YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e3c6f61f350
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 8 6
Bugün : 54457
Dün : 64668
Bu ay : 1033730
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53178788
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Mahmud Abbas, ABD destekli darbe yapacaktı

Hamas'ın Gazze'yi Fetih'e karşı kontrol altına almasının nedeni, Fetih'in ABD destekli bir darbe yapma ihtimalinin artmasıydı. Seçilmiş hükümetlere karşı direnişi sık sık kışkırtan ABD, Abbas'ı da Hamas'a karşı silahlandırıyordu; Hamas hızlı davranması gerektiğini düşündü

 

Atladılar mı yoksa itildiler mi? Hamas Gazze'de Fetih karargâhlarını kışkırtma olmaksızın mı ele geçirdi yoksa Fetih'in olası bir darbesini engellemeyi mi amaçladı? Geçen haftaki kargaşadan sonra, gerçekleri ortaya çıkarmak giderek daha da önem kazanıyor.

Temel neden çok iyi biliniyor. ABD desteğiyle İsrail, Hamas'ın seçim zaferini kabul etmeye hazır değildi. Pasif AB'nin de desteğiyle iki hükümet, Filistinli muadillerini siyasi olarak boykot etme ve ekonomik yardımı engelleyerek seçmenleri cezalandırma kararı aldı. Gazze'yi tam bir açık cezaevine dönüştüren ve büyük bir insani krize yol açan politikaları dramatik bir etki yarattı. Amaç, Filistinli seçmenlerin Hamas'ı karşılarına almasını sağlamaktı. Dış baskıların genellikle direniş yarattığı düşünüldüğünde bu aptalca ve sinik bir stratejiydi. Bu politika, ABD'nin Hamas'ın seçim zaferi öncesinde Gazze ekonomisine yardım etmesi için atadığı eski Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn gibi Batılı yetkilileri bile şoke etti. Wolfensohn, ABD ve İsrail'le uyuşmayarak istifa etmesinin gerekçelerini açıklarken, "Sonuç, daha fazla ekonomik faaliyet değil, daha fazla bariyer inşa etmek oldu" dedi. Seçilmiş hükümetlere karşı direnişi silahlandırmak ABD'nin sık başvurduğu bir yol… Hamas sözcülerinden Ahmed Yusuf, hareketin hızlı davranması gerektiğini düşündüğünü doğruluyor. Ona göre geçen haftaki olaylar, "ABD ve İsrail'in Hamas'ı iktidardan uzaklaştırmak isteyen Fetih'i silahlandırmasının sonucu."[1]

İsrail'in Abbas'ı bu saatten sonra 'kurtarması' imkânsız görünüyor.

Siyonist Yahudi yazarlar bile İsrail yönetimini suçluyor ve şöyle uyarıyor: "Batı Şeria'da 'göreve başlayan' Fetih hükümeti, İsrail ve ABD desteğine rağmen sadece bir kurgu. Abbas'ın Filistinlilerin kalbini kazanacağını ve böylece Hamas'ın zayıflayacağını düşünerek kendimizi kandırıyoruz.

Bu hafta başlarında göreve başlayan yeni Filistin hükümeti, ABD ve İsrail tarafından desteklense de bir kurgudan ibaret. Bu kurgu hükümetin merkezi olan Ramallah'taki son seçimlerde Hamas açık farkla zafer kazanmıştı: Mecliste Hamas dört, Fetih sadece bir koltuk alabilmişti. Nablus'ta da dört koltuk Hamas'a, iki koltuk Fetih'e gitti. El Halil'de Hamas dokuz koltuk çıkarırken, Fetih bir tane bile çıkaramadı. Kudüs'te de durum şöyle: Hamas dört, Fetih iki koltuk.

Koşullara bakıldığında yeni yönetimin Filistinlileri temsil etmediği görülüyor. Bu sadece İsraillilerin, muhtemelen Amerikalılar ve Avrupalıların birlikte gördüğü bir hayal. İsrail ordusu Fetih'in askeri gücünün erimesini engelleyemez, böyle boş bir iş için çaba harcamaya değeceği de şüpheli. Tecrübelerimiz, Muhammed Dahlan da dahil 'müttefiklerimizin' kuru gürültüden ibaret olduğunu gösterdi; gerçek anlamda iktidarları bulunmayan yolsuz karakterler. Bunlar kesinlikle İsrail'in müttefiki değil.

Her halükârda Hamas onları da yenecektir, dolayısıyla İsrail'in önündeki çatışmaya iyi hazırlanması lazım. Ve bu türden bir çatışmada Dahlan gibiler bize hiçbir fayda sağlayamayacağı gibi, ayak bağı olacaktır. Abbas'ın adamlarının savaşı kaybetme nedeni Hamas militanlarının daha savaşçı veya iyi eğitimli olması değil. Fetih becerebilse kendi de aynı yöntemleri uygulayacaktı.

Hamas kazandı çünkü Gazze halkının büyük çoğunluğu Hamas'ı destekliyor, bu da Siyonist varlığın tümüyle imhası çağrısında bulunan hareketin din ideolojisine yönelik desteğin en güçlü ve öncelikli nedeni. Ve seçimlerde de gördüğümüz gibi bu Siyonist varlığı imha çağrısı, bizim İsrailli analizci ve siyasetçilerimizin Fetih devleti olarak gördükleri Batı Şeria'da da halkın büyük çoğunluğunca paylaşılıyor.[2]

Filistin'e Geri Dönüş Birliği Genel Sekreteri Tarık Hammud:

Abbas, Hamas ile Türkiye'nin arasını açmaya uğraşıyor

İslam dünyasının bağrına hançer gibi saplanan İsrail işgali sonrası Filistin'deki dram bitmek bilmiyor. İç çatışma ve kargaşanın arttığı Filistin'de yaşanan olayların arka planını Hamas'ın siyasi liderlerinden Halit Meşal'in danışmanlarından Filistin'e Geri Dönüş Birliği Genel Sekreteri Tarık Hammud'a sorduk:

Hamas, uluslar arası gözlemcilere göre de şaibesiz bir şekilde ezici bir çoğunlukla sandıktan çıkmasına rağmen Batı'nın ambargosuna maruz kaldı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hamas'ın zaferi, Batı'nın gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Cezayir'de de aynı şeyleri gördük. Batı sürekli demokrasiden bahsedip duruyor. Ama Hamas'ın demokratik bir biçimde iktidara gelmesine tahammül edemiyor, hazmedemiyor. Bu noktada kimin demokratik olduğu açıkça görüldü.

Batı, demokrasiyi kendi çıkarlarına hizmet ettiği sürece destekliyor. Bu kavramı kendine göre sunuyor…

Evet… Filistin'de Hamas'ın böylesi bir zafer kazanacağını tahmin etmiyorlardı. Sonuç bu olunca kendi kendileriyle çelişkiye düştüler. Batı, şimdi kendi değerlerini kaybetmeye başladı. Hamas'ın Siyonist ve emperyalistlere karşı gösterdiği direnişten Müslüman alemi gurur duymaktadır.

Biz, bunu gayet iyi biliyoruz. Zaten Saadet Partisi ve Milli Görüş çizgisinde olan insanlardan destek buluyoruz. Bu da bizi gerçekten çok memnun ediyor.

HANİYE'ye destek daha da arttı

Filistin'de büyük bir kargaşa yaşanıyor. Bize son durum hakkında bilgi verir misiniz?

Şu anda Filistin'de gerçekten de büyük bir siyasi bir kargaşa var. Ama halkta da Hamas'a karşı büyük bir inanç var. Onun yürüdüğü yolun doğru olduğunu bilenlerin çoğunlukta olduğu görülüyor. İsmail Haniye'nin Filistin'in Başbakanı olduğunu herkes kabul ediyor. Yalnızca Amerikancılar bunu reddediyor. Son gelişmelerden sonra halk içinde Haniye'ye destek daha da arttı. Hatta El-Fetih içinde de ona destek verenlerin sayısı arttı. El-Fetih'in önemli liderlerinden biri partisinden ayrılıp Hamas'a katıldı.

Arap ve İslam dünyasının Filistin'deki gelişmelere karşı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Araplar özellikle son dışişleri toplantısında ikiye bölündü. Bir kısmı Mahmud Abbas'ı destekliyor. Bunların başında Ürdün, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri geliyor. Hamas'ı desteklemese de Abbas'ın yaptıklarını onaylamayanlar da var. Bunların başında da Cezayir, Sudan, Suudi Arabistan, Katar, Yemen, Suriye. Bunlar, Hamas ve El-Fetih arasında diyalog kurulmasının şart olduğunu düşünüyor ve ifade ediyorlar. Bu da Abbas'ın siyasetine ters bir istek.

Gazze şu anda tarihinin en güvenli günlerini yaşıyor

Türkiye'nin uluslararası güç içerisinde Gazze'ye yerleştirilmesi planlarına Hamas nasıl bakıyor?

Abbas şu anda her şeyini kaybetmiş durumda. Özellikle de siyasi açıdan iflas etti. Çünkü İsrail'le birlik olup Hamas'ı çökertmeyi başaramadı. Şimdi de uluslararası bir gücün Gazze'ye girmesini sağlamaya çalışıyor. Hamas'ı zayıflatmak için orada yeni bir cephe açmayı istiyor. Hamas tabii ki buna da direnecek. BM ya da uluslararası bir güç, güvenli olmayan bölgelere gider. Ama Gazze şu anda tarihinin en güvenli günlerini yaşıyor. Eğer öyle bir güç yerleştirilmek isteniyorsa, Batı Şeria'ya gönderilmelidir. Çünkü asıl kargaşa orada.

Türkiye'nin stratejik açıdan çok önemli bir ülke olduğunu herkes gayet iyi biliyor. Mahmud Abbas, bunu kullanmaya çalışıyor. Hamas ile Türk halkının arasını açmaya uğraşıyor. Bu yüzden Türkiye'yi de Filistin'e konuşlandırılacak olan uluslararası güce dâhil olmaya davet ediyor.

Hamas'a gerçek desteği hangi ülkeler veriyor?

Hamas hükümetine destek veren ülkelerin başında Katar, İran, Suriye bulunuyor. Ama yapılan yardımlar gelemiyor, çünkü bankalar Hamas'a paraları transfer etmiyorlar. Tabii ki halk sayesinde Hamas'a epey yardım ulaştırıldı.

Peki Rusya, Çin ve İsveç'in rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsveç'teki yönetim şu anda ABD karşıtı olarak biliniyor. Ama Filistin'e karşı tam olarak ambargoyu kaldırdı diyemeyiz. Rusya ve Çin'in de açık bir tavrı yok. Yalnızca ABD'ye karşı tavır alıyorlar, ama Hamas'ı destekledikleri falan yok. Uluslar arası dengelere göre tavır belirliyorlar.

Aslında çok merak ediliyor… Şaron öldü mü ölmedi mi?

İnşallah ölmedi, ölmeyecek de.

İsrail'in masaya oturmak için şartlı çağrıları oluyor. Mesela, "silahları bırakması, İsrail'i tanıması ve direnişten vazgeçmesi gibi…" Hamas sizce bu talebleri kabul edecek mi?

Hamas, İsrail ile masaya oturmak istemiyor. İsrail şartsız bir görüşme istese bile Hamas Siyonistlerle görüşmek istemiyor. Artık top Hamas'ta değil.

Hamas, askeri operasyona mecbur bırakıldı

Bir takım çevrelerce çokça eleştirilen konuyu sormak istiyorum. Hamas, Gazze'ye operasyona niçin gerek duydu?

Hamas'ın bütün siyasi seçenekleri tükendi. Dolayısıyla Hamas, askeri bir operasyon düzenlemek zorunda kaldı. Bu mesele 15 ay önce başladı. El-Fetih, 40 yıllık iktidarından sonra yönetimi bırakmak zorunda kaldığı için şaşırdı. Ve El-Fetih içerisinde, son zamanlarda İsrail ve ABD'ye bağlı bir grup oluştu. İlk yapılan yaptırımlar Hamas ile koalisyon istemedikleri için gerçekleştirildi. Böylece Hamas'ı siyasi olarak dışlamak istediler.

Bu planlar çerçevesinde El-Fetih yanlılarından oluşan güvenlik güçleri, Gazze ve Filistin'in diğer bölgelerinde askeri bir kargaşa oluşturmaya çalıştı. Abbas da yönetimi Hamas'a devretmeden önce bazı bakanlıklarının yetkilerini kendisine aldı. İsrail de Abbas'ı destekledi ve bütün Hamaslı bakanları hapse attı… Mahmud Abbas'a bağlı güvenlik güçleri güçlendirildi. İsrail tarafından Abbas'a araç ve mühimmat verildi. Para yardımı yapıldı. Hükümet zaten Abbas ile görüşüyordu bu konuda. Durumun çok kritik hale geldiğini ona bildiriyorlardı. El Fetih yanlıları,  sokakta yürüyen tesettürlü kadınlara saldırı ve tacizde bulunuyorlardı. Başlarından örtülerini çekip alıyorlardı. Bunların hepsi Hamas'ı kışkırtmak için yapıldı. Bir mescid imamı kendi çocuklarının gözü önünde öldürüldü, öğrencilere saldırılar düzenlendi. Çok vahşi bir olayı anmak istiyorum. Sakallı bir genç sokakta yürürken Hamaslı olup olmadığı soruldu. El Fetih üyesi olduğunu söyledi. Ona inanmadılar. Bunu ispat etmesi için kendisinden Allah'a hakaret etmesi istendi. O genç, bu talebi reddetti. Bunun üzerine onu 15 katlı bir binanın tepesinden aşağı attılar. Daha sonra üye listesine baktıklarında gerçekten de o gencin El-Fetihli olduğunu görünce, suçu Hamas'ın üzerine attılar. Fakat şehit olan çocuğun babası, " oğlumu El Fetih üyeleri öldürdü" şeklinde açıklama yaptı. El Fetih'in gerçekleştirdiği çok zulüm var. Bunu halk da artık biliyor.

Pek çok şey yaptılar… Özellikle yabancı gazetecileri kaçırdılar. Ele geçirilen belgelerden, Filistin'deki kargaşayı körüklemeye çalıştıklarını biliyoruz.

Hamas'ın Filistin'de kan akmasın diye 15 aydır sabırlı ve dengeli davranması üzerine El-Fetih yanlısı güvenlik güçleri saldırılarının dozunu arttırdılar. Hamas'ın sessizliğini bir zayıflık olarak algıladılar. Herkes Hamas'ın Gazze'de ne kadar güçlü olduğunu biliyordu, bunu da gösterdi. Bunları Hamas'ı devre dışı bırakmak amacıyla yaptılar, ama başaramadılar.

Yeni bir seçim olsa, sizce Hamas yine kazanır mı?

Kesinlikle evet. Önceki seçimden daha fazla bir oranla oy alır. Bundan eminiz. Hamas'a karşı yapılan haksızlıklar, ona olan desteği artırıyor. Siyonist İsrail ve ABD, Hamas'a karşı El-Fetih'e destek veriyor. Ama faydasız.[3]

İsrail, Hamas'ı devirebilmek için şimdi de Abbas'a para yardımı yapıyor

Filistin'de halkın temsilcisi olarak seçimlerden galip çıkan Hamas'ı devredışı bırakmak için tüm gücünü sarf eden işgalci siyonistler, El-Fetih ve Hamas cephesini birbirine düşürmek suretiyle ülkede karışıklık çıkardılar. Şimdi de Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a, Hamas ile mücadelede kullanmaları şartıyla para yardımı yapacaklarını açıkça duyurdular.

Siyonist İsrail yönetiminin, Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a, Hamas ile mücadelesinde 400 milyon dolardan 1 milyar dolara kadar kaynak aktarma niyetinde olduğu bildirildi.

İsrail'in Kanal 2 televizyonu, İsrail yönetiminin birkaç hafta içinde bu parayı Abbas'a transfer edeceğini duyururken, Başbakan Ehud Olmert'in de Abbas'ın Hamas'a karşı savaşması koşuluyla, gelecek aylarda nihai durum görüşmelerini başlatma niyetinde olduğunu belirtti.

İsrailli yorumcular, ABD Başkanı George Bush ile Olmert'in de üzerinde uzlaştığı şekilde, Hamas'a karşı siyasi, ekonomik ve güvenlikle ilgili bir karma planın da içinde bulunduğu birçok adımın hazırlık aşamasında olduğunu belirtti.

Bu doğrultuda Ürdün'den, Batı Şeria'ya daha fazla ilgili göstermesi ve bu bölgenin sorunlarına eğilmesinin, Mısır'dan da Gazze Şeridi ile sınırındaki geçişler başta olmak üzere, Gazze'ye karşı daha açık bir tavır takınmasının isteneceği belirtiliyor.

İsrail elinden geleni ardına koymuyor

İsrail Başbakanı Olmert'in, Batı Şeria'da kurulan Filistin'in gayrı meşru yeni hükümetine destek olmak amacıyla, yeni hükümetin tanınması ve yüzlerce milyon dolarlık fonların serbest bırakılmasını içeren bir tasarı hazırladığı belirtildi.

Siyonist İsrail'in fonları serbest bırakmasının, pazartesi günü Mısır'ın Şarm El Şeyh'te başlayacak Orta Doğu zirvesine renk getireceğine de dikkat çekiliyor.

İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ile Savunma Bakanı Ehud Barak tasarıya destek verirken, hükümetin bir başka kanadı, stratejik tehditlerden sorumlu Başbakan Yardımcısı Avigdor Lieberman ise şiddetle karşı çıkıyor. Lieberman, Filistin Yönetimine para ve silah kanallarının açılmasına karşı olduğunu söylerken, "El Fetih'e silah ve para desteğinin, direniş unsurlarını kuvvetlendirdiği kanıtlandı. Abbas'a F-16 bile versek, onun gücü ve başarma şansı yok" diye konuştu.

Abbas'ın 4 aşamalı planı neyi amaçlıyor?

Öte yandan, Filistin Kurtuluş Örgütü'nden (FKÖ) destek bulan Abbas'ın 4 aşamalı bir planı devreye sokmaya hazırlandığı öne sürülüyor. Buna göre ilk aşamada tüm silahlı gruplar kaldırılacak ve sadece Filistin güvenlik güçleri silah taşıyabilecek. Bu plan doğrultusunda, El Fetih'in El Aksa Şehitleri Tugayı ile Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları lağvedilecek.

İkinci aşamada, Batı Şeria'da tüm yasadışı silahlar toplanarak, güvenlik personelinin başkanlığına yeni bir isim atanacak. Abbas, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nin güvenliğinden sorumlu Raşid Ebu Şbak'ı önceki gün görevinden almıştı. Şbak'ın yerine, daha önce de aynı görevde bulunan Cibril Racub'un ismi geçiyor.

Abbas'ın planının 3. aşamasının, Filistin İçişleri Bakanlığının tüm dünya ve Arap ülkelerine Hamas üyelerinin girmesinin yasaklanması yolunda çağrıda bulunması olduğu ileri sürülüyor. Plan aşamalarının ilk üçünün tamamlanmasıyla Abbas, Filistin'de yeniden seçim çağrısı yapacak.

Kaddumi de Abbas'ı eleştiriyor!

Öte yandan, Batı Şeria'da ayrı bir hükümet atayarak Batılı ülkelerin desteğini toplayan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, FKÖ'nün Siyasi Büro Şefi Faruk Kaddumi'nin sert eleştirilerine uğradı. Kaddumi Abbas'ı, Filistin Yönetiminin müesseselerini ve yetkilerini kötüye kullanmakla suçladı. Kaddumi, Arap Birliği ülkelerinden, El Fetih ve Hamas'a görüşmeler için bir araya gelmeleri ve ulusal anlaşmaya varmaları konusunda baskı yapmalarını istedi.

Mahmud Abbas'ı diriltmek için Batı, Araplar ve İsrail el ele veriyor

Hamas'ın iki hafta önce Gazze'de kontrolü ele geçirmesinin tetiklediği Ortadoğu'daki diplomatik trafik, Filistin Devlet Başkanı ve Hamas'ın en güçlü rakibi El Fetih'in lideri Mahmud Abbas'ı güçlendirmeye odaklandı.

 Önceki gün Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinde bir araya gelen Mısır, Ürdün, İsrail ve Filistin liderlerinden sonra, dün Kudüs'te toplanan Ortadoğu Dörtlüsü de Abbas'a verilecek ekonomik ve siyasi desteğe yoğunlaştı. Fakat Şarm el Şeyh zirvesinde Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, Ürdün Kralı 2. Abdullah, İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın herhangi bir çözüm ortaya koyamaması dikkat çekti. Liderler 2001 yılından beri ilerlemeyen Filistin-İsrail barış görüşmelerinin yeniden canlandırılmasını isterken, zirveden çıkan tek belirgin sonuç, İsrail'in hapishanelerinde tuttuğu yaklaşık 11 bin Filistinliden 250 El Fetih yandaşını serbest bırakacağını açıklaması oldu. ABD'nin Batı Kudüs'teki konsolosluğunda bir araya gelen Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, ABD ve Rusya temsilcilerinden oluşan Ortadoğu Dörtlüsü ise gündemlerinde herhangi belirgin bir konunun olmadığını duyurdu. Ancak toplantının Hamas'ın Gazze'deki son çıkışından sonra gerçekleşmesi dikkat çekici bulunuyor.

Filistin sorununun şu anda daha karmaşık bir hale geldiğini belirten El Ahram Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Cemal Abdul Cevvad, "Barış Süreci'nin tekrar yürürlüğe konulması kısa süre içinde mümkün görünmüyor. Çünkü şu anda birbiriyle mücadele içinde olan Filistin hükümetleri ve bölünmüş bir Filistin'le karşı karşıyayız." şeklinde konuşuyor. Batı yanlısı olarak lanse edilen Abbas'a başta Mısır ve Ürdün olmak üzere pek çok Arap ülkesi de açıkça destek veriyor. Arap ülkelerinin pek çoğunda İslamî temelli partiler çok büyük bir güce sahip ve bu ülkeler de Hamas'ın güçlenmesinin bu tip partileri harekete geçirmesinden endişe ediyor.

Blair, Ortadoğu'ya barış elçisi oluyor 

Görevini bırakacak olan İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Ortadoğu barış elçisi olacağı belirtiliyor. Blair, konuyla ilgili bir soruya, "Ortadoğu için yapabileceğim her şeyi yapmaya hazırım." şeklinde cevap verdi.

 Atamanın, Kudüs'te bir araya gelen Ortadoğu Dörtlüsü; Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, ABD ve Rusya temsilcileri tarafından kararlaştırıldığı ifade ediliyor. Ortadoğu Dörtlüsü'nün temsilcisi olarak görev alacak olan Tony Blair'e Filistinlilerin yanı sıra Ortadoğu halklarının büyük bir bölümü de antipati ile bakıyor. Bunun en önemli sebebi olarak da Irak savaşı sırasında ABD ile kayıtsız şartsız bir ittifaka gitmesi, Lübnan'la son savaşında İsrail'i ateşkese zorlayamaması ve İsrail'in Filistin'de izlediği politikalar konusunda ABD ile aynı politikaları izlemesi gösteriliyor. Diplomatik gözlemciler, tüm bu sebepler ışığında Blair'in bu görevinde başarılı olma şansının çok düşük olduğunu belirtiyor.

Sonuç: Filistin, İsrail'e satılıyor!

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Ortadoğu Dörtlüsü'nü, Filistin'i İsrail'e "satmakla" suçlandı. Ahmedinecad, yargı erki haftası dolayısıyla düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Filistin meselesine de değindi ve "Buradan Filistin halkına zulmeden Siyonist rejime yardım edenlere sesleniyorum; Bu kadar ihanet yeter. Neyin peşindesiniz? Büyük güçlerin arzuları peşinde mi? Allah'ın ve mazlumların rızası peşinde olun" dedi. Ortadoğu Dörtlüsünü oluşturan ABD, BM, AB ve Rusya'yı eleştiren ve Filistin'i "satmakla" suçlayan Ahmedinecad, "Eğer Filistin halkını büyük güçlere satabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Siz bu girişimlerle milletlerin öfkesine neden oluyorsunuz. Bölgedeki milletlerin desteğini kaybediyordunuz" dedi.

Bölge milletlerinin Filistin aleyhine girişimlere izin vermeyeceğini söyleyen Ahmedinecad, "Bölge milletleri artık uyanmıştır ve sizin ihanetlerinize sert şekilde karşılık verecek" ifadesini kullandı. İran yönetimi, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın yeni hükümet atamasını "Anti demokrat" olarak değerlendirmiş ve İsmail Haniye başkanlığındaki Hamas hükümetini desteklediğini açıklamıştır. Ortadoğu Dörtlüsü, Kudüs'te toplanmıştı.

Haniye: El Fetih ile diyaloga hazır olduğunu söylüyor

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından görevden alınan Filistin Başbakanı İsmail Haniye, "Filistinliler arasında diyaloga hazır olduğunu" söyledi. Gazze'deki bürosundan yapılan yazılı açıklamada İsmail Haniye'nin, Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde düzenlenen Ortadoğu zirvesinde Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in Filistinliler arasında diyalog çağrısını memnuniyetle karşıladığı bildirildi.

Açıklamada, Hamas'ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve El Fetih ile "hemen diyaloga başlamaya hazır olduğu" kaydedildi. ABD ve İsrail'in desteğini arkasına alan Mahmud Abbas 14 Haziranda Haniye'yi görevden almış ve Hamas öncülüğündeki birlik hükümetini feshetmişti.

Siyonist Olmert, bazı Filistinli tutukluları serbest bırakarak kardeş kavgasını körüklüyor

İsrail başbakanı Ehud Olmert, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın düşmanları Hamas iktidarını devirmesi nedeniyle tutuklu El Fetih üyelerinden bir kısmını serbest bırakacağını açıkladı. Abbas ile önceki gün Mısır'da düzenlenen zirvede bir araya gelen Olmert, şiddeti reddeden El Fetihli tutuklulardan 250'sinin bir jest olarak serbest bırakılacağını bildirdi. Kızıldeniz kıyısındaki Şarm el-Şeyh tatil kasabasında yapılan zirveye, Olmer ve Abbas ile birlikte Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek ve Ürdün Kralı Abdullah ta katılmıştı. Bu arada, Abbas'ın Ürdün'deki El Fetih birliğinin Batı Şeria'ya getirilmesi için İsrail'in iznini istediği bildirildi. İsrail'li bir yetkili, Reuters'a yaptığı açıklamada, "Filistinliler, Bedir Tugayının Ürdün'den Batı Şeria'ya nakledilmesi teklifini getirdiler" dedi. Adı açıklanmayan hükümet yetkilisi Filistinlilerin bu isteğinin değerlendirildiğini ve kararın kısa sürede verileceğini söyledi.

 "Hâinliğin belgesi mi olur, ulan dangalak!" 

Bir iş adamı ile bir bürokrat arasında mahkemede cereyan eden şu diyalog tarihe geçmişti:

Bürokrat, işadamına: "Rüşvet aldığımın belgesini göster!" deyince, yaşlı başlı işadamı kendini tutamayarak şöyle demişti:

"Rüşvetin belgesi mi olurmuş, ulan pezevenk!"

Bazı safdiller, İslâm ülkelerinden bazılarının başındaki idarecilerin düpedüz "hâin" olduğu söylenince, "Yahu öyle demeyin, su-i zan etmeyin, belgesini gösterin!" demekteler. Onlara o ünlü işadamının söylediğinden kinaye olarak;

"Hâinliğin belgesi mi olur, ulan dangalak!" demek lazım. Öyle ya, Amerika, İsrail, İngiltere; "Bu bizim adamımız. Bizim adımıza çalışıyor" mu diyecek?

Karadenizliye sormuşlar;

"Elektrik nedir, târif et!" diye… O da;

"Ne idüğü belirsüz, emme ettiğünden bellidür!" demiş.

Adamın yaptığı orta yerde.

Şu Irak'lı idarecilere bakınız. Şu Talabani'ye, şu Barzani'ye, şu bilmem kime… Ülke âdetâ mezbehâneye dönmüş. Onların umurunda bile değil. Zalime, hunhara uşaklık yapmaktan zevk aldıklarını göstermekten geri durmuyorlar.

Bir adam ki, kendi ülkesinden çok ülkesini boğmaya çalışan gâvurlara hizmet ediyorsa, onların işini kolaylaştırıyor, onların bir dediğini iki etmiyorsa, onlar hesabına kendi halkına dünyayı dar ediyorsa, buna hâin denmez de ne denir? Buna belge aranır mı?

Madem belgeye bu kadar meraklısınız, alın size bir "belgeli" hâin… Filistin'in sözde "devlet başkanı" Mahmud Abbas…

Yaser Arafat'ın âniden ağırlaşması ve Fransa'ya götürülmesi şüphe çekiciydi. Biz birçok yazılarımızda (Meşhurların Son Anları isimli kitabımızda) Arafat'ın zehirlendiğini belirtmiştik. Hamas'ın Gazze'de kontrolü ele geçirmesinin ve istihbarat arşivine el koymasının ardından gerçekler bir bir gün ışığına çıkmaya başladı. Belgeler açıkça göstermekteydi ki, Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın sağ kolu Muhammed Dahlan, İsrail ile birlikte Yaser Arafat'ın öldürülmesinde rol almıştı.

Yine belgelerle ortaya çıkmıştı ki, Filistin'deki iç savaşta doğrudan Mahmud Abbas'ın rolü vardı. Amerika ve İsrail'le birlikte kardeşi kardeşe düşürmek için plan yapmıştı. Abbas, El-Fetih'i kışkırtıyor ve onlara doğrudan para ve silah aktarıyordu. Bu para ve silahın menşei ise ABD ve İsrail'di. ABD ilk anda 68 milyon dolar aktarmıştı. İsrail ise artık açık açık Mahmud Abbas'a 1 milyar dolar yardım yapmaktan bahsetmekteydi. (24. 6. 2007, Milliyet)

Maksat, Filistin'i Gazze ve Batı Şeria diye ikiye bölmek. Ondan sonra Gazze'de kontrolü ele geçiren Hamas'ı çok uluslu güçlere boğdurmak… Buna hâin denmez de ne denir?

Adam yakışıklı olabilir. Sevimli olabilir. Boylu poslu olabilir. Elbise giydirilmiş kütük olabilir. Ağzı laf yapabilir. Ama işte resmen kendi ülkesini İslâm'ın amansız düşmanlarına peşkeş çekiyor. Alın işte size belgeli, tescilli bir hâin!.. [4]

Sonuç: 22 İslam ülkesinin haritalarını değiştirmeyi hedefleyen BOP çerçevesinde, Irak, Lübnan ve Filistin parçalandı. Sıra Suriye, İran ve Türkiye'de… Ve asıl hedef Türkiye… Yarın çok geç olabilir.


[1] 24.6.2007 / Jonathan Steele / The Guardıan / Radikal

[2] 24.6.2007 / İsrael Harel / Haaretz-İsrail / Radikal

[3] Hüseyin Altınalan / Milli Gazete / 07.07.2007

[4] 27.06.2007 / Burhan Bozgeyik / Milli Gazete

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Tevfik BALA

Tevfik BALA

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...