YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e37113ed5d6
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 8 5
Bugün : 29281
Dün : 64668
Bu ay : 1008554
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53153612
IP'niz : 216.73.216.8

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

ÜSTADIMIZ MUHTEREM AHMET AKGÜL HOCAMIZIN

İBRETLİ VE MÜJDELİ RÜYALARI

23.08.2020 – GEBZE

          

Alabildiğine büyük ve çok geniş bahçesi olan muazzam bir fabrikanın giriş kapısı civarında ve iç taraftayım. Oldukça hassas ve son sistem teknolojik aletlerin ve makinelerin dizildiği; hem içerisinde hem bahçesinde özenle yerleştirilmiş ve atom bombası gibi çok tehlikeli sistemlerin gizlendiği, her şeyin bir müze hassasiyetiyle düzenlendiği bir ortamdayım ve sanki muhteşem bir film setinde bulunmaktayım.

Akıncılar Başkanlığımız döneminden itibaren kaderin bizi karşılaştırıp tanıştırdığı; Elazığ ve civarından, Avrupa Milli Görüş Teşkilatlarından ve Türkiye çapında Selamet, Refah ve Saadet Partisi’nde yetkili görev alanlardan… Sonrasında AKP’ye ve başka partilere kayanlardan… Bu süreçlerde bize yakın çeşitli dindar cemaat ve tarikatlardan tahminen 1001 (bin bir) kişi… Ve yine Siyonist Yahudi strateji kurmaylarından ve üst düzey MOSSAD-CIA ajanlarından ve ülkemizdeki işbirlikçi adamlarından… Uzay filmlerindeki gibi özel kıyafetli kadın-erkek 101 (yüz bir) kişi ikişerli, üçerli, dörderli gruplar halinde, bize karşı eşleşmiş durumdalar.

O kilometrelerce genişlikteki fabrikanın iç bölümlerinde ve bahçesindeki özel bölgelerde; ellerinde iğne, jilet parçası, küçük elektrik düğmeleri, yazıcı şifreleri gibi çok etkin teknolojik silahlar ve ışın tabancalarıyla, hepsi de beni hedef almış ve bizi öldüren yarışı kazanıp zafere ulaşacakmış gibi organize olunmuşlar. Birbirileriyle olan rekabetleri sadece kimin erken ve etkin davranıp beni daha önce vuracakları üzerine kurgulanmış. Sanki çok muhteşem bir film setinde bulunmaktayız, mükemmel bir senaryo hazırlanmış ve ben bu filmi daha önce izlemişim-bizzat yaşayıp gözlemişim gibi hissediyor ve sonuna kadar korunacağımı biliyor gibi bir kolaylık ve kadere güven rahatlığı duyuyorum. Ama yine de herkesin öldürme ve devre dışına itme hedefinde ben olduğum için, yüzlerce kere kesin ölecekmişim tehdidi ve tehlikesi altında bir korku yaşıyorum. Çok şükür ki her bir grup ve şahsın bize tam ateş edeceği anda, bizi öldürme fırsatının kendisine ait olmasını isteyen bir başkası tarafından ve mucizevi bir ataklıkla tek tek öldürüldüklerini görüp ferahlıyorum.

Ellerinden kurtulmak için bazen dışarı çıkıp gökyüzünde uçmaya başlıyorum, ama bahçeye yerleşmiş, tanıdık simalar veya Siyonist ajanlar bu sefer uzun menzilli ışın tüfekleriyle bize nişan alıp ateş ediyorlar, ama, bizi öldürme şerefine nail olmak isteyen diğerleri tarafından son anda engelleniyorlar ve hedeflerini saptırıp, bizi kurtarıyorlar.

Derken çoğu Belediye Başkanı, Bakan, Milletvekili, İşadamı olmuş… Veya özel bir grup oluşturup lider konumuna taşınmış, yazar-yorumcu, yüksek bürokrat sınıfından bu tanıdık simalar… Zahiren dost, bâtınen düşman bu insanlar, İlahi bir koruma ve program sonucu birer birer hep kendilerinin ayıklandığını, her saldırı ve hıyanet planından bizim sağ salim çıktığımızı görünce paniklemeye ve boyun eğmeye başlıyorlar, hatta bazıları güya bizim arkamızda duruyorlar, ama saldırı ve düşmanlıktan yine de vazgeçmiyorlar ve fırsat buldukça vurmak istiyorlar. Kin duyguları, haset ve hıyanet damarları daha da kabarıyor, ama kuşku ve telaş içinde kıvranıp duruyorlar. Biz ise onların sayısı azaldıkça ve Allah’ın özel inayet ve himayesiyle kutlu sona yaklaştıkça daha cesur ve rahat hareket etmeye ama süreci tedbirli ve temkinli yürütmeye başlıyoruz. Çok şükür ki bu rakipler arasında Milli Çözüm sadıklarından bir kişi bile bulunmuyor.

Teheccüt namazından sonraki seher vaktinde gördüğüm bu rüyadan, bir nevi bütün ömür boyunca nifak ve haset ehliyle yaptığımız mücadeleyi, bir filme sıkıştırmış olmanın yorgunluk ve telaşıyla uyanıyorum. Ezeli takdirin ve sonsuz İlahi rahmetin cilvesiyle ve kaderin yönlendirmesiyle haset, fesat ve hıyanet ehlinin bizi ortadan kaldırma ve etkisiz bırakma çabalarının, aslında bizi hayatta tutmaya ve başarılı kılmaya yaradığını fark edip şükrediyor ve derin bir oh! çekiyorum. Bize zarar vermek için fırsat kollayanların, aslında bize bir nevi antrenörlük yaptıkları ve cihat yolunda diri ve dinamik tuttuklarını anlıyorum.

Onca kusurumuza ve zaafımıza rağmen, Cenab-ı Hak Zülcelal Hz.lerinin:

• Bize hidayet ve inayet buyurması,

• En haklı hareketleri ve hayırlı hizmetleri nasip buyurması,

• En zorlu ve sıkıntılı sorunları ve saldırıları kolaylıkla aşırtması,

• Kâfir, zalim ve hain rakiplere karşı sonunda başarılı kılması nedeniyle büyük bir memnuniyet ve mesruriyet içinde, Hak ve Bâtıl mücadelesinde, Rahmanilerle Şeytanilerin çekişmesinde, Hakkın ve Rahman’ın safındaki bizlere lütfuyla kurtuluş şartlarını ve zafer yollarını açan Yüce Rabbimiz Hz.lerine sonsuz hamdü senalar ederek seviniyorum.

          

İLKER DARICI’NIN RÜYASI – 24.08.2020 – EDİRNE

      

Not: Gece yatsı namazından sonra yatmadan önce biraz sıkıntılı bir halde uzun zamandır Aziz Erbakan Hocamızı rüyamda göremediğim için Allah’a niyazda bulunmuştum. 

Rüyamda; Babaeski ilçemize benzeyen bir yerde Muhterem Ahmet Akgül Hocamız ve Milli Çözüm ekibindeki tüm erkek abilerim ve kardeşlerimiz ile birlikte oluyoruz. Sonra Ahmet Hocamız ile Milli Çözüm ekibi sohbet için bir yere gidiyorlar. Ben de onları arıyorum. Dolaşırken Milli Çözüm ekibinden bazı kardeşlerimizi görüyorum. Ahmet Hocamızın orada olduğunu düşünüyorum. İçeriye giriyorum. İçerisi sigara dumanından nefes alınamıyor ve karanlık halde bulunuyor, dolayısıyla Ahmet Hocamızı göremiyorum. Dışarı çıkıyorum. Tekrar dolaşırken ilçe merkezinde eski tarihi bir binanın içine giriyorum. Odada Aziz Erbakan Hocamızı görüyorum ve çok seviniyorum. Aziz Erbakan Hocamızın elinde bir çerçeve var. Bana dönerek, “Çabuk Ahmet’i çağır, hemen gelsin!” diye talimat buyuruyorlar. Bana iki tane sağlam çivi getirmemi söylüyorlar. “Ahmet Tevhid (ve Zafer) Sancağını evine asacak!” diye müjde veriyorlar. Dışarı çıkarken eski bir dolap ve dolabın çekmecesinde beton çiviler görüyorum. Beton çivileri avucuma doldurup heyecanla dışarı çıkıyorum. Ahmet Hocamızı ararken kendi öz kardeşime rastlıyorum. Kendisi ile aramız biraz soğuk. Mal alacakmış. Karşı tarafa vermek için benden biraz da çekinerek çek istiyor. Fakat rakam yerini açık bırakmamı söylüyor. Ben de kendilerine bu şekilde yazmanın riskli olacağını belirterek, “Rakamı netleştirin ona göre yazayım” diyorum ve oradan ayrılıyorum. Ahmet Hocamızı bulmak için Milli Çözüm ekibinden başka bir kardeşime rastlıyorum. Ahmet Hocamızın nerede olduğunu sorunca bana adresi tarif ediyor. Sokağın başındaki binanın önünde kalabalık Milli Çözüm ekibinden abilerim ve kardeşlerim içeri giriyorlardı. Bina Milli Çözüm’e ait bir binaymış. İçeride sohbet başlamışken, kapıda Ali Çağıl kardeşimi gördüm. Aziz Erbakan Hocamızın talimatını Ahmet Hocamıza iletmesini söyledim ve o şekilde uyandım.

Te’vili: Sigara dumanıyla kararmış oda, sigara gibi önemsemediğimiz hatalarımızın yoğunlaşmasının, Milli Çözüm’ün gerçek yüzünün görülüp anlaşılmasını geciktirdiğine ve bunlardan artık vazgeçmemiz gerektiğine işarettir. Aziz Erbakan Hocamızın Tevhid ve Zafer Sancağının evimize dikileceği müjdesi inşallah pek yakında gerçekleşecektir. Kardeşimiz bile olsa hiç kimseye boş çek imzalayıp verilmemesi uyarısına dikkat edilmelidir. En doğrusunu Allah bilir.

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of -

-

Subscribe
Bildir
18 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Hem Rüyada, Hem Dünyada Ayırma Allah’ım.
ÜSTADIMIZ, MUHTEREM AHMET AKGÜL HOCAMIZIN,

Hak ve hakikat ömrü hayatında, zorlu ve meşakkatli bir yolda vermiş olduğu mücadelesinde, bâtıla karşı; gerek savunmasında, gerek hücumunda, bizleri hem dünyada hem rüyada da ayırma Allah’ım!…

Zulmetten Aydınlığa
Muhterem Ahmet Akgül Hocamızın bu rüyası da işaret ediyorki, zulüm düzeni tarihin çöplüğüne atılacak ve yeni bir dünya kurulacak tez zamanda Allah ın izniyle.

“Ahmet Tevhid (ve Zafer) Sancağını evine asacak!”
“paniklemeye ve boyun eğmeye başlıyorlar…”

“Ahmet Tevhid (ve Zafer) Sancağını evine asacak!”

Bu iki müjde artık fethin herzamankinden daha da yaklaştığının ve gayretini gösterip sabrını gösterenlerin nasıl bir İzzet ve şerefe nail olacağının işaretlerdir biiznillah…

MÜJDELEŞİRLER
Yüzleri farklıdır ya,özleri aynı
Hep batıla hizmette,şer cepheliler
İnsanın ayarı,tuttuğu tarafı
Şerler Elçi üstüne,keçeleşirler!..

Hak korumuştur O’nu, boşa çabanız
Velev ki patlatasız,atom silahız
Allah’ın Arslan’ı gör,yıkar şahlığız
Müminler D-8 de,kenetleşirler!..

Vuslatın sevdasıyla,her an yanıyor
Rabbi için durmuyor,hep kıvranıyor
Elmas Kılıç kalemle,zalim doğruyor
Tevhid yaşar öğretir, gönüldedirler!..

Hak Dava’yı şimdi O,Er sürdürüyor
Deccali-Süfyanı de-şifre ediyor
Adil Düzen sistemin,hazır ediyor
Mazlumlar kurtuluşu,hep bekleşirler
Mehdi-Mesih günleri,müjdeleşirler!..

“(İnsanın) Onun önünden ve arkasından (devamlı) izleyenleri, takipçileri vardır. Onu Allah’ın emriyle gözetip korumaktadır. Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirip bozmayacaktır. Allah da bir kavme (İslam’dan ve insanlıktan uzaklaştıkları için ceza olarak bela ve musibetler gönderip çeşitli) sıkıntı ve kötülükler diledi mi, artık onu önleyecek ve geri çevirecek (bir güç) de (yoktur,) bulunmayacaktır. Onların Allah’tan başka velileri (ve sahipleri de yoktur) çıkmayacaktır.”
Rad Suresi 11

“Ve bilin ki Allah’ın Resulü (Sünneti, hayat sistemi ve Nebevi prensipleriyle her zaman) içinizdedir. Eğer O, birçok işlerde sizin (keyfinize ve nefsi beklentilerinize) uysaydı, elbette sıkıntıya düşerdiniz. Ancak Allah size imanı sevdirdi, onu kalplerinizde süsleyip-çekici kılıverdi ve size inkârı, fıskı ve isyanı (Hakk davadan kopmayı) çirkin gösterdi. İşte onlar, (imanı ve İslam’ı seven, inkârı ve isyanı çirkin gören Müslümanlar) Hakk yolu bulmuş (irşad olmuş) kimselerdir. [Not: “Hakk dava”: İslami hükümler ve insani hedeflerle kurulan, Kur’an’a ve Sünnet’e dayalı bilimsel ve evrensel bir Adil Düzeni amaçlayan sistem ve siyaset hangisi ise; inkârcılardan münafık din istismarcılarına, sağcılardan solculara, dış odaklardan işbirlikçi iktidarlara (kendi aralarında çıkar çekişmesi ve taassup hasetleşmesi yaşansa da) hepsince ortaklaşa “en ciddi tehdit ve tehlike” sayılan ve aleyhinde resmiyete dökülmemiş fiili bir ittifak kurulan ve şeytan şürekasınca asla sahip çıkılmayan ve destek olunmayan, hatta dağıtılmaya-kapatılmaya çalışılan hareket ve şahsiyet hangisi ise, işte her asırda Hakk Davayı O temsil etmektedir.]”
Hucurat Suresi 7

“Şu bir gerçek ki, Allah’ın kulu (olan Muhammed) O’na dua (ibadet ve Hakkın hâkimiyeti) için kalktığında, onlar (müşrikler) neredeyse çevresinde keçeleşiyor (kümeleşiyor)lardı; (yani bütün müşrikler ve münafık kimseler, Hz. Peygamber Efendimize düşmanlık hususunda birleşip kenetleşiyorlardı).”
Cin Suresi 17

“(Unutmayınız ki) Allah, “muhakkak Ben ve Elçilerim galip geleceğiz” diye yazmış (ve kararlaştırmış)tır. (Allah’ın partisi ve Kur’an’ın takipçisi olanlar mutlaka kazanacak ve başarıya ulaşacaklardır.) Gerçekten Allah, en büyük Kuvvet sahibidir, Güçlü ve Üstün olandır.”
Mücadele Suresi 21

Tan yeri ağarırken
Andolsun, (Tan yeri ağarırken) Fecr’e (ve o vakitte uyanık mü’minlere), fecr suresi 1.ayet

89:6
(Kader filminde) Görmedin mi, Rabbin (inkâr ve isyanları yüzünden) ne yaptı Ad (kavmine)?

89:7
‘Yüksek sütunlar’ (ve süslü saraylar) sahibi İrem’e?

89:8
Ki beldeler-şehirler arasında onun bir benzeri yaratılmış değildi.
89:9
Ve (yine) vadilerde kayaları oyup yontarak (sağlam meskenler kuran) Semud’a?

89:10
Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun’a? (Allah bu zalimlere neler yapmış, zulüm saltanatlarını nasıl yıkmıştı?)

89:11
Ki onlar, (o) ülkelerde azgınlaşmışlardı.

89:12
Böylece oralarda (her türlü) fesadı (ve ahlâksızlığı) yaygınlaştırmış-arttırmışlardı.

89:13
Bundan dolayı Rabbin, onların üzerine bir azap kamçısı çarpmış (ve onları yerin dibine batırmış)tı.

89:14
Çünkü Senin Rabbin, gerçekten gözetleme makamındadır (kullarının bütün yaptıklarından haberdardır).

Sabah yakındır, yeryüzünde bundan önceki azgınlaşıp şımaran iktidar sahiplerini Rabbimiz nasıl saltanatlarını yıkıp helak etti ise şimdide siyonist sistemi tüm işbirlikçi ve müsabıkları ile beraber hepsini Muhterem Ahmet Akgül hocamız eliyle yerin dibine geçirecek.
Biz sadık Milli Çözümdüler de bu siyonist sömürü düzeninin nasıl helak olduğu hep beraber izleyeceğiz ve o gün bayram günümüz olacak

Allah nurunu tamamlayacaktır!
Şeytan ve uşakları istemese de Allah’ın izni ile Ahmet Akgül Hocamız öncülüğünde zafer sancağı, Adil Düzen bayrağı yeryüzüne mıhlanacaktır. Bu rüyalar Ali İmran Suresi 118-119-120 ayetlerini hatırlatmış, mücadale ve iktidar döneminde şeytana hiçbir boşluk bırakmayacak titizlikte görevlerin itina ile yapılması gerekliliğini ve kutlu döneme giden yolda pişmeyenlerin, gönüllerindeki dumanları temizlemeyenlerin iktidar döneminde kapanmaz yaralara sebep olacağı ve ümmeti madur bırakacağı konularını akla getirmektedir.

Âl-i İmran 118
Ey iman edenler! Sizden olmayanları (Yahudi ve Hristiyanların hain takımını ve işbirlikçi münafıkları) sırdaş (müttefik) edinmeyin. (Çünkü) Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışırlar, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Onların buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin (gönüllerinde) gizli tuttukları (nefret ve hıyanetleri) ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi (imanın ve inkârın alâmetlerini) açıkladık; belki akıl erdirip (Haçlı Siyonistlerden ve işbirlikçi hainlerden uzak kalırsınız diye, size bu gerçekler tebliğ ve tavsiye edilmektedir).

Âl-i İmran 119
(Ey mü’minler!) Sizler, işte böylesiniz; (hâlâ) onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler (üstelik düşmandırlar). Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar (münafıklar ise sadece) sizinle karşılaştıklarında “inandık” derler (ama Kur’an’ın bazı şeriat hükümlerini inkâr ve itiraz ederler), kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: “Kin ve öfkenizle geberin!” Şüphesiz Allah, gönüllerin özünde saklı duranı Bilendir.

Âl-i İmran 120
(Ey sadık mü’minler!) Size bir iyilik dokununca (kâfirler ve münafıklar) kıskanıp tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinip ferahlanırlar. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların ‘hileli düzenleri’ size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarını kuşatıverendir.

Temsil ruhunu özünde bulunduran sadık kimseler tevbe ile yanlışlarından Allah’a sığınır, tevbe nasip olduğu ve ve hak üzerinde olduğunu için şükreder ve ilimde ve cihadında yeni kapılar açılması için duaya devam ederler. Tevbe, şükür ve dua sissilesi ile davalarında sadakatle mücadele ettiklerinde Allah’ın eli onların elleri üzerinde olur. Muhakkak ve muhakkak Allah onlara zarar vermeye çalışanların tuzaklarını başlarına geçirerek ve Nurunu tamamlayacaktır inşallah.

Enfal 30
(Ey Resulüm!) Hatırla o vakti ki; inkârcılar seni tutup bağlamaları (ve hapse atmaları) veya öldürmek (suretiyle Senden kurtulmaları, ya da Seni ülkenden çıkarıp) sürgüne yollamaları için, aleyhinde tuzak kuruyor (ve hesap yapıyorlardı). Onlar Sana bu hileyi düşünürken, Allah da onlara tuzak kuruyordu. (Sana hicret emri vererek; Medine’ye gitmeni ve İslam devletini kurarak geri dönüp Mekke’yi fethetmeni ve müşrik düzenle­rini tepelemeni kolaylaştırıyordu.) Doğrusu Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

KEŞKE
Keşke Milli Çözüm yayınları okullarda okutulsa…Ben de ilk defa birkaç gün önce Erbakan Hocamızı rüyamda kısa olarak şöyle gördüm: Hocamız elli yaşlarında idi. Amerika’da Başkan Obama’nın da olduğu bir kalabalığın önünde idam sehpası hazırlandı ve Hocamızı astılar. Ancak Hocamız çok sıkıntı çekmesine rağmen bir türlü ölmüyordu. O kadar sehpada kaldı ki kalabalık ‘artık bu adamı öldürmek mümkün değil’ diyerek idam sehpasından indirmek zorunda kaldılar. Sonra Hocamızla sohbete başladık. Ama konuştuklarımızı hatırlamıyorum. Hayır olur inşallah.

Özel Uyarılar
Rabbim bu özel uyarıları hayatımıza tatbik etmeyi nasip eylesin…Bizler günahkar ve aciz kullarken bu uyarılarla en güzel şekilde kulluk yapabilmeyi lutfeylesin…. Amin

Yakın tarihimizde yaşan tarihi olaylar, Rahmani rüyalar, vicdan ve akıl gösteriyor ki kurtuluş için anahtarların teslim edileceği tek adres Üstad Ahmet Akgül Hocamız.
Fetö’ye karşı yılarca, ısrarla mücadele edilmesi ve can evlerinden vururcasına mermiden kuvvetli yazılarıyla, düşman cephesini yaran oldu Üstad Ahmet Akgül Hocamız. Haliyle rüyadaki gibi sayısız düşmanlıklar gördü, şer güç odaklardan ve tesirinde kalan eniklerden. Entrikalar, görülmemiş tuzaklar kurmada, işbirlikçiler birbiri ile yarıştı. Çünkü karşıdaki tek kişi görünüyordu. Üst akıl da devreye girdi, Ergenekon’la ve yine şükürler olsun Allah’ın izniyle çaresiz ve başarısız oldular Milli Çözüm’e karşı. Tuzakları başlarına geçirildi.
Mili Çözümün böylesine kutlu zaferleri bir değil on değil sayısız. Şer cepheyle Milli Çözümün yaptığı her bir meydan muharebesi Milli Çözümü en kutlu zaferlere hazırlarken, “dünyanın anahtarları kime teslim edilmeli? sorusunun cevabı da oldu, vicdan ve ilim ehline.

MİLLİ ÇÖZÜM’Ü GÖZETLEYİP DURAN İŞBİRLİKÇİ HAİNLERİN AKIBETİ
“Allah, kâfirlere mü’minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermeyecektir.”
Milli Çözüm’ü gözetleyip duran işbirlikçi hainler pişman ve perişan olacaklardır:
1- Milli Görüş’e Milli Çözüm’e, Erbakan Hocamıza Ahmet Hocamıza hainlik yapmalarına…
2- İşbirlikçi hain hainlerin ve zalimlerin peşlerine gitmelerine…
PİŞMAN OLACAKLARDIR!
“Onlar (marazlı münafıklar) sizi (uzaktan) gözetleyip duruyorlar. Size Allah’tan bir fetih (zafer ve ganimet) gelirse: “Sizinle birlikte değil miydik?” diye (yılışıyorlar). Ama kâfirlere (başarıdan) bir nasip düşecek olursa (zalimler galip gelirse onlara yanaşıp): “Sizi üstün gelmeniz için desteklemedik mi, mü’minlerden size (gelecek tehlikeleri) önlemedik mi?” diye (münafıklık ediyorlar). Allah, kıyamet günü aranızda hükmedecektir. Allah, kâfirlere mü’minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermeyecek (sonunda mü’min mücahitleri zafere ulaştıracaktır).” Nisa Suresi 141. Ayet
“Zalim (ve kâfir) olan kimse(ler) o gün; ellerini (hınçla) ısırarak: “Ah keşke, (ne olaydı, dünyada Hakk) elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım (da bugün cehenneme atılmasaydım)” diyecektir.”
“Eyvah bana! Ne olurdu, keşke ben filan (fasık ve facir kişileri) dost edinmeyeydim (hainlerin ve zalimlerin peşlerine gitmeyeydim).”
“Çünkü o, gerçekten bana (Rabbimden) gelen Zikir’den (Kur’an’dan) sonra, beni (aldatıp) saptırmış oldu. (Ve zaten) Şeytan da insanı ‘yapayalnız ve yardımsız’ bırakandır” (diye pişmanlık göstereceklerdir). (Furkan Suresi, 27-28-29. Ayet)

Sırtlanların tafrası Aslan kükreyene kadardır…
Bir belgeselde izlemiştim, orman boş iken etraftaki bir sürü it, çakal, sırtlan havlayıp, tıslayıp, uluyup gezinmekte ve sağda solda diğer hayvanlara bela olmakta, onların rızıklarına ortak olmakta, yiyeceklerini çalmakta ve savunmasız hayvanlara musallat olmaktalardı….. Ama bu afra ve tafraları sadece ormanın kralı Erkek Aslan meydana çıkana kadar sürmekteydi…. Onun kilometrelerce öteden kükremesi bile bu it, köpek, sırtlan sürüsünün dizlerinin bağının çözülmesine yetmekteydi… Zira bu sırtlan sürüsü bilmekteydi ki Erkek Aslanın bir diş atması ile beyinlerini parçalamaya yetecekti… ve asla bu riski alacak yürekleri yoktu…

Aynı şekilde, her ne kadar bu sırtlan sürüsüne;
Üslubunuzu yumuşatın, ılımlı ve tatlı sözler kullanın!.., yumuşak davranın(!?), kalplerini kırmayın (!?) diyen Uyuz Çakallar olsa dahi Aslanın bunların sözüne itibar edecek hali yoktu….

Şimdilerde ise Kalem, Aslanın bile dişlerinden keskin ve kuvvetli idi….

Bir paragraflık bir yazı ile bunların kokuşmuş beyinlerinin parçalanmasına, tüm ahlaksız yüzlerinin ortalıklara saçılmasına yeterdi de artardı …

Zaten böyle kıytırık tiplere hak ettiklerinden bir kelime bile fazla yazmak israftı….

[i]
“Hayır, doğrusu Biz Hakkı Bâtılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o (bâtıl ve barbar rejimler) yok olup gitmiştir. …”[/i] (Enbiya-18)”

ayetinde Azim olan Allah ne güzel ne doğru söylemiştir…

RABBİMİZ; Aziz Erbakan Hocamızın Şuurlu – Sorumlu – Sadık Talebesi ve Takipçisi Olan Üstadımız Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamızın, Gören Gözü Duyan Kulağı Tutan Eli Yürüyen Ayağı Olmaz mı Sanırsınız!..
RABBİMİZ, Aziz Erbakan Hocamızın Şuurlu – Sorumlu – Sadık Talebesi ve Takipçisi Olan Üstadımız Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamızın Gören Gözü Duyan Kulağı Tutan Eli Yürüyen Ayağı Olmaz mı Sanırsınız!..

Aziz Erbakan Hocamıza karşı,
– Tüm insan gruplarının yani yahudisinden hıristiyanına, ateistinden putperestine, din istismarcısı münafıklardan din düşmanı devrim simsarlarına , tarikatlısından tarikatsızına, cemaatlisinden cemaatsizine varan tüm insan grupları ortaklaşa düşman olarak birleştikleri görülmüştü.
– Yetmez, ekonomik, siyasi, teknolojik ve askeri yönden yine Erbakan Hocamıza karşı en güçlü kuvvetli şekilde birleşmişlerdi.
– Tarih boyunca Erbakan hocamız dışında hiç kimse, İslam Birliği Teşkilatı , İslam Ortak Pazarı, İslam Kültür İşbirliği Teşkilatı, İslam Dinarı, İslam Savunma Paktı, gibi evrensel kurumları ve bunlarla ilgili kuralları ve bütün insanlığın saadetine vesile olacak proje hazırlayan veya ADİL DÜZEN hazırlamamıştı.
– Kendi içinden ve çevresinden makam mevki sahibi ettiği bakan belediye başkanı yaptığıtanınır hale getirip öne çıkardığı kimselerce ERBAKAN HOCAMIZ kadar hıyanete uğrayan başka bir zaat bilinmemektedir.
– Tarihin hiçbir döneminde bu hıyanet edenler , ERBAKAN Hocamıza yaptıkları düşmanlık karşılığı yüksek makamlarla imkanlarla ödüllendirilmemiştir.
– Siyonist şer cephesini altüst edecek haddini bildirecek bombalarını atomlarını nükleer başlıklı füzeleriniçalışmaz hale getirecek TEKNOLOJİK BİLGİ VE PROJELERE SAHİP VE BUNLARIN ÖNEMİNİ VE GEREĞİNİ anlamış ERBAKAN dışında kimse görülmemekte…
– Siyonist güçler gibi şer cephesi, Erbakan Hocamızın hiçbir sözünü ve projesini istismar edip kendi hesapları ve menfaatleri doğrultusunda kullanmaya girişememişlerdir…

[b]İŞTE ERBAKAN GİBİ , sadıkların umut ışığı, şer cephesinin korkulu rüyası olan, Müslüman ülkelerin ve tüm mazlum mağdur insanlık aleminin kurtuluşu için , yukarıda da saydığımız ciddi gerçekçi plan ve programlar ortaya koyabilen bir Zat’ın ŞUURLU VE SORUMLU TALEBESİ VE TAKİPÇİSİ OLAN ÜSTADIMIZ MUHTEREM AHMET AKGÜL HOCAM’IZA; ALLAH YARDIM ETMEZ Mİ? ONUN GÖREN GÖZÜ , DUYAN KULAĞI, TUTAN ELİ YÜRÜYEN AYAĞI OLMAZ MI? RABBİMİZ!!!!
[/b]

ELHAMDÜLİLLAH
Karşılıklı eşleşmeler; her bir Milli Çözümcünün karşılıklığı görevi gereği bir mücadele ve imtihan sahası olduğunu akla getirmekte ve cihadına ve ölçülü yaşama dikkat çekilmektedir.
Beklenen kutlu günler geldiğinde dahi, haset ve ihanet ehlinin görünüşte yanımda imajına kanmamak gerektiği yani siyasetli ve uyanık olma öğüdü sezilmekte..
Ayrıca Milli Çözüm ekibinin sadakati takdir edilmekteydi.
Elhamdülillah.

Hak Geldi Batıl Zail Oldu.
.
Hakkı hakikati tebliğ edenler her dönemde, münafıklar ve kâfirler tarafından çeşitli zorluklara uğratılmışlardır.

Şimdi bu hakikatlerin sesi olan Ahmet Akgül Hocamızı ve Milli Çözüm’ü; Siyonist şebeke ve işbirlikçi münafıklar, türlü türlü yöntemlerle ve tüm güçleriyle etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar.

Fakat Allah’ın korumasıyla hiçbir zarar veremiyorlar, veremeyecekler ve Allah’ın yardımıyla Adil Düzen Medeniyetinin kurulması Ahmet Akgül Hocamızın öncülüğünde olacaktır inşallah.

Ey Resulüm! Rabbinden Sana indirileni (aynen ve eksiksiz) tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun (Allah’ın) elçiliğini (risalet vazifeni ve tebliğ mesuliyetini) aksatmış olursun. (Bu hususta hiç kimseden korkma, çünkü) Allah Seni insanlar(ın zararın)dan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kâfir olan bir topluluğu hidayete erdirmeyecektir. Maide, 67

ZAFERLERİN EN YÜCESİ;Hakkın Kapısında İman ve Sadakatle beklemektir!!
İnsan için en büyük müjde ve kurtuluş;Hakkın kapısında sadakat ve sebat içinde kamil bir imanla, finali kapatmaktır..!!!
Zaferlerin en yücesi ve en kıymetlisi ise şüphesiz;her türlü yozlaşma ve kararmanın,çürüme koflaşmanın,zillet ve meskenetin zirveye çıktığı bir zamanda, iman ve istikamet içinde; dakikaları,saatleri,haftaları ,ayları ve yılları geçirmektir.!!
Yarabbi; İmanlarımızı kemale ulaştırmadan,kardeşlik şuurumuzu pekiştirmeden ,Adil Düzen inkılabını görmeden ve o uğurda hakkıyla gayret göstermeden ve siyonist şeytani sistemin tarumar olduğunu görmeden canımızı alma…
Yarabbi;Hakikat Sarayının son MUHAFIZININ etki ve irade sahasını, evrensel kıl ve ne olur ADİL DÜZEN İNKILABININ ilanını ,tüm insanlığa deklare etmeyi ve YÜRÜTMEYİ O’na nasip et (amin)

Ya Hayrul Makirin..
Rabbim, Sultanım, Rahman’ım, ey Hayrul makirin
Yık tuzaklarını tüm münafık ve münkirin
Müjdelerin ulaştı, bugün kalbim mutmain
O günlere erdir ki, biz yolunda kıtmirin..

Az kaldı inşaALLAH
Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla (kuru laf kalabalığıyla) söndürmek istemektedir. Oysa Allah, Kendi nurunu tamama (başarıya) eriştirecektir; kâfirler hoş görmese bile (Kur’an’ın Adil Düzenini getirecektir). (Saf 8. Ayet)

ÖNEMLİ VE GEREKLİ UYARILARIN VE MÜJDELERİN HABERCİSİ OLAN BU RÜYALARI DİKKATLİ OKUYUP ANLAMAK GEREKLİDİR
Dünya bir rüya alemiyse ki öyle, o zaman görülen rüyalarda imtihanımız gereği ders çıkarmamız ve manevi olarak kendimizi yetiştirmemiz açısından çok önemli uyarılardır. Nasıl ki, uyandığımız zaman rüya görmüşüz diyorsak, yarında mahşer günü uyandığımızda, rüya aleminden gerçek ebedi aleme geldik diyeceğimiz gerçeği göz önünde bulundurulursa, o zaman görülen bu rüyalarıda dikkate alıp o doğrultuda kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
18
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...