YURDUM, NAMUSUM TEHLİKEDE
Ateş düşmüş, imanım; canım yanıyor
Bu yüzdendir figanım; feryadım, ey dost!
Gafiller bizi mecnun, olmuş sanıyor
Vatan, namus gidiyor; her adım ey dost!..
Makam ve menfaat için; hıyanet eden
Siyonist güdümünde, siyaset eden
Nerde âlim geçinen; diyanet eden
Bir onurlu ses çıksa; duyardım ey dost!..
İnançsızlık “boş”luktur; nifak, zehirdir
NATO, BOP tuzaktır; amaç zahirdir
Bu zillet ve sefalet, billâh kahirdir
İzzet ve asalettir; muradım ey dost!..
Kayboldu vefa, hayâ; helal ve haram
Amerka’nın kulları, duymuyor nâram…
Kınamayın canlar, kanıyor yaram…
Ülkem, Irak olmasın; uyardım ey dost!..
0
0
votes
Değerlendirmeniz

Belanı istersin Yaradandan
Akp zihniyeti emeği, namusu ve vatan toprağını Siyoniste peşkeş çekmiştir. Sokaklar arsızlık kusmakta, çıkılmaz olmuştur. Şehit kanı kokan bu coğrafyada çıkardıkları yasalar sebebiyle erkekler el ele gezer olmuştur. Bu kokuşmuşluğa şükretmek helaka götürecek, tekrar yetkilendirmek belamı istiyorum manasını taşıyacaktır. Rabbim Milli Çözüm’ün çağa haykırışına şahidiz. Katından bir köklü bir dönüşüm gönder. Bizi de memur et. Şahitlerden kıl. Amin.
Dua
Daha önceleri günümüzde yaşananları anlattığımız tanıdıklar bizlere kızmışlardı.
Biz de onlara “bunlar yaşanmasın diyeydi feryadımız” diye sitem ettik ve yeter dedik.
Hala da kimseye Irak-Suriye’yi anlatamıyoruz.
Allah’ım ne olur bizleri zalimlerden yazma.
Ne olur eksiklerimiz ve hatalarımızdan dolayı zülme rıza gösterenlerden yazma.
Fethi Mübine eriştirerek affet.
Kafirlere ve münafıklara karşı bizi zafere ulaştır. Amin.
Vatan diye diye vatana ihanet edenler..
Biri sözde İslam davasını savunuyor
Ortağı sözde vatanını çok seviyor
Muhalefet hıyanet için emir bekliyor
Ülkem yanıyor herkes kendini düşünüyor
İnşallah istismarcılar son günlerini yaşıyor!..
Hainlere Hizmetkâr
YÜCE KURTARICI APO!
Eşkıya hükümdar, olurmuş meğer
Apo’dan mektuplar, uçar Kandil’e!
Erdoğan postacı, başlığa değer
Öcalan yapılır, Nelson Mandela!
MOSSAD kullanıyor, CIA besliyor
San ki filozoftur, ahkâm kesiyor
Türk Kürt kurtaracak, tozup esiyor
Şaki değil ”akil”, imiş hergele!
Adil Düzen yoksa, bu yara kanar
İsrail durdukça, bağrımız yanar
Görenler barışçıl, güvercin sanar
Zehirli yılanı, koymuş mendile!
Aynaya bakamaz, ayarsız adam
Sabah akşam sözü, tutarsız adam
Devlet dağılırken, duyarsız adam
Ayrılmaz Milletim, Türk’ü Kürd ile!
Görevin hizaya, sokmak Hamas’ı
Cesaret madalyan, siyon tasması
Vicdan yırtılınca, tutmaz yaması
“Kahraman dindarlık”, sahte kurdele!
Haçlıyla bir olup, Libya’ya vurdun
Hidayet karardı, san ki gâvurdun
Hepten harab edip, halkı kavurdun
Şimdi yas tutarsın, yüzün perdele!
Dinsiz; Ezan Kur’an, duysa kudurur
AKP’ye yarar, saldırıp durur
Ne iman var sizde, ne milli gurur
Yıkılışın yakın, biraz sendele!
Kur’an’la kağandı, atan Ertuğrul
Mayan İslam; ilim, irfanla yoğrul
Uyan ey Türkiye’m, diril ve doğrul
“Yardım Allah’tandır”, yeter sen dile!
3 Mart 2015 ALİ ÇAĞIL (Millî Çözüm)
ONDANDIR FERYADIM EY DOST
Toprak kayıyor ayaklarımız altından
Vatanı satanlar, namus edebiyatındalar
Uşaklık ruhuna işlemiş, içten pazarlıktalar
Derdim Ülkem; ondandır FERYADIM EY DOST
Sorunlarımız ve sorumluluklarımızı kuşanmak için çıktık yola
(Daha önce) Kendilerine nimet verdiğin (hidayet ve hakikate erdirdiğin) kimselerin (Nebilerin, Sıddıkların, Şehitlerin ve Salihlerin) doğrultusuna (bizi yönlendirip yollandır; ama ne olur Ya Rabbi, Yahudilerin Siyonist kesimleri, işbirlikçileri, tüm şirk ve şekavet ehli olan ve Hakk dini yozlaştıran azgınlar gibi bütün) gazabına (ve kahrına) uğrayanların ve (Hristiyanların zalim emperyalist kesimleri, müşrik takipçileri ve Batı ahlâksızlığının taklitçileri gibi her türlü Hakk’tan ve hayırdan uzaklaşıp) sapıtanların yoluna (kaymamıza fırsat tanıma! Bizleri bütün bâtıl ve barbar yollardan) gayrı (ve ayrı olan İslam’da sabit kıl). Amin! Fatiha suresi 7
(Melekler) Dediler ki: “Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar kesin olarak sana ulaşamazlar (ve zarar veremezler). Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat senin karın başka. (O da fasıkların işbirlikçisidir!) Çünkü onlara (inkârcı ve isyancı sapkınlara) isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara va’ad olunan (azap) sabah vaktidir. (Ve artık) Sabah da yakın değil midir?” hûd suresi 81
Rabbim bizi davasında sebat ve sadık olan kullarından eylesin Âmin
Bu düzen ve sistemde çökmüş köhnemiş ve batının takipçisi olan insanlar içindeki pisliği dışına dökmek için keramet uyduran dinci geçinen münafık takımı ve ona ışık tutan sabatay kindarlar maalesef yurdumuzu ve onurumuzu ayaklar altına almada her fırsatta ve koşulda işlerini yapıyor.
Şimdinin zamane geçinen âlim ve müslümanları bunları onaylarcasına sesini çıkartmak aklına bile gelmiyor neden cebi doluyor, yetmez bir yahudi ata sözünü kendine rehber edinmişcesine “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” dercesine keyfince sefa sürüyor.
Allah’ın vaadini unutuyor gününü kurtarmaya bakıyor ölmeyecek gibi yaşıyor…
Hesabi olan riyakâr, hasbi olan fedakârdır.
Vatan için feryadınız, dik duruşunuz, tavrınız, uyarılarınız, sadakatiniz, çalışmalarınız taktire şayandır Hocam. Aynı dili konuşanlar, yarası kanayanlar, onurlu duruşunuza hayran kalır. Kınanması gereken birileri varsa bu toprakların vefasızı, hıyanetcisi, vurdum duymazı olanlardır. Bir gün gelecek toprak bu nankörlüğü kusacaktır. Rabbim Vatanımızı sadıkların, masumların hürmetine korusun kollasın, kurtarsın tüm çirkinlikler den ve adaletsiz düzenden. Zulüm elbette ebedi olamaz, son bulması ve Adil Düzen devriminin biran önce var olması, insanlığın huzur bulması için dua ediyoruz. Selamlar
Yâri yarası olanlar, yarası yâr olan gelsin
Gönlünde bahar havası, kafası kar olan gelsin…
Hesabi olan riyakâr, hasbi olan fedakârdır
Sevdası âleme sığmaz, dünyası dar olan gelsin…
Kurtar bu zillet
Yoksa siz, daha önce gelip geçen (kavimlerin durumu) başınıza gelmeden (onların İslam yolunda ve imtihan amacıyla çektiklerini siz de çekmeden; dünyada Adil Devlete erişeceğinizi, ahirette ise) cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öylesine belalar, yoksulluk ve hastalıklar dokunmuş ve öylesine sarsılmışlardı ki, sonunda peygamber ve onunla birlikte iman eden kimseler; “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek (kadar çaresiz kalmışlar ama buna rağmen davalarından asla caymamışlardı. Sadakat ve samimiyetlerini böylece ispat ettikten sonra) İyi bilin ve bekleyin ki, artık Allah’ın yardımı yakında erişecektir. Bakara suresi 213. Ayet
Ülkem son 20 senede insanlar toplum sanki evrim geçirdi daha şuanda ki yapılanlar 20 sene önce yapılmış olsa idi yer yerinden oynar iken ülke elden gidiyor namuslar telef oluyor ülkem insanı insanlıktan çıkıyor ve buna toplumdan neredeyse hiç kimsenin sesi çıkmıyordu. Erbakan Hocamızın devamlı söylediği Hayim Nahum planı uygulanıyor du ve çok da başarılı oluyorlardı. Maalesef ki insanlar işsiz, açlıktan, borçtan kurtulamıyor, memlekette ahlak maneviyat namına bir şey kalmamış, toplum cinnet geçiriyor ama bu nasıl bir büyü ki en çokta en fazla mağdur olanlar halinden memnun Ya Rabbi gerçekleştir vaadini ve kur Adil Düzenini kurtar insanlığı bu zillet ve illetten…
Kayboldu vefa, hayâ!
Kayboldu vefa, hayâ; helal ve haram
Amerka’nın kulları, duymuyor nâram…
Kınamayın canlar, kanıyor yaram…
Ülkem, Irak olmasın; uyardım ey dost!..
Mazlumun Ahı Tutar!
Zulüm elbeteki payidar olmaz !
Yalan dolanla hedefe varılmaz!
Bunca mazlumun ahı yakındır tutar…
İzzet ve asalettir; muradım ey dost!..
az ama onurlu, haklı, haklı olduğu için güçlü
Dergimizdeki “Kibir” ile ilgili makaleyle birlikte düşünüldüğünde ortaya çıkan sonuç; elindeki devlet kamu gücünü halka zorbalık olarak fakat hizmet ettikleri baronlarına kendilerini piyon olarak kullandıranların kibri, vatan toprağı, ümmetin imanının canının malının namusunun korunması gibi değerleri görmelerini engellemektedir. Dolayısıyla bu gücü kullananlara yanaşanlar da aynı onlar gibi olmakta ve ümmetin mazlumların feryadını duyma yetilerini kaybetmekte veya Allah (c.c.) bu yetilerini ellerinden almaktadır. İşte güce yanaşmayan onurlu kimseler de maalesef az oldukları için onurlu sesler de az olmaktadır.
Şehit kanıyla sulanmış vatan toprağını, ümmetin evlatlarının düştüğü zelil durumu, mazlumların feryadını gören onurlu ses maalesef az. Bunu dert edinen az. Güya ilim adamıymış, alimmiş, bu türlerin hepsi kendini güce kiralamış asalaklar. Alimin önce görmesi lazım, sonra da hiç bir kınayıcının kınamasından korkmadan, başına gelecek tüm sıkıntılara göğüs gererek gerçekleri haykırması gerekir.
Perişan ettiler ülkemi…
Memleket hâlini sormayın bana,
Yediler, yuttular benim ülkemi.
Özü insan olan dayanmaz buna,
Çıkmaza attılar benim ülkemi.
Ezilenler varsa, mutlak ezen var.
Evsiz- barksız, açık, çıplak gezen var.
İntihar eden var, candan bezen var;
Akp eliyle;Perişan ettiler benim ülkemi.
Her köşe başına dilenci dolmuş,
Her yan sahtekârla yalancı, ahlaksız dolmuş,
İktidar düzenci, yalancı olmuş;
Ne hâle ittiler benim ülkemi.
Derler: Sakın fazla ileri gitme,
Çoktur ispiyoncu, yalancı, fitne
Haksıza, yolsuza gel isyan etme,
Bir pula sattılar benim ülkemi
Bir Onurlu Ses
İşin esasını konuşan, uyarmak görevini yerine getirene “onurlu ses” denir. Ne yazık ki bu sesi duymak için ise günümüz şartları pek uygun değil!.. Lazım olan meseleler yerine en rahat dönemlerde bile konuşulup üstüne mesai harcanılması hoş görülmeyecek hususlar, birincil mesele haline gelmiş durumdadır. Eğitim, kültür, aile hayatı, milli savunma, uluslararası ilişkiler, hukuk, sağlık vs., hayatımızda ne varsa yozlaşıyorken; ülkeyi yönetenler, akademik camia, din adamları, hukuk adamları, eğitimciler… Kim varsa doğruyu söylemek konusunda; ya katı bir boykota tabi ya da lüzumsuz konular üzerinden konuşmakla meşgul. Bu baskı ve zulümlere karşı; durmadan, yılmadan ve tüm boykot çabalarını alt üst ederek herkesime ulaşan Milli Çözüm’ün onurlu sesine hepimiz şahidiz. Bu onurlu çağrıya kulak verilip, ülkemizin ve tüm dünyanın içinde bulunduğu buhrandan çıkışı için Rabbimize dua ediyoruz.
Yarabbi İnançsızlık
““Nereye doğru gittiğini bir gün olsun düşündün mü? Olmayan vicdanınla bir gün olsun kendine “Acaba biraz ileri mi gidiyorum” diye sordun mu? İtikadın da yalan biliyoruz. Ama bir gün olsun “Ya hesap günü varsa!?” diye endişelendiğin oldu mu?
Evet, var. Hesap günü var. Ve sanki bu saldırganlığın, bu doymazlığın, tamah etmez azmışlığın, o hesap gününü biraz daha yaklaştırıyor. Artık Allah’ın gazabını kabartıyorsun ve gözüne batıyorsun birader! (o muhsinler) ‘çirkin bir hayâsızlık’ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, (hemen) Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. (Ve zaten) Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar, yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.”[41]
Kayboldu vefa, hayâ; helal ve haram
Amerka’nın kulları, duymuyor nâram…
Kınamayın canlar, kanıyor yaram…
Ülkem, Irak olmasın; uyardım ey dost!.
Şu bilinmelidir ki, yapılan hata her ne olursa olsun, insanların zihinlerinde büyüttükleri en büyük suç bile olsa, arkasından gelen samimi bir pişmanlıkla bağışlanma dileyerek Allah’a içten yöneliş, kişiyi bu yükten kurtaracaktır. Bir insan şu dakikaya kadar dinsiz ve gafil olarak yaşamış olabilir, tüm ömrünü Allah’ın razı olmayacağı bir şekilde geçirmiş de olabilir. Ama bir anda samimi ve kesin olarak aldığı bir kararla tevbe etmesi karşılığında, Allah’ın bağışlamasını ve tevbesini kabul etmesini umabilir. Unutmayın; Allah’a karşı işlenen suçlardan samimi bir tevbe ile kurtulmak bir anlık karara bağlıdır ve tek kurtuluş çaresidir. Fakat önemli olan Allah’a verilen sözü yerine getirebilmek ve Allah’ın tavsiye ettiği samimiyeti yakalayabilmektir. Bu da Kur’an’ın ve Resulüllah’ın bütün haber ve hükümlerine razı ve hazır olmayı gerektirir.
Vatan, namus gidiyor; her adım ey dost!..
[b]Mülk 10
(Keşke) “Eğer biz (gerçekleri) dinleyip duyan ve akıl edip anlayan kimseler olsaydık, (şimdi) bu azgın ateşe girenlerin arasında bulunmazdık” diyerek (hayıflanacaklardır).
https://www.mealikerim.com/67/mulk/10%5B/b%5D
İnançsızlık
Sana kul olmakmış, gerçek özgürlük
İhsanına şükret-medik dört dörtlük
Sen ikram edersin, bizler nankörlük
Affeyle Ya Rabbi, Estağfirullah…