YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69f41b8b08754
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 7 4 3
Bugün : 10613
Dün : 60722
Bu ay : 10613
Geçen ay : 1737715
Toplam : 53893386
IP'niz : 216.73.217.100

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Batının geliştirdiği ve bizden bazılarının da heveslendiği hürriyet anlayışı; her türlü sorumluluktan kaçmayı, tamamen başıboş davranmayı ve bütünüyle hayvani ve nefsani duyguların esiri olmayı ifade etmektedir.

Giderek batmakta olan Batı'nın hukuk ve ahlak sistemine şekil veren zalim Roma kültürüyle yozlaşmış Hıristiyanlık düşüncesi, bugünkü batılı insan tipini oluşturmuştur.

 

Zaten temelde insanları "Hür ve Köle" diye ikiye ayıran bir Firavunluk düşüncesinden kaynaklanan Roma hukuku ile; insanın en tabii zevk ve ihtiyaçlarını bile yasaklayan ve her türlü düşünceye ve ilmi faaliyete pranga vuran yozlaşmış Hıristiyanlık olgusuna karşı, tabii bir tepki olarak asırlar boyu Avrupalıların şuur altında yerleşen ve kökleşen müthiş bir kin ve nefret birikimi, sonunda her türlü dini disiplin ve düzene karşı inkâr ve isyana dönüşmüş ve bu sefer batılı insan, hürriyet adına başıbozukluğun ve sapıklığın esaretine düşmüştür.

Bir başka değişle bugün insanlık maalesef "hürriyetin kölesi" durumuna gelmiş veya getirilmiştir.

Her türlü fuhuş ve cinsel sapıklık serbestisi… Faiz ve sömürü ticareti ve israf ekonomisi… Uyuşturucu ve AİDS felaketi… Ve bütünüyle hazır küfür ve kötülük medeniyeti, işte bu hürriyetin acı ve alçaltıcı meyveleridir.

Sokakta herkesin önünde sevişme… Canı çektiği erkek ve kadınla birleşme… Kafasının estiği gibi hareket etme… Türkçesi insanlık onurunu bırakıp hayvan gibi hareket etme hürriyeti… Faiz, kumar ve rüşvet gibi haksız ve hileli kazanç yollarıyla başkalarını sömürme ve şeytani bir saltanat sürme hürriyeti!?

Oysa gerçek hürriyet ancak Hakk'a teslimiyettir. Manevi doyum ve haysiyettir.

İnsanlık, zahiri planda, tüm zulüm ve sömürü sistemlerinin sebeplerini kurutmadan… Herkesin can, mal ve namus emniyetine, din ve düşünce hürriyetine sahip olacağı Evrensel ve Adil bir Düzeni kurmadan! Kültürde, ekonomide, teknolojide Avrupa ve Amerika'nın tesirinden ve taklitçiliğinden kurtulmadan!…

Ahlaki sahada ise nefsinin enaniyet ve şehvet zincirlerini kırmadan, kısaca tam anlamıyla yaratılış gayesini kavramadan hürriyeti tanıyamaz ve özgürlüğü tadamaz.

Bunun içindir ki Müslüman; kendisini İslâmca ve insanca yaşamaktan ve Rabbının rızasına yaklaşmaktan ve insanların duasını kazanmaktan geri koyan her şeyi bir engel ve esaret kabul eder. Öz benliğini körleten ve gönül evini kirleten zulüm ve kötülüklerden vazgeçer…

Evet; din, dil, kavim farkı gözetmeksizin; zulüm ve sefalet altında inleyen tüm insanların kurtuluşu için, kendi rahatından ve menfaatinden fedakarlık yapabildiği oranda, insan huzur ve hürriyete kavuşacaktır.

                        

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Abonelik
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Mehmet DENİZ

Mehmet DENİZ

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...