşuna gidecekti.

Maalesef ithal malların yerli mallardan daha uyguna satılması yerli üreticilerinde yok olmasına ve işten çıkarmalaralar da ayrıca işsizliğe neden olacaktır.

Türkiye’nin müstemleke, sömürü ülkesi olma yolunda ilerlediği acı bir şekilde görülmektedir!.

SP Genel Başkanı Arıkan’ın açıklamaları doğruydu ve uyarıcıydı ancak “Bana ne Amerika’dan!’ netliği takınılmalıdır.” Cümlesinin öncesinde sözün sahibi “Erbakan Hocamızın söylediği gibi ..” bir hatırlatma yapmayanların Sn. Erdoğan’ın ayarına düştüklerinin farkında mıydı? Erbakan’ı anmak sizi rahatsız mı ediyordu? Erbakan’ sız bu sözün, Milli Görüşün, SP’nin hatta “sizin” ne anlamınız kalırdı ki?

Siyonist sermayeli BOING şirketinin perde arkasında geçmişte ve günümüzde yaptığı hangi Siyonist hedeflere hizmet ettiği de çok önemliydi.

BOING şirketinin İsrail hava kuvvetlerine tanker uçakları ve F-15IA savaş uçakları ve Gazze’de bir çok noktada kullanılan hassas bombaları temin eden, İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırılarının sadece ilk haftasında 1000 adet “akıllı” bomba ve mühimmat gönderen bu şirketten dindar AKP hükümetinin 300 e yakın uçak alması çok manidar!

Alınamayan F-35 yerine alınmak istenen F-16 o da olmayınca, KAAN’ın motorlarının alınmak istenmesi şu acı gerçeği ortaya çıkarmıştı; KAAN’ın en önemli donanımı motorların ABD Yahudi firmaları kontrolündeydi ve bu motorlar olmadan KAAN’lar ve SİHA’lar teneke yığınıydı!

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
14
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...