YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a1d1319a6182
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 9 2 0
Bugün : 10883
Dün : 59378
Bu ay : 10883
Geçen ay : 1826018
Toplam : 55719674
IP'niz : 216.73.217.121

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

BİR “FERYAT” VE “UYANIŞ”

 Mülkün Sahibini Bulma Yolunda Bir “Feryat” ve “Uyanış”

“Kayarsın Çirkefe, Çamura Doğru” başlıklı bu şiiri okuduğumda, ruhumda derin bir sarsıntı hissettim.

Her mısra bir tokat gibi yüzüme inerken, her kelime vicdanıma atılmış bir kor ateş oldu. İçimi büyük bir korku kapladı. “Bahsedilen o ‘mayasız hamur’ bensem ne yapmam gerekiyor?” Bu korku bende bir uyanış çığlığı oldu.

Bir talebe olarak nefsimin oyunlarına daldığımda, “Hocam neden bu kadar sert feryat ediyor?” diye sorduğum anlar olmuştu. Ama durup düşündüğümde; mülkün ve makamın geçici olduğu şu dünyada, bir mürşidin öğrencisinden ne çıkarı olabilirdi ki? Onun tek derdi, bizim o “Emmâre” çukurunda boğulmamamızdır. Bizim kirimizi yıkarken kendi ruhunun yorulması, nefsin mertebelerinde takılıp kalmamıza duyduğu o mukaddes hayıflanmadır.

Dostlarım ve Yol Arkadaşlarım.

Üstadımızın feryadı bir öfke patlaması değil, evladını uçurumun kenarında gören bir babanın şefkat çığlığıdır. Bizler “un, su, tuz” olup da bir türlü “ekmek” olamadığımızda; yani davayı sadece dilde tutup kalbe indiremediğimizde, Onun sırtına en büyük yükü biz bindiriyoruz. Eğer “Hocamı kandırdım” sanan o ahmakça yanılgıdan kurtulamazsak, sadece Hocamızı değil, ebedi saadetimizi kaybederiz.

Bu bir nevi “şok tedavisidir.” Üstadımız burada “Artık ne haliniz varsa görün” demiyor; aksine, “Seni sarsmazsam uyanmayacaksın, bu yüzden seni en can alıcı yerinden vurmalıyım ki kendine gelesin” diyor. Onun hissettiği; kandırılmışlık öfkesi değil, bizlerin düştüğü o acınası durumun merhamet sancısıdır.

Bu yazımı ve ardından dökülen mısraları bir itiraf olarak kabul edin. Ben bu şiirle kendi aynamı gördüm ve korktum. Gelin, Üstadımızın sırtından bu yükü alalım; “Kâmil” olamasak da en azından bu çileli yolda Ona sadık birer yoldaş kalalım. Çünkü rüya bitiyor, fırsatlar gidiyor ve geriye sadece “Mülkün Sahibi” ile olan randevumuz kalıyor.

Bu şiiri yazarken kendimi Hocamızın yerine koymaya çalıştım. Onun bizi temizlerken nasıl yorulduğunu ve tek beklentisinin bizi hakikate ulaştırmak olduğunu dert edindim. İşte o yer değiştirme hissiyle dökülen mısralar…

MÜLKÜN SAHİBİNİ, BULUP BİLSEYDİN…

“Emmâre” çukurdan alırken seni,
Kirini yıkarken, kirlettin beni.
Sırtıma yükleyip, o kirli teni,
Batağı aşmayı, kolay mı sandın?

“Levvâme”ye geçtin, yaş döktü gözün,
Bir günah, bir tövbe, tutmadı sözün.
Bağrıma döküldü, ateşin közün,
O nazı çekmeyi, kolay mı sandın?

“Mülhime” sırrıyla, erdim zannettin,
Gölgeni görüp de, Güneş farz ettin,
Şu garip gönlümü, yıkıp kahrettin.
Putunu kırmayı, kolay mı sandın?

“Mülhime” yükünü, kaldıramadın,
Edebi çiğneyip, haddini aştın.
Çektim elimi bak, nefsine taptın
Seni terk etmeyi, kolay mı sandın?

Dost’un sofrasına, bağdaş kursaydın,
Üstadın ikramı, sırra bansaydın,
Sadık çırak olup, sözün tutsaydın,
“Mülhime” nuruyla, sarardım seni.

Aklın defterini, dürüp atsaydın
“Hiçlik” hırkasını, giyip solsaydın,
Ölmeden bir evvel, ölüp yatsaydın,
“Mutmain” halinle, huzur bulurdum.

Kahrın ocağında, pişip yansaydın,
Gelen her belayı, lütuf saysaydın,
Hükmün Sahibine, Hakka baksaydın,
“Râdiye” olsan da, şükre dalsaydım.

O aziz toprağa, kökler salsaydın,
Muhammed bağında, Akgül açsaydın,
Kevser havuzunda, suya kansaydın,
“Mardiyye” gününü, vuslat sayardım.

Perdeler kalkıp da, sırra erseydin,
Emanet yükünü, yere serseydin,
Mülkün sahibini, bulup bilseydin,
“Sâfiye” katında, seni görseydim.

Şu garip sırtımdan, yükü alsaydın,
Bu çile yolunda, yoldaş kalsaydın,
Sana o tacı ben, bizzat taksaydım,
“Kâmil” olsan da ben, nefes alsaydım.

Kapıda Kıtmir’lik, şeref bilseydin,
Döktüğüm terleri, görüp silseydin,
Bir gün emeklere, Yalçın değseydin,
Sırr-ı Hû’yu sende, seyre dalardım.

Yalçın GÖZÜBÜYÜK
5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abonelik
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Yalçın GÖZÜBÜYÜK

Yalçın GÖZÜBÜYÜK

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...