YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a5b6d7b26303
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 0 9 1
Bugün : 19628
Dün : 53755
Son 30 gün : 1697556
Toplam : 58334669
IP Adresiniz : 18.97.9.175

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

HAKKA HIYANET, HOCASINA HAKARET

Niyet bozuk değilse, kimseler kaydıramaz
Şeytana kapılırsan, mutlaka utulursun!..
Tıyneti sağlam ise, İblisler caydıramaz
Has gruptan ayrılsan, kolayca yutulursun
Rahman’dan dizgin kopsa, Şeytana tutulursun!..

Milli Çözüm Hak yolu, hayra varan kızaktır
Hak davadan koparmak, İblisvari tuzaktır
Şeytana yakın kişi, bil Rahman’dan uzaktır1
Rahman’dan bağın kopsa, Şeytana tutunursun
Ger Kur’an’dan kayarsan, buhrana tutulursun!..

İrtibatın koparıp, ayrılırsan âlimden
Fesat kişi fasıktır, hayır gelmez zalimden
Ayarım anlaşılır, hayatımdan halimden
Hesaba inanırsan, nifaktan kurtulursun
Ger Kur’an’dan kaçarken, buhrana tutulursun!..

Vicdanını karartmış, aklın vermiş icare2
Âlemde bulunmazmış, nasipsizliğe çare
Hiç nasihat kâr etmez, nankörlüğe düçare3
Allah kayda aldırır, sanma ki untulursun
Rahman’dan uzaklaşsan, Şeytana tutulursun!..

Edep erdem unutup, cesur olurmuş cahil
İyliğin başa kakar, lokman sayarmış bahil4
Haddin aşıp havlarmış, Hak dostuna şu gafil
Tevbe edip af dile, belki de kurtulursun
Kur’an’dan kayar isen, buhrana5 tutulursun!..

Kusun nefretinizi, ey hainin kankası
Bekleyin geçecektir, boyna lanet halkası
Manevi servetini, yakar İblis bankası
Biraz insanlık varsa, ağırca oturursun
Rahman’dan kovulursan, Şeytana tutulursun!..

Otuz yıl anlamayıp, birden şimşek çakan kim
Zalimle çarpışırken, bize çelme takan kim
Hain benzin dökerken, gizli kibrit yakan kim
Yazıklar olsun; böyle, defolup fotturursun
Meal mana bıraksan, nifaka tutulursun!..

Beyni irin bağlamış, lağım akar dilinden
“Bizden Kurtulmuş!” imiş, çok memnunmuş halinden
Acep kim zarar görmüş, has bahçenin gülünden
Zalim zındıklar hariç; kabaysan yontulursun
Kur’an’dan ayrılırsan, Şeytana tutulursun!..

“Her kim bana uyarsa, elbette o bendendir
Kim de isyan ederse, (Rabbim Kerim) Rahim’dir”6
“Sanma Allah (hain ve), zalimlerden gafildir”7
Nefse İblis’e uysan, yalanla avtulursun
Kur’an’dan ayrılırsan, buhrana tutulursun!..

  1. “(Artık) Her kim Rahman’ın Zikrini (Kur’an-ı Kerim’i) görmezden gelir, (hükümlerinden ve haberlerinden yüz çevirip başka şeylere) yönelirse, Biz, (insan suretli bilgiç sanılan) bir şeytanı ona musallat kılarız, (üzerine ağaç kabuğu gibi sardırıp bağlatırız ve iblisin kötü emellerine kendisini uşak yaparız.) Artık bu (şeytan ve saptırıcı insan), onun yakını (yoldaşı ve kaptanı)dır. Kesinlikle bunlar (şeytanlaşmış insanlar), onları (kandırıp saptırdıkları insanları, Hakk) yoldan alıkoyup (bâtılın ve barbarlığın peşine takmaktadırlar). Bunlara (aldananlar) ise, (hâlâ) kendilerinin, gerçekten hidayete erdiklerini (en doğru ve hayırlı yönde yürüdüklerini) sanmaktadırlar.” (Zuhruf: 36-37)
  2. İcare: Kiraya vermek.
  3. Düçar: Bir belaya, sıkıntıya uğramış.
  4. Bahil: Cimri, iyiliklerinin çetelesini tutup hesaba çeken.
  5. Buhran: Tehlikenin artması, hastalığın azıtması, sorunların çözümsüz bir hal alması.
  6. İbrahim Suresi: 36. ayet sonu.
  7. İbrahim Suresi: 42. ayet.
4.8 18 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Mehmet SITMAPINAR

Mehmet SITMAPINAR

Abone Ol
Bildir
10 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

HALİNİN MEMNUNİYETİ İÇİN ERKEN KONUŞMUŞ..HEM DÜNYADA HEM AHİRETTE EN BÜYÜK PİŞMANLIKLARI YAŞAYACAKLAR. PİŞMANLIKTAN DİZLERİNİ DÖVE DÖVE KAHROLACAKLAR. HENÜZ TEVBE İMKANI VARKEN KULLANMAK AKILLACA OLANDIR. YERYÜZÜNDE ADİL DÜZEN DAYALI YENİ BİR DÜNYA İNŞALLAH MİLLİ ÇÖZÜM ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ ÖNCÜLÜĞÜNDE KURULACAKTIR. AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ DA BUNUN MÜJDESİNİ 1980 YILINDA TRT EKRANLARINDA VERMİŞTİ. HOCAMIZ ŞÖYLE BUYURMUŞLARDI;

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN SÖYLEDİĞİ HERŞEY BUGÜNE KADAR BİR BİR GERÇEKLEŞMİŞTİR. BU SÖZÜ DE DİĞER TÜM SÖZLERİ GİBİ GERÇEKLEŞECEKTİR. YENİ BİR DEVRİN BAŞLAMASI İLE İNŞALLAH ADİL DÜZENE DAYALI YENİ BİR DÜNYA KURULACAKTIR. ŞİİRDE DE DİKKAT ÇEKİLEN ZUHRUF SURESİ 36-38. AYETLERİ ÜZERİNDE DE DÜŞÜNMEK GEREKİR.

36-(Artık) Her kim Rahman’ın Zikrini (Kur’an-ı Kerim’i) görmezden gelir, (hükümlerinden ve haberlerinden yüz çevirip başka şeylere) yönelirse, Biz, (insan suretli bilgiç sanılan) bir şeytanı ona musallat kılarız, (üzerine ağaç kabuğu gibi sardırıp bağlatırız ve iblisin kötü emellerine kendisini uşak yaparız.) Artık bu (şeytan ve saptırıcı insan), onun yakını (yoldaşı ve kaptanı)dır.
37-Kesinlikle bunlar (şeytanlaşmış insanlar), onları (kandırıp saptırdıkları insanları, Hakk) yoldan alıkoyup (bâtılın ve barbarlığın peşine takmaktadırlar). Bunlara (aldananlar) ise, (hâlâ) kendilerinin, gerçekten hidayete erdiklerini (en doğru ve hayırlı yönde yürüdüklerini) sanmaktadırlar.
38-Sonunda o (şeytanlara ve şarlatanlara aldanan kişi, ahirette) Bize geldiği zaman (kendilerini kandırıp kullananlara): “Keşke benimle senin aranda iki Doğu (Doğu ile Batı) uzaklığı olsaydı. Meğer ne kötü yakın-dost(muşsun sen)” deyip (suçlayacak ve pişmanlık duyacaklardır).
https://www.mealikerim.com/43/zuhruf

Hatırlayınız 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası bazıları ağlamaya sızlamaya hatta ümidini tamamen yitirecek seviyeye düştükleri an, Üstadımız taaaa 13 saatlik yoldan kalkıp her bir bölgeyi ziyaret ederek imanlarımızı kemale erdirmeye yeniden ümit ve heyecan kazandırmaya olgunlaştırmaya gelmişlerdi. Sorarım size ey vefasızlar – gafiller – nankörler., bu tavrı ve davranışı, yüzlerce tarikat cemaat dernek vakıf kuruluşlarının en üst makamlarında bulunan şeyh mürşit alim hoca geçinenlerden hangi birinde gördünüz. Bunların hepsi kendi ayaklarına bekler, konforlarını bozmazlar bir iki laf edebilmek için… İmanımızın sigortalarından biride vefalı insan olmak idi malum. Günümüzde olumsuz olarak ne yaşanmışsa bunların sebebi vefasızlıktır. Şeytan, bu zamanda vefalı insan mı kaldı, bir tek ben vefalı olsam ne olur der. Hatta vefalı olduğumuzu bilen vefasızlar bizi istismar etmeye kalkabilirler…Bu tavırlardan hemen uzak durmalıyız. Bir tek vefalı insan da olsa maya gibidir. O sütü yoğurt yapabilir. VEFA İMANDANDIR. Vefası olmayanın imanı da yok olmuştur. Hukuki tabirle vefasızları, MUTLAK BUTLAN’DAN saymak gerek, yok hükmündedirler onlar artık…

Cenabı Hakk, gerçek mü’minlere temel konularda yanlış yaptırmazmış…
“Her kim bana uyarsa, elbette o bendendir
Kim de isyan ederse, (Rabbim Kerim) Rahim’dir”
“Sanma Allah (hain ve), zalimlerden gafildir”
Nefse İblis’e uysan, yalanla avtulursun
Kur’an’dan ayrılırsan, buhrana tutulursun!..

Çünkü olaylara Kur’an gözlüğünden, hidayetle ferasetle ve dirayetle bakacak gayret ve çabanın içinde oldukları için sanırım.

MAİDE SURESİ 41. AYET
Ey Peygamber (ve her asırda Allah yoluna rehber şahsiyetler! Sakın haklı ve hayırlı bir davaya) kalpleri inanmadığı halde, ağızlarıyla “inandık” deyip (istismar eden münafık kimselerle), Yahudilerden küfür içinde çaba gösteren (Siyonist)ler Seni üzmesin… Onlar (hem kendileri şeytani kesimlerin) yalanına kulak asanlar, (hem de açıkça) Sana gelmeyen (içinize girip sorumluluk yüklenmeyen malum ve mel’un) bir kavim adına kulak tutan (sizden haber toplayıp onlara ulaştıran) kimselerdir. Onlar, (Kur’ani) kelime (ve kavramları, temel esas ve kuralları) asli yerlerine konulmasının (ve sağlam bir düzene bağlanmasının) ardından, (onları) saptırmaya ve çarpıtmaya uğraşırlar ve (çevrelerine): “Eğer size şu (makam ve menfaatler ve lehinize hükümler) verilirse onu alın, yok eğer o (ruhsat ve fırsatlar) verilmezse ayrılıp uzaklaşın” (diyen hainlerdir). Allah kimlerin fitneye düşmesini isterse, artık Sen onun (niyeti ve tıyneti bozuk olan) için Allah’tan hiçbir şeye malik olamazsın (düzeltemezsin). İşte onlar, Allah’ın kalplerini temizleyip arıtmak istemedikleridir. Dünyada onlar için bir aşağılanma, ahirette ise onlar için büyük bir azap (gereklidir).
(BAK: http://www.mealikerim.com )

Son düzenleme 18 gün önce Osman Nuri ÇELİK

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde “Bir imama biat ettiğinizde O’na elinizin ayasını, gönlünüzün semeresini veriniz (Araplar’daki en güçlü sevgi ifadelerinden). Taa ki sizi Allah’a (c.c.) isyanla emredene kadar” buyuruyor.
Şunu unutmamalıyız; biat ettiğimiz insan aynı zamanda sırtımızı dayadığımız dağdır. Aynı zamanda baba yerindedir. Bizi Allah’a (c.c.) isyana, herhangi bir kötülüğe yönlendirmediği müddetçe, kendi içimizde oluşan kuruntulara dayanarak O insanı terk etmek tam da şeytanın arayıp bulamadığıdır. Kendi kendimize ederiz. Sonra şöyle bir geçmişe bakalım; bize bile bile bir kötülüğü mü dokunmuş? Bugüne kadar bir art niyetine mi şahit olduk? Eee bunlar yoksa vefamızı sorgulamamız gerekmez mi? Ömrümüzün tek mutluluğu şu Milli Çözüm çalışmaları içerisinde bulunmaktır. Niye bunu heder edelim?

NE OLDU!

Her anımız zaferdi, şimdi ne oldu
Nefs atına binip, çamura kondu
Kin nefret ile, iftiralar havada uçuştu
Hainlere alkış, şeytana yolculuktu..

Çoğunluğa uymak, kolay olandı
Zorluktan kaçmak, herkese uymaktı
Babacan’ın kuyruğunda, sinek avlarlardı
İhanetin sonu, kara tarihle anılmaktı..

Gidilen yol, İblise yoldaşlıktı
İçinden çıkılmaz, sonu hüsrandı
İki ucu pislik, kokuşmuş bataklıktı
Zaman tükenmeden, tevbe kapısı açıktı..

Ahmet Hocamıza ve Hak davasına inanmayan kimselere şiddetli tavsiyedir; her kime inanıyor, kimi seviyorsanız gidin orada olun, ne Hocamızı yorun, ne de siz ikili oynamakla yorulun. Münafıklık zaten oldukça yorucu olmalı, değil mi?!
Hem Hocamızı istemeyeni zorla tutan da yok. Ama O öyle yüce gönüllü öylesine merhametli ki, emeklerinize yazık olmasın ayağınız kaymasın diye şu yaşında hâlâ bizim için, dava erleri için çırpınmaktadır.
Gitmeye cesaretiniz yoksa da, o halde tevbe edin ve artık Hocamızın huzurunu bozmayın. Bu kaçıncı uyarı. Yeter da!

Allah bizleri has gruptan sadıklardan ayırmasın. Niyetimizi halis temiz kılsın. Haddi aşanlardan, yoldan sapanlardan eylemesin. Milli Çözümden, hocamızdan bizleri ayırmasın. Muhabbetimizi gayretimizi arttırsın. İnşallah

“Her kim bana uyarsa, elbette o bendendir
Kim de isyan ederse, (Rabbim Kerim) Rahim’dir”6
“Sanma Allah (hain ve), zalimlerden gafildir”7
Nefse İblis’e uysan, yalanla avtulursun
Kur’an’dan ayrılırsan, buhrana tutulursun!..

Kur’an dan beslenmeyip farklı mecralardan dedikodu,hased gibi lağviyatla “oyun, eğlence kabilinden olan şeyler, manasız işler ve boş uğraşlar” la zamanını geçirirse Genellikle dini veya manevi bağlamlarda; insanı asıl hedeflerinden uzaklaştıran, dünyevi zevklere düşüren ve ahiret hayatına faydası dokunmayan işlerle meşgul olursa şeytan insana bir müddet sonra inandığı gibi yaşamayıp yaşadığı gibi inanmasını sağlayarak Batılı Hak görüp Hakkı batıl görecek gaflete ve dalalete düşürecektir. En sonunda tüm ömür sermayesini tüketecek Şeytana asker olacaktır. Rabbim bizleri lağviyattan uzak kılsın. Milli Çözüm ışığını söndürmesin.

“Rabbim, gerçekten onlar (tağutlar ve tabulaştırılan şahıslar) insanlardan birçoğunu şaşırtıp Hakk’tan saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, (ama) kim bana isyan ederse (Mevlâm Kerim’sin ve) elbette Sen, (onları ve neye müstahak olduklarını bilirsin; dilediğine tevbe nasip edip) Bağışlayansın, Esirgeyensin.”(İbrahim 36)

(Ey insan!) Sakın sanma ki; Allah zalimlerin yaptıklarından gafil (habersiz ve ilgisiz)dir. Sadece onları, gözlerin dehşetle döneceği (korku ve şaşkınlıktan bakışlarına baygınlık geleceği) bir güne kadar ertelemektedir.(İbrahim 42)

Milli Çözüm şiirleri Kur’an’ı Kerime tercümanlık yapmaktadır.
Milli Çözüm’ün “HAKKA HIYANET, HOCASINA HAKARET” şiirini okuyunca, Hakk davayla irtibat bağını koparanlarla ilgili olduğunu düşündüğüm Ayeti Kerimeleri “AHMET-ABDULLAH AKGÜL MEALİ KERİM’İ ÜZERİNE İLGİNÇ TESPİTLER” yazısındaki uyarılar ışığında okumak istedim.

Kur’an’ı Kerimi; “Ben hiçbir şeyim, her şey O’ndandır” şuuruyla okumalıyız.
“Ben artık kendi kendime yeterim, dışarıdan (Hakk’tan) gelen hiçbir veriye veya yardıma ihtiyacım yok” diyerek kendimizi Kur’an’ı Kerimin nasihatlerine kapatmamalıyız.
“Biz her şeyin en doğrusunu biliyoruz, kimseden öğrenecek bir şeyimiz yok” diyerek kendimizi Kur’an’a ve Hakikate kapatmamalıyız.
Kur’an’ı Kerimi “BAŞKALARINI YARGILAMAK” için değil; “KENDİMİZİ DÜZELTMEK” için okumalıyız.
Kur’an’ı Kerimi okuduğumuzda aklımıza ilk gelen kişi KENDİMİZ olmalıdır.
Kur’an’ı Kerimi “nefret ve haklı çıkma gururu” ile değil; “merhamet ve kurtarma isteği” ile okumalıyız.

“Bilginin getirdiği güç, kalbimizdeki tevazuyu yutarsa; o bilgi artık hidayetimiz değil, felaketimiz olur.”
“En zirvedeyken bile kendimizi en aşağıda görmeliyiz, bilmeliyiz ki; ayağımız kayarsa, düştüğümüz yer mazeretsizliğin en derin çukuru olur.”

İşte, Din ve dava uğrundaki zorluklara, hayatın ve cihadın sıkıntıları karşısında uyduruk bahanelerle Hakk davayla irtibat bağını koparanlarla ilgili olduğunu düşündüğüm Ayeti Kerimeler:
 
“Ey iman edenler! (Din ve dava uğrundaki zorluklara, hayatın ve cihadın sıkıntılarına) Sabredin ve (belalara düşmanlara karşı) sabır üzerinde yarışın, (Allah’la, peygamberlerle, cihad emirinizle, Hakk yoldaki cemaatinizle) irtibatınızı koparmayın, kararlı ve sebatlı davranın (ve nöbet ve hizmet yerlerinizi terk edip ayrılmayın. Bu emirlere karşı gelmek hususunda) Allah’tan korkun. (Bu sayede) Umulur ki kurtuluşa ve başarıya (felaha) ulaşırsınız!..” (Âl-i İmran 200)
https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/200

“(Ama) Allah’a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar (Hakk’tan ve hayırdan cayıp kaytaranlar), Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi (akrabalık ve Hakk davayla alâkadarlık münasebetini ve ümmet sorumluluğu bilincini) kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar (var ya); işte lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı (dünya ve ahiret azabı) da onlar içindir.” (Ra’d 25)
https://www.mealikerim.com/13/rad/25

“(O fasıklar ki) Onu kesin olarak onayladıktan (ve hakikatin farkına vardıktan) sonra, Allah’ın ahdini (Cenab-ı Hakka verilen iman ve itaat sözlerini) bozarlar, Allah’ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi (akrabalık, arkadaşlık ve Hakk davayla irtibat bağlarını) ise koparırlar ve yeryüzünde fesat çıkarırlar. İşte bunlar hüsrana (düş kırıklığına ve pişmanlığa) uğrayanlardır.” (Bakara 27)
https://www.mealikerim.com/2/bakara/27

“Hiç şüphesiz, (açıkça) inkâr edip kâfir olanlar; (insanları) Allah’ın yolundan (ve Hakk davasından) ayırıp (İslami şuur ve sorumluluktan) alıkoyanlar ve kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, Elçiye karşı gelip (zorluk çıkaranlar ve nefsani hesaplarla Ondan ayrılanlar var ya, bunlar) hiçbir şekilde, kesinlikle Allah’a zarar ulaştıramazlar (ve O’nun takdir projesini ve zafer müjdesini engelleyip aksatamazlar. Allah) Onların bütün amellerini (önceki hayırlı işlerini ve sonraki hıyanet girişimlerini) boşa çıkaracaktır.” (Muhammed 32)
https://www.mealikerim.com/47/muhammed/32

“(Ama) Eğer size Allah’tan bir fazıl (zafer ve ferahlık) isabet ederse, o zaman da sanki kendisiyle aranızda hiçbir samimi yakınlık (tanışıklık ve sevgi bağı) yokmuş gibi, kuşkusuz şöyle deyip (sızlanır): “Ah keşke onlarla birlikte olsaydım. (Bazı fedakârlıklara katlansaydım ve ucuz kahramanlıklar yapsaydım da;) Ben de, (şimdi onlar gibi) büyük kurtuluş ve mutluluğa ulaşsaydım” (şeklinde ve maalesef ahiret endişesiyle değil, hâlâ dünyalık düşüncesiyle pişmanlık gösterirler).” (Nisâ 73)
https://www.mealikerim.com/4/nisa/73

Son düzenleme 22 gün önce Necati Akgül

İnsanı kurtaracak olan, sadakat, vefa, istikamet ve hak davaya bağlılık ve hizmet üzerine kurulmuş bir hayattır.

Nefis ile şeytanın tuzaklarına karşı uyanık olunmalı.

Vefasızlık ve nankörlük, en büyük manevi tehlikelerden biridir.

Kur’an’a, Allah’a ve hak rehberlere bağlı kalmak, insanı selamete ulaştırır.

“Haktan uzaklaşan, şeytanın tuzağına yaklaşır; vefa gösteren ise, istikametini korur.”

Bir yerde bir yanlış, bir hata, bir kusur ve bir eksik görürsen ve düzeltmek için elinden geleni yaparsan sevap kazanır şeref bulursun. Ama tam tersi yönde haraket eder, nefsani dürtüler ve ananiyet penceresinden fitne tohumları saçarsan, günah batağına sürüklenir, ihanet takımına dahil olur, kaybedenler gurubunda yerini almış olursun. Yani yıllarca heybende biriktirdiğin iyilik ve sevapları, yanlış adımlarınla bir çırpıda bitirip yolundan ve istikametinden sapıp, sapkınların yoluna girmiş olursun.

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazınız.x
Paylaş...