Bir Ayette: "Kim tağut'u red ve inkar edip Allah'a iman ederse, artık O sapa sağlam bir kulpa tutunmuştur." (Bakara: 256) Denilmektedir.
Tağut: Barbar, baskıcı, saldırgan ve sömürücü zalim yöneticiler ve şeytani rejimlerdir. Yani imanın ilk basamağı emperyalizme, siyonizme, ABD ve AB'nin zulümlerine karşı bir tavır sergilemektir.
İşte Lozan ve Berlin böylesi haysiyetli ve cesaretli bir diriliş ve direnişin simgesidir.
Bu gibi milli girişimlere daha münasip başlık ve sloganlar verilmesi gerekir ve arzu edilir. Ancak, şu ortamda, isimler ve resimlerle uğraşmak zamanı değildir. Çünkü ülkemiz, güvenliğimiz ve geleceğimiz tehdit edilmektedir.
Çok farklı kanaat ve kesimlerden gelmelerine rağmen, Milli ve insani bir duyarlılıkla, kedi benliğini aşan ve tarihi Berlin çıkarmasına katılarak kucaklaşan, çok değerli öncülerimizi kutluyor ve saygılar sunuyorum.
Sizlerin olgunluğunuzdan ve onurlu tavırlarınızdan cesaret alarak, duygu ve düşüncelerimi kısaca paylaşmak istiyorum:
"Taşı atanın değil de, atılan taşın peşinde koşmak" yanlışlığından uzak durmalıdır ve bu değerli katılımcılar zaten bu şuurdadır.
Soykırım yalanına alet olan ve kışkırtılan Ermeniler sadece, atılan ve aldatılan birer taştır. Asala'yı da PKK'yı da, Kuzey Irak'ı da, Kıbrıs'ı da, aynı emperyalist ve Siyonist odaklar kullanıp karşımıza çıkarmaktadır.
Bizim, Emperyalist olmayan Hıristiyan halkları ve hükümetleriyle ve yine Siyonist amaçlar taşımayan Yahudilerle hiçbir hesabımız ve hasımlığımız yoktur. Herkesle barış ve anlayış içerisinde yaşamaya razıyız ve hazırız.
Ancak Siyonist ve emperyalist odaklar: maalesef, güzel sözden değil, sadece güçten anlamaktadır. Öyle ise, Türkî Cumhuriyetlerin ve İslam ülkelerinin de tabii ve tarihi lideri sıfatıyla Avrasya işbirliğine, Güney Amerika dirilişine sahip çıkacak ve aynen kurtuluş savaşımız gibi mazlum ülkelere yeniden umut kaynağı olacak bir öncü Türkiye'ye ihtiyaç vardır.
Bunun ilk adımı da işbirlikçi ve teslimiyetçi iktidarlardan biran evvel kurtulmak; Milli, cesaretli ve dirayetli bir hükümete mutlaka kavuşmaktır.
Bunun ilk şartı ise: Aydınlarımızın ve öncü kurmaylarımızın ithal malı felsefi sloganları ve asılsız saplantıları bırakıp, kendi insanlarımızla ve onların inancıyla barışmaktır. Maneviyattan mahrum bırakılan bir neslin, nasıl yozlaştığını sn. Rauf Denktaş'a sormalıdır!..
Kendi halkına ve İslama şaşı bakan aydınların, ülkemize, Milletimize ve devletimize verdiği zarar, Ermeni iddialarından çok daha fazladır.
Bu talihsiz tavır: halkımızı da bizden uzaklaştırıp, din istismarcılarının ve işbirlikçi iktidarların kucağına atmaktadır.
Dost acı söyler, ama ilacı söyler.
19. Şubat. 2006 Pazar günü İstanbul Çağlayan'da; bir milyon Mü'min-ki vatana kurban gerektiğinde önce bunlar koşa gelir-toplandığı ve İslam dünyasından seçkin konukların katıldığı:
"İnanca hürmet, Hz. Peygambere muhabbet ve zalimlere lanet" mitingi gibi; Milletimizin manevi duyarlılığını ve ortak hissiyatını yansıtan; o muhteşem manzaradan mutluluk duymayanlar, haber bile yapmayanlar… Böylesine iman ve İslam kokan her olaya: Kör, sağır ve dilsiz davrananlar:
İnançlı ulusumuzun itimat ve itibarını niye bir türlü kazanamadıklarını artık sorgulamalı ve bu marjinallik mantığından mutlaka kurtulmalıdır! Darwin düzmecesiyle maymun soyundan geldiğine inananların aziz Türk Milletinden rağbet görmeleri imkansızdır.
İktidar kanadından gelen çok değerli katılımcılardan da bir beklentimiz var:
- Kuzey Irak'ta ve Kıbrıs'ta stratejik çıkarlarımızı rüşvet veren,
- Türkiye'nin federasyonlara ayrılması hedefine götürecek girişimlere demokratikleşme kılıfı geçiren,
- Tarım ve sanayimizi körleten ve ılımlı İslam safsatasıyla yüce dinimizi ve manevi dinamiklerimizi dejenere eden
- Katil ve kahpe Şaron'un elini öpüp, mazlum ve mücahit Filistin halkının demokratik temsilcisi Hamas Lideri Halid Maşal'la görüşmekten bile korkup çekinen, ardından devlet onurumuzu ayaklar altına alarak: "Lütfen kabul edin, size mazeretlerimizi bildireceğiz, özür dileyeceğiz" şeklinde yalvarmaları bile, İsrail Büyükelçiliğince geri çevrilen AKP iktidarını, ciddi ve cesaretli şekilde uyarmaları, şayet uyanmıyorlarsa; daha etkili tavırlar takınmaları, kanaatimizce Milli ve tarihi bir sorumluluktur.
BERLİN BULUŞMASI
Yepyeni bir tarihi, yazacak sensin
Hem bu zumlun kökünü, kazyacak sensin
Emperyalist oyunu, bozacak sensin
Ey Kuvayı Milliye; diril ve doğrul!
Amerka'yı alkışlar, din hokkabazı
İslam'a irtica der, devrim yobazı
Ekümenik peşinde, Fener papazı
Ne söylerdi Atatürk, deden Ertuğrul!?..
Düşmanlar duramazlar, senin karşında
İman ve ezan vardır, Milli Marşında
Asalet ve Adalet, gönül çarşında
Çok bunaldın, özüne; dön artık durul!
Kalk kendinle hesaplaş; kendinle yarış
Ki çok yakındır mutlu, menzile varış
Milletinle bütünleş, dininle barış
Durma, ilimle, fenle; irfanla yoğrul!..
Şükür Müslümanız ya, softa değiliz
Siyonistlerle aynı, safta değiliz
Türk, Kürt biriz, diriyiz; kof ta değiliz
Sevdan büyük, göl değil; denizde boğul!
Bil Haçlı kahpedir, Batı barbardır
İçleri iblis gibi, dışı kibardır
Ötelerden bir müjde, bir haber vardır
Devran bizimdir, ey can; uğraş ve yorul!
Dün Lozan, bugün Berlin; Yarın Ankara
Bir Millet uyanıyor; yazın kenara
Bırak soysuz aslını; kalksın inkara
Vatan satılıyor, uyan; yatma ey oğul!.
Yazarımız Selman Yücel'in Berlin Mesajı:
Saadet Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı olarak tüm Berlin Akıncılarını sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Vatanın ve Bağımsızlığı tehlikeye girdiği anda, bütün ayrılıklarını ve farklılıklarını bırakıp Milli hedefler peşinde kenetleşmek, Müslüman Türk Milletinin en asil özelliklerindendir. Dün ve bu gün böylesi anlamlı ve umutlandırıcı birliktelikleri yaşamak bir şans ve şereftir.
Türkiye gemimizin batırılmaya ve su almaya başladığı şu ortamda: Bizi Millet yapan değerleri, bize devlet kurduran ve nice şanlı medeniyetlere taşıyan dinamiklerin etrafında temel insan hakları ve evrensel hukuk kuralları bağlamında: Yeniden güç ve gönül birliği yapmamız kaçınılmaz hale gelmiştir.
Biz kendi öz benliğimize, tarih bilincimize ve Milli birliğimize sahip çıkabilirsek; ne dış güçlerin hıyanetlerine yerli işbirlikçilerin gafletleri bizi yıkmaya yetmeyecektir.
Ama, hala; sağ-sol sataşmasına sen-ben kavgasına ve dinci-devrimci kışkırtmasına devam edersek; evet, devletimize ve Milletimize, en büyük zararı biz vereceğiz demektir..
Mazlum milletlerin Türkiye'ye, Türkiye'nin de, yeni Kuvayı Milliyecilere, yani bizlere en çok ihtiyacı olduğu bir dönemdir.
İlmi ve insani temellere, laik ve demokratik gereklere, Milli ve manevi değerlere dayalı lider ülke Türkiye'yi kurmak üzere ayağa kalkmanın zamanı gelmiştir ve geçmektedir.
Her şeye rağmen yarınlar bizimdir… Ve yolunuz açık olsun, insanlık bizi beklemektedir.
ŞİİR
AB'ye eyalet, olmak yakışmaz
Bizi bu hallere, koyan utansın!..
İnsan olan, uşaklığa kalkışmaz
Bizi IMF'eyle, soyan utansın!..
Batı felsefesi, bozuk düşünce
Hepsi barbarlaşır, fırsat düşünce
Milli kimliğinden, ayrı düşünce
Böyle içimizi, oyan utansın!..
Yolumuz, Alparslan, Ata'nın izi
Kıskansın Hainler, bu sevgimizi
Makam ve menfaat, uğruna bizi
Satıp dünyalığa; doyan utansın!

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
Et kokarsa tuz çare, ya tuz kokarsa ne çare… Bu kokuşmuş düzenin tek çaresi de…
Şükürler olsun ki MİLLİ ÇÖZÜM var ! Siyonist şeytanlar bütün hünerlerini sergilerken, gerçekleri hakikati herdaim en…
Her zaman yaptıkları gibi 1996 yılının ilk yarısında yapılan hainlikleri Refahyol’a yani Erbakan Hocamıza yıkmaya…
Sağcısı solcusu iktidarı muhalefeti her zerresi çürümüş kokuşmuş bu devirde ; Tek çare : Adil…
Ahzab 23 مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِۚ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ…
Hamdolsun ki Milli Çözüm Dergisi ve Üstad Ahmet Akgül varlar. Milli Çözüm istismar savardır. Ne…
Yalan uyduranların ve Hakkı savunanların akıbeti hakkında Araf suresi bize rehberdir. Rabbim Hakkı Hakk bilip…
“Ey millet, bu terörü tarihe gömeceğiz’ diyerek Türkiye’yi bölmek için oynanan oyunları ve Türkiye’yi İsrail’in…
Bir tek sen varsın tabiyiz, sana Asrın Rehberi Başka arayanlar buldu, hahamı papaz pederi İman…
HER DÖNEM VEYA ÇAĞDA ELÇİLER İMTİHAN ARACIDIR!.. Yemem içmem giymem, hep suç sayıldı Sade ev…