YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a96b9e430067
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 2 5 8
Bugün : 26699
Dün : 59448
Son 30 gün : 1768474
Toplam : 60988319
IP Adresiniz : 216.73.216.244

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

HZ. MEHDİ; BİR MEDENİYET MÜHENDİSİDİR

“Her kavmin bir hâdisi (hidayet rehberi ve mehdisi) vardır”[1] gibi ayetlerde işaret edilen, başta Buhari, Müslim ve Kütüb-i Sitte’de (6 Sahih Hadis Kitabı) ve diğer sağlam kaynaklarındaki yüzlerce hadislerle haber verilen, ayrıca İmam-ı Azam, İmam Şafii, İmam Hanbeli ve İmam Maliki, başta bütün mezhep imamları ve müçtehid ulema tarafından kabul gören… Ve yine, Gavs-ı Azam Abdulkadir Geylani, Muhammed Bahaeddin Nakşibendî, İmam-ı Rabbani, İmam-ı Gazali, Bediüzzaman Said Nursi gibi kutuplarca müjdelenen… Bediüzzaman’ın dediği gibi: “Hatta bu gibi hadis ve haberler olmasaydı bile, bütün Müslümanlarca, mağdur ve mazlum insanlarca, böylesine vicdani bir ihtiyaç ve iştiyakla beklendiği için, Rahmeti İlahi’den gönderilmesi ümit edilen ve mehdi olarak bilinen önder ve rehber şahsiyet: a- Çağımızın imani, ahlâki, siyasi, iktisadi ve içtimai bütün sorunlarına; ilmi, İslami, insani ve yeni çözüm (orijinal) yolları gösterecek. b- Haksızlık ve ahlâksızlık üzerine kurulan Siyonist sömürü sistemi ve işbirlikçi hükümetlerle en münasip ve medeni usullerle mücadele verecek. c- Maddi ve manevi kalkınma projeleri ve hamleleriyle, siyasi ve diplomasi hareketleriyle yeni bir Barış ve Bereket Medeniyetine öncülük edecektir.

Bediüzzaman’ın ifadesiyle;

Hem Müçtehid: Ekonomik, siyasi ve sosyal sorunlara, yeni ve yeterli çözüm formülleri ve projeleri ortaya koyan, Hem Müceddid: Gelenek ve hurafelerle yobazlaşan ve ruhsuz taklitçilikle yozlaşan İslam anlayışını, Kur’an ve Sünnete göre aslına uygun sadelik ve özellikte yorumlayan, Hem Hâkim: Kendi gayret ve girişimleriyle; Devlet yönetme ve karar verme makamına ve imkânına kavuşmuş bulunan; siyaset, feraset ve dirayetle iş yapan, Hem Mehdi: Hidayet ve istikamet rehberi ve yeni bir Medeniyet mücadelesi önderi olarak tanınan, Hem Mürşid: İnsanları bâtıl inanış ve anlayışlardan ve sapkın saplantılardan kurtaracak bir ilim, irfan ve irşat ehli olan, Hem Kutbu Azam: Çok büyük ve yüksek bir maneviyat ve himmet sahibi olan,[2] NURANİ BİR ZAT: Yani bedeni ve beşeri özellikleriyle tezahür etse de, aslında ruhani ve nurani âlemle irtibatlı ve ihtişamlı bir Zat, mutlaka gereklidir.

Bu kutlu ve kurtarıcı Zat’ın, hem geçmişteki hem de günümüzdeki âlimlerin ve hikmet ehlinin üzerinde ittifak ettikleri bazı önemli özellikleri, Onu tanıma ve taklitlerinden ayırma noktasında, yol haritası gibidir.

a- O Zat Mehdilik davasında bulunmayacak ve kendisi için böyle reklâmcılar bulmaya çalışmayacaktır. Anlaşılıyor ki böyle bir iddia ile ortaya çıkanlar veya bu imajı yayanlar sahtekârdır.

b- Hz. Mehdi, son hilafet merkezinden; yani İstanbul ve Türkiye’den çıkacaktır. Bediüzzaman Hz.leri: “Merkezi Hilafet eski zamanlarda, Medine ve Şam’da bulunduğundan, raviler kendi içtihatlarıyla, daima (Şam ve Medine Hilafet merkezi olarak) öyle kalacak gibi mana verip, Hz. Mehdi’yi “Merkez-i Hilafet-i İslamiye yakınlarında tasvir etmişler…” diyerek[3] bu gerçeğe ışık tutmaktadır.

c- Hz. Mehdi Hicri 14. Asrın Müceddidi olacaktır. 12. Asrın Müceddidi Hz. Mevlâna Halid-i Bağdadi, 13. Asrın Müceddidi Bediüzzaman Said Nursi olduğu gibi, 14. Asrın Müceddidi ise Mehdi Aleyhisselamdır. Bediüzzaman Şualar, Mektubat ve Sikkei Tasdiki Gaybi gibi eserlerinde buna açıkça işaret buyurmaktadır. Öyle ise o Zat, şu anda iş başındadır ve kesin zafere çok yaklaşmıştır. Çünkü Bediüzzaman’ın, kendisini Mehdi zannedenlere: “O ileride gelecek acip (hayret verici ve üstün özellikleri olan) Zatın bir hizmetkârı ve Ona zemin izhar eden bir dümdarı (altyapı hazırlayıcısı) ve O büyük komutanın pişdar bir neferi (öncü kuvveti) olduğumu zannediyorum” şeklindeki cevabı oldukça açıktır.

d- Çok uzun bir süre halifesiz kalan Müslümanların önce örgütsel, sonra bölgesel, ardından küresel ralifesi olacaktır. H. Hilmi Işık (RH): İmam-ı Suyuti’den naklen, Hz. Mehdi’nin uzun hizmet ve hazırlık sürecinde ve hâkimiyet döneminden önce, Müslümanların halifesiz bulunacaklarını önemle vurgulamaktadır.[4]

Atatürk’ün, Siyonist dış güçleri ve sabataist yerli işbirlikçileri oyalayarak, bağımsız Türkiye Cumhuriyetini kurtarma adına, Osmanoğulları’ndan kaldırdığı ve devre dışı bıraktığı, ama ileride şartlar ve imkânlar elverdiğinde Türkiye’nin tekrar İslam âlemine manevi liderlik ve lokomotiflik rolünü üstlenmek üzere, TBMM’nin uhdesine aldırdığı hilafet meselesinin, Mustafa Kemal’in hâlâ gizli tutulan vasiyetnamesinde öncelikli bir yer tuttuğu bilgileri de hesaba katılırsa, bu konu daha bir önem ve anlam kazanmaktadır.

e- Hz. Mehdi’nin “İstanbul’u manen fethedeceği, savaş ve silahla değil, tekbir ve sloganlarla şehir yönetimini ele geçireceği”, çeşitli hadis ve haberlerde yer almaktadır. Fatih’in Hocası büyük Âlim ve Mürşit Akşemsettin Hz.leri de “Risaletün Nuriye” adlı eserinde, “İstanbul’u Sultan Mehmet’in madden, Hz. Mehdi’nin ise manen fethedeceğine” dair yorumları vardır.[5]

f- Hz. Mehdi’nin yanında Hz. Peygamber Efendimizin mübarek sancağı, kılıcı, hırkası gibi mukaddes emanetlerin bulunacağının rivayet edilmesi de, O Zatın İstanbul’dan çıkacağının bir işareti sayılmaktadır. Çünkü bilindiği gibi mukaddes emanetler Topkapı Sarayı’ndadır.[6]

g- Vücut yapısı: Heybetli ve kuvvetli, yüzü bütün insanlardan seçilip fark edilecek şekilde yıldız gibi nurani ve kırmızımtırak beyaz renkli, ön dişleri hafif seyrek, inci gibi parlak ve gösterişli.

h- Programları, teşkilatları ve çalışan elamanları üzerinde son derece dikkatli, disiplinli ve düzenli olduğu anlatılmaktadır.[7]

i- İman ve İslam ahlâkı hizmetlerinde, “Risale-i Nur’u bir programı olarak neşr ve tatbik edecek”[8]  ve Bediüzzaman’dan sıkça alıntılar yapacaktır. Demek ki Türkiye’den çıkacaktır.

j- Bazı muharrirler Eyüp Sabri Paşa’nın “Azizül Asar” adlı şerhinden naklen: “Bazı keşif sahipleri Hz. İmam Mehdi’nin 1400 Hicri yıllarında zuhur edeceğini tahmin etmişler ve bazıları tarih bile vererek 1435 ve sonrasını göstermişlerdir” şeklinde bir rivayeti aktarmaktadır.[9]

k- Hz. Mehdi, hizmet sahası ve hazırlık safhası olarak siyasetle meşgul ve meşhur olacaktır.

Bediüzzaman “Büyük Mehdi’nin çok vazifeleri var: •Siyaset âleminde, Diyanet âleminde, Saltanat (Devlet) âleminde, Mücahade (Süper zalim güçlerle mücadele ve İsrail’i tarihe gömme) âleminde ve farklı dairelerde icraatları olacaktır”[10]

“Ve Onun 3 büyük vazifesi olacak… (Ve siyasetle başlayacaktır.)”[11]

l- Bediüzzaman’ın tabiriyle, bir nevi tatile uğrayan Kur’an hükümleri ve hikmetleri Hz. Mehdi tarafından ihya ve icra olunacak, yeryüzünde Adil bir Düzen kurulacaktır.

m- Hz. Mehdi’nin hizmet, hazırlık ve hükümranlık sürecinde Bediüzzaman kendisi hayatta bulunmayacaktır. “Ta ahir zamanda, hayatın geniş (siyaset ve hükümet) dairesinde, asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirtleri, Cenab-ı Hakkın izniyle gelir, O (hizmet) dairesini genişletir ve (ektiğimiz) tohumlar sümbüllenir (ve Mehdi eliyle meyve verir) Bizler de kabrimizde seyredip, Rabbimize şükrederiz”[12] ifadeleri bunu anlatmaktadır.

n- Hz. Mehdi’nin daveti ve hizmeti sırasında, cemaat ve teşkilatından birçok kere ayrılmalar yaşanacaktır. Ama bu ayartılarak kendisinden kopup ayrılanlara ve tüm istismarcı düşmanlarla ve İslamcı münafıkların Onun karşısında yer almalarına rağmen, yine de Onun izinden yürüyen sadık talebeleri eliyle zafere ulaşacaktır.[13]

o- İnsanlar kendi aralarında Deccalin (Siyonizm’in) dehşetinden ve zalim güçlerin rakipsiz hâkimiyetinden dolayı tam bir umutsuzluğa kapılıp “artık Mehdi ve kurtarıcı ümitlerimiz boşa çıkmıştır. Bu zulüm ve zilletten kurtuluş imkânsızdır” şeklinde konuşmaya başladıkları bir ortamda, Hz. Mehdi yıllardır altyapısını hazırladığı büyük inkılâbını gerçekleştirecek ve Deccalin dinsizlik düzenini yıkacaktır.

p- Irak ve Suriye savaşına ve Siyonist-emperyalist katliamlarına işaret eden hadis ve haberlerde, Hz. Mehdi’nin hazırlıklarını tamamlayıp siyasi, askeri ve teknolojik bir güç olarak ortaya çıkacağı ve zalim dünya düzenini yıkıp Adalet Nizamını kuracağı ve insanlığı huzura kavuşturacağı dönemin, bunlardan hemen sonra yaşanacağını anlatmaktadır.

1- “Öyle bir zaman yaklaşıyor ki Irak halkına bir kile, bir dirhem (ihtiyaç maddesi) sevk olunmayacak (ambargo uygulanacak)”[14]

2- “İnsanların en şerlileri Irak’a saldırmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Sonra insanlar Şam’a doğru sığınma yerleri arayacak (ama orası da karışacaktır). Ardından Şam ve Irak yeniden yapılanır”[15]

3- “Ahir zamanda (Mehdi’nin zuhurundan önce) Bağdat alevlerle yok edilip yakılır.”[16]

4- Resulüllah şöyle bildirdi: “Irak halkı üç fırkaya ayrılır. Bir kısmı çapulcu (istilacı)lara katılır. Bir kısmı ailelerini bırakıp kaçışır. Bir kısmı da savaşır ve şehadete ulaşır.”[17]

“Küfe (Irak) halkı üç kısma ayrılacak. Bir kısmı Süfyani’nin ordusuna katılacak, bunlar en adi insanlardır. Bir kısmı onlarla savaşacak, bunlar Allah’ın şerefli kullarıdır. Bir kısmı da yağmacılara katılacak, ki bunlar fasıklardır.”[18]

Bu hadislerden, Irak’taki işgal güçlerinin, Siyonizm’in ordusu, destekçisinin ise Süfyan olduğu anlaşılmaktadır.

5- “Dicle ile Fırat arasında Zevra denen bir şehirde büyük bir savaş olacaktır. Kadınlar esir alınacak, erkekler koyun gibi boğazlanacaklar.”[19] (Not: Felluce’yi ve IŞİD vahşetini hatırlatmaktadır.)

“Muhammed (SAV) ümmetinden masum (suçsuz ve sahipsiz) çocuk(lar) öldürüldüğünde, gökten bir melek: Hak Onda (Mehdi’de) ve yanında olandadır” diye haykırır.[20] (Bu zulümler ve çaresizlikler ortamı artık Mehdi’nin zuhur zamanıdır.)

Evet, işte bu vahşet günlerinin ardından:

• “(Ekip ve elemanları ve teşkilat mensupları olarak) Çalışanlar üzerinde çok disiplinli hareket eden”[21]

• “(Allah’ın Samet sıfatının tecellisiyle) Hiç kimseye tenezzül etmeyen (zillet ve minnete düşmeyen)”[22]

• “İnsanların kendisine ihtiyacını arz edip yardım istediği halde, kendisi hiç kimseye ihtiyacını bildirmeyen”[23]

• “Herkesin korku ve telaşa kapıldığı, panik yaşadığı en tehlikeli durumlarda bile, asla gönül rahatlığını ve vakarını yitirmeyen”[24] O kutlu Zat, insanlık tarihinin en büyük inkılâbını hazırlayacak ve yeryüzünde cennet misali bir saadet ve adalet medeniyetine Liderlik-Mehdilik yapacaktır; sadık takipçileri ve talebeleri ise Onun tarihi projelerini tamamlayacaktır. Türkiye merkezli bu büyük devrimin artık ayak sesleri duyulmaktadır.

• İsrail’in ve Yahudi Lobilerinin kışkırtmasıyla Amerika ve yandaşlarının saldırdığı Irak, Suriye ve Libya’daki barbarlıkların sonucu, bütün dünyada Siyonizm’e ve emperyalizme karşı oluşan büyük bir nefret dalgasının giderek yayılması,

• BM ve NATO gibi kurumların ABD’nin elinde oyuncaklaşması ve bunlara olan itimat ve itibarın iyice zayıflaması,

• Türkiye, Rusya, İran, Çin, Pakistan hatta Hindistan’ın desteklediği Avrasya oluşumunun giderek güç ve hız kazanması, hatta Fransa ve Almanya’nın bu girişime yakın durması, insanlığın köklü bir değişime hazır olduğunu gösterdiği gibi;

• Daha önce: İslam Konferansı’na katılan, Rusya’daki Siyonist sömürücü odaklarını ve Yahudi sermaye baronlarını dağıtan, yüksek bürokrasiye çöreklenen hain ve ajan kimseleri görevden uzaklaştıran, ABD Siyonizm’ine ve sömürü sistemine uyumlu insan yetiştiren, Fetullah Gülen’in Rusya’daki okullarını kapatan… Saddam Hüseyin açıkladığı için onun başına gelenlere aldırmadan, petrolü dolar yerine euro ile satacağını duyuran ve ABD’ye kafa tutan müteveffa Hugo Chavez’den sonra, bir ara Rusya’nın da hazine ve döviz rezervlerinin dolar yerine artık euro ile değiştirileceğini açıklayan… ABD’nin bile elinde bulunmayan ve Pentagon’un nükleer tehdit ve tecavüzlerini boşa çıkaracak yeni ve çok etkili nükleer savunma sistemleri yaptıkları konuşulan ve Çeçenistan’da, Gürcistan’da ve Ukrayna’da sürekli sıkıştırılmasına ve kuşatılmasına rağmen ertelenen tarihi Türkiye ziyaretini gerçekleştirip 6 önemli anlaşmaya imza atan, hatta son günlerde sürekli Kur’an meali okuduğu ve Müslüman olduğu internet sitelerine yansıyan Vladimir Putin’in bu olumlu ve onurlu çıkışları da beklenen, büyük devrim ve değişimin önemli bir parametresi ve parçasıdır…

Ve sabah yakındır.

  1. Ra’d: 7
  2. Mektubat 411-412-441
  3. Şualar: 492
  4. Saadeti Ebediye s.350
  5. Bak. A. İhsan Yurt – Akşemsettin 1972 İST
  6. El Mehdi El Muntazar
  7. Yaşanan Ahir Zaman s.331
  8. Sikke-i Tasdiki Gaybi s.9
  9. Milli Gazete 15.06.1998
  10. Şualar: s.590
  11. Bak. Emirdağ Lahikası
  12. Kastamonu Lahikası 72
  13. Ukayli- En Necmüs-Sakıb
  14. Et-Tac Ali Nasif El Huseyni
  15. Kenzül Ummal C.5 s.254
  16. Risaletül Hurucil Mehdi – C.3 s.177
  17. El Mehdi El Muntazar 35
  18. En Necmüs Sakıb – Yaşanan Ahir Zaman – Güneş yay. 2004 Kasım s.438
  19. Kenzül Ummal C.5 s.38- El Muttaki
  20. Sabhan İsafar Rağibin S.154
  21. Hadis Ebu Nuaym
  22. Hadis Suyuti El-Havi 2/4
  23. El Mehdi El Muntazar
  24. Yaşanan Ahir Zaman s.422
0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Picture of Yakup GÖZÜBÜYÜK

Yakup GÖZÜBÜYÜK

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...