YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
69e3d97c36208
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 9 6 8 7
Bugün : 56870
Dün : 64668
Bu ay : 1036143
Geçen ay : 1803365
Toplam : 53181201
IP'niz : 216.73.217.119

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

 

Sn. Kenan Evren'in "Türkiye eyaletler sistemine geçebilir" tespit ve temennisini samimiyet ve ciddiyetle tenkit edenlere maalesef rastlayamadık.

PKK uzantısı bölücü başları ve yandaşları kötü bir niyetle ve kendi sinsi hevesleri için istismar etmek gayretiyle sahiplenip alkışladılar.

Bazıları da yine kötü bir niyetle ve "Türkiye'nin üniter yapısını bozabilir ve ülke birliği dağılabilir" endişesi taşıyor görüntüsüyle, bu görüşe şiddetle karşı çıktılar.

 

Hatta bir kısım insanlar da, Kenan Evren'in bu beklentilerine, sadece, "Osmanlıyı hatırlattığı ve İslam medeniyetinden kaynaklandığı" için, sinsi ve sindirilmiş bir din düşmanlığı dürtüsüyle hücuma kalkıştılar. Halbuki Kenan Paşa, Almanya'daki Bavyera Eyaleti ziyaretinden ve ABD gibi Batıdaki örneklerinden etkilendiğini ve tarihi deneyimlerin de olumlu sonuçlar verdiğini zaten açıklamıştı.

Maalesef bir takımları da, tenkit sınırını aşıp tahkire başladılar. Ve Sn. Evren'e hakaret için bunu bir fırsat saydılar.

Kenan Paşa'ya karşı çıkanların büyük çoğunluğu, Türkiye'nin AB'ye vilayet ve BOP Projesiyle İsrail'e eyalet yapılmasını savundukları halde, şimdi Sn. Evren'in eyalet teklifinin üniter yapımızı bozacağını ileri sürecek kadar tutarsız bir tavır ve çifte standart ortaya koydular.

Neredeyse; "Türkiye 7 coğrafi bölgedir" diyenleri bile vatan haini ilan edip bölücülük yapmakla suçlayacaklar!

Irki kökenlere, dinlere ve mezheplere göre eyaletler ayırmak veya parti kurmak zaten, hem hukuken hem de aklen ve vicdanen yanlış ve yasaktır. Ülkemizin üniter yapısının bozulmaya çalışılması konusunda haklı olarak duyarlı bulunan kimselerin bu teklife dikkatle yaklaşması anlaşılır bir tavır iken, Sn. Evren'e ateş püsküren çevrelerin çoğunun; ya konuyu kavrayamadıkları veya kasıtlı olarak çarpıtıp, sataşmak için bahane yaptıkları ortaya çıkmaktadır. Çünkü Kenan Paşa mevcut, sistemin tıkandığının ve yeni bir açılım ihtiyacının farkındadır. Kendi gözlem ve deneyimlerine dayanarak, doğal ve sosyal bir sürecin normal gidişatını ve sonuçlarını tahmine çalışmaktadır. O'nun; "Türkiye'yi federasyonlara bölmek ve üniter yapımızı değiştirmek" istediğini söylemek, gülünç bir iddiadır.

Oysa Kenan Paşa'nın bu tarihi teklifi içerisinde, tehlikeli ve zararlı kısımlar bulunduğu gibi, çok gerekli ve yararlı tarafları da vardır.

  • a) Ülkemizi federasyonlara ayırıp fiili bölünmeye hazırlık yapan hıyanet girişimlerini çağrıştırdığı ve karıştırıldığı için, buna "eyalet sistemi" yerine "Bölge Valilikleri" demek daha uygun olacaktır. Ki kendisi de zaten bunu anlatmak istediğini açıklamıştır.
  • b) Sn. Evren'in sözlerinin: "Eyaletlerin kendi başbakanlarını seçebileceği.." şeklinde yorumlanması: Almanya sisteminden etkilenmiştir ve Türkiye için münasip değildir. Bizce doğrusu; Belediye başkanlıklarıyla valiliklerin birleştirilip, illerin çifte başlılıktan kurtarılması ve valilerin yöre halkı tarafından seçilerek o makama taşınmasıdır. Ancak Bölge valilerinin ise Devlet Başkanı tarafından atanması ve böylece merkezi otoritenin ve üniter organizenin korunması lazımdır.

"Federalizm konusu tartışılırken, dünyanın çeşitli ülkelerinde ve bölgelerinde farklı eyalet yapılanmaları olduğunun bilinciyle tartışmaya katılmakta yarar vardır.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki federal yapı ile Avrupa'daki ve özellikle Almanya'daki federal yapı arasındaki farkı bilmeden yapılacak federalizm tartışmaları, sonuç alıcı olmaktan uzak ve yüzeysel tartışmalar olmak durumundadır.

Amerikan federalizmi, hareket noktası olarak farklı amaçlar ile ortaya çıkmış bir örnektir. ABD tipi federalizm, bağımsız olmak niteliklerinden vazgeçmek istemeyen küçük yönetim birimlerinin güçlü bir devlet yaratmak için egemenliklerinin bir kısmından vazgeçmeleri ile ortaya çıkmış bir devlet yapısıdır. Sonuçta, egemen küçük birimler, egemenliklerinden belirli ölçüde vazgeçerek özerk ya da otonom niteliklere sahip varlıklara dönüşmüşler, buna karşılık ise dış politika ve genel ekonomik politikaların oluşturulması anlamında güçlü, ancak küçük birimlerin özerkliğini tanıyan ve koruyan bir yapı olarak merkezi bir hükümet oluşumu ortaya çıkmıştır. Böylece, ABD tipi federalizmde, var olan bağımsız küçük birimlerin egemenliklerinden vazgeçerek güçlü bir merkezi hükümet oluşturmaları, ancak küçük birimlerin bütün yerel konularda özerk kimliklerini sürdürmeleri başarılmıştır. Bu nedenle, ABD tipi federalizm ile Avrupa federalizmi ya da Alman tipi federalizm arasındaki önemli farklılıkları açıklamadan, tartışmanın sonuç alıcı olması beklenmemelidir.

Avrupa federalizminde, var olan bağımsız küçük birimlerin yeni bir merkezi hükümet yaratması söz konusu değildir. Avrupa federalizminde, mevcut merkezi hükümetin güçlü yapısını engellemek amacıyla daha sonradan küçük birimler oluşturulmakta ve merkezi hükümetin gücü azaltılarak Subsidiarity ilkesine dayalı bir yerelleşme hedeflenmektedir.

Böylece, küçük birimlerin rızası ile sonradan kurulan merkezi hükümet yapısıyla var olan merkezi hükümetin güçlü yapısının dengelenmesini amaçlayan yerelleşme formlarını birbirine karıştırmamak gerekir.

Dünyadaki federal ülkeler incelendiğinde, her ülkede farklı federal yapılar ve farklı amaçlarla oluşturulmuş federalizm biçimleri bulunduğu kolayca görülebilir. Örneğin, ABD'deki federalizmde küçük birimler, yetkilerinin bütünü ilgilendiren kısımlarını merkezi hükümete devrederken, özerk kalan küçük birimlerin ismi de State ya da Eyalet olarak isimlendirilmiştir. Almanya'da ise, mevcut merkezi hükümetin varlığı ilk başta söz konusu olup daha sonra merkezi hükümet tarafından kurulan yerelleşme ilkesine dayanan federal yapı oluşumları dikkati çeker. Bu tür federalizmde küçük birimler, Almanya'da Landers olarak isimlendirilerek merkezi yönetimin güçlü yapısını zayıflatmak yoluna gidilmiştir. Buradaki amaç ise merkezi hükümetin güçlü yapısını engelleyerek güçlü totaliter sistemlerin ortaya çıkmasının ve özellikle faşizm tehlikesinin engellenmesi hedeflenmektedir."[1]


[1] Yrd. Doç. Dr. Birol Ertan / Milli Gazete / 12.03.2007

0 0 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Subscribe
Bildir
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Picture of Necati AKGÜL

Necati AKGÜL

YORUMLAR

Son Yorumlar
0
Düşünceleriniz değerlidir, lütfen yorum yapın.x
Paylaş...