YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6add2e3477bae
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 4 2 8
Bugün : 1627
Dün : 59143
Son 30 gün : 1680842
Toplam : 63985482
IP Adresiniz : 216.73.216.46

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

GÖNÜL YAP, ÖLÜM YAKLAŞTI

Tüm kardeşler birbirini, sevip saysınlar gönülden
Bu dünyadan ahirete, göçmemize pek az kaldı…
Pişmanlığın faydası yok, çünkü sonrası ölümden
Yâr evlat makam ve maldan, geçmemize pek az kaldı
Hakiki kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Özür dile gönlünü al, kalp kırmışsan hem tamir et
Kine küslüğe değmiyor, bağışlamakmış marifet
Dünya fani ömür kısa, bâki olansa ahiret
Azrail’den ecel şerbet, içmemize pek az kaldı
Samimi kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Muhabbet merhamet lazım, haset hakareti bırak
Halka şefkat Hakka varır, kalma hiç Mevlâ’dan ırak
Kaderine tevekkül et, hesap mizan eyle merak
Ev yerine dar kabiri, seçmemize pek az kaldı
Sadık kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

Dost ahbap kabre taşırlar, üç beş gün yasın tutulur
Hizmet iyilik dışında, sonra hepsi unutulur
Kardeşine kem söz etme, sanma yenilir yutulur
İyi kötü neler yaptık, ölçmemize pek az kaldı
Sahici kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Helal edin hakkınızı, kucaklaşıp da sarılın
Hem hoş görün hatanızı, ne kızın ne de darılın
Uyarmak da Allah için, amma gülerek ayrılın
Dört metrelik bez kefeni, biçmemize pek az kaldı
Dürüst kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

Sizi üzüp kırdım ise, bağışlayıp rahatlatın
Dua edin dava için, kırık kalbim ferahlatın
Huzurla uçayım Dosta, bu ruhumu kanatlatın
Tutmaz olur ayağımız, sürçmemize pek az kaldı
Hep örnek dostlar olalım, göçmemize pek az kaldı…

Elbette zafer bekleriz, kutlu günler va’dedildi
Unutma hepsi hayaldir, nice bırakıp gidildi
Kardeşlerin kırma sakın, gönül yapan tatlı dildi
Milli Çözüm Sırat gibi, geçmemize pek az kaldı
Haydi kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

4.8 16 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Cihat GÖKBEL

Cihat GÖKBEL

Abone Ol
Bildir
10 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

Helal edin hakkınızı, kucaklaşıp da sarılın
Hem hoş görün hatanızı, ne kızın ne de darılın
Uyarmak da Allah için, amma gülerek ayrılın
Dört metrelik bez kefeni, biçmemize pek az kaldı
Dürüst kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…

“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız!” (Müslim, İmân 93-94; Tirmizî, Et’ime 45)

Allah dava kardeşlerini ve bütün müminleri samimiyetle seven, hepsinin iyiliği için sorumluluk hisseden, kardeşlerini kırmayan ve kardeşlerine kırılmayan kullarından eylesin.

Ruhun bu dünyadaki gurbeti; ancak secdedeki hiçlikle, kaderdeki rızayla ve insanlara sunulan samimi bir tebessümle son bulur. Zaman az, yol kısa, ahiret yakındır; öyleyse kine ve küslüğe yer bırakmadan sahici, dürüst ve sadık kardeşler olarak bu yolu yürümek tek çaredir.

Tüm kardeşler birbirini, sevip saysınlar gönülden
Bu dünyadan ahirete, göçmemize pek az kaldı…
Pişmanlığın faydası yok, çünkü sonrası ölümden
Yâr evlat makam ve maldan, geçmemize pek az kaldı
Hakiki kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…
 
Elbette zafer bekleriz, kutlu günler va’dedildi
Unutma hepsi hayaldir, nice bırakıp gidildi
Kardeşlerin kırma sakın, gönül yapan tatlı dildi
Milli Çözüm Sırat gibi, geçmemize pek az kaldı
Haydi kardeşler olalım, göçmemize pek az kaldı…
 
“(Eğer gerçekten iman ediyorsanız) Allah’ın ipine (Kur’an hükümlerine) hepiniz birden (el birliği içinde) sımsıkı sarılın. (Sakın) Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir vakit sizler birbirinize düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. (Ümmet ve uhuvvet şuuruyla güç kazandınız.) Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, (Kur’an ve Resulüllah sayesinde) oradan sizi kurtarmıştı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.” (Âl-i İmran 103) https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/103

“(Unutmayınız ki!) Ancak (ve muhakkak) mü’minler kardeştirler. (Kalleşlik ve kahpelik yapanlar hakiki mü’min değildirler.) Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin (ve bu amaçla, yeryüzünde etkin ve yetkin bir barış ve bereket düzenini yerleştirin) ve Allah’tan korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakınıverin; umulur ki esirgenirsiniz.” (Hucurât 10) https://www.mealikerim.com/49/hucurat/10

“Kendilerinden önce o yurdu (Medine’yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler (Ensar sahabiler) ise, hicret edenleri (samimiyetle ve dini gayretle) severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu ve kıskançlık duygusu) hissetmezler. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin cimri ve bencil tutkularından sıyrılıp korunmuşsa, işte onlar felaha (kurtuluşa) erişecek kimselerdir.” (Haşr 9) https://www.mealikerim.com/59/hasr/9

“(Ayrıca) Onlardan (Muhacir ve Ensar’dan) sonra gelen (mü’min)ler de şöyle derler: Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş (ve şimdi ahirete geçmiş) olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin. [Not: Müslümanların, din kardeşleri ile aralarındaki ilişkide, karşı tarafı incitecek bir söz söylemek, öfkelenmek, saygıya uygun düşmeyen tavırlar sergilemek gibi, birlik ruhunu zedeleyecek her türlü tavırdan sakınmaları gerekir. Her mü’min bir diğerine karşı olabildiğince fedakâr ve sabırlı hareket etmelidir. Bu; gerçek ve samimi sevginin gereğidir, tüm mü’minlerin benimsemesi gereken üstün bir ahlâk örneğidir.]” (Haşr) 10 https://www.mealikerim.com/59/hasr/10

Son düzenleme 1 ay önce Necati Akgül

“Gönül yapmak, ölümü hatırlamak ve hayırlı bir iz bırakmak”

Ömür, sandığımızdan daha kısa ve ölüm, beklediğimizden daha yakındır.

İnsan bu dünyadan geçip giderken, ardında ne servetini ne makamını götürür; geride bıraktığı güzel gönüller, yaptığı hizmet ve hayırlar ve insanların kalbinde bıraktığı hoş sada kalır.

Öyleyse kırmadan, incitmeden, kin ve dargınlıkları büyütmeden yaşayalım. Bir gönlü kazanmayı, bir yaraya merhem olmayı, bir yetimin başını okşamayı ve bir muhtacın duasını almayı, dünyanın en büyük kazançlarından bile üstün bilelim. Küskünlükleri büyütmeden barışalım, sevgi ve merhameti çoğaltalım.

“Bir gönül yapmak, bin ibadetten evladır” anlayışıyla yaşayalım; ardımızdan “İyi ki vardı, bir gönle dokundu” dedirtecek bir ömür sürelim.

Rabbim bizleri gönül yıkanlardan değil, gönül yapanlardan; ardında hayır, dua ve güzel hatıralar bırakanlardan eylesin. Âmin.

Rabbim gereği gibi davranmayı nasip eylesin, bizleri yeryüzünde Adil Düzen’e dayalı Yeni Bir Dünya’ yı kuran O kutlu ekibin bir parçası olacak imana ve ahlaka sahip olmayı nasip eylesin. Bizleri Aziz Erbakan Hocamıza ve Aziz Ahmet Hocamıza sıkı ve sağlam yol arkadaşları olmayı nasip eylesin Amin.

Şiiri okuyunca Milli Çözüm’de yıllar evveli zannediyorum Mart 2016’da yayınlanan ““DÖRT ÖLÜM VE DÖRT DİRİLİŞ”LE OLGUNLAŞMA SÜRECİ”
(BAK: https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/dort-olum-ve-dort-dirilisle-olgunlasma-sureci/ )
adlı makale ve söyleşi aklımıza geldi. Hatırlamanın tekrarında çok büyük fayda var…

Dört ölüm diye ifade edilen şeyin; nefsimizin aşamalardan geçerek bencil tutkularından, rahatlık isteğinden ve nefsani arzularından arındırılması süreci anlatılıyor. Dört diriliş derken ise, nefsimizin öldürülen kötü huylarının yerine ilahi bilincin, sadakatin, itaatlerin ve hakiki hürriyetin gelmesiyle kişinin manevi olarak yeniden canlanması ve formülleri anlatılmakta bu makale… Bu bahsettiğim makalede, hakikat ve hizmet ehlinin olgunlaşması için geçirdiği imtihanları ve aşamaları taa ciğerlerimize kadar, etkileşim sağlamakta ve ruhlarımıza olgunlaşma aşısını en etkili şekilde sinmesine vesile olmaktadır.

Bu şiir de sanki o makaleyi, 7 beşlikle özetlemiş…

Dost ahbap kabre taşırlar, üç beş gün yasın tutulur
Hizmet iyilik dışında, sonra hepsi unutulur
Kardeşine kem söz etme, sanma yenilir yutulur
İyi kötü neler yaptık, ölçmemize pek az kaldı
Sahici kardeş olalım, göçmemize pek az kaldı…

Milli Görüşçü-Milli Çözümcü olmak büyük bir nasiptir. Günümüzde bu nasibin ne derece ehemmiyetli önemli bir hakikat olduğu çok daha iyi anlaşıldığı günlerin arefesindeyiz. Ancak bu kıymet, bu konfor, bu nimet, bu nasip insana emanet verilir ve tapusu verilmez. Kıymeti bilinmeyen şükrü yerine getirilmeyen nimetlerin elimizden alınacağını rabbimiz Kur’an’da örneğin İbrahim Suresi 7. ayette bahseder:
“Ve yine bir vakit Rabbiniz şöyle ilan edip duyurmuştu ve buyurmuştu: “Andolsun eğer şükrederseniz gerçekten size (nimetlerimi) artırıveririm ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz Benim azabım pek şiddetlidir.”

Yani nimetleri artıran şeyin kendi cinsinden ŞÜKRÜNÜ EDA ETMEK OLDUĞU, nimetleri kaybetmemize sebep olan şeyin de nimetleri görmezden gelmek – isyan etmek – nimetlerin hakkını vermemek vb.gibi NANKÖRLÜKLERİMİZ olduğu unutulmamalıdır.

İşte Hak ve adalet üzerinde kalabilmek ve bu nasibin bu nimetlerin kıymetini bilmemiz ve şükrünü eda edebilmemiz için bir nevi sigorta sayılan 3 V FORMÜLÜ bizim hidayet üzerinde kalmamızı sağlayacaktır öğretisini Üstadımız Ahmet AKGÜL Hocamız öğretmişlerdi. Şöyle ki 3 V Formülü:
1- Vicdanlı insan olmak
2- Vasıflı insan olmak
3- Vefalı insan olmak.

Vicdan bize her zaman ve her şart altında Hakkı ve Adil olanı gösterir fısıldar ki bunu ona ilham edenin Allah olduğu… Şu kıtaları okuduğumuzda çok net şekilde anlıyor ve görüyoruz ki vicdana uyan nasihatler hatırlatmalar…

Bir insanın mü’min olduğunun en net ve kesin kanıtı; yaptığı iyilikler onu sevindiriyor ve yine yaptığı kötülükler onu üzüyorsa o kişi mü’min birisidir. Fakat tam aksine her türlü kötülüğü yapıyor ve vicdani bir rahatsızlık duymuyor, huzursuz olmuyor ve ruhi bir sıkıntı da çekmiyorsa iman o kişiyi terk etmiştir. İnsan hata yapabilir ve biz hiç hata yapmamaya çalışsak da hata yaparız ve hata yapmadan duramayız. Bu konuda Efendimiz; “Siz hiçbir günah işlemeseniz, Allah sizin yerinize günah işleyen başka bir kavmi getirirdi. Çünkü Allah’ın, Rahim, Gafur gibi affedici ve merhamet edip bağışlayıcı isimlerinin tecelli edeceği ortam oluşsun.” Ayrıca şeytan bazen insanı bir günaha sevk ettiği için pişman olur. Mü’min işlediği günahtan dolayı öyle bir tevbe eder ve hayır hasenatta bulunur ki, bundan dolayı aldığı sevap şeytanı pişman ettirir. Şeytan; keşke o günahı işlettirmeseydim de pişman olup tevbe ederek ve kefaret olsun diye hayır hasenat işleyip böyle yüksek sevap almasına vesile olmasaydım der…Vicdan sadece insanlara karşı değil, tüm canlılara karşı gösterilmelidir. Vicdan kimsenin hakkına ve hukukuna tecavüz etmemeyi gerektirir.

Yine Üstadımız devamında buyururlar ki: Vicdan bir insanda 3 şekilde oluşur:
1- Ferasetli sahibi olur, 2 – Faziletli sahibi olur, 3- Faikiyet sahibi olarak oluşur.

Feraset; kim Allah’tan korkarsa ona furkan feraset veriririm. Allah’tan korkmanın alameti ise ahireti dünyaya tercih etmektir. Dünyasından vazgeçmez – yani gönlüne almaz, ancak önem ve önceliğine ahiret kazancını koyar.

Fazilet; güzel ahlak, ilim, görgü, estetik anlayışı, görsel ve sanatsal özellikler gibi lütufta bulunulur.

Faikiyet ise; bulunduğu ortamda her hali, söz ve davranışları, ilmiyle fark edilen biri olur. her şeyde onu haklı çıkarır.

“Gönül Yap, Ölüm Yaklaştı” şiiri tepeden tırnağa VİCDANLI OLMAYA YÖNELİK ikaz ve hatırlatmaları içerdiğini hep birlikte görmekteyiz. Rabbim bu ikaz ve hatırlatmaların gereğini yerine getirme konusunda gayret ve çaba sarf edenlerden olmamızı lütfeylesin.

Ve gelelim diğer çok mühim önem arz eden maddeye : VEFALI İNSAN OLMAYA!..
Sizi üzüp kırdım ise, bağışlayıp rahatlatın
Dua edin dava için, kırık kalbim ferahlatın
Huzurla uçayım Dosta, bu ruhumu kanatlatın
Tutmaz olur ayağımız, sürçmemize pek az kaldı
Hep örnek dostlar olalım, göçmemize pek az kaldı…

Ülkemiz insanlığı Erbakan Hocamıza ve Onun haklı davasına sadık ve vefalı olunsaydı şu anda İslam Birliği olsun, İslam Ortak Pazarı olsun, İslam Natosu olsun, İslam Kültür İşbirliği teşkilatları olsun, İslam Ortak Dinarı olsun, İslam Birleşmiş Milletleri olsun, çoktan kurulmuş ve İsrail diye bir devlet yeryüzünde yoktu.

Yani bugün olumsuz olarak aklınıza en küçüğünden en büyüğüne neler geliyorsa neler yaşanıyorsa neler varsa bunun sebebi VEFASIZLIKTANDIR!.. Lütfen unutmayalım bunu.

Vefa ; başta anne babamıza, desem de bizleri iyiden doğrudan güzelden faydalıdan adil olandan yana tavır sergilememizi ve o yönde gayret ve çaba sarf etmemizi ve zalimleri tanıyıp işbirlikçileri tanıyıp onların hedeflerine planalrına projelerine alet olmamamızı sağlayan Üstadımıza vefa her şey den önce geldiğini hiç aklımızdan çıkarmayalım… Çünkü günümüzde Kur’an’a Tercüman Olan Şahsiyetler Rehber Şahsiyetler Dünya ve Ahiret Saadetimiz için çabalayan emek sarfeden Kutlu Öncülerdir. Değil onları kırıp incitmek kem söz etmek, onların onca hizmetlerine gayretlerine çabalarına taş koymamalı hainlik etmemenin nankörlük etmemenin azami gayretini göstermeliyiz. O Kutlu zatların en büyük yardımcısı hatta tek yardımcısı Cenabı haktır. Hiçbirimiz şöyle destek oldum böyle yardım ettim deme cüretine giremez çünkü O Rehber Şahsiyetler müsade ettiği için bizimde şereflenmemizi istedikleri için bu fırsatı tanımışlardır ya değilse ihtiyaçları olduğundan değil. Bu bilinçle hareket etmeyi cümlemize lütfeylesin rabbim.

Rabbimiz cümlemize Allah yolunda Hak hakim olsun diye mücadele , Allah için bu mücadelede ; zamanından ve malından fedakarlık ve Allah için bu mücadelede beraber olduğumuz kardeşlerimizi Allah için sevmenin konforunu yaşatsın bu uğurda gayret göstermemizi lütfeylesin… Amin

Neresinden bakarsak bakalim, ister 1dk sonra olsun ister 40 yıl sonra.
Bu dünyadan göçmemize çok az kalmıştır. Yani hesap çok yakındır. Ve başkaca hesaplar hep boş kalacaktır.

Efendimiz (sav) ” sizin en zekiniz ölümü en çok düşüneninizdir” buyuruyor. Hz. Ömer efendimizin ölümün kendisine sürekli hatırlatılmasını istemesinin, Aziz Erbakan Hocamızın “akıl işin sonunu düşünmektir” buyurmasının üzerinde önemle durmak gerekiyor. Çünkü ölümü, yani sonu hesaba katmamak ahireti unutturuyor ve birçok günaha kapı aralıyor. Asıl ölüm sonrası sonsuz hayata hazırlanmamızı, dünyadaki geçici ve basit olgulara takılmamamızı, hatta takıldığımız zaman sonsuz mutluluk kaynağından uzaklaşacağımızı, kardeşlik-affetme-helalleşme-merhamet gibi olgun insan olma vasıfları dururken kin-garez-inatlaşmak-hakaret vb. nefsi dürtülerimize kapılmamamızı öğütleyen bu veciz ifadeleri yaşamımız boyunca aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Ölüm sonrasını idrak ettiğimizde bu sayılan olumsuz huy ve davranışların ne kadar anlamsız olduğu şiirde veciz bir şekilde verilmiş.

BIRAK KİN TUTMAYI!

Düşman görüyorsun, Allah dostlarını
Sende biliyorsun, yanlışta ısrarını
Zarar ediyorsun, kır küfrü inadını
Ateşe gidiyorsun, bırak kin tutmayı

Kıbleyi bilmeyen, ahkâm keser olmuş
Cehalet sayfalarında, bilge geçinir olmuş
Boş kafayı, kof bilgilerle doldurur olmuş
Beyni sulanmış, vicdan kalmaz olmuş

Tevbe et ki, kurtuluş bulasın
Yoksa kaybedip, pişman olacaksın
Ve yanında, kimseyi bulamayacaksın
İşte o an, dönüş yok, yalnızlaşacaksın..

Rabbim bizleri birbirinin kusurunu arayan değil, birbirinin gönlünü yapan; kıran değil onaran; kin tutan değil affeden; dünyaya değil ahirete hazırlanan samimi ve sadık kardeşlerden eylesin.

Rabbim bizleri hak bildiğimiz yoldan ayırmasın. Milli Çözüm istikametinden, davamızın ve kardeşliğimizin çizgisinden ayaklarımızı kaydırmasın.
Bu yolda birbirimize omuz veren, birbirimizin gönlünü yapan ve son nefesimize kadar istikamet üzere yürüyen kullarından eylesin.

Helalleşmeyi son güne bırakmadan, gönül almayı yarına ertelemeden yaşayabilmeyi nasip etsin. Rabbim hepimize güzel bir ömür, huzurlu bir son ve yüz akıyla varacağımız bir ahiret nasip eylesin. Âmin.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...