SİYASET ŞEHVETLİSİ
Türkiye son kalemiz, düşerse kıyamettir.
Çözüm mü çözülme mi, bu gaflet hıyanettir.
NATO’ya alet olmak, ne büyük cinayettir
Bak el atmış Haçlılar, Diyarbakır Dersim’e!
Neyin karşılığında, eşbaşkan oldun BOP’a
Millet kavim kabile, ayırdın soya sopa
Amerika tanrın mı, kıblegâhın Avropa
Mü’min böyle düşer mi, kâfirin gerisine?
Davan ve manan sattın, riyaset şehvetine
Haram ve hile kattın, siyaset şerbetine
Libya’da ortak oldun, gâvurun dehşetine
Nasıl can vereceksin, kalbin döndü tersine!
Kesilmemiş olsaydı, Milli Görüş çınarı
İslam Birliği vardı, İslam ortak dinarı
Şahsi ikbal uğruna, kuruttun Hak pınarı
Siz hep kulak verdiniz, kör Şeytanın dersine!
Hangi amelin bunca, günahına kefaret
Hâlâ da açıyorken, İsrail’de sefaret
Kahramanlık rolüyle, uşaklık mı marifet
Giderek batıyorsun; her gün, her ay, her sene!
De ki halkı aldattın, Halık’tan kaçamazsın
Bunca isyan istismar, avcunu açamazsın
Sağlam inancın olsa, ucuza saçamazsın
Düşün neden sığındı, Ashabı Kehf Mersin’e?
Zalimlere yaryacak, kadar gözün karartan
Hey, İlahi gazaptan; var mı Senin sigortan
Hiç mi hatıran gelmez, Rabbin Yüce Yaratan
Gel şehitlerden utan, vur siyon teresine!
Tevbe kapısı açık, velakin putlarınız
Kırılmadan döndürmez, sahte mabutlarınız
Kur’an’ı unutturmuş, kâfir tağutlarınız
Bak Hakka çağırıyom, haydi cevap versene!
Bu milletin kutsalı, Ezan ve Bayrak ise
Sizi bir bela bekler, va’di Rahman Hak ise
İsrail’in hedefi, Suriye Irak ise
Sonra Türkiye; “Er”sen, saman tık derisine!

HESAPSIZ YAŞAYAN CEHENNEME DİREK
Dünyanın malına, süsüne mi kandın?
Kafirin rüşvetine, sözüne mi aldandın?
Allah’ı bırakıp siyona mı tapındın?
Kuran’ı okuyup tevrattan haber saldın
Müslümanım diyipte milletim esir sandın
Sen milli çözümü hic hesaba katmadın
Sanma ki gördüğün dünya bu kadar
Yerin üstü gibi birde altı var
Yaptıklarının hesabını soracak ‘O’ Yâr!..
Hesap var hesap
Türkiyem son kalesidir islamın tek çare Adil Düzende, bekledi gafil batıldan medet çözüm sunar mı sana batısı NATO’su, tuz gölüne düşen tuz olurmuş batının kucağına düşen gafildende beter.
Derdi makam ve dünyalık idi verdiler eline çocukların eline şeker verir gibi başkanlık uğruna neler gitti memletimden ümmetten vede insanlıktan Erbakan hocam demiyormuydu yarın hesap günü milyonlarca çocuğunu neden öldürdün diye Rabbim sorunca ben hiç öyle bir şey yaparmıyım diyecek ve Rabbimiz senin yaptığın destek ile İsrail bu düzenini devam ettirdimi bu yüzdende yeryüzünde sene 100 milyon çocuk öldürüldü ise bunda seninde payın var diyecek diye hatirlatıyordu.
D8’ler ile Yeni Bir Dünyanın başlangıcını yapan Aziz Hocamız sonraki hedefi 2. Yalta idi, daha oturmadan devirdin o masayı koltuk hırsına özellikle vereceksin son 25 yılın hesabını her mazlum soracak senden bunun hesabını…
Bizde Fidan Çok
Nice zulümlere çanak tuttum be adam!
Utanmadın ardından ağıt yaktın be adam!
Kanın mı kurumuştu, imanın mı gitmişti,
Milli Görüş fikrine düşman oldun be adam!
Ağacımız kesildi ama bizde fidan çok
Ümit imanın canı; Allah var gam yok
Milli Çözüm geliyor, artık başka çare yok
Gayrı ağan düşünsün, dürüldünüz be adam!
ÇIKIŞ YOLU!..
Siyaset şehveti beter,nefsani olandan
Dünya yansa umursamaz o,bakar kendine
Et kokarsa tuz çare,tuz kokarsa napaca
Tüm yollar tıkanmıştır,çıkış Adil Düzende!..
Münafıkların kalmış sayılı günü, Allah’ım sen tez ver hükmünü…
Hangi amelin bunca, günaha kefaret
Hâlâ da açıyorken, İsrail’de sefaret
Kahramanlık rolüyle, uşaklık mı marifet
Giderek batıyorsun; her gün, her ay, her sene!
Türkiye Son Kalemiz, Düşerse Kıyamettir.
Ey Siyon madalyalı, ucuz kahraman
Sapla saman ayrılır, yakındır harman
Sahipsiz sanmayın ha, tetikte her an
Ölümüyle yurduma, can katan bizim
En kutlu emanettir, bu vatan bizim!..
Şahsi ikbal uğruna, kuruttun Hak pınarı
Bakara 14
(Bu münafıklar) İman edenlerle karşılaştıklarında (sadık din ve dava ehliyle bir arada bulunduklarında): “Biz de iman etmiş kimseleriz (ama İslam’a hizmet için kâfirlerle zahiren işbirliği görüntüsü vermekteyiz; sakın bizden şüphelenmeyiniz!)” derler. (Ancak) Şeytanları (ve şer odaklarıyla gizlice buluşup) baş başa kaldıklarında (ise); “Şüphesiz biz (asıl) sizinle beraberiz, (sizin hedeflerinize hizmet etmekteyiz.) Biz (mü’min ve Müslüman kesimleri sadece idare ve) istihza etmekteyiz” (zira “onların desteğini almak mecburiyetindeyiz”) derler.
Bakara 15
(Oysa asıl) Allah onlarla alay etmekte (Kur’an’ın bir kısmına inanıp bir kısmına itiraz eden münafıkları, onları kendi hallerine bırakmakla ve bir müddet fırsat tanımakla oyalayıvermekte)dir. (Böylece) Kendi azgınlıkları ve sapkınlıkları içinde bocalayıp durmalarını (istemekte) ve süre vermektedir.
Bakara 16
İşte onlar (münafıklar) hidayet karşılığı dalâleti satın alıp (sapıtmış kimselerdir), fakat bu (akılsız ve ahlâksız) ticaretlerinden bir yarar sağlayamamış; artık hidayeti de bulamamış (kesimlerdir).
Mâide 63
(Maneviyat ehli geçinen ve Rabbaniyyun denilen haham takımı gibi) Din adamlarıyla, (ilim erbabı bilinen ve) Ahbar (denilen bazı istismarcılar da maalesef makam ve menfaat hatırına) bunların (münafık kesimlerin ve fasık yöneticilerin) yalan yanlış sözlerine ve açıkça haram ve haksız kazanç yemelerine (göz yumup fetva vermektedirler.) Oysa bunlara mâni olmaları gerekmez miydi? (Bütün bilginlerinin ve maneviyat önderlerinin, şeyhlerinin ve ağabeylerinin bu münafıklarla menfaat ortaklıkları yüzünden susmaları ne kötü bir şeydi!) Bu ustalıkla süslenmiş (sinsi ve kirli) amelleri ne kadar çirkindir!
https://www.mealikerim.com/5/maide/63