Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün1346
mod_vvisit_counterDün9526
mod_vvisit_counterBu Hafta20749
mod_vvisit_counterGeçen hafta28588
mod_vvisit_counterBu Ay10872
mod_vvisit_counterGeçen Ay136380
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16785227

IP'niz: 3.219.31.204
Bugün: 02 Ara 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12194187

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

TÜRKİYE "ORACLE" TUZAĞINDA!

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
ZayıfMükemmel 

Oracle nedir? Bilindiği üzere çağımız bilgi çağıdır. Birileri bir yerlerden bir şeyler sorarlar ve birileri de bunlara elindeki bilgi arşivinden yanıt veriri. Bir taraf istemcidir (client), diğer taraf ise hizmetçidir          (server). Bu işlem aynı şekilde bilgi işlem sektöründe de bu şekilde olmaktadır. Birileri hazırlanmış olan ara yüzlerdeki bazı kriterleri doldurarak bilgi ister, sorgulama yaparlar.  

 Diğer taraftaki bilgisayar ise kendisine belirli kriterlere göre sorulan bu soruları EN HIZLI, EN DOĞRU VE EN MAKUL bir şekilde karşı tarafa işleyerek gönderir, işte bu yapılan sorgulamaları ve verilerin işlenip cevaplanması işlemi VERİ TABANI PROGRAMLARI tarafından yapılır. Piyasada birçok ihtiyaca, yoğunluğa ve ölçeğe göre veri tabanı programları vardır. Bunlardan biri ve hatta en büyüklerinden biriside ORACLE firmasının ürettiğidir. Yukarıda da belirttiğim gibi tüm veri tabanlarının yaptıkları iş aynıdır. Kendilerine sorulan sorgulamalara karşı cevap üretmek. Eğer sadece kendi ofisinizde kullanacak ve veri tabanınız öyle fazla büyük bir hacme sahip değilse ne kullandığınız önemi yoktur ve hatta veri tabanı serverı bile kullanmanıza gerek yoktur, en basiti bile işinizi görür. Ama iş devasa hacimlere, ölçeklere ve bir günde on binlerce ve hatta 1 saniyede binlerce  sorguya mahkum kalırsanız işte burada veri tabanı programını diğerlerinden ayıran özellikleri görürsünüz. Hepimizin başına gelmiştir. ÖSS veya ÖSYM sınavlarının ertesinde sonuçlar açıklandığı vakit bir internet kafeye gidipte sonucu öğrenmek için bazen saatlerce beklediğimiz olmuştur. İşte o normal zamanda hemen gelen bilgiler böyle bir yüklenmede ya sistem , bilişimci tabiri ile, çökmüştür yada  binlerce istek arasında kala kalmıştır.

   Bu işin performans kısmı, ama diğer bir kısım var ki performanstan çok ama çok daha önemlidir. Bu da veri tabanının güvenilirliği. Zira bir şekilde şirketinizin yâda e-devlet projesi ile devletimizin veri tabanını, yani ne var ne yok her şeyinizi belirli yetki kriterlerine göre tüm dünyaya açmışsınızdır. Genelde sadece okunabilir ( read only) olarak açılan bu veri tabanları (yani normal kişiler hali hazırdaki bilgileri sadece okuyabilir ve yetkisi kadarına, bilmesi gereken kadarına ulaşabilir), uygun şifreleri girildiği takdirde yazılabilir ve hatta tümü ile silinebilir bir pozisyona da gelebilmektedir. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi kimi zaman hackerlar vasıtası ile bu yetki seviyeleri atlanabilinerek en üst düzey yetkilinin ulaşabileceği verilere ulaşılabilinmekte veya yetkisizce katiyen değiştirilmesi uygun olmayan veriler değiştirilebilinmektedir. Yani sözün kısası yetkisi olmayan bir personele devletin kozmik gizli bürolarına ulaşma yetkisi, milyonlarca borcu olan birilerinin borçları sıfırlanabilmekte, etliye sütüyle karışmamış birileri azılı katil gösterebilmekte, yada tüm dünyada aranan bir katili farklı kimlik ile devlet misafir konutlarında saklayabilme gücüne sahip olabilirsiniz.

Bu konu ile ilgili birçok film yapılmış olmakla beraber içlerinden en ilginci 1995 yılı yapımı "The Net" (Ağ) isimli bir filmdir. Bu filmde sıradan bir bilgisayar programcısı olan Angela Bennett isimli bir kadın eline kaza ile gecen bir program vasıtası ile tüm devlet organlarının ve diğer kurumların güvenliğini sağlayan bir güvenlik firmasının programın (antivirüs - firewall) aynı zamanda tüm gizli bilgilere erişme kapısı açtığını fark ediyor. Tüm devlet daireleri, kamu kurumları, bankalar, sosyal kurumlar tüm sınırsızlığı ile bir anda Angela'nın parmaklarının ucuna geliyor. Bu anahtarın Angela Bennett'in eline geçtiğini anlayan firma sahipleri ile bu kadın arasında amansız bir kovalamaca başlıyor. Firma sahipleri bir anda Angelanın tüm ehliyet, vergi ve sosyal güvenlik numarasını ( bizdeki vatandaşlık numarası gibi...) değiştiriyorlar ve resminin karşılığına başka bir kimlik numaraları yerleştiriyorlar. Ve her şeyi ile bilgisayarlar tarafından kontrol edilen ABD'de bir anda bu kadın (Angela) hiç yaşamamış oluyor. Yeni kimliği ise bir anda Ruth Marx'a dönüşüyor. Polisede gidemiyor zira bu yeni kimliğinle Ruth Marx tam bir devlet düşmanı haline dönüşüyor. Hırsızlık, uyuşturucu, vs. vs her türlü suçtan aranan bir devlet düşmanı haline gelen Ruth Marx ile bu firma sahipleri arasında kedi fare kovalamacası başlıyor... Filmin bize gösterdiği sonuç ise gerekli önlemler alınmaz ve tamamen yerli ve milli düşünce erbabı kişler tarafından hazırlanmayan bir "e-devlet" ile başımıza neler gelebileceğiniz bir ufak mizansenidir. Yani artık dış güçler adam ayartmak ile uğraşmayacak kendi adamlarına bir kimlik giydirerek istedikleri yere , taa kalbimize kadar girebileceklerdir..

Oracle şirketinin yönetileri şunlardır. ABD donanmasından Mary Ann Davidson, Başkan Yardımcısı Kevin Fitzgerald, Hava Kuvvetleri'nden Charles Philip. Başkan da CIA'nın en güçlü adamı, David Carey. Yâni bu şirkette bütün derin odakların adamı var. İsrail'den Safra Gatz. Global tefecileri temsilen Yahudi asıllı Donald Lucas, Yahudi asıllı Jack Kemp. Bu zat aynı zamanda JINSA'nın kurucularından ve JFR üyesi, ilaveten 33 dereceli mason.

"Türkiye'deki Oracle temsilcileri de çok ateşli birer "e"-devlet savunucuları.

Oracle'ın Türkiye bayii ise Link Plus şirketi. Başındaki Murat Kasaroğlu'nun bilgisayar bilgisini ve iş adamlığı niteliğini sık sık okullarda ve seminerlerde gençlerle paylaştığı biliniyor. Meselâ 2002 yılında Ulus Özel Musevi okullarında düzenlenen ve İzzet Garih, Cem Hakko, Jeffi Medina ve Jan Nahum'un ve birçok iş adamının da katıldığı konferanslar çok aydınlatıcı bulunuyor. Şirketin diğer ortakları Hayguyi Antikacıoğlu ve Raşel Eskenazi!

"E" devlet projesine hazırlık olarak Türkiye'de büyük projelere de imza atılıyor. Meselâ son olarak Türkiye Muhasebeciler Odası'na 1.5 milyon dolarlık Luca sistemi kurdular. Yani bu suretle Türkiye'deki reel ekonomi verileri ve bütün şirketlerin mâli bilgileri, bu sisteme geçirilmiş oldu. Bu projede Oracle'ın ortaklığını METEKSAN yükleniyor. ÖSYM'nin kuruluş tarhi olan 1974 yılından beri açılan tüm sınav ihalelerini METEKSAN kazanıyor. Sahibi İhsan Doğramacı."

E-devlet kapısı alt yapısının kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı:

Bakanlar Kurulu Kararı

Karar Sayısı: 2005/8409

Kamu hizmetlerinin ortak platformda, tek kapıdan (portal) sunumu ve vatandaşın Devlet hizmetlerine elektronik ortamdan güvenli ve hızlı bir şekilde erişimini sağlamak amacıyla "e-Devlet Kapısı" teknik altyapısının kurulmasına ilişkin ekli karar'ın yürürlüğe konulması; e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu kararına dayanan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı'nın 3/12/2004 tarihli ve 4915 sayılı yazısı üzerine, 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 25/1/2005 tarihinde kararlaştırılmıştır. 25/1/2005 Tarihli ve 2005/8409 Sayılı Kararnamenin Eki

KARAR

Madde 1 - Kamu hizmetlerinin ortak platformda, tek kapıdan (portal) sunumunu ve vatandaşın Devlet hizmetlerine elektronik ortamdan güvenli ve hızlı bir şekilde erişimini sağlayacak olan e-Devlet Kapısı teknik altyapısının kurulması görev ve sorumluluğu Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ye verilmiştir.

Madde 2 - Kamu kurum ve kuruluşları nezdinde Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından e-Devlet Kapısına entegre edilecek hizmetlerle ilgili olarak yapılacak çalışmalar, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının koordinatörlüğünde yürütülür. e-Devlet Kapısı Projesinin ihalesine esas teşkil edecek teknik şartname konusunda Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının görüşü alınır.

Madde 3 - e-Devlet Kapısı Projesi kapsamında, kamu hizmetlerinin elektronik ortamda entegre bir şekilde sunumuna imkan veren ve güvenlik, kimlik denetimi, yetkilendirme ile ödeme hizmetleri gibi ortak bileşenleri içeren teknik altyapı kurulur.

Bu altyapı üzerinde, öncelikle hâlihazırda internet üzerinden sağlanmakta olan ve vatandaşın yoğun olarak kullandığı hizmetlerin entegrasyonu gerçekleştirilir. Diğer hizmetler de hazır hale geldikçe e-Devlet Kapısına entegre edilir.

Madde 4 - e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu, Projenin safahatına ilişkin her türlü kararı almaya yetkilidir. e-Devlet Kapısı Projesinin uygulama durumu, bu Kararın yayımından sonra en geç 1 yıl içinde e-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu tarafından gözden geçirilir.

Madde 5 - e-Devlet Kapısı çerçevesinde oluşturulan teçhizat ve yazılım ile yönetimi, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından sorumlu Bakanın belirleyeceği bir tarihte bedelsiz olarak Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığına devredilir. Devre ilişkin usul ve esaslar, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. arasında yapılacak bir sözleşme ile belirlenir. Devir sonrasında, e-Devlet Kapısının yönetimi için Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin imkânları bedeli karşılığında kullanılabilir.

Madde 6 - Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 7 - Bu Kararı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından sorumlu Bakan ile Ulaştırma Bakanı birlikte yürütür.

E-devlet ile her türlü hizmetler için tek kapıdan (portal) hizmet vermek için hazırlanacak olan portal vazifesi, Telekom'a verilmiş. Bu çok riskli ve büyük bir koordinasyon ve çok büyük güvenlik alt yapısının hazırlanmasını gerektiren bir olaydır. Hazırlanacak olan basit bir web portalı değildir. Piyasadaki bir çok portal vardır, o kadar kapsamlı ve fazla güvenlik gerektirmeyen konuları içeren bu portalların bile hazırlanması beraberinde bir çok sorunları getirirken, böyle bir e-devlet portalının hazırlanması vazifesinin sadece Telekom'a verilmesi akıl karı bir iş değildir. Şu an ülkemizde, tüm dünyada kullanılan, Adsl internet hizmetini bile tam anlamı ile veremeyen, gerek yetişmiş eleman, gerekse teknolojik imkân bakımından yeterli birikimi olmayan bir kurumun böylesi hayati riskler arz eden " e-devlet" projesinde portal vazifesini üstlenmiş olması, yani kendisine bakanlar kurulu ile verilmesi de akla mantığa uygun düşmemektedir. Her halde portal deyince aklılarına sadece Mynet, e-kolay vs. gibi firmaların portal sayfaları kalmıştır.

Ayrıca e-devlet için portal vazifesini üstlenen bir kurumun üst bir akla ve bilgiye sahip olması gerekmektedir. Alt unsurların veri tabanlarını ortak bir potada da hazırlayıp bunları konuşturma ve sorgulamalara yanıt verme koordinasyon ve planlamalarının yapılabilmesi için nasıl bir sinerjiye , ileri teknoloji ve devasa bir ahenge ihtiyaç vardır.. Bunları tecrübelerimle gördüğüm kadarı ile Telekom'un bürokratik, müdür - memur mantığı ile işleyen yapısının bu işi yürütemeyeceği açıktır.

Aklı ve feraseti olan bir kimse ise böyle yapmaz, böylesi devasa ve çok tehlikeli sonuçlar doğuracak bir proje yine tüm ülkeyi kapsayan bir konsorsiyuma devredilir ve bu konsorsiyum belli başlı üniversitelerle ( ODTÜ, ITU; BOĞAZİÇİ VS.), devletin en önemli bilim kurumu olan Tübitak, Genel Kurmay, ve diğer tüm akla gelebilecek kurumlarla büyük bir sinerji içinde bu ile başlardı...

Başbakan'dan Bilişim'de Dışa Bağımlılık Uyarısı

31 Ocak 2005 tarihli Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Microsoft Başkanı Bill Gates kısa süreli Türkiye ziyareti sırasında Başbakan Erdoğan 'bilişimde dışa bağımlılık uyarısı' yaptı.  Türkiye ziyareti sırasında Gates Türk Telekom Genel Müdürlüğü ile bilişim sektöründe daha yakın işbirliği içinde olunmasını taahhüt eden 'işbirliği protokolüne' imza atarken e-devlet projesinden pay aldı. Gates, tüm kamu hizmetlerinin tek elden yürütülmesini sağlayan e-devlet kapısı için alt yüklenici firma olma yönünde garanti aldı.

Bill Gates ile 'Türkiye Bilişimle Kalkınıyor' toplantısına katılan Başbakan bilişim sektörü için 'ulusal ve stratejik bir program' oluşturacaklarını kaydetti. E-devlet projesinin gerekli yerde bulunmadığını kaydeden Erdoğan, 'bugün en önemli gelişme e-devlet kapısının bir an önce açılmasıdır. Bu görevi Türk Telekom'a verdik' dedi.

Erdoğan'dan Dışa Bağımlılık Uyarısı

Başbakan Erdoğan yazılımda dışa bağımlılığın yarattığı sıkıntıya da işaret ederek şunları söyledi. "Tabii bir de verilerin ve bilgisayarların güvenliği meselesi var. Elimizdeki yazılım ve donanımın ne yaptığını tam olarak bilmediğimiz ve kendi ülkemizde geliştirmediğimiz zaman program veya işletim sistemine nasıl güveneceğiz? Bir devlet, bu konuda hiç kimsenin sözüyle yetinemez. Yazılım ve donanımla bunların üstüne kurulacak her işletim sistemi, yazılımın güvenirliği kullanımından önce detaylı olarak incelenmelidir. Bunlar yapılmazsa güvenlik konusunda bağımlı kalınacak, zafiyete düşülebilecektir." !?

Erbakan Hocamız, bunlar için "çoluk çocuk " sözünü söylediği vakit bunu çoğu kesim bir latife olarak söylediğini farz etmişti. Oysa geçen günler göstermişti ki büyük bir hakikate yine Hocamız parmak basmış ve hem milletimizin hem de devlet yetkililerinin dikkatini çekmişti.

Hani padişah ile veziri arasında bir meşhur diyalog geçmişti, bir ayıp işleyen vezir özrü olarak "padişahım valide sultan zannettim" diye özrü beyan ettiği diyalog, bilenler bilir... İşte yukarıdaki açıklama da Tayip beyin aynen o hikâyede geçen vezir gibi özrü kabahatinden büyük bir gaftır. Ve hatta ileride büyük bir hıyanet ve devlet bilgilerinin kötü niyetli iç ve dış mihrakların eline geçtiği vakit, bekli de kendisini ipe götürecek itiraf cinsinden bir gaftır.

Yukarıda da itiraf edildiği gibi: yetişmiş ve tecrübeli eleman olmadığından daha önemlisi yerli ve ülkesini seven milli düşünce erbabı insanlar tarafından üretilmiş programların yeterli seviyede bulunmadığından dolayı böyle bir projeye nerdeyse %100 yabancı eli ile girilmesi tam bir gaflet, delalet ve hatta hıyanettir!

Geçirilen uzun tecrübe yılları göstermiştir ki bu şekilde kullanılacak programların alım maliyetlerinden ziyade koruma ve bakım maliyetleri daha masraflı ve meşakkatlidir. Yani bize bu programları bedavaya verseler dahi devamlılıkları ve bakımları için dışarıya göbekten bağımlı kalacağımız kesindir.

Şimdi şöyle bir bakalım; geçenlerde Microsoft'un sahibi Bill Gates ülkemize geldi ve Başbakanla birkaç saatliğine bazı görüşmeler gerçekleştirildi. Hem Milli Eğitim hem de e-devlet projesi ile alakalı görüşüldü ve Gates e-devlet için alt yapının kendisi tarafından sağlanabileceği konusunu dile getirdi ve teknik alt yapı ile portal vazifesinin ise bakanlar kurulu kararı ile devlet planlama müsteşarının da koordinatörlüğü ile yapılmasına karar verildi.

Alt yapının Microsoft tarafından verilmesi ne demektir? Bu sistemin çalışacağı tüm makinelerdeki serverların işletim sistemlerinin, web serverlarının Microsoft'un sistemlerinden oluşması anlamına gelmektedir. İyi de tüm bilişim camiasının da bildiği gibi Microsoft henüz kendi güvenliğini dahi sağlamaktan aciz bir firmadır. Daha geçen yılarda da bilişim dünyasının bildiği gibi Microsoft hackerlerin saldırısına uğramış ve hatta en gözde yazılımlarından olan ve tüm dünyada gerek kamusal alanda gerekse özel alanda kullanılan Windows işletim sisteminin kaynak kodlarının kendi serverlarından çalındığına dair haberler yayılmış ve Microsoft yetkilileri zor durumda kalmıştır. Ayrıca neredeyse her ay Microsoft'un yazılımlarından kaynaklanan güvenlik açıkları yüzünden binlerce bilgisayarlar zor durumda kalmakta ve iş gücü veya maddi zararlara uğramaktadırlar. Her an bir   güvenlik açığı duyurusu duymakta ve ömrümüz bu açıkları yamamakla geçmektedir..  Yani dünya bilişim camiasında Microsoft ürünleri istikrarsız çalışmaları ve güvenlik açıkları ile dolu yani güvenilirsiz bir sistem olarak internet âleminde nam salmışlardır.

Ayrıca Windows işletim sisteminin devamlı sağa sola bilgiler taşıdığı, bir istem dışı veri transferleri yaptığı bilgisayarları dinleme ( listen) teknolojileri ile kanıtlanmış ve daha sonradan Microsoft yetkililerince tatmin edici olmayan açıklamalar ile bu transferlerin çeşitli hata önleme mekanizmaları ile olduğu vs. açıklansa ve bunlar çıkartılan ilave yamaları engellendiği izah edilse de çoğu kullanıcı bunlarla tatmin olmamıştır. Sırf bu ve benzer tehlikelerden dolayı Rusya, Çin ve belli başlı bazı ülkeler hiçbir kamu kurumuna Windows tabanlı sistemler sokmama kararı almışlardır. Onun yerine ise Linux yada türevlerini kullanmaktadırlar. Her ülke kendi desteklediği Linux türevini kendi özel ihtiyaçlarına göre derleyerek kullanmaktadırlar.

Hal böyle vahim iken AKP hükümeti kalkıp tüm devletin alt yapısını , üreticilerinin bile tam olarak güvenliğini sağlayamadığı, Microsoft a teslim ediyorlar....

Neler yapılabilir ??

En kesin ve güvenilir çözüm; tamamen yerli ve milli güçler tarafından tasarlanmış ve kodlanmış bir sistem üzerinden bu projenin yürütülmesidir. Ama bu şu anda gözüken yüzü ile meşakkatli ve uzun vadeli bir iş olarak görülmektedir.

İkinci alternatif ise, diğer ülkelerin (Rusya, Çin Vs.)  bir kısmının da yaptığı gibi AÇIK KAYNAK kodlu yazılımlara destek verilmesi ve ülkemizin ihtiyaçlarına uygun bir işletim ve hizmet programlarının yazılması derlenmesidir.

AÇIK KAYNAK KODU: piyasadaki tüm programlar kimse tarafından okunamayacak ve incelenemeyecek şekilde derlenmiş ve direk kullanıma hazır bir halde gelmektedir. Bunların geriye giderek dahi nasıl kodlandıklarının anlaşılması çok zor hatta imkânsızdır. Açık kaynak kodlu yazılımlarda ise siz programın yanında tüm kodlarını yani mamulün yanında tüm projesini ve tüm formüllerini de beraberinde verirsiniz. Kişiler dilerse bu kodları inceleyerek arasına kötü amaçlı programların sıkıştırılmadığına emin olarak bu kodlar üzerinden derleyerek son aşamaya getirir ve hatta kendine özgü ufak eklenti ve değişiklikler de yapar...

Ve en önemlisi bu projesin büyük bir sinerji yaratacak ve her türlü bilgi birikimine sahip devletin ve özel sektörün bir çok unsurundan bir araya gelen konsorsiyumla birlikte en ince ayrıntısına kadar planlanarak yapılmasıdır.

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

TRUMP’IN KUDÜS KARARI VE İKTİDARIN UCUZ ŞARLATANLIĞI!
ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının...
Devami
TRUMP'IN AKDENİZ YIĞINAĞI VE İSRAİL HİZMETKÂRLIĞI
“Trump'ın gelişiyle dünyanın pek çok yerinde sancılar başlamıştı. Oysa seçilerek...
Devami
MİT MÜSTEŞARI-KDP BULUŞMASI VE BARZANİNİN MEŞRULAŞTIRILMASI
  Bünyesinde Kürt nüfusu barındıran dört ülke hareketli günlere gebe...
Devami
Sinsi ve Siyonist Safsata: TÜRKİYE'DE TÜRK YOKMUŞ!?.
  Emperyalizm bu propagandalarla neyi amaçlıyor? "İnsanlar kendilerini nasıl tanımlıyorsa...
Devami
KÜRDİSTAN KURULURSA, TÜRKİYE YIKILIRDI!
  KÜRDİSTAN KURULURSA, TÜRKİYE YIKILIRDI!      16 Nisan 2017 referandumundaki hilekârlık ve hukuksuzluklar...
Devami
ORDUNUN ONURU VE SOYSUZLARIN SORUNU
“Kimse bana etmedi, kendime ettiğimi Mecburen çekiyorum, yıllarca ektiğimi Ben varlık kaynağımı,...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 6358

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR