Get Adobe Flash player

ARAMA

Toplam Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_counterBugün3771
mod_vvisit_counterDün6268
mod_vvisit_counterBu Hafta16787
mod_vvisit_counterGeçen hafta43778
mod_vvisit_counterBu Ay139290
mod_vvisit_counterGeçen Ay251747
mod_vvisit_counterŞu Ana Kadar16574206

IP'niz: 3.238.8.102
Bugün: 21 Eki 2020

Bu Ana Kadar Okunan

Sayfa Gösterimi : 12094122

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 ADIL DUZEN 150x
 INSANIN YOZLASMASI 150x
erbakan devrimi 15b 160
 
bizim ataturk 17b 160
 
hilalhac
 
baskan160
 
siyaset strj 160
 
sistem tahlili 160
 
 darbe 160
 
 
 

ADİL DÜNYA YAYINLARI

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0532 335 08 50

 

Reklam
Reklam

AYIN AYNASI

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfMükemmel 

 

Kiminin derdi Mevlası, kiminin Leylasıdır.

Kiminin putu parası, taptığı dünyasıdır

Şuur; çabası kime yaradığını bilmektir

Boya, foyayı örter, feraset altını görmektir

Herkesin içini gösteren işleri; aynasıdır!..

 

                           1-

Ayın En Çarpıcı "Levha"sı:

 

AKP iktidarının, zaten yoksulluktan bunalmış halkımızdan zorla topladıkları bütün vergiler ve hazırladıkları bütçeler artık IMF'nin, borç ve faiz taksidine bile yetmiyor!..

O halde Maliye Bakanlığının kapısına "IMF TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİ" Levhasını assınlar ve Kemal Unakıtan'ın  yakasına da "SÖMÜRGE TAHSİLDARI" rozetini taksınlar!.."

                                               Prof.Dr.Necmettin Erbakan Hoca'nın

                                                Bir sohbetinden derleme

                                                                                          

                                                    2-

Ayın, En antika palavrası:

 Laytlık!.. "Küreselleşme" diye, milletimizi köleleştirmeğe... "Ilımlı İslam" diye müslümanları hakimiyet ve haysiyet şuurundan uzaklaştırıp, Siyonist Emperyalizmine uşak hale getirmeğe çalışanlar, bir de "Ligt-layt" İslam, "Layt başkan" modasını çıkardılar.

Konyalı gençlerin "Deli Veli" dedikleri sokakların sultanına sormuşlar: Bu laytlık ne demektir... İşte cevap:

"Olsa olsa, laytlık,dönekliğin gavurcasıdır!"

 

                                                                                      3-

Ayın (ve de asrın) cevabı:

31 Ekim 2003 Cuma akşamı CNN Turk, Manşet programına katılan, K.Kıbrıs Türk Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, yılışık ve yakışıksız tavırlı Mehmet Ali Birand'ın yüzüne karşı:

Avrupa ve Amerika'yı arkasına alan "Yunanistan'ın ve Rumların sinsi hesaplarını ve Annan Planının perde arkasını çok iyi bileceksiniz ki, size iyilik eder gibi aynı yatağa çekip, sonra uykuda iken becermesinler? Şeklindeki sert ama mert cevabı, hıyanet cephesindeki ürkeklere erkekçe bir uyarıdır!

                                     4-

Ayın Adamı: Mahathir Muhammed:

22. yıldır Malezya'yı yöneten ve yücelten ve geçenlerde bu görevini kendi rızası ile devreden Başbakan Mahathir Muhammed;

  • O, Erbakan Hocasının D-8'ler projesine hayran olmuş, bu çağrıya herkesten önce koşmuştu...
  • O, IMF'yi Malezya'dan kovmuş ve milli bir politikayla ekonomilerini düze kavuşturmuştu.
  • O, Bush'un şahsına karşı seviyesiz beyanları üzerine, kendisinden resmen özür dilemesini şart koşmuş ve Amerikan başkanına tükürdüğünü yalatıp yutturmuştu!
  • O, beşeriyet bünyesindeki kanser urları olan gizli Siyonist yapılanmaya ve İsrailin sömürü saltanatına resmen ve ismen dikkatleri çekmiş ve asrın canavarına kafa tutmuştu...

Sana, hayırlı, yararlı ve başarılı uzun ömürler diliyoruz, ey hidayetli, ferasetli ve dirayetli ümmet... Mahathir Muhammet!..

                           5-

Ayın (ve de asrın) Ayıbı!..

İsrail'li 70 pilotun Hava Kuvvetleri komutanlığına, "Masum Filistin Kamplarına, artık saldırmayacaklarını, buna zorlanmaları durumunda ise, istifalarını sunacaklarını" bildiren dilekçe vermelerinin ardından...

İsrail Genel Kurmay Başkanlığınca Şaron Hükümetine "Suçsuz ve savunmasız Filistin halkına yapılan vahşi saldırıların, tüm İslam aleminde ve dünya genelinde İsrail'e karşı giderek büyüyen bir nefret dalgası oluşturduğunu ve bu gidişin İsrail'in geleceğini ve güvenliğini tehlikeye soktuğunu" içeren, ültimatom gibi bir uyarı gönderilmesine rağmen,

AKP hükümetinin, Büyük İsrail hedefine hizmet için girişilen Irak işgalinde, Amerika'ya yardım amacıyla asker göndermek üzere yanıp tutuşmaları, sadece bu ayın değil, asırların en büyük ayıbıdır!..

           6-

Ayın uyarısı:

"Dış güçler ve içerideki işbirlikçiler:

Milliyetçi sağcılığı, MHP ve Ülkücüler eliyle öldürttüler!..

Solculuğu ve sosyal adalet umudunu, Ecevit ve CHP eliyle gömdürttüler!

Şimdi de, İslamcılığı ise, AKP eliyle bitirmek ve söndürmek peşindeler!..

                                                                          Ahmet Akgül'ün

                                                                           Konferansından

 

             7-

Ayın "acaba"sı?

ABD Başkanı Bebe Bush (Babası da Puush'tu!) Beyaz Sarayda, Ramazan münasebetiyle resmen müslümanlara iftar yemeği veriyor, imamlar ve hanımlar dini ve milli kıyafetleriyle katılıyor ve Amerika'nın Laik-Demokratik-George Washingtonist ve de Siyonist rejimi hiç bundan zarar görmüyordu!..

Ama Cumhurbaşkanı Sn.Ahmet Necdet Sezer, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna başörtülü hanımları ve sicilinde dindar yazılı bürokratları Çankaya'ya çağırmıyordu!..

Acaba bizim cumhuriyet, niye cumhurdan bu kadar kopuktu?

Bizim cumhuriyetçiler, niye cumhurun inancından böylesine korkuyordu?

Yoksa... Evet yoksa, böyle davranmakla, acaba, cumhuru AKP'ye yaklaştırmak, AKP'yi cumhur nazarında meşrulaştırmak ve kahramanlaştırmak mı isteniyordu?

Ve bütün bunlar acaba, AKP'nin büyük hatalarını ve başarısızlıklarını unutturup, Tayyibi temize çıkarmak için, kasıtlı ve dolaylı bir destek olsun diye mi yapılıyordu? Acabaaa!?...

 

                         8-

Ayın (ve de asrın) ayısı ?

Süleyman Demirel'in, gittiği ABD gezisinden dönüşünde, yalakası Yavuz Donat'la yaptığı röportaj 26 Ekim 2003 Sabah Gazetesinde yayınlandı...

Yavuz Donat'ın sorusu üzerine Sn.Demirel, son günlerde Amerika'da şu fıkranın dillerde dolaştığını, ballandırarak anlatıyor:

"Avrupalı, bir ormana girerken, yanına keskin ve çelik bıçağını alır. Şayet bir ayı ve benzeri canavar karşısına çıkarsa, kendisini savunmak üzere bıçağını kullanır...

Ama, Amerikalılar ise, ormana girmeden önce, dürbünlü tüfekle ortalığı gözetlemekte, ayıları vurup öldürmekte, sonra ormana dalmaktadır!?..

Bu fıkradaki, ormanın Afganistan, Irak gibi tüm İslam coğrafyası, "ayı"nın ise müslümanlar olduğunu anlamamak için, "ayı" olmak gerekir...

Bu fıkraya, Avrupa'yı amcaları, Amerika'yı dayıları bilen yerli ayılar, şimdilik kovboy kahkahasıyla gülseler de, çok yakında hidayetsizlerin ve yerli enayilerin saltanatı çökecektir! Son gülen iyi gülecektir!

               9-

Bu ayın hatırlattığı:

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, FP Kongresi öncesi, Yenilikçi kanat adaylığını ilan ettikten sonra Bülent Arınç ve Abdullatif Şener'le birlikte, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin'i ziyaretlerinde, bir soru üzerine: "Artık Balgat'tan (Yani Erbakan'dan) emir almayacağız!.." demişti. (Bak.25 Mart 2000 Hürriyet.com)

O sözlerin gerçek anlamı, AKP Milli Görüşten koparılıp, iktidara taşınınca ortaya çıktı.

"Biz artık Erbakan'dan değil, Amerika'dan emir alacağız!.."

 

         10-

Ayın Fıkrası:

Bir uçak yolculuğunda, bir AKP Milletvekili, göz göze gelip karşılaştığı bir ağabeyimizden kaçamayınca, mecburi iniş gibi, mecburi hal hatır sorar ve birlikte otururlar... bu milletvekili sohbet sırasında "Vallahi ne olduğumuzu biz de şaşırdık... Artık, İslamcı mıyız, ılımlı mıyız, sağcı mıyız, muhafazakar mıyız, biz de şaşırdık!.." demiş...

Bunun üzerine ağabeyimiz şu fıkrayı nakletmiş:

"Adamın biri, intihar için Boğaz köprüsünden atlamak üzereyken, görevli polis fark edip yakalamış:

"Aman amcacığım, ne yapıyorsun, sorunun ne?" diye sormaya başlamış.

Adam:

"Bırak beni, ölümden başka çarem kalmadı. Şöyle ki; benim hanım sizlere ömür vefat etti. Çalıştığım işyerinde, yaşı benden küçük ama huyumuz suyumuz uyuşan bir kızla ve arkadaşların aracılığıyla evlendik.

 Bu arada Almanya'da işçi olan oğlum telefon edip "Baba, yaşı benden biraz fazla ama, boyumuz bosumuz uygun bir hanımla evlenmek istiyorum" dedi, izin verdik.

Nihayet benimde, oğlumun da birer çocuğu olduktan sonra izine geldi.

Aman Allahım, ne görelim, oğlumun aldığı kadın benim aldığım kızın, dul anası değil miymiş...

Şimdi hem oğlum, hem üvey kayınpederim.. Onun çocuğu hem benim torunum, hem üvey kayınbiraderim. Benim çocuğum, hem oğlumun üvey torunu hem kardeşi. Bizim ailede kim kimin nesi belli değil, bırak ta intihar edip kurtulayım!" demiş.

Ağabeyimiz bunu dinleyen AKP'li milletvekiline:

"Ancak sizin intihar etmenize gerek yok... İstifa edin, özünüze, Milli görüşe dönün yeter, bu şaşkınlıktan kurtulursunuz!" diye tavsiye ve teselli etmiş...

                                                  

               11-

Ayın yanıtı ve kanıtı!..

Sn.Tayyip Erdoğan'ın bir zamanlar "Masonların alası, memleketin baş belası!" diye sataştığı ve yıllarca "Ülkeyi bu gibi zihniyet ve şahsiyetlerden kurtarmak için" çalıştığı Sn.Süleyman Demirel'le, şimdi aralarında su sızmıyor! Demirel'in haftada bir elini öpmeden ve tavsiyelerini dinlemeden hareket etmiyor!

Demirel ise, uyum paketlerinde, Irak'a asker meselesinde velhasıl her halde AKP'yi hararetle destekliyor!..

Acaba şirinlik muskası mı taktılar? Yoksa kahin hahamlar sihir mi yaptılar?

En sağlamı, bu soruların ve sırların yanıtını, 28 Şubat Paşası ve siyonist JINSA'nın madalyalı maşası ve AKP'nin gizli akıl hocası çok Çevik Birinden almak lazım..

                12-

Ayın, intihar bombası!..

AKP'nin:

  • TÜBİTAK'ı siyasi kontrollerine almak ve dolayısıyla Ulusal Kriptoloji Enstitüsü gibi çok gizli, önemli ve milli stratejiler üreterek ordumuza lojistik destek sağlayan kurumları güdük bırakmak...
  • MGK Genel Sekreterliği ödeneklerini 2004 Bütçesinde % 70 kısıtlamak gibi ordumuzu layt hale getirme girişimlerini dostlarımız Yunanlılar, KADEK'i terör bile saymayan Avrupalılar sevinç ve tebrikle karşılıyorlar! Tam aradığımız hükümeti bulduk diye bayram ediyorlar!

AKP'liler de, dostlarından aferin almanın coşkusuyla kasılıyorlar!?..

Heyhat, ne olduğunu bilmedikleri, hangi sonuçlar doğuracağını düşünmedikleri bir el bombasıyla oynayıp coşan çoluk-çocuklar, başlarına gelecekleri göremiyorlar!..

 

                                                           13-

Ayın hatırası:

Hakka ve halka hizmet gayretiyle, kitapları ve konferanslarıyla çok hayırlı faaliyetler yürüten değerli ağabeyimizle samimiyet ve münasebetimizi bilen birileri, Genel Merkezin eğitim semineri için gittiğim Ankara'da, bana sordular:

"O Adam ne yapmak istiyor? Kendi başına ne işler karıştırıyor?

Onlara dedim ki: Ağabeyimiz, bizleri kendi şahsına değil, davamıza, Hocamıza ve Teşkilatımıza bağlı olmaya çağırıyor, bir... Kendi dergisine, derslerine değil, milli gazeteye yönlendiriyor, iki... Siz de ona resmi görev vermediğiniz gibi, tüm hizmetlerine yersiz ve yetkisiz yasaklar koyuyorsunuz, üç...

Bütün bu haksız dışlama ve suçlamalarınıza rağmen, nasıl hala böylesine canla başla davamız için çırpındığına gelince:

Biliyorsunuz, ben şahsi ve ailevi bazı nedenlerle, Peygamber ocağı şanlı ordumuzdan, üsteğmen rütbesiyle ayrılmak durumunda kalmış (ama gönlünü o şerefli kurumda bırakmış) birisiyim.

Bizde çok meşhurdur; 3 türlü asker vardır:

1-Dur dersin, yürür. Kalk dersin yatar... Özetle her emri yanlış anlayan ve ters uygulayan baş belası ve yüz karası asker vardır.

2-Her emri olduğu gibi kavrayan ve gereğini yapan ciddiyet timsali asker vardır.

3-Bir de, gerektiği yerde durmasını, gerektiği yerde vurmasını... Yani komutanın emir vermesine ihtiyaç kalmadan, nerede ne yapması gerektiğini bilen, güzel yaratılışlı ve çok özel kavrayışlı askerler vardır!..

İşte, yaptığı gayretlerine sevinmeniz ve sahiplenmeniz gerekirken, hala aleyhinde bulunmanıza  akıl sır erdiremediğimiz o ağabeyimiz de, böylesi hizmet erlerindendir!..

            14-

Ayın şaşkınlığı!..

Eski Milli Görüşçü şimdi AKP'li Mehmet Elkatmış, "geçmişinden utandığını.." söylemiş...

Ve devam etmiş...

"İnsan hakları başörtüsüne indirgenmemeliymiş!.."

"Heybeli Ruhban Okuluna karşı çıkanlar, yobazca davranış içindeymiş!.."

Evet geçmişte başörtüsü ve İmam Hatip mağdurlarının haklarını savunan Mehmet Elkatmış, şimdi bunlardan pişmanmış!..

İnsan haklarının; başörtüsüne, İmam Hatibe indirgenmemesi lazımmış!.. Yoksa Sn.Elkatmış, Müslümanları insandan saymıyor mu?

Geçmişinden yani Milli Görüşten utandığını söyleyenler, yakında Müslümanlığından da utandıklarını söylerse şaşırmayın!

                15-

         Ayın intikamı:

Uzun zaman mütedeyyin halk kesimini rencide edecek tavırlar sergileyen... Ve özellikle Milli Görüşü kast ederek "Dini siyasete alet ediyorlar?!." Diye iftira eden Yaşar Nuri Öztürk, sonunda çok çiğ ve çirkin bir din istismarı sergileyerek; geçmişi, gerçeği ve geleceği malum olan CHP'ye yamandı...

Ama kendi itirafıyla, CHP'liler, bunca yakınlığına ve yağcılığına rağmen ona bir türlü ısınamadılar, hatta alay konusu yaptılar ve son kongrede de özellikle K. Derviş'in diretmesiyle saf dışı bıraktılar... İlahi intikam!?..

Ne diyelim... Moonların Hocasını, Masonların Derviş'i çarptı!..

Ayın Gizli Hıyanet Dosyası!?..

İşte Sevr'in Türk Milletinden Gizlenen Maddeleri:

Madde 62: "Fırat'ın doğusunda, ileride saptanacak Ermenistan'ın güney sınırının, güneyinde Suriye ve Irak ile Türkiye sınırının kuzeyinde, kürtlerin sayıca üstün bulunduğu bölgelerin yerel özerkliğinin yürürlüğe konulmasından başlayarak, altı ay içinde İstanbul'da toplanan İngiliz, Fransız ve İtalyan hükümetlerinden her birinin saptadığı üç üyeden oluşan bir komisyon hazırlayacaktır. Herhangi bir sorun üzerinde oy birliği oluşmazsa, bu sorun, komisyon üyelerince bağlı oldukları hükümetlere götürülecektir. Bu plan, Süryani, Keldaniler ile bu bölgelerin içindeki öteki etnik ve dinsel azınlıkların korunmasına ilişkin tam güvenceleri de kapsayacaktır."

Madde 63: "Türk hükümeti, 62. maddede öngörülen komisyonlardan birinin ya da ötekinin kararlarını, kendisine bildirildiğinden  başlayarak, üç ay içinde kabul etmeyi ve yürürlüğe koymayı şimdiden yükümlenir."

Madde 64: "İş bu anlaşmanın yürürlüğe konmasından bir yıl sonra, 62. maddede belirtilen bölgelerdeki Kürtler, bu bölgede nüfusun çoğunluğunun Türkiye'den bağımsız olmak istediklerini kanıtlayarak, Milletler Cemiyeti'ne baş vurulursa ve Konsey de bu nüfusun bu bağımsızlığa yetenekli olduğu görüşüne varırsa ve bu bağımsızlığı tanımayı onlara tanımayı Türklere salık verirse, Türkiye bu tavsiyeye uymayı ve bölgeler üzerinde bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçmeyi şimdiden yükümlenir. Bu vazgeçmenin ayrıntıları, müttefik devletlerle Türkiye arasında yapılacak özel bir sözleşmeye konu olacaktır. Bu vazgeçme gerçekleşirse ve gerçekleştiği zaman Kürdistan'ın şimdiye kadar Musul vilayetinde kalmış kesiminde oturan Kürtlerin bu bağımsız Kürt Devletine kendi istekleriyle katılmalarına müttefik devletleri hiçbir şekilde karşı çıkmayacaktır." !?

Evet ülkemizde Sevr devreye sokulmaya çalışılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok kısa zamanda Irak'ın kuzeyinde tampon bir bölge oluşturamazsa (özellikle Kerkük-Musul hattında bunu başaramazsa) yakın bir zaman içerisinde müttefiki ABD ile sıcak çatışmanın içerisinde kendini bulacaktır.

                                                  

Ufuk EFE -
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız Heyecan

Bu yazarin diger makaleleri

İslamcı Münafıkların PKK Sendromu ve PKK’LI MECLİSİN MEŞRUİYET SORUNU!
Tam 8 yıl önce Milli Çözüm dergimizde “Çatısı altında PKK’yı...
Devami
TÜRKİYE AMERİKA'YI YENECEK GÜÇTEDİR
"Türkiye'nin emperyalist kuşatmayı kıracak, her türlü gücü var, ama özgüveni...
Devami
ABD’NİN İRAN AŞKI VE ERDOĞAN’IN ŞAŞKINLIĞI
  Yıllardır, defalarca yazdık ve hatırlattık: Batı (ABD, İsrail ve AB)...
Devami
ANAYASA TAMİRATI MI, AVRUPA’NIN TAHRİBATI MI?
Devlet; milletin binlerce yıllık ortak beyni; birikimi ve bilincidir. Bazı odaklarca...
Devami
TSK’NIN KÖKÜNÜ KURUTMAK
 Tarih boyunca hiç değişmeyen, bugün daha da önemli ve gerekli...
Devami
ABDULLAH ÖCALAN’IN KAYINPEDERİ, ŞEYH SAİD HAREKETİ VE HAİNLERİN AKIBETİ.
PKK eşkiyabaşı Abdullah Öcalan’ın resmi nikâhlı karısı Kesire Yıldırım Elazığ’ın...
Devami

Makale Paylaşım Sayısı: 5702

Yorum ekle

Yazdığınız her yorumla birlikte IP adresinizin kayıt edildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına aykırı, iftira ve genel ahlaka aykırı tarzda yorumlarınızdan hukuken ve vicdanen sorumlu tutulacağınızı tekrar hatırlatırız...


Güvenlik kodu
Yenile

YABANCI DİLDE KİTAPLARIMIZ

SON YORUMLAR