Acemiliğimize bağışlandığını ve hoş karşılandığını umduğumuz; dizgi, baskı ve renk ortamı gibi kusurlarımıza rağmen, dergimizin 1. ve 2. sayıları beklentilerimizin de ötesinde bir rağbet gördü ve yüzlerce okurumuzun talebine maalesef cevap veremedik.
Milli Çözüm’ün bu 3. sayısını daha da beğeneceğinizi, dua ve desteklerinizi esirgemeyeceğinizi biliyoruz… Çünkü bizler, dualarla ayakta duruyoruz…
Evet; Dua, sonsuz rahmet ve kudret sahibi olan ve her şey elinde ve emrinde bulunan Yüce Yaratıcıya sığınmaktır. Dua, derdini ve dileğini Rabbine sunmak, Mevlasına tazarru ve niyazda bulunmaktır. Ve canı gönülden O na yalvarmak ve yakarmaktır…
Dua, kulluğun şuuruna varmak, kusurunun farkında olmak…Acizliğinin , çaresizliğinin bilinciyle dergahı ilahiye durmaktır.
Dua, müminin, Cenab-ı Hakla konuşmasıdır… Ruhen ve kalben manevi huzurunda, O’nunla buluşmasıdır.
Dua, kulun Allah’ın rahmetine, nimetine ve davetine koşuşmasıdır…
Dua,”biz ancak sana ibadet eder ve yalnız senden yardım bekleriz.”[1] ayetinin gerçeğine ulaşmaktır…
Dua, imanın meyvesi , ibadetin neticesidir. Duanın genellikle Namaz, Oruç, Hac gibi ibadetlerin sonunda yapılması ve makbul olması bunun içindir.
Dua eden kimse biliyor ve inanıyor ki, kendi sesini ve kalbi temennilerini işiten ve her türlü arzu ve ihtiyacını karşılamaya gücü yeten biri vardır!
Çünkü O (cc) eğer vermek istemeseydi, istemeyi emretmezdi… “(Bana dua edin ki size icabet edeyim (ve istediğinizi vereyim) Bana ibadet (ve dua) etmeye tenezzül etmeyip kibirlenenleri hor ve hakir olarak cehenneme sokarım”[2] demezdi….
İnsanın ibadet ve istikameti olmazsa… Duası ve yalvarması bulunmazsa Rabbi’nin yanında ne kıymeti vardır.
“Her mescitte yüzlerinizi (ve gönüllerinizi) O na çevirin ve dini Allah’a has kılarak (her hususta) O nun hükümlerini esas olarak Allah’a yalvarın”[3] buyurulmakta, böylece ancak sağlam bir imanın ve salih amellerin neticesinde duanın makbul olacağına işaret edilmektedir.
“Gerçek iman sahipleri Allah’la beraber başka ilahlara asla dua etmez”[4] sebep perdeleri arkasında ki mutlak kudret ve yegâne karar merciini unutmazlar…
Zira “hakiki dua yalnız Allah’a yapılır. Ondan başka yalvardıkları şeyler ve kimseler hiçbir şekilde kendilerine cevap veremezler (ve Allah dilemeden onlara nimet ve fazilet yetiştiremezler)”[5]
“Allah’ın insanlara açacağı herhangi bir rahmet ( nimet, devlet ve servet kapısını) kimse kapatamaz. O nun tuttuğunu ve vermediğini de kimse zorla alamaz…[6]
Ey putlara, tağutlara ve tabutlara dua edip duranlar.!..
Ey türbelere, kabirlere yalvarıp yakaranlar!..
“Onlara boşuna dua etmeyin. Çünkü sizin duanızı işitmezler… İşitseler bile cevap veremezler!”
“Kıyamet gününde de (onları Allah’a) ortak koşmanızı reddedecekler (ve sizi terk edecekler)”[7]
“Onlara” Allah’ı bırakıp ta taptıklarınız (ve yalvardıklarınız, batıl ilkelerine ve ülkülerine bağlı kaldıklarınız) şimdi nerede? Bu gün size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini olsun kurtara biliyorlar mı?” denilecek.[8]
İman ehli için Allah ne güzel sığınaktır ve dua ile O na yalvarmak ve O na yaslanmak ne muazzam bir güç kaynağıdır ve ne büyük bahtiyarlıktır!
Gafiller ve cahiller için, cibt ve tağuta (canlı ve cansız putlara) sarılmak, kendileri gibi aciz ve çaresiz mahluklara yalvarmak ise, ne korkunç bir sapıklık ve kötü bir bedbahtlıktır!..
Çünkü hiçbir zaman seslerini duyuramayacaklar, cevap alamayacaklar ve karşılık bulamayacaklardır.
Nemrut’a, Firavun’a da saygı durdular, secde ettiler… Ama hepsi geberdi… Kendi icat ettiğiniz ilahların, tanrılaştırdığınız ve taptığınız nefsü hevaların peşini bırakın! Yaratılışınızda ki fıtri inanma ve sığınma ihtiyacını., yanlış ve batıl amaçlar peşinde boşa çıkarmayın!…
Allah’ı sever gibi, insanları sevmeyin, övmeyin, haddinden ziyade yüceltmeyin.
“İnsanlardan bir kısmı, Allah’tan başkasın Allah’a denk tutar ve onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenler ise (her şeyden ve herkesten) daha ziyade Allah’ı severler.
“Keşke zalimler, azabı gördükleri zaman (anlayacakları gibi) bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabına dayanmanın zorluğunu önceden anlaya bilseler di.[9] ayetinin tehdidine girmeyin.
İnsan eğer İslâm’a ve insanlığa hizmeti varsa herhangi bir komutanı , kahramanı, mürşidi, müceddidi sevebilir, sevmelidir. Ancak Hz. Peygamber kadar değil… Haddini bilmelidir.
İnsan Hz. Resûlüllah’ı elbette sevecektir… Ama Allah (cc) kadar değil… Her şeyin sınırında durmalı , ileri gitmemelidir…
Velhasıl nebilerin velilerin, salihlerin dualarımızın kabulüne vesile yapılmaları caiz olmakla beraber, asıl yalvarılacak ve sığınılacak makam yalnız Allah’tır…
Duanın makbulü ise bütün sebeplere yapışmak, gerekli çalışmaları ve hazırlıkları tamamlamak suretiyle yapılan fiili duadır.
Evet, bu gün dava günüdür. Bu gün dua günüdür….
Mazlumların zalimlere, müminlerin münkirlere, Milli iradenin mason sömürücülere üstün gelmesi için, fiili gayretimizi göstermek ve sorumluluklarımızı yerine getirmekle beraber, seherlerde samimiyetle dua etme günüdür.
Ve yıllardır milyonlarca mümin ve mazlum kimselerin, gönüllerinin ta derinliklerinden gelerek yaptıkları dualar mutlaka kabul görecek ve siyonizmin zulüm ve sömürü saltanatı tarihe gömülecektir. Haydi, duaya ve davaya devam edelim… Sonsuz şükürler olsunki:
Davamız haklı, duamız hayırlıdır……
[1] Fatiha: 5
[2] Mü’min: 60
[3] Araf: 29
[4] Furkan: 68
[5] Rad: 14
[6] Fatır: 2
[7] Fatır: 14
[8] Şuara: 92-93
[9] Bakara: 165

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
ER DOĞAN DEĞİL, ER BAKAN LAZIM! Şiirinden: Ne zor imtihanmış, ahir zamanda Selamet Saadet, Milli…
Yahya CANDAŞ beyden Allah razı olsun. Dizeleri ile bizlere de tercüman olmuşlar. Bu dizelere verdiği…
Tanıma ve tâbi olmayı lütfeden rabbimize sonsuz şükürler olsun. Ayaklarımızı ve kalbimizi sabit kılsın, İnsanlığın…
KARARLAŞTIRILMIŞ VE YAKLAŞMIŞ OLAN KUTLU VAKİT'E RAMAK KALA!.. Makale bilgi ile hikmeti birleştirmemizi sağlayacak açıklıkta…
ER bakanların özelliği ; onlar her asırda veya her yüzyılda bir gönderilirler ve geldikleri asra…
Şiirde de değinildiği gibi; Hocamızın netliği ve sertliği, asaletinden, mertliğinden ve merhametindendir. Bizlerin dünya ve…
Teşkilat çalışmalarına ve dava süreçlerine ilişkin çok kritik bilgiler içeren, marazlı tiplerin tespitine ve kişisel…
Haddini bilmeyen hadsizlerin halleri! Nefsinin kötülüklerinden, imtihanının sırrından gafil olanlar, eline imkân ve fırsat geçince,…
Balık baştan kokar demişler; Türkiyenin değil dünyanın kurtuluşu Adil Düzen projelerine bağlı olduğunu sağır sultan…
Muhterem Ahmet Hocamıssınız Siz bir çiçekle başlayan baharın Akgül’üsünüz Siz kuruyan gönüllerimizi sulayan Rahmet…