Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün7351
mod_vvisit_counterDün5010
mod_vvisit_counterBu Hafta38716
mod_vvisit_counterGeçen hafta28588
mod_vvisit_counterBu Ay28839
mod_vvisit_counterGeçen Ay136380
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16803194

IP'niz: 18.234.255.5
Bugün: 05 Ara 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12200536

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

AA 150X
KT 150X
IY 150X
EIA 150X
 ADIL DUZEN 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

 

Reklam
Reklam

AYIN AYNASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

 

ABDULLAH GÜL, TÜRKLERE Mİ YAKIN, YAHUDİLERE Mİ?

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bu ayın ilk haftasında özür gezisi için İsrail'e gitmişti. Orada yaptığı temaslar çerçevesinde bir müzeye yaptığı ziyaret kamuoyunun dikkatinden kaçmadı. Bakan, Yadvashem Müzesi'ni gezdi. Müzede temsili "soykırım" törenlerine katıldı. Hiç söndürülmeyen "intikam ateşi"ni canlandırdı. Özel deftere Türk milletinin soykırımdan duyduğu rahatsızlığı yazdıktan sonra "Milletimiz her zaman sizin yanınızda" diye ilavede bulunup altına imza attı. Meslektaşlar buna "Barış elçisi" derken, biz bununla ilgili eleştirimizi 10 Ocak tarihli "Milli Gazete'den mektup" köşemizde "Barış elçisi değil, kargo görevlisi" diyerek yapmıştık.

 

Aynı Bakanımız yine aynı hassasiyetlerle bu kez Polonya'ya uçtu.

Polonya'da Auschwitz'in kurtuluşu diye bir "efsane"ye iştirak etmek için!

Efsane ne?

 Hitler zulmü ortalığı kasıp kavururken en büyük pay Yahudilere düşmüş. Sadece Polonya'daki toplama kamplarına 7.5 milyon Yahudi tıkılmış ve bunlardan 6.7 milyonu gaz odalarında hayata veda etmiş!

Bunların uydurma olduğu ilim adamlarınca ispatlandı.

Aynı gün, yani 27 Ocak günü KKTC'de de bir anma vardı. Adı "Kıbrıs Türkü'nün İngiliz Sömürge İdaresi'ne karşı başkaldırışının 47. yıldönümü."

Burada sadece tarihler denk gelmiyor. Dikkat edenler, iki cihan harbinin İsrail devletini kurmak için kotarıldığını da, Filistin topraklarında İsrail işgal devletinin aynı İngiltere'nin önderliğinde kurulduğunu da gözden kaçırmayacaklardır.

 Dışişleri Bakanı acaba neden Kıbrıs'taki törenlere gitmedi de Polonya'dakine koştu.

(Milli Gazete - Necdet Kutsal - 29 OCAK 2005)

 

Milli Gazeteden Necdet KUTSAL'ın sorusu hala cevap bekliyor...


ÇOCUK KÖYÜ MÜ, FUHUŞ KÖYÜ MÜ?

Refahyol hükümetince sakıncalı bulunarak açılmasına izin verilmeyen ve daha sonra açılan Çocuk Köyü'nde tecavüz skandalı yaşandı.

15 çocuğun ırzına geçildiği saptandı.

Halbuki Refah'cılar bu yoldaki endişelerini dile getirip izin çıkarmamıştı.

O günlerdeki laik fuhuşçular ve masonik medyacılar kıyametler koparmıştı !...


ABD'Lİ GENERALDEN KORKUNÇ SÖZLER:

İNSAN ÖLDÜRMEK ÇOK EĞLENCELİ

Söyleyene değil, söyletene bak!

Irak'ta ve Afganistan'da Amerikan kuvvetlerini yöneten Korgeneral James Mattis'in, savaşmanın "tam bir eğlence" olduğunu söylemesi ve "Bazı insanları vurmak çok eğlenceli" şeklindeki sözlerine hiçbir ceza verilmedi. ABD ordusu Deniz Piyadeleri'ne bağlı korgeneralin sözlerine hiçbir ceza verilmedi. ABD ordusunun, dünyaya demokrasi ve özgürlük(!) nizamatı vermeye kalkışmasının insanoğlu için nasıl dehşetengiz bir felaket olduğunu anlatan en vahşi cümleler bunlardır herhalde! Komutanın düşünceleri aslında ona disiplin cezası bile vermeyen küresel kan emici ABD yönetimin düşüncesi!

KIRILMA NOKTASINDAYIZ!

Türkiye'nin bölünmesi, güçsüzleştirilmesi ve tamamen teslim alınması planı tüm hızıyla sürdürülüyor. Gün şahlanma günüdür..

Türkiye'nin bölünmesi, güçsüzleştirilmesi ve tamamen teslim alınması planı tüm hızıyla sürdürülüyor. Gün şahlanma günüdür, Türkiye'nin o kadar kolay harcanabilecek bir ülke olmadığını, olamayacağını anlatmak görevi biz sıradan insanlara düştü. Türk halkının kırılma noktası bir kez geldi mi o noktadan dönüş imkânsızdır. O noktaya çoktan varıldı, bu ülkeyi korumakla görevli olan siyasetçiler ve devlet birimleri sakın ha korkmasınlar, İstiklal Savaşı vermiş ataların genlerini taşıyanlar sizlerin arkasında. Bizimle oynamanın hiç kolay olmadığını dünyaya gösterelim

JACK KAMHİ SUİKASTİNİ DEVLET BİLİYORDU!

İşadamı Jack Kamhi'ye yönelik 1993 yılındaki suikast girişimine ilişkin görülen davaya bugün devam edildi. Duruşmada ifade veren sanıklardan Yaşar Polat, "Bu suikastın her aşamasını devlet başından beri biliyordu" dedi.

Yani Radikal İslamcıları ve Hizbullahçıları kirli derin devlet kurup kullanıyordu!...


TÜRKİYE BAŞBAKANI MI? ABD BAŞ KAHYASI MI?

Erdoğan: ABD bizi bekletiyor.

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Kuzey Irak'taki PKK'nın varlığını sıkıntılı bir durum olarak gördüklerini ve bu konuyu ABD'li yetkililere ilettiklerini belirterek, "Hep olacak deniyor. Oldu deniliyor ama şu ana kadar beklenen maalesef olmadı. Biz yine beklemeye devam ediyoruz" dedi.

ABD askerlerinin çekilmesi erken.

Öte yandan Başbakan Erdoğan, Schröder'le görüşmek üzere kaldığı See-Hof otelinden ayrılırken gazetecilerin sorularını cevapladı. Erdoğan, bir soru üzerine ABD askerlerinin Irak'tan çekilmesinin henüz erken olduğunu söyledi.

FETTULLAH GÜLEN'İN ERBAKAN'A MEKTUBU VE MAKSADI!

"Sayın, pek muhterem Başbakanım, Mübarek Ramazan ayı münasebetiyle, ülkemizin güzide ulema ve meşayihi için düzenlemiş bulunduğunuz iftara, o güzide insanlardan olmadığım halde, fakiri de davet etme nezaketinde bulunmanız, zat-ı devletleriniz adına bir incelik, bir lütuftur.

Malum-u âlileriniz olmak üzere, yıllardır muzdarip bulunduğum şeker hastalığı sebebiyle Ramazan'da namazlarımı bile zorlukla kılabilmekte, bilhassa iftar öncesi en kısa mesafeye bile seyahatim kat'iyyen mümkün olmamaktadır. Nazik davetinize kalbi teşekkürlerimi arz ederken, mazeretimi kabul buyuracağınızı umuyor, devlet ve millet adına hayırlı çalışmalarınızda muvaffakiyetler diliyorum efendim. Fettullah Gülen"

Evet, Milliyet'te yayınlanan söyleşide dönemin iktidarına yapılan uyarıların kale alınmadığından söz edilirken, dönemin Başbakanı Erbakan'a gönderilen Fettullah Gülen imzalı mektupta ise teşekkürler sunuluyor ve mazeret bildiriliyor.

Birbirine bu kadar zıt iki tavır arasında nasıl denge kuracağımızı kestiremiyoruz. "Yoksa bu da mı şeker hastalığına bağlı bir hal acaba?" diye sormaktan kendimi alamıyoruz" diye yazmıştı.

( Milli Gazete - Zeki Ceyhan)

Sevgili Zeki Ceyhan !..

Sorusunu biz cevaplandıralım...

Erbakan Hoca, o yemeği "meşayıh-ı kirama"  değil, ilim ehline vermişti. Fettullah Gülenin amacı, Marazlı Medya'ya malzeme olacak şekilde " Erbakan tarikat şeyhlerine yemek verdi" dedirtmek!..

 

IRAK SEÇİMİ Mİ? AMERİKAN TERCİHİ Mİ?

Irak'taki uyduruk seçimlere Amerika çok önem veriyormuş!..

Tabiî ki verecek. Çünkü bu seçim Amerikanın haksız ve ahlaksız işgaline meşruiyet kazandıracak..!

Ve ne yazık ki, Irak Türkmen cephesi, bu seçimleri boykot eden Sünni direniş cephesinde yer almak yerine, seçimlere katılarak Siyonist amaçlara alet olmuştur.


İSKENDERUN LİMANI, YİNE HAREKETLENDİ

ABD'nin Irak Savaşı sırasında askeri üsse çevirdiği İskenderun Limanı, Irak'ta yapılan seçimlerin ardından yeniden hareketlenmeye başladı. Geçen hafta yapılan sevkıyatın ardından, bu hafta ise çoğunluğu zırhlı cip, kamyon ve ambulanstan oluşan 800 aracın sevkıyatı devam ediyor.

Hatay'ın İskenderun Limanı, ırak'ta yapılan seçimden sonra yeniden hareketlenmeye başladı. İskenderun Limanı'ndan Irak'a gönderilmek üzere limana getirilen askeri araçların sevkıyatı sürüyor.

ABD'nin Irak Savaşı sırasında askeri üsse çevirdiği İskenderun Limanı, Irak'ta yapılan seçimlerin ardından yeniden hareketlenmeye başladı. Irak'ın yeniden yapılanmasında kullanılacak olan askeri araçlar, limana yanaşan gemilerden indirilip TIR'lara ve kamyonlara yükleniyor. Geçen hafta yapılan sevkıyatın ardından, bu hafta ise çoğunluğu zırhlı cip, kamyon ve ambulanstan oluşan 800 aracın sevkıyatı devam ediyor.

Ukrayna'dan gemilerle İskenderun Limanı'na getirilen araçlar, liman sahasında gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra Irak'a gitmek üzere Habur Sınır Kapısı'na gönderiliyor.

Irak'a yapılan araç sevkıyatının, seçimlerin hemen öncesinde başlayıp, sonrasında hız kazanması dikkati çekti.

RUMSFELD'DEN AŞAĞILIK SAVUNMA

ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak'taki Ebu Garib skandalı sonrası Başkan George W. Bush'a iki defa istifa etmek istediğini ilettiğini ancak Bush'un, bu talebini geri çevirdiğini söyledi. CNN televizyonunda Larry King'e konuk olan Rumsfeld ırak savaşı sırasında patlak veren, savaş esirlerine işkence yapılması skandallarından kendini sorumlu tuttuğunu söyledi.

"Savunma Bakanı olarak savaş bölgelerinde her olup biteni bilemeyeceğini ifade eden bakan Rumsfeld, "Sorun şu, hapishanelerde bu tür şeyler burada ve dünyanın diğer ülkelerinde meydana geliyor. Böyle bir ihtimalin olabileceğini bilmeniz lazım. Bu yüzden eğitim ve disiplin öyle olmalı ki bu riske önceden hazırlıklı olasınız. Ve açıkçası bu (disiplin) gerektiği kadar saplanmadı" diye konuştu.

 

Bush öfke kustu

Müslümanlar'a karşı başlattığı Haçlı Seferini sürdüren ABD Başkanı Bush, İran ve Suriye'ye açıkça, Mısır ve Suudi Arabistan'a üstü kapalı bir biçimde sataştı. Bush, "Birliğin Durumu" konuşmasında, hedefinde tüm İslam dünyasının olduğunu tekrarladı.

ORGAN MAFYASI, IRAK'TA!..

Irak'taki Amerikan, İngiliz ve İsrail askerleri, kilo ile organ mafyasına satmak üzere, genç ve sağlıklı Müslümanları katledip ciğerlerini, böbreklerini ve kalplerini çıkarıyormuş!...

Batıya hayran olan, aşağılık ruhludur

Çünkü batı barbardır, tarih bunları tanır.

Aslını inkar eden, soysuz şeytan huyludur

Canavar deme sakın, hayvan duyar, utanır!...

PEH, PEH, PEH!

Recep T.Erdoğan Davos'ta:

"Avrupalılar bizden korksaydı "yılın Avrupalısı" seçmezdi... Demek ki bizi seviyorlar" buyurmuş... Yani şecaat arz ederken, suçunu ortaya koymuş...

Evet, vahşi Haçlıların torunları, Kurtuluş savaşında kovduğumuz ve İstiklal Marşında her gün okuduğumuz "tek dişi kalmış ve kudurmuş canavarlar",

PKK'yı özgürlük savaşçısı sayıp koruyan gavurlar Recep Beyden korkmuyorlar, takmıyorlar, seviyorlar ve yılın Avrupalısı seçiyorlar!?..

Ama ne şeref !..

ABD ASKERİ ARAÇLARI YİNE İSKENDERUN LİMANI'NDA

İskenderun Limanı ABD'nin emrine verildi. Limana getirilen çok sayıda askeri aracın karayoluyla Irak'a götürüleceği bildiriliyor.

1 Mart tezkeresinin reddedilmesini görmezlikten gelen iktidar, 1 Eylül 2004 tarihinde düzenlediği bir tebliğle Meclis'in vermediği yetkiyi kullanmayı sürdürüyor.

Demiyor muyuz, Türkiye'yi AKP değil, ABD yönetiyor!


BAYKAL'DAN "TEZKERE HINCI" AÇIKLAMASI

Amerika'nın el attığı CHP, tarihinin en çekişmeli kurultaylarından birini daha geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdi. Kurultay öncesi adaylar en son kozlarını oynarken, geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'dan ABD'yi suçlayan zehir zemberek bir açıklama geldi. CHP'nin kuşatma altına alınmak istendiğini açıklayan Baykal, CHP'de yaşananların 3 Mart tezkeresinde kullanılan "hayır" oyu ile bağlantılı olduğun dikkat çekiyor. Medya destekli bu kampanyanın örgüt tarafından görüldüğünü ifade eden Baykal "Bu süreç bu hafta tamamlanacak" dedi. Baykal'ın bu ilginç çıkışı, Amerikancılıkla suçlanan Sarıgülcüler'i bir kez daha töhmet altında bıraktı.

BUSH YİNE İRAN'I TEHDİT ETTİ

ABD Başkanı George Bush, İran'ın Irak'ta 30 Ocak'ta yapılacak genel seçimlerden uzak durması gerektiğini söyledi.

Bush, merkezi Dubai'de bulunan El Arabiya televizyonuna verdiği demeçte, İranlıların seçimleri etkileyecek konumda olmamaları gerektiğini kaydetti.

PENTAGON'DA ÖNEMLİ İSTİFA

ABD'de Irak savaşının imarlarından, Savunma bakanlığı'nın (Pentagon) "üç numaralı ismi" bakan yardımcısı Douglas Feith, bu yaz görevinden ayrılacağını bildirdi.

Feith, bazı medya kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, ayrılma kararının kişisel ve ailevi sebeplerden kaynaklandığını belirtirken, radikal düşünceli yeni muhafazakâr çevrelerin liderlerinden olan Savunma Bakan Yardımcısı'nın istifası Washington'da heyecanla karşılandı.

Sonuç: George Bush'un, İsrail'in geleceğini ve güvenliğini riske atan, Irak savaşı ve tüm İslam dünyasına sataşması, Siyonist cepheyi çatlattı...

İyi oluyor, iyi!...

İKİ AŞİRET REİSİNİN ŞİRRETLİĞİ!..

Kürt Yahudisi Barzani: Bağımsız bir Kürt Devleti mutlaka kurulacak ve Kerkük Kürdistan'ın başkenti olacaktır. Türkiye veya başka bir ülke buna asla karışamayacak, karşı çıkması da hiçbir işe yaramayacaktır" diyo.

Celal Talabani ise: "Türkiye Türkmenleri veya Bağımsız Küret Devletini bahane ederek iç işlerimize karışmaktan vazgeçmelidir.

Yarın, Kürdistan Devleti de, Van'daki, Diyarbakır'daki Kürt soydaşlarının hakları için Türkiye'yi karıştırabilir!" tehdidinde bulunuyor...

Recep Tayip Bey ve Abdullah Gül Bey ise hala onları kutluyor!

Hayır, hayır, bu gidişe daha fazla müsaade edilemez!

BUSH'UN BOŞ BELEŞ SÖZLERİ

ABD Başkanı Geroge Bush, Iraktaki, halkın yarısına yakının (suni kesimin) katılmadığı, katılanların ellerine tutuşturulan "oy"ları kullanmak zorunda olduğu göstermelik seçimler için; "Dillere destan bir demokrasi başarısı" açıklamasını yapmış ve bir sürü soytarıda bunu alkışlamış!...

Bu bize Nasrettin Hoca'nın bir fıkrasını hatırlattı:

Timurlenk geri zekâlı çocuğunu eğitmek üzere Hoca'nın gözetimine verir. Bir gün, mektebi ziyarete gider ve çocuğunun durumunu merak eder. Nasrettin Hoca, Timur sevinsin diye, çocuğunun rahatlıkla cevaplandırabileceğini umduğu kolay bir soruyu bütün sınıfa yöneltir. Çünkü o civarda en çok domates yetiştirilmekte ve herkes bu sebzeyi bilmektedir.

"Çocuklar, hanginiz söyleyecek ilkbaharda yeşil küçük fidelerini toprağa gömdüğümüz, birkaç ay sonra sarı küçük çiçeklerini derken yeşil boncuk gibi yuvarlak tomurcuklarını gördüğümüz. Daha sonra elma gibi kızaran kırmızı meyvelerini toplayıp yemeklere koyduğumuz sebze hangisidir?

Haliyle bütün sınıf parmak kaldırmıştır ama Hoca kasıtlı olarak Timurun oğlunu kaldırır. Çocuğun cevabı herkesi şaşırtır.

"Leylek Hocam !..."

Nasrettin Hoca hiç bozuntuya vermeden:

"Kırk bir kere maşallah. Vallahi Sultanım, ben söylemedim, kendisi bildi!..."

Bush Efendinin de, Irak seçimlerinin dillere destan bir demokrasi zaferi olduğu iddiasına inanan ahmaklara ithaf olunur!...

AKP'NİN ADALETİ

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, yeni Türk Ceza Kanunu kapsamında 13 Ocak 2005 tarihine kadar 12 bin 38 hükümlü, 38 hükmen tutuklu ve 63 tutuklunun tahliye edildiğini bildirdi.

Bakan Çiçek'in verdiği bilgiye göre, tahliye olanların içinde ilk sırayı 2 bin 88 kişi ile eski TCK'nın 497. maddesine göre hüküm giyenler oluşturuyor. Bu madde, gasp ve benzeri suçları işleyenlere verilen cezaların arttırılmasını düzenliyor. Tahliye olanlar arasında ikinci sırayı ise bin 323 kişi ile hırsızlık suçundan hüküm giyenler alıyor.

Eski TCK'nın "devletin emniyetine karşı silahlı çete kurma" suçunu düzenleyen 168. maddesine göre hüküm giyenlerden tahliye olanların sayısı ise bin 147.

Adam öldürmek suçundan hükümlü 932 kişi de yeni TCK kapmasında tahliye edildi.

İşte AKP'nin adaleti: Katile, mafyacıya, hırsıza ve soysuza af var. Erbakan Hocaların yok!..


DAVOS DALAVERESİ

İsviçre'nin Davos kasabasında yapılacak Dünya Ekonomik Forumu'nun gündemi ekonomik konulardan çok siyasi konularla dolu olacak. DEF Toplantılarının bu yılki ana gündem konusu "Zor Seçenekler İçin Sorumluluk Alma". Türkçesi: Kıbrıs'ı feda etme cesareti gösterme

Türkiye'ye gösterilen özel ilgi sebebiyle, yarın düzenlenecek "laik Hilal Geleceği" isimli toplantıda Başbakan R.Tayyip Erdoğan bir açılış konuşması yapacak. Bunun Türkçesi de Gâvurların güdümündeki layt islama razı olma. Davos toplantılarında İran ABD gerginliği, Kıbrıs gibi konuların da gündeme getirileceği bildiriliyor.

Bu yıl 35'incisi düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Davos Zirvesi'nin en önemli gündem maddelerinden birisini yine İslam ve Ortadoğu oluşturuyor. Gizli Dünya Devleti'nin en önemli unsurlarından biri olarak değerlendirilen Davos Zirvesi son dönemde Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında İslam dünyasını şekillendirme çalışmalarına yönelik tartışma platformlarıyla dikkat çekiyor.

Türkçesi Büyük İsrail Kuruluyor!


HAKKARİ DEPREMİ

Günlerce ve sürekli depremle sarsılan Hakkari'ye, AKP iktidarınca gönderilen yardımların nüfusuna göre oranını Vatan Gazetesinden Mustafa Mutlu Çıkarmış:

Her 1300 kişiye 1 soba, her 3bin kişiye 1 çadır! Bu kış kıyamette, Hakkari halkı boşuna isyan etmiyor!...

"VASIFSIZ"LARIN VEFASI OLMAZ

IMF hatırına ve günü kurtarma hesabına stratejik önemdeki bütün KİT'leri yok pahasına satılığa çıkaran bu arada 850 kişinin ekmek kapısı ve Türkiye'nin tek kâğıt hammadde fabrikası İzmit SEKA'yı da kapatma kararı aldı.

Oysa AKP'li Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, selamet döneminde buranın Genel Müdürüydü ve o göreviyle parlamıştı...

Vasıfsızların vefası olmazmış!..

Bu kadın niçin geliyor?

Bush yönetiminin en şahin bakanı olan ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice bugün Ankara'ya geliyor. ABD yöneticilerinin, İran'a saldırmaktan bahsedip, sonra da soluğu Türkiye'de alması mide bulandırıyor.

Dün, İngiltere'ye giden Rice, burada yaptığı açıklamada, "İran, barışçıl amaçlarla nükleer programların geliştirildiği bahaneleri arkasına sığınmamalıdır. İran rejiminin insan hakları ihlalleri hepimizi endişelendiriyor" diyerek sürekli İran'ı suçladı.

Evde bekleyin gelecekler...

FARKINDA mısınız, son günlerde cezaevlerindeki 12 binden fazla hırsızı-katili-teröristi saldılar.

TCK'da ve İnfaz Yasası'nda yapılan değişikliklerle ‘uyum' adı altında 12 binden fazla suçlu artık sokaklarda.

Örtülü ‘af' bu...

Salınanlar arasında Hizbullah terör örgütünün elemanları da var.

Sivas Davası, Uğur Mumcu-Ahmet Taner Kışlalı davalarından dolayı cezaevlerinde bulunanların yarısı da salındı, kalanlar çıkmak için başvurdular.

Gasp, çete, hırsızlık, kapkaç, adam kaçırma, öldürme ve yaralama suçluları...

Mevcutlara ilave olarak 12 binden fazlası artık aramızda...

Farkındaysanız medya ‘Bu ne rezalet' diye iktidara sormuyor, tepki göstermiyor.

‘Rahşan affı'na da tepki göstermemişti medya, ta ki Ecevitler iktidardan uzaklaşana kadar.

Şimdi de iktidarın canını sıkmamak için görmezlikten geliyorlar.

Oysa sokaklar güvensiz.

Sabahları otomobillerin içinden, arsalardan cesetler toplanıyor. Çocukları dahi öldürüyorlar. İnsan soymak, kaçırmak, öldürmek, evleri basmak, kan akıtmak, yok etmek bir salgın...

Soyulmadık ev, gasp yapılmamış sokak, kan bulaşmamış kaldırım kalmadı kentlerde.

Gazeteler-televizyonlar kaçırılmış, ırzına geçilmiş, bıçaklanmış, öldürülmüş masum insanların haberleriyle dolu.

Medya ‘Dehşet...', ‘Vahşet...' diye haberler veriyor. Ama iktidarın cezaevlerini boşaltıp içerdeki suçluları da salmasını görmezlikten geliyor.

Bir tek medya kuruluşu ‘Ne yapıyorsunuz?' diye sormuş değil.

Gazeteler-televizyonlar suspus.

Medya toplumun vicdanıysa; sesini yükseltmesi, bu akıl almaz rezilliği iktidarın gözüne sokması, hangi yandaşlarını kurtarmak için adi suçluları sokağa saldıklarını sorgulaması gerekmez mi?..

Suçların bir anda arttığı, adeta patladığı bir ülkede örtülü ‘af' yapılabilir mi?..

Bunu bir soran olmalı...

IRAK'TA DİRENİŞÇİLER MOSSAD AJANLARINI TEMİZLİYOR!

Kuzey Irak'ta Yahudi Kürtler'in hâkimiyetinde bir Kürt devleti kurmak için çalışmadığını iddia eden İsrail direnişçilerden büyük darbe aldı. İsrail'in ‘Irak'ta askeri güç ve istihbarat birimi bulundurmadığına yönündeki' yalanı Irak'ta 126 MOSSAD ajanının direnişçiler tarafından öldürülmesiyle iyice su yüzüne çıktı.

Irak'ta İsrail özel kuvvetlerinin görev yaptığı, çatışmalarda MOSSAD ajanların ölmeleri ile kanıtlanmış oldu. İşgalden bu yana Irak'ta faaliyet gösteren İsrail daha önce Kuzey Irak'ta yaşayan ve bölgeyi terk eden Yahudi Kürtler'in yeniden geri dönmesini sağlamaya çalışıyor. Özellikle Kerkük ve Musul'un doğal kaynaklarına göz diken İsrail, Yahudi Kürtler sayesinde bölgenin tek hakimi konumuna gelmenin hesaplarını yapıyor.

20 BİN FALAŞA DAHA

İsrail hükümeti, 2007 yılının sonuna kadar Etiyopya'daki son 20 bin Yahudi'yi (Falaşa) de ülkeye getireceğini açıkladı.

Gittikçe azalan nüfusunu arttırmak ve Filistinlilere karşı nüfus avantajını kaybetmek istemeyen İsrail, dünyanın dört bir yanından olduğu gibi Etiyopya'daki "zenci Yahudiler" olarak bilinen Falaşaların İsrail'e göç etmesini sürekli teşvik ediyor.

Hükümetin bu konuya ilişkin kararı, haziran ayından başlamak üzere göçmen kotasının 300'den 600'e çıkarılmasını öngörüyor.

Hükümet, 2007 yılının sonuna kadar da tüm Falaşaları (Etiyopyalı siyahi Yahudiler) ülkeye getirmeyi amaçlıyor. İsrail Başbakanı Ariel Şaron da yaptığı açıklamada, göçün arttırılması için her türlü çabayı harcamaları gerektiğini, hazinenin bu amaca ulaşabilmek için ek kaynaklar hazırlamasının zorunlu olduğunu belirtti. İsrail'de 90 bin dolayında Etiyopyalı göçmen bulunuyor.

Not: Condoleezza Rice, yani ABD'nin yeni Dış İşleri Bakanı olan Bayanda bir Falaşa Yahudisidir!

GÜNAYDIN ENGİN ERDIÇ

Bizim yöneticilerimiz, Kuzey Irak 'da bir Kürt devletinin kurulmasından, Kerküklü soydaşlarımızın kara kaşlarına kara gözlerine çok bayıldıkları için değil, 'sonra bizden de toprak ister' diye korkuyorlar.

İsteyecek midir? Evet, günün birinde isteyecektir. İran'dan koparması şimdilik çok zor olduğu için önce bizden isteyecektir (bu arada George Bush umduğu gibi İran'ın işini de bitirebilirse, oradan da ister)...

Verecek miyiz? Elbette vermeyeceğiz. O zaman da çok büyük belalar gene bizi bekliyor.

Yeni gençlik çatışmalarına, yeni siyasi cinayetlere, yeni bir anarşi ortamına şimdiden hazırlıklı olunuz.

Amerikan uşağı bir Kürt devletinin bizim topraklarımıza doğru açılmak istemesi, Avrupa Birliği'nin hoşuna da elbette gitmeyecektir. Çünkü o da kendi güdümünde bir 'Avrupa Kürdistan'ı' istiyor!... 'Petrol bölgesinin güneyine Amerika el koydu, bari kuzeyi de benim olsun' diyor. Bizi bu nedenle zorluyor.

Bir yandan CIA, öbür yandan çeşitli Avrupa gizli servisleri burayı çok kötü karıştırırlar. İki büyük gücün bizim üzerimizden petrol kavgası, bizim ağzımıza s...ar.

( Akşam - Engin Ardıç - 1 ŞUBAT 2005)

 

KATİLLE PAZARLIK

Filistin'de her gün çocuk öldüren İsrail'in Genel Kurmay Başkanı, 1.5 milyar dolarlık ihale peşinde.

Kararı Erdoğan verecek!

Her gün elindeki silah teknolojisi ile Filistin'de çoluk çocuk demeden katliam gerçekleştiren İsrail ile Türkiye, ihale masasında silah pazarlığı yapıyor. TSK'nin, kullandığı 48 adet F-4 Fantom uçağı ile 300 adet M-48 Patton tanklarının modernizasyonu ile insansız uçak alımını içeren 1.5 milyar dolarlık ihalesi Başbakan tayip Erdoğan'ın vereceği karara bağlı.

Zamanlamaya dikkat!

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Türkiye'ye gelişi ile İsrail Genelkurmay Başkanı Moşe Yaalon'un gelişinin aynı rastlaması dikkat çekti. Bilindiği üzere Filistinli yetkililerin her ziyaretinde, İsrailli bir yetkili de hemen hemen aynı zamanlamayla Türkiye'ye geliyor. İsrail Genelkurmay Başkanı Moşe Yaalon, dün Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'le de bir araya geldi. Yaalon, Genelkurmay'a gelişinde askeri törenle karşılandı.

ABD VE MÜTTEFİKLERİNE ‘DIŞ GÜÇLER' DEDİ

(Ağzından kaçmıştır) Günaydın Başbakan!

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, grup toplantısındaki konuşmasında ilk kez isim vermeden ABD ve müttefiklerini eleştirdi. Erdoğan; "Bölgeye demokrasi getirmek niyetiyle geldiklerini söyleyen güçler, bu antidemokratik emellere maalesef duyarsız kalmayı tercih etmişlerdir" dedi.

YENİ HIRİSTİYAN AZINLIK OLUŞTURMAK!

Türkiye'nin Hıristiyan olmayacağını yakinen bilirler. Buna rağmen misyonerlik faaliyetlerine destek veriyorlar. Nüfusun büyük bir bölümü Hıristiyan olmayabilir, hatta Güney Kore'deki Hıristiyan orana da ulaşılmayabilir, ama küçük de olsa bir "Hıristiyan azınlık" meydana getirmek pek ala mümkündür.

Türkiye'de mevcut durumda büyük gürültülerin koparılmasına yetecek bir gayrimüslim nüfus yok. 2 bin Rum ve 55 bin Ermeni genel nüfus içinde devede kulak bile değildir. Avrupa tarihsel olarak Türkiye ile olan ilişkilerini, Türkiye'yi sıkıştırma, reformları manipüle etme, Türkiye'den taviz koparma biçimini hep azınlıklar üzerinden yürütmüştür. Var olan nüfus buna yetmez. Bu azınlığı yenileriyle zenginleştirmek, ona birtakım ilavelerde bulunmak gerekir ki, mevcut durumda söz konusu azınlıkların oranını birkaç katına çıkarmak mümkün.  

( Zaman - Ali Bulaç - 31 OCAK 2005)

SÜLEYMAN DEMİREL'İN DEMAGOJİSİ!

Anlamı ne?

Bombalı suikasta kurban giden Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu, Milliyet'ten Derya Sazak'a açıklamalarda bulunmuş. "Demirel katillerin yüreğine su serpti" diyen Mumcu, 12 yıl önce, eşinin öldüğü gün, Demirel'in kendisine "Akıllarına koymasınlar, Kennedy'yi bile vurdular" şeklindeki sözlerini unutamadığını, belirterek, "dönemin Başbakanı Demirel gibi bir lafın anlamını bilmez mi? Bu ne demektir? ‘Ey terör örgütleri! Aklınıza istediğinizi koyun, ben dahil, jandarmam, polisim, savcım, hiç kimsem yoktur suikastları önleyecek' Buyurunuz, eylem yapınız. Bu demektir" dedi.

 

ERKAN MUMCU'NUN İSTİFASI

Biz, Milli Çözüm son (Şubat 2005) sayısında ve 15 gün öncesinde, AKP'de bir çözülme sürecinin başlatılacağını yazmıştık (sh. 21-22) ve bunun sebeplerini de açıklamaya çalışmıştık.

Herhalde Kerametimiz veya gizli servislerle münasebetimiz yok!

Sadece bu bir mümin feraseti ve siyasi bilinç basiretidir.

Erkan Mumcu, basın toplantısında:

Artık bir tür misafir gibi algıladığım ve hükümete hiçbir katkıda bulunamadığım için istifa ettim.

Kendi birikim ve görüşlerime uygun projelerimi kamuoyuna açıklayacağım.

Bunlar kabul görürse, yeni hizmet imkânları doğabilir (Yeni bir parti hazırlığı mı?)

Öğrenci Affıyla İlgili istismar!

Ben katılmadığım çözümlerin altına imza atmayı etik bulmuyorum.

"Ben bu tür öğrenci aflarıyla, sorunlarını aşacağına inanmıyorum." diyor ve tabi sahte bir tavır sergiliyor!

Yeni bir parti kurmaya gelince, "bunu şahıslar değil, şartlar belirler diye düşünüyorum." diyor.

Bizim Kanaatimiz;

AKP'yi dağılma sürecine sokmak bir hükümete krizi oluşturup Türkiye'yi bir erken seçime zorlamak ve böylece, milli bir diriliş ve direnişle devrilmesinden korkulan Siyonist sömürü sistemine can katmak ve zaman kazandırmak.

Not: Milli Çözüm son sayısındaki yazımızda AKP'de çözülme sürecinin yaklaştığını 10 gün önce yazmıştık.

 

UTANMAZSAN İSTEDİĞİNİ SÖYLE!

Başbakan Recep Bey konuşuyor:

"350 milyon alan 5 kişilik bir asgari ücretli aile, artık bir ev sahibi olabilecek... Nasıl mı?

İşte hesap:

5 kişinin her biri 3 öğün birer simit bir çayla idare etse eder günde 9 milyon... Bir ayda 270 milyon. Asgari ücret 350 milyon 350 milyon olduğunu göre 80 milyon artıyor demektir. Biz ise, ayda 100 milyon taksitle 50 m².lik ev vermeyi planlıyoruz. O 20 milyonu da, çaydan simitten kısarak yığabilir!?..."

Ve bu patavatsızlıkları dinleyen bir sürü adam, Recep Beyi alkışlıyor...

Peki, bu ailenin ev kirası yok mu? Elektrik, su, telefon, giyecek ihtiyacı yok mu? Okul masrafı, ulaşım ihtiyacı yok mu? Günde 3 öğün sadece 1 simit bir çayla geçinecek.. Hatta o da fazla, 20 milyon artırmak için 2 öğün yiyecek...

Be Başbakan, siz asgari ücretliyi, emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, insan değil de, solucan mı görüyorsunuz? Deme çatma bacalardaki sokak kedileri mi sayıyorsunuz?!

Ülkenin bütün zenginliklerini, gelirlerini ve 70 milyonun alın terini IMF hortumuyla Siyonist sermayeye ve Türkiye'deki 5-10 rantiyeciye peşkeş çekip, asgari ücretliye sadece 2 öğün çay ve simiti reva görüyorsunuz...

Açıkça halkımıza hakaret ediyorsunuz. Alay ediyorsunuz...

Ve tabi Cenabı Hakkın gazabını halkın da galeyanını hak ediyorsunuz!..

Yazıklar olsun!...

MELANET VE MÜJDE!

Bayram ziyaretine gittiğimiz hikmet ve hizmet ehli Hacı Kaya Ağabeyimiz anlattı:

"İzmir'de imamlık yapan bir gönül dostumuzu ziyarete gittik ve misafir olduk. Bir ara Konak Meydanını gezinirken, hepsi genç, güzel süslenmiş ve açık saçık giyinmiş yüzlerce kadın kızın rıhtımda bekleştiklerini görünce merak, edip arkadaşımıza sorduk:

"Özel bir tören veya gösteri mi var, bu hayâsız heyecan ve hazırlığın sebebi nedir?

Hoca efendi, mahcup ve mahzun bir sesle:

Akdeniz'deki 6.cı Filo'nun gemileri birazdan buraya yanaşıp Amerikan askerlerini indirecek. Bu bekleşenler de, o conileri evlerine veya otellere götürüp şehvetlerini dindirecek!

Bunları duyunca, dayanamayıp "of of!" diye hayıflanarak ve ağlayarak yere yığıldım...

Bir müddet sonra, Nakşibendi Halidi kolunun son kutuplarından sayılan üstadımız Elazığlı Kazım Efendi Hz.lerinin şu sözlerini hatırlayıp biraz ferahlanmaya ve temenni makamında "oh" çekmeye başladım.

Çünkü, Efendi buyurmuştu ki:

"Yerli hain idarecilerin, Müslüman halkın elini ayağını bağladığı Gavur askerlerinin de gelip onların karısını kızını alıp evlere taşıdığı günlere yetişeceksiniz..

İşte bu zillet ve rezaletin hemen ardından da Hz. Mehdi'nin zuhurunu bekleyiniz!.."

Hacı ağabeyimiz bunları anlatınca; zinayı suç olmaktan çıkaran ve Amerikan askerlerini Irak'a çağıran ve birkaç ayda bir Antalya ve İzmir limanlarında ağırlayan AKP iktidarını hatırladık...

Ama, Mehdiyet müjdesiyle de, rahatladık...

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NDAN İZİNLİ VE İRİNLİ ANKET!

İşte kız-erkek İmam-Hatip son sınıf yavrularımıza sorulan sorular:

  • Bu güne kadar hiç cinsi münasebet deneyiminiz oldu mu?
  • Evlilik öncesi cinsel ilişkiye nasıl bakıyorsunuz?
  • Eşcinselliği bir ahlaksızlık sayıyor musunuz?
  • Parkta sevişen çiftlere nasıl davranılmasını tercih ediyorsunuz?

Evet, erdemsiz bir zihniyetin izin verdiği bu edepsiz sorular, tam bir ahlaksızlık propagandasıdır!..

Prof. Yalçın Küçük'ten dehşet itiraf:

Bir TV. Programında konuşan Yalçın Küçük, Hulki Cevizoğlu'na:

"Ben Fransa'da iken, Mesut Yılmaz'ın bir adamı beni arayarak, Tansu Çiller'in Abdullah Öcalan'ı öldürtmek için bir operasyon hazırladığını, bunu Apo'ya duyrulmasını istedi. Ben de gerekli yerlere durumu ilettim. Gerçekten operasyon yapıldı ama, bundan haberi olan Apo paçayı sıyırdı" diyor.

Mesut Yılmaz, o dönem Tansu'yla hükümet ortağıdır ve MGK'da alınan kararları dışarı sızdırmaktadır...

Ey Türkiye'yi koruyacağına, Laikliği koruyan NATO kafalılar!

Ey Masonlar!

Nerdesiniz?

TÜRK AYDIN'I HAİN!

Şair Yazar Atilla İlhan, Türkiye'de aydın geçinenlerin özellikle cahil ve hain olarak yetiştirilip topluma bilgiç kişi diye lanse edildiğini söyledi...

Peki ya TÜSİAD'cı Türk iş adamı...

Ya Mason bürokratı..

Ya NATO kafalı ve Milli ve manevi değerlere kapalı komutanı...

Ya AB'ci, ABD'ci Parti Başkanları, Başbakanı...

Ya Diyalogcu, Vatikan ve Protestan davulcusu Hocası, ilahiyatçısı...

ABDULLAH GÜL'ÜN, GÜLÜNÇ GİRİŞİMİ!

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, BM. Genel Sekreteri Kofi Annan'a bir mektup yazıp isim vermeden Barzani ve Talabani'nin Kerkük'ü Kürtleştirme çalışmalarına karşı tedbir alınmasını istemiş...

Şimdi soralım:

Bu BM ve Kofi Annan, Amerika'nın haksız ve ahlaksız Irak işgaline engel olabildi mi? Hayır...

Kürtleri kışkırtan ve Kerkük başkentli Kürdistanı hazırlayan bu Amerika'yı Irak'a Sn. Gül ve AKP iktidarı davet etmedi mi? Evet...

Acaba, " Mahkûmun ahmak'ı jandarmaya mı yalvarıyor?"

Yoksa : "Katıra gücü yetmeyenler palanına mı sataşıyor?"

Bu arada Türkiye, İsrail ve ABD ortak tatbikatı yapıldı:

Türkiye, İsrail ve ABD donanmalarına bağlı savaş gemileri ve uçakların katıldığı, ortak arama ve kurtarma tatbikatı Akdeniz'de yapıldı. İsrail'in Akdeniz kıyıları açıklarındaki uluslararası sularda gerçekleştirilen tatbikat 3 gün sürdü. Her ülke donanmasının en az 3 geminin yanı sıra uçaklarla katıldığı tatbikat için, ABD donanmasından gemilerin Napoli'deki 6. Filo'dan geldiği bildirildi. Ürdün'den de tatbikata gözlemci gönderdiği belirtilirken, İsrail ordusu yetkilileri, tatbikatın "insani" amaçlı, arama-kurtarma çalışmalarına yönelik olduğunu açıklamıştı.

Peki, Barzani ve Talabani'yi asıl kullanan ve kışkırtan İsrail'le ortak tatbikat yapan AKP'nin, Kürtleri BM'e şikâyet etmesi acaba ahmaklık mıdır, yoksa halkımızı aldatmak mıdır?


TSK ve AKP EL ELE Mİ?

Orgeneral Büyükanıt KKTC'de

Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Büyükanıt, KKTC yetkilileri ile görüşmeler yapmak üzere Kıbrıs'a gitti. Ziyaretin Davos toplantılarının yapıldığı zamana denk gelmesi bize anlamlı geldi.

Recep T. Erdoğan, AB hatırına Kıbrıs'ı feda edecek yeni bir formül üzerinde Annan'la görüşmek üzere Davos'a gittiği ve Kuzey Kıbrıs muhalefetini çağırıp teslimiyete ve hıyanete hazırlanın talimatı verdiği bir dönemde, Org. Büyükanıt'ın Kuzey Kıbrıs ziyareti ve milli ve haysiyetli bir mesaj vermesi endişelerimizi artıran bir girişimdi...

Tekrar soruyoruz: NATO kafalılarla AKP el ele mi?

KERKÜK GİDİYOR, ÖZKÖK NE DİYOR?

Talabani: ABD ve İngiltere'den yazılı belge aldık

Kerkük güvencesi

Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani, Kerkük'ün "eski statüsüne kavuşturulması" konusunda Irak geçici yönetimi ile ABD ve İngiltere büyükelçilerinden yazılı güvence aldığını söyledi.

Talabani, bölge parlamentosuna hitabı sırasında, Irak Devlet Başkanı Gazi El Yaver, Başbakan İyad Allavi ve Irak'taki İngiliz ve Amerikan büyükelçiliklerinden Kerkük konusunda yazılı güvence aldığını ifade etti...

ROBOTLARIN ANASI AĞLAMAZ

Acımasızlıkta sınır tanımayan ABD, işgal ettiği Irak topraklarında büyük kayıplar vermesinin ardından, kendi askerlerinin "anasının ağlamaması" için çözümü "robot asker"lerle halletmeyi düşünüyor. Şu ana kadar Irak'ta 1500'e yakın askerini kaybeden ABD, Iraklı anneleri artık "Talon" adı verilen robot askerlerle ağlatacak. Vahşice girişilecek katliamlara son vermek yerine iyice çılgınlaşan ABD, kendi kamuoyundaki tepkileri azaltmak için kan döktüreceği robotlara yöneldi. Ölüm robotları Iraklı anaların gözyaşlarını çoğaltacak, feryatlarını ise üzerine örtecek. Mazlum coğrafya, dünyayı tehdit eden Bush'un acımasızlığıyla daha çok kan kusmaya devam edecek.


BU NASIL GAF!..

Danimarka'da 8 Şubat'ta yapılacak seçimler için Türk derneklerine çağrıda bulunan Büyükelçi Figen Ok, adaylar arasındaki PKK'lının desteklenmesini istedi. Daha sonra söylediklerinden çark eden Ok, PKK konusunda Türkiye'ye karşı oynanan liste oyunlarının uzun süre Ülkemizi meşgul edeceğini de adeta ilan ediyor. Kopenhag Büyükelçisi Figen Ok'un "yanlışlıkla" katıldığı PKK korusu anlaşılan daha büyük yanlışlıklara da (!) hazır olmamız gerektiğini öğretecek bize.


SEÇİME BAK SEÇİME!

Irak'ta yapılan seçimlerin, Saddam devri seçimlerinden hiçbir farkı yoktur. Aslında bu seçimlerdeki antidemokratiklik, Saddam'ın komik seçimlerine göre daha tehlikeli. Saddam'ın seçimlerinde tek parti, tek lider halka zorla tasdik ettirilirdi. Fakat herkes bu komediyi ciddiye almaz, gülüp geçerdi. Lakin, bu seçimler güya Irak'ta demokratik rejime geçilmesi için yapılıyormuş...

Bunca savaş bu "rezil seçimler" için mi yapıldı? Bunca kan bu "trajikomik seçimler" için mi akıtıldı? Bu, esasında demokratik bir seçim değil, Irak'ta bölünmenin bir başlangıcı olacaktır. ABD'nin dar görüşlü emperyalizminin, bir avuç peşmergeyi müttefik bilerek, önce "etnik federasyon", sonra "bağımsız devlet" planları, bu seçimle başlatılmış olacaktır.

Buna Demokrasi diyenler dangalaktır!...

BU AMERİKAYI ANCAK BUSH BATIRIR!

ABD Başkanı George Bush'un, Irak ve Afganistan'daki askeri operasyonlar için bu yıl 80 milyar dolar daha isteyeceği belirtildi. Reuters ajansının kongre ve hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Bush yönetiminin 80 milyar dolar daha elde etme talebini en erken yarın açıklamayı planladığı kaydedildi.

Kaynaklar, yeni ek bütçe talebinin şimdilik mali yıl için onaylanan acil harcamalardaki 25 milyar doların çok üzerine çıkacağını ve askeri operasyonlar ile teçhizat için 2005 fonlarını 105 milyar dolar gibi rekor düzeye yükselteceğini belirtiyor.

KERKÜK İSRAİL'İN

Amerika Yahudi Kürtlerin bölgeye göç etmesini serbest bırakarak Ata diyarını Ortadoğu'daki bekçisine hediye etti. Sırada Musul var...

Irak'ta Kürt kartını oynayan ve Kürt devleti kurmak için her fırsatı değerlendiren ABD'nin, Türkiye'nin kırmızı çizgilerini hiçe saydığına dikkat çekerek konuyu gündemde tutmaya çalışan Yeniçağ Gazetesi, haberinde, "Irak'ta 240 bin Yahudi Kürtün oy kullanması için talimat verildi. Kerkük'ün Kürtleştirileceği sözünü alan Celal Talabani'nin partisi IKYB de seçimlere katılacağını açıkladı. ABD, Kuzey Irak'ta İsrail güdümünde bir Kürt Devleti kurulması için düğmeye bastı. Iraklı Kürtler, seçime katılmak için Kerkük'te oy kullanabilmeyi şart koşuyorlar ifadelerine yer verildi. Gazete, "Uluslar arası Göçmenler Örgütü'nün sözcüsü Sarah Tosh'un İsrail'de yaşayan Irak asıllı Yahudilerin 30 Ocak'ta yapılacak Irak seçimlerinde oy kullanabileceğini açıkladı. İsrail devleti 1948 yılında kurulduğunda, Irak'tan 150 binin üzerinde Iraklının İsrail'e göç ettiği iddia ediliyor. Sayıları 240 bini aşan Iraklı Yahudi'nin yüzde 71'inin İsrail doğumlu olduğu bildirildi. Özellikle Kuzey Irak'ta Kürt Yahudilerinin Kerkük'te oy kullanması planlanıyor. Böylece Irak'ta İsrail hâkimiyetinin yolu açılmış olacak" dedi.


SIRA TÜRKİYE'YE GELİYOR!

Mısır'a nükleer baskı

Mısır, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA), nükleer tesislerinde denetim yapmak üzere geçen hafta ülkeye müfettiş gönderdiği haberlerini yalanladı.

Mısır Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali İslam, Reuters      ajansına yaptığı açıklamada, geçen hafta ve şu anda Mısır'da UAEA müfettişi bulunmadığını, bulunsaydı kurumun başkanı olarak kendisinin bunlardan haberdar edilmesi gerektiğini belirtti.

Bazı Batılı diplomatik kaynaklar, UAEA'nın, başkent Kahire yakınlarındaki bir nükleer tesiste "Plütonyum elde etmek üzere çalışmalar yapıldığı" yolunda duyumlar alması üzerine ülkeye müfettiş gönderdiğini söylemişlerdi.(a.a)

BEŞŞAR ESAD RUSYA'DA

"Görüşmelerin İran'la ABD arasındaki kriz üzerine yoğunlaşacağını ifade eden Esad, "Eğer bu krize bir çözüm bulamazsak bunun sonuçları Avrupa'da bile hissedilir" dedi.

Devlet ziyaretleri sırasında silah anlaşmasıyla ilgili teknik detayların tartışılmasına gerek olmadığını belirten Esad, ayrıca Suriye ile İsrail arasında sorun olan Golan Tepeleri konusuna da değinerek İsrail'in 1967'deki 6 gün savaşları sırasında Suriye'den aldığı bu yeri geri istediklerini ifade etti.

Avrasya Cephesi giderek güçleniyor ve netleşiyor!

 

BİR ZUHURAT LAZIM!

(Türkiye'nin yeniden dirilip derlenmesi lazım)

Lakin o kadar zor ki, Fatih ve Atatürk çapında lider gerektiriyor. Böyle liderler de okulda veya başka yerde hazırlanıp yetiştirilemez. Çaplı adam zuhur eder. Mevlana'nın lütfüdür. Öyle görünüyor ki ülkemizde hırsızlığın hiç değilse meşru olmaktan çıkması mucizemsi bir vaka gerektirmektedir.

(14.1.2005/ÖMER LÜTFİ METE/SABAH)

Bu mucizenin adını Hz. Peygamber Efendimiz koymuş ve müjdelemiş: MEHDİYET MUCİZESİ!...


KKTC'DE 7 PARTİ YARIŞACAK

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 20 Şubat'ta yapılacak milletvekilliği erken genel seçimine 7 siyasi parti ve 2 bağımsız aday katılacak.

Anlaşılan Kuzey Kıbrıs iyice karışacak! Ve zaten bulanmazsa, durulmayacak!

ŞER CEPHESİ ÇÖZÜLÜYOR

Direnişin şiddetini arttırması üzerine İtalya da askerlerini geri çekmeye hazırlanıyor...

Müttefikleri, ABD'yi terk ediyor

Tüm dünyanın karşı çıkmasına rağmen Irak'a saldıran Amerika, direnişin artması, ülkede her geçen gün ortamın daha da vahim hal alması ve ağır kayıplar vermesinin ardından müttefikleri tarafından yalnızlığa terk ediliyor.

Amerika'nın müttefiklerinden birçoğu Irak'tan askerlerini çekerken bu güçlerin yerine Amerika'dan asker getirmeye zorlanan ABD'ye bir darbe de İtalya'dan gelmek üzere.

Irak'ta bir İtalyan askerinin öldürülmesinin ardından bu İtalya'da artan gösterilerde Irak'tan askerlerini çekmesini istendi.

ABD için daha da kötüsü, en büyük müttefiki İngiltere; İran'a karşı yapılacak bir askeri müdahaleye razı olmadığını ve Amerika'ya destek çıkmayacağını açıklamasıdır.

Çok şükür, şer cephesi çözülüyor!

MÜSLÜMAN KATİLİ ABD'Lİ ASKERE 3 YIL

Iraklı bir çevirmeni öldürmekten suçlu bulunan Amerikalı asker, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Amerikan ordusundan yapılan açıklamada, askeri mahkeme tarafından yargılanan 1. Süvari Tümeni askerlerinden Charley L. Hoosier'in, bir Iraklı çevirmen kadının ölümüne yol açmaktan suçlu bulunduğunu bildirdi.

SİYONİST LOBİ, TÜRKLERİ TEHDİT EDİYOR

Fransa'nın en iyi tanınan entelektüellerinden biri olan Osmanlı Prensesi Kenize Murad Fransa'da yaşayan Türk ve Müslümanları Siyonist lobinin tehdit ettiğini vuguladı: "Fransa ve Avrupa'nın önemli bir bölümünde Müslümanları savunursanız siz de terörist olarak görülüyorsunuz. Zaten tüm Müslümanlar terörist onların gözünde. Üstelik Siyonist lobi çok güçlü. Sizi tehdit ediyorlar. Benim de hayatım değil ama kariyerime karşı çeşitli tehditler var"

Fransız kamuoyunun İslam konusunda önyargılı olduğunu ifade eden Kenize Murad, Fransızların Türklere karşı beyinlerinin yıkandığına dikkat çekiyor: "Fransa'da söylediklerimi dikkate alıyorlar. Çünkü İslam, Ortadoğu gibi meselelerde onlardan daha bilgiliyim."

 

BM ANLADI, AKP HÂLÂ YAN ÇİZİYOR!

Birleşmiş Milletler, Türkiye'de birçok gencin okula gitmesini engelleyen başörtüsü yasağının eğitimde eşitsizliğe yol açtığını vurguladı. BM yetkilileri, Devlet Bakanı Güldan Akşit'ten konuya açıklık getirmesini istedi. Akşit de dorunun, hükümetin vereceği karardan öte, özerk durumdaki üniversitelerin çözebileceğini ifade etti. Başörtüsü mağdurlarını çektiği acılara kulak tıkayan AKP hükümeti, BM'nin bu hususta gösterdiği duyarlılığı bakalım ne zaman gösterecek...

 

MÜSLÜMAN'IN SORUNUNU HIRİSTİYAN'IN HİMMETİYLE ÇÖZME?

Başörtüsü yasağını insan hakları ihlali saymayan AB'de kurumlaşacak her yargıyı benimseme durumundaki ‘ikinci sınıf aday'ın ülkenin iktidar partisi nasıl uyum gösterecek? Başörtü yasağını hak ihlali sayma düşüncesi mezara mı gömülecek?

Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde peş peşe başörtü yasakları gelmeye devam ederken AKP yönetimi ve omurgası acaba ne düşünüyor? Umarım hala kendilerini iyi hissediyorlardır.

Tabandaki kocaman ‘başörtü mağduru kitle' bu zincirleme yasakların ne anlama geldiğini henüz fark etmemiş olabilir. Ancak parti zirvesi için; ‘Müslüman'ın sorununu Hıristiyan'ın himmetiyle çözme' tasarısında ‘yolun sonu' gözükmüş olsa gerek. (Ömer Lütfi Mete. 24.Ocak.2005/Sabah)

Bu Avrupalıların Gavurluğu da olmasa, gözümüzü kim açacak?!


SPERM BANKASI SAPIKLIĞI

Avrupa Birliği'ne uyum adı altında bir sapıklığa daha imza atılmaya hazırlanılıyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Jinekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çolakoğlu, sperm ve yumurta saklanmasına imkân sağlayan yasal düzenlemenin en geç 6 ay içinde yapılacağını düşündüklerini söyledi.

Amaç:

  • 1- Toplumun temel taşı aile yapısını bozmak
  • 2- Neslimizi yozlaştırmak
  • 3- Fuhşu yaygınlaştırmak

BAYKAL: SALDIRILAR TÜRKİYE'YE YÖNELİK

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kurultay gündeminin partiden ziyade Türkiye için önemli olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye'ye yönelik tuzaklar var" dedi.


ABD, CHP'YE KEMENT ATTI

CHP, Mustafa Sarıgül'le ilgili yeni iddialarla çalkalanıyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Mustafa Sarıgül'ü CHP'nin içine ABD'nin saldığını belirterek buna sebep olarak 1 Mart tezkeresine onay vermemelerini gösterdi. ABD'nin Türk siyaseti üzerindeki etkisi gün geçtikçe daha çok ortaya çıkıyor. BOP'una engel gördüğü ülkelere ince ayar çeken ABD, işini kimin zaman işgalle, kimi zaman da diplomasiyle yürütüyor. Türk siyasetine vurduğu son darbe ise Sarıgül. Eğer Baykal'ın iddiaları doğruysa çember gittikçe daralıyor demektir.

MİSYONERLİK, HIRİSTİYANLIK ADINA DEĞİL; İSRAİL HESABINA YAPILIYOR!

Yeniçağ Gazetesi Yalçın Küçük'ün Flash TV'de Ceviz Kabuğu programında söylediklerini haberleştirdi. Yalçın Küçük, "Bu günkü misyonerler ile 19'uncu yüzyılda bu topraklara gelenler hem şekil hem de yaptıkları çok farklıdır. Şanlıurfa, Gaziantep ve Kahramanmaraş illerinin hepsinde ya Amerikan Koleji ya da Amerikan Hastanesi vardı. Buralarda çok büyük oranda Helen nüfusu vardı. Protestan misyonerler 19'uncu yüzyılda biz Türkleri Hıristiyan yapmak için gelmediler. Ermeniler Ortodoks'tu, onları Protestan yapmak istediler. Fakat son 3-4 yıldır gelenler Hıristiyanlar için değil, Türk, Kürt, tüm Müslümanlar için geliyorlar" diyor.

İsrail yanlısı misyonerliğin olduğuna dikkat çeken Küçük, "Neden onlara bakmıyoruz. Hiçbir tarihte Alyans İsrail incelenmez. Bu öyle bir misyonerliktir ki, bana isim sorsanız peşinen söylemeyeceğimi söylüyorum. 20'inci yüzyılda Türkiye'de Alyans okulları tam misyonerlik okullarıdır. Alyans İsrail demektir. 20'inci yüzyılda bu okullardan 1 tane de başbakan çıktı. Edirne, Bursa, Manisa, Tekirdağ, İzmir, Çorlu, Karataş, Bergama, Haydarpaşa, Ortaköy, Gelibolu gibi yerlerde bu okullar var" ifadelerini kullandı.

KIBRIS KUŞU KAFESTE! YETİŞİN SON NEFESTE!

Annan'ın hazırladığı Planda neler var?

  • 70 bin Türk göçe zorlanacak
  • KKTC toprağı olan 65 köy Rum yönetimine bırakılacak
  • 100 bin civarında Rum, Kuzey Kıbrıs'a taşınacak
  • Türkiye'nin garantörlük hakları elinden alınacak
  • Türk askeri adadan çıkarılacak...

Ve bütün bunlar, biran evvel yapılsın diye, Başbakan ta Amerika'ya gidip, Kofi Annan'a yalvaracak!?..

"Buna gaflet değil, hıyanet derler

Bağışa barış diyen yalan utansın!

Buna hem cinnet hem cinayet derler

Kıbrıs'a duyarsız kalan utansın!"

SUİKAST BİRLİK PARTİSİ!

 Akın Birdal'ı vuran eski Ülkücüler ve kafatasçı Türkler yeni bir parti kurmuş... Ulusal Birlik Partisi.

Siyonist Yahudilerin seçilmiş ırk teorisinin Türklere ayarlanmış, faşist düşünceler taşıyan bir fesatçılık...Ve, giderek dirilip derlenmeye başlayan Kuvayı Milliye anlayışını ve Ulusalcılık kavramını yozlaştırmaya ve toplumdaki imajını bozmaya yönelik sinsi ve Siyonist bir fesatçılık kokuyor!..

Siyonistlerin sesi CNN Türk te, güya büyük bir tehlikeye karşı uyarıyormuş rolüyle, daha adı bile duyulmamış ama nasıl oluyorsa 42 ilde teşkilatlanmış bu partinin, uzun uzun reklamını yapıyor!..

Bu numaralar çok bayatladı, yemezler!..

BUNLAR ERTUĞRUL ÖZKÖK BEY'İN TESBİTLERİDİR!

10.Ekim.2004 Recep T.Erdoğan'ın Boğaziçi Üniversiteliler Derneğinde yaptığı AB ile ilgili konuşmasından alıntılar:

"Ya dünya ile beraber yaşamalıyız veya 780 bin kilometrekare sınırlar içine hapsolmalıyız. Yahut ‘Bizim düşünce, inanç atmosferimiz içinde olanlarla bir dünya kuracağız' diye düşünüyorsak, bilelim ki, onda da yanılıyoruz. Çünkü onlarla görüştüğümüz zaman birçok sıkıntılar olduğunu göreceksiniz..."

Şimdi dikkatle bir daha okuyalım:

Tayyib Erdoğan ne diyor?

"Anadolu topraklarında 780 bin kilometrekareye hapsolamayız"

Başka ne diyor?

"Dünya ile beraber yaşamalıyız"

Sonra, ‘ Bizim düşünce, inanç atmosferimiz içinde bir dünya kuracağız' diye düşünüyorsak, bilelim ki, onda da yanılıyoruz."

Yani "Siyonist Dünya Düzeni'nin dümenine girmeliyiz. Batıya köleliğe rıza göstermeliyiz. İslam Birliği ve D-8'lerden vazgeçmeliyiz...


PİSKOPOS DOĞRU DİYOR,  AMA BİZİMKİLER PPSİKOBAT!..

Almanya Kilise Başkanı Piskopos Huber: AB'de Türkiye'yi düşünemiyorum

Almanya Protestan Kilisesi Başkanı ve Berlin Eyalet Piskoposu Wolfgrang Huber, şu an itibarıyla Türkiye'nin B üyesi olmasını düşünemediğini, üyelik halinde Avrupa Birliği'nin bir "serbest ticaret bölgesine" düşeceğini söyledi.

Protestan Hıristiyanların başı olan Piskopos:

"Türkiye'yi sadece oyalıyor ve aldatıyoruz. İslam Birliği ve Avrasya seçeneği gibi oluşumlara kaymasın diye avutuyor ve avucumuzda tutuyoruz" demek istiyor!..

 

DEĞİL ANAYASAMIZI, BAŞBAKANIMIZI

HATTA MAHALLE MUHTARIMIZI AİHM BELİRLEYECEK!

Ordu'da 28 Mart yerel seçimlerinin ardından mahkemelere taşınan muhtarlık seçimlerinin sonucunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) belirleyecek.

Seçimlerin üzerinden 10 ay geçmesine rağmen tartışması bitmedi. Ordu'da 28 Mart seçimlerinde muhtarlık koltuğuna oturan, 2 gün sonrada mazbatası elinden alınan Ahmet Bayrak, haksızlığa uğradığını iddia ederek başvurduğu AİHM'den olumlu yanıt aldı. AİHM, Bayrak'ın başvurusunu kabul ederek davanın görüşülmesine karar verdi.

SIRA İRAN'DA!...

İran Amerika'nın boy hedefi. Şu an Amerika'daki savaş lobisi İran'a savaş açabilme gerekçesi aramakla meşgul. İsrail de İran'ın vurulması için can atıyor. İstenen şu: İran'a hem savaş açılmalı, hem de müstakbel savaşında bölgesel ortaklar bulunmalı... O da Türkiye olmalı!..

Ama niye?

Niye vursun İran Türkiye'yi? Ya da tersi:- Türkiye'den İran'a yönelik bir tehdit var mı ki, İran Türkiye'ye karşı bir füze geliştirsin? Şu anda her iki ülkede de birbirine karşı bir tehdit potansiyeli yok.

Yok ama, Amerika ve İsrail daha önce Irak'la İran'ı niye ve nasıl boğuşturduysa, bugün de Türkiye ile İran'ı kapıştırmak istiyor.

Siyonist Kissinger'in dediği gibi: Her ikisi de zayıflayıp zarara uğrayacak, ama Amerika ve İsrail her halde kârlı çıkacak!

AMERİKA'YA KARŞI; AVRASYA!

Rusya ve Çin'in yanında, Kazakistan, Tacikistan, Kırgızistan gibi ülkelerin de yer aldığı ŞİÖ, hep dikkat çektiğim ‘Rusya-Çin yakınlaşmasına' paralel, ABD2nin küresel güç rekabetinde ‘tek rakibi'  konumunda. Son dönemde Hindistan ile Rusya ve Çin arasında gelişen ilişkiler, ‘nükleer güce sahip' üç ülkenin ‘askeri işbirliği' yaklaşımı, ortak askeri tatbikat kararı, ABD'nin tedirginliğini arttırdı. Rus petrol ve doğalgaz şirketleriyle, Çin ulusal petrol şirketi CNPC'nin ortaklığı, Rus şirketinde CNPC'ye yüzde 20 hisse, dünya petrol piyasalarını hareketlendirdi. Son olarak Yukos petrol şirketinin ‘kamulaştırılması' operasyonunu hayata geçiren Putin, Çin'in yanı sıra, Hindistan'ında Yukos'ta ‘hisse' girişimine olumlu yaklaşıyor.

Avrasya oluşumu, Türkiye'yi bekliyor!

FİLİSTİN SEÇİMLERİNİ HİÇBİR ANLAMI YOK

87 yıldır devam eden İsrail işgali son bulmadığı sürece Filistin sorununu asla çözülmeyeceğini söyledim. Seçim oldu ve bitti... Bazılarının beklediği gibi ne Filistin sorunu çözüldü ne de bölgeye barış geldi. Seçim öncesinde ve sırasında İsrailliler 11 Filistinliyi öldürdü.. Filistinliler de bir İsrail kontrol noktasına düzenledikleri eylemde 6 İsrail askerini öldürdü..

Dün ve önceki gün İsrail, Gazze bölgesine yoğun bir saldırı başlattı ve şu ana kadar 9 Filistinliyi öldürdü, çoğu çocuk ve kadın 17'sini de yaraladı. Onlarca ev yıkıldı. Şaron orduya talimat vererek, saldırıları genişletmesini istedi ve seçilen Mahmut Abbas'la görüşmeyeceğini söyledi. Şaron bununla da yetinmeyerek Bush'u aradı ve Abbas'ı Washington'a davet etmemesini istedi.. Peki, hani barış olacaktı... Hani Abbas Amerika ve İsrail'in istediği adamdı?

Filistin ve Ortadoğu sorunu demokrasi ve demagoji ile değil, Hakka dayanan bir güçle çözülür!...

AKP YERLİ ÇİFTÇİYİ CEZALANDIRIYOR, CARGİLL'E AF GETİRİYOR

Rantiyeye yine kıyak

ABD'li şirket Cargill'in de aralarında bulunduğu 50'yi aşkın şirkette özel endüstri bölgesi kapsamında faaliyet imkânı tanıyan AKP hükümeti yeni bir skandala daha imza atmaya hazırlanıyor.

Tarım Bakanlığı tarafından hazırlanan "Toprak koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu Tasarısı" ile aralarında Cargiil'in de bulunduğu tarımsal arazileri işgal eden 5 bini aşkın işletmeye af getiriyor.

Bir süre önce, birinci derecede tarım arazisi üzerine kurulu ve çok sayıda davyla üretimi durdurulan ABD'li şirket Cargill'in de aralarında bulunduğu 50'yi aşkın şirkete özel endüstri bölgesi kapsamında faaliyet imkânı tanıyan AKP hükümeti yeni bir skandala daha imza atmaya hazırlanıyor.

İNGİLİZ VELİAHT PRENSİNİN SİYONİZM ALERJİSİ!

İngiliz veliaht prensi (prens Charles'ın oğlu) bir kıyafet balosuna "Nazi üniforması" ile katılması Yahudilerin uykularını kaçırdı ve kraliyet ailesi üzerinde baskılar artınca, veliaht prens özür dilemek zorunda kaldı.

Siyonist Yahudilerin, bütün insanlık için nasıl bir tehdit ve tehlike oluşturduğunu İngiltere'nin genç veliaht prensi de anladığına ve Nazi üniforması giyerek bu tepkisini ortaya koyduğuna göre işlem tamamdır!...

"NECATİ DOĞRU" SÖYLÜYOR!

Emine Erdoğan'a, Moskova'da gerdanlık veren kuyumcu, diyor ki: "Benden yazı istendi. Ben de santimine, gramına kadar maliyetini çıkardım, 6 bin 400 dolar civarındadır. Perakende fiyatı 10 bin 600 dolardır. Aynı nitelikte mücevherlere Moskova'da fiyat çekiliyor. Biz bu fiyata Türkiye'de satmayız..."

Kuyumcuya bak! Rus komşuyu kazıklıyor! Türkiye'de 10 bin 600 dolara satıyormuş! Moskova'da aynı malı 45 bin dolara! Acaba bu kuyumcu ne vergi veriyor? Ve Başbakan bu kuyumcudan aldığı yazıya göre, "pırlanta bilirkişiliği yapıp" gerdanlıkla broşu millete zimmetliyor.

Peki ya "Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Ali Murat Kızıltaş'ın dükkânından 4 çift erkek kundurası hediye alıp..." bunu da "armağan isteyerek devlete kazandırmanın halisane (saf-temiz) yöntemi" diye sunmanın savunulacak bir yanı var mı? ( 16-5-2005/ Sabah)


AKP EKONOMİYİ DİRİLTİYOR!...

Borçları yüzünden intihar etti!

Gaziantepli bir iş adamı Yusuf Ekici, borçları yüzünden kendini asarak intihar etti.

Edinilen bilgiye göre, Gaziantep'in Küsget Sanayi Sitesi'nde plastik top üretimi yapan bir fabrikanın sahibi Yusuf Ekici (50), saat 2200 sıralarında kendisine ait Şahlan Plastik fabrikasında ölü olarak bulundu.

"ADALETİ" ve "KALKINMA"SI OLMAYAN PARTİ!

Gazetelere yansıdığına göre Adalet Bakanı Cemil Çiçek kendisine ödenek vermeyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a "Ben de adalet var para-kalkınma yok. Sen de ise para var adalet yok!" diye takılmış.

Söyleyene değil, söyletene bak...

Adalet'i ve Kalkınma'sı olmayan parti!?

ABD'NİN SURİYE ÜLTİMATOMU!

Bush hükümeti, Suriye Devlet Başkanı'na 9 maddelik bir uyarı notası veriyor.

Kurt, kuzu hikâyesi. Kurt daha yukarıda olmasına rağmen kuzuya suyunu bulandırdığını söylüyor!

Zaten Tayyib Efendi'nin de "Amerika'yla uğraşılmaz uzlaşılır" mesajını götürdüğü konuşuluyor...

MUSTAFA BAŞOĞLU: "SORUNLARA, KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ"

Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün kapatılması ve SSK hastanelerinin devriyle ilgili olarak, sorunun çözmede önemli olanın kurumları dağıtmak veya devretmek değil, sorunları tespit ederek onlara kalıcı çözümler üretmek olduğunu ifade etti.

Ah Mustafa Bey, asıl sorun AKP'nin kendisi... Siz "Kalıcı Çözüm" dedikçe AKP'nin sürekli iktidarda kalması akla geliyor. Önce bu temel sorun çözülmeli...

HER BÜYÜK AFET İLAHİ BİR CEZADIR

Her büyük afet ilahi bir cezadır: ‘ İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını onlara tattırmaktadır.'             ( 30/Rum, 41)

Avustralyalı yerbilimcileri, Hint Okyanusu'nda meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin ardından dünyanın hala ses çıkarmayan bir zil gibi titrediğini, bu titremelerin dünyanın daha önce yaşadığı titremelerden daha şiddetli olduğunu belirtiyor. ABD'li uzmanlar da, son 40 yıl içinde meydana gelen en büyük depremin dünyanın kendi etrafında dönüş hızını arttırdığını, bunun günlerin kısalmasına sebep olduğunu belirtirken, depremin aynı zamanda dünyanın ekseninin de değişmesine sebep olduğunu kaydediyor.

Bir şeylerin yolunda olmadığını anlamak için uzman olmaya gerek yok. Ocak ayının ortasında İstanbul günlük güneşlik. İnsanlar ceketle dolaşabiliyorlar. Bu mevsimde kar yağması, kış kıyamet olması lazımdı. Avrupa'da fırtınalar, kasırgalar ortalığı kasıp kavuruyor... Belli ki dünyanın hassas dengesinde hissedilir derecede bir bozulma var. Bu da bizim üzerinde yaşamakta olduğumuz gezegene yaptığımız gayr-i tabii ve gayr-i ahlaki müdahalelerin sonucunda vuku bulmaktadır. Bilimsel bakış açısından, afetlerin nesnel sebepleri vardır ama manevi sebepleri görmezden gelmek büyük yanılgıdır.

Her büyük felaket ve afet ilahi bir cezadır: ‘İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karda ve denizde fesat ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır.' (30/Rum,41)

GÜLER KÖMÜRCÜ SAĞOLSUN, GÖRÜLMEYENİ YAZIYOR!

"Güney Kıbrıs'tan Rusya'ya yapılan 6 milyar dolarlık yatırımın neredeyse tamamı Rus oligarklarının kendi paralarıdır efendim, yurt dışına çıkarılıp, Güney Kıbrıs'ta şöyle bir rahatlatılıp, ‘6 milyar dolarcık bir miktarı' tekrar Rusya'ya döndürülen Rus zenginlerinin-oligarklarının paralarıdır. Çoğunluğu YAHUDİ olan bu oligarklar Başkan PUTİN'i de pek sevmezler.

Oligarkların yeni lideri alüminyum kralı Oleg Deripaska oyunu Putin'in kurallarına göre oynamakta ve Putin'i kışkırtmakta. Putin ‘kötü' oligarklarla savaşa ise devam ediyor ve işte tüm bu grubun servetlerinin önemli bir bölümü halen Güney Kıbrıs'ta bulunuyor, Güney Kıbrıs'ta çok sayıda bankanın sahipleri de bunlar."

GERDENLIK, YAĞDANLIK!..

Başbakan Erdoğan ile eşi Emine Hanım, Moskova'dan dönüp Türkiye'ye ayak bastıklarında, umarım "bir devlet adamı ve ailesine verilecek hediyelerin ahlaki, etik kıymeti" açısından da ayakları yere basmıştır.

Çünkü değeri 30 bin ila 45 bin dolar, yani 41 bin 550-62 bin 325 YTL yahut 41 milyar 550 milyon-62 milyar 325 milyon TL değerinde olan bir hediye... Bir başbakan eşine ne verebilir, ne de o kabul edebilir. Bakmayın "yanımda eşim yok" diyerek kendisine sunulan broşu da Emine Hanım'a veren Moskova Belediye Başkan Yardımcısı'nın nezaketine... Cebine de kayabilir, teşekkür edip sonra eşine ya da başkasına verilebileceğini de söyleyebilirdi. Kibarca reddetmiş. Çünkü Moskova'da bile, en azından açık açık, böyle bir şeyin kabul edilemeyeceği bilinir. (Umur Talu)

Umur abe, sen iyi söylersinde, bizimkiler çoluk-çocuk, Moskova hiç değilse eski kafa!..

TÜRKİYE PARSEL PARSEL SATILIYOR!

23.Ocak.2005 NTV. 1200 haberlerinde AKP'nin; yabancıların mülk edinmesini sağlayan kanunun çıkarmasından sonra yaklaşık 11 bin yabancının ülkemizde 5 milyon metrekarelik arsa ve arazi satın aldığını duyurdu..

Bunların büyük çoğunluğu Avrupa'da yaşayan Yahudi asıllı kimselerden oluşuyor!..

Evet, Büyük İsrail için Türkiye parsel parsel satılmaktadır. Çanakkale destanını yazan ve Kurtuluş savaşını yapan şehitlerin ruhunun bunları çarpması yakındır.

FETULLAH GÜLEN'İN KARL MARX HAYRANLIĞI?!

Sabah gazetesindeki yazı dizisinin ardından Milliyet gazetesinin başlattığı Fetullah Gülen röportajları, daha düne kadar Hocaefendi'ye demediğini bırakmayan gazetelerin niyeti hakkında insan kuşkuya düşüyor doğrusu. Zaman gazetesi kökenli Mehmet Gündem'in Milliyet için yaptığı röportajlarda, halen Amerika'da yaşayan Gülen'in, siyasetten dine ve tarihe kadar düşünceleri yer alıyor. Ancak dünkü röportajda Gülen'in, Hz. Ömer'in kendisini derinden etkilediğini, hatta Karl Marx'ın bile Hz. Ömer'e hayran olduğunu söylediği yazıda, Marx'ın yanına, tuhaf bir resim konularak altına da Hz. Ömer ibaresi düşülmesi tek kelimeyle şaşkınlık verici.

Şimdi soralım:

1- Fetullah Gülen'e göre Kar Marx, sosyal adalet kavramını Hz. Ömer'den etkilenerek üretmiş ise,

Komünizm mübarek, Marx ise muhterem olmaz mı?

2- Acaba, Sn. Gülen; Hz. Ömer'imi hâşâ Komünist göstermeğe çalışıyor, yoksa Kral Marx'ımı örnek ve yüksek bir şahsiyet olarak tanıtmak istiyor?


CAHİL CESUR OLUR!

Kur'an'daki hadisler!..

Savaş Ay, Sabah'taki köşesinde soruyor: "Sual: Şeytan taşlamanın aslı olmadığını, Kur'an'da buna dair bir hadis-i şerifin bulunmadığını söylüyorlar.

Hangisi doğru?

İlkokul 4. sınıftaki yani 10 yaşlarındaki çocuk bile Kur'an'da "hadis" değil, ayet bulunduğunu bilir.     

Ama Savaş Ay, haddini aşıp dini konularda fetva vermeye kalkınca, böyle cehaletler sergiliyor!


ŞAKİR SÜTER'İN PROJÖKTÖRÜNDEN:

Şu hale bakın! ABD, ‘PKK'ya karşı askeri yetersizliğimiz var' diyebiliyor. Afganistan'a bomba, Irak'a bomba, uzaya bomba... Ama terör örgütü PKK'ya güller atan bir müttefik!

Şakir Abe, ABD Türkiye'yi resmi nikahlı değil, stratejik  dostu ve müttefiki gibi görüyor!..


RECEP T. ERDOĞAN, ANNAN'LA GÖRÜŞECEK

Başbakan Recep T. Erdoğan'ın, Bileşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan ile görüşerek Kıbrıs sorununa çözüm bulunması yönündeki "iyi niyet misyonu"nu yeniden canlandırmasını talep edeceği kaydedildi.

BM diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Erdoğan, Annan ile İsviçre'nin Davos kasabasında 26-30 Ocak günleri arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Formu'nun yıllık toplantıları çerçevesinde bir araya gelecek.

Ve ne olursun Annan Abe, bizi şu Kıbrıs'tan kurtar diyecek!..

TARİH VE TABİAT KATİLLERİ!

British Museum: Amerikan askerleri, antik Babil'e zarar verdi

ABD askerleri dünya mirasını yok ediyor 

British Museum, Amerikan askerlerinin Irak'ta dünyanın 7 harikasından birine evsahipliği yapan antik Babil kentini askeri üs olarak kullanarak, siteye büyük zarar verdiklerini açıkladı. İngiliz Guardian gazetesinde yayınlanan müzenin raporunda, Amerikan ve Polonya tanklarını Babil'in 2600 yıllık tarihi yollarını ezdiğini, arkeolojik bulguların kum torbalarını doldurmak için kullanıldığı belirtildi.

Talebesi Taliban heykellere; hocası Busht efendi, tarihi eserlere saldırıyor!

SOLJENiTSİN'İN TARİHİ TESBİTİ!

Rus yazar Soljenitsin diyor ki: "Bir ulusun gücü ya da güçsüzlüğü sanayileşmesinden çok, manevi yaşamının seviyesine bağlıdır. İnsan yaşamını nihai hedefi, ne serbest piyasa ekonomisi, ne de genel refah seviyesinin artmasıdır. Bir ulusun manevi enerjisi tükenmişse, o ulus çökmekten kurtulamaz!"

Milletimizi manen ve ahlaken çökertmek isteyen Batılılara çömezlik yapan AKP'lilerin dikkatine!

ELMASIN KIYMETİ, ERDOĞAN'IN TİYNİYETİ!

Elmasın kıymeti, kendisini oluşturan ve canlıların yapı taşı olan "Karbon" atomlarından geliyormuş...

Elmas zannedilenlerin, zamanla nasıl kömürleştiğini merak ederdik..

Meğer "Karbon"ları eksikmiş!..

DİYANETİN DUYARSIZLIĞI!

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı'nın "Biz Müslümanlar Hz. İsa'yı peygamber olarak kabul ediyoruz. İncil'i de O'na gelmiş vahiy. Her ne kadar sonradan tahrip dildiğine dair bilgiler olsa da..." sözleri bizim için çok önemli ve manidar bir yaklaşımdır.

Bu ne biçim bir zihniyettir? İncil'in, Tevrat'ın tahrip edildiği bazı bilgilere dayanan bir şey değil, bizzat Kur'anın bildirdiği apaçık bir gerçektir. Böylesine yumuşak bakışlar ancak "Dinler arası diyalog" oyunlarıyla misyonerliğin yoluna halı döşeyen anlayışlara katkı sağlar, başka hiçbir işe yaramaz.

Ve aynı Diyanet, okullardaki kitaplarda "cihat, cemaat, tebliğ, kafir, münafık" gibi temel Kur'ani kavramların yasaklanmasına niye tepki koymaz!

Yoksa kelamı bozulamayan Kur'anın "kavram"larını bozma şeytanlığına seyirci mi kalıyor?

 

ZAMAN GAZETESİ NEREYE KOŞUYOR?

ABD Ankara Büyükelçisi Eric Edelman'la muhabbetten sonra şimdi de Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan'ı manşetine konuk eden Zaman Gazetesi Ermenistan sorununu çözmeye soyundu...

Ee, diyalog Donkişot'u ve hoşgörü Davulcusu olmak böyledir!..

‘ALÜMİNYUMLARI ÇEVİK BİR SEÇTİ'

Özel Kuvvetler Komutanlığı inşaatı ihalesindeki usulsüzlüklerle ilgili davada sanıklar Genelkurmay başkanları da dâhil olmak üzere komutanları suçladı.

Ve büyük vurgun ve yolsuzluklara konu olan alüminyumların Çevik Bir tarafından seçilip tercihen alındığı vurgulandı.

Yahudi JİNSA boşuna mı madalya verdi...

Tabi canım, çevik adammış!

AKP'NİN HASTALIĞI OBEZİTE (Aşırı Şişmanlık Ve Hantallık)

  • - Başörtüsü yasağını kaldıramadı,
  • - Kurban derisi gaspını önleyemedi.
  • - İmam Hatip liselerini açamadı,
  • - Misyonerlerin dinimize verdiği tahribata dur diyemedi,
  • - Önünü boş bulan Bartholomeos ekümenliğini ilan ediyor.
  • - Ruhban okulunun açılması isteniyor, AKP'den ses yok,
  • - Kıbrıs elden gidiyor yine inisiyatif başkalarında,
  • - Siyonist ve Evangelistin haçlı ordusu, İslam ülkelerini bir uçtan istilaya başladı, AKP onlara kapılarımızı ardına kadar açmak istiyor.
  • - Meydanı boş bulan AB Türkiye'de zina, homoseksüellik, lezbiyenlik ve ahlak bozucu hareketler serbest olsun diyor, AKP evet diyor.
  • - AB şımardığı için Fırat Dicle havzaları, Türkiye'nin egemenliğinden alınsın uluslararası bir yönetime verilsin diyor. AKP etkisiz kalıyor.

AKP'nin hantallığı, beceriksizliğini, ürkekliğini misal vererek saymaktan, anlatmaktan adeta dilimizde tüy bitti. ( Süleyman Arif Emre Milli Gazete)

HÜKÜMET YİNE BORÇLANDI

Hazine dün, net yaklaşık 7,6 milyar YTL borçlandı. Hazine'nin dün düzenlediği 287 gün vadeli YTL cinsinden iskontolu bono ihalesinde bileşik faiz yüzde 19.64, 560 gün vadeli Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden iskontolu tahvil ihalesinde de yüzde 19.74 oldu.

İhalelere toplam nominal 8 milyar 163.9 milyon YTL teklif gelirken, nominal 4 milyar 576.3 milyon YTL, net ise 3 milyar 609.6 milyon YTL'lik satış yapıldı.

Hazine, piyasa yapıcı bankalar ve kamu kuruluşlarına yapılan satışlarla birlikte, toplam 7 milyar 627,3 milyon YTL net borçlanmaya gitti.

FİLİSTİN'İN YENİ LİDERİ, GAZZE SAHİLİNDE SON YILLARDA İNŞA EDİLEN YAPILARIN YIKILMASI EMRİNİ VERDİ.

Bu kez de Abbas yıktırıyor!

Filistin yönetimi, Gazze kenti sahil kesiminde son yıllarda inşa edilen yapıları yıktırıyor. Yetkililer emri, Filistin Lideri Mahmut Abbas'ın verdiğini bildirdiler.

Polis güçlerinin gözetiminde çalışan işçiler, buldozerlerle, küçük boyutlu dükkânlardan, kafe ve büfelerden oluşan yapıları gece yarısından itibaren yıkmaya başladı. Kaçak olduğu gerekçesiyle daha önce kentte yapıları yıkma operasyonunun daha önce hiç olmadığı bildirildi.

YUNANİSTAN, TÜRK ESERLERİNİN TESBİTİNE İZİN VERMİYOR!

Yunanistan, Türk Tarih Kurumu'nun (TTK) dünyadaki Türk kültür varlıklarını tespit etmek amacıyla başlattığı araştırma kapsamında, Yunanistan topraklarında inceleme yapılmasına izin vermiyor.

Adamlar haklı, kendi tarihimizi ve medeniyetimizi inkar edip AB'ye girmek için yalvardığımıza göre, Türk Tarihini araştırmaya ne gerek var!..

 

 

 

 

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

CFR’NİN TÜRKİYE RAPORLARI VE NUMAN KURTULMUŞ KURGULARI
Ülkesel, bölgesel ve küresel olayları ve kurgulanan politik oyunları birbirinden...
Devami
AKP’nin “Savaş Tezkeresi” “CAYDIRICILIK BELGESİ” Mİ, CALKAZANLIK GÖSTERİSİ Mİ?
  AKP’nin Meclisten geçirdiği savaş tezkeresi için, Başbakan yardımcısı Beşir ATALAY...
Devami
VURAL SAVAŞ'IN TARİHİ TESPİTLERİ VE FETULLAH TEHLİKESİ
  Onursal Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş Milli Çözüm Dergimizden yaptığı...
Devami
AYIN AYNASI
  ARAFAT'TAN ERDOĞAN'A MESAJ Filistin lideri Yaser Arafat, ölümünden birkaç hafta...
Devami
MİT MÜSTEŞARININ NİYETİ VE ÜLKENİN VAZİYETİ
  Mit Müsteşarı Emre Taner'in, teamüllerin (süregelen prensiplerin) aksine bir...
Devami
"MİLLİ"CİLİK Mİ, "ULUSAL"CILIK MI?
Geçen ay Konya'da, çok değerli ve ülke dertlisi aydınımız Porf....
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 4197

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR