YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e9df4fc1147
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 0 7
Bugün : 12584
Dün : 58766
Bu ay : 1287013
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53432071
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Erbakan Vakfı’nın açılması ve amaçları

“Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı” Hocamızın Balgat’taki konutunda hizmete açılmıştı. Genel Başkanı Fatih Erbakan, vakfın Milli Görüş hareketinin asıl istikametinden saptırılmasına, sadece bir fikir kulübü, hayır kuruluşu, hac, umre ve kurban organizasyonuna dönüştürülmesine asla müsaade etmeyeceklerini hatırlatmıştı. Saadet Partisi YİK Üyesi Oğuzhan Asiltürk’ün Erbakan Vakfını karalamak için medyaya gönderdiği açıklamaya da atıfta bulunan Fatih Erbakan’ın; “Ateş-i Nemrut’tan korkar mı İbrahim olan? Hodri meydan, hodri meydan!” çıkışı hararetle alkışlanmıştı.

Vakfın genel merkezi de olan, Hocamızın Balgat’taki konutunun bahçesinde düzenlenen törene, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, İran’ın Ankara Büyükelçisi Ali Reza Bikdeli, CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu üyeleri Fehim Adak ve Ahmet Tekdal ve eski bakanlardan Yaşar Okuyan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katılmıştı. Törende, Necmettin Erbakan’ın kızları, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu ve Necmettin Erbakan Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Elif Erbakan ile Zeynep Erbakan da bulunmuşlardı.

Tören, Hamidiye Camisi İmam Hatibi Bilal Gülmez’in Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlamış; Vakıf Başkanı Fatih Erbakan törendeki konuşmasında: vakfın kurulmasıyla Necmettin Erbakan’ın vasiyetinin yerine getirildiğini, yapılacak çalışmalarla Necmettin Erbakan’ın tüm insanlığa doğru bir şekilde tanıtılacağını açıklamıştı.

“Emniyet sübabı görevi yapacaklardı”

Vakfın, “Erbakan’ın bütün özelliklerini tanıtmak ve ismini yaşatmak gibi şerefli bir görev üstleneceğini; yapılacak bilimsel çalışmalarla Erbakan’ın ve Milli Görüş’ün projelerinin aslına sadık kalınarak güncelleneceğini ve geliştirileceğini” bildiren Fatih Erbakan, projeleri geliştirmekle kalmayacaklarını aynı zamanda bütün Türkiye ve Avrupa’da, yaygın bir teşkilat ağıyla projelerin insanlığa ulaştırılacağını hatırlatıp;

“Vakfımız, Milli Görüş hareketinin Erbakan Hocamız tarafından belirlenmiş istikametinden, orijinal açılarından saptırılmasına karşı bir emniyet sübabı görevini de yapacaktır. Erbakan Vakfımız, Milli Görüş hareketinin, Milli Görüşçü kuruluşların asıl istikametinden saptırılmasına, açılarıyla oynanmasına, Milli Görüş hareketinin sadece bir fikir kulübü, sadece bir hayır kuruluşu, sadece bir hac ve umre organizasyonuna, sadece kurban organizasyonuna, Erbakan Hocamızın deyimiyle “cansız kuşa” dönüştürülmesine asla müsaade etmeyecektir. Böylelikle geçmişte yıllar boyunca yaptıkları gibi bugün de Erbakansızlaştırılmış yani özünden saptırılmış bir Milli Görüş inşa etmeye çalışanlar, Erbakan ismini unutturmaya çalışanlar, canlı kuşu içi doldurulmuş cansız kuşa çevirmeye çalışanlar, karşılarında Erbakan Vakfı’nı ve bizleri bulacaklardır.” sözleriyle vakfın kuruluş amaçlarını ve faaliyet sahalarını ortaya koymuşlardı.

Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın mesajları!?

Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın mesaj göndermesi ise anlamlıdır.

Cumhurbaşkanı Gül, açılış dolayısıyla gönderdiği mesajda, “milletin yetiştirdiği büyük bir değer, vakur ve yılmaz bir dava adamı” olarak nitelediği Necmettin Erbakan’ın siyasi tarihte iz bıraktığını belirterek, O’nun tevazusu, mücadelesi, tecrübesi, birikimi, üslubu, demokratik duruşu ve dünya görüşüyle gönüllerde yer edindiğini, Türk siyasetine farklı bir soluk getirdiğini” vurgulamıştır.

Sn. Gül’ün:

“Benim hayatımda önemli bir yeri bulunan, uzun yıllar birlikte siyaset yaptığım ve kendisini yakından tanıma ayrıcalık ve bahtiyarlığını yaşadığım Necmettin Erbakan, memleketimizin kalkınması ve gelişmesi için inançla çalışmış, değerli devlet ve siyaset adamlarının yetişmesine de öncülük yapmıştır. Necmettin Erbakan, üstün meziyetleri, ufku, vizyonu, düşünceleri, dünya meselelerine yaklaşımı ve yüksek öngörüleriyle sadece ülkemizde değil İslam dünyasında da büyük saygınlık kazanmıştır. Kurduğunuz vakfın, sadece kendi vatanı ve ülkesi için değil tüm İslam alemi ve insanlık için mutluluk ve esenlik isteyen, halka hizmetin Hakk’a hizmet olduğuna inanan bir lider olarak Necmettin Erbakan’ın düşüncelerinin ve ilkelerinin ortaya konulması ve daha iyi aşılanmasına vesile olacağına inanıyorum. Eminim ki aziz milletimiz, Necmettin Erbakan’ı hiçbir zaman unutmayacak, daima hayırla yâd edecektir.” Sözleri samimi bir itiraf ve ikrar mıdır, yoksa“bazı doğruları, yanlış amaçlar için istismar etme” ve geçmişte hıyanet ve hakarete yeltendikleri Erbakan’a duyulan sevgi ve güveni, kendi siyasi ve sinsi emelleri uğrunda değerlendirme hesaplı mıdır?

Başbakan Erdoğan da mesajında, Necmettin Erbakan’ı rahmetle andığını belirterek, “Onun adına açılan bu vakfın Necmettin Erbakan’ın fikirlerini, ideallerini yaşatmak ve genç nesillere tanıtmak adına son derece önemli olduğuna inanıyorum. Vakfın hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullanmıştır.

Erbakan Hoca’nın 20 yıl boyunca siyasi ve şahsi çalışmalarını yürüttüğü bürosunun, Erbakan Vakfı’nın Genel Merkezi olarak hizmete sunulacağı açıklanmıştır.

Oğuzhan Asiltürk’ün kışkırtmaları:

“Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı” şeklindeki uyduruk sıfatıyla Oğuzhan Asiltürk, ‘Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı’ ile ilgili şu açıklamayı yapmıştı:

 “Toplumda sevgi ve saygı uyandırmış büyük zatların çocukları bir araya gelerek babalarının hatırasını canlı tutmak için bir vakıf kurarlarsa herkesin buna saygı duyması gerekir. Böyle bir vakfın genel merkezinde hedeflenen çalışmalar yapılır. Ancak Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı olarak kurulmuş olan vakfın kurucuları arasında Erbakan Hocamızın en büyük çocuğu olan Zeynep Erbakan bulunmamaktadır. Dolayısıyla aile adına kurulmuş bir vakıf olma vasfında değildir.

Ayrıca vakıf genel başkanı Fatih Erbakan imzasıyla yayınlanan bildiride vakfın il, ilçeler ve beldelerde, Türkiye’de mevcut siyasi partilerin teşkilatını andıran bir teşkilat oluşturacak şekilde teşkilatlanacağı bildirilmiştir. Bu çalışma Erbakan Hocamızın isminin arkasına gizlenilerek doğrudan Saadet Partisini bölmeye yönelik bir çalışmadır.

Hocamız, ‘Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet Partisidir. Eğer bir insan bu davaya hizmet edecekse gelip karargâha teslim olması gerekir’ sözünü ömrü boyunca tekrar etmiştir. Kurulan vakfın Saadet Partisi ile hiçbir ilgi ve ilişkisi yoktur. Saadet Partililerin dikkatine sunuyorum. Milli Görüş topluluğu olarak ümit ve temenni ediyoruz ki Erbakan Hocamızın çocukları babalarının tavsiyesine uyarlar.”

Ayrıca Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak 6 Haziran 2013’te bu konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunmuşlardı:

“Son günlerde, bazı şahısların parti teşkilatlarımızı dolaşıp “Erbakan Kültür Derneği” veya “Erbakan Vakfı” kuruyoruz diyerek destek istedikleri bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Hatta bazı İl başkanlarımıza “Kurulacak Vakfın veya Derneğin İl Temsilciliği” teklif edilmiştir. Öncelikle ifade etmek isteriz ki; bu çalışmalar Genel Merkezimizin bütünüyle bilgisi dışında yürütülmektedir. Söz konusu şahısların amacı, Erbakan Hocamızın adını kullanarak teşkilatlarımıza sirayet etmek ve Saadet Partisi içinde ikilik varmış gibi göstermeye çalışmaktadır.

İl Başkan’ından, mahalle temsilcisine kadar, Saadet Partisi’nin tüm mensupları Milli Görüş disiplini içerisinde büyük bir heyecan ve kararlılıkla çalışmalarını yürütmektedir. Bu disiplin ve prensipler sayesindedir ki, Partimiz kısa sürede hızlı bir yükselişe geçmiştir. İşte Milli Görüş’ün tek temsilcisi olan Saadet Partisi’nin yükselmekte olduğunu gören bazı çevrelerin, bu yükselişi engellemek için bir takım çalışmalar içine girdikleri görülmektedir. Genel Merkezimizin bilgisi dışında gerçekleştirilen bu çalışmalara karşı teşkilatlarımızın dikkatli olması, iyi niyetten yoksun bazı girişim ve istismarları önlemek açısından büyük önem arz etmektedir.”

Samimi uyarılarımız ve sorumluluklarımız:

Saadet Partisi Milli Görüş düşüncesinin tek temsilcisi ve son kalesidir. SP’yi sahiplenmek, gelişip güçlenmesi için gayret göstermek; vicdani, insani ve milli bir görevdir.

Saadet Partisi yarım asra yaklaşan olumlu ve onurlu bir mücadelenin sonunda, ruhen eğitilen ve denenip elenen sadıklar ve seçkinler topluluğunun meşru ve makbul adresi ve hizmet vesilesidir. Bu, sıradan bir particilik gayreti değil, gerçek bir inanç ve yüksek bir amaç meselesidir. Saadet partisinin üst kademelerinde bazı yanlış ve yamuk kişilerin bulunması ve bunların çok haksız ve hazımsız davranışlar içinde olması bahanesiyle bu kutsal davadan kopmamız ve bu birlikteliği bozmamız asla münasip değildir; hiçbir iz’an ve insaf buna müsaade etmeyecektir. Aziz Hocamızın umumi vasiyet niteliğindeki çok net ifadeleri de, Milli Görüş’ün tek temsilcisi ve takipçisinin Saadet partisi olduğu yönündedir. Çeşitli gerekçelerle teşkilatta ve yan kuruluşlarında hizmet vermesine engel olunanların dahi, gayri resmi ve samimi olarak bu davaya sahip çıkıp çalışmaları, bir insana daha ulaşmak, onu batıla destek olmanın vebalinden kurtarmak için çırpınmaları kulluk imtihanının bir gereğidir.

Erbakan Vakfı’nın kurulması üzerine Oğuzhan Asiltürk’ün “Bu Milli Görüş’ün yeniden bölünmesidir, bu bir ayrılık ve fesatlık hareketidir” anlamında sözler sarf etmesi ise, Onun art niyetini ve bozuk zihniyetini yansıtan kasıtlı ve kışkırtıcı bir yaklaşımdır. Oysa bu olayı “Erbakan Hocamızın tarihi hizmet ve hedeflerini, prensip ve projelerini yeni nesillere ve toplumun farklı kesimlerine anlatmak ve O’nun Aziz hatırasını canlı tutmak üzere, bu vakıf çok özel ve güzel etkinliklere vesile olacaktır, hayırlı ve yararlı bir çalışmadır. Bu girişimi bir ayrılık-gayrılık gibi gösterenler yanılmakta ve gerçeği saptırmaktadır. Milli görüş camiası tam bir ittifak ve irtibat halinde seçimlere hazırlanmaktadır” şeklinde yorumlaması, yapıcı ve yapıştırıcı bir rol oynaması gereken Oğuzhan Asiltürk’ün, tam aksine Milli Görüş’ün yeniden parçalanmasını istiyor, bekliyor ve bunu tetikliyormuş gibi bir tavırla:“Erbakan Vakfı’yla partimizin hiçbir alakası bulunmamaktadır, bunlar isyancıdır, fesatçıdır. Üstelik bu bir aile vakfı da sayılmayacaktır, çünkü Zeynep Erbakan dışlanmıştır” anlamında beyanatlar vermesi, asli ayarını ve amacını ortaya koymaktadır.

Şimdi kalkıp da Fatih Erbakan’ı sevip destekleyenlere “Aramızda beklemeyin, haydi ayrılıp gidin!” dercesine hareket edenlerin ve Erbakan’ın çocuklarını birbirine düşürmek için şeytani bir çaba gösterenlerin, nasıl bir tıynete ve hıyanet düşüncesine sahip olduklarını hala görmeyenler ve bu partiyi sadık ve layık kadrolara vermek üzere gayrete gelmeyenler, büyük bir vebal altındadır.

Yeni bir ayrışma asla bağışlanmayacaktır!

Erbakan Vakfı’na sahip çıkanların, SP’ye alternatif farklı bir oluşuma ve ayrışmaya kalkışmaları ise, affedilmez bir hata olacaktır ve Oğuzhan Asiltürk gibi insanları haklı çıkaracak ve tahribatlarını kolaylaştıracaktır. Çünkü Parti’yi, bazı yanlış kafa ve kadrolardan kurtarma mecburiyeti, dışarıdan değil içeriden yapılacak net ve metin girişimlerle meşruiyet kazanacak ve başarıya ulaşacaktır.

Kaldı ki, Hakkın hâkimiyeti ve Batılın hezimetiyle sonuçlanacak beklenen büyük devrim ve değişim, Kur’an’ı Kerim’in İsra 4-7 ayetlerinde işaret ettiği, Hz. Peygamber Efendimizin “Hatay Amik Ovasında yaşanacağını” müjdelediği Melheme-i Kübra (Büyük Hesaplaşma)yı, Erbakan Hocamızın defalarca dile getirdiği ve hazırlayıp Ordunun ilgili birimlerine teslim ettiklerini bildirdiği teknolojik harikalar sayesinde Türkiye’nin kazanıp Siyonist ve emperyalist güçleri yeneceği ve zulüm saltanatına son vereceği talihli günler çok yakındır. İşte Saadet partisi bünyesindeki sağlam ve sadık milli Görüşçüler, bu büyük inkılabın ardından, toplumun yeniden ihyası ve Adil Düzen’in inşası noktasında, “maya” rolü oynayacaktır. Bu nedenle hazır “maya”nın bozulmadan korunması lazımdır. Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi “Yara olgunlaşınca üzerindeki kabuklar kendiliğinden düşüp vücuttan ayrıldıkları gibi” SP’nin başına çöreklenen kabuk kadrolar da, bu tarihi dönüşüm sonrası mecburen tasfiye olacaktır.

Milli Görüş camiası, yeni bir denenme ve elenme süreci daha yaşamaktadır ve umarız sadıklar bu imtihandan da alnının akıyla çıkacaktır. İnşallah, şeytanilerin sevinmesine fırsat tanınmayacak, hem birlik ve dirliğimiz korunacak; hem de Milli Görüş bazı kasıtlı ve hastalıklı kafalardan kurtulacaktır.

Kulislere düşen söylentilere göre: “Bülent Arınç’ın 15-20 milletvekiliyle AKP’den ayrılıp Saadet Partisine katılacağı”, böylece Milli Görüş’ün tamamen ele geçirilip asıl hedeflerinden saptırılacağı girişimlerine…

Ve yine Oğuzhan Asiltürk’ün dışlayıcı ve kışkırtıcı tavırlarına karşı “Erbakan Vakfı çevresinde toplanacak samimi insanları, birtakım vaatlerle AKP’nin yan kuruluşu yapma” heveslerine karşı uyanık olmalı ve nefsi dürtülerle Rabbani ölçülere aykırı davranılmamalıdır.

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Subscribe
Bildir
13 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Milli Görüş bir MAYADIR..!
Esselemunaleykum Bismillahirrahmanirrahim Milli Görüş bir meyve veren ağaçtır. Kurt içine giren kurt giren meyve ağaçta durmaz düşerse, kuruyan yaprak nasıl düşerse bu davaya layık olmayanlarda kurt giren meyve ve yaprak gibi bu DAVADAN düşerler. Milli Görüş bir Denizdir dedik deniz nasıl için de ki ölen mahluku kıyıya atarsa Milli Görüş içinde hastalanan ve ruhen ölenleri de aynen ALLAH CELLACELUHU bu davanın dışına atar vesselam. Çünki bu dava ALLAH CELLACELUHU NUN davası dır.

artık gereği yapılmalı
Gördüğüm kadarıyla herkes yükü Sayın Fatih Erbakan Bey’e yüklüyor. Artık Partimizdeki tüm yetkililer ve diğer Milli Görüşçüler bu problemin çözümü için gerekeni yapmalılar.Topu fatih beye atıp kenara çekilmemeliler.Eğer bu dava bir daha bölünürse sorumluluk herkesindir.

HAİN KİM
EĞER OĞUZHAN BEY HAİN İSE BUNUN HESABINI VEREMEZ. FEDAKAR MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERİN EMEKLERİ ORTADA, DAVA VAR LİDER HAİN, BU NASIL İŞTİR ANLAMADIM GİTTİ. NECİP FAZILIN BİR İNSANIN ADI HEM OĞUZ HEM HAN HEM TÜRK HEM ASİL HEMDE TÜRK OLAMAZ. ADAM HAKLI GALİBA. HAİN OĞUZHAN HAİN…

CENGİZ BEY’E ….!
SP’ye alternatif farklı bir oluşuma ve ayrışmaya kalkışanlar, affedilmez bir hata olacaktır ve Oğuzhan Asiltürk gibi insanları haklı çıkaracak ve tahribatlarını kolaylaştıracaktır. Çünkü Parti’yi, bazı yanlış kafa ve kadrolardan kurtarma mecburiyeti, dışarıdan değil içeriden yapılacak net ve metin girişimlerle meşruiyet kazanacak ve başarıya ulaşacaktır.

EMANETİ EHLİNE VERMEK
Kaleminize yüreğinize sağlık!…
Pek çok konuda olduğu gibi Milli Görüş Davasının bu önemli geçiş noktasında da “Vicdanın Sesi” oldunuz!
Elbette dava bizim ,inanç bizim,ideal bizim,yapı bizimdir(hepimizin,tüm inananların).Bir grup özü çürük,vicdanı kara “Kabuk Karakter”bu davanın bir yerlerini işgal etmişler ve işi hedeften saptırmaya çalışıyorlarsa yuvayı terketmeden,yadellere gitmeden bünyeyi temizleyerek “Asli İstikamet”ine ulaştırmaya çalışmak çok önemli bir imani-insani görevdir!
Biz bu davayı sokakta bulmadık!Bu yüce davayı Asli Hüviyeti ve Gerçek amaçlarına taşıyacak sadakat ve liyakat ehli bir kadroya teslim etmek çok büyük bir vebal değilmidir? Bu konuda hıyanet ehli dışında kimseyi kırmadan,dışlamadan inanç ve ideallerimizin gereği olarak bütünleştirici,bilinçlendirici çalışmalar yapmadan sadece olayları izleyip vah çekmek, şuurlu davranmamak sorumluluklarımızı yerine getirmemek bir dava eri için revamıdır!Böyle edilgen,duyarsız davranırsak, Başta AZİZ HOCAMIZ olmak üzere tüm şehitlerin ,tüm mümin mücahitlerin,bütün mazlumların hakkını gasbetmiş,vebalini omuzlamış olmazmıyız!!!
Kimse yarın HAKKIN Divanın da :’Ben neyi nasıl yapacağımı anlamamıştım,bunları bilmiyordum,hatırlatan da olmadı’diyemez!
“DİLEYEN RABBİNE BİR YOL BULABİLİR”!!!

SABIR
O KADAR YIL SABRETTİK. YÜZDÜK YÜZDÜK KUYRUĞUNA GELDİK. ZAMAN ZAMAN HORLANDIK, DIŞLANDIK AMA YİNEDE YILMADIK. CENAB-I HAK AYAĞIMIZI KAYDIRMASIN, MİLLİ GÖRÜŞÇÜ OLARAK SON NEFESİMİZİ VERMEYİ NASİB ETSİN. SABIR EY SAMİMİ DAVA KARDEŞLERİM AZ DAHA SABIR. TEMİZLERLE MIRDARLARIN SON AYRIŞMASI YAKINDIR. ZAFER SABREDENLERİNDİR.

Bu Yazı Cengiz Bey gibiler için bir uyarıdır…
Sn.Ahmet Akgül daha önce Saadet Partisi ve Milli Görüş kurumları içerisindeki fitne hareketlerini, asıl tefrikacıları ve sorumlularını isim isim defalarca hem de olaylar vuku bulmadan önce dile getirmiş ama hep aynı fitne elebaşlarının bir sözüyle bu teşkilat mensupları her defasında Sn. Ahmet Akgül’ü dışlamıştır.
Yukarıda yazılan yazıdaki gelişmeler ve uyarıları Sn. Ahmet Akgül’ün ağzından neredeyse 2 yıl önce dinlemiştim. Fitne elebaşı Oğuzhan Asiltürk tarafından Sn.Fatih Erbakan’ın partiden uzaklaştırılmasını sağlayarak AKP saflarına itilmesi gibi bir çalışma söz konusudur demişti. O gün bugünmüş ve bugün her zaman ki gibi Sn. Ahmet Akgül yine uyarısını yapıyor “Milli Görüş’ün ele geçirilmesi” ve “Erbakan Vakfı çevresinde toplanacak samimi insanları, birtakım vaatlerle AKP’nin yan kuruluşu yapma” planları fitne elebaşlarının amacıdır sakın alet olmayın ve uyanık olun!!!

Cengiz Bey!!!
Sizlerde bu uyarının baş muhataplarındansınız. Bu uyarıları okuyup da hala yorum hanesine “ayrı bir parti kurulmalıdır” diye yazmanız umuyoruz ki gaflettendir. Zira gafletten olmayan hata ihanettendir..

Cengiz bey!
Yazıda sizden bahsediyor anlamaadınız galiba. Yani sayfanın sonuna gelmeden yazılanı unutup yorum yazmak ayrı bir maharet. Bölünmeden nasıl devam edilir, bu imrihanlar nasıl atlatılır milli çözüm onu haber veriyor. Keşke okusaydınız yazıyı. En azından partiyi hemen kurmaya niyet etmezdiniz!

milli görüşün bitmek bilmeyen imtihanı
bu milli görüşünde imtihanı ne bitmek bilmez imtihanmış:) bide Bülent arınçın kulislerde söylenen saadet partisine geçme durumu varmış şayet Bülent arınç saadet partisine geçerse o zaman milli görüşe oy vermek hocaya yapılacak en büyük ihanettir heralde. kaldıki milli görüşe inanmış bunca insan Oğuzhan Asıltürk gibi bir haine oy verdiklerinde bu oyların mesuliyetini nasıl taşıyacaklar . Allaha nasıl hesap verecekler hain bir adam olmasına rağmen biz sadece hocanın vasiyeti gereği oy verdik deseler Rahman buna biz sana ilmi farz kıldık neden batılı gördüğün halde destekledin diye hesap sormazmı. Tez zamanda yeniden Milli Görüş şuuru ile Fatih Erbakan tarafından hakiki Milli Görüşçülerle saf akıllıların ayrımının yapılabilmesi için bir parti kurulmalı Saadet Partisindeki çıbanlardan bir ayrışma olacaksa böyle olmalı..

Milli Çözüm Farkı
Fatih Erbakan önce kendi içinde doğruları yaşamalıdır. Parti yöneticileriyle el sıkışıp birlikteyiz mesajlarıyla programlarda selamlaşmalar yapıyordu. Peki fiilen kendisine kapı gösterilmeden önce bu adamlar hain değil miydi? Hainlikleri sezilmiyor muydu? Çıkıp sorumlu bir şekilde bu adamların davaya ihanet ettiklerini basın açıklamasıyla Milli Görüş camiasına duyurması gerekmez miydi?Şimdi de yine aynı münafıklar tarafından partiden küstürülerek kendisine yeni bir oluşum kurması isteniyordu yada AKP kucağına itiliyordu. Erbakan Hocamız bütün bu olacakları önceden haber vermiş, eğitimlerde yapıda yanlışlık varsa başka bir yere gitme kolaycılığına kaçmadan içeride kalıp düzeltmek gerektiğini söylemekteydi. Asıl mücadele budur. Zaten imtihan da buradadır. Zorluklarla mücadele edebiliyorsan, haksızlığı karşına alabiliyorsan davanda o kadar samimisindir. Yıkmak kolay yapmak zordur. Hakkı her yerde söyleyebilmek daha zordur. Camiamızı bu fitne hakkında uyardığı için Ahmet Akgül Hocamız’ın ellerden öpüyorum. Bu kadar yıl dışlandığı partisine ne denli sahip çıktığı da yukarıda yazdığı satırlardan anlaşılmaktadır. Bu günler geçecek ve Sadıklar eliyle Adil Düzen kurulacaktır. Rabbim muttakilerden eylesin.

Bilge Ahmet Akgül
Bilge Ahmet Akgül Hocamız, Milli Görüş camiasının ERBAKAN Hocamızla geçirdiği imtihanlarda sadıkların şaşırıp sapmaması, kafaların karışmaması için, en açık uyarılarla milli görüşçüleri uyarıp tehlikelerden haberdar etti.
Erbakan Hocamız dünyaya karşı bir duruş sergilerken: Bilge Ahmet Hoca, özel bir çalışma gibi Milli Görüşçü camiasının; kurulan tuzakları sezinlenmesi, elebaşlarının görülmesi suretiyle zararlarının azaltılması için özelde, açık bir dil ile cesaretle milli görüşçüleri bilgilendirerek stratejik görevini sürdürüyordu.
Erbakan Hocamız dış güçlerin oyunlarını başlarına geçirirken, oyunun baş aktörlerini madara ederken oyuna alet olan sadık milli görüşçülerin son noktaya kadar alet olmaması ve olayların iç yüzünü anlaması için Bilge Ahmet Hoca dış güçlerin oyunlarını Erbakan Hocamızın onlara karşı mücadelesini sezinliyor Erbakan Hocamızın istediği şekilde kirli tezgahı ve figüranları anlatarak doğru duruş şeklimizi anlatıyordu. Zamanda bu gerçeğin doğruluğunu ispatlıyordu. Yakınlardan örnekler Tayip, Arınç, Ş. Yılmaz, Numan, Asiltürk, Kazan vs…
Erbakan Vakfı olayınıda en iyi şekilde tahlil eden Bilge Ahmet Akgül Hocaya teşekkür ediyor tüm Milli Görüşçülere sesleniyorum İşi ehline vermek şuuruna varalım. Yoksa bölünecek bir şeyimiz kalmayacak.

Elenme
Sayının öneminin olmadığını her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Bir şekilde davamıza çöreklenmiş şahsiyetler daha da azalalım daha da bölünelim diye bıkmadan usanmadan çalışıyor, parti içerisinde yer alan herkesin bir şekilde bir tarafa geçmelerine sebep oluyorlar. İşin daha da kötü tarafı; bu kişilerin piyonu olduğu anlaşılan bazı kişilerin her kargaşa durumunda körükçü başı edasıyla agresif bir şekilde ortalığı kızıştırdıklarına şahid oluyoruz. Milli çözümün uyarıları mutlak dikkate alınmalıdır. Daha önce kongre sürecinde de uyarılar yapılmıştı. Yine yapılıyor. Lütfen dikkat edelim ve hem hocamızın aziz hatırasını incitmeyelim hem de kalemizi düşmana terk etmeyelim.

SP’deki asıl sorun
SP’deki asıl sorun, kimin başa geçeceğinden ziyade çizgi-istikamet meselesidir. SP ve diğer Milli Görüş kurumları, Hocanın vefatından sonra, tıpkı Numan dönemi gibi, hızla pasifleştirildi, adeta akp’nin dümen suyuna sokuldu. Misal, TV 5, ilk kurulduğunda çok etkili, akp’nin maskelerini düşüren yayınlar yapıyordu; şimdi ise suya sabuna dokunmayan, adeta bir reklam kanalı gibi, keza diğer Milli Görüş kurumları da öyle. SP’nin Suriye politikası akp’den farkı yok, “kardeş Esattan zalim Esed” e evrilme. Bu nedenlerle mevcut yönetimin değişmesi gerektiğine inanıyorum, Fatih Erbakan şayet bu hatalara düşmezse arkasında oluruz, aynı hataları devam ettirirse onunda karşısında oluruz, Hocanın oğlu olmasının bir önemi yok. akp çevreleri ise SP’nin karışması için ellerinden geleni yapıyorlar, mevcut yönetime karşı olanların kendi küresel taşeronluk politikaları ile uyumlu olmasını istiyorlar. Kesinlikle herşeye rağmen bölünme olmamalı, düşmanlar sevindirilmemeli, özellikle Fatih Erbakan sabırlı olmalı…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
13
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...