YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e7dcea5f8ec
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 1
Bugün : 56026
Dün : 58085
Bu ay : 1214871
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53359929
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

ERBAKAN HOCA’NIN MANEVİ EĞİTİMİ

      

Fatma BETÜL ERİŞKİN – KONYA – 15.07.2019

Rüyamda: Aziz Erbakan Hocamızla birlikte namaz kıldık, tesbihatımızı yaptık, dua ediyoruz. Erbakan Hocamız: “Bu hangi vaktin namazıydı?” diye sordular. Ben: “Sabah namazıydı Aziz Hocam” dedim. Erbakan Hocamız: “Biz namaz kılarken hayatımızı kurtaracak, kurtuluşumuzu kolaylaştıracak, yüklerimizi hafifletip rahatlatacak bir dua okuduk. Neydi o dua, söyleyebilir misin?” buyurdular. Ben: “Siz daha iyi bilirsiniz Aziz Hocam!” dedim. Erbakan Hocamız: “Yani “Kolay olanı seçiyorum” diyorsun!” buyurdular gülerek. Ben de güldüm, biraz da mahcup bir şekilde: “O dua hangi duaydı ki Aziz Hocam? Kendimi öyle ağır, öyle yorgun hissediyorum ki, şimdi o bahsettiğiniz dua bana ilaç gibi olacak!” dedim. Erbakan Hocamız: “Her halimizin karşılığı Rahman’dadır. Zira her halimizi an be an, taze taze yeniden yaratan Rahman’dır!” buyurdular. Tesbihlerini yere koydular, mübarek sırtlarını beton sütuna yaslayıp bağdaş kurdular. Bana da işaret buyurup oturmamı talimat buyurdular. Karşılarına oturdum. Erbakan Hocamız kısa bir sessizlikten sonra konuşmaya başladılar: “Şimdi biz her işe başlarken, sure okurken, ayet okurken neyle başlarız? Besmele ile başlarız. Ama öyle bir dua vardır ki; duanın fazilet ve öneminden dolayı namazlarda besmeleden önce okunmaktadır. Çünkü bu duaya insanın her an, acilen ihtiyacı vardır. Hangi duadır bu? İşte, Sübhaneke duasıdır. Nedir ve ne denir bu duada? “Allah’ım? Sen noksan sıfatlardan uzak ve paksın. Seni daima böyle över ve tenzih ederim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka hiçbir İlah yoktur!” Hangi işe başlayacak olsak besmele çekeriz. Düşünün ki, namazda besmeleden önce bile bu duayı okuyoruz. Artık kıyas edin ki, besmelenin bile önünden gelen Sübhaneke’nin fazileti ve hikmeti ne kadar büyüktür. Bu duayı okuyarak; Allah’a olan sevgimizi, saygımızı ve Ona ne derece bağlı olduğumuzu gösteririz. Bu dua baştan sona Kur’an-ı Kerim’de geçmez, ancak parça parça ayetler içinde zikredilir. Bu dua Hz. Âdem’e aittir. Bizzat Rabbimiz Hz. Âdem’e öğretmiştir. Bir Peygamber duasıdır, lâkin Rabbimizin sözleridir. Gerçi bütün diller ve sözler Rabbimizdendir! Hz. Âdem ve Hz. Havva validemiz cennette Rablerine karşı yaptıkları hatadan dolayı af dilemek istemişler, bunun üzerine Rableri de kendilerini mağfiret etmek için onlara bu duayı öğretmiştir. Daha önce de sana söylemiştik, Rabbimiz kıyamete kadar kullarını affetmek için sebepler, bahaneler yaratır durur; fakat maalesef kullar bu sebepleri görmezler, görseler önemsemezler, önemseyenler ise ısrarcı ve kararlı hareket etmezler. Anlıyoruz ki, Hz. Âdem ve Hz. Havva Rablerinin kendilerine öğrettiği bu duayı okuyarak affedilmişler, arınıp kurtulmuşlardır. Dolayısıyla bu dua, yeryüzünün ilk dualarındandır. Tarihimizde ve kültürümüzde onun için çocuklarımıza ilk bu dua öğretilir. Sübhaneke’nin en önemli faziletlerinden birisi de bakın şudur; ‘Allah Azze ve Celle, meleklerine Arş-ı kaldırmalarını emreder. Melekler Arşı kaldırmakta zorlanır, bunun üzerine Rabbimiz bu duayı okumalarını emreder. Melekler hep birlikte bu duayı okurlar, arşın yükü kendilerine hafifletilir. Az önce kesinkes kaldıramayacakları yükü Allah’ın dilemesiyle kaldırırlar. Bizler de namazlarda besmeleden bile evvel okuduğumuz bu dua ile, nefis ve şeytanın üzerimize serpmiş olduğu ölü toprağını, üzerimizde Rabbimize yönelmemizi engelleyen ne kadar ağırlık, yük varsa tamamını atıyoruz. Hafifleyip her şeyi arkamızda bırakarak Rabbimize yöneliyoruz. Tüm güç ve iradenin yalnızca Kendisinde toplanmış olduğu sonsuz kudretin sahibinden, bu dua hürmetine altından kalkamadığımız ne kadar ağırlık ve yükümüz varsa bizden almasını, üzerimizden kaldırmasını talep ediyoruz. Tabiri caizse; “Ya Rabbi, Arş-ı taşıyan meleklerin yüklerini bu dua ile nasıl hafiflettiysen, benim de üzerimdeki maddi, manevi yükleri de öyle hafiflet! İmanımdan, ömrümden, ibadetlerimden, kardeş oluşumdan, eş oluşumdan feyz almamı sağla, bana verdiğin sorumlulukları kolaylaştır” diyoruz. Yapılacak bir işte ve girişimde nefis ve şeytan bu hayırlı işi engelleyemezse bu sefer kişinin kalbine telkin ettiği sözlerle yapacağı işi zorlaştırır. Bu ikili (nefis ve şeytan) yapmış oldukları oyunda başarılı olurlarsa, kulun yapacağı işle Rabbine ulaşmasını engellemeye, samimiyetini köreltmeye çalışır. Yapacağı işin ihlas ve feyzini azaltırlar. Bu dua samimiyetle okunursa, manasına ulaşılırsa ve gereği mucibince yaşanırsa, her türlü engel ve zorluklarla kişinin arasına elmas bir kılıç gibi girer, yapılacak işin ruhunu ve samimiyetini yutmaya hazırlanan bu fitnenin başını gövdesinden ayırır. Bak, haricen okumasak bile bu duayı beş vakit namazda 15 kez okuruz.” (“15 sayısında da bir esrar bir hikmet var” deyip anlatmışlardı fakat ben o kısmı hatırlamıyorum) “Bunu ne için yapıyoruz? Allah’a olan sevgimizi, saygımızı, O’na olan bağlılığımızı dile getirmiş oluyoruz. Yaratılmış varlıkları gözümüzde büyütmekten çok, Yüce Allah’ın övgüye en layık olduğunu, diğer varlıkların ancak Allah’ın yarattığı mucizeler olduğunu tekrar tekrar hatırlamış oluyoruz. Bak, sana bir de sır vereyim. Hoş, bu sır ayetlerle sabit ama maalesef sizleri Meal-i Kerim’e gerektiği kadar yaklaştıramıyoruz. Bak, insanlar cennete girince, Allah’a teşekkür için de bu sözleri, bu duayı (Sübhaneke Duasını) okuyacaklar! Öyleyse bu duanın manasını bilin! Sırrına erin! O sırla yaşamaya gayret edin! Bu duayı beş vakte hapsetmeyin, dilinize yapıştırın! Zira insanın diline yapışan gönlüne ve hayatına da yapışır. Şimdi kalk, hatırladıklarını yaz. Söyle onlara ki, tüm kardeşlerime selam edip hasretle kucaklayıp bağrıma basıyorum, alınlarından öpüyorum. (Yaklaşan) Fetihten önceki en son günlerini boş geçirmeyip uyanık ve hazırlıklı olsunlar! Her duada, her surede, her yeni yaratılışta, gelip geçiverecek her saniyede Allah’ı, Allah’ın rızasını arasınlar. Arasınlar ki bulsunlar, bulsunlar ki sırra ve kutlu huzura ulaşsınlar, ulaşıp ersinler ki; her anlarını hiç ölmeyecekmiş gibi, yine her anlarını hemen ölüvereceklermiş gibi yaşasınlar. Ne gariptir; öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insandır! Ve acıdır; Yine öleceğini bile bile hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan yine insandır!” (Biraz sessiz durdular) “İnsan bu sözün bile bir ömür sırrını arasa ömrü biter, içinde gizlenen sırlar bitmez! Heyhat ki sizler de o insanlardan birer insansınız!” buyurdular. Sonra bir kardeşimizin oğlu ile ilgili bir tedavi önerdiler, ardından uyandım.

        

Te’vili:

Cenab-ı Hak, Aziz Hocamız vesilesiyle bizlere, dua ile dava hükmünü, ibadetle hizmet bütünlüğünü öğretmekte ve bizleri manen eğitip disiplinize etmektedir. Zaferin çok yakın olduğuna dikkat çekip, sağlam bir iman ve ihlasla tarihi sorumluluklarımıza hazır hale gelmemizi ve istikamet = adalet üzere hareket etmemizi öğütlemektedir. Sübhaneke duası, namazımızda, cihadımızda, her türlü hayırlı icraatımızda ve tabi Millet, devlet ve siyaset sorumluluklarımızda, işlerimizi kolaylaştırmak ve huzurumuzu arttırmak için sığınacağımız bir manevi başarı anahtarı konumundadır. Ve sürekli bu şuur ve huzurla okunmalıdır.

Sübhanek’ellahümme ve bi hamdik:

Ey Allah’ım, en yüksek ve içten bir hamdü senayla, Seni her türlü noksanlık, yanlışlık ve haksızlıktan tenzih ediyor, en güzel ve mükemmel sıfatların ve en doğru şeriat ve takdiratın sahibi olduğunu ikrar ve ilan ediyorum.

Ve tebareke’smük:

Senin mübarek ismini kutsal, kuşatıcı ve kurtarıcı biliyor, bu ibadetimde ve her işimde yüce isminin hatırına Senden kolaylık ve başarı diliyorum.

Ve teala ceddük:

Ya Rabbi Senin Ululuk ve Azametinin, Yüce Şanının ve kudretinin, çok yüksek ve sınırsız olduğunu bilerek;

Velailahe ğayrük:

Ve Senden gayrı tapılacak, rızası aranacak, kullarını terbiye ve disiplinize etmek üzere şeriat (kanun ve kurallar) koyacak ve yardımına sığınılacak başka bir İlah olmadığına iman ve ikrar ederek huzuruna duruyor, hidayet, inayet, rahmet ve nusretini diliyorum.

 

Bu makaleyi sesli olarak dinleyebilirsiniz:

{mp3}erbakanhocamaneviegitim{/mp3}

 

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of -

-

Subscribe
Bildir
10 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Sonsuz şükürler
Sadık talebelerini hala özel manevi eğitim metoduyla eğiten ve mübarek ellerini üzerimizden hiç çekmeyen hocamıza sonsuz teşekkürler. Madden aramızdan ayrılmış olsada hocamızın üzerimizdeki etkisi ve tesiri eskisinden daha fazla üzerimizde hissediyor ve bunun için Rabbimize ne kadar şükretsek azdır.

Ölüm dediğin ancak vuslattır…
[i]Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm?
Senin için yaşamayı göze aldım… [/i]
Zira yaşadığım her gün, senden ayrı, bir ezadır bana..
Sana kavuşmayı murad etmek, beklemek,
Sana olan aşkımdan böyle bir kar elde etmek…
Kusur sayarım kendime seni murad ettiğim için sevdiğimi sanmana
Yaşarım vaadin için, yaşarım emanetin için…
Sana aşkımı bil yeter, canımı da severim ve beslerim
Ki bir gün dilersen sana feda etmek için…

Milli Çözüm Manevi Mekteptir.
Sen bildirmesen biz nerden bilcektik
Mektupların bize manevi himmettir
Koparma bağımı,Zatından tek dilektir
Milli çözüm manevi engüzel mektep dir

SÜPHANALLAH
ELHAMDÜLİLLAHİ RABBİL ALEMİİN

Bu tür Sadık rahmani Rüya Nimetlerine karşı nankör olmamak ve rüyalar konusunu istismar edenleri – düşmanlık edenleri doğru ayırt etmeyi rabbimiz lütfeylesin sadık rüyalardan istifade edenlerden kılsın !..
Nimeti fark etmek ve gereğini yerine getirmek konusunda uyanık olunmalı ve gaflete düşmemek için olanca dirayeti göstermek gerekir. Kur’an-ı Kerim’de Yusuf Suresi incelendiğinde, surenin büyük bir çoğunluğu rüya ile alakalıdır. Demek ki rüyalar önem vermemek değil, ÖNEM VERİLMESİ gerektiği mesajı çıkmaktadır. Bu konuda yeteri kadar doğru faydalı hakça bilgiler (Kur’anca- Resulullahça-Elçilerin Öğretilerine uygun) Milli Çözüm Dergisinde doyurucu şekilde yer almış durumda zaten. Çok söze ihtiyaç duyulmayan bir konu artık.. Bu tür rüyalar, vicdan ehline nimetten istifade etme isteyene hakikaten faydasını hissedeceği rüyalar. Bu rüyalar kendine ne adam toplamak, ne kendini ispat etmek , ne birilerineden menfaat kotormak, ….vs… gibi niyetlerden uzak sadece vicdan ehlinin istifade edebileceği Ahir zamanın en büyük nimetlerinden olduğu gerçeğiyle İSTİFADE ETMEYE bakmak bizlere düşen halisane rüyalardır… İstifade etmek isteyenin faydalandığı açıktır. İstifade etmemiş olanlara diyorum ki bir deneyin ön yargısız bir şekilde uygulayın anlatılanları bakın göreceksiniz ki kendiniz aileniz çevreniz bile sizin rüyalardan kazandığınız o güzel hasletlerden onlar bile istifade edecekler. Rabbim bizleri bu nimetlerden istifade eden , bu nimetlerin kadrini kıymetini bilip Allah yolunda hak yolda insanlığın kurtuluşuna vesile olmak için hayat iman ve cihat düsturuyla bedenini çürüten kimselerden eylesin.

Bu tür Sadık rahmani Rüya Nimetlerine karşı nankör olmamak ve rüyalar konusunu istismar edenleri – düşmanlık edenleri doğru ayırt etmeyi Rabbimiz Lütfeylesin sadık rüyalardan istifade edenlerden kılsın !..

Rabbimiz bu kardeşimizden, bu kanalı kesmesin ki bizler de nasiplenmeye devam edelim. Amin…
Bir insanın bu rüyaları uydurması ve tasarlaması tek kelimeyle imkansızdır. Rüya ilmini biraz araştıranlar bunu çok iyi anlayacaklardır. Zira bir kopukluk olmaması, mana itibariyle bütünlük arzetmesi, belirli bir sistematikle seyretmesi sadece ve sadece ilahi bir lütuftur.

Teşbihte hata olmaz, rüya uydurmak-tasarlamak, müşriklerin Kuran ayetine karşı benzer bir ayet [u]uyduramamalarına [/u]benzer. Öyle ki bir insan yukarıda aktarılan rüyayı kendi kafasından tahayyül ederek uydurması-yazması imkansızdır… ÇÜNKÜ SADIK RÜYALAR AHİR ZAMANDA NÜBÜVVETİN BİR PARÇASIDIR….

Kaldı ki önemli olan hayatımızın her anında, kurulan her cümle de tefekkür etmek, O’ndan bilmek, O’nu aramak olması gerekir. Ve söz konusu bir mümin ise sadık rüyalara iman gerekir…

Çoğumuzun manasını düşünmediğinden basite aldığı bir Subhaneke duasının, ne kadar önemli, değerli ve manalı bir dua olduğu dersini çıkarmak gibi her rüyadan dersimizi çıkaralım. Bundan sonra okurken; bu şuurla okumak, darda kaldığımızda bu duayla Rabbimizden inayet istemek gibi rüyalardan aldığımız mesajları fiiliyata dökelim. Bizlerden asıl istenen budur… Tüm bu rüyalar müminlerin insanı kamil seyrinde birer azık ve Rızai İlahi’yi kazanmak için teşvik ve tedrisattır.

Rabbimiz bu kardeşimizden, bu kanalı kesmesin ki bizler de nasiplenmeye devam edelim. Amin…

ÂMİN
Euzübillahi-mineşŞeytanir-Racim Yüce Rabbimizin rahmet ve inayetinden kovulmuş, şerrin ve şekavetin rehberi olmuş Şeytanın vesvesesinden, Kur’an’ı okuma ve anlama konusunda bizi gaflete ve tembelliğe sürüklemesinden, Allah’ın kelamına itiraz ve isyan etme düşüncesinden, Allah’ın hıfzu himayesine sığınırım. (Bak: Nahl: 98) Bismillah’ir-Rahman’ir-Rahim (Dünyada, yarattığı her varlığını ve tüm kullarını esirgeyip koruyan, isyan ve kusurlarına bakmayıp yine ihtiyaçlarını karşılayan ve düzelmesi için mühlet sunan) “RAHMAN”; ve (Ahirette sadece iman ve itaat ehlini bağışlayıp, sonsuz rahmet ve nimetlerine kavuşturacak;) “RAHİM” (olan) ALLAH’ın adıyla… •Bu işe, ibadet ve imtihan niyetiyle başlamaktayım, •O’nun emir ve hükümleri doğrultusunda bu işi yapıp tamamlayacağım, asla harama ve hilekârlığa sapmayacağım. •Bu işte sadece Allah’ın rızasını, kullarının hatırını ve insanların rahatını ve menfaatini amaçlayacağım. •Bu işi ancak Allah’ın inayetiyle başaracağıma inanmaktayım.

1:2
Her türlü hamd, şükür ve övgü, (canlı ve cansız bütün varlıkları ve özellikle insanı; atom altı enerji zerreciklerinden moleküllere, protein hücrelerinden, sinir, sindirim, dolaşım ve boşaltım gibi yüzlerce sistemlere kadar: Her saniye milyarlarca harika bileşim ve iletişim halinde yaratan… Şehirler büyüklüğündeki en gelişmiş bilgisayarların bile bunların milyonda birini başaramayacağı şartları oluşturup, her şeyin ve herkesin bütün ihtiyaçlarını karşılayan, bizim ve) âlemlerin Rabbi olan Allah’adır, (minnet ve hizmet O’na yakışır, ve O’na layıktır).

1:3
(Ki) O dünyada her şeye ve herkese acıyıp kollayan RAHMAN’dır, ahirette mü’min ve müstakim kullarını bağışlayıp sonsuz rahmetine kavuşturacak RAHİM (olan Allah’tır).

1:4
(O) Din gününün (Ahirette kesin hesap, ceza ve ödülün karara bağlanacağı büyük mahkemenin) tek ve gerçek Maliki (Hâkimi ve Sahib-i mutlakıdır).

1:5
(Bu nedenlerle Ey Rabbimiz) Biz (bütün mü’minler) ancak ve yalnız Sana ibadet eder (Senin buyruklarını uygular ve Yüce rızanı ararız) ve (her konuda) sadece Senden yardım diler (ve Senin avn-ü inayetine sığınırız).

1:6
(Ne olur) Bizi Sırat-ı Mustakime (dosdoğru Din çerçevesine ve istikamet çizgisine) hidayet buyurup (Hakka ve hayra ulaştır).

1:7
(Daha önce) Kendilerine nimet verdiğin (hidayet ve hakikate erdirdiğin) kimselerin (Nebilerin, Sıddıkların, Şehitlerin ve Salihlerin) doğrultusuna (bizi yönlendirip yollandır; ama ne olur Yarabbi, Yahudilerin azgın Siyonist kesimleri ve İşbirlikçileri gibi bütün) ğadabına uğrayanların ve (Hristiyanların emperyalist kesimleri, müşrik takipçileri ve Batı ahlaksızlığının taklitçileri gibi her türlü Hakk’tan) sapıtanların yoluna (kaymamıza fırsat tanıma! Bütün batıl yollardan) gayrı (ve ayrı olan İslam’da sabit kıl) Amin!

Sanki Erbakan Hocamız hayattaymış, bizlere yeni bir sohbet etmiş gibi bir duyguyu-nimeti yaşatan Rabbimize sonsuz şükürler olsun.
Sanki Erbakan Hocamız hayattaymış, bizlere yeni bir sohbet etmiş gibi bir duyguyu-nimeti yaşatan Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Böylesine muhteşem bir nimetin; Milli Çözüm’ün istikametli yürüyüşünden ve Üstad Ahmet Akgül Hocamızın bu uğurda ki takdire şayan, üstün gayret ve çabalarından dolayı olduğu aşikar. Kur’an-ı Kerim’e, Peygamber Efendimizin (sav) hayatına ve Aziz Erbakan Hocamızın öğretilerine uygunluğu ve Üstad Ahmet Akgül Hocamız gibi bilge bir şahsiyetin tasdikini almış bu rahmani rüya yukarıda söylediğimiz gibi Aziz Erbakan Hocamızın bu gün haytaymış gibi yeni bir sohbetini dinleme hazını, huzurunu, mutluluğunu, şerefini yaşattı bizlere. Elhamdülillah.
“Allah yolunda öldürülenlere, sakın “ölüler” deyip (gaflete düşmeyin, çünkü) bilakis onlar (gerçek ve yüksek bir hayata geçmiş) diridirler. Velakin siz bunun farkında ve şuurunda değilsinizdir.” Bakara 154
Aynı zamanda birçok kardeşimiz tarafından görülen böylesine mübarek rüyalar; Milli Çözüm hizmetlerinin ve müjdelerinin ne kadar mühim, mübarek olduğunun farklı bir açıdan daha göstergesidir. Gayretlerimizin artırılması ve gaflet batağından kurtulmamız için ne muhteşem ilaçlar. Aynı zamanda böylesine mühim uyarılara dikkat etmediğimizde, (haşa) ciddiye almadığımızda ne büyük mahrumiyetler yaşayacağımızın da açık ilanıdır.
Rüya; hizmetlerin, gayretlerin hangi şuurla yapılması gerektiği hususunda da zirve bir tarif olmuş. Elhamdülillah.
Böylesine kısa bir yazı içerisinde, bu kadar büyük manayı içeren bir yazının (neredeyse) kaleme alınamayacak olması da, rüyanın Rahmani olduğuna bir delili değil mi?
Üstad Ahmet Hocamızın öğretilerine(Kur’an-ı Kerim’in emirlerine, Hz. Peygamberimizin (sav) mübarek yoluna, Aziz Erbakan Hocamızın davasına) karıca kaderince taraf olma ve böylesine manevi rüyaların müjdelerini duyma, yürekten kabul etme nimetinin karşılığında; ölmek değil; Ölüp-ölüp dirilmek, ölüp-ölüp dirilmek az gelir. Duamız; Üstad Ahmet Akgül Hocamızın devamlı hatırlattığı gibi: tüm bu nimetlerin karşılığını vermemiz mümkün değil. Ey Rabbimiz bizleri en azından şımarıklığa, hainliğe, nankörlüğe düşmekten ne olursun koru. Amin.

NE HİKMETLİ ÖĞRETİR!..
Dünyevi-Uhrevi bu ,saadet yolu
İman cihat ve ihlas,olsun yolumuz
Günahlarla kirlenen ,özümüz soldu
Rahmeyle Rahmanım hayr,olsun sonumuz!..

Ne hikmetli öğretir,Elçiler gibi
En güzel bir örnektir, asrın Sahibi
Üstad-ı Sadık’tır,asıl takipçisi
Kutlu Resule nefer,olsun kulunuz!..

Sübhan’a sığınanlar,yollar aşarmış
Mücahit muttakiler,sırra tanıkmış
Karınca gibi mümin ,surlar yıkarmış
İnayetinle Hakk’ın,doğru dururuz!..

Siyonistler kudurmuş,köpekler gibi
Saldırırlar her yana,şeytan sahibi
İşbirlikçi piyonlar,rantın delisi
Adil Düzen geliyor,görün sonunuz!..

NE ŞEREF
Sultanım ne şeref yolunda hep bulunmak,
Bu manevî eğitimden nadiplenip haz almak,
Yoluna kurban olduğum,Fethinle yüzler gülsün,
Teknolojinle zalim sussun,müminin yüzü gülsün!

Kelimeler aciz kalır anlatmaya ve duymaya,
Rabbimin Rahmetiyle kapindayız Ey Sultanımız!
Her türlü cahillikler ışığınla aydınlanır,
Çünkü Aziz Hocamdan bir haber geldi
Bilgimiz çogalır ve kalbimiz heyacanlanır,

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...