YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e798ef3f9d8
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 0
Bugün : 44668
Dün : 58085
Bu ay : 1203513
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53348571
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Erbakan Vakfı’nın açılması ve amaçları

“Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı” Hocamızın Balgat’taki konutunda hizmete açılmıştı. Genel Başkanı Fatih Erbakan, vakfın Milli Görüş hareketinin asıl istikametinden saptırılmasına, sadece bir fikir kulübü, hayır kuruluşu, hac, umre ve kurban organizasyonuna dönüştürülmesine asla müsaade etmeyeceklerini hatırlatmıştı. Saadet Partisi YİK Üyesi Oğuzhan Asiltürk’ün Erbakan Vakfını karalamak için medyaya gönderdiği açıklamaya da atıfta bulunan Fatih Erbakan’ın; “Ateş-i Nemrut’tan korkar mı İbrahim olan? Hodri meydan, hodri meydan!” çıkışı hararetle alkışlanmıştı.

Vakfın genel merkezi de olan, Hocamızın Balgat’taki konutunun bahçesinde düzenlenen törene, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, İran’ın Ankara Büyükelçisi Ali Rıza Bikdeli, CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu üyeleri Fehim Adak ve Ahmet Tekdal ve eski bakanlardan Yaşar Okuyan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katılmıştı. Törende, Necmettin Erbakan’ın kızları, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu ve Necmettin Erbakan Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Elif Erbakan ile Zeynep Erbakan da bulunmuşlardı.

Tören, Hamidiye Camisi İmam Hatibi Bilal Gülmez’in Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlamış; Vakıf Başkanı Fatih Erbakan törendeki konuşmasında: vakfın kurulmasıyla Necmettin Erbakan’ın vasiyetinin yerine getirildiğini, yapılacak çalışmalarla Necmettin Erbakan’ın tüm insanlığa doğru bir şekilde tanıtılacağını açıklamıştı.

“Emniyet sübabı görevi yapacaklardı”

Vakfın, “Erbakan’ın bütün özelliklerini tanıtmak ve ismini yaşatmak gibi şerefli bir görev üstleneceğini; yapılacak bilimsel çalışmalarla Erbakan’ın ve Milli Görüş’ün projelerinin aslına sadık kalınarak güncelleneceğini ve geliştirileceğini” bildiren Fatih Erbakan, projeleri geliştirmekle kalmayacaklarını aynı zamanda bütün Türkiye ve Avrupa’da, yaygın bir teşkilat ağıyla projelerin insanlığa ulaştırılacağını hatırlatıp;

Vakfımız, Milli Görüş hareketinin Erbakan Hocamız tarafından belirlenmiş istikametinden, orijinal açılarından saptırılmasına karşı bir emniyet sübabı görevini de yapacaktır. Erbakan Vakfımız, Milli Görüş hareketinin, Milli Görüşçü kuruluşların asıl istikametinden saptırılmasına, açılarıyla oynanmasına, Milli Görüş hareketinin sadece bir fikir kulübü, sadece bir hayır kuruluşu, sadece bir hac ve umre organizasyonuna, sadece kurban organizasyonuna, Erbakan Hocamızın deyimiyle ‘cansız kuşa dönüştürülmesine asla müsaade etmeyecektir. Böylelikle geçmişte yıllar boyunca yaptıkları gibi bugün de Erbakansızlaştırılmış yani özünden saptırılmış bir Milli Görüş inşa etmeye çalışanlar, Erbakan ismini unutturmaya çalışanlar, canlı kuşu içi doldurulmuş cansız kuşa çevirmeye çalışanlar, karşılarında Erbakan Vakfı’nı ve bizleri bulacaklardır.” sözleriyle vakfın kuruluş amaçlarını ve faaliyet sahalarını ortaya koymuşlardı.

Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın mesajları!?

Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mesaj göndermesi ise anlamlıdır.

Cumhurbaşkanı Gül, açılış dolayısıyla gönderdiği mesajda, “milletin yetiştirdiği büyük bir değer, vakur ve yılmaz bir dava adamı”olarak nitelediği Necmettin Erbakan’ın “siyasi tarihte iz bıraktığını belirterek, O’nun tevazusu, mücadelesi, tecrübesi, birikimi, üslubu, demokratik duruşu ve dünya görüşüyle gönüllerde yer edindiğini, Türk siyasetine farklı bir soluk getirdiğini” vurgulamıştır.

Sn. Gül’ün:

“Benim hayatımda önemli bir yeri bulunan, uzun yıllar birlikte siyaset yaptığım ve kendisini yakından tanıma ayrıcalık ve bahtiyarlığını yaşadığım Necmettin Erbakan, memleketimizin kalkınması ve gelişmesi için inançla çalışmış, değerli devlet ve siyaset adamlarının yetişmesine de öncülük yapmıştır. Necmettin Erbakan, üstün meziyetleri, ufku, vizyonu, düşünceleri, dünya meselelerine yaklaşımı ve yüksek öngörüleriyle sadece ülkemizde değil İslam dünyasında da büyük saygınlık kazanmıştır. Kurduğunuz vakfın, sadece kendi vatanı ve ülkesi için değil tüm İslam alemi ve insanlık için mutluluk ve esenlik isteyen, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğuna inanan bir lider olarak Necmettin Erbakan’ın düşüncelerinin ve ilkelerinin ortaya konulması ve daha iyi aşılanmasına vesile olacağına inanıyorum. Eminim ki aziz milletimiz, Necmettin Erbakan’ı hiçbir zaman unutmayacak, daima hayırla yâd edecektir.”Sözleri samimi bir itiraf ve ikrar mıdır, yoksa “bazı doğruları, yanlış amaçlar için istismar etme” ve geçmişte hıyanet ve hakarete yeltendikleri Erbakan’a duyulan sevgi ve güveni, kendi siyasi ve sinsi emelleri uğrunda değerlendirme hesaplı mıdır?

Başbakan Erdoğan da mesajında, Necmettin Erbakan’ı rahmetle andığını belirterek, “Onun adına açılan bu vakfın Necmettin Erbakan’ın fikirlerini, ideallerini yaşatmak ve genç nesillere tanıtmak adına son derece önemli olduğuna inanıyorum. Vakfın hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullanmıştır.

Erbakan Hoca’nın 20 yıl boyunca siyasi ve şahsi çalışmalarını yürüttüğü bürosunun, Erbakan Vakfı’nın Genel Merkezi olarak hizmete sunulacağı açıklanmıştır.

Oğuzhan Asiltürk’ün kışkırtmaları:

“Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı” şeklindeki uyduruk sıfatıyla Oğuzhan Asiltürk, ‘Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı’ ile ilgili şu açıklamayı yapmıştı:

 “Toplumda sevgi ve saygı uyandırmış büyük zatların çocukları bir araya gelerek babalarının hatırasını canlı tutmak için bir vakıf kurarlarsa herkesin buna saygı duyması gerekir. Böyle bir vakfın genel merkezinde hedeflenen çalışmalar yapılır. Ancak Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı olarak kurulmuş olan vakfın kurucuları arasında Erbakan Hocamızın en büyük çocuğu olan Zeynep Erbakan bulunmamaktadır. Dolayısıyla aile adına kurulmuş bir vakıf olma vasfında değildir.

Ayrıca vakıf genel başkanı Fatih Erbakan imzasıyla yayınlanan bildiride vakfın il, ilçeler ve beldelerde, Türkiye’de mevcut siyasi partilerin teşkilatını andıran bir teşkilat oluşturacak şekilde teşkilatlanacağı bildirilmiştir. Bu çalışma Erbakan Hocamızın isminin arkasına gizlenilerek doğrudan Saadet Partisini bölmeye yönelik bir çalışmadır.

Hocamız, ‘Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet Partisidir. Eğer bir insan bu davaya hizmet edecekse gelip karargâha teslim olması gerekir’ sözünü ömrü boyunca tekrar etmiştir. Kurulan vakfın Saadet Partisi ile hiçbir ilgi ve ilişkisi yoktur. Saadet Partililerin dikkatine sunuyorum. Milli Görüş topluluğu olarak ümit ve temenni ediyoruz ki Erbakan Hocamızın çocukları babalarının tavsiyesine uyarlar.”

Ayrıca Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak 6 Haziran 2013’te bu konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunmuşlardı:

“Son günlerde, bazı şahısların parti teşkilatlarımızı dolaşıp “Erbakan Kültür Derneği” veya “Erbakan Vakfı” kuruyoruz diyerek destek istedikleri bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Hatta bazı İl başkanlarımıza “Kurulacak Vakfın veya Derneğin İl Temsilciliği” teklif edilmiştir. Öncelikle ifade etmek isteriz ki; bu çalışmalar Genel Merkezimizin bütünüyle bilgisi dışında yürütülmektedir. Söz konusu şahısların amacı, Erbakan Hocamızın adını kullanarak teşkilatlarımıza sirayet etmek ve Saadet Partisi içinde ikilik varmış gibi göstermeye çalışmaktadır.

İl Başkan’ından, mahalle temsilcisine kadar, Saadet Partisi’nin tüm mensupları Milli Görüş disiplini içerisinde büyük bir heyecan ve kararlılıkla çalışmalarını yürütmektedir. Bu disiplin ve prensipler sayesindedir ki, Partimiz kısa sürede hızlı bir yükselişe geçmiştir. İşte Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi’nin yükselmekte olduğunu gören bazı çevrelerin, bu yükselişi engellemek için bir takım çalışmalar içine girdikleri görülmektedir. Genel Merkezimizin bilgisi dışında gerçekleştirilen bu çalışmalara karşı teşkilatlarımızın dikkatli olması, iyi niyetten yoksun bazı girişim ve istismarları önlemek açısından büyük önem arz etmektedir.”

Samimi uyarılarımız ve sorumluluklarımız:

Saadet Partisi Milli Görüş düşüncesinin tek temsilcisi ve son kalesidir. SP’yi sahiplenmek, gelişip güçlenmesi için gayret göstermek; vicdani, insani ve milli bir görevdir.

Saadet Partisi yarım asra yaklaşan olumlu ve onurlu bir mücadelenin sonunda, ruhen eğitilen ve denenip elenen sadıklar ve seçkinler topluluğunun meşru ve makbul adresi ve hizmet vesilesidir. Bu, sıradan bir particilik gayreti değil, gerçek bir inanç ve yüksek bir amaç meselesidir. Saadet partisinin üst kademelerinde bazı yanlış ve yamuk kişilerin bulunması ve bunların çok haksız ve hazımsız davranışlar içinde olması bahanesiyle bu kutsal davadan kopmamız ve bu birlikteliği bozmamız asla münasip değildir; hiçbir iz’an ve insaf buna müsaade etmeyecektir. Aziz Hocamızın umumi vasiyet niteliğindeki çok net ifadeleri de, Milli Görüş’ün tek temsilcisi ve takipçisinin Saadet partisi olduğu yönündedir. Çeşitli gerekçelerle teşkilatta ve yan kuruluşlarında hizmet vermesine engel olunanların dahi, gayri resmi ve samimi olarak bu davaya sahip çıkıp çalışmaları, bir insana daha ulaşmak, onu batıla destek olmanın vebalinden kurtarmak için çırpınmaları kulluk imtihanının bir gereğidir.

Erbakan Vakfı’nın kurulması üzerine Oğuzhan Asiltürk’ün “Bu Milli Görüş’ün yeniden bölünmesidir, bu bir ayrılık ve fesatlık hareketidir” anlamında sözler sarf etmesi ise, Onun art niyetini ve bozuk zihniyetini yansıtan kasıtlı ve kışkırtıcı bir yaklaşımdır. Oysa bu olayı “Erbakan Hocamızın tarihi hizmet ve hedeflerini, prensip ve projelerini yeni nesillere ve toplumun farklı kesimlerine anlatmak ve O’nun Aziz hatırasını canlı tutmak üzere, bu vakıf çok özel ve güzel etkinliklere vesile olacaktır, hayırlı ve yararlı bir çalışmadır. Bu girişimi bir ayrılık-gayrılık gibi gösterenler yanılmakta ve gerçeği saptırmaktadır. Milli görüş camiası tam bir ittifak ve irtibat halinde seçimlere hazırlanmaktadır” şeklinde yorumlaması, yapıcı ve yapıştırıcı bir rol oynaması gereken Oğuzhan Asiltürk’ün, tam aksine Milli Görüş’ün yeniden parçalanmasını istiyor, bekliyor ve bunu tetikliyormuş gibi bir tavırla: “Erbakan Vakfı’yla partimizin hiçbir alakası bulunmamaktadır, bunlar isyancıdır, fesatçıdır. Üstelik bu bir aile vakfı da sayılmayacaktır, çünkü Zeynep Erbakan dışlanmıştır” anlamında beyanatlar vermesi, asli ayarını ve amacını ortaya koymaktadır.

Şimdi kalkıp ta Fatih Erbakan’ı sevip destekleyenlere “Aramızda beklemeyin, haydi ayrılıp gidin!” dercesine hareket edenlerin ve Erbakan’ın çocuklarını birbirine düşürmek için şeytani bir çaba gösterenlerin, nasıl bir tıynete ve hıyanet düşüncesine sahip olduklarını hala görmeyenler ve bu partiyi sadık ve layık kadrolara vermek üzere gayrete gelmeyenler, büyük bir vebal altındadır.

Yeni bir ayrışma asla bağışlanmayacaktır!

Erbakan Vakfı’na sahip çıkanların, SP’ye alternatif farklı bir oluşuma ve ayrışmaya kalkışmaları ise, affedilmez bir hata olacaktır ve Oğuzhan Asiltürk gibi insanları haklı çıkaracak ve tahribatlarını kolaylaştıracaktır. Çünkü Parti’yi, bazı yanlış kafa ve kadrolardan kurtarma mecburiyeti, dışarıdan değil içeriden yapılacak net ve metin girişimlerle meşruiyet kazanacak ve başarıya ulaşacaktır.

Kaldı ki, Hakkın hâkimiyeti ve Batılın hezimetiyle sonuçlanacak beklenen büyük devrim ve değişim, Kur’an’ı Kerimin İsra 4-7 ayetlerinde işaret ettiği, Hz. Peygamber Efendimizin “Hatay Amik Ovasında yaşanacağını” müjdelediği Melheme-i Kübra (Büyük Hesaplaşma)yı, Erbakan Hocamızın defalarca dile getirdiği ve hazırlayıp Ordunun ilgili birimlerine teslim ettiklerini bildirdiği teknolojik harikalar sayesinde Türkiye’nin kazanıp Siyonist ve emperyalist güçleri yeneceği ve zulüm saltanatına son vereceği talihli günler çok yakındır. İşte Saadet partisi bünyesindeki sağlam ve sadık milli Görüşçüler, bu büyük inkılabın ardından, toplumun yeniden ihyası ve Adil Düzen’in inşası noktasında, “maya” rolü oynayacaktır. Bu nedenle hazır “maya”nın bozulmadan korunması lazımdır. Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi “Yara olgunlaşınca üzerindeki kabuklar kendiliğinden düşüp vücuttan ayrıldıkları gibi” SP’nin başına çöreklenen kabuk kadrolar da, bu tarihi dönüşüm sonrası mecburen tasfiye olacaktır.

Milli Görüş camiası, yeni bir denenme ve elenme süreci daha yaşamaktadır ve umarız sadıklar bu imtihandan da alnının akıyla çıkacaktır. İnşallah, şeytanilerin sevinmesine fırsat tanınmayacak, hem birlik ve dirliğimiz korunacak; hem de Milli Görüş bazı kasıtlı ve hastalıklı kafalardan kurtulacaktır.

Kulislere düşen söylentilere göre: “Bülent Arınç’ın 15-20 milletvekiliyle AKP’den ayrılıp Saadet Partisine katılacağı”, böylece Milli Görüş’ün tamamen ele geçirilip asıl hedeflerinden saptırılacağı girişimlerine…

Ve yine Oğuzhan Asiltürk’ün dışlayıcı ve kışkırtıcı tavırlarına karşı “Erbakan Vakfı çevresinde toplanacak samimi insanları, birtakım vaatlerle AKP’nin yan kuruluşu yapma” heveslerine karşı uyanık olmalı ve nefsi dürtülerle Rabbani ölçülere aykırı davranılmamalıdır.

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

AHMET AKGÜL KİMDİR?

INTRODUCTION OF USTADH AHMET AKGÜL

رسالة تعريفية لمعلمنا أحمد أكجول

قبل مؤتمر النظام العادل في جامعة قيرغيزستان أراباييف، والذي حضرناه، قدم أحد المحاضرين أستاذنا أحمد أكجول على النحو التالي: أحمد أكجول موجود في تركيا؛ إنه عالم ومثقف نادر جدًا يجمع بين المبادئ الإسلامية والمتطلبات الإنسانية، وفكر أتاتورك في التغيير والقومية الإيجابية والتوازن الاجتماعي. ألف حوالي 100 كتاب، بعضها في 3 مجلدات، وجميعها أعمال فريدة وأصيلة. 10 من الكتب؛ تمت ترجمته إلى الإنجليزية والروسية واليابانية والفارسية والفرنسية والعربية. البروفيسور الراحل، أحد رؤساء وزراء تركيا الأسطوريين. دكتور. ويعتبر من أكثر الطلاب المميزين وأتباع نجم الدين أربكان.
لقد حضر المؤتمرات العلمية في جميع أنحاء تركيا وأوروبا والجغرافيا الإسلامية منذ ما يقرب من 40 عامًا. إنه رجل حكيم تنبأ وشرح التطورات المهمة في تركيا ومنطقته والعالم قبل عقود، وتعرض للعديد من المشاكل والهجمات لهذا السبب، لكنه كان دائما على حق في النهاية. وهو رئيس تحرير مجلة الحل الوطني، التي يتابعها عن كثب كبار البيروقراطيين العسكريين والمدنيين، وأساتذة الجامعات، والكتاب والمعلقين المهمين، ومسؤولي الدولة في تركيا. ضد الأنظمة الرأسمالية والاشتراكية والليبرالية في العالم؛ فهو يحتوي على الجوانب الجيدة والمفيدة لجميعها، لكنه يترك الجوانب السيئة والضارة؛ سيدنا، الذي أعد ودافع عن برامج النظام العادل الأصلية القائمة على العقل والعلم والتاريخ والضمير والقرآن، يبلغ من العمر 74 عامًا وأب لخمسة أطفال. لا يتقاضى إتاوات أبدًا عن أي من كتبه أو مجلاته أو مقالاته أو مؤتمراته، ويعيش حياة متواضعة بعيدًا عن الترف والراحة، ويغطي نفقات كل ذلك بحوالي 40 من الرفاق المتطوعين والمخلصين في سبيل الله. المعلم الذي يدافع عن "حرمة التبشير بالعلم" وبالتالي لا يدين بالشكر لأي مركز أو حكومة. باستثناء ما يقرب من 105 من أعمال أستاذنا، حتى الأحزاب والحكومات تظل غير مبالية؛ الدين والأخلاق في المرحلة الابتدائية: 4-5، المرحلة المتوسطة: 1-2-3، المرحلة الثانوية: 1-2-3-4 والجامعة: 1-2-3، وفقاً للحقائق العلمية وجوهر الإسلام. ولكن بغض النظر عن أي طائفة، فقد أعد كتب العلم. خلال أحاديثهم المميزة جداً، كتلاميذه ومتابعيه المخلصين: "كيف أعددتم هذه (100) كتاباً يزيد عن مائة، كيف رتبتم وقتكم؟" أجاب أستاذنا أحمد أكجول على أسئلتنا كالتالي، ليكون قدوة وتشجيعًا لنا:



1- منذ ما يقرب من 60 عامًا، باستثناء الأمراض الخطيرة والصعوبات الكبيرة؛ ولم أؤجل عمل اليوم إلى الغد، كما أنني لم أحاول تأجيل عمل الصباح إلى الظهر أو عمل الظهر إلى المساء. لأنه لا ينبغي لي أن أضيع رأس مال حياتي المحدود في مساعي فارغة ومجانية يسميها القرآن الإلغاء ويحرمها

 

2- حتى لو كان شخصًا لديه معرفة وخبرة في موضوع ما، حتى لو كان أصغر منا كثيرًا... حتى لو كان شخصًا عاديًا وبسيطًا، فأنا لا أشعر بالإهانة أبدًا عند الاستماع إليه أو تعلم شيء ما، لأن أكبر عائق أمام التعلم والحصول على العلم هو الكبرياء والكبر

-3ما حصلنا عليه؛ حاولت أن أقرأ وأفهم كتابات وكتب الجميع، محليًا أو أجنبيًا، يساريًا أو يمينيًا، أعرفه أو لا أعرفه، أحبه أو أكرهه.
4- كنت أسجل المعلومات التي تعلمتها وأجد أهميتها منها أو مما سمعته في البرامج والمؤتمرات التليفزيونية، ولم أتردد قط في كتابتها ونقلها بذكر أصحابها
5- من خلال الوقوع في الرغبات والاعتراضات التعسفية من أقرب أقاربي ورفاقي وأعضاء الحزب وذوي المناصب ذات النفوذ والكفاءة... أو من منطلق حرصي على راحتي ومصالحي الشخصية، لم أخفي أبدًا الحقيقة التي قالها لي يجدها العقل والضمير نافعة ومفيدة، ولم أصعب فهمها بتغليفها بأغلفة مختلفة
6- كل الأشخاص الذين التقينا بهم في أي مناسبة وأصبحنا قريبين بما يكفي لتناول كوب من الشاي أو السفر لمدة ساعة على متن الطائرة؛ حاولت مساعدتهم على اكتساب وزيادة وعيهم الأخلاقي والضميري وكرامتهم، وخاصة سلامهم الروحي والعالمي. بمعنى آخر، كنت أهدف إلى أن أكون مفيداً له، وليس أن أستفيد من منصبه وفرصه ومجاملاته.
7- ولعل ذلك يعتبر ثمرة ومعجزة للأهداف والجهود المخلصة... وطبعا بفضل الله تعالى وفضله لا بد من قراءة كتاب ما يقارب 700 صفحة بسرعة في ساعة أو ساعتين. وتهنئة هذا الكتاب وانتقاده عمدا، والحمد لله أن إنتاج ملاحظات من 10 صفحات أصبح أسهل بالنسبة لنا.
أطيب التحيات…

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...