Get Adobe Flash player
Reklam

SELAM OLSUN SADIKLARA!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

 

"(Her devirde olduğu gibi bu gün de) insanların çoğu (maalesef) iman etmemiştir."[1]

"İnsanların çoğu Rabbine kavuşup (hesaba çekilmeyi) inkâr etmektedir."[2]

"Sen ne kadar üstüne düşsen (ve hırs göstersen de) insanların çoğu (gerçekten) iman edecek değildir."[3]

"Onların çoğu, ancak ortak koşarak (ve bir yönden mutlaka şirk katarak) Allah'a iman etmektedir."[4]

"İnsanların çoğu, İslâmi delil ve hükümlere rağmen yine de haddi aşmakta (saptırmakta) ve aşırı gitmektedir."[5]



[1] Hud: 17

[2] Rum: 8

[3] Yusuf: 103

[4] Yusuf: 106

[5] Maide: 32

 

"İnsanların çoğu fasık ve münafık kimselerdir."[1] (Aklı ve ahlakı olgun kimseler çok az görülecektir.)

"(Bu münafık insanların) çoğunluğu günah işlemekte, (İslâmi harekete) düşmanlık etmekte ve (faiz, rüşvet gibi) haram yemek konusunda adeta yarış etmektedir. Yaptıkları ne kadar köyü ve çirkindir.

(Maneviyat ehli geçinen) Din adamlarıyla ilim erbabı bilinen bazı kimseler de (maalesef makam ve menfaat hatırına) insanların yalan yanlış sözlerine ve açıkça haram yemelerine (göz yumup) men etmemekte ve (hatta fetva vermektedir.)"[2]

"Kâfirler topluluğuna üzülme ve merak etme."

"Rabbinden inen Kur'an onlardan çoğunun küfür ve azgınlığını arttırmaktan başka netice vermeyecektir. "[3]

"Onların çoğunun işledikleri hep kötü ve çirkin şeylerdir."[4]

"(Önderlik ve mürşitlik yapanların) çoğu da ilmi (ve ehliyeti) olmadan, sadece kendi nefsü hevasına uyarak (peşlerine takılanları) saptırmakta (rast gele şu helaldir şu haramdır diyerek insanları dalalete sürüklenmekte) dir."[5]

"İnsanların çoğu da bilmez (ve gerçeği araştırıp öğrenmez kimse) lerdir.[6]

Bilenlerin, (din ve ilim adamı ve cihat erbabı görünenlerin) bir çoğu da hiç hakları olmadığı halde, insanların malını yemektedir. (Başkasının sırtından geçinmekte, dine hizmet perdesi altında servet ve şöhret edinmektedir)"[7]

"Ve yaptıklarının bir çoğunu (insanların anlamadığı gibi) Allah'ın da bilmediğini (ve hesaba çekmeyeceğini) zannetmektedir."[8]

"Bu inkârcıların çoğu yalan yere Allah'a iftira etmektedir ve çoğu da kafaları çalışmaz (anlayışsız ve ahlaksız) kimselerdir"[9]

"(Tarih boyunca) inkârcıların çoğu (ne Allah'a ne de insanlara karşı) verdikleri sözlerde durmamış, ahitlerini yerine getirmemişlerdir."[10] Döneklik ve dengesizlik fıtratı bozukların karekteridir.

"İnsanların çoğu (kâinattaki ve Kur'andaki) ilahi ayetlerden maalesef gafildir. Hikmet ve hakikatten habersizdir."[11]

"İnsanların çoğu Allah'a şükredici ve iyilik edenlere teşekkür edici değildir. Nankörlük içindedir."[12]

"Kur'an her konuda ve her türlü manayı açıkladığı ve çeşitli misaller anlattığı halde, insanların çoğu (yine de) inkâr ve isyan yolunu seçmiştir."[13]

"Nefsine ve şeytana uyanların çoğu Hak'tan hoşlanmadığı için (yani aklı yatmadığı ve hayırlı olduğuna inanmadığı için değil, işine gelmediği için) itiraz ve inkâr etmektedir."[14] Ve bile bile küfre, kötülüğe ve nankörlüğe girişmektedir.

Ve özellikle, "yaşadığımız ahir zamanda, kuru üzüm ve buğday misali elendikçe ve kalburdan geçirildikçe giderek iyileri seçilen ve hep kötüleri ve çerçöpleri alta düşen insanlar" (Hadisi Şerif) "Daha önce kendilerine kitap verildiği halde sonradan yoldan çıkan ve yozlaşan ehli kitap gibi, Peygamberinden sonra, uzun bir zaman geçince kalpleri katılmamış, dinlerinin aslından uzaklaşmış ve çoğunlukla fısku fücur yoluna düşmüşlerdir."[15]  

"Onlardan sadece bir kısmı hidayet ve istikamet üzere bulunacak, ama çoğunluğu fasık ve facir kimseler olacak (ve şeytan yoluna gideceklerdir)"[16]

Kur'andaki "Az" lara gelince;

"Zaten Peygamberlerle beraber pek az kimse imana gelmiştir."[17]

"(İman iddiasında bulunanlar da aslında tam değil) pek az iman etmektedir.[18] Bu yüzden:

"Ne kadar az iman ediyorsunuz"[19] diye Allah insanları ikaz etmektedir.

"İman edip te salih amel işleyenler hariç..."  "Bunlar ise ne kadar azdır" demiştir.[20]

"(Bu gün de) sizden önceki dönemlerde de, yeryüzünde fesat çıkarmak isteyenlere mani olacak gayret sahipleri bulunmalı değil miydi ? Fakat onlar arasında kendilerine necat ve fazilet verdiğimiz çok az kimse (böyle hareket etmekte ve Allah için din gayreti göstermektedir.)"[21]

"Kendilerine cihat emredilince pek azı hariç (müslümanların ) çoğu yan çizmektedir."[22]

"Cihada katılanların ise pek azı söz dinlemekte ve itaat etmektedir"[23]

"(Dava adamı ve İslam kahramanı geçinenlerin) pek azı cihat zahmetine (ve teşkilat disiplinine) gelir. Onların da pek azı (fiili çalışmaya) ve çarpışmaya girmektedir."[24] Bu yüzden:

"(Her asırda gerçekten inanan ve inancını savunanlar) pek az bir  topluluk halindedir. "

"(Yahudi ve Hıristiyanlarda olduğu gibi her asırda maalesef insanların çoğu kitaplarının hükümlerinin önemli kısmını unutup terk etmektedir. Ve pek azı hariç daima hainlik göstermektedir.[25]

"Münafık yapılı insanlar, Allah'ı pek az hatırlayıp zikretmektedir."[26] İnsanların çok azı devamlı Allah'ı hatırlayarak, Onun emrine ve rızasına uyarak hayatını sürdürmektedir.

"Pek az insan öğüt dinlemekte ve çok az insan istikamet üzere hareket etmektedir."[27]

"Şeytana aldanmayan ve ona bağlanmayan pek az insan görülmektedir."[28]

"İnsanlar (ibret ve hikmetle) pek az düşünmektedir."[29]

"Allah'ın kullarından pek azı şükretmektedir."[30]

"Bilakis onlar pek akılsız ve anlayışsız kimselerdir."[31]

"Ve özellikle cennete gireceklerin çoğu önceki ümmetlerden, pek azı ise ahir (zamana yetişenler) dendir."[32]

ÖYLE İSE;

Madem ki "insanların çoğu cahildir. (Allah'tan ve Kur'andan gafildir.)"[33]

Ve madem ki "onların çoğunluğuna uyulacak olursa, insanı Allah yolundan sapıtıp dalalete sürüklemektedir. Zira çoğunluk sadece zannına tabi olmakta ve yalan söylemektedir.[34] Bu nedenle kurtuluş, kalabalığın peşinde değil, Kur'anın izindedir.

O halde hem dünya genelinde, hem de İslam aleminde ve hatta teşkilat içerisinde haksız ve hayırsız kalabalıkların ve çoğunluk sayılanların değil, "Pek az"da bulunsa sağlam ve sadık olanların yanında yer almak, imanın ve insanlığın gereğidir. Ama bunu başarmak çok özel bir nasip işidir.

Ve eninde sonunda mutlaka bu "azın azı kimseler, kalabalık topluluklara üstün gelecektir."[35]

Yer yüzünde sayı ve silah yönünden az görünen sadık Müslümanlar, küfür ve zulüm saltanatını devirecek siyonizmi yeryüzünden sileceklerdir.

Müslümanlar içerisinde ise, çok az görünen şuurlu ve onurlu mücahitler, kutlu bir devrim ve değişim sonucu devlet ve hükümeti adalet ve hakkaniyetle yöneteceklerdir.

Bu teşkilat ve cemaat bünyesine de azın azı bilinen ve uzun zaman horlanan ve ezilen bir avuç kahraman, davanın çilesini çekecek ve zorluğunu yüklenecektir. Ama bu gerçeğe iman eden ve akıl erdiren yine de pek az insan görülecektir.

Evet geçmişte de, günümüzde de bunca ayet ve hadisin açık ifade ve işaretiyle anlaşılıyor ve zaten bizzat müşahade  ediliyor ki:

İnkar ve itiraz çok, İslamiyet azdır!..

Anlayış kıtlığı çok, akıl ve feraset azdır!..

Haset ve hıyanet çok, sadakat azdır

Münafıklık ve sahtekarlık çok, samimiyet azdır!..

Yapmacık tavırlar veRiyakarlık çok, ihlaslı ibadet azdır!..

Velhasıl,

Yakılacak kömür çok, takılacak elmas azdır.!..

Paslı demir çok, ama pahalı altın azdır.!..

Görmüyor musunuz,!?

Etiketli, yetkili ve de ganimet ehli, sözde dava adamı (!) çok,

Ama vefakar, cefakar ve fedakar, özde dava dertlisi ve hizmet erbabı azdır.!.

Bakınız, yeryüzünde 6 milyar kadar insan yaşamaktadır.

Bunların sadece bir buçuk milyar kadarı müslümandır.

Düşünün, acaba bunların ne kadarı Kur'an ve sünnet çizgisinde bulunmaktadır?

Bu kadar müslüman içerisinde, İslâm'ın tamamına inanan ve yaşamaya çalışan ve yeni bir Kur'an medeniyeti kurulmasını arzulayan ne kadar şuurlu müslüman vardır?

Ve bunlar arasında hizmet ve sorumluluk duygusuna ve "ihsan" huzuruna sahip bulunan ve davasında daim olan müslüman ne kadardır?

Ve işte görüyorsunuz ki, teslimiyet feraset ve hizmet derecelerine göre hep azlar ve küçük rakamlar karşımıza çıkmaktadır.

Şayet Asr-ı saadete dikkat ve ibretle bakılırsa, bu durum daha iyi anlaşılacaktır. O dönemde, Ortadoğu ve Arabistan yarımadasındaki tahminen 1 milyon insandan, Efendimizin çağrısına uyan ve özellikle Veda Haccı'nda hazır bulunan yaklaşık 100 bin kişidir.

Bunlar arasında, Mekke fethinden önce müslüman olanlar ancak 10 bindir.

Bu  on bin sahabinin içinde sadece bin kadarı Ensar bilinir.

Muhacir ise, "yüz"den fazla değildir.

Aşere-i  Mübeşşere, 10 büyük şahsiyettir.

Hulafi Raşidin ise sadece 4 tanedir.

Efendimize ilk tabi olan da, O'na sonuna kadar sahip çıkan da, İslâmı en iyi anlayan da... Cemaatin birliğini, devletin dirliğini sağlayan da, hep bu şanslı ve şerefli "az" lar olduğu bir gerçektir.

Ve bu gerçeklerin ışığında asrın sahibinin, "Biz, yüzde onun yüzde onuyuz!.." sözleri daha bir önem ve anlam arz etmektedir. Yani %1, kutlu, mutlu ve umutlu bir neticedir.!

"Mevlam bizi kat "az" lara

Selam olsun sadıklara!



[1] Maide: 49

[2] Maide: 62-63

[3] Maide: 68

[4] Maide: 66

[5] En'am: 119

[6] Araf: 187

[7] Tevbe: 34

[8] Fussilet: 22

[9] Maide: 103

[10] Araf: 102

[11] Yunus: 92

[12] Yusuf: 32

[13] İsra: 89

[14] Şuara: 223

[15] Hadid: 16

[16] Hadid: 26

[17] Hud: 40

[18] Bakara: 88

[19] Hakka: 21

[20] Sad: 24

[21] Hud: 116

[22] Bakara: 246

[23] Bakara: 249

[24] Ahzab: 18-20

[25] Maide: 13

[26] Nisa: 142

[27] Araf: 3

[28] İsra: 62

[29] Neml: 62

[30] Sebe: 13

[31] Fetih: 15

[32] Vakıa: 13-15

[33] En'am: 11

[34] En'am: 116

[35] Bakara: 249

Abdullah AKGÜL -

Karşılaştırmalı İslam ve Batı Hukuku araştırmacısı.

El-Ezher Üniversitesi Usuliddin Fakültesi Mezunu.

Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Mezunu

Devami
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

YAHUDİ GÖZÜYLE VE SÖZÜYLE; ERBAKAN
Elazığlı bir dostumuzun eline geçen ve zahmet edip gönderilen KALEM...
Devami
AKPA-PA’cıların ve HASPA’cıların Bir Türlü Kavrayamadığı:EYÜP SULTAN VE ERBAKAN
Gazetecilerle özel sohbet sırasında, açık kalan mikrofonlara yansıyan HASPA (Halkın...
Devami
FETİH SURESİNİN HİKMET VE İŞARETLERİ
Fetih suresi Hicretin 6. Yılında müşriklerle yapılan meşhur Hudeybiye Barışı...
Devami
BOP: ABD'NİN KEHANETİ, AKP'NİN İHANETİ!
  Amerika, İslam coğrafyasının haritasını değiştirip, yeniden çiziyor: Şimdi, bu...
Devami
MEDENİYETLERİN MANEVİ MİMARI PEYGAMBERLERDİR
  Mutlak hakikat ve hikmetin kaynağı, ilahi vahiydir. Hürriyet, hakkaniyet...
Devami
“Adil Düzen” Tenkitçisi İlahiyat Prof.larının “YAKLAŞIM” KUSURLARI VE “YORUM” KISIRLIKLARI
Prof. Sabahattin Zaim, Prof. Hayrettin Karaman, Prof. Abdulaziz Bayındır, Prof....
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4829

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR