YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6abd611770ec7
0
0
171,117,28,27,170,6401,6356,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 3 5 0
Bugün : 51265
Dün : 55831
Son 30 gün : 1733275
Toplam : 62635447
IP Adresiniz : 216.73.217.154

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

BİR TEK O’DUR!..

Kuru asma çubuğuna. Salkım üzüm takan kimdir?
Sarı muzun kabuğuna. Taze lokum sokan kimdir?

Hayat muhteşem Kâinat. Hayranlık veren Tabiat
Harika İlahi san’at. Güneş lamba yakan kimdir?

Nur-u Muhammed özünde. Kur’an Peygamber sözünde
Hayvan insan kalb gözünde. Âlemlere bakan kimdir?

Atomlarda zerrelerde. Molekülde hücrelerde
Galaksi ve kürrelerde. Zuhur edip çıkan kimdir?

Köy kasaba ve şehirde. Nimet şeker ve zehirde
Şu Ezel Ebed nehrinde. Kesintisiz akan kimdir?

Bal yaptırır bir sineke. Süt yaptırır bir ineke
İpek yaptırır böceke. Mutlak Sultan Hakan kimdir?..

Hikmet saçar âlimlerle. Öcün alır zalimlerle
Namaz ve Hacc talimlerle. Nefs putunu kıran kimdir?

Binbir çeşit biçim biçim. Var olan O, ben bir hiçim
Korku-umut dolu içim. Kurşun edip sıkan kimdir?..

Bu evreni dokutan O. Kur’an ile okutan O
Akgül’e misk kokutan O. Şimşek edip çakan kimdir?

5 18 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abone Ol
Bildir
10 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

HACC SURESİ 62-66. AYETLERDE RABBİMİZ ŞÖYLE BUYURUR;

62-Bu böyledir; Çünkü Allah (CC), O Hakkın ta Kendisidir. (Zamanlar, olaylar ve şartlar O’nun kudretinden, takdirinden, hükmünden ve hikmetinden hiçbir şey değiştirmediği için… Hâşâ; bozulmaktan, yıpranmaktan, yanılmaktan, çaresiz ve yetersiz kalmaktan münezzeh bulunduğu içindir ki Allah Hakk’tır.) O’ndan başka yalvarılan (ve tapınılan)lar ise bâtıl (yanlış ve yararsız olup boşa çıkacak)dır. Gerçekten Allah (Tek) en Yüce ve en Büyük olandır.

63-Görmedin mi, Allah gökten su indirip (yağmurları yağdırdı da), böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı. Şüphesiz Allah, (her şeyin incelik ve gizliliklerini bilen) Lütfedici (Lâtif olandır), her şeyden Haberdardır.

64-Göklerde ve yerde her ne varsa O’nun (mülkü ve mahlûkatıdır). Şüphesiz Allah Ğaniy’dir. (Hiçbir şeye ihtiyaç duymayandır); Hamîd’dir (hakkıyla övülmeye layık olandır).

65-Görmez misin (ve ibret alıp şükre yönelmez misin ey insan ki;) Allah yerdekileri(dünyadaki her şeyi) ve O’nun emriyle denizde akıp giden gemileri sizin hizmetinize ve istifadenize musahhar (münasip ve müsait) hale getirmiştir. Ve O izin verinceye (kıyamet vakti gelinceye kadar) göğü (yıldızları ve gezegenleri) yerin üstüne düşmekten tutup engellemekte (ve evrendeki harika dengeleri muhafaza etmekte)dir. Şüphesiz Allah, insanlara karşı Şefkatlidir, çok Merhametlidir.

66-Size (ilk defa) hayat verip (varlığa çıkaran), sonra öldürecek olan, sonra da yeniden diriltecek (ve hesaba çekecek) olan O’dur. (Buna rağmen) İnsan gerçekten pek nankördür (kadir kıymet bilmezdir).

https://www.mealikerim.com.tr/22/hacc/

RABBİM GEREĞİ GİBİ ŞÜKREDENLERDEN OLABİLMEYİ NASİP EYLESİN.

Bu evreni dokutan O. Kur’an ile okutan O
Akgül’e misk kokutan O. Şimşek edip çakan kimdir?

“Ki beni yaratan ve bana hidayet veren (her konuda en doğruyu ve en uygunu öğreten İslam’a yönelten) O’dur;”
“Bana yediren ve içiren O’dur;”
“Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur;”
“Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O’dur;”
“(Ahirette) Din (hesap ve ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O’dur;”
“(Ey) Rabbim, bana hüküm (adaleti yürütme ve hikmetli düşünme yeteneği) bağışla ve beni salih kullarına kat.”
“(Bundan) Sonra gelecek (nesil)ler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver. (Kıyamete kadar beni hayırla andır.)”
“Beni nimetlerle-donatılmış cennetin mirasçılarından kıl.” (Şuarâ 78-85)
Bakınız: https://www.mealikerim.com

Bizleri tefekküre, rabbimizi tanımaya sevk eden bu müthiş şiir için Allah üstadımızdan razı olsun. Evrenin yaratılışı ve işleyişi üzerine düşünme mekaniğini somutlaştırarak daha anlaşılır ve sürekli uygulanabilir hale getiren bu eser, bizlere Yüce Allah’ın kuvvet ve kudretini düşünürken uygulanacak çok kıymetli bir yol göstermiştir.

Âl-i İmran 190

Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardı ardına geliş deveranında (Dünya’nın kendisinin ve Güneş’in etrafında dolaşmasında) temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır. [Not: Tüm evrende, Samanyolu Galaksimizde, Güneş sisteminde ve özellikle yaşadığımız Yeryüzünde: a) Birbirine uzaklık ve yakınlıkları, b) Ulaşım süratleri ve yörünge ayarları, c) Çevrelerini kuşatan GAZ’ların miktarı ve oranları, d) Evrenin sürekli ve sistemli genişleme hızı konularındaki: 1- Muhteşem ve mükemmel bir ‘DENGE’, 2- Muazzam ve muntazam bir ‘DÜZEN’, 3- Yüksek derecede makul ve mantıklı bir ‘DETAY VE DİSİPLİN’ bulunmaktadır. Bu durum: Kâinatın, Dünya’nın ve tabiatın; A- Sınırsız bir kudret ve ilim (hikmet) sahibi (Allah CC) tarafından yaratıldığını, B- Bu yaratılışın sonsuz bir akıl, kusursuz bir plan ve sorunsuz bir takdirle varlığa çıkarıldığını, C- Ve her an atom zerrelerinden yıldız kürrelerine kadar her şeyin ve tüm detayları ile Allah’ın yönetimi (El-Vâliy) ve denetimi (Er-Râgıb) altında bulunduklarını; aklen, ilmen ve teknolojikmen ortaya koymaktadır ki, bu hassas dengelerde çok az bir değişme durumunda bile; artık hayat, tabiat ve kâinat olmayacaktır. Öyle ise elbette bu kâinatın üstün bir Yaratıcısı vardır ve bize Kendini tanıtmak üzere Peygamber ve Kitap yollamıştır. Kur’an’ın bütün kuralları ve haber buyurdukları da hepsi Hakk’tır ve mutlaka çıkacaktır.]

https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/190

Âl-i İmran 191

(Aklı ve basireti olanlar ki) Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzere yatarken (devamlı) Allah’ı hatırlar (O’nu zikreder ve O’na yalvarırlar), göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde (dikkat ve ibretle) düşünür (eşyanın hikmet ve hakikatini anlamak üzere ilmi ve fikri araştırma yaparlar) ve “Rabbimiz, Sen (bütün) bunları hâşâ (gayesiz ve hikmetsiz) boş yere ve bâtıl sebeplerle yaratmadın (ve asla başıboş bırakmadın), Sen (böyle yersiz ve yararsız iş yapmaktan) Yücesin. Bizi ateşin azabından koru” (diye yalvarırlar).

https://www.mealikerim.com/3/ali-imran/191

ŞİRK’TEN VAZGEÇİP, TEVHİDE VARMAK!..

Allah’ı bilmek; Onun uğrunda ibadet ederek ve Onun uğrunda cihat ederek buyururlardı Aziz Erbakan Hocamız ve şuan da Onun en sadık takipçisi talebesi ve devamı olan Milli Çözüm ve Şahsi Manevisi Üstadımız Ahmet Akgül Hocamız.

Verimsiz , çorak, bir arazimiz olmuş olsun. Bu araziyi nasıl verimli hale getirebiliriz diye düşünsek ve ehline ( Ziraat Mühendisine) gidip o konuda teknik bilgiler alsak ve aldığımız o bilgiler ışığında toprağı verimli hale getirici şartları uygulasak ve ekim dikimimize başlasak belli bir süre sonra da ekim dikimin meyvesini sebzesini toplayıp maddi manevi istifade etsek… Çevremizdekiler bu ekili dikili alandan çok memnun kalsalar ; yahu burası kimin acaba diye cevabını arasalar sorsalar ve arazinin sahibi şu kişidir diye şahsı öğrenseler… Gelip size övgüler yağdırsalar tebrik etseler vs. ilk başta çok seviniriz ama bir düşünsek ki ; teknik bilgi aldığımız Ziraat Mühendisinin bilgisi Allah’ın verdiği akıl nimetiyle elde edilen bir bilgiyi aldık arazimize uyguladık. Uyguladığımız materyalleri , yeni verimli toprak bulup arazimize ( bizim sandığımız arazimiz onu da Allah OL DEDİ OLDURDU) döktüğümüz topraktan tutalım gübresidir suyudur tohumudur vb. her bir şeyi Allah c.c. yarattı bizim hiçbir katkımız olmadı o malzemelerin oluşumunda… Bu arazi ve içindeki meyve sebzeler benim deyip bana aittir deyip hava atmaya kalkışmak ne kadar da basit bir davranış ve yaratıcımıza (c.c.) karşı ne büyük bir edepsizlik olmuş olur değil mi?!!!

Milli Çözüm yayınlarında geçen şu hakikatleri de hatırlatmadan geçmeyelim:
Huzurla ve bu şuurla Fatiha Suresi’ni okumak; Allah’ın gazabını önleyip, O’nun rahmet, inayet ve hidayetini artırır. Fatiha Suresi’ni okumak; cennete girecek mü’minlerin teşekkür konuşmasıdır. Fatiha Suresi; dünya ve ahiret saadetine götürecek yolun haritasıdır. Fatiha Suresi; kulun, “Allah’ım, masivadan kaçıp Sana sığındım, nefsimin ve şeytani dürtülerin kıskacından, kutlu ve kurtarıcı huzuruna vardım” yakarışıdır. O halde özetlersek: Dua mü’minin silahı, dinin esası, göklerin ve yerin nuru konumundadır. En güzel ve en kapsamlı dua ise Fatiha Suresi olmaktadır. Bu nedenle Fatiha Suresi’nin sonunda söylediğimiz “ÂMİN”, cennet tapusunun mührü sayılmaktadır. Öyle ise BEN’lik putunu kırmak ve ‘BİR’lik (Tevhid) olgusunu haykırmak üzere FATİHA okunmalıdır.
İnsanın Enaniyet=Benlik gururunu ve nefsaniyet putunu kıran ve ona kulluk ve Rabbine teslimiyet şuuru kazandıran ise; Kur’an-ı Kerim’in mukaddimesi ve özeti sayılan FATİHA Suresi’dir.

Günümüze ve Kur’an’a Tercüman olan Milli Çözüm’ün kurtuluş çağrısına uyarak, batıldan Hakka yönelmemizi , gerçeği kabullenip iman ve istikamet yoluna girerek ibadetlerimizi yapabilmeyi ve günahlardan kaçınabilmek hususunda gösterilen ilahi kolaylık ve manevi huzur şeklinde ömür sürebilmeyi yetmez insanlık saadet bulsun, zalimler hak ettiğini görmesi için HAYAT İMAN VE CİHAT düsturunu kalbimize yerleşmesini sağlamasıyla gerçek mutlak varlık Allah’ımıza hayatımızı feda edebilecek kimselerden olmak için RUHUMUZU DOYURAN – ALLAH’A VARDIRAN – ŞİRKTEN UZAK OLMAMIZA VESİLE OLAN MİLLİ ÇÖZÜM’e minnettarız. Sonsuz şükürler ederiz rabbimize bu nimeti lütfeylediği için.

El-hamdülillahi alâ külli hâl sivel küfri ved-dalâl

Şiirin bende bıraktığı en güçlü duygu, insanın kâinatın içinde ne kadar küçük ve muhtaç olduğunu, buna karşılık Allah’ın kudretinin her zerrede nasıl açıkça görüldüğünü yeniden hissetmek oldu. Kuru bir asma çubuğuna üzüm salkımını, küçücük bir böceğe ipeği, bir arıya balı, bir ineğe sütü yaptıran kudret ile atomlardan galaksilere kadar bütün kâinatı düzenleyen kudretin aynı kudret olduğunu düşündürüyor şiir. Bana göre şiirin asıl güzelliği de burada; insanı sadece tabiatın güzelliklerine hayran bırakmıyor, o güzelliklerin arkasındaki Yaratıcı’yı görmeye davet ediyor. “Kimdir?” sorusu şiirin her mısrasında aslında insanın kendi nefsine yönelttiği bir soru gibi geliyor bana; çünkü biz çoğu zaman sebeplere, insanlara, imkânlara ve kendi gücümüze bakıyoruz ama bütün bunların üzerinde asıl kudret sahibinin Allah olduğunu unutabiliyoruz. “Var olan O, ben bir hiçim” anlayışı da bana göre insanı küçültmek için değil, nefsin haddini bilmesi ve gerçek değerini Rabbine kullukta bulması için söylenmiş çok güçlü bir ifade. Bu şiiri okurken tevhidin sadece “Allah birdir” demekten ibaret olmadığını, hayatın her alanında O’nu görmek, nimeti O’ndan bilmek, gücün O’ndan geldiğini anlamak ve insanın kendi benliğini merkeze koymaktan vazgeçmesi olduğunu düşünüyorum. Özellikle günümüzde insanın kendi aklına, teknolojisine, parasına, makamına ve gücüne fazlasıyla güvenmeye başladığı bir zamanda bu şiirin verdiği mesaj bana çok anlamlı geliyor: Ne kadar ilerlersek ilerleyelim, ne kadar bilgi sahibi olursak olalım, yaratılmış olduğumuzu ve her an O’na muhtaç bulunduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Bana göre şiirin özü şu: Kâinata bakıp sadece eseri görmek yetmez, eserin sahibini de görmek gerekir; nimete bakıp sadece nimeti değil, nimet vereni tanımak gerekir. İşte bu yüzden “Bir Tek O’dur” sözü benim için şiirin sadece başlığı değil, bütün hayat anlayışını özetleyen bir cümle gibi geliyor; insanın bütün hesaplarını, korkularını, ümitlerini ve beklentilerini Allah’ın kudreti karşısında yeniden yerine oturtması ve sonunda her şeyin O’na muhtaç, O’nun ise hiçbir şeye muhtaç olmadığını idrak etmesi gerektiğini düşünüyorum.

HER ŞEY O’NA MUHTAÇTIR. AMA O HİÇBİR ŞEYE MUHTAÇ DEĞİLDİR.

Evet Cenab-ı Hak;

“Canlı ve cansız bütün varlıkları ve özellikle insanı; atom altı enerji zerreciklerinden moleküllere, protein hücrelerinden, sinir, sindirim, dolaşım ve boşaltım gibi yüzlerce sistemlere kadar: Her saniye milyarlarca harika bileşim ve iletişim halinde yaratan… Şehirler büyüklüğündeki en gelişmiş bilgisayarların bile bunların milyonda birini başaramayacağı şartları oluşturup, her şeyin ve herkesin bütün ihtiyaçlarını karşılayan, bizim ve âlemlerin yaratılış harikaları silsilesi sayılan, Allah’ın sonsuz kudret ve rahmet alâmetleri olan, dünyadaki bütün nesnelerin ve uzaydaki tüm sistemlerin, insan, melek ve cinn türlerinin hepsinin ve her şeyin Rabbi olan Allah’tır.” (Fatiha: 2 – Ahmet-Abdullah Akgül Meali)

İşte bu sebeple; Cenab-ı Hakkın; Zatında, İcadında, İcraatında ve Şeriatında şüpheye düşüp itiraz etmek şirk sayılmıştır.

ZATINDA; Allah BİR’dir. Bu konuda şüpheye düşmek. TEVHİD ŞİRKİ’dir.

İCADINDA: Yaratmasında ve yarattıklarında şüpheye düşmek. TABİAT ŞİRKİ’dir.

İCRAATINDA: Kader noktasında şüpheye düşmek. ESBAB ŞİRKİ’dir.

ŞERİATINDA: İslami Adil bir Düzenin bu çağın sorunlarına ve ihtiyaçlarına çözüm olamayacağını savunmak ve karşı çıkmak. TAGUTİ ŞİRK olmaktadır.

İşte biz her şeyi O’ndan bilir ve O’ndan bekleriz. BEN’liği öldürmenin ve Tevhid üzere olmanın tek yolu budur.

Kuru asma çubuğuna. Salkım üzüm takan kimdir?
Sarı muzun kabuğuna. Taze lokum sokan kimdir?
Hayat muhteşem Kâinat. Hayranlık veren Tabiat
Harika İlahi san’at. Güneş lamba yakan kimdir?

Kim sorusunun cevabı Yüce Allah cc dür.
Dünya’yı yarattık ve çeşitli imkânlarla donattık ki, insanlar) Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin emeklerinden (tahıl çeşitlerinden, meyve ve sebzelerden yapıp ürettiklerinden)yesinler (ve yararlansınlar diye). Yine de hâlâ şükretmeyecekler mi? (Çünkü insanların kendi alın teri ve emeği ile kazanıp helâl lokma yemeleri de kutlu bir berekettir ve ibadettir.(Yasin Süresi35)

Üst üste yığılıp) Sıkışan (bulut)lardan ‘bardaktan boşanırcasına su’ indirip (yağmurları yağdırdık)Nebe Suresi15

Bununla (yeryüzünde) taneler ve bitkiler bitirip-çıkaralım diyedir.(Nebe Suresi 16)

O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat)içinde yedi (tabaka) gök yaratmıştır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin (bulamazsın). İşte gözü(nü) çevirip-gezdir (ve dikkatle bak; göklerde ve galaksilerde)herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık)görebiliyor musun? (Kâinatta ve tabiatta bir kusur ve noksanlık var mıdır?)(Mülk Suresi3)

Hikmet saçar âlimlerle. Öcün alır zalimlerle

Namaz ve Hacc talimlerle. Nefs putunu kıran kimdir?

İbadetlerin amacı insanı kötülükten arındırmak ve nefsini terbiye etmektir. Allah zalimlerin cezasını er ya da geç verir.
Ey insan!) Sakın sanma ki; Allah zalimlerin yaptıklarından gafil (habersiz ve ilgisiz)dir. Sadece onları, gözlerin dehşetle döneceği (korku ve şaşkınlıktan bakışlarına baygınlık geleceği) bir güne kadar ertelemektedir.(O gün zalimler ve hainler öyle bir hale geleceklerdir ki) Başlarını dikerek panikle kaçışıvereceklerdir, göz uçları (dehşete kapılıp donmuş gibi) kendilerine dönüp çevrilmeyecektir. (Herkes en yakınlarını bile unutup, kendi derdine düşecektir) ve gönülleri sanki bomboş kesilmiştir.(İbrahim Suresi 42-43)

Daima imtihan şuuru ve kulluk sorumluluğu içinde davranarak, her konuda Rabbimize ve Nebimize iman ve itaat huzuru içinde yaşayarak… Her din ve düşünceden, farklı kültür ve kökenden bütün topluluklara temel insan haklarını ve refah ortamını sağlayacak;akıl, bilim ve din kaynaklı bir Adil  Düzen ’i kurmak için çalışıp çırpınarak ve bu yoldaki sıkıntı ve saldırılara katlanmak suretiyle nefsi ve siyasi cihadımızı yaparak; bu kısa ve kusurlu hayattan, sonsuz ve sorunsuz bir hayata kavuşmak için… Böylece sanal dünyadan, doğal dünyaya, yani cennet ortamına ulaşalım.  Nefisle cihadını başaramayanların, yani kendilerini kötülüklerden arındırıp, iman ve ahlâk yönünden olgunlaştıramayanların, zahiri cihatta da başarılı olamayacaklarını asla unutulmamalıdır.

Bu veciz şiiri okuduğumuzda; Rabbimizi tanıyabilmek, iç huzurumuzu sağlayabilmek ve iman ile ölebilmek için düşünce mekanizmamızın nasıl işlemesi gerektiğini öğreniyoruz.

Picture of Kâzım CANDAN – Van 100. Yıl Üniversitesi E. Öğretim Görevlisi

Kâzım CANDAN – Van 100. Yıl Üniversitesi E. Öğretim Görevlisi

YORUMLAR

Son Yorumlar
10
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazın.x
Paylaş...