YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a6103e2d234a
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 1 0 6
Bugün : 48265
Dün : 57979
Son 30 gün : 1746055
Toplam : 58606202
IP Adresiniz : 216.73.216.25

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

KUR’AN’A SATAŞIR; RAHMAN’A DÜŞMAN!..

Kırk yıl araştırdık, gerçeğe matuf1
Birkaç fasık çıktı, Fermana düşman!..
Yüce Meal yazdık, İlahi lütuf
Zalimler Hak yolda, kurbana düşman!..

Hayra hizmetkârız, Hakka tercüman
Erbakan’a bağlı, Çözüm argüman2
Zafer yakın; ümit, verir her güman3
Ekip dermiş; şimdi, harmana düşman!..

Cümle Bel’am’lara4, meydan okuruz
İlm-ü irfan ile, hikmet dokuruz
Zafer ümitvarız, fokur fokuruz
Hakka kuluz; siyon, şeytana düşman!..

Gündüz mekteplerde, gece medrese
Bazı tefsir fıkıh, bazı hendese
Bir ömür Erbakan, Hocam ne derse
Koşturduk diye mi, hep bana düşman!..

İblis kanca takar, gafili avlar
“Sen kahramansın!..” der, sefili tavlar
Cahil cesur olur, âlime havlar
Manaya mesaja, Kur’an’a düşman!..

Hainin ahmakı, bize çatarmış
Marazlı münafık, bühtan atarmış
Gül bahçeden kaçıp, çamra yatarmış
Ruhun maraz5 sarmış, dermana düşman!..

Hidayet kararmış, vicdanı şaşmış
Çukra düşmüş; sanır, dağları aşmış
Yazık, bir zamanlar; haslara başmış
Şeytana dost olmuş, Rahman’a düşman!..

Yanlışım uyarsa, dua ederiz
İftira atanı, dava ederiz
Haddini aşanı, rüsva ederiz
Meyvesini yemiş, bağbana6 düşman!..

Biz tüm şer güçlerle, hain bizimle
Gafiller uğraşır, Milli Çözüm’le
İsrail’e asker, artık sezinle7
Dolay siyon safta, Sübhan’a düşman!..

Masonu Moonu, tüm FETO’cusu
Faizci fuhuşçu, sağ LOTO’cusu
Hem bize saldırır, sol APO’cusu
Hepsi Adil Düzen, ümrana8 düşman!..

“Vallahü ya’simüke, minennas”9 sırrı
Korur bizi daim, yollar Hızır’ı
Yeter haddini bil, geçme sınırı
Belasını bulur, vicdana düşman!..

Yıllar öğüt verdik, kulak asmadı
Nefs atına binmiş, yere basmadı
Biz hep alttan aldık, o hiç susmadı
Adam; hayra huzra, bayrama düşman!..

Tevbe kapsı açık, ta fethe kadar
Allah seyrediyor, her taraf radar
Mü’min odur; kendin, Kur’an’a adar
Olunur mu Rabbe, hayrana düşman!…

  1. Matuf: Yönelik, varılmak istenen.
  2. Argüman: Belge, kanıt.
  3. Güman: İhtimal, hüsnüzan, umulan.
  4. Bel’am: Zalim yöneticilerin fetvacısı ve Din istismarcısı hocalar.
  5. Maraz: Hastalık, münafıklık.
  6. Bağban: Bağ bakıcısı, bahçıvan.
  7. Sezinlemek: Sezmek, hissetmek.
  8. Ümran: Her yönden kalkınmışlık.
  9. “Ey Resulüm! …Allah Seni insanlar(ın zararın)dan koruyacaktır…” (Maide: 67)
4.8 20 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abone Ol
Bildir
8 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

“Vallahü ya’simüke, minennas”sırrı

Allah’ın koruyuculuğunu hatırlatan bir zikir ve duadır.

insanların eleştirileriyle yıkılmaktan 
övgüleriyle kibirlenmekten 
ve onların etkisiyle hak yoldan sapmaktan koru bizleri yarabbi..

Milli çözüm içindeki görevimi Ahmet hocamdan öğrendiklerimle dos doğru olarak
Allahın rızası için yapmayı nasip eyle
Görev ve sorumluluklarımı yaparken
insanların vereceği zararın da sağlayacağı faydanın da nihai sahibinin Allah olduğunun inancını ve tevekkülümü elimden alma yarabbi..

“Cahil cesur olur” aynı zamanda bir atasözümüzdür. Erbakan Hocamız da: “Bilmemek, bilmemek değildir. Asıl bilmemek, bilmediğini bilmemektir.” buyurmuşlardır. Kişi cahil olunca kendini her şeyin uzmanı sanır ve pervasızlaşır. Şiirdeki tabiri ile âlime havlar. Tabi yüksek ilim ve ahlâk karşısında mantıklı argümanlar bulamayacağı için, içten içe duyulan “aşağılık kompleksinden” kurtulabilmek için anca havlarlar. 

Rabbim cümlemizi, bilmediğini bilmeyen ahmakların şerrinden muhafaza buyursun.

“Kim (hidayete uyar) doğru yolu (arayıp) bulursa, kendisi için (Hakkı ve hayrı) bulmuş olacaktır. Kim de (nefsine ve iblise kapılıp) sapıtırsa kendi zararına sapıtmış olacaktır. Günahkâr olan hiç kimse bir başkasının günah yükünü taşımayacaktır. (Ve zaten) Biz, (aydınlatıcı ve uyarıcı) bir Resul (elçi ve davetçi) göndermedikçe (hiçbir kavme ve kişiye asla) azap edici olmayız (kendilerini sorumlu tutmayız).” (İsrâ: 15)

Her şeyin en doğrusunu bilen Cenab-ı Allah şu gerçeği hatırlatmaktadır:

“(Ey Nebim!) Kesin olarak biliyoruz ki, onların söyledikleri Seni gerçekten üzüyor. Doğrusu onlar Seni yalanlamıyorlar, ancak o zalimler (inatla ve şeytanlık damarıyla) aslında (inkâr ve nifak kastıyla) Allah’ın ayetlerine başkaldırıyorlar. (İtiraz ve isyanları bundandır. Ve asıl düşmanlıkları Banadır!) [Her asırda; Hz. Peygamberi ve Onun izindeki İslam tebliğcilerini yalanlayan kimse; aslında Allah’ın ahkâmına kin tutmakta ve gerçeği fark ettiği halde ısrarla saldırıp çok inatçı Yahudiler gibi “cühud”luk, yani çıfıtlık ve fesatçılık yapmaktadır.](En’am: 33)

İblis kanca takar, gafili avlar
“Sen kahramansın!..” der, sefili tavlar
Cahil cesur olur, âlime havlar
Manaya mesaja, Kur’an’a düşman!..

Aşk ve muhabbet gidince, ne kendine ne de etrafına çevresine eşine dostuna insanlığa fayda vermez hale gelirmiş insanoğlu. O yüzden Allah’ın dinine aykırı iğne ucu kadar bir iş işlemektense canınızı vermeyi tercih edin denir. Hayat iman ve cihaddır. Bizim hizmeti değil, hizmetin bizi ayakta tuttuğuna ve ancak hizmetin içinde güzel kulluk yapabileceğimizi kabul etmeliyiz. Hizmet Allah’ın bir emaneti olduğu için onu taşıyanlar ilahi himayede olurlar.

Ruh dalgınlığının ilacı, ruhunu Allah’a adamış Şahsiyetlerin sohbetinde bulunmaktır. Bulunuyorduysan ve ayrıldıysan o sohbet muhabbet mevedded ortamından, ilacı başka yerde arasan, ararken bulduğunu sansan başka yerlerde, sadece kendini kandırırsın. Zaten insanoğlu, öylesi ruhunu Allah’a adamış Şahsiyetlerin sohbetinde daim bulunmaya çok sebebler bulur, tam aksine o ortamlardan çıkmaya ayrılmaya da çok sebepler bulur. Tercih sendedir yani. Ruhunu Allah’a adamış Şahsiyeti bulduktan sonra tabiri caizse; ölünün, yıkayıcıya teslim olduğu gibi, teslim olmak gerek Hakka ve Hakka – Kur’an’a Tercüman olana…!

Fıtratı bozulan bir toplum zulmedenleri alkışlamaya, hatta onlara tapınmaya başlarmış. Ruhunu Allah’a adamış Şahsiyetleri zamanla yavaş yavaş düşüncede muhabbette terk etmeye başlamış ve sonunda tamamen terk etmişse kişi, fıtratını bozmuştur. Rabbim bizleri her konuda olaylara Kur’an’ın penceresinden, perspektifinden, gözlüğünden bakmayı ki bu ferasettir, basirettir, kendi zannımızla, kendi hevamızla değil, Kur’an’ın ölçüleriyle insanları, olayları, iktidarları, hakikat terazisinde tartıp ona göre davranan, b2ize yakınlığına, bize menfaatine, bize sağladığı imkânlara göre değil, Allah’a, Kur’an’a yakınlığına, insanlığa, vicdana uygunluğuna göre ölçüp tartan bir şuuru bizlere nasip etsin.

Ruhunu Allah’a adamış Şahsiyetlere düşmanlık, ruhun adandığı kutsaladır hakikatte…

Gündüz mekteplerde, gece medrese
Bazı tefsir fıkıh, bazı hendese
Bir ömür Erbakan, Hocam ne derse
Koşturduk diye mi, hep bana düşman!..

Masonu Moonu, tüm FETO’cusu
Faizci fuhuşçu, sağ LOTO’cusu
Hem bize saldırır, sol APO’cusu
Hepsi Adil Düzen, ümrana8 düşman!..

Allah bizleri istikametten, Milli Çözüm’den, sadıklarından, Adil Düzen davamızdan ayırmasın. Günahlarımızı affetsin. Ömür sermayemizi hak dava yolunda kullanarak bu dünyadan imanla göçmeyi nasip etsin İnşallah.

Tevbe kapsı açık, ta fethe kadar
Allah seyrediyor, her taraf radar
Mü’min odur; kendin, Kur’an’a adar
Olunur mu Rabbe, hayrana düşman!…

“(Ey Resulüm!) İnsanlardan öylesi vardır ki, (aslında İslam’a hasım ve Sana hain oldukları halde) dünya hayatına ilişkin sözleri (kahramanlık gösterileri, başarılı girişimleri, kolaycı ve çıkarcı projeleri) Senin hoşuna gidecektir ve (böyleleri) kalbindekine (münafıklık ve menfaatçilik düşüncesine) rağmen Allah’ı şahit getirir (yeminler ederek dine ve davaya sadık ve samimi olduğunu belirtir); oysa o (gizli ve tehlikeli) azılı bir düşman (yerindedir).” (Bakara: 204)
https://www.mealikerim.com/2/bakara/204

“(Size kin tutan müşrikler ve hain işbirlikçiler) Onlar (hiç)bir mü’mine karşı ne ‘akrabalık bağlarını’, ne de ‘sözleşme kurallarını’ gözetip-tanırlar. İşte bunlar, haddi aşmakta olanlardır. (Onlara karşı devamlı uyanık ve hazırlıklı olmanız lazımdır.)” (Tevbe: 10)
https://www.mealikerim.com/9/tevbe/10

“(O fasıklar ki) Onu kesin olarak onayladıktan (ve hakikatin farkına vardıktan) sonra, Allah’ın ahdini (Cenab-ı Hakka verilen iman ve itaat sözlerini) bozarlar, Allah’ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi (akrabalık, arkadaşlık ve Hakk davayla irtibat bağlarını) ise koparırlar ve yeryüzünde fesat çıkarırlar. İşte bunlar hüsrana (düş kırıklığına ve pişmanlığa) uğrayanlardır.” (Bakara: 27)
https://www.mealikerim.com/2/bakara/27

“İşte, Allah’a verdikleri sözden döndükleri (dünyalık makam ve menfaat hatırına, Hakk davadan yüz çevirdikleri) ve (kendilerini mazur ve makul göstermek üzere de hâlâ) yalan söyledikleri içindir ki, O (Allah) da Kendisiyle karşılaşacakları (hesap) gününe kadar onların kalbine nifak (döneklik ve tedirginlik hastalığı) sokuverdi. (Bu nedenle hep kararsız, tutarsız ve huzursuz kimselerdir.)” (Tevbe: 77) https://www.mealikerim.com/9/tevbe/77

Yıllar öğüt verdik, kulak asmadı
Nefs atına binmiş, yere basmadı
Biz hep alttan aldık, o hiç susmadı
Adam; hayra huzra, bayrama düşman!..

Allah’ın vahyine inananlar aynı zamanda Allah’ın va’dine de inanmadıkça Hakk üzerinde kalamazlar…

Nefsin şeytanın atına binenler, hedeflerine daha hızlı varacaklarını zannettikleri yanılgılarından ötürü o attan inip yere basamazlar… O bindikleri attan inseler, evet kafayı gözü yaracaklar ama belli bir süre sonra o yaralar iyileşecek, iyileşme anında Cenabı Hakk o acılarını tatlı lezzetli bir acı haline dönüştürecek ve Hakktan , haklıdan ve Hakkın temsilcisi Rehber Şahsiyete tâbi ve taraf olmanın hazzını huzurunu onurunu tekrar ele geçirecekler ve o şekilde devam edildiği müddetçe hem dünyada cennet hayatını lütfedecek rabbimiz, hem de asıl ebedi hayatı ahireti kazanmamıza yarayacak inşaallah.

Şiirin kıtasında dile getirilen : “Biz hep alttan aldık, o hiç susmadı, Adam; hayra huzura bayrama düşman” diye ifade edilen dizelerdeki hakikatlerden de anlıyoruz ki, AKLIN ŞEHVETİ diğer nefsimizin şehvetinden çok daha tehlikeli ve tahripçi olduğunun farkında olmadığını, bildiğini okumaya devam edenlerin sonunun böyle olacağını haykırıyor ve merhametten ötürü böylesi nefsinin ve şeytanın atına binenlere iyiyi doğruyu güzeli faydalıyı hatırlatmalar yapıldığı ama karşı tarafın buna kulak asmadığı, ve bunun sebebinin de iman pilinin zayıfladığını-fethe olan inancının ümidinin kaybolduğunu ve bu yüzden bu hallere düşüldüğü gerçeği haykırılmış..

Aklın şehveti; benlik, bilgiçlik, kendini bir şey zannetme, bütün marifetleri kabiliyetleri, bütün muvaffakiyetleri kendinden bilme gafletidir. Cenabı Hak bir Ayet-i Kerimede: ”İnsana bir sıkıntı, bir yokluk, darlık dokundurduğumuz zaman Bana yalvarır, Bana yakarır, aczini, kulluğunu fark edip Bana sığınır. Sonra ona Kendi katımızdan bir nimet, bir fazilet, bir ilim, bir irfan, bir makam, zenginlik ve servet verdiğimiz zaman hâşâ der ki; benim bu elde ettiğim kendi ilmim sayesindedir. Ben bilgiç bir adamım, başarılı bir adamım, akıllı bir adamım, ben bunu kazandım, bu noktaya vardım, şu okulu tamamladım, bu makama ulaştım, ben yaptım, ben kazandım.” diyenleri uyarmaktadır.Rabbimiz iyi niyetini koruyan ve samimiyetini eksik etmeme gayreti güdenlere acısın elimizi bırakmasın… Gereğinin gayretini çabasını cümle iyi niyet taşıyan ve samimiyet ehline lütfeylesin. Amin.

Sözde mü’minler ile öz de mü’minlerin ayrıştığı yerdir bu fani dünya!..
Öz de mü’minlerden olabilmek duası ve temennisiyle…

“Allah’ım! Bize hakkı hak olarak göster ve ona tabi olmayı nasip eyle! Batılı da batıl olarak göster ve ondan kaçınmayı nasip eyle!” (Kaynak: Taberani, el-Mu’cemü’s-Sağir)

PEYGAMBER EFENDİMİZİN DUASINI DİLİMİZDEN DÜŞÜRMEMELİYİZ. HAKKA TABİ OLMAK EN BÜYÜK NİMETLERDEN NASİPLERDEN LÜTÜFLARDANDIR. HAKKA TERCÜMANLIK EDEN MİLLİ ÇÖZÜM ÜSTAD AHMET AKGÜL’DÜR. ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZI TANIMAK VE TÂBİ OLMAK EN BÜYÜK NİMETTİR. RABBİM ŞÜKRÜNÜ GEREĞİ GİBİ İFA ETMEYİ NASİP EYLESİN NANKÖRLÜK ETMEKTEN BİZLERİ MUHAFAZA EYLESİN. AYAKLARIMIZI VE KALBİMİZİ SABİT KILSIN. YASİN SURESİNDE GEÇEN ANTAKYALI HABİBİ NECCAR GİBİ HAYKIRMAK İSTERİM;

20-O sırada) Şehrin ta öbür ucundan (inançlı ve vicdanlı) bir adam (Antakyalı Habib-i Neccar) koşarak geldi ve dedi ki: “Ey kavmim (hemşehrilerim!); uyunuz bu gönderilen elçilere!” (İtiraz ve inkâr etmeyiniz.) [Not: Hadislerde; normal gündelik işlerde sakin ve dikkatli hareket edilmesi, ama cihad ve mağdura yardım gibi hayırlı işlerde acele edilmesi tavsiye edilmiştir.]
21-(Karşılığında) “Sizden bir ücret de istemeyenlere (dünyalık bir beklenti gözetmeyenlere ve din istismarına yeltenmeyenlere) tâbi olun (ve destekleyin!) Çünkü onlar hidayete ermiş (ve doğru yola girmiş)lerdir. (Kendilerine riayet ediniz.)

https://www.mealikerim.com/36/yasin

AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN PLAN PROGRAM VE PROJELERİNE SAHİP ÇIKAN YERYÜZÜNDE ADİL DÜZEN KURULSUN DİYE CANLA BAŞLA ÇALIŞAN EN DİRAYETLİ EKİP MİLLİ ÇÖZÜM VE ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZ KALMIŞTIR.

Tevbe 119
Ey iman edenler! (Her konuda) Allah’tan korkun (Kur’an’ın ve Resulüllah’ın yoluna uyun) ve (Hakk davasında sağlam duran) doğru (sadık)larla birlikte olun (ki iman; Hakka tarafgirlik ve davaya sadakattir).

https://www.mealikerim.com/9/tevbe/119

Picture of Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

Ali ÇAĞIL - İHL ve Kamu Yönetimi Mezunu

YORUMLAR

Son Yorumlar
8
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazınız.x
Paylaş...