YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
693ff9b630711
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 0 5 8
Bugün : 16409
Dün : 52078
Bu ay : 633778
Geçen ay : 1284993
Toplam : 46322592
IP'niz : 18.97.9.169

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

ERBAKAN’A ÖZLEM

Bazen sohbetini
Bazen hasretini
Ve rüyalardaki rüyetini özlerim!..
Bazen, gönlüme gül diken
Gözlerini…
Bazen, çıbanlarımı deşen
Diken diken sözlerini özlerim…

O, gözaltından
Cilveli bakışını…
Ruhuma, sûrur ve feyiz veren
Bir nur ırmağı gibi
Hayatıma akışını…
Özene bezene çizilen
O gül yüzünün nakışını…
Sevdanla yürek yakışını…
Ve özellikle
Namaz kılışını özlerim!..

“Nihansın1 didede, ey “mest-i naz”ım2
Sensiz cihanda bana can, ne lazım!
Sensin âlemlerde, tek “çare saz”ım3
Bana sensiz cihanda can, ne lazım!”

Hasretle
Ve hararetle beklerken,
Güller arasından çıka gelişini…
O vakarlı yürüyüşünü,
Muhabbetle selam verişini,
Her zaman onurlu
Ve dimdik duruşunu.
Ey güzel huylu,
Huzurlu gülüşünü özlerim!..

Nur cemaline bakınca
Günahlarımı hatırlatıp
Mahcubiyet terleri döktüren
Asaletini özlerim…
Münafık maskelerin gizlediği
Şifreleri çözen,
Ve seneler sonrasını sezen
Ferasetini özlerim…

Fırsatçılara göz yummalarını
Fesatçıların yularlarını uzatmalarını
Ve böylece, kendi ayaklarıyla
Uçuruma yuvarlanmalarını sağlayan sabrını
Ve siyasetini özlerim…
Vefasızlara kök söktüren
Faziletini, Nezaketini özlerim!…

Gönül sana hayran, yoktur misalin
Hasretin cehennem, cennet visalin…
Kurban et kulunu, budur niyazım
Sensiz cihanda bana can, ne lazım!..

Tutmaya kıyamadığım
Öpmeye doyamadığım
İpek gibi ellerini…
Biat etmekle şeref kazandığım
O mübarek ellerini özlerim!..
İbretli misallerini
Kıymetli mesellerini
Ve hikmetli, hakikatli hallerini özlerim…

Tenindeki tecellinin dokusunu
Nur taneleri terinin
Kokusunu özlerim!..
Taklit edilmeyen tarzını
Teskin ve teselli veren tavrını
Ve Şaronlara meydan okuyuşunu özlerim!..

Sen olmazsan sarayımda Sultanım
Sensiz zindan olur, bana vatanım
Sensin beni, bu âlemde tutanım…
Kutlu çağrın, kalp ferahım, Ezanım
Bana sensiz cihanda can, ne lazım!..

Ah sevgili, hep seni…
Sesini, nefesini…
İşveni,4 neşveni,5 her şeyini…
Sohbetini, hasretini, hayalini özlerim!..

Seninle bahardır, kara kışlarım
Cemaline vurgundur bakışlarım…
Esen yeller, Sana taşır avazım
Sensiz cihanda bana can, ne lazım!

  1. Nihan: Gizli, saklı, gizemli.
  2. Mest-i naz: Baygın bakışlı.
  3. Çare saz: Çare bulan, devran bulan.
  4. İşve: Güzellerin, gönül çelen naz ve edası.
  5. Neşve: Sevinç, neşe.
5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

Subscribe
Bildir
13 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Nihansın didede, ey “mest-i naz”ım.
Malıyla canıyla cihad eden bir Müslüman olarak anılmak isterim.”  Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN

Gönül sana hayran, yoktur misalin

Hasretin cehennem, cennet visalin

Kurban et kulunu, budur niyazım…

Sensiz cihanda bana can, ne lazım!..

Örnek ahlakı ve zekasıyla,  “Ne yaptıysam Allah Rızası için yaptım” haykırışlarıyla zihinlerde yankılanır sesi.. Ömrünü davasına adamış örnek  bir şahsiyet, Aziz Erbakan Hocam. Allah c.c ebediyen razı olsun. Gönülleri  hüzünlendiren mısralarla, aynı zamanda  bizlere davamızdaki sadakati aşılayan, coşturan, dosta aşkıyla içimizi ısıtan, tekrar tekrar silkenmemizi sağlayan çok değerli yazarımızın emeğine, yüreğine sağlık. Selam ve dua ile…

Böylesi bir özlem duyan ve özlem duyulan bu KUTLU ÖNCÜNÜN en sadık talebesi ve takipçisi olan MİLLİ ÇÖZÜM ve Muhterem Ahmet Akgül Hocamıza Minnettarız
Bu özlemi duyan, bu özlemle yanıp tutuşan ve bu özlemin gereği olan ERBAKAN PROJELERİNE HAZIRLIKLARINA İNANAN VE HEDEF EDİNEN ANLATAN YAZAN DERT EDİNEN sadece Milli Çözüm ve Hassaten de Muhterem Ahmet AKGÜL Hocamız kalmıştır..!!!

[u][b]ÂL-İ İMRAN SURESİ 110. AYET[/b][/u]
Siz (sadece Müslümanlar için değil, bütün) insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmet oldunuz. (Çünkü siz, ülkenizde ve yeryüzünde) Ma’rufu (Hakkı ve hayrı) emredip yürütecek, münkeri (zulmü ve kötülükleri) nehyedip önleyecek (bir Adil Düzen kurmaya) çalışırsınız. Ve Allah’a (tam) iman edip (bağlanırsınız). Kitap Ehli de (böyle) inanmış olsaydı, elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onların içinden de (bazı) iman edenler vardır, fakat çoğunluğu fıska sapanlardır.

HASRET ŞARKISI
Şol cenneti Ala’ya, girseydi yetim ruhum
Tecelli ikliminde, cemalini arardım!..
Mutluluğum lütfundur, Seninledir huzurum
Rüyalarıma gelsen, nur hayalin sarardım!

Ayrılığın acısı, kollarımı bağladı
Seni özleyen gözler, gizli gizli ağladı
Hasretin harareti, yüreğimi dağladı
Dizlerime uzansan, saçlarını tarardım!

Muhammedi gerçeğin, “Necmüs-sakibi” Sensin
Şeytanın, şer odağın; asıl rakibi Sensin
“Rakıb”[1] olan Rabbimin, temsil takibi Sensin
Kıtmir’in olmak için, sultanlıktan cayardım!

Meramım Mevlanamsın, Sultanımsın Hocamsın
Garip gönül bahçemde, hiç solmayan goncamsın
Güvencem himayendir, sığınağım recamsın
İnayetin çekersen, bilmem neye yarardım?

Sayende hakikate, erdi aklım vicdanım
Hidayet rehberimsin, Efendimsin ey canım
Sensiz bütün ömrümü, sanki boşa harcadım
Sen sahip çıkmasaydın, baştan sona zarardım!

Nur tecellisi yüzün, hakikatin aynası
Hikmet tefsiri sözün, dört Kitabın manası
Mehdiyet mührü özün, nice sırrın aynası
Böyle aşkın derdiyle, gece gündüz yanardım!

Davasız bir insanla, ne farkı var mezarın
Lafla kalbi doyar mı, düşünen bir yazarın
Terk etme hiç nefsime, eksiltme hak nazarın
Lütfedip sor halimi, çünkü soldum sarardım!

Fiilden önce fikre, hoş sözden önce öze
Önem vermek öğrendik, riyakârdık biz bize
“Hayat; iman, cihat”mış, alışmıştık hep düze
Taleben olmasaydım, hidayetten kayardım!

Davetine muhatap, olmak ne büyük devlet
Hakikati kavramak, âlemden üstün servet
Elinle sundu Rabbim, hikmet yüklü bir demet
Günahla kararmıştım, nazarınla ağardım!

Ebedi lanet olsun, davanı saptırana
Dosttan çekip gönlünü, dünyaya kaptırana
Hakikat hatırına, bağlıyız hatırana
Duan sevdan olmazsa, kendim kütük sayardım!

Kalbim dilim tutulur, huzuruna varınca
Şah kartalın yanında, kaça gider karınca
Şeref İslam’a hizmet, karınca kararınca
Kur’an vicdan bıraksam, insanlıktan çıkardım!

[1] Rakıp: Her şeyi ve her an görüp gözeten, murakabe edip denetleyen anlamında Allah’ın bir sıfatı ve Esmai Hüsnası

Ve hikmetli, hakikatli hallerini özlerim…
SIRR-I TECELLİ

Tezahürün en mükemmel, ve en güzel tecellisi

Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!

Ey ruhumun tek sahibi, ey gönlümün tesellisi

Seninle çözülür ancak, Kâinatın bilmecesi

Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!

Şems-i Ezeliye ayna, ki sensin Necm-i hidayet

Aşkınla var oldu cihan, hem ahir ü hem bidayet

Şefaatin yeter ey can, bize medet-ü inayet

Binlerce cilt kitap olur, kelamının bir hecesi

Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!

La mekân yurdundan gelip, ahir zaman diliminde

Şükür arzı cemal ettin, hem saadet ikliminde

Hakkı hikmetle öğrettin, “İlmi Ledün” mektebinde

Özün Rahman sevgilisi, sözün Kur’an tercümesi

Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!

“Sırrı Sultan” Sende gizli, hikmet-i Hüda sergisi

Çalışmakla erişilmez, hepsi Mevla’nın vergisi

Dost kokusu almışım ben, neylerim lale nergisi

Ne kutlu muavenettir, Milli Çözüm imecesi

Bab-ı Hakta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!

Zat-ı Bari münezzehtir, cümle mekândan mahlûktan

“Kün” emriyle var eyledi, tüm mevcudatı yokluktan

Gel kesretten vahdete er, “Bir”liğe ulaş çokluktan

“Mim”siz Ahmed’i bilenin, gündüz olur her gecesi

Kapısında Kıtmir olmak, saadetin en yücesi!

“Ver dünyayı, al ukbayı, ver rahatın al rızasın”

Başkasında suç arama, kendi nefsine kızasın..

“Dindar kahraman” sanırlar, şeytan ile bir hizasın

Öz yalama sözü yalan, yüzü olmuş kir keçesi

Bab-ı Hakta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!

Ya dünyanın hizmetçisi, ya davanın divanesi

Ya Mehdinin has askeri, ya Deccalin avanesi

Ya nar alevi olursun, ya da nurun pervanesi

Haklı yoldan sapıtanlar, hayırsızdır gör nicesi

Bab-ı Hakta Kıtmir olmak, şereflerin en yücesi!

En büyük korkum budur ki, yıkılmasın iman kalem

Ahiret hayret âlemi, şaşkınlaşır cümle âlem

Ne kitaplara sığar bu, ne dil söyler ne de kalem

Ayan olur rü’yet-i Hak, açılırsa nur peçesi

Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!

İnayetin yetişmezse, gafil gönül uyanır mı

“Sıbğatullah” sırra eren, başka renge boyanır mı

Sabrın yağmazsa üstüme, Ahmet kulun dayanır mı

Kur’an’dır Hak terazisi, zikrullahtır eğlencesi

Kapında Kıtmir olmakmış, şereflerin en yücesi!

https://m.ahmetakgul.net/sirr-i-tecelli-953

Haberler EY RUH-İ REVÂNIM
Alt eyledi beni, gaflet gururum

Yetiş imdadıma, Ruh-i revânım…

Seninledir huzur, izzet sürurum

Zikrinle fikrinle, geçer her ânım

Efendim Sultanım, Ruh-i revânım…

Sevdamı sırrımı, bilmesin ağyar

Ağlayıp gözyaşın, silmesin ebrar

Hasretin bağrımı, delmesin ey Yâr

Bana zindan olmuş, saray ayvanım

Gönlümün Sultanı, Ruh-i revânım…

Uğrunda cefaya, göğüs gereyim

Mal can hepsi Senin, kurban vereyim

Al benden beni ki, nura ereyim

Merakım ferahım, misk-ü reyhanım

Gönül Padişahım, Ruh-i revânım…

Teşrif buyur gönül, evim şenlensin

Muhtacım yorgunum, ruhum dinlensin

Divaneymiş diye, adım ünlensin

Tecelli tahtımsın, Yüce Divanım

Kutlu nazargâhım, Ruh-i revânım…

Nice bin günaha, daldım gafletle

Dünyalık arzular, çaldım şehvetle

Boğuşturma beni, bâtıl külfetle

Arş’a çıkar ey Can, feryat şivanım

Kapına sığındım, Ruh-i revânım…

Fikrin zikrin düşer, her an yâdıma

Tecellin tesellim-dir feryadıma

Ne olur himmetin, gelsin yardıma

Dünya zorlu geçit, göçer kervanım

Medet eyle ey Dost, Ruh-i revânım…

Yakma ateşlerde, közde küllerde

Boğma kulun derin, engin göllerde

Sahipsiz bırakma, ıssız çöllerde

Ruhum süvariymiş, nefis hayvanım

Sübhanım Sultanım, Ruh-i revânım…

Bu sevdayla geçsin, kışım ve yazım

Dergâha dilekçem, nazım niyazım

Hepsi rızan için, şiirim yazım

Gönlüm Sana âşık, mest-ü hayranım

Ulaştır vuslata, Ruh-i revânım…

Hidayet buyurdun, nurlandı özüm

Milli Görüş ile, açıldı gözüm

Cihat mektebimdir, hem Milli Çözüm

Şükür yoldaş kıldın, sadık ihvanım

Sonsuz hamdü sena, Ruh-i revânım…

ÜSTAT AHMET AKGÜL

Muhterem Üstadım
Sizinle anladık Aziz Hocamı,
Sizinle kavradık dediklerini,
Uzaklaştık belki mekan olarak,
Yakınlaştı sizinle, zihinlerimiz…
Tekamül oluştu sohbette daim,
Hak dava yolunda olduk biz kaim,
Siz deyince anladık; kim dost kim hain
Erbakan hasreti, dindi sizinle,
Erbakan hasreti arttı sizinle…

Hayati Projelerinizle Yeniden!
Kafirin küfrünü haykırdığı ,
Tüm zulümleri yaptığı zamanda
Siz geldiniz Hocam…
İnkilaplarınız insanlara huzur getirdi…
Kafirler bile taktir etti sizleri…
Münafıklar dudaklarını ıssırdı,
Ellerini ovuşturdu…
Fakat sizin hizmetlerinize ortak olmak zorunda kaldılar
Çünkü sizin eşsiz feraset ve metanetiniz!
O dik duruşunuz!
Zalimleri bile hizmetleriniz karşısında hayretler içinde
bıraktı…
Devlet yönetme stratejiniz,
Savaşlarda kullandığınız yöntemler ,
Üniversitelerde ders yapılıyor Hocam!
Fakat zalimler hainliğine devam ediyor…
Sizin talebeniz yalanıyla İslam ümmetine zararlar veriliyor!
Fethi bekliyoruz ve istiyoruz Aziz Hocam!
Sizlere söz verdiğimiz gibi bu yolda ,
Karınca misali gayret etmek istiyoruz…
Tüm insanlığın huzuru için yorulmak,
En zirve ibadet olan cihat ibadetini yapabilmeyi !
Sizin projelerinizi yaşatabilmeyi istiyoruz…

Sonsuz Amin

Bize O’nsuz Cihanda can ne lazım!..
Hakk tecelli etmiş,Nur Cemalinde
Ahlakı-işleri,tam kemalinde
Mümin yürek vecd olur,her hayalinde
Bize O’nsuz cihanda,can ne lazım!..

Şefkati Alemi,kuşatır Can’ın
Nizamı herkese,saadet Can’ın
Akgül’ü müjdedir,herşeye Can’ın
Bize O’nsuz,cihanda can ne lazım!..

Asrın Lideri Erbakan Hocamız..
Prof.Dr. Necmettin Erbakan; `Yaptığınız siyaseti İslam adına din adına yapılan savaşlarla bir mi tutuyorsunuz` sorusuna yalpalamadan, ?Evet bir tutuyorum. Çünkü bu iş niyet meselesidir. O savaşların hepsi insanlığa saadet getirmek için yapılmıştır? diyen bir lider 1969 yılında Konya`dan başlattığı, ?bir cihat hareketi? olarak tanımladığı Milli Görüş hareketinin liderliğini yürüterek önündeki bütün engellemelere, zorluklara ve kınamalara rağmen son nefesine kadar cihad eden Prof.Dr.Necmettin Erbakan Hocamız’ı çok özledik.

Yetiminim
Sen gittin

Hayatın öbür ucunda bıraktın beni

Issızlaştı şehir

Yetim kaldı şarkılar

Sen gittin

Ummanımı besleyen dereler gitti

Enlemler boylamlar

Ülkeler gitti

Şaşırdı yönleri kuzey ve güney

Demirden kavilik, yelden hafiflik

Savaşlar barışlar gitti

Sen gittin

Aşımın hamuru gitti

Sen gittin

Yapımın çamuru gitti

Sen gittin

Nisanın yağmuru gitti

Sen gittin

Dünyanın uğuru gitti

Söylesene ağzımın tadı mı kalır

Sen gittin

Aralandı sahte dünyam yokluğa

Sen içimde büyüdükçe, ben küçülüyorum

Adını kazıyamadı zaman

Sen gittin

Devletim gitti

Sen gittin

Servetim gitti

Sen gittin

İzzetim gitti

Sen gittin

Saadetim gitti

Yıkılmış bir hisar kaldı tevarüs

Bulutlara kan karıştı ardından

Sen gittin

Örtüm gitti

Açıktayım cascavlak

Muhteşem rüzgârlar dağımı yoklar

Tüm yangınlar beni yakar önce

Tipi bir yandan boran bir yandan biler dişini

Bende kalan en son yanını ister

Sen gittin

Elim gitti

Sen gittin

Dilim gitti

Sen gittin

Gülüm gitti

Baştan sona diken dolu gülistan

Yediveren suya saldı ıtrını

Kırağ düştü bülbüllerin sesine

Akreplere kaldı bütün türküler

Sen gittin

Kalakaldım tamtakır

Zenginliğim eteğinle sürüldü

Bir yığın suç, zillet bastı hanemi

Ateşten gömlek giydim, şerbet içtim kızılcık

Tacirlere bayram oldu gidişin

Sen gittin

Ben bittim

Ne olur

Benden uzak tutma nurunu

Nerde aşk varsa oraya yetişir elin

Yalnızlıklardan beni yine

Korursa sevdan korur ancak

(Abdulbaki Kömür)

Dua ve yakarışımız sanadır ey dos…
Olgunlaşmayi ve onurlu yaşamayı bizlere öğreten aziz Erbakan hocam..sana olan özlem ve hasretimizi en güzel şekilde yazan yazarımızı teşekkür ederiz.. Yarabbi Hocamıza verdiğimiz adil düzen inkilabini görmeden canımızı alma .ve bizleri iki cihanda aziz Erbakan hocamızdan ayırma …

Peygamber Ahlâkının En Güzel Örneği!
Peygamber ahlâkının, en güzel örneği
Rabbimin rızası, hayatının gerçeği
Bosna’da mazlumların, umutla beklediği
Sırpları mahveder, üstün cesareti

Çeçenistan’da ruslara, bir mermi
Karadağ’da deler, ermeni mevzii
Filistin’de bir er, yahudi yi mahveder
Kıbrıs’ın Fatihi, rumların zulmü biter!

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
13
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...