YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69cdf13e118c6
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 1 6
Bugün : 9623
Dün : 56643
Bu ay : 66266
Geçen ay : 1803365
Toplam : 52211324
IP'niz : 216.73.216.113

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Hem Erbakan Hocamız'a taziye vermek, hem de Hatice Nermin Erbakan Annemizin hatim duasına iştirak etmek üzere Kadir gecesi Balgat camiine gidilmişti…

Cami çıkışında bazı gençler, samimi his ve heyecanlarının etkisiyle "Mücahit Erbakan!."  sloganıyla Hocamızı uğurlamak istemişti…

Camiden çıkan ve iyice dolduğu ve kışkırtıldığı anlaşılan iri kıyım birisi: "Susun, kesin… Bu mübarek gecenin havasını değiştirmeyin!.." Diyerek hışımla gençlerin üzerine yönelmişti… Ve tabi gençler de hak ettiği cevabı vermişti…

 

Daha sonra öğrendiğimize göre: Lütfi Doğan'ın şoförü olduğu söylenen bu kişi, ağza alınmaz ve kâğıda yazılmaz küfürler ve tehditler savurmaya başlamış…

Yani, "Mübarek Kadir gecesi, "Mücahit Erbakan" diye bağırmak günah, ama bu sadık ve samimi insanlara, kadir gecesinde küfürler yağdırmak mübahmış!..

Böylece bunların nasıl bir terbiye aldığı ve nasıl tersinden aşılandığı da ortaya çıkmıştı…

Cami Erbakan'ındı…

Balgat'taki Hamidiye Mabedinin tamamını, minaresinden mefruşatına kadar hepsini Hoca kendi parasıyla yaptırmıştı…

Cemaat Erbakan'ındı.

Camide bulunanların büyük çoğunluğu Erbakan Hoca'yı görmek hatırına, hem de çok uzak diyarlardan gelip katılmışlardı.

Hatice Nermin Hanımın ruhuna hatim okumak üzere toplanılmıştı…

Ama bu caminin avlusunda "Mücahit Erbakan!" diye hocayı uğurlamak yasaktı!…

Bu gençlerin en büyük hatası da "Milli Görüş'ü Mehdiyet hareketi" sanmalarıymış!… Ya Erbakan, zafere ulaşmadan ölseymiş, ne olacakmış!?.

Zaten Hoca da iyice ihtiyarlamış, yani eceline yaklaşmışmış!…

Bu "zavallı zırto"lara, Mü'min suresinin 28. ayeti ile cevap verelim:

"Firavunun yakın çevresinden imanını gizlemekte olan mü'min bir kişi dedi ki: siz, Rabbim Allah'tır diyen bir adamı (Hz. Musa'yı) mı öldürmeyi (planlıyorsunuz?) Oysa O size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor.

(her şeye rağmen) Eğer O (Hz. Musa iddiasında) yalancı ise, bu yalanı (n size bir zararı yok) sadece kendi aleyhinedir. Ama şayet doğru söylüyorsa (ve davasında haklıysa o durumda) vaat ettikleri (perişanlık ve pişmanlıkların) bir kısmı size isabet edecektir."

Hz. Ali Efendimizin:

"Öldükten sonra dirilmek, Cennet veya Cehenneme girmek yoktur. Olmaz şeylere inanıyor ve boşuna emek çekiyorsunuz!" diyen bir müşrike verdiği cevapta oldukça yerindedir.

"Ey kafir, eğer, sizin iddia ettiğiniz gibi ahiret yoksa sizde, bizde toprak olacağız… Üstelik İslam'ın sayesinde kazandığımız huzur, emniyet, dayanışma ve temizlik gibi şeylerle onurlu bir hayat yaşayacağız… Ve bunlardan dolayı hiçbir zarara uğramış sayılmayacağız…

Peki, ya ahiret varsa, ya herkes ettiklerinin karşılığını bulacaksa, o takdirde siz nasıl bir akibete uğrayacaksınız ve buna nasıl dayanacaksınız?!."

Şimdi, Milli Görüş hareketi, Mehdiyet hizmeti değilse; ne dinen, ne vicdanen, ne aklen, ne ahlaken ve ne de hukuken asla bir suç ve sorumluluk getirmeyen bu hüsnü zannımızdan dolayı biz yanılmış olacağız… Hatta bu zannımız sayesinde davamıza daha bir ümitle ve gayretle çalışmış olmanın sevabını ve huzurunu kazanmakla karlı çıkacağız… Yani maddi ve manevi, dünyevi ve uhrevi hiçbir zarara uğramayacağız!..

Peki, ya sizler… Ey Dinimize saldıranlara, davamızı satanlara gösterdiğiniz müsamahayı sadıklardan esirgeyen nasipsizler!.. Ey Milli Görüşe musallat olmuş parazitler… Ya bizim söylediklerimiz doğruysa, o zaman siz hangi yüzle dolaşacaksınız?..

Bu arada:

"Siz çok net, ama sert bir tavır takınıyorsunuz.. Daha ılımlı ve kucaklayıcı olmanızı bekliyoruz" diyen dostlarımıza bir mazeretimizi arz edelim.

Biz bir edebiyat dergisi değiliz…

Biz bir parti bülteni değiliz…

Biz bir felsefe ve ideoloji heveslisi değiliz…

Biz: İnancımız, insanımız ve vatanımız tutuşturulup alevler yükselirken; "Yangın var, uyanın!" diye bağıran kimseleriz. Böylesine feryat eden insanların sesinde nota, sözlerinde kota aranması yersizdir.

 

     SAADET'İN SOLUCANLARI

"Bizim ruhumuz sizinle, iktidarı kutlayacak.."

Diyerek, artık Hocanın, bittiğin ilan ediyor!..

Oysa Erbakan devrimi, Deccalizmi katlayacak

Marazlı hain kasıtlı, çarpıtıp yalan ediyor!..

"Elimizdeki bayrağı, burca dikin.." mesajını

"Biz öldük, başka kapıya, bakıverin" imasını

Verip cesaretlendirir, lider aday maşasını

Bir sümüklü sürüngeni, zehirli yılan ediyor!..

Hak davaya zorla sızmış, Sabataist tiyniyeti

İbni Sebe halt eylemiş, tam münafık zihniyeti

Zikr çeker, gözü yaş döker; riyakârlıktır niyeti

Tamir ediyor görünüp, teşkilat talan ediyor!…

"Solucan gibi davaya, girip şeytanlık yürüttük

Sadıkları saf dışına, itip partiyi çürüttük

Şeriatçı rol oynayıp, gafil toplumu ürküttük"

Havasıyla gururlanıp, aklınca plan ediyor!..

Milli Görüşün güneşi, aydınlatır memleketi

Çünkü oldukça yakındır, Adalet medeniyeti

Gizlemeye çalışıyor, konuşturmaz Mehdiyeti

Bir Yahudi, Bir Ermeni; falan ve filan ediyor!..

Biri Selanik dönmesi, Bir Hekimhan Ermenisi

İç yüzlerin sezdik diye, düşman oldu her ikisi

Görevimiz Hakkı tebliğ, bize vız gelir gerisi

Yirmi yıldır sadıklara, iftira halen ediyor!….

Not: Bu şiirin şifresi 18 Ekim 2005 tarihli Milli Gazetenin 10 sayfasındaki haberde gizlidir!..

5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...