YAHU!.. KİM?
Her biri harika, san’at eseri
Milyar çeşit mahlûk, tasvir eden kim…
Pınarlar andırır, âb-ı Kevser’i
Cennet misal dünya, takdir eden kim…
Muhteşem mükemmel, cümle kâinat
Ne güzel ne özel, hayat tabiat
Kelebek çiçekler, kuşlar çift kanat
Bin görev hikmetle, tayin eden kim…
Yüz bin farklı balık, derya derinde
Milyon türlü hayvan, çölde serinde
Her şeyin rızkını, yerli yerinde
Sonsuz hazineden, taksim eden kim…
Şeriat öğretmiş, Kutlu Kitapla
Peygamber göndermiş, mutlu hitapla
Gündüzleri Güneş, gece mehtapla
Karanlık yolları, tahrim1 eden kim…
İslam kolaylıktır, netsin külfeti
İhlas istikamet, Kadri Halveti
Hazreti Hızır’la, Derin Devleti
Kurup strateji, ta’lim eden kim…
Rahmani cephede, Hızır görevli
Şeytani merkezde, muzır2 görevli
Her üyeye ayrı, nazır görevli
Bu ruhani sistem, tanzim eden kim…
İmtihan sırrını, çözümsedinse
Kur’an mesajını, özümsedinse
Hizmete çağrıldın, gözükmedinse
Bela ile te’dip, ta’zir3 eden kim…
Bir şiir dikkatle, okumaz yazık
Sonsuzluk libasın, dokumaz yazık
Dostlar meclisine, sokulmaz yazık
Said mi şaki mi, tasnif4 eden kim…
Milli Görüş nedir, Hak dava mıdır
Öyleyse rızası, bedava mıdır
Cihadsız takvasız, hiç reva mıdır
Söyle Adil Düzen, tahkim5 eden kim…
Milli Çözüm ile, hayra katıldın
Rabbin hatırına, riske atıldın
Ne Hak’tan kaytardın, ne de satıldın
Sıdk-u cehd ehlini, taltif eden kim…
Takdire tayine, taksime razı
Ta’lime tasnife, tanzime razı
Ta’zire taltife, tahkime razı
Olur isen seni, tahsin6 eden kim…
O istemedikçe, iktidar olmaz
Saat dolmadan sema, infitâr7 olmaz
Garibin sözüne, itibar olmaz
“Min ba’di ismuhu…”8, tarif eden kim…
- Tahrim: Haram kılma, yasaklama.
- Muzır: Zararlı Şeytan ve Siyonist şarlatan.
- Ta’zir: Uyarı maksatlı cezalandırma.
- Tasnif: Herkesi ve her şeyi kendi ayarında sınıflandırıp ayırma.
- Tahkim: Hakem tayini yapma veya karar kılıp sağlamlaştırma.
- Tahsin: Güzel bulup takdir buyurma, beğenip alkışlama.
- İnfitâr: Yarılma, çatlama, patlayıp dağılma (Bak: İntifâr Suresi: 1. Ayet – Sahife 586)
- Saff Suresi 6. Ayetin bir kısmı

Karşılaştığı sıkıntılar, saldırılar, sarsıntılar için başkalarını suçlayan henüz yolun başındadır.
Başına gelenlerden dolayı kendisini suçlayanlar yolu yarılamıştır. Hiç kimseyi suçlamayanlar, geçmişin tecrübesiyle geleceğe odaklananlar ise olgunluğa ulaşmıştır. Çünkü kader sırrını kavramıştır. Kudsi Hadis: Her kim benim kaderime razı değilse, Ben’den başka bir Rab arasın!
Asla unutmayasın!: Ektiğini toplayacak, ettiğini bulacaksın. Ve insanları ölçtüğün terazi ile tartılacaksın. Kimi, hangi terazi ile tartıyorsan, kader, Allah’ın terazisi de seni aynı terazi ile tartacaktır!
Üstad Ahmet Akgül
İbrahim
İçimdeki putları devir
Elindeki baltayla
Kırılan putların yerine
Yenilerini koyan kim?
Güneş buzdan evimi yıktı
Koca buzlar düştü
Putların boyunları kırıldı
İbrahim
Güneşi evime sokan kim
Asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
Buhtunnasır put yaptı
Ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
Güzeller bende kaldı
İbrahim
Gönlümü put sanıp kıran kim
İçimdeki putlari devirdim,
Ama sızı dinmedi.
Balta elimde,
Gönlüm yangın yeri.
İbrahim
Beni yakan bu ateş,
Onun bir yudum suyuyla sönecekken,
Gidip Nemrud’un sofrasina, Cennet döken kim?
Nemrut kadeh kaldırdı
Alevler gaha kalktı,
Gönül yanarken,
Nemruda ab-i hayat veren kim?
O mu?
Dost bağında,
Beni ateşe atan,
O mu,
Zalimin kadehini dolduran?
İbrahim
Söyle,
Serin ve selamet nerede?
Beni yakıp,
Onu güldüren kim?
Onun suyu haram mı?
Nemrud’un şarabı helal mi?
İbrahim
Bu yangını görüp de,
Susuz birakan, Kim?..
Kim…
Bir şiir dikkatle, okumaz yazık
Sonsuzluk libasın, dokumaz yazık
Dostlar meclisine, sokulmaz yazık
Said mi şaki mi, tasnif4 eden kim…
Hayrın da şerrin de yaratanı Allah’tır. Ama tercih hakkı kulundur. Aynı Peygambere bakanlardan birisi Hz.Ebubekir oluyordu, diğeri ise Ebucehil, o zaman mesele bakan gözde idi, herkes içerisindeki öze doğru bakılan kişi tarafından evriliyordu. Bir Kur’an ayetinde yanlışım olmasın, O Kur’an kiminin imanını artırır, kiminin de inkarını artırır, Kur’an herkese aynı şeyi söylüyorsa o zaman Onda bir eksiklik noksanlık yoktu, bakan gözde, işiten kulakta bozukluk, yanlışlık vardı. Rabbimiz özü dosdoğru olanlardan eylesin Hakka ve hayra evrilenlerden etsin hepimizi…
İmtihan sırrını, çözümsedinse
Kur’an mesajını, özümsedinse
Hizmete çağrıldın, gözükmedinse
Bela ile te’dip, ta’zir eden kim…
Dünya hayatında elde edilmek istenen yararların tümü ne kadar ciddi bir çaba harcansa da geçicidir. Ama bunların yanısıra bir de asla kaybolmayacak olan, asla tükenmeyecek güzelliklerin, sonsuz yararların bulunduğu ve insanın ebediyete kadar kalacağı gerçek bir hayat, ahiret hayatı vardır. İşte insanın sonsuz ahiret yurduna ulaşmak için denendiği yer de “dünya hayatı”dır. İnsan, yeryüzünde bulunduğu sürece ahirete yönelik bir sınav yaşamakta ve bu konuda gösterdiği çabayla denenmektedir. Hayat, gerçekte Allah’ın bizleri sınamak ve eğitmek için yarattığı geçici bir süredir. İnsan bu süre boyunca düşünmek, böylece Rabbimiz’i tanımak, O’nun hükümlerine uymak ve O’nun rızasını aramakla sorumludur.
ENBİYA SURESİ 35. AYETTE BUYRULUYOR: ” Mutlaka her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz (sonunda) Bize döndürüleceksiniz (ve her türlü niyet ve gayretinizden hesaba çekileceksiniz. Sonunda mü’minler cennete, kâfirler ise cehenneme koyulacaklar).”
Hayırlı bir hizmet halkasında bulunuyoruz diyelim. Bu hizmet halkasına kim yapacak şu hizmeti veya şu gün boş bu boşluğu kim şu şu hizmetle doldurmak ister denildiğinde veya asli bir kısım katılmamız gereken mutad sohbetler toplantılar olurda oralara katılamaz duruma sokarsak kendimizi, başımıza gelen musibetleri ruhi sıkıntıları maddi problemleri hastalıkları veya daha tehlikeli belalarla bizi yola getiren uslanmamızı sağlayan uyarı maksatlı cezalandıran hakikatte kim olduğunu unutturmaz rabbimiz inşaallah. Unutmaz da aklımızı başımıza alır gereğini yaparsak rabbimizin te’dip ve tazir etmesini pozitife çevirmiş veya doğru değerlendirmiş oluruz. Rabbimiz belalar gelebilecek her türlü yanlışlıklardan inatlardan nankörlüklerden riyakarlıklardan sahtekarlıklardan haksızlıklardan ahlaksızlıklardan cümlemizi muhafaza buyursun.
Takdire tayine, taksime razı
Ta’lime tasnife, tanzime razı
Ta’zire taltife, tahkime razı
Olur isen seni, tahsin eden kim…
Evet şiir oldukça tefekküre boğan, acizliğimizi ortaya koyan, Cenabı Hakka karşı saygımızı hürmetimizi takdirine tayinine taksimine razı oldurucu şekilde kaleme alınmış… Şiirin özeti diyebileceğimiz paylaştığım kıtada da anlıyoruz ki gerçek mutlak varlık sahibi olan yüce bir YARATICI var ve bu yaratıcımız Allah’ı öyle güzel öyle kapsayıcı öyle şükrümüzü eda etmemizi sağlayıcı, öyle nankörlüklerimizi hatırlatıp haya ettiren, öyle imtihanımızı son derece organize edilmiş ruhani bir sistem kurarak Allah’ımıza karşı hayranlık duymamızı sağlayarak hem beynimizi hem kalbimizi Allah sevgisi ve Allah korkusunu ( Allah’tan korkmak başka şeylerden korkmaya benzemiyor malumunuz Allah’tan korktukça Allah’a yaklaştırır Allah korkusu) birlikte ruhlarımıza şırınga edip dünya imtihanımızı sağlam bir şekilde vermemiz ve sonunda kazanarak Allah’ın huzuruna varmamıza vesile olunacak bir şiir kaleme alınmış… Şairimize yürekten şükranlarımı arzediyorum. Rabbimiz gereğini yapmak için gayret ve çaba göstermemizi lütfeylesin…
Olur isen seni, tahsin eden kim… dizelerinin muhatabı olmayı cümlemize lütfeylesin rabbimiz.
Saff Suresi 6. ayette ifade edilen : Hani o vakit Meryem oğlu İsa da: “Ey İsrailoğulları, kesinlikle ben, Allah’ın size (gönderdiği) bir elçisiyim. Benden önceki Tevrat’ı tasdik edici ve benden sonra ismi ‘Ahmed’ olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim” demiştir.
Ayet de hatırlatılan Hz. İsa A.S. yeryüzüne ikinci kez gelişinden de bahseder Kur’an malumunuz. Ahir zamanda yani günümüzde iki büyük felsefi akımın yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağını ve bu akımların dinsizliği hakim kılmak için çaba sarf edeceklerinden bahseder Bediüzzaman. Birinci akım İslam ahlakını içten tahrip etmeye çalışacak der, ikinci akım ise Allah’ı açıkça inkar eden maddenin ezelden beri var olduğunu sonsuza kadar da var olacağını öne süren ve canlılığın cansızlıktan tesadüfen ortaya çıktığını savunan maddeci ve tabiatcı anlayış yani materyalizm ve natüralizm olduğunu söyler .
NOT: Ayet mealleri aldığım kaynak
BAK: http://www.mealikerim.com
Rabbani Yaklaşım ve Anlayışımızla Yüce Kur’an’ın Manası ve Mesajı
Hazırlayan: Abdullah Akgül, Ezher Üniversitesi Mezunu
Yorumlayan: Üstat Ahmet Akgül
AMİN…
İlim arttıkça imtihan da, adalet gereği artmakta. Rabbimiz sadakat ehlinden olmamızı, ilmimizle amel etmeyi nasip etsin.
Mülk Suresi 3-4. ayet ;
Bismillahirrahmanirrahim
O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi (tabaka) gök yaratmıştır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin (bulamazsın). İşte gözü(nü) çevirip-gezdir (ve dikkatle bak; göklerde ve galaksilerde) herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görebiliyor musun? (Kâinatta ve tabiatta bir kusur ve noksanlık var mıdır?)
Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; (göreceksin ki) o göz (yerde ve göklerde bir uyumsuzluk ve uygunsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde ve bitkin olarak sana dönecektir. (Çünkü Allah’ın yaratışında ve harika sanatında hiçbir hata bulunamayacaktır.)
Sadakallahulazim.
Şiirin ilk üç dörtlüğünde kainatın mükemmelliğini bizlere böylesine güzel anlatarak ibret alma kapasitemizin artmasına inşallah vesile olan hocamızdan Allah razı olsun. Özellikle “Bin görev hikmetle, tayin eden kim…” cümlesini tekrar okuduğumuzda görüp görmediğimiz milyarlarca mahlukatın görevleri tekrar aklımıza gelmektedir. Örneğin okyanusların en derin yerlerini inceleyen bilim adamları gözlerin görmediği nice varlıklar keşfetmiş, onların mükemmelliği ve görevleri karşısında şaşırıp kalmışlardır. Gözün görmediği planktonun devasa balinaları beslemesi buna en güzel örneklerdendir.
Şeriat öğretmiş, Kutlu Kitapla
Peygamber göndermiş, mutlu hitapla
Gündüzleri Güneş, gece mehtapla
Karanlık yolları, tahrim1 eden kim…
Gecelerimizi mehtap, gündüzlerimizi güneş gibi aydınlatan Kuran ve Sünneti tekrar bizlere anlatandan, bizlere öğretmeye çalışandan Allah razı olsun.. Yoldan istikametten ayırmasın, karanlık yollara saptırmasın..
Yüce Allah bu hikmet ve sır dolu dörtlükleri daha iyi kavramayı, zihni ve imani tembellikten kurtulmayı bizlere nasip etsin..
Takdire tayine, taksime razı
Ta’lime tasnife, tanzime razı
Ta’zire taltife, tahkime razı
Olur isen seni, tahsin6 eden kim…
Bu dörtlüğün ise 9 T lik rehber niteliğinde olduğu görülmektedir.
Takdir. : Bir şeyin değerini, ölçüsünü veya sonucunu önceden belirleme iradesidir.
Tayin : Bir işi, görevi ya da durumu kesin biçimde belirleme ve yerleştirme fiilidir.
Taksim : Bir bütünü adil veya belirli esaslara göre parçalara ayırma işlemidir.
—–
Ta’lim: Bilgi ve becerinin sistemli biçimde öğretilmesi sürecidir.
Tasnif : Bilgi, nesne veya kavramları ortak özelliklerine göre sınıflandırmadır.
Tanzim : Dağınık veya karmaşık olanı düzenli ve işlevsel hale getirme eylemidir.
—
Ta’zir:Hukukta, sınırı belirlenmemiş; ıslah ve caydırma amaçlı verilen cezadır.
Taltif : Bir kimsenin başarısını veya erdemini övgü ya da ödülle onurlandırmadır.
Tahkim : Uyuşmazlığı tarafsız bir otoriteye götürerek bağlayıcı biçimde çözüme kavuşturmaktır.
Allah bu hikmetli maddelerin hepsine razı olarak sadıklardan olabilmeyi bizlere nasip etsin.
Allah Kur’an’ın nurundan, hakkı haykırmak şuurundan, hep Allah’la olma, onun dinini yayma huzurundan bizi mahrum bırakmasın. (amiinn)
Tohumu ekmeden, olmuyor ekmek
Hiç emeksiz var mı, bedava yemek
Bil ki Milli Çözüm, Hak dava demek
Sabrı yudum yudum, içenlerindir…
https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/hak-dava-kimin-siir/
Yeryüzündeki bütün canlılar Allaha aittir.Her şey Onun hikmetinin bir sonucudur.Yöneten, düzen koyan ,kuran (Rabb),hükmeden Rabbimizdir. Herşeyin ve herkesin rızkını veren O’dur. Kimin hangi ameli işleyeceğini yine kendisi bilir. Dünayaya gönderip Hak-Batıl savaşında imtihan eden O’dur.Bu imtihan sürecinde kime neyi tasim ve takdir ederse o gerçekleşecektir.Ve İnşaAllah davasını sahiplenen Milli Çözüm öncülüğünde beklenen Meshiyet ruhu muzaffer olacaktır. Günümüzde Hak davanın derdini çeken sıkıntılarına boyun eğen Milli Çözüm sadıklarına selam olsun.
Hûd 6
Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki; her türlü rızkı (ve ihtiyacı) Allah’a ait olmasın. (Tek hücreli canlılardan balinalara kadar) Onun yuvasını ve yaşadığı yeri de, gezip dolaştığı geçici yerleri de her an bilir. (Ve zaten) Bunların hepsi, her şeyi açıklayan (ve kayıt altına alan) bir kitabın içindedir.
Hûd 7
O’nun (Allah’ın) Arş’ı (kudret sanatı ve saltanatı), su üzerinde (henüz bütün âlem enerji -nur- parçacıklarından oluşan gaz ve toz bulutu halinde ve içinde buhar taşıyan vaziyette) iken; amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günlerde (dönemde) yaratan O’dur. Andolsun Sen onlara; “Gerçekten siz ölümden sonra diriltileceksiniz” dediğinde inkârcılar; “Bu açıkça (aldatmaca bir) sihirden (ve bizi etki altına alma girişiminden) başka bir şey değildir” derler. [Not: Ayetlerde gün=yevm yerine; eyyam=günler geçtiği için biz buna “dönem” manası verdik.]
Saf 6
Hani o vakit Meryem oğlu İsa da: “Ey İsrailoğulları, kesinlikle ben, Allah’ın size (gönderdiği) bir elçisiyim. Benden önceki Tevrat’ı tasdik edici ve benden sonra ismi ‘Ahmed’ olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim” demişti. Fakat buna rağmen O, onlara kesin belgelerle gelince: “Bu, açıkça bir büyüdür” demişlerdi.
Saf 7
İslam’a çağrıldığı halde (sorumluluktan ve sıkıntıdan kaçmak ve Hakk’tan kaytarmak üzere; “Kur’an ve Müslüman; öyle devlet, siyaset ve adalet işlerine karışmaz” diyerek) Allah’ın üstüne yalan ve iftira atanlardan daha zalim kim olabilir? Allah böylesi zalimleri asla hidayete eriştirmeyecek (doğru ve huzurlu yola yönlendirmeyecek)tir.
Saf 8
Onlar, Allah’ın nurunu (ve İslam’ın zuhurunu) ağızlarıyla (kuru laf kalabalığıyla) söndürmek istemektedirler. Oysa Allah, Kendi nurunu tamama (başarıya) eriştirecektir; kâfirler hoş görmese (ve engellese) bile (Kur’an’ın Adil Düzenini yerleştirip yürütecektir).
Saf 9
O (Allah) ki, (elbette) Elçisini hidayet ve Hakk Din üzere gönderendir; öyle ki onu (Hakk Din olan İslam’ı) bütün dinlere (ve bâtıl düzenlere) karşı üstün ve galip getirecektir; (hatta) müşrikler hoş görmeseler (ve karşı gelip istemeseler) bile (Allah bunu gerçekleştirecektir).
Saf 10
Ey iman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak (dünyada zilletten izzete kavuşturacak, ahirette ise cehennemden koruyup cennete ulaştıracak, çok kârlı ve kalıcı) bir ticareti haber vereyim mi? (Allah katında en itibarlı bir girişime delil olup rehberlik edeyim mi?)
Saf 11
(İşte bu en kârlı ve hayırlı ticaret) Allah’a ve O’nun Resulüne (tam ve sağlam) iman etmeniz (şartı ile), mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda (mücadele verip) cihad etmeniz (insanlığın huzuruna ve milli savunmaya destek vermeniz)dir. Bu, sizin için daha hayırlı (ve verimli)dir; eğer (değerini) bilirseniz (böyle davranmanız ve çalışmanız gerekir).
Saf 12
(Böyle yaparsanız) O (Allah) sizin günahlarınızı bağışlayacak, sizi altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlere sokacak ve Adn cennetlerinde çok güzel ve görkemli saraylara yerleştirecektir. İşte asıl büyük mutluluk ve kurtuluş budur (ve böyle elde edilir).
Saf 13
Ve (cihad ehli için; dünyada iken de beklediğiniz ve) seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah’tan ‘yardım ve zafer (nusret erişecek)’ ve yakın bir fetih (önünde sonunda mutlaka gelecektir. Gerçek mücahit) mü’minleri müjdele (ki; va’ad edilen bu mutlu ve kutlu netice, sadece onlar tarafından beklenmektedir).
Saf 14
Ey iman edenler, Allah’ın (Dininin) yardımcıları olun (Hakk davanın ve mazlum halkların gayretini çekin). Şunun gibi ki; Meryem oğlu İsa Havarilere: “Allah’a (giden yolda ve Hakk Dini uğrunda) benim yardımcılarım kimlerdir?” demişti de, Havariler Ona; “Allah’ın yardımcıları bizleriz” (diye yanıt vermişlerdi.) Böylece İsrailoğullarından (az) bir topluluk iman etmiş, (geri kalan) bir topluluk da inkâr etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekleyince, onlar da üstün gelmişlerdi.
http://www.mealikerim.com
A’raf 181
Yarattığımız (insanlar)dan, Hakk ile hidayeti bulan, Hakka yöneltip (hidayete çağıran) ve Onunla (Hakk’la ve Kur’an’la) adaleti (kurup sağlayan) bir ümmet (seçkin bir şahsiyet ve hareket) vardır. (Ki bunlar kutlu ve mutlu bir tabakadır.
https://www.mealikerim.com/7/araf/181
SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN RABBİMİZE Kİ BİZLERİ MİLLİ ÇÖZÜM EHLİNDEN EYLEDİ. HER DAİM HAKKI HAYKIRAN, RAHMANA TERCÜMAN OLAN SADIK CİHAD EHLİNDEN EYLEDİĞİ NE KADAR ŞÜKRETSEK AZDIR. RABBİM LAYIK OLMAYI, ŞÜKRÜNÜ GEREĞİ GİBİ İFA ETMEYİ, NANKÖRLÜK ETMEKTEN BİZLERİ KORUSUN.
Takdire tayine, taksime razı
Ta’lime tasnife, tanzime razı
Ta’zire taltife, tahkime razı
Olur isen seni, tahsin6 eden kim…
RABBİMİZİN BİZİM İÇİN TAKDİR ETTİĞİ HERŞEYE RAZIYIZ. TEVBE 51. AYETİ KERİME DE
“De ki: “Allah’ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmeyecektir. O bizim Mevlâ’mız (sahip çıkanımız ve himayesine alanımız)dır. Ve mü’minler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.” https://www.mealikerim.com/9/tevbe/51
MÜMİNLERİN TESLİMİYETİ NASIL OLMASI GEREKTİĞİ BELİRTİLMİŞ. RABBİM GEREĞİ GİBİ DAVRANMAYI NASİP EYLESİN.
RABBİMİZ BAZEN NİMETLER NASİP EDER, BAZEN KISAR, BAZEN HİÇ NASİP ETMEZ. BİZİM HAYRIMIZ İÇİN NASİP ETMEZ. BİZİ KORUMAK İÇİN VERMEZ. BAZEN İMTİHAN ETMEK İÇİN DERECEMİZİN YÜKSELMESİ İÇİN VERMEZ. RABBİMİZİN VERDİKLERİNE DE BİZİM HAYRIMIZA VERMEDİKLERİNE DE SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN.
RABBİMİZ BAZEN TERBİYE OLALIM DİYE BELA VE MUSİBETLER TAKDİR EDER. BAZEN CEZA OLARAK VERİR. KENDİ ELİMİZDE YAPTIKLARIMIZDAN VEYA YAPMAMIZ GEREKTİĞİ HALDE YAPMADIKLARIMIZDAN DOLAYI. BİZ BİLİRİZ Kİ RABBİMİZ BİZE ZULMETMEZ. BİZLER OLGUNLAŞALIM TERBİYE OLALALIM DİYE.
RABBİMİZİN RIZASINIHOŞNUTLUĞUNU RIDVANINI KAZANMAYI RABBİM NASİP EYLESİN. AYAKLARIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KILSIN AYAKALRIMIZIN KAYMASINA SEBEBİYET EVERECEK HATAARA DÜŞMEKTEN KORUSUN AMİN.
Cenab-ı Hak dinini yeniden ihya edecek ve unutulan gerçekleri öğretecek, Müslümanlara hizmet ve hürriyet yolunu gösterecek bir şuur ve sorumluluk lütfetti. …”Ya Rab! Katından bize bir yardımcı ve sahip gönder.”…( Nisa :75) duaları kabul gördü… Ve böylece şuurlu ve onurlu bir hareket, mutlu ve muhteşem bir medeniyeti, yeniden kurmak üzere, hizmete koyuldu.
Milli Çözüm ile, hayra katıldın
Rabbin hatırına, riske atıldın
Ne Hak’tan kaytardın, ne de satıldın
Sıdk-u cehd ehlini, taltif eden kim…
Hakkın yolunda, samimiyet ve fedakarlıkla yapılan hiçbir bir çaba zayi olmaz . Karşılığı mutlaka verilecektir . Milli Çözümle bizleri en şerefli cihada layık gördüğü için Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Gayretimizi, heyecanımızı ve istikrarımızı diri tutmamızda Rabbim bizlere yardım etsin.
Tevbe Suresi
9:20
İman edenlerin, hicret edenlerin ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerin, Allah katında çok büyük dereceleri vardır. İşte (asıl) ‘kurtuluşa ve mutluluğa’ erenler bunlardır.
• 9:21
(Hak ve adalet hâkim olsun ve insanlar huzur bulsun diye samimi ve disiplinli şekilde cehdü gayret sahipleri var ya;) Rableri onlara Kendi katından bir rahmeti, bir hoşnutluk (rıdvan) şerefini ve onlar için, kendisinde sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeleyip (hazırlamıştır).
https://www.mealikerim.com/9/tevbe/21
Dünya sanatkarı yüce Allah’ım. Çiçeği böceği yaratan Rabb’im. Kuşlara yolunu tayin ettiren ırmakları denizleri canla dolduran çölde yanan yerde canlı saklayan yüce yaradan. İnsana kullanma kılavuzunu peygamber destekler sünnetullah la bu büyük nimetleri bize veren Allah’ım. Küçücük külfetten kaçan insanlar İslam insanlık için bereketle sunmuş Allah’ım. Kimisi şeytanın kölesi olmuş kimisi münafık siyona uyumuş ne mutlu rahman’a uyan kullara. Milli çözüm millet için hak dava. Adil düzen dünya için tek çare bunlara fırsatı verecek sensin yüce Allah’ım