ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün3366
mod_vvisit_counterDün5105
mod_vvisit_counterBu Hafta40536
mod_vvisit_counterGeçen hafta43879
mod_vvisit_counterBu Ay154598
mod_vvisit_counterGeçen Ay149785
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar17078738

IP'niz: 3.232.96.22
Bugün: 23 Oca 2021

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12287995

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

Afganistan’da OBAMA’NIN ATAĞI, ERDOĞAN’IN BATAĞI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 Hadisi Şerif olarak nakledilen:

“Talikan’a (Afganistan’a) yazık olacaktır. Şüphesiz orada, Allahü Taalanın altın ve gümüş dışında (başka) hazineleri bulunacaktır. Orada Allah’ı hakkıyla bilen insanlar vardır. Onlar ahir zamanda Hz. Mehdi’nin yardımcılarıdır.”[1] gibi rivayetleri doğrulayan işgal ve direnişler, dikkatleri Afganistan üzerinde yoğunlaştırıyor. Kurtuluş savaşımızda hanımlarının bileziklerini toplayıp bize gönderen bu fakir ama asil Müslümanları, şimdi boğmak isteyen NATO saflarında onlara karşı savaşmak ne insani sorumluluğumuzla, ne İslami şuurumuzla, ne de Milli onurumuzla asla bağdaşmıyor. Dönemin Afgan Kralıyla dış saldırılara karşı ortak savunma anlaşması imzalayan ve Afgan ordusunun eğitimi için özel birlikler yollayan Mustafa Kemal Türkiye’sinin, şimdi bu ülkeye sataşan ve İslam’la savaşan NATO emrinde bulunması yüzümüzü kızartıyor ve vicdanımızı sızlatıyor. AKP iktidarının da, askeri kurmayların da tarihi sorumluluklarını ve sonlarını düşünmeleri gerekiyor.

Afganistan'da görevli Faruk albay öldü mü öldürüldü mü?

Peştun Lider Hacı Zahir Anlatıyor

Afganistan'daki Türk birliğinde görev yapan Faruk Albay geçtiğimiz aylarda elim bir kaza sonucu Osmanlı ve Mevlana'nın atavatanı tarihi Belh şehri yakınlarında Mezar-ı Şerif'te bir kaza sonucu şehit oluyor. Kaza ile ilgili birçok iddia ve dedikodu dolaşıyor. Kiminle konuşursam Faruk Albay'ın kaza sonucu değil Almanların bir operasyonu sonucu şehit olduğu söyleniyor. Faruk Albay kısa bir süre önce Almanlarla tartışıyor. Kazanın olduğu gün iki esrarengiz cip Faruk Albayı takip ediyor.  Bu olayla ilgili her nedense Türk medyasında ciddi bir araştırma yapılmıyor. Bu konuda çok önemli karanlık noktalar bulunuyor.  Afganistan'da Türklere ve Türk askerine gösterilen ilgiden Amerika, İngiliz, Alman ve diğer ülkelerin askerleri çok rahatsız oluyor. Faruk Albayın Hindistan'da Babür İmparatorluğu'nun kurucusu Babür Han'ın Afganistan'ın başkenti Kabil'deki Türbesinin bulunduğu bahçeye, Afgan yetkililerden gelen istek üzerine kütüphane kurma çalışmasının İngilizler tarafından engellendiği de konuşuluyor.”[2]

Recep Erdoğan gizli ve kirli pazarlıklar için Obama’nın ayağına gittiği gün, Ankara’daki bir Amerikalı diplomat DTP’yi ziyaret ediyor ve kapanma davasıyla ilgili kulis yapıyor ve ABD’ye özel haberler uçuruyordu. Ve tam o saatlerde PKK eşkıyaları Tokat Reşadiye’de, izinden dönen, bazısı hala sivil giyimli askerlerimizi pusuya düşürüp yedi Mehmedimizi kahpece şehit ediyor, üç tanesini ağır yaralıyordu.

Rus General Yermakov’dan Obama’ya:

“Sen de dersini alırsın” uyarısı geliyor!

Sovyetler Birliği'nin 1979 yılında işgale başladığı ve 1989 yılında 15 binden fazla kayıpla terk etmek zorunda kaldığı Afganistan topraklarında, şimdi ABD etkin olmaya çalışıyor. Ama Sovyetlerin Afganistan işgali sırasında görev alan Kızıl Ordu'nun generallerinden Viktor Yermakov (74), ABD'nin Afganistan'da başarı şansının olmadığını söylüyor ve ABD Başkanı Barack Obama yönetimine bir de öneride bulunuyor: "Ek asker için harcayacağınız parayla bölgeyi kalkındırın, okul ve cami yapın. Daha etkili olursunuz."  CNN'e açıklamada bulunan Yermakov, "Gözlerimin önünde tarih tekerrür ediyor. Afgan mücahitlerine karşı Sovyet birlikleri mücadelesinde başarısız oldu. İlginç bir şekilde o dönemde bu gruplar ABD tarafından destekleniyor, eğitiliyor ve silahlandırılıyordu. Sovyetler Birliği bölgedeki askeri gücünü 100 bine kadar çıkardı. Ancak 15 bin kişiyi geride bırakarak döndü. Şimdi ABD Başkanı Barack Obama da bölgedeki asker sayısını 100 bine çıkarmak istiyor ve giderek batağa saplanıyor" diye uyarıyor.

Sovyetler Birliği'nin yaptığı taktik hataları ABD'nin tekrarladığını savunan Rus General, "Hem Tora Bora hem de Kandahar da ordularımızı yerleştirdik. Düzeni kurduk. Bizim desteğimizle popüler bir yönetim bile kuruldu. Biz oradan ayrıldığımızda bir kaç gün içinde o hükümet devrildi. Bu coğrafyanın lideri kim? Herhangi bir aşiretle bağlantınız yoksa hiç kimse sizi dikkate almaz" diyerek ABD gavuruna iyilik etmek istiyor. (Cihan) Peki, o zaman Türk askeri Afganistan’da ne arıyor? Diye bizim de sormamız ve AKP’yi uyarmamız gerekiyor.

Afganistan'da bir türlü kurulamayan düzen ve istikrar inşası için Türkiye'nin vereceği katkı Obama yönetimi açısından birinci derecede önemlidir. Buna karşılık, Amerika'nın dikkatinin Irak'tan Afganistan'a kaymasının Türkiye'nin kendi düzeni ve istikrarını olumsuz etkilediği bir gerçektir.

Obama, ayağına çağırdığı Erdoğan’la, ”İttifak güçlerine daha fazla asker yolla, hizaya gelmesi için İran’ı zorla ve olası bir saldırı sırasında topraklarınızı ve üslerinizi kullanmamıza politik ve psikolojik altyapı hazırla!”  ricasında bulunacak, Erdoğan ise, ev sahibine, "Irak'ı Türkiye'yi tehdit eden teröristlere kapamalısın" mesajını verecektir. ABD bu iki konuyu muhtemelen "Sen Afganistan'da bizim çizgimize gel, biz de dediğinizi yapalım" formülünü öne sürecektir.

Türkiye'nin Afganistan gibi dünya sistemini zorlayan uluslararası ihtilâflarda 'barışçı' bir rol oynayabilmesi için 'savaşçı' rollerden uzak durması gerekir. Afganistan'da elini kana bulamadan düzen koyucu roller üstlenmekle yetinmiş Türkiye, muharip güçler arasında yer almaya başlar ve çatışmalara bulaşırsa bu bizim için felakettir.

Irak'ın kuzeyi de ülkenin bütünü gibi ABD'nin denetimindedir. Türkiye'yi tehdit eden terörist eylemler için Irak'ı mesken tutan örgüt, bunu, ABD askeri varlığının burnu dibinde gerçekleştirmektedir. Hala bu Amerika’ya güvenmek ve hele  “ AB ile aramızı düzelt diye merhamet dilenmek ahmaklıktan da öte bir şeydir.

Akşam gazetesi yazarı Nihal Kemaloğlu, "Nobel ödüllü Başkan'ın, Afganistan-Pakistan hattındaki savaşı derinleştirecek bu kararıyla kendi Vietnam'ını da hazırladığını söyleyenler yanılmıyor" diyor. Ve akla gelebilecek senaryolardan bazılarına dikkat çekiyor.

Barak Obama güvercin görünümünden çıkıp şahinleşiyor. Obama Afganistan'a 2010 yılının ilk yarısına kadar 30 bin yeni asker gönderileceğini, geri çekilmenin de Temmuz 2011'de başlayabileceğini açıklıyor. Beklenen geri çekilmenin mümkün olmayacağını, Amerikan askerinin Afganistan'a saplanıp kalacağında herkes hemfikir görünüyor. Nobel ödüllü Başkan'ın, Afganistan-Pakistan hattındaki savaşı derinleştirecek bu kararıyla kendi Vietnam'ını da hazırladığını söyleyenler yanılmıyor.

Bush'un Irak'ta açtığı kan bataklığından sıyrılmadan Afganistan'a asker yığmak Obama severler için hayal kırıklığı oluşturuyor. Küresel krizin içinde bocalayan ABD'nin, askeri hegemonik güç olma hevesinin pahalıya çıkacağı bir savaş olacağı kesinlik kazanıyor. 1945'ten beri girdiği bütün savaşları kaybetmiş ABD aslında Afganistan'daki işgalinde de yıllardır yenik düşüyor. Bush döneminde açılan terörizme karşı küresel savaşın bitmediği, yeni bir evreye taşındığı anlaşılıyor. Seçim kampanyasında Irak'a müdahaleyi hatalı bularak eleştiren Obama şimdi Amerika'nın başarısızlığa mahkûm yeni savaş cephelerini açıyor.

Amerikan kamuoyuna yönelik 'Taliban ve El-Kaide'yle' mücadele açıklamalarında 'süper güç Amerika' algısı yenileniyor. Amerikan halkı, Afganistan-Pakistan sınırının 'şer sınırı' olduğuna ikna edilmeye çalışılıyor. Şimdi demokrat Obama'nın da 'şahin' olup dünya üzerinde uçabileceği gösteriliyor. Dünya imparatorluğunun çöktüğünü kabullenmeyen ABD'nin yeni Afganistan stratejisi gereği NATO da 5 binden fazla yeni asker göndermeye hazırlanıyor. Umutsuz Afganistan hedefi hem ABD hem de Obama için tarihi bir yanılgıya dönüşüyor. Böylelikle Obama diyalog ve uzlaşmayı önceleyen söylemleri, kalpleri ve zihniyetleri fethetme yaklaşımları hayal kırıklığı oluşturuyor. Yeni neo-con tarzıyla Afganistan-Pakistan'ı cehenneme çeviriyor. “El Kaide'nin ele geçirilerek Afganistan ve Pakistan'dan uzaklaştırılması” bahanesi tutmuyor. Oysa Talibanlarla El-Kaide'nin ayrılan çizgileri üzerinden başka bir çözüm yakalanabilirdi. 'Ilımlı' Talibanlarla anlaşma zeminini aramadan asker gönderen ABD, Pakistan ordusundaki Taliban sempatisini ve 40 milyonluk aşiret örgütlenmesindeki Peştunların isyanlarını kulak ardı ediyor. Çünkü El Kaideyi ABD kendisi kullanıyor.

Görünen o ki; daha fazla asker ve daha geniş işgaller, Afgan halkının çaresizliği, Pakistan'da patlayacak bombalar, daha sivrilen anti-Amerikanizm'le El-Kaide güç kazanıyor. Görünmeyen ise; ABD'nin bu jeo-politik bölgeyi kontrol ederek olası İran tehdidine gözdağı vermeye çalışıyor. Enerji paylaşım savaşlarında süper silahlı güç rolünü koruması, Amerikan kamuoyuna yapılan askeri yatırımların hakkını verdiğini ispatlaması, silah lobilerinin ayakta alkışları oluyor. Bu arada Recep Erdoğan’ın Obama taşeronluğu ise mide bulandırıyor.

Muhalif sinemacı Michael Moore, Afganistan işgaliyle ilgili Obama'ya yazdığı açık mektubunda şöyle diyor: 'Afganistan'daki El-Kaide militanlarının sayısının yüzden az olduğunu biliyorum! Yüz binden fazla adamın mağaralarda yaşayan yüz adamı etkisiz kılacağına inanmıyorum. İmparatorluklar sonlarının çok yakın olduğunu burun buruna gelinceye dek anlamazlar. İmparatorluklar daha fazla 'gücün' düşmanı yok edeceğine inanırlarken bu böyle olmaz, genellikle bir avuç düşman imparatorlukları paramparça eder.'

Erdoğan’ın 6 Aralık’ta başlayacak ABD ziyaretinin esas gündemi Afganistan oluyor

Mehmetçik Afganistan batağına çekilmek isteniyor

Barış umutlarıyla işbaşına gelen ABD Başkanı Obama, 30 bin askeri daha muharip güç olarak Afganistan'a gönderme kararıyla bütün beklentileri boşa çıkıyor. Stratejik müttefiki Türkiye'den resmen istekte bulunan ABD yönetimi, Mehmetçik'i operasyonel olarak çatışmalara girmeye zorluyor. Konu Başbakan Erdoğan'ın 6 Aralık'ta yapacağı Washington ziyaretinde de, gündeme geliyor. Obama'nın, Erdoğan'a karşı bütün kartları açması bekleniyor. Obama, yeniden savaş tamtamlarını çalmaya başladı. İkiz kule saldırılarının sorumlusu olarak ilan ettiği El Kaide'yi ortadan kaldırmak ve Bin Ladin'i yakalamak gerekçesiyle 2001 yılında Afganistan'ı işgal eden ABD ve müttefikleri, 8 yıldır ne El Kaidi'yi ne Taliban'ı durduramadı. Bush'un kellesini istediği Bin Ladin ise, kahramanlaştı. Afganistan'da adeta bataklığa saplanan ABD, Taliban'ın her geçen artan direnişi karşısında geri çekilmeyi düşünmek bir yana yeni askeri güçleri sevk etmeyi planlıyor. Obama, Afganistan'dan çekilme tarihini ise 2011 olarak açıkladı. Ancak oldukça zor görünüyor.

ABD askerinin sayısı 100 bine ulaşacak

Afganistan'da halen 68 bini Amerikan olmak üzere 110 bin kişilik yabancı askeri güç bulunuyor. Bu kadar büyük askeri güce karşın Afganistan'da bir türlü kontrolü sağlayamayan ABD, Pakistan'ı da karıştırıyor. Afganistan'daki işgalin faturası ABD'ye haftalık 2 milyar doları buluyor. Yeni gönderileceklerle birlikte, ABD'nin Afganistan'daki asker sayısı 100 bine ulaşacak. Obama 30 bin ABD askerinin yanı sıra 10 bine yakın NATO gücünün de Afganistan'a sevk edilmesini istiyor. NATO Genel Sekreteri Rasmussen de, 5 binden fazla müttefik askerinin bu ülkeye gönderileceğini açıkladı.  Obama da, başta Türkiye olmak üzere müttefik güçlerden şehir merkezlerinde polisiye güç değil bizzat Taliban'a karşı çatışmaya girecek muharip güç istiyor.

Bin 750 Mehmetçik zaten Kabil'de

Türkiye'nin bir ayağı zaten Afganistan bataklığında. Kasım 2009'a kadar 900'e yakın askeri bulunuyordu. Ancak Afganistan'da Uluslar arası Güvenlik Yardım Kuvveti Karargâhı’nda (ISAF) bulunan Kabil Bölge Komutanlığı'nın liderliğini 1 Kasım'da üstlenen TSK, kademeli olarak asker sayısını 1750'ye çıkardı. Türk askeri, Kabil'deki Fransa'dan devraldığı bu görevi 1 yıl boyunca üstlenecek. TSK, daha önce de 2003 ve 2005 yılında da birer yıl bu görevi yapmıştı.  Türk askeri Afganistan'da, şimdiye kadar geri hizmetlerde bulundu. Eğer Obama'nın istediği kabul edilirse, Kabil dışında görev alacak Mehmetçik, Taliban güçleriyle karşı karşıya gelecek.

Afganistan işgalinin bilançosu

Bush ve müttefikleri,  "teröre karşı savaşın gerçek cephesi" dedikleri Afganistan'da 25 milyon insanı özgürleştirmek bahanesiyle işgal etti. Ama aradan geçen 8 yıllık sürede, Bin Ladin hala bulunamadı. Taliban yönetimi devrildi ama ABD ve müttefiklerine karşı büyük başarılar elde etti. ABD güçleri de başarısızlığı faturasını, sivil halkı katlederek çıkarıyor. NATO saldırılarında 60 binden fazla sivil Afgan hayatını kaybetti. BM Raporu'na göre 2008_de Afganistan'da Amerikan ordusu tarafından 2 bin 118 sivil öldürüldü. Bu sayı 2007'ye göre yüzde 40'lık bir artışı ifade ediyor. Gözaltılar, kötü muameleler, tecavüz olaylarına hergün bir yenisi ekleniyor. Ancak yine benzer raporların ortaya koyduğu bir başka gerçek ise, söz konusu suçlara karışan hiçbir Amerikan askerinin cezalandırılmadığı yönünde. İşgalin başladığı 2001 yılından bu yana Taliban, özellikle son yıllarda ABD ve NATO güçlerine büyük kayıplar verdirdi. 900'ü ABD'li bin 400 işgalci asker öldürüldü.4 bin 477 ABD askeri de yaralandı. Savaşta, 5 binden fazla Afgan güvenlik görevlisi de can verdi. 2009'un ilk yarısında Taliban güçleri tarafından öldürülen Amerikan askerlerinin sayısı önceki sene aynı dönemine göre % 40, 2007 yılının aynı dönemine göre ise % 75'lik bir artış gösterdi.

Afganistan'daki askeri güçler:

İngiltere     : 9.000

Avustralya             : 1.350

Bosna         : 460

Almanya    : 4.365

İspanya                  :1.000

İsveç           : 430

Fransa        : 3.095

Romanya               : 990

TOPLAM   : 69.795

Kanada       : 2.830

Danimarka             : 700

 

İtalya          : 2.795

Çek Cumhuriyeti   : 690

 

Hollanda    : 2.160

Belçika                   :530

Ek ISAF askeri : 2.682

Polonya      :1.910

Norveç                   : 480

Ek ABD askeri : 33.200

Türkiye      : 1.750

Bulgaristan            : 460

TOPLAM         : 105.677

 

Obama’nın selamı!

Obama beklenen Afganistan stratejisini açıkladı. Baştan beri sakat bir denklemi savunuyordu. 'Irak'tan çekil Afganistan'a yüklen' formülünü savunan Obama nihayet icraata başladı. Böylece aslında maskesi de düşmüş oldu. Nice Nobel ödüllü, barış çehreli lakin savaş karakterli ve Siyonizm hizmetçisi lider gibi aslını ortaya koydu. Birinci Kana katliamı sorumlusu Şimon Peres ve eski çete reisi Menahem Begin gibi o da Nobel barış ödülünü kazananlardan. Hayrettir ki, barış ödüllerini hep savaşçı liderler alıyorlar. Efendilerine özenen köle ruhlu bir şahsiyet olduğunu ispatlıyor. Beyaz Saray'da Tom Amcanın kulübesinde gibi yaşıyor. Başarı veya kariyeri için Afgan kanı üzerinde kumar oynamaya bile çekinmiyor. Associated Press haber ajansı, "Obama'nın kumarı" başlığıyla verdiği haberde, ABD Başkanı'nın, nasıl bir kukla olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla Obama'nın şahsiyetinde ve silüetinde, cellâdına özenen bir kurbanı görüyoruz.” diyen Mustafa Özcan önemli bir gerçeğe dikkat çekiyor.

 Hem Obama hem de NATO kariyerini ve geleceğini Afganistan’da bahse koymuş durumda. Son kumarını oynuyor. AKP ve Recep Erdoğan ise kuklaların kuklalığını, hala kahramanlık sanıyor.

İran’ın Paris Büyükelçisi Seyid Mehdi Mirabutalebi

ABD için Afganistan, ikinci Vietnam olacak

İran'ın Paris Büyükelçisi Seyid Mehdi Mirabutalebi, France 24 televizyonuna yaptığı açıklamada, Afganistan'ın "ikinci Vietnam" olacağını ve bölgede yabancı varlığının gerçek nedeninin doğal kaynakları denetlemek olduğunu söylemişti.

 ABD Başkanı Barack Obama'nın yeni Afganistan stratejisine ilişkin bir soru üzerine Mirabutalebi, "Neden bu kadar yabancı askeri güç var? El Kaide'yi kim kurdu? Taliban'ı kim kurdu? Bunları Amerikalılar kurdu. Orada olmak için bunları bahane ediyorlar. Doğal kaynakları almak için bölgedeler. Amerikalılar için bunun ikinci Vietnam olacağını düşünüyorum" demişti.

Mirabutalebi, BM Güvenlik Konseyinin daimi üyelerini de eleştiren: "40 yıldır bu ülkelerin kendi nükleer silahlarını yok etmesi gerekiyor. Bu, ticari bir mesele: Uranyum zenginleştirmeyi biliyoruz. Nükleer yakıt üretiyoruz. Bunları diğer ülkelere satabiliriz... Dünya, uluslararası toplumu temsil ettiğini düşünen 4-5 ülkeden oluşmuyor" sözleri ilginçti.

Pakistan, ABD'nin politikasından kaygılı

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdul Basit, Dışişleri Bakanlığında yaptığı basın toplantısında, ABD Başkanı Barack Obama'nın açıkladığı son Afganistan politikasının, bölgenin bir parçası olan Pakistan üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini belirtmişti.

Savaşların sadece güç kullanarak kazanılamayacağını belirten Basit, "Pakistan yönetimi olarak Afganistan'da şartların daha kötüye gitmesini istemeyiz."

ABD'nin yeni askeri politikasının bölgede devam eden savaşı daha da azdıracağından endişe duyduklarını ifade eden Abdul Basit, ''ABD'nin bölge ülkeleriyle görüş alışverişinde bulunarak bölge insanlarını terörizmden uzaklaştıracak ve yasal sisteme kazandıracak formüller geliştirmesini istiyoruz'' demişti.

Ermenistan, Afganistan'a asker gönderiyor

Öte yandan Ermenistan'ın, Afganistan'daki uluslararası işgal gücüne ilk kez gelecek yılbaşında asker göndereceği bildirilmişti.

Ermenistan'ın barış gücü tugayının lideri Albay Arthur Simonyan, Afganistan'a şubat ayında gönderilmesi beklenen 40 Ermeni askerinin, buradaki Alman birliğine bağlı olarak görev yapacağını ifade etmişti. Yani Türk ve Ermeni askerleri Müslüman Afgan halkına karşı omuz omuza verecekti!

Dünya yıkılsa ağzını açıp tek kelimelik demeç vermemekle şöhretli Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül bile "Afganistan'daki askerlerimiz bugüne kadar oradaki savaşın bir parçası olmamıştır ve olmayacaktır" demişti. Üstelik bu demeç, Ankara'daki gazetecileri evine çağırıp 7 Aralık günü yapılması beklenen Obama-Erdoğan görüşmesinde, Obama'nın Türkiye'den Afganistan için muharip asker isteyeceğini açıklayan ABD Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'in tutumuna bir tepki ve yanıt niteliğindeydi.

Tüm bu göstergeler Başbakan Erdoğan'ın Washington'da kesin bir tavır koyacağını ve "Afganistan'a biraz daha asker gönderebiliriz ama onların savaşa sokulmasına izin vermeyiz" diyeceğini düşündürmekteydi.

Ve lakin... İnsan hafızası kural tanımıyor. Durup dururken aklınıza Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının daha önceki "kırmızı çizgilerini" getiriyor. Anımsar mısınız, Avrupa Birliği (AB) ile "tam üyelik" amaçlı müzakerelere başlayabilmemiz için AB yetkilileri önümüze "8 adet özel şart" koydukları zaman da efelenmiş, "Hayır! Hiçbirini kabul etmeyeceğiz" demiştik.

Sonra da tükürdüğümüzü yalayıp, tüm o koşulları sineye çekmiştik. Hadi onu unuttunuz diyelim. Mesut Barzani'yi önce "aşiret lideri" diye ilan edip, "Seninle değil, gerekirse Bağdat'la görüşürüz" dedikten sonra iki Bakanımızı ayağına gönderen bunlar değil miydi?  Daha, Kuzey Irak'ta kendi kendimize ilan ettiğimiz "kırmızı çizgi"lerden, Ermenistan'la duyarlı ilişkilerimizden çark edenler kimlerdi?” diyen Oktay bile ekşimişti.

 



[1] Kitabül Bürhan Fi Alameti Mehdiyi Ahir Zaman. Sh. 59

[2] 5 Aralık 2009 / Milli Gazete


Bu yazarin diger makaleleri

Kur’an’a Göre Emperyalizme Uşaklık Psikolojisi:KORKAKLIK, KOLAYCILIK VE KAYPAKLIK BELİRTİLERİ
Bugünkü ilmi ve teknolojik gelişmeleri, bilimsel deneylerle kanıtlanan sosyolojik ve...
Devami
TAYYİP ERDOĞAN'A "İMPARATOR"U KİM TAVSİYE ETTİ?
  Recep Tayyip Erdoğan'a: "yükselmek istiyorsa Amerika'nın gözüne girmesi gerektiğini... Bunun...
Devami
MEŞRUTİ BAŞKANLIK BİLE, CUMHURİ KRALLIKTAN DAHA YARARLIDIR!
  MEŞRUTİ BAŞKANLIK BİLE, CUMHURİ KRALLIKTAN DAHA YARARLIDIR!        “Meşruti Başkanlık” bizim kullandığımız bir kavram...
Devami
ERBAKAN-PUTİN GİRİŞİMİ D-8 VE ŞANGHAY İŞİBİRLİĞİ!
Son birkaç asırdır, emperyalist ve Siyonist merkezlerin kontrolü dışında ve...
Devami
E-DEVLET PROJESİ ÇÖKTÜ MÜ? YOKSA KİRLİ GERÇEKLER Mİ GİZLENDİ?
  130 milyon kaydı barındıran ve yaklaşık 30 milyon dolara...
Devami
ANAYASAYA LAİKLİĞİN, TÜRKÇE TANIMI YAZILSIN!..
  "Laiklik"in doğum yeri kabul edilen Fransa da; başörtüsü sorunuyla...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 1504

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR