Get Adobe Flash player
Reklam

SELİMİYE SATILIYOR MU?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfMükemmel 

 

Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda oturan Hilmi Bey; 3 Ekim'de başlatılan mütareke süreci ile ilgili sorulara "asker olarak muhatab olmak istemediğinin" altını çiziyor.

Biz bunu; AKP'nin derin raflarında durduğunu bildiğimiz, AB ile mütareke süreci çerçevesinde; Hilmi Özkök'ü Savunma Bakanı yapıp, TSK'yı onun bakanlığı sırasında Milli Savunma Bakanlığına bağlama projesine ince bir destek olarak okuduk. Neticede Hilmi Bey; sanki AB sürecine "asker" olarak değil, "sivil" olarak muhatab olmak istediğini ima ediyor.

 

Kıbrıs'tan, Adalara; Güneydoğu'dan, Dicle-Fırat'a kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği ve bekaasını çürütmeyi hedefleyen AB projesini: "Atatürk'ün vizyonunun bir AŞAMASI" olarak lanse etmeye çalışan ve bunu yaparken üzerinde Atatürk'ün üniformasını taşıyan bir şahsın; AB sürecine artık asker olarak müdahil olmakta zorlandığı anlaşılıyor. Ayrıca kendisi; o "demokrat" ve "entellektüel" duruşu ile; TSK'yı teskin edecek kadar "asker"; AB'yi teskin edecek kadar da "sivil" bir portre sunuyor.

TSK'yı Milli Savunma Bakanlığı'na bağlayarak; Türkiye'de her sektörel kurum küresel güçler adına özerkleştirilirken; TSK gibi en köklü özerk kurumu yine küresel güçler adına siyasallaştırma hedefini gerçekleştirmek isteyenler; bu portrenin kıymetini; Tayyip Bey'in de, AB'nin de bileceğine eminiz. O yüzden kendisinin bu sözlerini; ender doğru tespitlerinden biri olarak kayda geçiyoruz.

Tam yeri gelmişken Hilmi Bey'e asker olarak muhatap olması gereken bir soru sorucağız... Ama önce sizinle ufak bir hikayeyi paylaşmak istiyoruz:

.....................

100. Yıla Bayrak Çekiyoruz projesini Genelkurmay Başkanlığı'ndaki ilgili birimlere sunduğumda 2004'ün Eylül ayıydı. 2004'ün başlarında geliştirip, taslak çizimlerine kadar hazırladığımız bu projenin amacı; İstanbul'un Bir Türk Şehri olduğunu herkesin gözüne ve gönlüne kazıyacak bir anıt projeyi İstanbul'un siluetine dahil etmekti. Proje; içinde çeşitli katların bulunduğu ve çevresi kamusal alan olarak organize edilerek, toplumun hizmetine sunulacak; Eyfel kulesi benzeri, 100 metrelik dev bir anıt bayrak kulesini İstanbul'un siluetine kazandırmayı hedefliyordu.

Genelkurmay'daki söz konusu projeyi sunduğumuz birim bu projeyi çok beğendi ve "üst katlara" arz edileceği söylendi. Hatta bu projeyi sunduğumuz Paşa; "Behiç'cim bu projenin sahibi olarak hakkının yenmesini de istemem" gibi cümle sarfedince, "Paşam; bizim hakkımızın yenmesi sorun değil. Hakkımız yensin; yeter ki bu proje devreye sokulsun ve İstanbul'u hedefleyenlere net bir mesaj gönderilsin" cevabını da verip, izin isteyip ayrıldık. Tabi projeyi sunmamızın hemen ertesinde proje üst katlara ulaştı ama ondan sonra takdimi yaptığımız Paşa'ya bir daha ulaşamadık. Hakkımızın yenmeyeceğini bize garanti eden Paşa'mız; üst katlara sunmasının ertesinde bizim telefonlara çıkmaz oldu. (Bu arada kendisinin aile dostumuz olmasını ufak bir ayrıntı olarak not edeyim sevgili okur da, işin vehametini siz anlayın)

Bu projeyi sunmamızın üzerinden bir ay geçmedi ki; Milliyet'te, Kadir Topbaş'ın İstanbul'a 110 metrelik semazen heykeli dikme projesinin olduğu ana sayfadan duyuruldu. Bunu da bir ay sonra; Kadıköy'e dev Fatih Sultan Mehmet heykeli projesi izledi. Anlaşılan birileri Genelkurmay'a sunulan bu projeden haberdar olup; 100 Metrelik Türk Bayrağı projesinin karşısına, 110 Metrelik Semazen Heykeli projesini koymuşlardı. Halbuki Kadir Topbaş'ın aslında önceden böyle bir projesi olmadığını da hatırlatalım...

Ayrıca; Yaptığımız görüşmelerde; bayrağın dikileceği alan olarak Haydarpaşa'nın yanısıra alan olarak; Patrikhane'nin karşısındaki Sütlüce ve ABD Başkonsolosluğu'nun karşısındaki sahilin kullanılabileceğinin altını çizmemizin; bu karşı hamlede bir etkisi var mıydı, acaba?

   Sonuçta;  Bu proje ile Genelkurmay bünyesinden bir sonuç çıkmayacağını anlayınca; kapıdan kovulup bacadan girme misali, (Aslında bu lafın gelişi. Neticede TSK bu Millet'in kurumudur, ne kapıdan kovabilirler, ne de bacadan girmemize gerek kalır. ) aldık elimize çizimlerimizi ve projelerimizi, 1. Ordu'nun kapısını çaldık. Sağolsun bizi tanıyanlar orada da bizi huzurlarına kabul ettiler ve yine bir "üst kata" sunulma sözü aldık. Neticede bu sefer "üst katta" Hurşit Tolon Paşa'mızın olması içimizi biraz daha rahatlatsa da, bir sonuç alamayacağımızı bile bile bu girişimleri tekrarladık...

Ve bütün bu girişimler sonrasında bir baktık; Haydarpaşa'ya, bir bayrak direği dikilmiş ve bayrağımız herkesin görebileceği bir şekilde dalgalanıyor.  Tabi sözkonusu bir kaç metrelik bayrak direğinin; taban genişliği 760 metrekare olacak, içinde gözlem ve faaliyet katları bulunan ve çevre düzenlemeleri ile birlikte bir Milli Park'a dönüşecek; 100 metre boyundaki anıt bayrak kulesi projesi ile pek bir alakası olmasa da, çorbada ufak bir tuzumuz olduğu hissine kapılarak sevindik. Şimdi her tekne ile geçişimde, Haydarpaşa'daki o bayrağı başka bir gözle izliyorum.

Bu hikayeyi paylaşma gereğime gelince...

...............................

Konu;

Hilmi Bey'e soracağımız ve asker olarak muhatab alması gereken soru ile bağlantılı. Haydarpaşa ve burada konuşlu 1. Ordu'nun karargahı Selimiye kışlası;  bir kışlanın ötesinde, tarihi bir semboldür. Önüne dikilen Türk Bayrağı sadece İstanbul adına değil, bu kışla adına da çok büyük anlamlar içermektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin geçenlerde yayınladığı bülteninin kapağında Napolyon'un aşağıdaki sözüne yer verilmişti : "Dünya tek devlet olsaydı, İstanbul Başkenti olurdu"  Bu sözü bütün anlamları ile şiar edinmiş Tayyip Erdoğan ve ekibinin; sanki babasının malıymış gibi, İstanbul'un Galata kıyısını siyonist, Haydarpaşa kıyısını ise Arap görünümlü AngloSakson sermayeye pazarlama niyetini her geçen gün daha net bir şekilde gözlemleniyor.

İstanbul'daki metro altyapısı için sağlanan kredilerin; Rotschild ailesinin Avusturya'daki bir bankası üzerinden aktarılıyor olması gibi detaylarda bu tabloyu pekiştiriyor.

   Fakat benim için en anlamlı göstergelerden bir tanesini; müstakbel genelkurmay başkanlarımızdan İlker Bey'in, ilk ziyaretlerinden birini İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a yapması oluşturuyor.

   Allah mubabbetlerini eksik etmesin.

Fakat İlker Bey İstanbul'da göreve başladı başlayalı, Tayyip Bey'in yakın çevresindeki kişilerin ağzından şu cümle daha sık duyuluyor: "Haydarpaşa'ya gökdelenleri dikiyoruz, Selimiye'yi de otel yapacağız" Haydarpaşa Port projesinin en önemli ayaklarından birinin; Selimiye'nin boşaltılarak, beş yıldızlı bir otel yapılması olduğunu artık sağır sultan bile duymuş bulunuyor.

   Kimse Genelkurmay'ın böyle bir isteğe EVET demesine ihtimal vermek istemiyor!

   Irak'tan çekilen, hatta kaçırılan.

Türkiye'nin Kıbrıs'tan çekilmesinin önünü açan Annan Planı oylanırken gıkını çıkarmayan;

ve en son olarak da,

"Büyük Ermenistan" hayali için büyük bir değer ifade eden "Ani Harabelerini"; "burayı görmek isteyen 6 milyon Ermeni var, gelip bize para kazandıracaklar" tezine prim verip "askeri bölge" olmaktan çıkarıp, AKP'yi kırmayan Genelkurmay kadrolarının;

   böyle bir şeye EVET diyeceğine şahsen ben de ihtimal vermiyorum.

   Haklarını yemeyelim; bugüne kadar hiç bir şeye "EVET" demediler.

   Onlar susmayı ve "HAYIR" dememeyi bir sanat haline getirdiler.

   Bu yüzden; "küresel oyunun en değerli sessizliği ödülünü" yakında Hilmi Bey'e vereceklerini umuyorum!.

Abdullah Gül'ün Türkiye'nin artık daha öngörülebilir olması ile övündüğü günlerde; "Dubai sermayesi" olarak lanse edilen, halbuki arkasında bir başka küresel çapanoğlu bulunan sermayenin Haydarpaşa'ya sulanması karşısında; Hilmi Bey'in bu çok değerli suskunluğunun sürüp sürmeyeceği Türk Milleti'ni yakından ilgilendiriyor.

   "Turizm Geliri" gelecek diye Ani Harabelerini askeri bölge olmaktan çıkaran Genelkurmay Kadrolarının; bu sefer de; "ülkeye o kadar yabancı sermaye geliyor, bunları ürkütmemek lazım" tezinden ürküp, Selimiye'yi otele çevirme projesine EVET demesi, Mustafa Kemal'in de; Türk Bayrağı'nın da İstanbul siluetinden sökülmesi anlamını taşıyor.!

   Bu konu ile ilgili söylentiler artık Üsküdar meydanındaki minibüsçülerin ağzına bile pelesenk olmuş durumdadır. Ve bu noktada Genelkurmay'ın bu söylentilere kesin ve net bir şekilde cevap vermesi zamanı gelmiştir, hatta geçiyor...

   Şimdi soruyoruz:

   Selimiye'yi otel yapma projesi; AKP tarafından şu veya bu seviyede, gündeme taşındı mı?

   Bu proje, şu veya bu seviyede, incelemeye alındı mı?

   Tayyip Erdoğan'a; bu proje ile ilgili bir söz verildi ve bir mutabakat sağlandı mı?

   Kadir Topbaş ile 1. Ordu Komutanı İlker Bey arasında, bu konu ile ilgili bir görüşme yapıldı mı?

   Küresel baronlar, Topkapı manzaralı fuhuş yapabilsinler diye Selimiye'yi otele çevirmek, bu ülkeyi Diyarbakır'ından İstanbul'una ona buna pazarlamayı huy edinmiş; en ufak bir vicdani rahatsızlık duymadan, "biz satıcıyız" diyebilen SİVİL kadrolar açısından bizi şaşırtmaz.

   Ama, biz; ESAS; sizlerin bu projeye "EVET" demesine çok şaşırırız.

   Bugüne kadar; Türkiye'nin Avrupa'ya vilayet yapılması, AB; Kıbrıs'ı AB toprağı yapacak Annan Planı; Irak'ın kuzeyinin Kürdistanlaştırılması; Güneydoğu'nun federalleştirilmesi; Limanlarımızın emperyalizmin depolarına dönüştürülmesi; Deniz Kuvvetleri'nin Kasımpaşa'dan çıkarılarak, Galataport üzerinden çevrilecek binbir dolaba stratejik derinlik sağlanması;  ve bunun gibi onlarca proje karşısında ki  o müthiş suskunluğunuzun;

   Erdoğan ve ekibinin milyonlarca "EVET"'inden daha değerli olduğunu gördüğümüz halde,

   Biz yine de AKP kadrolarını üzmemek için Selimiye Oteli projesine EVET demenize çok şaşırırız!...

   Bu MİLLET'e bir HAYIR borcunuz var.

   Irak'ta kullanmadınız...

   İskenderun'da kullanmadınız...

   Kıbrıs'ta kullanmadınız...

   Güneydoğu'da kullanmadınız...

   Sabiha Gökçen'de kullanmadınız...

   ABD Büyükelçisi, askerinizin başına çuval geçirdiğinin ertesi günü size "nezaket" ziyaretinde bulundu...

   ORADA BİLE KULLANMADINIZ!..

   Size bir ASKER olarak muhatab almanız gereken bir soru soruyoruz.

   ve siz de TÜRK MİLLETİ'ne bir ASKER OLARAK AÇIKLAMA YAPARAK AŞAĞIDAKİ ŞU SORUYA

   "HAYIR" diye cevap veriniz ki,

   biz utanalım...

   size güvenenlerin ise yüzü gülsün.

   O KRİTİK SORU ŞUDUR:

   PAŞAM;

   AKP Hükümeti'nin Haydarpaşa Projesi ile birlikte, Selimiye'yi de boşaltıp, otel yapma projesi olduğu yolunda söylentiler ayyuka çıkmıştır.

   Böyle bir proje önünüze koyulursa, bu projeye cevabınız ne olacaktır?

   Elimizdeki bilgiler; bu projenin esasen şu anda 1. Ordu Komutanlığı yapmakta olan İlker Bey'in zamanında gündeme getirileceği yolundadır.

   Tayyip Bey'in çevre ekibi, İlker Bey ile 1. Ordu Komutanlığı sırasında kazanılan zeminin, proje gündeme geldiğinde çok işe yarayacağını ortalıkta anlatıp durmaktadır.

   Dolayısı ile bu soruya ASKER olarak muhatab olması gereken sadece Hilmi Bey değil.

   Fakat Hilmi Bey'in TSK adına vereceği cevap, herkesi bağlayacaktır ve tarihe not düşülecektir.

   .......

   ASKER; herşeye rağmen, "HAYIR" diyebildiği için ASKER'dir

   Herşeye "EVET" demek, AB ile güya müzakere yapacak olan SİVİLLERE daha çok yakışır.

   Hilmi Bey'in de kendi ifade ettiği gibi;      artık sorulara ASKER olarak muhatab olmak istememesi çok doğru ve yerinde bir karardır...

   Eminiz ki; SİVİLLİK ona daha çok yakışacaktır.

   Üzülmesin.

   Tayyip Bey; onun SİVİL'de de kıymetini bilir.

   İnsan "Hoca"'sını üzer mi hiç?[1]

           



[1] Behiç Gürcihan, 25 EKİM 2005, İletişim Raporu


Bu yazarin diger makaleleri

BAŞYAZARIMIZ AHMET AKGÜL'ÜN BERLİN KONUŞMASI:
  Bir Ayette: "Kim tağut'u red ve inkar edip Allah'a...
Devami
YENİ PAPA SEÇİMİ
  Konuya başlamadan önce, şu iki hususu özellikle belirtmek ve...
Devami
“ULUSALCILIK” BATILI VE BATIL; “MİLLİCİLİK” YERLİ VE HAYIRLIDIR!
  Dış Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun: “Ulusalcılıkla hesaplaştıklarını” söylemesi, kendi tahribatlarını meşrulaştırmaya...
Devami
İSLAM; EDEBİYAT DEĞİL, İCRAATTIR
  İSLAM; EDEBİYAT DEĞİL, İCRAATTIR Kuru Heves ve Heyecan “Macerası” Değil, Hikmet ve...
Devami
HUZURLU YAŞAM İÇİN
  Derici, sevdiği deriyi döver Hiç, kedi postundan, kemer olur mu? Terbiyesiz deri,...
Devami
YANDAŞLARIN “YENİ TSK” İMASI VE 15 TEMMUZ MUAMMASI
15 Temmuz Hıyanet Darbe girişimi gecesi ve öncesiyle ilgili, hem...
Devami

Makale Okunma Sayısı: 4675

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR