YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6a6104b82f1fe
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 1 0 1 0 6
Bugün : 48541
Dün : 57979
Son 30 gün : 1746331
Toplam : 58606478
IP Adresiniz : 216.73.216.25

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

İKTİDARIN SİYASİ İHTİRASLARI
CHP KANADINDA FIRSAT KUMPASLARI

  1. Hürriyet – 10 Mayıs 2026
  2. Sol – 08.05.2026
 
5 1 oy
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abone Ol
Bildir
9 Yorum
En yeni
En eski En Çok Oylanan

Mutlak butlan sürecinin en güzel ve özet analizi;
Ancak, önce iktidar; hukuk kurallarına ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uymalıydı ki, muhalefetten de yargı sonuçlarına katlanmasını istemekte haklı çıksındı. Evet; seçim sandıklarında yenmesi gereken muhaliflerini mahkeme salonlarında bertaraf etme hevesinin hiçbir hukuki ve ahlâki tarafı olamazdı, ama seçimlerde hilekârlık, irade pazarlığı ve oy avcılığı yapmanın da, elbette hukuki bir yaptırımı olması ve hesabının sorulması lazımdı. Aksi halde halkın iradesi değil, “Delege pazarlarının, mafya masalarının ve rüşvet kumpaslarının” iradesi geçerli olacaktı…”

Anlaşılan o ki, iktidar önümüzdeki seçimlerde kazanamayacağını anladı,

Kemal beyin 2 sene önceki kongrede (delegelerin para karşılılğı olayını)satın alma olayını mahmeye şikayet kararını ,Adalet Bakanlığınca dikkate alıp kemal bey’in şikayetni dikkate alıp,bir omuz atmış durumda,

Hatırlayalım, YSK 2002 Siirt’de şeçimleri iptal edilmişdi, namı jet fadıl,Fadıl Akgündüz ün yerine, Recep tayyip Erdoğan seçime gitmişti, ve seçimi büyük çoğunluk ile kazan mıştı.. Burdaki seçimi tekrar yeniden yapılmasını tekrar yapılması zordu, Fakat o günkü TBMM’de ki CHP’ lı vekiller ve Deniz Baykal ın, Meclisteki 2 parti nin desteği ,Omuz atması ile Siirt seçimi ile, RTE önü açılmış oldu..

Mutlak butlan kararı ile,
Görünüş de iktidar Mutlu,
çünki anamuhalefet kendi içinde büyük bir çekişme ile uğraşmak ta, az sayıda kılıçdaroğlu taraftarı, büyük çoğunluk özgür özel yanında, aynı zamanda anamuhalefet belediyeleride yargı yolu ile suçlu! veya suçsuz! Adli gözetimin tutuklamalar baskı altındalar,

Amma velakin, Bu Aynı adlı makamlar ne hikmetse!? Geçmiş dönem deki ve şuanki AKP ve MHP’li belediyelere soruşturma açmamış, şuan devlet üzerindeki yapılan ihaleleri iktidar yanlısı şirketlere bile inceleme bile yapmıyor..

Anlaşıldığı üzere, ülkemizde Tek taraflı bir yargılama süreci devam ediyor,

Birde bu süreçte Mutlak butlan kararı ile önümüzdeki günlerde temmuz ayında CHP’nin olağanüstü kongre ye gitmesi gerekiyor, gitmediği taktir de, yüksek seçim kurulu CHP’nin Kongre yapmaması nedeniyle önümüzdeki seçimlere partı olarak katılmasının hukuken mümkün olmayacağını dile getirmekte..!?

Gelinen nokta da,
Mazlum Filistin Gazze meselesi unutuldu!?
Zalim ve katil İsrail ve Amerika barbarlığı konuşulmaz oldu.!?
Yanı başımızda kı, Amerika nın İsrail ile İran a, saldırısı devam ediyor..

İktidarı bu sorumluluğu nu, hatırlatacak ne şuan ama muhalefet kaldı ne de ulusal medya?

İktidar DEVLET’in tüm imkanları ile, Muhalefeti ve Medya yı tahakküm altına almış durumda..Korku imparatorluğu oluşturmuştur .!?

Ama, bu gidişata Elbet te karşi duran haksızlık ları gören ve bunlara karşı gelen, siyasi partiler ve halk mensupları da mevcuttur çoğunlukta,sivil toplum kuruluşları dernek vakıf ve yerel medya larda var..

Bakalım önümüzdeki günlerde neler yaşayıp göreceğiz…

2005 yılında Barzani Kürdistanı statü kazanıyor, yine 2005 yılında TÜPRAŞ özelleşiyordu. TÜPRAŞ ve IBKY Türkiye’nin egemenliği hususunda (özellikle enerji ve güvenlik konularında) ortak bir konu olarak kabul edilebilirdi. Yine 2003 yılında patrik-erdoğan görüşmesinde gündeme gelen heybeli ada, günümüzde neredeyse açılacak oluyor, egemenliğimiz için birçok boyutta tehdit oluşturuyordu. Evet yıllardır ihtirasları besleyen siyaset kurumu artık günümüzde tıkanma noktasına geliyor, bu ekosistemi oluşturan cumhur ittifakı hem demokrasimiz hem ülkemiz açısından bir beka sorunu haline geliyordu.

Erbakan Hocamızın buyurdukları gibi; “kahvemizi içip, tiyatroyu seyretmekteyiz”

İşbirlikçi zihniyetin demokrasi tiyatrosuna bakar mısınız?
İktidar;
Hukuk kurallarına ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uymaz…
Seçim sandıklarında yenmesi gereken muhaliflerini mahkeme salonlarında bertaraf etme hevesine kapılır…
Muhalefet;
Seçimlerde hilekârlık, irade pazarlığı ve oy avcılığı yapar…
Delege pazarları, mafya masaları ve rüşvet kumpasları kurulur…
İktidar olma hedefi yerine, partiyi ele geçirme ve arpalığa çevirme hevesi yaşanırdı…

İşbirlikçi zihniyeti; İşbirlikçi iktidarın siyasi ihtirasları… İşbirlikçi muhalefetin fırsat kumpasları…Yok, etmeye başlamıştı!

İşbirlikçi iktidar, ibretlik ve tarihi bir dağılmaya yaklaşmaktaydı…
İşbirlikçi iktidarın, “etkisiz ve tehlikesiz bir muhalefet oluşturma” planlarını…
Ve bununla ilgili gizli ve kirli kumpaslarının vesikası olan telefon kayıtlarını ve videobantlarını bazı odaklara nasıl sızdırdıkları bile tartışılmaya başlanmıştı.

İktidar ve muhalefetteki işbirlikçiler; siyasi ihtirasları, fırsat kumpasları yüzünden birbirleriyle kavga ededursun, ülkemiz üzerinde çalan Siyonist ve emperyalist Tehlike Çanlarını
duymamaktaydılar!

Aziz Erbakan Hocamız şöyle buyurmuşlardı:                                  
“Milli Görüş bu ülkenin tabii çözümüdür, tabii iktidarıdır, kendisidir, aslıdır!
Bunun dışında hiçbir şey tutunamaz!
Boşuna uğraşıyorsunuz, boşuna, boşuna, boşuna!
Hiç başka çare yok!
Mesele çok basit!
Bak açıkça söylüyorum!
GETİRECEKSİNİZ, ANAHTARLARI TESLİM EDECEKSİNİZ!
Hiç çaresi yok!
Yapamazsınız!”

Milli Çözüm öncülüğünde bir Milli Mutabakat kaçınılmazdı ve daha tehlikeli sıkıntılara yol açmadan, ciddi ve dirayetli adımlar atılmalıydı…

وَمِمَّنْ خَلَقْنَٓا اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ۟

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Yarattığımız (insanlar)dan, Hakk ile hidayeti bulan, Hakka yöneltip (hidayete çağıran) ve Onunla (Hakk’la ve Kur’an’la) adaleti (kurup sağlayan) bir ümmet (seçkin bir şahsiyet ve hareket) vardır. (Ki bunlar kutlu ve mutlu bir tabakadır.)

Çok şükür binlerce şükür. Milli çözüm ve onun şahs ı manevisi Ahmet Akgül hocamız bu hakikatleri yukarıda belirtilen ayet i. kerimede gösterildiği gibi işte bu mümtaz şahsiyet ve cemaatle hakikatleri olduğu gibi bütün dünya aleme bir bir anlatıyor. anlayabilenlere ne mutlu.

Üstadımızdan öğrendik: Münafıklığın en büyük alametlerinden birisi de çifte standarttır. “Sana günah, bana mübah” diyerek, kendisi her türlü cevizi kıranlar, karşıdan en ufak bir kıvılcım gördüğünde ortalığı yangın yerine çevirip sanki ilk defa duyulmuş gibi karmaşa çıkarıyorlardı. Oysa, bugün muhalefetin kapısında olanları biz daha önce nerelerde defalarca görmüştük. Elbette ki hamd olsun, Milli Çözüm konjonktüre göre yorum yapmadığı için yanlışa hep yanlış demiş ve bugün de ortalıkta cereyan eden hadiseler hakkında söz hakkı sahibi olmuştur. Muhalefet içinde cereyan eden hadiselerin bayağılığı kadar yazımızda da ifade edildiği üzere Kılıçdaroğlu’nun belki de bir diyet kapsamında “sadece CHP belediyelerinde olan yolsuzlukları” anması, en azından siyasi ahlaka uygun bir tavır değildir. Bu süreçten, batıya ve siyonizme uşaklığı katmerleyecek hamlelerin peyda olmasına sebep olacak şuursuzluklardan uzak durmalı, haksızlığı başka bir haksızlıkla çözmeye çalışılmamalıdır.

Prof Erbakan Hocamız, Akp İktidarının ülkeye getirdiği üç büyük felaketi şöyle ifade etmişti!

Manevi – Ahlâki Tahribat
Dış Politika Faciası
Ekonomik Yıkım

Makalenin tamamı, adeta bu üç maddenin tefsiri hükmünde olmuş!

Chp içindeki her türlü kumpas, şantaj, yolsuzluk ve ahlâksızlıkların ortaya çıkması AHLÂKİ TAHRİBATI özetlemektedir..

Siyonist İsrail, Amerika ve Egedeki Yunanistan tahrikleri başta olmak üzere Akp İktidarının, ülkeyi sürüklediği DIŞ POLİTİKA FACİASINI anlatmaktadır..

Ve yine makale Türkiyenin, Cumhuriyet tarihinde elde ettiği bir çok ekonomik kazanımları, Milli kuruluşları, özelleştirmeden de öte, yok pahasına satışa çıkarması EKONOMİK YIKIM’ın haberini vermektedir..

TOPLUMUN HER KATMANINDA ARINMA-AYIKLANMA HIZLA DEVAM ETMEKTE!..

Makale hem iktidar cenahının hem de ana muhalefet cenahındaki kimselerin daha doğrusu hem Erdoğan AKP’sini, hem Bahçeli MHP’sini ve hem de Özgür Özel cephesini deşifre etmekteydi …

Makalede geçen şu paragrafta:

“… Sonunda CHP kurultayına yönelik mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı resmiyet kazanmıştı. Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve getirildiği hem CHP’ye hem Kılıçdaroğlu’na ulaşmıştı. Özgür Özel cephesindeki şaşkınlık ve hırçınlık anlaşılırdı. Ancak, Erdoğan AKP’si ve Bahçeli MHP’sindeki telaş ve tedirginlik ise daha derin korkuları barındırmaktaydı.” 

Evet hatırlayalım AKP Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Mutlak Butlan gerçekleştikten sonra taaa 4.gün mü 5.gün mü kameralar karşısına çıkabilmişti. Ve ben o zamana kadar Ömer Çelik’in hayatta paniklemiş veya endişeli kaygılı bir konuşma yaptığına şahit olmamıştım. Ama o gün her ne kadar belli etmemeye çalışsa da endişeli tavrını saklayamadı… MHP cenahı da hakeza aynı endişeli tavırlar hat safhadaydı…

Yine Makalede geçen şu paragrafta:

“… Hatırlayınız, 24.05.2026 tarihinde; Özgür Özel’le MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın görüşmesi sonrası, “Size sadıklarla karşıtları takip ve tespit ederek, size aktarıp uyaracağız!” anlaşmasına aldanan Ö. Özel, AKP tuzağına kapılıp onların şantaj hazırlıklarını kolaylaştırmıştı… Kara para aklamaktan, bahisli kumar organizasyonlarına… Uçkur zaaflarından utanç videolarına… Rüşvet çarkından rezalet tuzaklarına… Bunların hepsini özel otel odalarında, lüks yatlarda, Başkanlık salonlarının dinlenme odalarında ileri gelen bazı CHP’lilerin işledikleri bütün melanetlerini seyrettirip teslim almışlardı. İyi de, bütün bu tuzak kayıtlar iktidar ortakları için de hazırlanmış olamaz mıydı?”

Evet bu gerçekler her şeyi ortaya koymaktaydı… Tv kanalları olsun – Sosyal Medya kanalları olsun – gazeteler olsun, Kemal Kılıçdaroğlu’nu Sarayın adamı olarak göstermeye çalışmaları bir yanılgıdan ibaretti, ama asıl Özgür Özel cephesinin Sarayca teslim alındığını göstermekte bu haber… Zaten öyle olmasaydı yani Özgür Özel cephesi samimi olsaydı giderdi Kılıçdaroğlu ile bir şekilde konuşurlar orta yolu bulurlardı ve anlaşmış olarak milletin karşısına çıkarlardı… Şimdi şu hali ile Özgür Özel cephesi yeni bir partiye geçmeleri söz konusu, eee bu gerçekleşirse Akp’nin işine yarar seçim olsa. Chp’yi bölmüş olmakla… Çünkü Akp şimdiki hali ile seçim olsa seçimi kaybeder. Asıl Özgür Özel cephesi makaledeki o üstte paylaştığım 24.05.2026 tarihindeki hamlelerinin olduğu paragrafta yazan gerçeklerden ötürü şimdiki yaptıkları CHP’yi ikiye bölme yanlışı yapmaktalar… Kılıçdaroğlu Kurban Bayramının 4. günü bayramlaşma konuşmasına başlarken; … Mücadelesi dağlar kadar büyük, yürekleri denizler kadar berrak yol arkadaşlarım, Millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum, Sarayın Dalkavukları da dinlesin, Baronlarda dinlesin, 5’li çeteler de dinlesin, uyuşturucu baronları da dinlesin, halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin, ….. diye başladı, 6 ayrı konuda ve Hak Deryasından özür dileyerek, örgütüne seslenerek hakkınızı helal edin diye devam etti..

Milli Çözüm’ün Üstad Ahmet AKGÜL Hocamızın şu hatırlatmalarını yineleyelim:
“… Devletimiz ve geleceğimiz için en tehlikeli olanı, AKP iktidarının ve Cumhur İttifakı’nın ülkeyi yönetemiyor olmasıydı. Toplumu kutuplaştırıp kamplaştırmaya, hatta kendi şahsi ikbal ve ihtirasları için halkımızı ayrıştırıp kapıştırmaya hazır bir zihniyetle bu sorunlar aşılamazdı. Bu nedenle bir Milli Mutabakat kaçınılmazdı ve daha tehlikeli sıkıntılara yol açmadan, ciddi ve dirayetli adımlar atılmalıydı…”

Ciddi ve dirayetli adımların atıldığı günlerin hızlanması duası ve temennisiyle…

Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler!..

OYUNLAR OYUN OLMAKTAN ÇIKTI!!

Sonuç olarak:

Bütün bu talihsiz gelişmeler, AKP ve MHP içerisinde artık gizlenemez hale gelmiş çekişmeler, ibretlik ve tarihi bir dağılmanın yaklaştığına yorumlanmalıydı. Hatta MHP’li rahatsızlarla AKP’li fırsatçıların Saray’a karşı iş birliği yaptıkları bile kulislerde konuşulmaktaydı.

Erdoğan sonrasına hazırlanan farklı fraksiyonlarla, kendi aklınca Bahçeli’den kurtulmaya çalışan kadroların; Saray’ın “etkisiz ve tehlikesiz bir muhalefet oluşturma” planlarını… Ve bununla ilgili gizli ve kirli kumpaslarının vesikası olan telefon kayıtlarını ve video bantlarını bazı odaklara nasıl sızdırdıkları bile tartışılmaya başlanmıştı.”

Bekleyin bizde bekliyoruz mazlumun ahının nasıl çıktığını , arsızın sonunun nasıl olduğunu !… Ve elbette Hak Adalet nasıl zuhur edecek göreceğiz…

Picture of Mehmet SITMAPINAR

Mehmet SITMAPINAR

YORUMLAR

Son Yorumlar
9
0
Görüşlerinizi duymak isteriz, lütfen yorum yazınız.x
Paylaş...