NEZAKET;"EFENDİ'lik ve MEDENİ'liktir!"
Her insana ve özellikle Müslüman'a yakışan; incelikli, imrenilir, sevilir ve hoş geçinilir biri olmaktır.
Kaba-saba, softa, yobaz ve yontulmamış tipler, ne kendileri mutlu olabilir, ne de başkalarında rahat ve huzur bırakır.
Evet, nezaket; "Hayırlı ve yararlı insan" olmanın ve olgunlaşmanın ilk şartıdır.
Nezaket: Herkese saygılı ve seviyeli yaklaşmak… İtici ve incitici söz ve tavırlardan sakınmak… Çevresini kırıp döken, herkesi üzen ve ürküten değil, yapıcı, yardımcı ve ağırbaşlı davranmak… Alaycılıktan ve küçük düşürücü şakalardan uzak durmak… Özetle; her durumda ve herkese karşı, efendi, edepli ve erdemli bir tutum takınmaktır.
Nezaket;
a-Nezafet:Vücut, elbise, etraf ve eşya temizliği
b-Nezahet: Ahlak temizliği, anlayış ve davranış güzelliği ile daha da olgunlaşır.
Ve hele dava tebliğcileri ve teşkilat eğitimcileri için nezaket, büyük bir önem ve öncelik kazanır.
Ve tabi, nezaket; kibarlık budalalığı ve çıtkırıldım davranışları sanılmamalıdır.
Çünkü , bu tür yapmacık ve gıcık hareketler, sempati yerine antipati toplayacaktır.Halbuki nezaket; içtenlikle güler yüzlü, alçak gönüllü, ama ağır başlı, oturaklı ve ölçülü olmaktır.
Şimdi, nezaketin gerektirdiği başlıca olgun ve uygun davranış biçimlerini ve önemli ahlak prensiplerini sıralayalım:
A-Zarar verme!
Toplumun ve davanın maslahatı ve İslam'ın müsadesi dışında; hiç kimseye ve hiçbir şekilde, zarar verecek ve sıkıntıya düşürecek söz konuşma, gıybetini yapma, yazı yazma, imada bulunma, hile ve haksızlığa kalkışma…
"Ne zarar dokundurmaya ne de (kendisi ve çevresi) zarara uğramaya(izin) yoktur"[1] hadisini unutma…
B-Özel hayatla ve gizli ayıplarla ilgilenme!..
Kendi kusurlarını düzeltmeye ve başkalarının farkına vardığın yanlışlarını, sadece ve ancak onlara söyleyip sakındırarak dizginlemeye çalış!..
"İyi bir Müslüman, kendisini ilgilendirmeyen işleri terk eder"[2] hadisini düstur edin… Gevezelik, münasebetsizlik, laubalilik gibi huylardan vazgeç!
C-Sevindir ve ümitlendir.Üzme ve kışkırtıp germe!..
Çünkü "Kim dünyada bir müminin üzüntüsünü giderirse, Allah ta, ahirette onun bir üzüntüsünü giderecektir"[3]
Havayı gevşeten ol, gerginleştiren olma!
Ç-Asık surat ve kızgın tavır gösterme!
Çünkü sözlerin doğru ve güzel de olsa yüz hatların ve öfkeli tavırların, muhataplarını kıracak ve korkutacaktır.Uzlaştırmaya çalışırken, uzaklaştıracaktır.
D-Yüksek sesle ve sertlikle söyleme!
Hırçın, kızgın bir tavırla ve yüksek bir ses tonuyla yaptığın nasihat ve tebliğat ters tepki yapacaktır.
E-Kesin ve keskin ifadelerle tersleme!
"Seninle bütün alakamı kestim!", "Senden sonsuza dek küstüm!", "Sen asla adam olmazsın!", "Anlaşıldı sen bu işi başaramazsın!", "Arkadaşlığımız buraya kadar, yolumuz ayrıldı!"
gibi sözler, hem dostlukları bozacak hem de insanların kendine özgüvenini yıkacaktır.
F-Mahalli şiveleri ve argo kelimeleri alışkanlık haline getirme!..
Bu senin, basit ve hafif bir kimse olduğun imajını doğuracak, ağırlığın ve saygınlığın yıpranacaktır.
Ve hele, yaş ve makam itibariyle senden büyük insanlarla… Hocaların ve üstatlarınla… Lider ve başkanlarınla;
Sululuk yapmaya, şakalaşmaya, gereksiz lafa karışmaya, ayıp olaylar ve fıkralar anlatmaya kalkışmayınız.Onlar bazen sizinle latife yapsalar bile, şımarıp karşılık vermeyiniz ve ölçüyü kaçırmayınız!
Çünkü haddini aşan, muhatabının sabrını taşıracaktır.
Medeni cesaret güzel ve gereklidir.Ama münasebetsizlik yararsız ve yakışıksızdır.
G-Yanlışları tenkit ve tekdir (uyarı) yapabilmen için, önce doğruları takdir etmen gerektiğini göz ardı etme!
Bir insanın olumlu ve onurlu tarafını tebrik ve takdir ederseniz, onun yanlış ve yararsız tavırlarını tenkit ettiğiniz zaman da size kulak asacak ve haklı bulacaktır.
Ğ-Devamlı güven ver ve gülümse!..
Güler yüz ve tatlı söz, başlı başına bir hayır, huzur ve hizmet aracıdır.
Hatta "Kardeşlerinize gülümsemeniz bir sadakadır"[4]
Unutma:Güler yüz ve tatlı söz, nice kapalı kapıları açan ve kızgın kalpleri ferahlatan sırlı bir anahtardır.Somurtkan yüz ve acı söz ise, şeytanın silahıdır ve ara bozandır.
H-Kendini tanıtmadan söze girme!
Bir toplantıda veya telefonda, kısa ve öz olarak kendini tanıtmadan ve muhatapların kimliğini ve ne istediğini anlamadan konuşmak, hem israftır, hem de tamiri zor tahribatlara yol açacaktır.
I-İlgi ve iltifatı esirgeme!..
"Sizi takdir ediyorum", "Şu tavrınızı çok beğeniyorum", "Sizinle gurur duyuyorum", "Böyle bir dostluğumuz olduğu için kendimi şanslı sayıyorum", "Şu ahlakınıza imreniyorum" gibi iltifatlar insanları hem onurlandıracak, hem umutlandıracak, hem de hayırlı hizmetlere bir nevi teşvik olacaktır.
İ-Rica et, emir verme!..
Senden küçüklere ve statüsü düşüklere bile "Bizahmet bakarmısınız!" "Lütfen şöyle yaparmısınız!" gibi yaklaşımlardan insanlar hoşlanmakta, gururları okşanmakta ve daha bir istekle çalışmaktadır.
J-Kelimelerin sivri ve sinirli olanını değil, yuvarlak ve yumuşak olanını seç!
Bir meramınızı anlatmak ve bir hatayı hatırlatmak için aynı anlama gelen bir çok kelime ve cümle bulunmaktadır.Bunların bir kısmı "dişi" bir kısmı "erkek"tir.Bazısı "sivri" bazısı "sevimli"dir.
"Sen çok pis ve kirli birisin" yerine "Temizliğine daha çok dikkat etmelisin"
"Hep boş konuşuyor, kafamızı şişiriyorsun" yerine "Hazırlıklı ve kısa konuşsan daha iyi anlatıyorsun"
"Sen de, hiç Allah korkusu ve vicdan duygusu yok mu?" yerine "Bu davranışın suçu ve sorumluluğu çok büyüktür"
"Sen adam olmazsın, hiçbir işe yaramazsın" yerine "Daha çok çalışmalı, hayırlı ve başarılı gayretlerini artırmalısın.." gibi sözler daha yapıcı ve yararlıdır. "Allah belanı versin!" yerine "Allah ıslah eylesin" diye dua yapmalıdır.
K-En küçük iyilik ve ikrama bile teşekkür et!
Teşekkürsüzlük, nankörlük sayılır.Teşekkür, hizmet heyecanını artırır.Bir bardak su getirene, otobüste yer verene, seni öne geçirene, resmi dairede işini görene teşekkür et.
L-Saçma da bulsan, dinle;
İnsanların sözünü kesmek ve susturmak, lafını ağzına tıkamak, meramını anlatmasına fırsat tanımamak, hem zulümdür hem de nezakete aykırıdır… Dinlememek anlamamaktır.Anlamamak, yanlış tanımaktır… Yanlış tanımak ise; zararlı tedavi uygulamaktır.
M- "Biz" de, "Ben" deme!..
"Ben" kelimesini kullanma! Bencillik yapma, bilgiçlik taslama! "Ben" kaçırıcı, "Biz" kapsayıcı ve kucaklayıcıdır.
"Ben" demek, böbürlenmek, kibirlenmek alametidir.
"Biz" ise tevazu, terbiye ve bölüşmek işaretidir.
N-İyimser ol, kötü görme!..
İnsanların saldırgan ve hakarete varan söz ve davranışlarını hemen üzerine alma… Şüpheli tavırlarını kötüye değil, iyiye yor.Yanlış anlamalar ve yönlendirmeler sonucu böyle davrandıklarını düşün.Alttan al ve metin ol.Kendine güvenen ve olgun davranan haklı ve karlı çıkacaktır.Meleklerin insanoğlunun yaratılmasıyla ilgili "orada fesat çıkaracak ve kan akıtacak kimse mi yaratacaksın?"[5] şeklindeki kötümser yaklaşımları Allah tarafından kınanmıştır.
O-Küçümseme, önemse!
Hiç kimseyi ve hiçbir şekilde hor görme, küçük düşürme!..Bu onların düşmanlığını ve intikam hırsını kamçılar… Senin de nefsini ve şeytanını azgınlaştırır.
Çocuklarına, yakınlarına ve muhataplarına "önemli, gerekli ve değerli" olduklarını ve sevilip sayıldıklarını hissettir. Çünkü başkalarına değer verdiğin kadar şeref bulacak ve güven kazanacaksın.
Ö-İlgi ve iletişimi seyrekleştirebilirsin…Ama ümit ve alakayı kökten kesme!..
Çünkü dışladıkların potansiyel düşmanların olacaktır.İnsanların her birinin farklı kabiliyet ve marifetleri vardır.Onlardan alakayı kesmek, bu kabiliyetlerini katletmek anlamındadır.
"İnsanlar (tabiatları itibarıyla) madenler gibidir.Cahiliye döneminde iyi (ve yararlı) olanlar, İslam'a dönünce de yararlı olacaktır.Yeter ki gerçeği anlasın ve farkına varsınlar"[6] hadisini unutmamalıdır.
P-Yerilmekten ve eleştirilmekten çekinme!..
Bazı hataların veya yanlış anlaşılmaların hatırlatılınca, hemen kızıp köpürme… Tenkitten hoşlanmayan tekamüle ulaşamaz…
Hem bazı yanlışlarını, hem de insanların sana bakış açılarını öğrenmen ve düzeltmen için; eleştiriye açık ol.. Tenkit edenlere teşekkür et ve hoş gör!..
R-Araç kurumları kutsallaştırma,
Amaç kavramları sahiplen!
"meslek, meşrep, parti, dernek" gibi hizmet kurumlarını haddinden fazla yüceltmek, araçları amaç haline getirmek ve insanları bu kategoride değerlendirmek yanlıştır ve dağıtıcıdır.
Ortak ve mutlak değerler etrafında buluşmaya çalışmalıdır.
"Sizin, Allah'tan başka ibadet (ve hizmet) ettikleriniz, birtakım (kendi taktığınız) isimlerden, (amblem ve alametlerden) ibaret şeylerdir ki, onları siz ve atalarınız uydurmuştur"[7] ayetinin ikazına kulak asmalıdır.
S-Hizmet ve hürmet bekleme!..
Bunlar insanlardan beklenmez… Onlar seni hürmet ve muhabbete layık görürse, kendiliğinden yapar..
Sen herkese ve kendi derecesinde hürmet ve hizmet et ki, kıymet ve faziletin artsın! İnsanların önünden kalkmak, yer açmak, öne almak ve öncelik tanımak bir saygıdır.
"Bir kavmin Efendisi, onlara hizmet edendir"[8] hadisi, hizmet edenin hürmet göreceğini ve liderliğe yükseltileceğini anlatmaktadır.
Ş-"Her madenden kolye, her ademden şövalye" olur zannetme!
"İnsanlar (yük ve yarış) develeri misalidir..Yüz tane içinde (uzun mesafeye dayanacak ve hedefe kadar yükünü taşıyacak) belki bir tane bile bulamayabilirsin"[9]
Herkesi kendi ayarında ve diyarında idare et… Örnek ve yüksek kabiliyetler çok azdır…
Emek ve önem verdiklerinin bir çoğu cılk ve cıvık çıkarsa hayıflanma!.. Çamurdan çekiç, hamurdan kılıç yapılmaz.. Ama yine de atılmaz. Çünkü bunların da çok işe yarayacağı yerler vardır!..
T-Son sözünü, söz başında sarf etme!
Bu, Minareyi tepesinden yapmaya kalkışmak gibi bir yaklaşımdır.
Özellikle uyarı yaparken, gerekenleri açıklayıp anlatmadan, karanlık ve kapalı noktaları aydınlatmadan ve muhatapların ayarını ve amacını ortaya çıkarmadan, en son söylememiz gereken sert ve net ifadeleri, en başta kullanmak, diyalog ve dayanışma kapılarını kapatmaktır.
U-Dürüst davran.. Samimi ol.. Rol kesme!..
Mevlana'nın dediği gibi, hem olduğun gibi görün, hem göründüğün gibi ol.. Riyakarlık ve yapmacık maskeni çıkar.Dürüstlük sana ağırlık, samimiyet ise saygınlık kazandırır.
Ü-İncitici genellemeler dile getirme:
"Karadenizliler şöyledir", "Kürtler böyledir", "Filan partililerin hepsi şu şekildedir", "Şu meslek sahipleri bu biçimdedir" gibi insanların üstüne alınacağı ve darılacağı genellemeleri bırak!
V-Sakın, selamsız geçme!..
Selam; sevgi ve barış parolasıdır..Selam; iyi niyet ve samimiyet pusulasıdır. Selam, kin ve intikam gibi kalbi hastalıkların pansumanıdır.. Selam; saadet ve selametin pahasıdır!
Selamsızlık ise, gönülleri karartır, ruhları paslandırır.Ve özellikle görmemezlikten gelmek; onu yok saymaktır.Ve sevmediğini, istemediğini ortaya koymaktır.Yani dargınlığa davetiye çıkarmak ve düşmanlığı satın almaktır.Çünkü hoşlanmadığını ve varlığına katlanmadığını açığa vurduğun bir insan, her halde sana dost kalmayacaktır.
Y-Nefret ettirme, iğrendirme!
İnsanlar içinde ve ölçüsüz bir biçimde, "esnemek, tükürmek, sümkürmek, diş temizlemek, tırnak kesmek, kötü kokulu ve mide bulandırıcı şeyler yemek içmek, burun karıştırmak, ayakları uzatmak" gibi davranışlarda elbette nezakete aykırıdır.
Z-Kendini satmaya ve üstünlük taslamaya yeltenme!
Marifet ve faziletlerini göstermek… Övünmek ve böbürlenmek… Gururlu ve kuruntulu tavırlar sergilemek; kabalık, hamlık ve hazımsızlıktır.
Kendi kerametini anlatmak değil, kerem ve erdemini ortaya koymak lazımdır.
Çünkü pekmezin kaliteli olursa, sineğin ta Bağdat'tan gelip bulaşacaktır.Ama ne kadar reklam etsen de, hoşaf suyunu pekmez diye satacağın ahmak zor bulunacaktır.
[1] Sünen-i İbn-i Mace
[2] Tirmizi
[3] Sahih-i Müslim
[4] Sünen-i Tirmizi
[5] Bakara:30
[6] Müslim-Buhari
[7] Yusuf:40
[8] Sünen-i Deylemi
[9] Buhari ve Müslim

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Allah bela yazmaz; kul azmadıkça... Biliyoruz ki Allah dilediğine hidayet verir. Rabbimizin hidayet vermeyi dilemesi…
Yeryüzündeki üç asırlık küresel sistem, Türkiyedeki siyasal uzantıları olan klikler de dahil olmak üzere, bütün…
Tecelli nur akışının mükemmel yorumu… Allah razı olsun. Aklınıza, kalbinize, aşkınıza, muhabbetinize bereket…
TIKANMIŞ VE ÇÜRÜMÜŞ BUGÜN Kİ SİSTEME KARŞIN, ERBAKAN HOCAMIZIN FİKRİ DÜŞÜNCELERİNİ SÖZDE DEĞİL, ÖZDE YAPACAK…
MİLLİ GÖRÜŞ HAİNLERİ!.. Davaya hıyanet, eden kişiye Parti teslim eden, hainden ehven!.. Milli Görüş evren,…
Şehitler ölmezse peygamberlerden sonra zikredilen Sadıklar da ölmez inşallah. Özetle Mümin’e ölüm yoktur. Sadakat ehli…
Bireysel olarak zayıf yönlerimizi bilip güçlendirmek ve Genel olarakta zincirdeki zayıf halkaları Sağlam kılacak şekilde…
Makaleyi okuyunca; mevcut partilerin amaç ve gayeleri Genel başkanlarının hangi odaklar ile iletişim halinde olup…
İMAN - REHBER - BİAT - CİHAD - GAYRET - HİMMET - RIZA - RIDVAN…
Aziz Erbakan Hocamız "Akıl işin sonunu düşünmek" derdi. İşte şiir bu sözün tam bir tefsiri…