ÜÇ KAPI…
Dünyanın süsü de, sesi bitmiyor,
Kalbim “Gel” dese de, dizim gitmiyor,
Bunca yük bu cana, artık yetmiyor,
Kendi gurbetinde, dilsiz bir canım.
Bakılan perdeymiş, görülen yalan,
Rüyayı gerçeklik, sanırsam ziyan,
Zahirle avunsam, özümdür talan,
Surette kaybolan, âmâ bir canım.
Akgül bahçesinde, açıldı bahtım,
Sığmadı göğsüme, dar geldi tahtım,
Küllerin altından, parladı ahtım,
O’ndan gayrısına, sağır bir canım.
Yalçın GÖZÜBÜYÜK
5
1
vote
Değerlendirmeniz

3 Nimet
Nefis terbiyesini esas almak.
Manevîyatçı olmak.
Hakkı üstün tutmak.
3 Lezzet
Hidayet, Feraset ve Dirayet…
Sen en büyük, ben bir hiçim
Zatın olmaz, şekil biçim
Edep kaplat, dışım içim
Ermiş; ehl-i hal olmakmış!..”
Benliği at, birliğe er
Şirkten kurtul, dirliğe er
Hiçlik, huzur kapısıdır
Pire iken, pirliğe er”
ŞERİAT – TARİKAT – HAKİKAT
Benlik kapısının fark edilişi, tecellilerden O’nun C.C.’nün idrak edilmesi – tecellilerden O’na yönelmesine ve O’na varmasına kesin kat’i bir imana dalması hakikate varışını sağlayanın vesile olanın Asrımıza ve Kur’an’a Tercüman olan ve Hayra Hizmetkârlık yapan Milli Çözüm’le vardığını kendine geldiğini… Milli Çözüm’de yayınlanmış olan “BİR DİJİTAL ORTAMDA MİLLİ ÇÖZÜM ANALİZİ” yazısıyla da inancımızı pekiştirdiğimiz, ekip olarak yoğunlaşmaya yol aldığımız günlere örnek bir şiir kaleme alınmış yazarımız tarafından. Kararlaştırılmış ve yaklaşmış olan Kutlu Vakit öncesi bu yoğunlaşma gayretlerimiz çabalarımız, kendimiz çevremiz toplumumuz ve her şeyden önemlisi Ahiretimiz için büyük önem arz etmektedir. Yazarımızın kalemine sağlık.
Allah bizlere de Akgül bahçesinde açılmayı, davamızdan ayrılmamayı, sadıklardan olarak her işimizi Allah rızası için yapmayı nasip etsin..
Bu mısraları yazanlardan Allah razı olsun ..
ÖLÜ KALPLERİMİZİN DİRİLMESİNE VESİLE OLAN ÜSTADIMIZ AHMET AKGÜL HOCAMIZI TANIMAYI VE TÂBİ OLMAYI LÜTFEDEN RABBİMİZE SONSUZ ŞÜKÜRLER OLSUN. RABBİM BİZLERİ AZİZ ERBAKAN HOCAMIZA VE ÜSTADIMIZA SIKI VE SAĞLAM YOL ARKADAŞLARI EYLESİN.
En’am 122
(Kalbi) Ölü iken kendisini (iman ve İslam’la) dirilttiğimiz ve insanlar içinde (sapıtmadan, örnek ve rehber olarak) yürümesi için kendisine bir nur (akıl ve anlayış) verdiğimiz kimsenin durumu, (gaflet ve cehalet) karanlıklarında kalıp oradan bir çıkış (yolu) bulamayan kimsenin durumu gibi midir? İşte, kâfirlere yapmakta oldukları böyle ‘süslü ve çekici’ gösterilmiştir.
https://www.mealikerim.com/6/enam/122
Maşallah Öncelikle Yalçın Bey kardeşimizden bu hikmet dolu satırları bizlerin istifadesine sunduğu için Allah razı olsun. Rabbimiz bizlere anlamayı ve yaşamayı nasip etsin. Muhterem Üstadımızın Akgül bahçesine konan bülbüllerin hikmet mesajları Elhamdülillah. Rabbim gayretimizi ve samimiyetimizi arttırsın
İç dünyamızın yaşadığı derin sıkışmışlığı ve insanın hakikate yönelme arzusunu samimiyetle dile getiren bir şiir olmuş.
Dünyanın geçici cazibesi, ruhumuzun harekete geçmesini engelliyor. Kalp hakikate çağırıyor ama nefsin emrinde hareket eden irademiz zincirli. Bu, modern çağın ve ahir zaman insanının en büyük açmazlarından biri: Bilmek ama yürüyememek.
Terbiye edilmiş ve arındırılmış bir nefis, görünen ile gerçek arasındaki perdeyi aralar. Zahire aldanmanın, aslında özün kaybı olduğunu fark eder. “Rüyayı gerçek sanmak” ifadesiyle, dünyanın geçici süsüne kapılmanın ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu kavrar.
Bu bakış akışı, uyanışı ve olgunlaşma yolunda atılan adımları netice verir. Böylece içteki hakikat kıvılcımı, küllerin altından yeniden doğar. Artık yön bellidir; kalp, hakikate açılmış ve O’ndan gayrısına kapanmıştır. Bu bir kopuş değil, asıl olana kavuşma hâlidir.
“Üç kapı” ifadesi; dünya, hakikat ve ilahi yakınlık arasında yapılan bir tercihi simgeliyor adeta. Bu şiir bize şu soruyu fısıldıyor: Sen hangi kapının eşiğindesin?
Yüce Rabbimiz bizlere; hakikatin kapısını aralamayı ve ilahi muhabbetle iki dünya saadetine kavuşmayı nasip eylesin.