Get Adobe Flash player
Reklam

HA AHMET HAKAN, HA HAKAN ALBAYRAK!?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 35
ZayıfMükemmel 

 

Genel sömürge valisi gibi davranan ABD Ankara büyükelçisi Ross Wilson'un "Güçlü, onurlu ve milli şuurlu bir Türk ordusu"ndan duyduğu kıskançlık ve rahatsızlığı kustuğu: "Bunların arasıra çıkışları kuru gürültüdür!..." şeklindeki küstahlığa, tabi bir hamiyet ve haysiyet refleksiyle tepki göstermek ve cevap vermek yerine, tam tersine; bu Siyonist Yahudi'yi dolaylı biçimde destekleyen ve G.K.Başkanı Sn. Büyükanıt paşa'ya yüklenen kişilerin ve kesimlerin bu tavrı;

 

Ya derin bir feraset ve basiret körlüğü ve koyu bir şuursuzluk halidir.

            Ya da; açıkça bir huysuzluk ve soysuzluk alametidir.

            Herkesin gerçek ayarını ve tarafını ortaya dökmesi bakımından da, önemli ipuçları vermektedir.

            Hele Mehmet Ağar gibi yıllardır, milliyetçi takınan; kuru gürültüleri ve kabarıp kükremeleri kahramanlık sanılan tiplerin, Ross Wilson gâvuruna yaranma yarışına girip Sn. Büyükanıt paşa'ya horozlanmaları; tam bir sorumsuzluk örneği ve "soros"culuk belirtisidir. Çünkü Siyonist sermaye spekülatörü Soros'un desteklediği sicili kirli TESEV vakfı da, Büyükanıt paşa'ya ve Ordumuza savaş açıp hücuma geçmiştir.

            İttihatçı artığı, Mason ve sabataist cuntanın ahfadı Hasan Cemal paşacı(!) dan, marazlı medyanın böbrek taşı Nuh Gönültaş'lara... Sabah'ın şövalyesi Umur Talu'dan, Vatan'dan Mehmet Tezkan'lara, "yeni mütareke basınının kahraman kalemşörleri de, "Türk demokrasisini sahiplenmek ve AB'ye teslimiyet sürecini sürdürmek palavrasıyla, Büyükanıt paşa'ya cesaretli (!) uyarılarını ve demokratik duyarlılıklarını, dolayısıyla Ross Wilson babalarına da uyarlılıklarını ve uşaklıklarını ifade etmişlerdir..

            Peki ya, Milli Gazete yazarı, yeni yetme İslamcı entellerin üstadı azamı hakan Albayrak hazretlerine ne demeliydi?

            Son zamanlarda;

            Osmanlı'nın içten çökertilip devrilmesi ve Siyonizmin diriltilip derlenmesi için kurulan ve kullanılan İttihat terakki'nin baş adamı ve Sarıkamışta 100 bin vatan evladını dondurma kahramanı(!) olduğu bilinen ve özellikle Erbakan Hoca tarafından: "Osmanlının yıkılışını hazırlamak ve hızlandırmakla görevli üçlü sabataist hıyanet şebekesinin bir üyesi" olduğu defalarca dile getirilen Mason Enver Paşa'ya övgüler düzen ve sevgiler gönderen[1] Hakan Albayrak, niye, acaba, Mehmet Ağar ağabeyine destek vermiştir ?!

Ve 19 Ekim 2007 tarihli köşesinde şöyle demişti:

"Mehmet Ağar'a destek

Hem "Şehit Anneleri"nin hem de "Cumartesi Anneleri"nin feryatlarına kulak vererek  "Bu ülkede hiçbir ana gözyaşı dökmesin, bu dağlarda kuşlar ötsün, çiçekler açsın. Gençler dağda silahla gezeceğine ovada siyaset yapsın" diyen ve Türkiye'de silahların bir daha patlamamak üzere susturulması için af dahil bütün seçeneklerin gözden geçirilerek barışa, huzura, esenliğe doğru esaslı bir adımın atılmasını talep eden Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar, neredeyse bölücü ilan edildi!

Kimler tarafından?

"Cumartesi Anneleri"ni resmen ve alenen tahkir ederek halkın bir kısmının gönlüne metelik vermediklerini, onların gönlünü kazanmak gibi bir dertlerinin olmadığını, anneler ve elbette evlatlar arasına örülen duvarları yıkmaya azmetmediklerini, tam tersine bölücülüğün değirmenine su taşıyan bu duvarları korumaya -hatta muhkemleştirmeye- azmettiklerini ortaya koyanlar tarafından!

Ağar, ‘Ülkemizi yakıp kavuran bir yangın var; gelin, bu yangını şu yöntemle söndürelim' diyor.

Yönteme karşı çıkabilirsiniz...

‘Bu yangın senin önerdiğin yöntemle söndürülemez' diyebilirsiniz...

Başka bir yöntem önerebilirsiniz...

Ama, ‘Yangının üstüne körükle gidelim' diyemezsiniz be kardeşim!

"Şehit Anneleri" bizim.

"Cumartesi Anneleri" de bizim; gâvurun değil!

"Bu ülkede hiçbir ana gözyaşı dökmesin" diyen Mehmet Ağar'a bu ülkenin bir evladı olarak teşekkür ediyor, "Allah razı olsun" diyor, onu şiddetle kınayanları şiddetle kınıyorum!

NOT: "Dağda silahla gezeceklerine ovada siyaset yapsınlar" sözüne isyan edenler, ovada zaten Kürt kimliği eksenli bir siyasetin yapılmakta olduğunu bilmiyorlar mı? Benim bu siyasete itirazım var; ama, itirazımın etkili olabilmesi için önce bu siyaseti doğuran şartların değişmesi lazım. Af ilanı, yeni bir sayfanın başlangıcı olabilir."[2]

Şimdi soralım;

Hani bu sözde İslamcı enteller ve eyyamcı yetmeler, George Bush'cu değildi.

Hani bunlar Ross Wilson'cu değildi?

Hani bunlar, Amerikan karşıtı ve İsrail aleyhtarı kimselerdi!...

Öyle ise, nasıl oluyor da ABD'nin Ankara temsilcisi, Siyonist ve sinsi Yahudi George Bush'un Büyükelçisi Ross Wilson'la, Türk ordusuna ve genel Kurmayına düşmanlık konusunda aynı düşünce düzleminde buluşup, barışıp birleşmişlerdi?!... Bu çelişkiyi ve çirkefliği ne ile izah edeceklerdir?

Yoksa bunlar, Milli Görüşçü geçinen, gizli AKP'liler miydi?

İslama aykırı olduğu için Türkçülüğe şiddetle karşı çıkanlar, niye İslam adına Kürtçülüğe müsamaha göstermekteydi?

Oysa bütün bu sabataist şebekenin de İslamcı yetmelerin de güvendikleri Amerika, adım adım çökmekteydi.

George Bush, Irak batağının Vietnam'a benzediğini itiraf etmekteydi.

"Vietnam savaşıyla halen süren Irak savaşı arasında benzerlik var" diyen George Bush'dan "Irak, Vietnam'a benziyor" itirafı geldi!

"Irak'ta şimdiki durumla Vietnam savaşı arasında benzerlik bulunduğuna" ilişkin görüşe katılıp katılmadığı sorusuna Bush," kesinlikle" cevabını verdi.

Evet, ABD Başkanı George W. Bush, "gerçekleştirdikleri soykırıma rağmen" bozguna uğradıkları Vietnam savaşıyla halen süren Irak savaşı arasında benzerlik bulunabileceğini ilk kez kabul etti.

Bush, bu yöndeki açıklamasını, Amerikan ABC televizyonuna verdiği özel demeçte yaptı. Röportajda, New York Times gazetesi köşe yazarı Thomas Friedman'in, son makalesinde, Irak'ta şimdiki durumla Vietnam savaşı sırasında Kuzey Vietnam ordusunun düzenlediği Tet taarruzu arasında benzerlik bulunduğunu anlattığı hatırlatılarak, Bush'a bu yorum konusundaki düşüncesi soruldu.

Başkan Bush da, "Haklı olabilir. Kesinlikle (Irak'ta) artan düzeyde bir şiddet var ve biz de seçime gidiyoruz" dedi. Bush, böylece, iki savaşın paralelliğini ilk defa kabul etmiş oldu. ABD Başkanı, daha önceleri Vietnam-Irak benzerliğini dile getiren yorumlara ısrarla karşı çıkıyordu.

Kuzey Vietnamlıların Tet taarruzu, ABD'de başkanlık seçiminin yapıldığı Kasım 1968'in bir süre öncesinde başlatılmıştı. Komünist güçler, her ne kadar bu taarruzun sonunda ABD'de yaşanan moral bozukluğunun etkisiyle iktidardaki Demokrat Parti, 1968 başkanlık seçimini kaybetmişti.

Bu defa da, ABD'de 7 Kasım'da yapılacak Kongre seçimlerinde, alt kanat Temsilciler Meclisi'nin tamamı ve üst kanat Senato'nun üçte biri yenilenecekti.

Halen Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğa sahip olan Bush'un Cumhuriyetçi Partisi, son anketlere göre muhalefetteki Demokrat Parti'nin çok gerisinde görünüyor. Seçimde Demokratların, en azından Temsilciler Meclisi'nin denetimini ele geçirmesi, güçlü bir olasılık olarak görülüyor. Bush, Vietnam ile Irak arasındaki farklara da işaret ederken, 1968'de başkanlık seçiminin yapıldığını, şimdi ise sadece Kongre seçimlerine hazırlanıldığını ve ne sonuç alınırsa alınsın, kendisinin Ocak 2009'akadar başkanlığı sürdüreceğini kaydetti.

Başkan Bush, ayrıca ABD ordusunun Irak'tan çekilmeyeceğini yeniden dile getirdi. Vietnam savaşı, ABD'nin 10 yıldan uzun süre çarpıştıktan sonra yenilgiyi kabullenerek geri çekilmek zorunda kaldığı ve dünya tarihine damgasını vuran bir savaş olduğu bilinmekteydi.

Beyaz Saray "düzeltti"(!)

Amerikan yönetimi, Başkan George Bush'un Irak'ı Vietnam'a benzeten sözlerini "düzeltti"(!) ve Irak'ın, 1968 Vietnam'ın tersine dönüm noktasında olmadığını iddia etti. Beyaz Saray sözcüsü Tony Snow, başkanın aslında daha önce söylemiş olduklarını tekrarladığını söyledi. Sözcü, "Sayın başkan daha evvel söylediklerini yineledi. Teröristlerin Amerikan kamuoyunu etkilemek amacıyla medyayı ve olayları kullanmaya çalıştığını söylemek istedi" diye konuştu. Irak'taki saldırıların 1968 yılında Vietnam'daki gibi artmasının, gelecek seçimleri etkilemeye yönelik olduğunu öne süren Snow, gazetecilere "Önemle hatırlanması gereken şey, başkanın bunun Irak'ta tekerrür etmesini önlemekte kararlı olması. Zira kazanmakta kararlı bir başkanımız var" dedi. Sözcü, "Dengenin değişmek üzere olduğu bir dönemde olduğumuzu hiç sanmıyorum" diye konuştu. ABD Başkanı Bush, ABC TV'sine verdiği demeçte, ilk kez Irak'ı Vietnam'a benzetmiş ve son zamanlarda Irak'ta artan saldırılarla 1968'de Vietnam'daki tarihi Tet saldırısı arasında benzerlik olduğunu söylemişti.

Hâlbuki Milli Gazetenin 19 Ekim 2006 tarihli "Yeni Bir kamplaşma mı?" başlıklı yazısında Zeki Ceyhan ise, şunları söylemekteydi:

"Yeni bir kamplaşma mı?

Toplum olarak kamplaşmayı çok seviyoruz. En ufak konuyu bile hemen kamplaşma için vesile yapmakta üzerimize yok!

Yeni bir kamplaşma konusu daha çıktı!

Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın açıklamalarına karşı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın yaptığı çıkış yeni kamplaşma adresimiz olarak ortaya çıktı!

Toplumumuz hemen Ağar'dan yana olanlar ile Büyükanıt'tan yana olanlar olmak üzere iki ayrı kampta toplanmaya başladı.

Hemen belirtmeliyiz ki Ağar kampı'nda toplananlar sayısal bir üstünlük sağlamış durumdalar!

Bu kampta toplaşan Hasan Cemal gibi yazarlar sanki Ağar'ın yıldızını parlatma havası içindeler!

Büyükanıt kampı'nda toplananlar ise azınlıktalar!

Başlarını Prof. Şengör'ün çektiği bu kesim Büyükanıt kampı'nda toplanarak askerin konuşmasının gerekli olduğunu savunuyorlar.

Ağar kampı'nda toplananlar ise farklı savunmalar ile karşımızdalar.

Kimi Ağar'ın yaptığı konuşmayı Hasan Celal gibi kayıtsız şartsız desteklerken, kimileri de konuşmanın içeriğine katılmadıklarını ama konuşma hakkına saygı duyduklarını belirterek askerin daha sessiz kalması gerektiğinin altını çiziyorlar.

Ağar'a katılıp katılmamak elbette kişiden kişiye değişebilir.

Ama Ağar'ın konuşma hakkına sahip çıkılması ve askerin sessizliğini koruması gerektiğinin altının çizilerek belirtilmesi memnuniyet verici bir gelişme olarak karşımızdadır.

Keşke bu duyarlılık her zaman gösterilmiş olsaydı!

Mesela 28 Şubat sürecinde de bu tür çıkışlar yapılmış olsaydı!

Bugün Ağar'a destek verenler arasında yer alan Hasan Cemal gibi yazarlar 28 Şubat'ta neredeydiler dersiniz?

Ağar kamp'ında yer alanlardan Hasan Cemal gibi yazarların 28 Şubat dönemindeki yazılarını unutmuş olamazsınız.

O zaman askere hiç itirazı olmayan hatta yapılanları alkışlayan bir zihniyetin bugün Ağar kamp'ında toplaşmalarını nasıl açıklayacağız?

Bu durumu hayra mı yormalıyız?

Nihayet arkadaşların aklı başına geldi diye sevinmeli miyiz?

Yoksa Ağar isminin yaldızlanıp parlatılması için harekete geçiliyor diye mi düşünmeliyiz?

Bugün Ağar kampı'nda toplanan isimlerin geçmişlerinde 28 Şubat gibi bir şaibe olmasaydı hiç düşünmeden kendilerini desteklerdik.

Ağar kampı'nda yer alan arkadaşların çifte standartlı durumlarına rağmen bu gelişmeyi önemsiyor ve arkadaşlarımızın her zaman demokrasiden yana tavır koymaları gerektiğine inanıyoruz.

Askerin sık konuşmasının ise en çok askere zarar verdiğini de görüyoruz.

Keskin sirke küpüne zarardır sözü unutulmamalı diyoruz.

Güneydoğu için en sağlıklı çözümlerin Milli Görüş'ün temsilcisi Saadet Partisi tarafından gündeme getirildiğini bu aşamada tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz.[3]

Artık ne diyelim...

Çünkü insanlık, tarihinin en hassas noktasında en hususi coğrafyasında ve en hayati bir imtihandan geçilmektedir.

Herkesin, gerçek safı sıfatı ve gizlenen maskeli suratı, dışa dökülecektir.

Çünkü kıyamet öncesi, mutlu Mehdiyet devrimi ve insanlığın nefsi emaresi konumundaki Siyonist saltanatının hezimeti çok yakın görünmektedir... O nedenle Rabbımız, niyetlerin ve "mahiyet"lerin netleşmesini murad etmektedir.




[1] 17.10.2006, Milli Gazete

[2] 19.10.2006, Milli Gazete

[3] 19.10.2006, Milli Gazete, Zeki Ceyhan


Bu yazarin diger makaleleri

AMERİKA - RUSYA ÇEKİŞMESİ VE İSRAİL'İN ENDİŞESİ
Putin Ortadoks Kiliseyle işbirliği içinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i...
Devami
ACİL DURUMLAR VE YORUMLAR
  Cumhurbaşkanlığı  seçimi süreci:   1. Anlaşılıyor ki bu makama Turgut...
Devami
IRAK, AMERİKA'NIN ÇANAKKALE'SİDİR!
  Amerika Irak'ı işgal ederken yazmıştık:   "Irak Amerika'nın Çanakkale'si...
Devami
ENERJİ SORUNUMUZ VE ÇIKIŞ YOLUMUZ
    Enerjisiz Türkiye Türkiye, enerji tercihlerini yaparken dışa bağımlılığı o...
Devami
BİR HÜCREDEKİ DNA BİLE DARWİN’İ DEVİRİR!
Sabancı Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu hikmet yumurtlamış: “Darwin’e...
Devami
DEMİREL’İN DERİNLİĞİ VE MASONLARIN TEDİRGİNLİĞİ
Cindoruk'u DP'nin başına geçmiş halde izlerken, beynimde Türkiye'nin yakın tarihinin...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 13424

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR