Get Adobe Flash player
Reklam

"İSLAMİ" (FAİZSİZ) FİNANS BANKACILIĞI UMUT OLUYOR

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

İngiltere İslam Bankası yöneticisi Şahir Abbas:

"Küresel krizin sebebi faizdir" uyarısı yapıyor

"Yaşanan küresel krizin başlıca sorunu faizdir. Faiz üretimi öldürür ve çok az bir azınlığın daha da zenginleşmesini sağlar. Bu kriz, İslam bankacılık sisteminin değil, faizci bankacılık sisteminin ürünüdür. Güven bunalımına düşenler de onlar oldu. İslam bankacılık sistemi hâlâ güvenilirliliğini sürdürüyor, hatta bu yaşananlar bu güvenilirliliği daha da perçinliyor."


Adı "Islamic Bank Of Britain (IBB)" olan İngiltere İslam Bankası, Avrupa Birliği içinde geniş kapsamlı İslami tasarruf hizmetleri sunan bir bankadır. İngiltere İslam Bankası yöneticisi Hukuk Danışmanı Şahir Abbas, El- Müctema dergisine yaptığı açıklamada: "bankalarıyla, İngiltere'de bankacılık sahasındaki hizmet yükünü hafiflettiklerini" belirterek, "faydalı çalışmalarının diğer Avrupa ülkelerinde de fark edildiğini, bundan dolayı hızla Avrupa'da yayılmaya başladıklarını hatırlatarak; İslam Bankasının Avrupa'da emlakçılık alanında ağırlıklı çalışmalarda bulunduğunu vurgulamıştır. 2006 yılında İngiltere'de yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlara göre, en iyi tasarruf bankası olarak İslam bankasının çıktığına dikkat çeken Şahir Abbas ile yapılan söyleşiyi aşağıda sunuyoruz:

İslam Bankasını tesis ederken bazı engellerle karşılaştınız. Bu engeller neydi?

Başlangıçta birkaç sorunla karşılaştık, ama hamdolsun bu sorunları aştık. Bu sorunların başında kanuni engel vardı. Nakdi para üzerindeki sigorta kanunu bunların başındaydı. Herhangi bir zarara karşı hesap açan mudilere teminat verilerek bu sorun halledildi. İkinci bir sorun da, vergilendirme gibi İslami hesap sistemiyle çakışmalardı. İngiltere yönetimi İslami bankaların işini kolaylaştırmak için bu sahada gerekli kanuni değişiklikleri yaptı. Burada yeri gelmişken İngiltere yönetimini bu ülkeye İslam banka sistemini dahil etmek için yoğun gayret gösterdiklerini teslim ve tebrik etmemiz lazımdır. Karşılıklı çalışmalar olmasaydı, farklı sistemler arasındaki çakışma ve uyumsuzluklar halledilemez, İslam bankacılığı sağlıklı çalışma zemini bulamazdı.

Yaşanan küresel ekonomik krizden İslam bankacılığı etkilendi mi?

Biz dünya sisteminin bir parçasıyız. Bundan dolayı da dünyanın kötü gidişatından bizim de etkilenmemiz çok doğaldır. Ancak diğer bankacılık sistemleriyle kıyaslandığında; bizim bankamız bundan en az zararla çıkmıştır. Çünkü yaşanan krizin doğrudan muhatapları olmamıştır. Bu kriz, İslam bankacılık sisteminin değil, faizci bankacılık sisteminin sonuçlarıdır. Güven bunalımına düşenler de onlar oldu. İslam bankacılık sistemi hâlâ güvenilirliliğini sürdürüyor, hatta bu yaşananlar bu güvenilirliliği daha da perçinlediğinden, güvenilirliliğini daha da artırdı. Artık Batılı birçok iktisatçı İslam Bankacılık sistemine dikkatlerini yöneltmiş durumdadır. İslam Bankacılık sisteminin güzelliklerinden yararlanmak için yoğun bir gayret başlamıştır.

İslam bankacılığına güven her geçen gün artıyor

"İslami bankacılık sisteminin güvenilirliliğinin daha da perçinlendiğini ve faizli bankacılığın güven kaybettiğini" neye dayanarak öne sürmektesiniz?

En açık ispatı; yaşanan krizden ders alan İngiltere yönetimi kısa dönemli satış denen "Short Selling" sisteminden vazgeçerek bu uygulamayı kaldırdı. Bu uygulamada bir hisseyi, ona malik olmadan satabiliyordunuz. İslam sistemindeki: "Malik olunmayan bir malın satılması haramdır" kuralı esas alınarak bu düzenleme yapılmıştır.

Faizcilik sisteminde asıl kazananlar komisyonculardır

Bu söylediğiniz şekilde alım-satım yapan özel kuruluşlar gösterilebilir mi?

Tabii ki. Bu şekilde iş yapan çok ama çok büyük kuruluşlar, şirketler var. Komisyoncular aracılığıyla müşterileriyle iş yapıyorlar. Zaten bu yolun en belirgin özelliği: üreticileri temsil eden aracılar vasıtasıyla işlerin yapılmasıdır. Aracılar önce malı ödünç alıyorlar, daha sonra bu mal üzerinden alış-satış yapıyorlar.

İslam bankacılık sistemine yönelik insanların yaklaşımında bir değişiklik gözlendi mi?

İslami bankalarla iş yapmakta birçok insanın tereddüdü vardı. Mallarının kaybolmasından, zarar etmekten korkuyorlardı. Ancak bu korku ve tereddütlerin yersiz olduğunu bugün daha iyi anlamaları neticesinde, artık insanlar paralarını İslam bankacılığında değerlendirmek ve kazanmak üzere bize başvuruyorlar. Çünkü İslami bankacılık; sistem olarak İslam'ın temel esasları üzerine, ama mevcut yapı ise faizle iş yapıyor. Bu yüzden, borç para üzerinden kâr talep ediyor. Biz borçlanma değil hissedar olma, ortak olma üzerinden iş yapıyoruz.

Yaşanan küresel ekonomik krizin tek sebebinin faizcilik olduğunu söyleyebilir misiniz?

Kesinlikle evet. Yaşanan küresel krizin başlıca sorunu Faizdir. Bunun en büyük delili de ilk olarak ABD'de başlayan bu bankacılıkta yaşanan çöküştür. Çünkü faiz üretimi öldürür ve çok az bir azınlığın daha da zenginleşmesini sağlar. Bankalar fırsat yakaladıkları düşüncesiyle, emlakçılık alanında ödünç alma usulüyle, hesapsız işlere girdiler ve büyük krediler verdiler. Sonuçta ödünç alınanlarla bu işlerin yapılması sorunlara yol açmıştı. Bunların sonunda üretim düştü, emlak fiyatlarında artış oldu, bu da döndü dolaştı, bunlara sebep olanları vurdu. Batan bankayı kurtarmaya çalışan bankalar da batmanın eşiğine gelip tıkanmıştı. Bu bankalar kırmızı alarm vermesiyle Avrupa bankaları da kriz sinyalleri vermeye başlamıştı. Bunlara sebep olan faizciliğin ne tür bir şey olduğu anlaşılırken, faizsiz sistem arayışları da, faizsiz İslam Ekonomi sistemine geldi dayandı. Bu Allah'ın insanlık yararına olan şeyi yasaklamayacağını bir kez daha ispatlanmıştı.

Amerika İslami Finansı öğreniyor

ABD Hazine Bakanlığı'nın, bankacılık düzenleme kurumlarına, Kongre'ye ve diğer ilgililere "İslami finans" öğreteceğini açıklaması, tartışmalara yol açmıştı.

"WorldNetDaily" sitesi ABD Hazine Bakanlığı'nın "İslami Finans" siyasetinin yaygınlaştırılması için fon ayıracağını açıklamıştı. Amerikan Hazine Bakanlığı'nın bankacılık düzenleme kurumlarına, Kongre'ye ve diğer yönetici seviyesindekilere "İslami finans" sistemini öğreteceğini açıklamasının tartışmalara neden olduğu anlaşılmıştı. Eleştirmenler, "İslami aşırı ucun finansmanı için, Amerika'nın da kapı açtığını" öne sürüp karşı çıkmıştı.

İslami Finans, umut kapısı oluyor

Duyuruya göre, "İslami Finans 101" forumu, "küresel finans endüstrisinin sürekli artan bir parçası haline gelen İslami finans servisleri hakkında, yöneticileri bilgilendirmeye yardımcı olmak" için hazırlanmıştı.

Hazine Bakanlığı etkinliği koordine etmek için Harvard Üniversitesi İslami Finans Projesi'yle ortak çalışacaktı. Bakanlık, seminere 100 kişinin katılımının beklendiğini açıklamıştı.

Konuşmacılar arasındaki bazı isimler şunlardı: Hazine Bakanı Henry Paulson'un danışmanı Hazine Yardımcısı Neel Kashkar; Harvard İşletme Profesörü Samuel Hayes; Rice Üniversitesi'nde İslami ekonomi, finans ve yönetim Dekanı ve Hazine Bakanı İslami finans danışmanı Mahmut el-Cemal; New York Federal Rezerv Bankası'ndan Sarah Bell; Şeriat danışmanı ve İslam alimi Yusuf Talal DeLorenzo; Amerikan Barolar Birliği İslami Hukuk Forumu Başkanı ve İslami finans profesörü Michael McMillan; Dow Jones İslami Piyasalar Endeksi Küresel Direktörü ve İslami finansın kuvvetli sunucusu Rüştü Sıddıki.

İslami finans; "Şeriata", yani İslami kurallara uygun bankacılık sistemi olmaktaydı. Saygınlığı ve yaygınlığı sürekli artarak, 2007 ortasında 800 milyar dolara ulaşmıştı. Ve her sene yüzde 15 büyümesi büyük bir başarıydı. Wall Street'de bile bugün "İslami karşılıklı fonu ve İslami endeks" yer almaktaydı. Ancak bazı eleştirmenler, Amerikan karşıtı teröristlerin sıklıkla ABD yatırımlarıyla finanse edildiğini ileri sürüp bu gelişmelere soğuk bakmaktaydı.

"Düşmana yardım" safsatasıyla, İslam'ı düşman gördükleri itiraf ediliyor!

ABD Hazine Bakanlığı'nın açıklaması birçok Amerikalı yazarı ve özelikle Siyonist Yahudi sermayedarı çileden çıkarmıştı. Bunlar, İslami Bankacılığının desteklenmesinin; "Radikal dini grupların desteklenmesi" anlamına geleceği iddiasını ortaya atmıştı. "Finansal Cihat: Amerikalıların Bilmesi Gerekenler" adlı makalesinde; Güvenlik Politika Merkezi Başkanı Christopher Holton şunları söylüyordu: "Amerika terörle savaşta finansal savaşı kaybediyor, çünkü Wall Street bir taraftan düşmanın fesat ideolojisine sarılıyor, öte yandan terörizmin devlet destekçilerine kurumsal hayat desteği sağlıyor.

Holton, İslami finans, ya da "Şeriat'a uygun Finans" için ABD'ye sızmaya çalışan "modern zaman Truva Atı" ifadesini kullanıyordu. Müslümanların hayatlarının her alanını düzenleyen orta çağ doktrini olan Şeriat'ı meşrulaştırmak istediği için, ABD'yi tehdit ettiğini ve Amerikan sistemini değiştirebileceğini söylüyordu.

"Şeriata uygun finans ana akım haline geliyor, çünkü Amerikalı bankalar ve yatırımcılar Orta Doğu'daki petrol kârlarından kazanç arıyor" diye yakınıyordu. Bazı savunucular; İslami finansın alkol, tütün, porno, kumar ve hatta domuz ürünleri satan ya da destekleyen firmalara yatırımı yasakladığı için sosyal sorumluluk taşıdığını söylüyordu.

Ancak İslami finans kurumları, endüstri iştiraklerinden, Şeriat kaidelerine sadık kalmasını zorunlu kılıyor. Nasser Süleyman'ın "İslami Bankacılıkta Kurumsal Yönetimi"ne göre "Her şeyden önce ve özellikle İslami organizasyon Allah'a hizmet etmelidir. Temel amacı: kolektif ahlakı ve ruhi olgunlaşmayı sağlamaya yöneliktir. Mal ile hizmet üretimi birleştirilerek hayatın adil şeklinin olgunlaşmasıyla sonuçlanacak kendine özgü kurumsal bir kültür geliştirmelidir."

İran, Suudi Arabistan ve Sudan gibi yüzde 100 Şeriat'la yönetilen ülkelerin dünyadaki en kötü insan haklarına sahip olduğunu iddia eden Yahudi Holton, "Bu nedenle Amerikalıların Şeriat'la ilgili herhangi bir şeye şiddetle karşı koymalıdır" diye yazıyordu.

"İslami bankacılık radikalleri finanse ediyor" hikâyesi uyduruluyor

"İslami Finans ya da İslamcılığı Finans Etmek" adlı makalesinde Alex Alexiev ise; ABD Hazine Bakanlığını çok ağır bir dille eleştiriyordu.

Ek olarak; "Şeriat kanunu Müslümanların senelik kazançlarının yüzde 2,5'uğunu cihat edenler dahil hayır kurumlarına bağışlamayı farz kılıyor. 400 Banka böylesi yardım kurumlarına sürekli bağış yaptığında finansal toplamlar korkunç boyutlara ulaşabilir" diyen Alexiev:

"Eğer Batılı Bankalar Şeriat'ı desteklerlerse, "sonlarının, Lenin'in söylediği zavallılardan ya da İslamcılardan daha da kötü" olacağını söylüyor ve ekliyordu: "İslami prensiplere göre çalışan bankacılık sistemine yardım etmek, Batı medeniyetine savaş açmak demektir."

ABD'de krize karşı son reçete; İslami bankacılığa sığınıyor!

Küresel krizden kurtulma peşindeki ABD'nin son silahı yeni bir faiz indirimlerine başvurmak oluyor. ABD'deki bazı finans uzmanları ise faizleri bu kadar aşağı çekmişken "Faizsiz bankacılığın" tartışılması gerektiğini savunuyor.

FED faizleri yıllık yüzde 2 düzeyine kadar indirdi ancak, asıl hedef ABD'de yıllık faizi yüzde 1 hatta daha altına indirmekti. FED'in bu planının tutması için öncelikle bundan sonra da en az 1 puanlık indirim yaparak borsalara hayat öpücüğü vermesi gerekiyor.

Suudi Arabistan'da "İslami Bankacılık" inceleniyor

Şimdi ABD'de finans uzmanları yükselen İslami finanstan pay alabilmek için kolları sıvamış görünüyor. ABD Hazine Bakanlığı'nın ikinci adamı, Müsteşar Robert Kimmitt de bu amaçla Suudi Arabistan'ı ziyaret ediyor. Kimmit, burada yaptığı açıklamalarda "ABD yönetiminin, küresel finansal krizle mücadelede ne ölçüde yararlı olabileceğini belirlemek" amacıyla "İslami Bankacılığı"nı başlıca yönleriyle incelediğini belirtiyor.

G-20 Zirvesinde İslami Bankacılık konuşulabiliyor.

Türkiye'nin de katılımıyla 15 Kasım'da Washington'da yapılan G-20 zirvesinin ajandasının titizlikle hazırlandığını, çünkü bir gün içerisinden çok önemli konuların konuşulacağını hatırlatan Kimmit, "Bu gündemde İslami bankacılık olacak mı, olmayacak mı bilmiyorum, ancak bu konu kamu ve özel sektörlerde konuşuluyor" demişti. Ayrıca, ABD Hazine Bakanlığı'ndaki uzmanların İslami bankacılığının önemli özelliklerini halihazırda öğrenmeye çalıştıklarını kaydetmişti.

İslami Bankacılık deneyimlerinden faydalanılıyor.

Yine de Kimmit, ülkesinin farklı hükümetler ve merkez bankalarının ekonomik konularla başa çıkmakla ilgili aktivitelerine odaklandığını eklemişti. Kimmit, G-20 ülkeleri arasında, İngiltere'nin yanında Endonezya ve Türkiye gibi Müslüman ülkelerin 10 senedir var olduklarını işaret ederek bu ülkelerden temsilcilerin var olan kriz ışığında İslami bankacılık deneyimlerinin aktarabileceğini söylemişti.

Küresel kriz İslami finansa dokunamıyor.

2009'da 1 trilyon dolar büyüklüğe ulaşması beklenen İslami finans sistemi, tüm dünyayı saran finansal krizden en az etkilenen sektör olmuştu.

Küresel krizde birçok klasik banka iflasa giderken ve sallanırken, İslami finans endüstrisi bu yıkımdan büyük ölçüde kurtuldu. Malezya Merkez Bankası Başkanı Zeti Aktar Aziz, AFP'ye yaptığı açıklamada, "Şu ana kadar İslami bankalar, zor küresel finansal çevreye rağmen artıda kalmayı başardılar" ifadesini kullanıyordu.

ABD, dördüncü büyük yatırım bankası Lehman Brothers'in iflasından sonra finansal bir krize yuvarlıyor, bunun yarattığı domino etkisi tüm dünyada klasik bankalarda kredi sıkışmasına neden oluyordu. Batı hükümetleri sıkıntıda bankalara kredi akışını sağlama almak ve komple finansal erimeyi engellemek için milyarlarca dolar akıtıyordu.

Kuveyt Finans Evi'nin yayınladığı son raporda, "Var olan finansal kargaşada, klasik banka ve finansal kurumların yarattığı pisliğin büyük bir kısmını İslami finansın önlemiş olabileceğini söyleyebiliriz. İslami finansın genel yapısı parlaktır ve klasik bankacılık sistem iş modelini yeniden değerlendirirken büyük projelere kaynak sağlamada liderliği alacaktır" iddiaları dikkat çekiyordu.

İslami bankacılık ve finansın kuralları; dünyayı pençesine düşüren şu anki felakettin nasıl önlenebileceğine dair bir kılavuz gibi görülüyordu.

İslam; Müslümanları, faiz alıp vermeyi yasaklıyordu. İslami bankalardaki işlemler, gölgeli alt gelir grubu mortgage'larıyla değil, gerçek varlıklara karşılık yapılıyordu. Şeriata uygun finansal anlaşmalar, sahiplik için kiralama anlaşmalarına, taksit planlarına, ortak satın alma ve satış anlaşmalarına ya da ortaklıklara benziyordu.

Yatırımcılar fonlarının nasıl kullanıldığını bilme hakkına sahipler ve sektör uzman yönetim kurulları ve ulusal denetim mekanizmaları tarafından sürekli izleniyordu.

İslami finans ahlaki sigorta sayılıyor

Uzmanlar yine de, eğer finansal yıkım kötüleşirse İslami finans endüstrisinin darbe alabileceği uyarısında bulunuyordu. Kuala Lumpur'daki Pricewaterhouse Coopers ortaklarından Jennifer Chang, İslami finansı bekleyen tehlikeleri şu sözlerle anlatıyordu: "İslami bankalar, özellikle Orta Doğu'da olanlar özel hisse senedi ve emlak yatırımlarına fazla ağırlık vermiş durumdalar. Eğer piyasa düşerse büyük bir darbe alır. Eğer para alan ödemeyi yapamazsa banka haczeder. Soru, haczedilen malı piyasada satabilecek mi ve ne kadara? Bu sorunlar tüm bankalar için var".

Pazar araştırması ve analiz firması IDC altında çalışan Financial Insights'dan uzman araştırma analisti Abhishek Kumar, aynı endişeyi paylaşsa da daha iyimser konuşuyordu: "Darbenin gerçek kapsamı konusunda net değiliz. En kötü yerini geçtik mi geçmedik mi belli değil. Ancak yine de bu kapsam ana sektör kadar kötü olmayacak".

Birçok dünya ülkesinin İslami finans kitabından bir yaprak almaya başlayacaklarını öngörerek, "Risk portföyünü çeşitlendirmek için çok daha fazla kurum İslami hizmetler sunmakla ilgilenecek" diyordu.

İslami finans, hâlihazırda, küresel finans endüstrisinin en hızlı büyüyen sektörlerinden biridir. Yaklaşık 30 yıl önce kurulan İslami bankacılık endüstrisi, tüm dünyada bankerler ve yatırımcıların ilgisini cezp ederek büyük bir ivme yakaladı. Bugün dünyada yaklaşık 300 İslami banka ve finansal kurum bulunuyor. Bunların varlıklarının 2009'da 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyordu.

Gayrimüslimler de İslami finansa koşuyor

İngiltere'nin ilk bağımsız İslami bankası IBB'nin şubelerinin salonlarını, Müslümanlar kadar, İslami finansı "daha güvenli" gören Gayrimüslimler de dolduruyordu.

Birçok klasik bankanın kredi sıkışıklığına ve finansal krize düştüğü bu zamanda, IBB müşteri sayısında yüzde 5 ve müşteri finansmanında yüzde 13 artış gözleniyordu. Dünyanın 4'ncü büyük yatırım bankası Lehman Brothers'in iflası ve Wall Street devlerin sıkıntıları nedeniyle ABD merkezli büyük bir mali krize yol açıyordu.

Chodhury, IBB müşterileri sayısındaki yükselişi, "birikimleri için daha güvenli bir seçenek" isteğiyle açıklıyordu. IBB Shepherds Bush şubesi müdürü, Ebu Fuzoll, Müslümanların müşterilerinin genelini oluşturduğunu söylüyordu. Bankanın şubelerinin ekserisi Müslümanların çoğunluk olarak yaşadığı bölgelerde bulunuyor. Ancak banka yetkilileri, kârları ve müşteri sayıları arttıkça farklı yerlerde de şubeler açacaklarını ifade ediyordu.

İngiltere'nin ilk bağımsız İslami bankası, Gayrimüslim müşteri sayısında artış olduğunu bildiriyordu. Banka yetkilileri, İslami bankacılığın, operasyonlarını faizsiz sisteme dayandırdığı için müşterilerine daha "güvenli bir seçenek" sağladığını ve bunun da müşteri sayısını artırdığını kaydediyordu.

Finansal avantajlarıyla birlikte çok sayıda gayrimüslimin, İslam bankasının özgün ahlaki tekliflerine ilgi gösterdiği anlaşılıyordu. "Kanundışı kabul edilen işlere yatırım yapmak yasak olduğu için ilgi artıyordu. Bunlar, kumar, porno, tütün ve İslami değerlere aykırı diğer sektörleri kapsıyordu".

Fransa da İslami Finansa gözünü dikiyor.

Fransız Ekonomi Bakanı Christine Legarde, Londra'ya giden Körfez sermayesini ülkeye çekebilmek için İslami finansla ilgili yasal düzenlemeler yapılacağını açıklıyordu.

Fransız Hükümeti de yükselen İslami finanstan pay alabilmek için kolları sıvamıştı. Hâlihazırda Londra'ya akan Körfez Sermayesi'ni ülkeye çekebilmek için hükümet mali ve yasal bir altyapı sunmaya hazırlanıyordu.

Fransız Ekonomi Bakanı Christine Legarde, yakın zamanda Körfez yatırımcılarına yaptığı bir konuşmada "Londra ya da herhangi bir yerde olduğu gibi Paris'te de rahat olmaları" için gerekli adımların atılacağı sözünü verdi. Mali ve yasal düzenlemelerle ilgili duyuruların yapılması bekleniyordu. Düzenlemelerin İslami bonolar ve emlak alım-satımla ilgili olacağı belirtiliyordu.

Standard & Poor analisti Emmanuel Volland, "ilk kez bir devlet temsilcisinin İslami finansın gelişmesini desteklediğini kamuoyu önünde açıkladığına" dikkat çekiyordu.

Londra, İslami finans başkenti olma yolunda ilerliyor

Hükümetin destek politikalarıyla Londra, her sene sürekli dev adımlarla büyüyen İslami finansın merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

İngiltere'de komple İslami bankacılık yapan 4 kurum bulunuyor. Bunlar Avrupa Birliği'nde tek olma özelliği taşıyor. Londra, aynı zamanda, İslami bankacılık ürünleri sunan 21 bankaya da ev sahipliği yapıyor. Bunlardan sonuncusu da 2008'de lisans alan Gatehouse.

Hükümete İslami finans konusunda danışmanlık kurulunun liderliğini yapan Richard Thomas, "Bu alan hızlı büyüyor ve yeni bankalar İngiltere'ye akış getiriyor" diye konuştu. Londra merkezli finans kuruluşları, 5 sene önce hiç olan ve bugün 24 milyara ulaşan İslami bono ya da ‘sukuk' konusunda da lider rol oynuyor.

Londra Borsası, 16 İslami bononun pazara girişine onay verdi. Uluslararası Finansal Servisler'e göre, İngiltere, en büyük 15 aktifler sıralamasındaki tek Batılı ülke. İslam, Müslümanları faizle borç alıp vermeyi haram kılıyor.

İslam tefeciliği ve borç alıp verirken faizi yasaklıyor. İslami bankalar ve finans kuruluşları, içinde alkol, kumar, tütün, silah ve domuz bulunan herhangi bir şeyle ilgili sermaye alıp veremiyor. İslam dinine uygun olarak yapılan finans, sahiplik için leasing, planlı ödeme, ortak alım ve satış sözleşmeleri ya da ortaklıkları andırıyor.

Hükümet desteği şart

Uzmanlar, Londra'nın İslami finans merkezi olmak için tüm özelliklere sahip olduğunu belirtiyor. Percy, "Asya ve Ortadoğu'yla ilgilenmek için çok doğru bir zaman. Geniş yetenek havuzu ve borsa, metal, petrol ve vadeli işlemler gibi farklı pazarların konsantrasyonu var.  Aynı zamanda hükümet ve Londra bankasının desteği büyük."

Son 5 yıldır, İngiliz Hükümeti İslami finansın gelişmesi için düzenlemeler yapıyor. Örneğin, hükümet belirli tür faize işletilen damga vergisinden İslami finans hareketlerini muaf tuttu. Ayrıca hükümet İslami bono çıkarmayı da planlıyor. İngiltere'nin bu konuda başı çekmesinin önemli bir nedeni de 2 milyonu aşan Müslüman nüfus gösteriliyor.

Japonya İslami bankacılığa hazırlanıyor

Japonya 700 milyon dolarlık İslami Finans Sistemi'nin kurallarına uyacak şekilde bankacılık ve pazar sistemine 6 ay içinde yürürlüğe girecek düzenlemeler getiriyordu.

Japon Hükümeti bankacılık düzenlemelerini ve pazarlarını İslami finans sistemine uyacak şekilde değiştirmeye başladı. Dünyanın en geniş profesyonel hizmet firmalarından PwC Tokyo'nın ortaklarından Stuart Porter, Financial Times'a yaptığı açıklamada "İslami finans oldukça ilginç bir konu olmasına rağmen sadece biraz destek olmak gerekiyor" şeklinde konuşuyordu.

Büyük adımlarla ilerleyen İslami finans sistemiyle ilgili olarak Tokyo, günün birinde endüstrinin önde gelen sermaye birikimlerinden olması umudunu taşıyordu. Bunun gerçekleştirilmesi için hükümet, finansal düzenlemelerini İslami finansa uygun hale getirmeye çalışıyordu.

Hükümetin bankacılık sistemi, menkul değerler ve kambiyo denetleme kurumu Finansal Servisler Ajansı (FSA),  6 ay içinde yürürlüğe girecek bankacılık kanunu ıstılahları geliştiriyordu.

Uluslararası standartları üzerinde söz sahibi Japon Merkez Bankası İslami finans sistemi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için, İslami Finans Servisleri Kurulu'na gözlemci olarak dahil oluyordu.

Velhasıl her alanda olduğu gibi, finans ve bankacılık alanında da; şeytani ve bencil kural ve kurumlar çökerken, Rahmani ve insani prensip ve programlar umut saçıyordu.



Bu yazarin diger makaleleri

ATATÜRK’TEN ASKERE DİN DERSİ
Cumhuriyetin ilk yıllarında hazırlanan, dönemin GKB. Mareşal Fevzi Çakmak tarafından...
Devami
THE CIA’MAAT! KCK Militanları MİT’in Elemanıysa.?! SORULAR VE SORUMLULAR
  “Kişiye özel” kanuni düzenlemelerle, hem de bir gecede, yetkili savcıların...
Devami
TUNCAY GÜNEY’LE ABDURRAHMAN DİLİPAK’IN BİLGİ KAYNAĞI
Abdurrahman Dilipak’ın TGRT Haber Basın Odası’nda Hadi Özışık’a, Ergenekon davası,...
Devami
DAYAN BE KARDEŞ!
    DAYAN BE KARDEŞ!     Doğruları dobra, eğip bükmeden Tam ve aynen...
Devami
RÜYALARIN HAKİKATI VE MESAJLARI
  Çok ilginç, ibretli ve eğitici bir rü’ya Konya’dan Fatma Betül ERİŞKİN...
Devami
KARARSIZ GÖNLÜM
Kalbim kudret avcunda, her an başka hal gelir Gâh sadık bir...
Devami

Makale Okunma Sayısı: 2230

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR