Get Adobe Flash player
Reklam

DEMİREL’İN DERİNLİĞİ VE MASONLARIN TEDİRGİNLİĞİ

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Cindoruk'u DP'nin başına geçmiş halde izlerken, beynimde Türkiye'nin yakın tarihinin berbat görüntüleri canlanıveriyor!

Cindoruk, 1993'te Çiller'i başbakanlığa yükselten manevranın kahramanıydı. Gökberk Ergenekon ile birlikte 1995 yılında Çiller'in azınlık hükümetini parti içinden bir hareketle yıkması onun da siyasi yaşamının bir süre buzdolabına konulmasına yol açmıştı Cindoruk. Türkiye'nin Susurluk-Ergenekon hattında tartıştığı gelişmelere zemin yaratan bir pervasızlık ile Türkiye'yi demokrasiden uzaklaştırıp tipik bir 'polis devleti'ne dönüştürülme senaryosunda da rol almıştı. O dönemde Mesut Yılmaz’a karşı çıkan Cindoruk'un şimdiki açıklamaları şaşırtıcıydı. O yıllarda  Tansu Çiller-Mesut Yılmaz ikilisine 'emanet edilen' merkez-sağın ve tabii ki Türkiye'nin ne hale geldiği açıktır. Tarif edilemeyecek yolsuzluklar ve büyük bir yıkım ama hayret bu gün Cindoruk- Demirel ikilisinin ve DP’nin ümit kaynağı ve son dayanağı Bilderbergçi Mesut Yılmaz’dı.

 

“28 Şubat Ruhu” diriliyor!

Demirel'in planladığı gibi Demokrat Partinin Cindoruk yönetimine girmesi, bu "Merkez"den ümit bekleyen seçmen kitlelerine "28 Şubat 1000 yıl sürecek" mesajının sivil paşalar ve mason maşalar tarafından yeniden verilmesi anlamına gelmekteydi..  Nedir Cindoruk'un ve hatta Mehmet Ali Bayar'ın topluma sundukları projeleri? Kürt meselesine, Kıbrıs'ta çözüme, AB'ye uyum paketine, yeni ve özgürlükçü anayasaya ilişkin şu AKP’den farkları neydi? Önce 12 Mart 1971 sonra da 12 Eylül 1980 askeri darbelerinin devirdiği Süleyman Demirel'in 28 Şubat 1997 post-modern darbesini 2009'da, üstelik Demokrat Parti içinde sürdürmeye çalışmasına, acaba kim "İşte çağdaş uygarlık" diyebilirdi.

Yoksa Erbakan’ın fiilen siyasete dönüşü mü, Demirel’i kullanan derin mahfilleri harekete geçirmişti?!

Demirel’in Cin’i, ne işler beceriyor?

“Adnan Menderes’in avukatıyım” diye kendini reklam ettiği halde Aydın Menderes'in “rahmetli babamın avukatı değildi”, dediği Cindoruk Bey anlatıyor:

"Dolmabahçe'ye geldik sabahleyin. Yassıada'ya gideceğiz. Komutan Yarbay dedi ki: Bekleyin. Bekledik, bekledik, neden sonra bir motor geldi. Motordan inen roman vatandaşlarımızı gösteren yarbay güldü: Sizinkilerin işi bitti. Gitmenize gerek yok!"

Menderes iktidarına karşı kurulan Hürriyet Partisi saflarında ve milli şef kafasıyla siyaset yapmış bir Cindoruk'un bu anlatımı neden hiç kimseye şu soruları sordurmamıştı?

Sen nasıl bir avukatsın ki, müvekkilin idam edilirken yanında bulunmamıştın?

Avukatlığı dahi bu kadar başarılı (!) bir Cindoruk neden siyasette, hep Demirel'in bir altındaki yerlerde bulundu anlayınız… Onu Demirel'in ötesinde kimler destekledi ki, Meclis Başkanı dahi yapılmıştı..

Yani ne olmuştu da Demokrat Parti'de kalanların hafızaları donmuştu, fikirleri kapanmıştı? Siyasi tarihimizin sorgulanılacak noktalarıdır bunlar.

12 Eylül öncesi AP'nin son kongresinde istisnasız bütün delegelerin oyunu alan iki milletvekili vardı: Aydın Menderes ve Faik Türün.

Bugünlerde hesaba hiç çekilmemiş eski kızılcık rolünü sürdürenlerin medya organlarında Faik Türün'e hak etmediği kelimelerle saldırmaları da bir cevap/bir karşılık bulmuyor, DP fikriyatına yakın olduğu sanılan yeni DP camiasında. Bu dahi sorgulanmalıdır.

Refah Partisi birinci parti olarak seçimleri kazandığında, Meclis Başkanı adayı Aydın Menderes idi ve bu ülkenin siyasi geleneğinde/Meclis geleneğinde Meclis Başkanı birinci partinin milletvekillerinden seçilir, hükmü varken, buna Demirel niçin karşı çıkmıştı? Menderes'in takipçisi olduğunu meydanlarda ilan ederek Çankaya'ya uzanan bir Demirel, ne olmuştu da Aydın Menderes'in bu ülkede Meclis Başkanı olmasına karşı çıkmıştı? Bu sorunun cevabı bizi, bu ülkedeki çeteleri kimin “devlet” sandığına taşıyacaktı... Yani Demirel'i kimlerin yönlendirdiğine ulaştıracaktı.. Kim istediği için Menderes'e karşı DYP'ne desteklettiği ve elinde telefon ahizesi, TV kameralarına karşı poz vererek ANAP'lıyı kutladığının, karanlık yüzünü aralayacaktı.

Demirel, kendisi ile hesaplaşılmasından korktuğu için Cindoruk malzemesiyle oynuyor. Çünkü Cindoruk'u bu ülkede en iyi bilen Demirel'dir. Herkes Cindoruk ile meşgul olurken, Demirel şah diyeceği hamlenin peşinde koşuyor!..

Şimdi kongrede Cindoruk'un kazanması, DP adına büyük talihsizliktir. Demirel'in dirisi ne kadar DP'liydi ki, ölüsü DP'li olacak?25[1]

Hüsamettin Cindoruk Sabataist aileden mi geliyor?

Patrikle samimi işbirliğinin hikmeti neydi?

1) Hüsamettin Cindoruk'un, Fener Rum Patrikliği'nin "Ekümenik Patriklik" çalışmalarını,  uluslararası birtakım sözde toplantılar düzenleyerek gündeme taşımasını anlamak mümkün değil. Bu toplantıların önemli bir kısmını da Rahmi Koç önderliğinde kurulmuş dernekler üzerinden yapmış.  Acaba patrikle olan yakın ilişkisinin sebebi ne olsa gerek?

Cindoruk'un Dedesi  Aslen Yahudi mi?

2) Hüsamettin Cindoruk’un dedesi 2. Abdülhamit tarafından sürgüne gönderilmiş İttihat ve Terakki’nin önemli isimlerinden, Veteriner Albay Emin Çölaşan. Dede Emin Çölaşan'ın, Sabetay Arusi Tarikatı’nın mensubu olduğunu tarihi evraklarda görebiliyoruz. Bu bilgiler doğrumu? Yani Cindoruğun dedesi aslen Yahudi mi?

Bir Tarafı Girit'e Bir Tarafı Midilli'ye Dayanıyor

3) Diğer dede ise Midilli asıllı, Cumhuriyet döneminin ilk Adalet Bakanlarından, İstiklal Mahkemeleri Başkanlığı yapan dede Mehmet Refik İnce. Her iki dedesi de döneminin etkili şahıslarından. Bir tarafta Girit asıllı Albay dede Emin Çölaşan, diğer tarafta da Midilli asıllı dede Mehmet Refik İnce. Milli ve manevi değerlerimizle taban tabana zıt bir nesilden gelmiş bir kişi nasıl olup da yıllarca Menderes'in ruhunu sızlatırcasına partide etkin olabildi?

Cindoruk, Emin Çölaşan'la Akrabalık İlişkisi!

4)  Gazeteci Emin Çölaşan, Hüsamettin Cindoruk’un dayısının oğlu mu?

Damatları ile İlgili Haberler Gerçek mi?

5) Hüsamettin Cindoruk’un damadı, sol örgüt üyesi olarak kendini eylemlerde göstermiş ve bu konu basında yer almış. Diğer damadı ise   uyuşturucu kullanmaktan yargılanarak mahkûmiyet almış ve hapis cezasına çarptırılmış. Bu durumu, gazete sayfalarına kadar yansıması sayesinde öğrenebiliyoruz. Damatları ile ilgili bu haberler doğru mu?

Neden Kızlarını Evlatlık Vermişti?

6) Burada, Hüsamettin Cindoruk’un çocukları hakkında çıkmış bir söylentiye de yer vermek istiyorum. Cindoruk, zamanında kızlarını bir kadına manevi evlat olarak vermiş. Bu durum, şimdi kulaktan kulağa yayılıyor.  Cindoruk, neden kızlarını manevi evlat olarak vermiş? Acaba bu yol bir dinin veya tarikatın ritüeli mi?

7) Bu kızlarından halen bekar olması nedeniyle bir kızının evlatlık olarak verildiği ailenin soy ismini halen taşıması söz konusu mu?

Ergenekon Sanıklarından Kemal Alemdaroğlu ile Yakınlık Derecesi!

8) Hüsamettin Cindoruk, bir taraftan mahkemesi devam eden Ergenekon sanıklarından, Kemal Alemdaroğlu ile akraba olduğu da söyleniyor. Acaba Cindoruk'un Alemdaroğlu ile akrabalık bağı var mı? Ergenekon'un avukatı olarak verdiği beyanatlar da yakın akrabasını kollama amaçlı mı?

Cindoruk DP'nin Başına Zorla mı Getirildi?

9) Encümen-i Daniş başkanı Necmettin Karaduman tarafından zorla DP başkanlığına ikna edildiğini de basın yoluyla öğrendik. Karaduman’ın Cindoruk konusundaki ısrarının perde arkasında nasıl bir samimiyet var. Hüsamettin Cindoruk’un mason olan başka akrabası var mı?

Bu soruların cevaplarının Cindoruk tarafından verilmesi ve hakkında dolaşan söylentileri önlemesi Demokrat Parti başkanı konumunda olan birisi için çok yararlı olacak.26[2]

DP'de neler oluyor?

Hüsamettin Cindoruk'un DP başkanlığına seçilmesiyle merkez sağın nasıl bir rota izleyeceği merak ediliyordu.

Bu konuda birbirine zıt iki görüş var:

İlk görüş sahipleri; "DP, Anavatan'la birleşse bile bu siyasi hareketten bir şey çıkmaz" diyordu.

Ama asıl merak edilen soru şu: DP'yi bu noktaya kim taşıyacaktı?

Sorunun cevabı Cindoruk'un "DP'yi en kısa zamanda genç bir siyasetçiye teslim edeceğim" sözünde saklıydı.

Bu projenin arkasında 9. Cumhurbaşkanı Demirel ve Mesut Yılmaz'ın olduğu biliniyor. Zaten Demirel de işareti vermişti: Genç aday, Prof. Dr. Çağrı Erhan’dı.

Önce Çağrı Erhan, DP'nin siyasi işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı yapıldı. Ardından arkasındaki güç ve destekle partinin iplerini eline aldı.

Kulislerde daha şimdiden partinin GİK üyelerinin ona yakın olmak için yarış içinde oldukları konuşuluyordu.

Bu arada Ufuk Söylemez'in "Partinin AR-GE işlerini bana verin" demesinin bir işe yaramaması da bu etkinliğin bir parçası olarak yorumlanıyordu.

DP’de yönetime Ağar damgası ve Susurluk markası vuruluyor!

Demokrat Parti Başkanlık Divanı'na seçilen üyelerin büyük çoğunluğunun DP eski Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın döneminde Başkanlık Divanı'nda görev alan isimleri olması dikkat çekiyordu. Yani DP Susurlukçuların, yani mafya ve masonların güdümüne giriyordu.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk başkanlığında toplanan DP Genel İdare Kurulu'nun ilk toplantısında Başkanlık Divanı üyeleri belirlenmişti. Başkanlık Divanı'na seçilen üyelerin büyük çoğunluğunun DP eski Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın döneminde Başkanlık Divanı'nda görev alan isimleri olması dikkat çekmişti. DP eski Genel Başkanı Süleyman Soylu'yla girdiği genel başkanlık yarışını kaybeden Çağrı Erhan partinin Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı'na getirilmişti. Mehmet Ağar döneminde partinin Gençlikten Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Gültekin Uysal, yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığına, ayrıca Ağar'ın başkanlık divanında yer alan Salim Ensarioğlu, Sosyal İşler Demokratik Kitle Örgütlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı'na seçilmişti.

Partinin Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Ahmet Uyanık da Mehmet Ağar'a yakın isimlerden birisiydi. DP'nin Başkanlık Divanı şu isimlerden oluştu: Çağrı Erhan (Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı), Ahmet Uyanık (Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı), Aytun Çıray (Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı), Gültekin Uysal (Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı), Hulusi Turgut (Basın Propaganda ve Yurtdışı İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı)

“Demokrat Parti’de Cindoruk dönemi” diye Aydınlıkçılar ve Masonik ulusalcılar, Morrison Süleyman amcalarının ve Susurlukçu Mehmet Ağar’ın adamlarının seçilmesine oldukça seviniyor!?

“Demokrat Parti'nin 16 Mayıs'ta yapılan Olağanüstü Kongresi, Susurlukçu Tansu Çiller ekibiyle, Süleyman Demirel'in desteklediği Hüsamettin Cindoruk arasında hesaplaşmaya sahne oldu. Demokrat Parti'nin yeni genel başkanı 559 oy olan Cindoruk oldu. Kongrede, Cindoruk salona girerken "Ergenekon uzantısı istemiyoruz" sloganları attırıldı. Cindoruk'un Ergenekon adayı olduğu iddiası kongreden günler önce, Fetullahçı medya tarafından imal edilmişti.

Fetullahçılar tarafından başlatılan tartışma Kongre salonuna ve konuşmalara da yansıdı. Tansu Çiller'in desteklediği Süleyman Soylu, Demirel ve Cindoruk'a şu sözlerle yüklendi: "28 Şubat babalar gibi post modern darbedir. Demokrat Parti, CHP ile kol kola siyaset mi yürütecek, yoksa demokrat mı olacak?" Hüsamettin Cindoruk ise, Soylu'nun "darbe" ile ilgili sözlerine "Darbe felakettir. Siyasi hayatımda darbe yapan akıllı adama rastlamadım. Akıllı adam kongre yapar, siyasi parti kurar" sözleriyle yanıt vermişti” diyen Aydınlık, DP’de yeni yönetimin asıl Susurlukçu Mehmet Ağar’ın adamlarından seçildiği gerçeğini, nedense es geçmişti!

DP-ANAP birleşmesinin ilk adımı atılıyor

Cindoruk, seçim zaferinden sonra yaptığı konuşmada, öncelikli hedefinin Anavatan'ı Demokrat Parti ile birleştirmek olduğunu açıkladı. Birleşik merkez partisi kurmaya çalışacaklarını belirten Cindoruk, bu doğrultuda DP-ANAP birleşmesi için ilk adımı attı. 20 Mayıs'ta Anavatan Partisi'nin kuruluş yıldönümüne katılan Hüsamettin Cindoruk, Anavatan Partisi Genel Başkanı Salih Uzun ile bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan ikili, birleşme sinyalleri verdi. "Bu görüşme önemli bir başlangıç" diyen Cindoruk'a, Salih Uzun da "Merkezde güçlü bir birlikteliğin Türkiye'nin yararına olduğunu düşünüyoruz" diyerek desteklemişti.

CHP eski Genel Sekreteri Şeref Bakşık “CHP İle Bir Ömür” kitabında şunları yazıyor:

“Süleyman Demirel "Adalet Partisi'ne Genel Başkan" seçilince...

CHP'liler "onu küçümseyici bir tavır" içine girerler. İsmet Paşa, CHP Genel Sekreteri Kemal Satır'a "bu adamı hafife almayalım" uyarısında bulunur ve ekler:

 Bu adam başka bir kumaştan.

 Sinirleri sağlam. (Sayfa 258.)

1961 seçimlerinin sonrası... "İdamlar" daha dün gibi.

CHP ile Adalet Partisi ilişkileri "gergin."

CHP Genel Başkanı İnönü, Adalet Partisi Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala'ya "bir düşüncesini" söyler.

Arzusu "AP'nin TBMM grubunda konuşmaktır."

Bir parti başkanının "başka parti grubunda konuştuğu" nerede görülmüş. İnönü gider, konuşur. "İlişkileri" yumuşatır.

O dönemde AP'li Kamuran Evliyaoğlu "şeytanla hükümet kurarız ama CHP ile kurmayız" diye konuşmalar yapmaktadır.

Ama sonunda;

1. CHP-AP koalisyonu kurulur.

2. İnönü Başbakan olur.

3. Ve İnönü, kabinesine Kamuran Evliyaoğlu'nu alır.

Kamuran Bey daha sonra "İsmet Paşa'ya hayran olacak, AP'den kopacak ve CHP'ye girecektir."

DP’den istifa eden Aydın Menderes’ten Cindoruk yorumu: Ergenekon'a lojistik sağlanıyor!

Demokrat Parti'den (DP) istifa eden Aydın Menderes, partide ikinci emanetçilik döneminin başladığını, Cindoruk'un koltukta oturmasına rağmen fiili başkanın Demirel olacağını söyledi. Menderes, Cindoruk'un ANAP'la merkez sağı birleştirme görüşmelerini samimi bulmadığını belirterek, asıl amacın "Ergenekonculara lojistik destek sağlamak" olduğunu ifade etti.

 Demokrat Parti'den (DP) istifa eden Aydın Menderes, partide ikinci emanetçilik döneminin başladığını, Cindoruk'un koltukta oturmasına rağmen fiili başkanın Demirel olacağını savundu. Menderes, Cindoruk'un ANAP'la merkez sağı birleştirme görüşmelerinin samimi bulmadığını belirterek, asıl amacın "Ergenekonculara lojistik destek sağlamak" olduğunu öne sürdü.

İstanbul eski Milletvekili Aydın Menderes, üyesi olduğu DP'den istifa ettiğini açıkladı. Düzenlediği basın toplantısında Menderes, dönemin DP Genel Başkanı Süleyman Soylu'yu 30 Mart 2009'da arayarak göreve devam etmeye çağırdığını kaydetti. Sonraki dönemde Hüsamettin Cindoruk başkanlığa aday olduğunda neden karşı çıktığını Menderes şöyle açıkladı: "1946-60 yılları arasında varolan DP'yi o dönemin muhalefetinin ve 27 Mayısçıların ağzıyla eleştirmiştir. Bunun yanı sıra Hüsamettin Cindoruk e-muhtıradan 367'ye, başta Anayasa Mahkemesinin türban konusunda verdiği karara kadar herkesin demokrasi ve milli iradeye bağlılığının imtihandan geçtiği olayların hepsinde sınıfta kalmıştır."

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in fiilen siyasete döndüğünü ve DP'nin gölge başkanı olduğunu öne süren Menderes bu konudaki tepkisini de, "Son ana kadar Cindoruk'u desteklemek adına Demirel'in siyaset ve partiler üstü konumundan vazgeçeceğini zannetmiyordum. Bunun tam tersini yapmıştır Cindoruk'un genel başkanlığı ile bu partide ikinci emanetçilik dönemi başlamıştır. Hukuken genel başkan Cindoruk, fiili genel başkan ise Demirel olacaktır. Böyle bir parti modeli siyasette meşruiyetle ve demokrasiyle kesinlikle bağdaşmaz" şeklinde ifade etti.  Mevcut parti yönetimine güven duymadığını belirten Menderes, mevcut koşullar altında istifa etmeye karar verdiğini söyleyerek, "Bugün bu zevatla bir arada bulunmamamı gerektirecek çok daha fazla sebep vardır. İfade ettiğim sebeplerden dolayı DP'den istifa ediyorum" demişti.

Daha önce “Pazara kadar değil mezara kadar bu Haklı ve hayırlı Davaya katılıyorum” diyerek Refah Partisine giren, ama en ufak bir alaborada gemiyi herkesten önce terk eden Aydın Menderes bile, Demirel’in özel desteği ile DP’nin, Cindoruk gibi yamuk birisine verilmesini içine sindirememişti. Oysa Erbakan’ın tekrar sahaya inmesi karşısında Masonların ve Morrison Süleyman’ın telaşa kapılmaması düşünülemezdi.

 

 

 

 

 

 

 



[1] Necati Tuncer / Milli gazete

[2] Emin Yılmaz, 1 Haziran 2009, www.stratejikboyut.com


Bu yazarin diger makaleleri

BAYRAM BİZİM NEYİMİZE
  Maalesef, bu bayramımız kutlu olsun diyemiyoruz. Sadece şu kutsal...
Devami
ENERJİ SORUNUMUZ VE ÇIKIŞ YOLUMUZ
    Enerjisiz Türkiye Türkiye, enerji tercihlerini yaparken dışa bağımlılığı o...
Devami
DAVOS TUZAĞI VE TOSUNLAŞAN BUZAĞI VE PAZARLIKLARIN PERDE ARKASI
  Davos tartışmalarıyla ilgili Milli Çözüm Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet...
Devami
ABD ve İSRAİL ÇÖKÜŞE HAZIRLANIYOR
  ABD İç Savaşa Doğru Gidiyor Dünyada son yıllarda yaşanan...
Devami
GÜDÜMLÜ DEMOKRASİ VE BİLGİNİN MANİPÜLESİ
  BOP projesiyle Türkiye'yi parçalamayı "Kutsal Amaç" haline getiren ABD...
Devami
KURTLAR VADİSİ, KÜRTLER VADİSİNE HAZIRLIK MI?
  Senaryo: Kurtlar vadisi gibi diziler, Amerika'nın kiraladığı gazeteciler sayesinde...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 3889

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR