HAK DAVAYA SIZAN, YAHUDİ AJAN
En tehlikeli haindir, Hak davaya sızar bunlar
Dışı mücahit müttaki, içi Yahudi uyruğu!..
Kirli şerli halin bildik, en çok bize kızar bunlar
Böyle münafıkla cihat, bizzat Kur’an’ın buyruğu!..
Davaya sızarken hain, sanma sonradan eğilmiş
Aslı bozuk kendi ajan, vicdan damarı çekilmiş
Basiretsiz nasıl sezsin, gören kalbmiş göz değilmiş
Pekmez olmaz çünkü hamdır, kaynatsan yaban koruğu!..
Ahmaklık imana terstir, mü’min ferasetle bakar
Gizli münafıkı tanır, Allah’ın nuruyla çakar
Hak’tan değil güçten yana, olanlar vicdanın yakar
Kahbeyi yiğit yapar mı, taktığı erkek peruğu!..
Bu hıyanet ittifakı, dış güçlerin projesi
Bunlar dava ehli değil, Siyonizm’in bir objesi
Şeytandan bile şedittir, nefretinin derecesi
Tutup bize çamur atmış, ahlaksız akıl savruğu!..
Milli Görüş’ü temsilen, Hak söyler diye kanmıştık
CHP figüranıymış, SP adayı sanmıştık
Hocam gözümüz açmasa, billah hepimiz yanmıştık
Asla mobilya olmazmış, kartlaşmış söğüt tomruğu!..
“Asıl amaç kazanmakmış…”, peki nerye varacaksın
Milli Görüş kılıfıyla, mel’anet mi saracaksın
Mazlumlara değil ya hu, zalimlere yaryacaksın
Makam çıkara tav olmaz, sadık bir dava kavruğu!..
Her konuda sormak lazım; bu batıl mı ya da Hak mı
Neden üstünde durulmaz; ittifak mı iltihak mı
Bu ne zillet rezalettir, Milli Görüş müstahak mı
Hak davaya rehber iken, oldu CHP kuyruğu!..
Dost görünen gizli düşman, artırmaz mı merakımı
Erbakan’dan intikam mı, alıyor bu şer takımı
İçi bozuk dışı düzgün, her gün yapar cilt bakımı
Hainler reis seçmişler, doksana gelmiş moruğu!..
Ya Rabbi çıkar açığa, deşilsin gayrı çıbanlar
Sürü gibi güdüp durur, kurt karakterli çobanlar
Sonu hayra varır mı hiç, Şeytan amaçlı çabalar
Hele gör nasıl inecek, Hak’kın intikam yumruğu!..
Hoca bilerek katlandı, ama bundan kârlı çıktı
Ya partisi kapanacak, ya bunları alacaktı
Pek çok plan hazırladı, devlet imkânı açıktı
Artık yıkılmaya yakın, zulmün iktidar doruğu!..
Ya Rab eğer müfteriysem, kahret âlem ibret alsın
Gerçeksem, deşifre eyle; nice bu sır saklı kalsın
Senin davan rızan için, Ali’n her belaya dalsın
Kahrından korkarım Mevla’m, incitmem masum buruğu!..

Selim Akıl, Temiz Vicdan, Yozlaşmamış İman…
Geçenlerde uzun süredir görmediğim Milli Görüşçü bir kardeşimle konuştuk. Milli Çözüm Dergisi okuduğum için, teşkilattan atıldığımız süreçte, arkamızda duran tek kişiydi. Bana söyledikleri şöyleydi:
“Abla, ben o dönemde, senin yanında dururken, seni sevdiğim için veya senden bir menfaatim olduğundan filan değil, sen Hakkı söylediğin için yanında durdum. Milli Görüşçülük Hakk’tan yana olmak diye öğrenmedik mi biz? Erbakan Hocamın vefatıyla birlikte, senin de teşkilatlardan çıkarılmandan sonra, bana karşı tavır alındı, bir çeşit boykot uygulandı. Beni teşkilattan doğrudan uzaklaştıramadıklarından, dolaylı olarak bunu yaptılar. Senden sonra teşkilatlara ben de gitmedim-gidemedim. Ama şimdi şükrediyorum bunun için. İçeride yapılan şu idi: Partilileri dünyaya kapattılar. Milli Gazete’den başka bir şey okumayın, TV5’ten başkasını izlemeyin dediler. Senin eğitimlerimizde kullandığın, Ahmet Akgül kaynaklı kitapların yerine, Genel Merkez’in gönderdiği kitaplar okundu. Milli Görüş’ü ve partiyi, adeta tarikata çevirdiler. Çünkü Milli Gazete de, TV5 yayınları da, bunları koyunlaştırmaya, Akp’lileştirmeye, sorgulamadan itaate yönlendirdi. Ben TV izlemiyorum, kitap gazete okumuyorum, gündemi fazlaca takip etmiyorum, ama buna rağmen, vicdanım bana, bu ittifak işinde bir terslik olduğunu söylüyor. Bunlar şimdi, ‘Erbakan Hoca da CHP ile koalisyon kurdu’ diyorlar. O günün şartları ile bugünün şartları bir mi? Ayrıca, Erbakan kiiim, siz kim? Onun dehası şeytanları şaşkına uğratırdı, bunlar bu kafayla şeytana kuyruk olurlar ancak.
Yakınım olan bir Milli Görüşçüyle, seçimleri tartıştık geçenlerde. CHP ile olan, ittifak görünümlü iltihakı niye sorgulamadıklarını söylediğimde, şu acı cümleyi duydum. “Genel Merkez derse ki, ‘gerekirse doğrudan CHP’ye oy vereceksiniz’, tereddütsüz veririm.” Bunu duyduğumda şaşırdım mı peki, elbette şaşırmadım. Hocam gittiğinden beri, Milli Görüşçülere bunu dedirtebilmenin, bu kıvama getirmenin çalışmalarını göz göre göre yaptılar. Dışarıda olduğumdan, içeride yapılan tahribatı daha iyi görme imkânım oldu. Benim gibi, -sağlık problemlerinden dolayı- teşkilata fazlaca gidemeyen, bir abimiz daha vardı, eşiyle bu konuları konuşurken, eşi bana şunu dedi: “Abin de aynı senin dediklerini söylüyor. CHP ile olan ittifakı kabul etmiyor.” … Bu söz üzerine anladım ki, meğer teşkilatlardan uzaklaştırılmasaydım, ben de şimdi Oğuzhan takımının, beynini kirlettikleri, imanını yozlaştırdıkları arasında olacaktım. Rabbime ne kadar şükretsem az.”
Selim akıl, temiz vicdan, yozlaşmamış imanın ne büyük bir nimet olduğunu bu Milli Görüşçü kardeşimizin aynasında seyrettiren Allah’a hamdolsun….
Kahrolası moruk!
Şiiri okuyunca o ahlaksız herifi net bir şekilde tespit ettim. Sanır ki gizli niyetini aşikar eden yok. O da, yamama dünürü de Aziz hocamıza attıkları çamuru yemeden yemeden can vermeyecekler inşallah. Sahte dava eri, kalıbı bozuk herifler!
BİRAZ EDEP YAHU
BİRAZ EDEP YAHU
Şer ittifakında hayır arayan bulur illet
Erbakan gelse yüzüze tükürür bu ne zillet
Milli görüş Adil Düzen diyemeyen korkak ödlek
Basiretiz bağlanmış biraz edep biraz edep
Dua…
Allah; okuduğunu anlayan, anladığını da uygulayan feraset ve dirayet ehli sadıklardan etsin. Amin…
Hak Siyaset Ferasettir
Hak Siyaset ferasettir dirayetle birlikte.
Önce dava haini Abdulla Gül alalanıp pullandırılarak SP nin adayı yapılmak istenir, fakat tutmaz. Sonra Saadet Partisi AKP ile beraber seçime sokulmak istenir ve görüşmeler yapılır. Fakat Devlet Bahçeli bu beraberliği kabul etmez ve Milli Görüş İçindeki hainlerin SP sini AKP nin günahlarına ortak etme hesapları tutmaz.
Durmuş Durduyan Partiyi bu sefer CHP nin kuyruğuna doluyarak yeni ihanetine kapı aralar. Kısmen parti içinden bu durumu kabullenmeyenleride de karşı saflara sürükler..
Ve ardından 28 Şubatın aktörlerinden Sisi lakaplı Eşcinsel Seyhan Soylu SP ne giderek Adaylık için müracaatta bulunur. Hem camia test edilir, hem AKP nin eşcinsel açılımı politikaları meşrulaştırılmaya, hem de AKP- SP arasında bir fark yok imajıyla Erbakan Ziihniyeti üzerine beton dökmeye çalışılır. Olay ne kadar komplike bir hareket olduğu bu sefer daha açık sezilir.
Aziz Erbakan Hocamızın buyurduğu; “Hiç bir şey görüldüğü gibi değildir” vecizesiyle bitirelim.
Allah feraset ve dirayetimizi artırsın intikamını sadıkları eliyle alsın. Amin.
Yürek Yansın Ateş Gibi..
Yahudinin kriptosu ,işi gücü fitne fesat
Erbakana beton dökmek, ister kahpe şeytan gibi!..
Sadık olan Hakkı tutar,zalim-hain eder nakavt
Gel kardeşim Hak sözü tut,yürek yansın ateş gibi…
Dua
Allah; okuduğunu anlayan, anladığını uygulayan basiret ve feraset ehli sadıklardan etsin. Amin.