YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6ac07f85c57ec
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 3 5 4
Bugün : 9968
Dün : 54080
Son 30 gün : 1681994
Toplam : 62757401
IP Adresiniz : 216.73.217.13

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

ERBAKAN HOCAMIZIN MANEVİ BİR ORTAMDAKİ,
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI [1]

  1. NOT: Bu mesajın bir benzeri, 30 Ekim 2003 tarihli Milli Gazete’nin manşeti olarak ve 1. sayfada özel renkli basılarak yayımlanmıştır.
5 10 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ahmet AKGÜL

Ahmet AKGÜL

Abone Ol
Bildir
7 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

Yunanlıların yaptıkları mezalimleri bilerek “keşke yunan kalsaydı” diye küstahça ve alçakça beyanları yazıp konuşanlar kanlarının gereğini yapıyorlar. Bu tip adamların güya araştırmacılık adı altında topladıkları bilgilere bir bakın…. Ya İngiliz arşivlerine ya da Atatürk’ten istediği menfaati elde edemeyenlerin yazdıkları hatıratlara dayanır. Ama bunlar dinimizi yaptıkları ihanet dolu girişimlerine bir kılıf olarak çok iyi kullanırlar.
Deha insanlar toplumlara Rabbimizin bir rahmetidir. Kıymetlerinin bilinmesi gerekir. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dehasının bu savaşları incelediğimizde açıkça görebiliyoruz. O günkü emperyalistler, bu deha ve milletimiz karşısında yenilmelerinin acısını bugün buldukları işbirlikçiler eliyle çıkartmak istiyorlar. Erbakan Hocamzın defaatle bahsettiği “Haim Nahum planı” içerisinde yer alan “bir ara verme” uygulamasından sonra Sevri gerçekleştirmek istiyorlar. İşte başta Atatürk olmak üzere kurutuluş savaşımızı itibarsızlaştırmak isteyenler buna hizmet ediyorlar.
Makalede geçtiği gibi, bizler bu şanlı mücadeleyi milletimize en iyi şekliyle sürekli hatırlatmak ve anlatmak durumundayız. Bu zafer, Erbakan Hocamızın “inanç tekeden süt çıkarır” deyiminin bir resmidir. Bu zafer inancın ve milletimizin her kesiminin birlik olmasının bir sonucudur. Atalarımızın en güzel özelliklerinden biri de “Vatanı miras değil emanet” bilmeleridir. Canları pahasına korumuşlardır.

Milli Görüş ve Milli Çözüm’le inşaallah daha kutlu başarılara ve daha mutlu yarınlara ulaşılacaktır!
30 Ağustos Zaferi milletimizin yeni hedeflere, yeni dirilişlere, yeni fetihlere, yeni ve yaşanabilir adil bir dünya düzenine doğru kararlı adımlarla yürümesinin en kutlu başlangıcıdır! 
Zira aziz milletimiz; inancı, ülkesi ve devletinin bekası için canıyla, malıyla fedakârlık yapmayı, bu uğurda tek bir yürek olarak kenetlenip kutsalını savunmayı her zaman görev saymıştır.
Türk milletinin en büyük dayanağı ve gücü; Allah’a olan sarsılmaz imanı, esareti asla kabul etmeyen yüksek karakteri, mukaddesatı ve manevi değerleri uğruna mücadele etmeyi en büyük şeref sayan inancıydı! Bu inanç ve amaçlarla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını şükran, minnet ve dualarla yâd ediyoruz!
“Keşke Yunan kazansaydı” küstahlığına düşen hainler ve gafillere rağmen…
Vatan topraklarının asla işgal altında bırakılmayacak…
Türk milleti esir alınamayacak…
Bayrağımız semalardan indirilemeyecek…
Ezan sesleri dindirilemeyecektir.
Aziz Milletimizin asla sindirilemeyecektir…
Birlik ve beraberlik duygularını pekiştirerek ortak değerlerimiz etrafında kenetlenmek, tüm insanlığın kurtuluşuna talip olmak, her daim milletimizin huzur ve refahı için çalışmak, bu cennet vatanda yaşayan bizler için düne, bugüne ve yarına karşı en büyük sorumluluklarımızdır!

“30 Ağustos Bir Deha Planıdır”

Mustafa Kemal, 1920’den itibaren Lenin’e ortak düşman emperyalizm vurgulu mektuplar yazıyor; İngiliz düşmanlığı çerçevesinde komünizme geçilebileceği imalarında bile bulunuyordu. Hatta 18 Ekim 1920’de Türkiye Komünist Fırkasını kurduruyordu. Partinin yönetiminde Fevzi Çakmak, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Kâzım Karabekir, Celal Bayar ve Tevfik Rüştü Aras gibi önemli isimler bulunuyordu. Böylece Rusya ile ilişkiler samimi bir çerçevede yürütülmeye çalışılıyor, kuzey cephesi guvenceye alınıyor, anadoludaki sol hareketler kontrol edilebiliyordu. Bu sayede Türkistan bölgesindeki Türklerden toplanan yardımlar ile Lenin’in emriyle Millî Mücadele’ye aktarılan altınlar güvenle taşınabiliyordu.

Aynı dönemde İtalyanlar ise İngiltere ve Fransa’nın Batı Anadolu’yu kendileri yerine Yunanlara vermesine çok kızmış, Anadolu’dan çekilme kararı almıştı. Hatta bu çekilme kararında, öfke ile Millî Mücadele’ye destek bile olmaya çalışmışlardı. Ruslardan alınan altınlar, İtalyanların bıraktığı silahlara finansman olmuştu. İtalyanlar taşıyamayacakları bazı silahları ücretsiz bırakmış; henüz ellerinde bulunan Yunan Adaları üzerinden Anadolu’ya yeni silahlar bile göndermişlerdi.

Mustafa Kemal, 21 Ağustos günü için Ankara’da görkemli bir çay daveti düzenlemişti. Bu çay daveti ile “boş işlerle uğraşıyor” imajı verilmişti. Çay daveti günü, Anadolu’da kendisine karşı isyan başlatıldığından dolayı güvenlik gerekçesiyle odasından çıkamayacağını, hatta isyanı bastırmak için uğraştığını yaverlerine söyletmiş ve misafirleri onlara ağırlatmıştı.

Telgraf kullanılmasını yasakladı hatta bazı bölgelerde hatları baltalar ile kesmislerdi. iletişim tamamen kapatılmış; casusluğa ve dinlemeye karşı tedbir alınmıştı.

Yunan komutanlar arasında ise ihtilaf vardı ve Mustafa Kemal bu ihtilafların derinleşmesi için casusluk faaliyetlerini yürütüyor, aralarındaki iletişimi koparıyordu.

26 Ağustos sabahı Büyük Taarruz başladığında herkes şok içinde kalmıştı. Sadece geceleri hareket edip gündüzleri ortada görünmeyen birlikler bir anda belirmiş ve zafere yürümüşlerdi.

Sebat, kararlılık, inanç, askeri disiplin, duygusallıktan kaçınarak hazırlanan ciddi bir plan ve büyük risk alınarak yapılan bu çalışma ile Allah zaferi nasip etmişti.

Üzerinden çıkarılacak onlarca ders vardı. Düşman birlikleri kendi içinde kavgalıydı, Rusya’dan yardım geliyor, İtalyanlar müttefiklerini satıyordu. Demek ki Allah yardım edeceğinde her şeyi kolaylaştırıyor; kararlılık ve inançla cepheye çıkan askere zaferi nasip ediyordu.

Rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

AYNI RUHLA AYNI İNANÇLA YENİ FETİHLERİN KAPISI AÇILIR İNŞALLAH. BUGÜNDE AYNI FETİHLERE ZAFERLERE İHTİYAÇ VAR. İNSANLIK YANIYOR ALLAHIN YARDIMI NE ZAMAN DİYE UMUTLA ELLERİ HAVADA BEKLİYOR. BU ZAFER BAYRAMI YILDÖNÜMÜ İNŞALLAH ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN KURULMASININ İLK ADIMLARI OLUR İNŞALLAH. YA FETTAH YA FETTAH YA FETTAH. YA RAB ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYANIN BİR AN ÖNCE KURULMASINI NASİP EYLE. BİZLERİ BU UĞURDA CANLA BAŞLA ÇALIŞAN MÜCAHİT MUTTAKİ KULLARDAN EYLE AMİN.

Keşke yunan kazansaydı diyecek kadar alçalan gafil ve hainler, hem yunanı tanımıyor, hem siyonizmin bize nasıl baktığını bilmiyor, hem de aziz milletimizi tanımıyorlardı. Bu kadar cahillik hainlik doğuruyor ve böylesine deli saçması laflar ediyorlardı. Bu aptallıklarını da dini bir referansla örtmeye çalışınca, bu cahillerin genetik kodları neredeyse hiç düzelmemek üzere bozuluyor, artık doğruyu yanlıştan ayıramaz hale geliyorlardı.

Allah bize bu tarihi zaferi kazandırarak ülkemizi bağımsız aydınlık günlere çıkaran kahraman gazi ve şehitlerimizden razı olsun. Yüksek deha ve fedakarlıkla ordumuzu yöneten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten ve onu büyük bir özveri ve imanla takip eden şanlı ordumuzdan Allah razı olsun.

30 Ağustos zaferinin manasını bizlere anlatan Erbakan hocamız ve Ahmet hocamızdan Allah razı olsun. Bu Ağustos ayını şanlı zaferlere tekrar vesile kılsın.

Erbakan Hocamızın 30 Ağustos mesajını okuyunca, bizim zaferlerimiz sadece kılıçla değil, ahlakla yazıldı.
Zulmetmeden, yakmadan, yıkmadan kazanan ecdadımızla ne kadar gurur duysak azdır. 
Ruhları şad olsun.

Erbakan Hoca’nın dediği gibi, biz tarihin en şerefli milletiyiz. Esareti asla kabul etmiyoruz; günümüzde ne kadar ayrıştırılmaya çalışılsak bile zorluklara karşı bir bütün olmayı hâlâ biliyoruz. Savaşın adabına uygun hareket edip merhametimizden de vazgeçmiyoruz. Türk askeri, yüksek manevi gücüyle, onuruyla, sözünün eri oluşuyla; sorumluluk alan ve cesur bir lider olan Atatürk’ün önderliğinde, düşman karşısında sabır ve kararlılıkla kenetlenen fedakâr kahramanlardır. Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve onları destekleyen aziz milletimize teşekkür ediyoruz.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
7
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...