YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69b812e175a6e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 5 3 8
Bugün : 38500
Dün : 64276
Bu ay : 926315
Geçen ay : 1638380
Toplam : 51268008
IP'niz : 2600:1f28:365:80b0:4032:2eca:5fc9:69c0

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

  GAFİL İNSAN!

 

Vazgeç artık, boş hevadan

Kur’an’a uymadın gitti!

Ey gönül, zevku sefadan

Bir türlü doymadın gitti!

  

Hafta her gün karnın toktur

Seherlerde secden yoktur

Amel zayıf, bilgin çoktur

Nefsini oymadın gitti!

  

Âlem bilmez, Allah Habir

Beden ölü ruha kabir

Yalan haram, gurur kibir

Libasın soymadın gitti!

  

Riyanı da sevap sayıp

Boşa geçen yıllar kayıp

Meylin günah, seyrin ayıp

Bir nokta koymadın gitti!

  

Mahşerde divan kurula

Ettiğin yüzen vurula

Tek tek hesabın sorula

Hak yola kaymadın gitti!

  

Neye güvendin de azdın

Nice bin tevbeni bozdun

Gururunla esip tozdun

Günahın saymadın gitti!

  

“Hak dostu”, sanırlar güya

Tüm heves hayalin dünya

Yakında biter bu rüya

Uyanıp aymadın gitti!

  

Halktan utanırsın amma

Haktan da saklarım sanma

“Sakın ha Şeytana kanma!”

İkazın duymadın gitti!

 

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Picture of Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Subscribe
Bildir
5 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

GAFLETE DÜŞMENİN NEDENLERİ
Yüz dört kutsal kitabın ortak paydası, iman ve ahlak esaslarıdır. Bütün Hak dinlerin ortak adı ise, “İslam” dır. İmanın hakikatına ulaşamayan ve İslam ahlakını yaşamayan insanlar, giderek yozlaşır ve özüne yabancılaşır. Böylece, görünüşte dinleri, kavimleri, ülkeleri, partileri, kültür ve gelenekleri farklı da olsa, gerçekte düşünce yapıları ve değer yargıları aynı olan “Yozlaşmış insan tipi” ortaya çıkmaktadır. Kur’anın “cahili insan” diye tanımladığı bu tiplerin hayat felsefeleri ortaktır; Dünya merkezli, servet, şöhret ve şehvet eksenli bir yapıları vardır. Dünyanın neresinde, hangi dönemde ve hangi seviyeye ve statüde bulunursa bulunsunlar bu tiplerin, amaçları, arzuları ve ahlakları aynıdır: Dünya nimetlerinden azama derecede yararlanmak… Hayatın tadını çıkarmak… Başkalarından farklı ve üstün olmaya çalışmak… Ve bütün bunlara kavuşmak için de, kanunlardan ve insanların fark edip kınamasından emin olabildikleri sürece, her türlü hile ve haksızlığı mübah saymak!
Bu tiplerin, bir kısmının vali, genel müdür, profesör gibi etiketler taşımasına… Çevrelerinde şeyh, alim, ağabey gibi hürmet ve rağbet sahibi olmasına… Hatta bir çok konuda uzmanlaşmış, kitap yazmış, buluş yapmış bir bilim adamı olarak tanınmasına veya sıradan ve sade bir esnaf, memur ve işçi vatandaş bulunmasına… Bazılarının laik kimliğinin öne çıkmasına, bazılarının dindarlıklarının ve islami hizmetlerinin şöhret bulmasına rağmen, malesef hepsinde ortak olan bu “cahili anlayış ve amaç” asla değişmemektedir.
Evet, amaçladıkları ve arzuladıkları şöhret, şehvet ve servet gibi şeyler aynı olduktan sonra, bunu birilerinin tekkede, ötekilerin televolede aramaları ne fark edecektir? Bunları, bazılarının localarda, pavyonlarda, başkalarının da partilerde ve hocalarda araması, gerçekte aynı şey değil midir?
Allah’ı hakkıyla tanımayan… Yaratılış gayelerini anlamayan… İmtihan sırrını kavramayan… Ve bu yüzden Kur’an ahkamına yanaşmayan ve İslam ahlakını yaşamayan bu yobaz ve yabani insan karakteri, her türlü yolsuzluk ve yozlaşmanın da temel sebebidir.
“Dünya hayatını ahirete göre daha sevimli ve önemli gören” ve “Dünya hayatını önemseyip ahirete tercih eden” ve hatta, ibadetlerini ve dini hizmetlerini bile, dünyalık makam ve menfaat aracı haline getiren bu yozlaşmış tiplerin, yeri geldikçe Allah’tan, ahiretten… Ahlaktan ve adaletten bahsetmeleri ise, sadece “gerçeği sezen vicdanlarını bastırmaya” yöneliktir.(A.A)

HEKİME..
Ol tabibin kıymetin burda bilemez isek..
Nasıl çıkam mahşere günahlarım ENGEREK.
İnayetin yetişmez, elimi tutmaz isen
EY DOST, ya biz nereye gidek..

YA TAHAMMÜL; YA SEFER…
YA TAHAMMÜL; YA SEFER…

Bir ulu dergâhın bendesi oldum,
Senin virdin “sevda” olsun dediler..

Dedim ki: Emek gerek,
Kolay mı yol beklemek?
Ki sevmek, yanmak demek..

Dediler bir ağızdan:
Sen ki surette tamsın;
Yan ki pişesin, hamsın…

Sevda mektebine talebe oldum,
Senin dersin “hasret” olsun dediler..

Dedim: Var iken Cânan,
O’ndan ayrı değil can;
Birdir mekan ve zaman..

Dediler bir ağızdan:
Gönlün geniş değilse,
Sana yâr olmaz kimse…

Sohbet bahçesinin bülbülü oldum,
Senin hissen “sükût” olsun dediler..

Dedim: Emek vereyim;
Gösterin ki göreyim,
Gonca güller dereyim..

Dediler bir ağızdan:
Gül dermesi gereken,
Yetiştirsin bin diken…

Gönül kalesine muhâfız oldum,
Senin rütben “ölüm” olsun dediler..

Dedim: Can mı gerektir,
Can bedene direktir,
Candan maksat yürektir..

Dediler bir ağızdan:
Korkup saklanma gülüm,
Yokluk değildir ölüm…

Gönül ikliminin göçeri oldum,
Senin yaylan “gece” olsun dediler..

Dedim: Düşlere yazık,
Bana yalnızlık azık,
Gönül yorgun, yol bozuk..

Dediler bir ağızdan:
Gece gönül süsüdür,
Düşler çığlık sesidir…

Aşkın otağına misâfir oldum,
Senin aşın “hüzün” olsun dediler..

Dedim: Sonu yılgınlık,
Yola düşmek çılgınlık,
Kâr etmiyor olgunluk..

Dediler bir ağızdan:
Yürek denen bu taşı,
Yumuşatır gözyaşı…

Dönülmez yolların yolcusu oldum,
Senin yönün “Mahbub” olsun dediler..

Dedim: Bu bir hiledir,
Yol beklemek çiledir,
Sabret kolay diledir..

Dediler bir ağızdan:
Fânide, Bâki’yi gör,
Gönlünü Aşk ile ör…

Kaçak uykuların gecesi oldum,
Senin düşün “vuslat” olsun dediler..

Dedim: Uyku firarda,
Akıl düşü yorar da,
Gönül durmaz kararda..

Dediler bir ağızdan:
Vuslat düşü yorulmaz,
Gönle hesap sorulmaz…

Firâk pazarında bezirgân oldum,
Senin mülkün “hicrân” olsun dediler..

Dedim: Medet yârenler,
Gece gözsüz görenler,
Yol gösterin erenler..

Dediler bir ağızdan:
Bizde öğüt mü biter,
Yâ tahammül, yâ sefer…

ey nefsim
ÖMÜR DEDİĞİN NEDİR,GEÇİP GİTTİ .ŞİİR İÇİMİZİ DIŞA VURMUŞ .KENDİMİZDEN UTANIR HALDEYİZ.DOST DEDİĞİN ACI SÖYLERMİŞ VE GÜZEL SÖYLERMİŞ.DOSTUN İKAZINA KURBAN.

Aynamız Şiir
* Şiir, kendimizin ne olduğunu ayna gibi gösteriyor bize… Topu taca atmayalım dostlar… Samimiyetle şiiri okuduğumuzda kendimize dair çok şey bulacağız…

ÖZEL YAZILAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
5
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...