YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a1d2c14c88f7
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 9 2 0
Bugün : 11926
Dün : 59378
Bu ay : 11926
Geçen ay : 1826018
Toplam : 55720717
IP'niz : 216.73.217.121

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

İslamcı Münafıklara Katlanan Erbakan Hoca’nın
TEKNOLOJİK SAVUNMA HARİKALARINI HAZIRLAMASI

  1. Kadir Mısıroğlu’nun Şeyh Nazım Kıbrısi ile Londra’da buluştuğu videonun linki: www.youtube.com/watch?v=PKfQiyHnrOy&t=1s
4.7 23 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abonelik
Bildir
8 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Yeryüzünde Adil Düzene dayalı yeni Bir Dünya mutlaka kurulacaktır. İyi güzelde Siyonistler öyle düzenler kurmuşlar ki onları nasıl etkisiz hale getireceksiniz. Süper Güç zannedilen ülkeleri nasıl dize getireceksiniz. Ne yazık ki ülkemiz insanı en çok ABD’yi süper güç zanneder, kuvvet kudret sahibi onları görür ve onların güdümüne girmekten onların emirlerini yerine getirmekle yani onlara teslim olmakla ancak yaşayabileceklerini düşünürler. Aziz Erbakan Hocamız haricindeki gelen iktidarlarda hep bu minvaldedir. Erbakan Hocamız kuvvet kudret sahibi yalnız Allah’tır ayetini kendisine ilke edinmiş ve hep bu düşünceyle hareket etmiştir. TBMM de “Bana ne Amerika’dan Bana ne Amerika’dan” diye haykıran tek lider de Erbakan Hocamız olmuştur. Bu düşünceyle hareket etmesi ile Kıbrıs Harekâtını yapmıştır. Kıbrıs’ın ve Halkının kurutuluşuna vesile olmuştur. Bu ayrıca ülkemiz güvenliği içinde olmazsa olmaz bir gereklilikti. Ülkemizin kalkınması için Üretim yapan fabrikalar kuran sanayinin gelişmesini sağlayan lider olmuştur. İncirlik Üssünü kapatıp birilerini kuvvet kudret sahibi sandığı ABD ye diz çöktürmüştür. Ve inşallah yaptığı teknoloji harikaları ile de Siyonizm’in tüm sistemlerini etkisiz hale getirecek, süper güç zannedilen ülkeleri dize getirecek İsrail’i yerle bir edip haritadan silecek ve Tüm insanlığın umutla beklediği Adil Düzen’e dayalı Yeni Bir Dünya kurulacaktır inşallah. Bu inanca Erbakan Hocamız gibi inanan sadece Milli Çözüm ekibi kalmıştır. Erbakan Hocamız’a, O’nun plan program ve projelerine sahip çıkan tek ekip sadece Milli Çözüm kalmıştır. O’nun yolundan gittiğini iddia edenler sadece O’nu istismarı peşindeler. Ne Adil Düzen’e sahip çıkmakta ne de ağızlarına bile almamaktadırlar. Hatta “Konjoktürel Slogan” olarak tanımlayacak kadar düşmüşlerdi. Adil Düzen’e ve Hocamızın projelerine sahip çıkan, Yer yüzünde Adil Düzen’e dayalı yeni bir dünya kurulsun çaba ve gayreti güden sadece Milli Çözüm ekibi kalmıştır. Aziz Hocamız 1980 yılında TRT de bugünleri görmüş olacak ki Türkiye ve İnsanlığın kurtuluşunun Milli Çözüm’le olacağını haykırmışlardı. Makalede ismi zikredilen şahısların anlayışı ile ancak Siyonistlere bu millet köle yapılırdı. Ki zaten amaçları da bu olduğu görülüyor. Erbakan Hocamızı tanımayı ve tâbi olmak nasıl bir nimet ve bu nimete nail olmak her gece şükür namazı kılmayı gerektirir. Yetmez bu uğurda canla başla çalışmayı gerektirir. Birde Erbakan Hocayı anlama nimeti var ki O da sadece Üstad Ahmet Akgül Hocamız sayesinde Milli Çözüm ekibine nasip olmuştur. Bu da ayrı ve bambaşka bir nimettir. Rabbim gereği gibi şükredenler olmayı nasip eylesin, nankörlük edenler olmaktan bizleri korusun inşallah. Ayaklarımızı ve kalbimizi sabit kılsın. Bizleri aziz Erbakan Hocamıza ve Üstadımıza layık talebe olmayı nasip eylesin. Bizleri Yeryüzünde Adil Düzeni Hakim kılan o kutlu ekibin içerisinde yer almayı ve canla başla çalışan, cihad eden mücahid muttaki kullardan eylesin Amin.

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZ 1980 YILINDA TRT DE ŞÖYLE BUYURMUŞLARDI;
“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

Havuz Sistemi’ni kurabilen, Kıbrıs’a çıkabilen, işçiye tarihi zamlar verip Devrim otomobilini ve Gümüş Motor’u üretebilen bir iradenin “imkansızı” değil, “tamamen mümkün olanı” hedeflediği tarihsel bir gerçektir.

Küresel sermayenin ve içerideki işbirlikçilerinin Erbakan Hocam’ı ve hareketini bu kadar sert operasyonlarla (28 Şubat süreci, parti kapatmalar, siyasi yasaklar) hedef almasının tek bir sebebi vardı: Onun bu projeleri tek başına ve koalisyon şartlarında bile başarabilmiş olması. Eğer onun arkasında, bu operasyonlara göğüs gerecek, eğilmeyecek, bükülmeyecek ve liderin attığı tohumları kurumsallaştıracak çelik gibi sağlam bir kadro kalabilseydi; Türkiye bugün borç yükü altında ezilen, sıcak para arayan bir ülke değil; kendi finansal sistemini kurmuş, kendi teknolojisini üreten ve mazlum coğrafyaların hamisi konumunda olan küresel bir süper güç olurdu.

Tarihin en büyük “keşke”si, işte bu nitelikli ve sadık kadro eksikliğidir.

Kıymetli arkadaşım Prf Dr Mehmet Biçkes bey’in ifade ettiği gibi “Erbakan Hocamızın liderliği literatürde rastlanmayan liderlik özelliklerine sahiptir”. Hocamız her alanda donatılarak Rabbimiz tarafından ümmete ve insanlığa rahmet olarak gönderilmiştir.
Ayrıca Hocamızın vefatında şanlı ordumuzun yayınladığı “silahlı kuvvetlerimize verdiğiniz hizmetler unutulmayacaktır” mesajı öylesine söylenmiş değildir.
Hatta bazı münafık ve aklı yatmayan kesimler “neymiş bu hizmetler açıklasalar da öğrensek” gibi ayarlarını ortaya koyan konuşmalar yapmıştır.
Ama şimdi gün geçtikçe Hocamızın savunma sanayimiz için ürettiği projeleri gün yüzüne çıktıkça insanların Hocamıza olan saygısı da artmaktadır. Bu saygı ve sevgi yıllar geçtikçe daha da artacak. Çünkü O’nu Rabbimiz sevmiş ve insanlara da sevdiriyor.
Burada şu konuyu da ifade etmemiz gerekiyor: Hocamızın savunma sanayiine ait olan projelerinin yanında insanlığın huzurunu ve barışı sağlayacak İslam BM’si, İslam NATO’su, İslam ortak parası, İslam ortak kültür paktı, İslam ortak pazarı projeleri ile Adil Dünya Düzeni projeleri de; dünyanın yeni bir düzene ihtiyaç duyduğu ve kapitalizmin artık bitme durumuna geldiği günümüzde sahiplenilmesi, kongre ve sempozyumlarla dünyanın gündeminde tutulması gerekmektedir.
Milli Görüşçü olduğunu iddia eden kurumların bu konuda gayretsiz olması esef vericidir.
Çok şükür Milli Çözüm, Hocamızın tüm projelerine sahip çıkıp sürekli gündemde tutmaya ve uygulanması için gayret göstermeye devam etmektedir.
Unutmayalım; hiç kimse Hocamızın savunma sanayiine yönelik projelerinin adını bile bilmez ve anmazken Milli Çözüm bu projeleri dile getiriyordu. Bu durum gerçek manada Hocamızın takipçisi ve projelerinin sahiplenicisinin Milli Çözüm olduğunu ortaya koymaktadır.
Ayrıca Milli Çözümün, Rıza Nur-Kadir Mısırlıoğlu-Nazım Kıbrısi gibi şahısların ayarları hakkında ortaya çıkardığı gerçekler göstermektedir ki bu tip insanlar; milletimizin bağımsızlığı ve yeniden dünya lideri olması yönünde ömrünü ortaya koyan muhterem şahıslara (Atatürk ve Erbakan Hocamız) karşı, bu şahısların yaptıklarına engel olamamanın verdiği hınçla Siyonizm’in intikam almak için kullandığı maşalardır.

Aziz Erbakan Hocamızın her alanda olduğu gibi askerî ve savunma sanayi alanında yapmış olduğu çalışmaları gördükçe O’nun yaşamını Kur’an-ı Kerim i en güzel şekilde anlayan, anlatan ve yaşayan biri olduğuna tekrar şahit oluyoruz. Bu teknolojik çalışmaların bi anlamda Enfal Suresi 60. Ayet mucibince yapılmış olabileceği kanaatine ulaşabiliyoruz…

Onlara (gizli, açık düşmanlara) karşı gücünüzün yettiği kadar (bütün imkânları kullanarak siyasi, askeri ve iktisadi her türlü) kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar, (bugün ise üretilip devamlı bakımı yapılan uçaklar, füzeler ve tanklar) hazırlayın. Ki bunlarla Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve Allah’ın bildiği (ama) sizin bilmediğiniz diğer (gizli şer ve nifak odaklarını) korkutasınız (ve caydırıcılık gücüne sahip olasınız. Bu konuda cimrilik ve tedbirsizlik yapmayasınız). Allah yolunda (cihad uğrunda ve milli savunma amacıyla) her ne harcarsanız, (nasıl bir katkı sunarsanız, o ahirette) size tam olarak ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız. (Allah adalet sahibidir.)

https://www.mealikerim.com/8/enfal/60

Dış güçlere karşı bir de iç merkezlerin ve derunî güçlerin bulunduğu asla unutulmamalıydı!
Ahmet Akgül Hocamızın 28 Mayıs 2021 tarihli Milli Çözüm Dergisindeki “AKP KABUK İKTİDARDI VE ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞTI” başlıklı makalesinde:
“Dünya tarihi boyunca, köklü ve büyük devrimler gerçekleştirecek ve mevcut dengeleri temelinden değiştirecek Merkez Ülkelerde, bu kutlu kırılma öncesinde, bir KABUK İKTİDAR dönemi yaşanırdı. Hâkim güçlerin hizmetinde ve hain işbirlikçilerin güdümünde oluşturulan bu iktidar, aynen vücutta açılan derin yaranın kabuğunu andırırdı. Çeşitli ve etkili tedavilerle iyileşmeye başlayan yaralar kabuk bağlardı. Yaralar tam iyileşmeden bu kabukları kaldırmak, yaranın mikrop kapıp iltihaplanmasına ve iyileşme sürecinin uzamasına yol açardı. Bu nedenle kaşıntı verse ve çirkin görünse de, bu kabukları yerinde bırakmak lazımdı. Çünkü yara iyileşince bu kabuklar zaten kendiliğinden düşüp kopacak ve vücuttan ayrılacaktı.
İşte AKP, böylesine kabuk bir iktidardı. Hem kendileri iktidara taşıdıkları ve yararlandıkları için dış güçler avutulup zaman kazanılmaktaydı, hem de toplum bünyesinde açılan derin yaraların kısmen tedavisine fırsat sağlanmaktaydı. Gerçi bu arada daha başka sosyal ve ekonomik tahribatlar da yapılmaktaydı ama tarihi hesaplaşmanın alt yapısı da bu kabuk altında hazırlanmış olmaktaydı.
İHA’lar-SİHA’lar, roketatarlar gibi Milli Savunma sanayiinde ve savaş teknolojisinde çok önemli atılımlar bu kabuk yönetim sayesinde başarılmış, Rahmetli Erbakan Hocamızın temel çizimlerini ve alt yapı tesislerini hazırlayıp ilgili makamlara teslim ettiği projeler geliştirilip üretilmeye başlanmıştı. Ve tabi zalim güçlerle yaşanacak tarihi hesaplaşma öncesi, artık bu kabuk iktidarın kendiliğinden, doğal sebepler ve normal yöntemlerle düşmesi de kaçınılmazdı. Çünkü hiçbir güç kaderin önünde duramazdı ve bu marazlı kafalarla büyük hesaplaşma yapılamazdı.” tespitleri çok önemli gerçekleri anlamamızı sağlamıştı.
Bak: https://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/akp-kabuk-iktidardi-ve-omrunu-tamamlamisti/
Kendisinin ve yakın çevresinin Siyonist mahfillerle iç içe oldukları, hatta şahsi çıkar ve siyasi makam uğruna işbirlikçilik yaptıkları saptanan kişilerin, tarihin seyrini değiştirecek böylesine stratejik sırları bilmesi zaten imkânsızdı.
İşte bu İslamcı münafıklara katlanan Erbakan Hoca’mız, işbirlikçi iktidar içeresinde teknolojik savunma harikalarını hazırlamış; Barbar Batı’nın bütün silah sistemlerini ve tüm askeri birikimlerini etkisiz kılacak teknolojik harikaları kullanacak vakit ise yaklaşmıştı!

Kadir Mısıroğlu ve benzerleri millete kibir aşılamaktan ve hainliği meşru göstermekten başka hiçbir işe yaramamışlardır. Genel bir değerlendirme yapıldığında Ümmete ve İnsanlığa en ufak bir faydaları bile bulunmamakta bilakis birçok ihanetleri bulunmaktadır. Cennet mekan Erbakan Hocamıza olan kinleri de buradan kaynaklanmaktadır. Bunlar gibi zerzavatlar ürürken muhterem hocamız çağa mührünü vurmuş siyonizmi yerle bir edecek teknolojileri ve sistemleri hazırlamıştır. Bu soytarıları takip edenlerin ise hali ortadadır…

Kaldı ki bu İHA ve SİHA’lar, Erbakan Hoca’nın hazırladığı; Siyonizm’in zulüm saltanatını yıkacak, Amerika, Avrupa, Çin ve Rusya’yı hizaya sokacak teknolojik savunma harikalarının sadece fragmanı ve ön tanıtma hazırlıklarıydı!.. Barbar Batı’nın bütün silah sistemlerini ve tüm askeri birikimlerini etkisiz kılacak teknolojik harikaları kullanacak vakit ise yaklaşmıştı!

ve Tabiî olarak, Erbakan hocamız Türkiye’de Yüksek teknoloji imkânlarını, Halkın ve Milletimizin ve Mazlum milletlerin felaha kavuşması, için Gerekli alt yapıyı ekipmanları silahları oluşturup hazırlamayıp, Türkiye Cumhuriyeti nin,en başta pkk belasından kurtarıp,DEVLET’in gerekli mercileri ve bayraktar şirket eliyle bu büyük katkıları bizlere sunarken;

İngilizce menşeli,siyonist Rockefeller aileside bu gidişattan oldukça rahatsız olmuş parkı , Erbakan hocamızın insan lık adına yapılan bu hayırlı ve mükemmel icraat larına engel olmak için, Şeyh kıbrısi ve Kadir Mısıroğlu gibi ayarı bozuk ıkı yüzlü fesat kişileri kullanıp, ve onlara itibar eden kitleleride peşine takan, bugün ki, çoğu (AK! muhafazakarlarda ) dahil olmak üzere.. bilerek veya bilmeyerek, Erbakan Hocamızı ve projelerini devreye dışı bırakmaya çalışanlardır..

Bu olayları gördükçe duydukdukça, Şu Altın cümle aklıma geliyor,
ERBAKAN HOCA TEK KİŞİLİK BİR ORDU”
A. AKGÜL

İŞTE HAKKIN ÖNCÜLERİ, İŞTE SİYONİZM VE İŞBİRLİKÇİLERİ!..

Son yüz yılın yani Cumhuriyet tarihimiz boyunca ülkemizin ve milletimizin sorunlarını aşmaya ve mutlu-onurlu bir gelecek kurgulamaya çalışan 2 büyük lider tanıdık:
1- Mustafa Kemal Atatürk
2- Necmettin ERBAKAN,

Üstad Ahmet Akgül Hocamız ise, bunları en iyi tanıyan ve kutlu hedeflerine odaklanan bir ilim, fikir ve dava adamıdır…

Kısaca demek gerekirse; Mustafa Kemal Atatürk , Birinci Dünya Savaşı sonrasında Batı’nın Kürdistan va’adini hatırlatan Siyonist Cohen, İsrail merkezli Begin-Sadat Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanı Edy Cohen, “İsrail’in ‘bağımsız Kürdistan’ı desteklediğini çünkü sözde Kürdistan’ın Büyük İsrail’e evrileceğini” söylemişti. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra kazanan güçler, Kürtlere bağımsızlık sözünü verdi; ancak bu söz yerine getirilemedi. Temel sebep ise; yeni Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün engellemesiydi” itirafında bulunmuşlardı. Yani Mustafa Kemal Atatürk biz insanlara bir VATAN bırakmıştı. Necmettin Erbakan, Müslümanların teknolojik bakımdan ileri geçecekleri, bilimsel ve ümit verici gerçekler diyebileceğimiz ve Siyonizm’in ve Emperyalizmin hizaya sokulacağı Teknoloji Harikalarını ve Birleşmiş Milletler Yeni Düzen Komisyonu Başkanı Nobel ödüllü Prof. Ervin Lazslo’nun: “Kırk yıldır hayalini kurduğum tüm insani değerleri ve ihtiyaci gerekleri içinde barındıran, Erbakan’ın hazırladığı Adil Düzen olduğunu fark etmenin bahtiyarlığını yaşamaktayım!” dediği ADİL DÜZEN PROJELERİ hazırlamıştı. Üstad Ahmet AKGÜL ise, “değişmez doğrulara”, yani Aklıselimin, Müspet Bilimin, Tarihi Tecrübe ve Birikimlerin, Vicdani Kanaatin ve Hak Dinin, ortaklaşa hayırlı ve yararlı buldukları temel esaslara bağlı kalarak, Milli birlik ve dirliğimizi bozan kışkırtma ve kutuplaşmaları yaklaştırmak ve uzlaştırmak… Ortasından azgın bir nehrin geçtiği, her iki yakasında yaşayanların birbirlerine düşman hale getirildiği bir şehirde, en gerekli ama en riskli ve zahmetli olan şey iki tarafı birbirine bağlayan bir köprü olmaktır. Böylece karşılıklı geçişlerle buluşmalarını, tanışıp yakınlaşmalarını ve sonunda kaynaşıp kucaklaşmalarını sağlamak lazımdır. Bir tarafta durup karşıya laf ve taş atmak, hakaretler yağdırıp kışkırtmak kolaydır. Zor olan; köprü kurmak, sırtından geçmelerine, tekmelemelerine, azgın ve taşkın sellere dayanmak, ama gereksiz düşmanlıkları törpüleyip dayanışmaya vesile olmaktır. İşte Üstad Ahmet AKGÜL bu kutlu amaç ve ihtiyaçla yola çıkmıştır ve aralarına uçurumlar açılmış toplum kesimlerinin birbirlerini anlamaları, ortak değerlerde ve asgari müştereklerde buluşup uzlaşmaları için çırpınmaktadır. Yani ezcümle; şuan günümüz Türkiye’sinin geldiği nokta ortadaydı ; şuan devletimiz ve geleceğimiz için en tehlikeli olan, AKP iktidarının ve Cumhur İttifakı’nın ülkeyi yönetemiyor olmasıydı. Toplumu kutuplaştırıp kamplaştırmaya, hatta kendi şahsi ikbal ve ihtirasları için halkımızı ayrıştırıp kapıştırmaya hazır bir zihniyetle bu sorunlar aşılamazdı. Bu nedenle Milli Çözümlü bir Milli Mutabakat kaçınılmazdı ve bu hakikati taaaaa yıllar öncesi farketmiş ve çözümü taaa o yıllardan bugüne kadar haykırmaktadır. Ne yüksek bir hidayet, ne yüksek bir feraset ve ne yüksek bir dirayettir öyle değil mi?!!!
İYİ Kİ VARLARSINIZ!..

Gelinen noktada diyoruz ki ve herkes de görüyor ki; İŞTE BU 3 KAHRAMAN’IN GAYRETLERİ VE İNSANLIĞIN GELDİĞİ NOKTA… Gelinen noktada bütün çıplaklığıyla anlaşıldığı üzere, Batı ve İşbirlikçileri kalleştir, barbardır, korkaktır… Bu tarihe adını altın harflerle yazdırmış milletimizi Siyonizm’e yamayanlar bizi faizci kapitalist ahtapotun kucağına atanlar elbette alçaktırlar şerefsizdirler. Ve bu alçakları (Kadir Mısıroğlu- Şeyh Nazım Kıbrısi vb. şeyh molla mürşit medrese hocası alim geçinenleri) alkışlayanlar, kurtuluşumuzu hala Siyonistlere uşaklıkta arayanlar, ve Erbakan Hocamızın taa 80lerdeki ifadesiyle “batı kulüpçü” partilerin peşine koşanlar ise en hafif tabirle ahmaktırlar!.. İşte Üstad Ahmet AKGÜL’ün ve Milli Çözüm’ün bir hizmeti de bu gibi işbirlikçilere kanmamazı sağlamasıdır. İnsanlık böylesi şarlatan ve ahmakların yüzünden yıllardır maddi ve manevi olarak büyük tahribat ve tahrifatlarla karşı karşıya malumunuz olduğu üzere…

Ama çok şükür ki elbette bunca yaşanmışlıkların, hizmet ve zahmet dönemlerinin ne denli gerekli olduğunu anladığımız kavradığımız, sabır ve sadakatle bu imtihanlardan geçtiğimize geçebildiğimize en büyük destek olan günümüzün ve Kur’an’ın Tercümanı Milli Çözüm’e bende olmakla kazandığımızı idrak ediyor ve sonsuz şükrediyoruz…

“Bakın size kesinlikle ifade ediyorum ki: 
 TÜRKİYE’NİN KURTULUŞU; 
Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’nın o makama oturması, 
Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulması
ve yeni bir devrin başlamasıyla mümkündür!”
 Prof. Dr. Necmettin Erbakan
(TRT Basın Toplantısı, Yazarlar soruyor – Nisan 1980)

Picture of Rahmet PAKGÜL

Rahmet PAKGÜL

YORUMLAR

Son Yorumlar
8
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...