Batının geliştirdiği ve bizden bazılarının da heveslendiği hürriyet anlayışı; her türlü sorumluluktan kaçmayı, tamamen başıboş davranmayı ve bütünüyle hayvani ve nefsani duyguların esiri olmayı ifade etmektedir.
Giderek batmakta olan Batı'nın hukuk ve ahlak sistemine şekil veren zalim Roma kültürüyle yozlaşmış Hıristiyanlık düşüncesi, bugünkü batılı insan tipini oluşturmuştur.
Zaten temelde insanları "Hür ve Köle" diye ikiye ayıran bir Firavunluk düşüncesinden kaynaklanan Roma hukuku ile; insanın en tabii zevk ve ihtiyaçlarını bile yasaklayan ve her türlü düşünceye ve ilmi faaliyete pranga vuran yozlaşmış Hıristiyanlık olgusuna karşı, tabii bir tepki olarak asırlar boyu Avrupalıların şuur altında yerleşen ve kökleşen müthiş bir kin ve nefret birikimi, sonunda her türlü dini disiplin ve düzene karşı inkâr ve isyana dönüşmüş ve bu sefer batılı insan, hürriyet adına başıbozukluğun ve sapıklığın esaretine düşmüştür.
Bir başka değişle bugün insanlık maalesef "hürriyetin kölesi" durumuna gelmiş veya getirilmiştir.
Her türlü fuhuş ve cinsel sapıklık serbestisi… Faiz ve sömürü ticareti ve israf ekonomisi… Uyuşturucu ve AİDS felaketi… Ve bütünüyle hazır küfür ve kötülük medeniyeti, işte bu hürriyetin acı ve alçaltıcı meyveleridir.
Sokakta herkesin önünde sevişme… Canı çektiği erkek ve kadınla birleşme… Kafasının estiği gibi hareket etme… Türkçesi insanlık onurunu bırakıp hayvan gibi hareket etme hürriyeti… Faiz, kumar ve rüşvet gibi haksız ve hileli kazanç yollarıyla başkalarını sömürme ve şeytani bir saltanat sürme hürriyeti!?
Oysa gerçek hürriyet ancak Hakk'a teslimiyettir. Manevi doyum ve haysiyettir.
İnsanlık, zahiri planda, tüm zulüm ve sömürü sistemlerinin sebeplerini kurutmadan… Herkesin can, mal ve namus emniyetine, din ve düşünce hürriyetine sahip olacağı Evrensel ve Adil bir Düzeni kurmadan! Kültürde, ekonomide, teknolojide Avrupa ve Amerika'nın tesirinden ve taklitçiliğinden kurtulmadan!…
Ahlaki sahada ise nefsinin enaniyet ve şehvet zincirlerini kırmadan, kısaca tam anlamıyla yaratılış gayesini kavramadan hürriyeti tanıyamaz ve özgürlüğü tadamaz.
Bunun içindir ki Müslüman; kendisini İslâmca ve insanca yaşamaktan ve Rabbının rızasına yaklaşmaktan ve insanların duasını kazanmaktan geri koyan her şeyi bir engel ve esaret kabul eder. Öz benliğini körleten ve gönül evini kirleten zulüm ve kötülüklerden vazgeçer…
Evet; din, dil, kavim farkı gözetmeksizin; zulüm ve sefalet altında inleyen tüm insanların kurtuluşu için, kendi rahatından ve menfaatinden fedakarlık yapabildiği oranda, insan huzur ve hürriyete kavuşacaktır.

CÜBBELİ AHMET “BEL’AM”CIK’I VE MAHMUT EFENDİ YAKINLARINA UYARI!
FETULLAH GÜLEN DOSYASI
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
Dünyanın Fikri Değişimi Türkiye’den, FİİLİ DEĞİŞİMİ İSE FİLİSTİN’DEN BAŞLAMIŞTIR!
FİLİSTİN’DE; BÜYÜK BAYRAMIN BÜYÜLÜ BAŞLANGICI VE ZEKİ GEÇKİL’İN ŞARLATANLIĞI
OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN ERBAKAN’A İFTİRALARI
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
DİKKAT!? Soysuzların Soytarılığı!
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
KUR’AN’A TERCÜMAN, OLDUM KOVULDUM! (ŞİİR)
YA RABBİ İMANLARIMIZI KEMÂLE ERDİR, AHLAKIMIZI GÜZELLEŞTİR. BİZLERİ BİR AN BİLE NEFSİMİZİN ELİNE BIRAKMA. OLURDA…
Dijital Perdenin Arkasındaki Gerçeklik"Bu çarpıcı analizi okurken, meselenin teknolojik boyutundan ziyade arka planda yatan o…
Milli Çözüm Dergisi, Erbakan Hocamızın; Milli Görüş, Adil Düzen, İslam Birliği gibi kavramlarını kuru bir…
Münafıklığı: 1- Ameli münafıklık, 2- İtikadi münafıklık, Olarak ikiye ayırmak daha münasiptir. Ameli münafıklık; sahih…
Hakikatin Üzerine Örülen Zırh; İdeolojik Duvarın İnşası ve İlahi Uyarılar… Türkiye’de siyaset, milletin asıl dertlerini…
Böylesi Küstahların Karşısında, Bunların İşbirlikçileri Olduğu Müddetçe hayırlı ve yararlı işlere imza atılması mümkün değildir.…
Münafıklar tarihin mezarlığında değil, aramızda yaşamaktaydılar! Zaman değişse de, mekân değişse de, şahıslar değişse de…
Allah'ım ayakları kayan aklı kayan Fikri Kayan zikri Kayan kullarından eyleme Rabbim...
Böylesi Küstahların Karşısında, Bunların İşbirlikçileri Olduğu Müddetçe hayırlı ve yararlı işlere imza atılması mümkün değildir.…
Türkiye’nin dış politikada daha şahsiyetli, daha bağımsız ve daha net bir duruş sergilemesi gerekir. Uluslararası…