YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
66911edf28baf
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 7 8 2 9
Bugün : 18575
Dün : 32513
Bu ay : 295361
Geçen ay : 783727
Toplam : 25353036
IP'niz : 35.172.230.21

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

MÜGE ANLI’NIN ÇAĞRISI
VE
MİLYONLARIN SESSİZ ÇIĞLIĞI

Müge Anlı’nın Çağrısı Ve Milyonların Sessiz Çığlığı
5 20 votes
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Yorumu Takip Et
Bildir
guest
13 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Mustafa Yaprakcı

Başta milletimiz, ülkemiz ve tüm insanlık büyük bir tahribatın ve moral bozukluğunun içinde kıvranırken, gidişatın değişeceğini başta Yüce Rabbimizin Kur’an’ı Keriminden, Efendimiz sav nin haberlerinden ve Erbakan Hocamızın müjdelerinden yola çıkarak ümit ve İman aşılayan Milli Çözüm’e; yani Muhterem Ahmet Akgül Hocamıza sonsuz şükranlarımı sunuyorum ve müteşekkirim. Şu an böylesine kutlu ve yüksek bir fethin gerçeğine inanmanın tüm dünyanın servetleri den daha kıymetli olması konforuyla şükranlarımı arz ediyorum.

Veysel

Dünyada ve ülkemizde yaşananlar o kadar farklı boyutlara erişti ki daha şaşıracak bir şey kalmadı maalesef. Organize bir şekilde tüm dünyada aynı yasaları çıkartan, aynı algıları oluşturan, aynı içerikte dizi ve filmleri çeken siyonizm; Gazze’ye yaptığı bombardımanın bir başka çeşidini ülkelerin başına yağdırmaya devam ediyor. Bu saldırı altında, insanın kendisini ve çevresini koruyabilmesi çok güç. Çünkü yayılan bu kötülük saldırısına elimizdeki teknik imkanlar sayesinde her zaman erişebiliyoruz. Özgürlük sağlanacak sahtekarlığıyla tarihin görmediği en büyük gönüllü kölelik düzeni adım adım hayata geçiyor. Bu manzaranın bir sonucu olarak da ülkemizdeki tv programlarında mezkur hadiseler sıklıkla işleniyor. Peki… Bu bataklık ortadayken, bu bataklığa düşenlerin halleri ortadayken; bize nefes aldıran, bizi bu pislikten çekip ayıran kim olsa eli değil ayağı da öpülmez mi? Bizi bu sıkıntılara düşmekten korumak için gayret çeken bir kişi, en yakınımız saydığımız; hısım, akrabamızdan bize daha hayırlı değil midir?
Ne kadar şanslı ve bahtı açık kişileriz ki, Aziz Erbakan Hocamızın başlattığı Milli Görüş hareketine büyüklerimiz ve onların vesilesiyle biz de dahil olduk ve şeytanın tüm dünyada başarı ile uyguladığı kölelik düzenine girmemiş olduk. Ne kadar şanslı ve bahtı açık kişileriz ki Aziz Erbakan Hocamızın projelerini en iyi anlayan, onun en sadık talebesi olan Üstad Ahmet Akgül Hocamızı tanıdık ve “Emr-i bil maruf, neyh-i anil münker yani iyilik düzenini kuracak, kötülüğü kökten yasaklayacak” çalışmalarını yapanların yanında olduk ve yine şeytanın ve onun elemanı siyonizmin ağır saldırılarına maruz kalmadık. İnşallah kıymet biliriz.

Metin Akbulut

İyi ki Varsınız!
Hem güncel ülke sorunlarını saptayarak, hem gerekli ve gerçekçi çözüm yolları ortaya koyarak…

Hem, yaratılış amaçlarımızı ve ahirete hazırlık çabalarımızı hatırlatarak…

Günlük yaşamla İslam’ı,

Doğal ihtiyaçlarla insanı,

Çağdaş kurallarla Kur’an’ı,

Siyasi şuur ve sorumlulukla vicdanı… Böylesine bir arada kaynaştıran Milli Çözüm’e ve Yakup Gözübüyük Bey’e tebriklerimi sunuyorum.

Sizlere daha büyük başarılar diliyorum. Milli Çözüm’ü çok geç tanıyan bir kardeşiniz…

Samet

Vatanımızı savunmak, bağımsızlık ve bekamızı korumak için elbette her türlü Milli Savunma hazırlıkları, Kahraman Ordumuzun psikolojik üstünlükle beraber, teknolojik imkânlarla da donatılması elbette lazımdır. Ancak bizim ülke içindeki cihadımız, fikri, siyasi, ahlâki ve bilimsel çalışmalara yoğunlaşmaktır. İnşallah Adil düzen kurulacak biz ERBAKANIN talebeleri olarak adilin düzenin hak davanın hizmetçileri olacağız..

İsmail Ata

Cihad, Cihad, Cihad…

Bu makalede dikkatimi çeken benim için en kilit vurgu şu cümle oldu; “İslam ahlâkından hoşlandığı kadar bir adamın, İslam ahkâmına da hazır ve razı olması gerekiyor…”

Zira Müslümanı Mücahidden ayıran temel özellik budur. İslamı şeklen değil şuurla yaşamanın, yani Kur’an’ın en müreffeh ve en medeni şekilde öngördüğü sistemi, yani Adil Düzen’i sistem haline getirmek için çalışmanın, tam manasıyla kulluk vazifemizi yerine getirmenin yolu olduğunu göstermektedir.

İnsanlık adına yapılan tüm hizmetlerin, dünyalık hiçbir çıkar niyetiyle değil tamamen Allah’ın rızasını hedefleyerek yapmakla cihad ibadeti haline geleceği vurgusu dikkatimi çeken diğer önemli vurguydu.

Allah razı olsun…

Hasan Çelik

Küfrün çeşitleri vardır, ama benim aklıma gelen şöyle sıralama da mümkün ve münasiptir:

Açık küfür vardır. Allah’ı, ahireti, maneviyatı, dini, kitabı, peygamberi resmen inkâr ediyor, kabul etmiyor, bu açık küfürdür.

Bir de gizli küfür vardır; Müslüman görünüyor, inanmış gibi davranıyor, hatta bir kısım ibadetleri yapıyor, bir kısım kötülüklerden sakınıyor. Ama gerçekte; ahirete, Allah’ın gücüne, Allah’ın hükümlerine, onların en büyük saadet kaynağı olduğu gerçeğine inanmıyor. Hatta akla, vicdana, Kur’an’a, imana, İslam’a ve evrensel hukuk kurallarına uygun bir düzen kurulmasını hiç istemiyor! “Böyle olması gerekir” diyenlere kızıyor, gıcık alıyor. “Niye ortalığı karıştırıyorsunuz!?” diye onlara çatıyor. Ama aynı zamanda çok muttaki geçiniyor. Belki sarığı ve cübbesi ile göz dolduruyor. Efendim takvası var, tarikatı var. Belki Nurcu, Süleymancı diye bilinen bir cemaate veya meşhur bir tarikata mensup bulunuyor. Ama İslam ahlâkından hoşlandığı kadar bir adamın, İslam ahkâmına da hazır ve razı olması gerekiyor… 

Rabbinin kitabına ve kurallarına hazır olması, razı olması gerekmez mi bir Müslümanın? Bu “İslam ahkâmı” kavramından bile gıcık alan, ama itirazına bazı kılıflar saran insan ne kadar inanmıştır? Zamanı mı? Erken çıkmayın ortaya! Bilmem ne… Velhasıl bir açık küfür var bir de gizli küfür var ki, o da münafıklıktır.

Peki bir de “sinsi küfür” var. Bu nedir? İbrahim Suresi’nin 2. ayetinin sonunda “şunlar kâfirdir” deyip devam ediyor: “Ellezine yestühibbunel hayateddünya alel ahirah” onları tarif ediyor şimdi. O kimseler ki ahirete inanırlar, ahiret için bazı hazırlıklar da yaparlar. Hatta herkesin yapmadığı bir kısım zorluklara ve sorumluluklara da katlanırlar. Amma asıl önemli saydıkları, öne aldıkları ve ulaşmaya çalıştıkları şey ahiret hayatı değil; ondan önce dünya hayatını, makam ve menfaati, üste çıkmayı, baş olmayı, herkese hava atmayı ve hükümran olmayı birinci sıraya koyarlar. Ahiretten çok dünya hayatını, bu hayat içindeki bir kısım makamlara, imkânlara kavuşmayı daha çok severler. Bunları daha çok düşünürler. Bunu daha çok dert edinirler. Bu da sinsi küfre götüren şeytani bir tohum gibidir. Allah muhafaza buyursun.

Şimdi bütün derdi ahiret olan, ahiret hazırlığı yaptığı için sevinip duran bir insan; dünyada çalıştım, çırpındım ama bir şeylerin sahibi olamadım diye üzülür mü? Evet, ümmetin çektiği sıkıntılara, Filistin’deki mazlum mü’min kardeşlerimizin uğradığı belalara ciğeri yanar, destek çıkar, bu elbette gereklidir, o ayrı bir şeydir. Onların kurtuluşuna vesile olacak sonuçları Allah’tan umar, bu değerlidir. Ama “Bu kadar uğraştım, çırpındım, geldim, gittim, verdim, ama hiçbir işe yaramadı!” diyen aldanmıştır. Ne diyorsun kardeş, sen ne dediğinin farkında mısın? Senin bu itirazın kime biliyor musun? Allah’a, doğrudan doğruya Mevlâ’yadır. Niye bizi bu kadar aldattın ve oyaladın? Hani verecektin, niye geciktirdin?! diyor isen sen kime itiraz ettiğinin farkında mısın?! Bu durumda sen kulluk görevini unutmuşsun… Yahu sen kulsun.

YA RABBİM MUHAFAZA BUYUR….

Süleyman

Rabbimiz sonsuz adalet sahibidir, adaletininde gereği olarak verilen nimetlere şükretmek biz kullarının en önemli vazifesidir. Allah bizlere nimetlerin en büyüğünü vermiş Milli Çözüm ile Üstad Ahmet Akgül Hocamız ile tanıştırmıştır. Üstadımızın da tek derdi biz sadıklarının ahiretini kurtarmasıdır. Üstadımızın emir ve tavsiyelerine uymaz ve kendi kafamıza göre kendi bildiğimiz gibi takılırsak işte bu nimete nankörlük olur ve Allah bu nimeti elimizden alır, elimize sadece yorgunluktan başka bir şey kalmayacaktır.
Şeytan ve nefsin amacı Allah’ın kullarını Hak yoldan saptırmak için türlü vesveseler ve tuzaklar kurmaktır. İnsanın aklına faklı farklı şeylerin gelmesi normaldir olabilir amma bu tür vesveselerden Allah’a sığınmak elimizi bırakmaması için yalvarmaktır en aklı başında olan bir insanın yapması gerekende budur. Bunun tam tersine çeşitli dünyalık beklentiler makam,menfaat ve farklı şeyler için davasını basamak yapmak, bunun için de önünde engel gördüklerinin ayağını kaydırmak, küçük düşürmek gibi oyunlara girişmek net bir ifade ile sokak kadınlarından daha aşağı ve bayağı bir haldedirler bu türlü hesap ve plan içinde olanlar biran evvel tevbe istiğfar etmez ise sonu hüsran ve perişanlıktır.

Mus'ab Eryıldız

Makalemizin her yeri önemli aşağıda paylaşacağım bölüm ise can kurtarır nitelikte olduğunu düşünüyorum. Evet her gün manen bir adım daha ilerlemenin, özellikle Siyonizm’in beyinlere hücum eden etkilerinden korunmak için Milli Çözüm okumak şart. Aksi taktirde şaşı bakmaktan, sakat düşünmekten kurtulmak mümkün değil!

Bu fikri ve siyasi tebliğ cihadımızın, ülkemizde ve yeryüzünde bütün insanların, Allah’ın bütün kullarının huzura ulaşacağı; akli, ilmi, vicdani, tarihi, dini ve imani gereklere ve temellere dayalı bir düzen kurma gayretimizi boşa çıkarmamak için “3 U formülüne” dikkat etmemiz lazımdır.

1- Unutmamak; Allah’ı, ahiret hayatını, aile efradını, ana-babasını, akrabasını, vatanını, atasını, halkını, bağımsızlık ve bekâsını unutmamak.

2- Utanmamak; Hakkı konuşmaktan, hayra koşuşmaktan, haksızlığa ve ahlâksızlığa karşı çıkmaktan, doğruları savunmaktan utanmamak…

3- Umutlu olmak; ye’se kapılmamak, ümidini yitirip gayretini ve görevini bırakmamak, zorluklara ve sıkıntılara katlanmak lazımdır.

Bu samimiyet ve gayretle çalışırsam şeytanın telkin ve tuzakları bana etkili olmaz. Niye yapıyorum? Niye çalışıyorum? Niye konuşuyorum? Niye harcıyorum? Niye risk alıyorum? sorularının doğru yanıtı: Rabbimin rızası için O’na kulluk yapıyorum ve O’nun hatırına bütün kullarını ve mahlûkatını sevip sahipleniyorum. Bunu unutmazsan pek çok mesele kendiliğinden çözülüyor. Baştan unuttuğun zaman sen de unutulursun. Hatta Haşr Suresi’nin, yani Yahudilerin sürgün edilmesini anlatan surenin son ayetlerinde ne diyor Cenab-ı Hak; “Ya eyyuhellezine amenuttakullahe” “Ey İman edenler Allah’tan korkun!” “Veltanzur nefsun makaddemet liğadin” ve herkes, her nefis yarın için, ahiret için, kabir, mahşer, hesap, sırat ve sonrası için neler hazırlamış olduğuna, neler takdim etmiş olduğuna bir baksın.

Sevde Ekinci

Çok haklı ve hayırli bir yazı tebrik ediyorum.

Mücahit Dinç

Tevbe 51
De ki: “Allah’ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmeyecektir. O bizim Mevlâ’mızdır. Ve mü’minler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.”
https://www.mealikerim.com/9/tevbe/51

”BOP EŞ Başkanının kaderinde, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olmak vardı.
Milli Görüş Gömleğini çıkartmasaydı, yine aynı mevkii ve makamlara ulaşacaktı, adaletle hükmedecekti. Ancak;
Elçiye ve Hakk davaya ihaneti seçti! milyonlarca insanın vebaline girdi.”

Rabbim bizleri nefsimize tapınmaktan korusun! Amin…

Osman Nuri


Cihad;  Hakkın ve hayrın hâkim olması, haksızlık ve ahlâksızlığın önünün alınması, ülkemizde ekonomik ve sosyal kalkınmanın başarılması; din, mezhep ve köken farkı gözetilmeden herkese temel insan haklarının sağlanması için yapılacak samimi ve özverili çabaların tamamını kapsayan bir kavramdır. Genel olarak: 1- Askeri ve silahlı cihad, 2- Fikri ve siyasi cihad olarak ikiye ayrılır.

Vatanımızı savunmak, bağımsızlık ve bekamızı korumak için elbette her türlü Milli Savunma hazırlıkları, Kahraman Ordumuzun psikolojik üstünlükle beraber, teknolojik imkânlarla da donatılması elbette lazımdır. Ancak bizim ülke içindeki cihadımız, fikri, siyasi, ahlâki ve bilimsel çalışmalara yoğunlaşmaktır.

Milli Çözüm okuyucuları ve takipçileri farketmiştir, ülkemizde ve yeryüzünde bu CİHAD İBADETİNİ gündemine alan uygulayan , onca tarikat cemaat vakıf dernekler olmasına rağmen bu grupların sadece namaz abdest oruc zekat hac zikir Kur’an’ın arabçasını okumak gibi icraatlarını biliyor ve duyuyoruz . Ama bu grupların hiçbirisi yaşadığı ülkenin düzeninden sisteminden evet sözde rahatsızlıklarını ifade ediyorlar ama bu sözde rahatsızlıklarını giderici çalışmalarda gayretlerde bulunmadığını hep beraber gözlemliyoruz.. Yine bu CİHAD İBADETİ hususunda yani Hakkın ve hayrın hâkim olması, haksızlık ve ahlâksızlığın önünün alınması, ülkemizde ekonomik ve sosyal kalkınmanın başarılması; din, mezhep ve köken farkı gözetilmeden herkese temel insan haklarının sağlanması için yapılacak samimi ve özverili çabalarla şimdiki bozuk batıl düzenin yerine ADİL DÜZEN VE YENİ BİR DÜNYA kurma gayretlisi MİLLİ ÇÖZÜM harici malesef bulunmamaktadır…

N. Gündüz

Günümüzde gençlere okulda, camide sık sık ahlaklı olmaları öğütlenmektedir. Ancak yaşadığımız gündelik hayatın ne kadar ahlaki olduğu pek sorgulanmamaktadır. İnsanlara yalnızca güzel sözler söylemek, öğütlerde, tavsiyelerde bulunmak, örnek insan hayatlarını anlatmak yetmemektedir. Çünkü insan hayatında etkin olan ve onun yönünü tayin eden şey, sözlerden çok, yapılan işler ve eylemlerdir. Bir toplumun ahlaki yapısına, doğruluk, dürüstlük, insan sevgisi, çalışma, yardımseverlik, cana ve mala saygı gibi değerler hâkimse, o zaman bu özellikleri taşıyan insanlar yetişir ve etkili olur. Eğer toplumun yapısı bozulmuş, gayri ahlaki kavramlarla düşünülmeye başlanmışsa, o vakit de böyle davranış gösterenler etkin hale gelirler. Bireyleri etkileyen şey, hayatın kendisidir. İstenildiği kadar öğüt verelim kimseye etki etmiyor. ”Atalarımız balık baştan kokar ”sözünü örnek almalıyız.
Haçlı Batı destekli içerideki malum siyasi ve ekonomik çevrelerin ahlaki çöküşü hızlandırdıkları, her yolu mubah saydıkları ve bunu bile bile yaptıkları meydandadır.
Çok acilen Akp den kurutulup. Milli Çözüm Hükümetine kavuşmak için gayret etmek mecburiyetindeyiz..

Arzu koçak

Yeri gelmişken, Kur’an-ı Kerim’de en çok zikredilen ibadetlerden biri olan CİHAD kavramı üzerinde durmamız da yararlı olacaktır.

Cihad; Hakkın ve hayrın hâkim olması, haksızlık ve ahlâksızlığın önünün alınması, ülkemizde ekonomik ve sosyal kalkınmanın başarılması; din, mezhep ve köken farkı gözetilmeden herkese temel insan haklarının sağlanması için yapılacak samimi ve özverili çabaların tamamını kapsayan bir kavramdır. Genel olarak: 1- Askeri ve silahlı cihad, 2- Fikri ve siyasi cihad olarak ikiye ayrılır.

Vatanımızı savunmak, bağımsızlık ve bekamızı korumak için elbette her türlü Milli Savunma hazırlıkları, Kahraman Ordumuzun psikolojik üstünlükle beraber, teknolojik imkânlarla da donatılması elbette lazımdır. Ancak bizim ülke içindeki cihadımız, fikri, siyasi, ahlâki ve bilimsel çalışmalara yoğunlaşmaktır.

Picture of Yakup GÖZÜBÜYÜK

Yakup GÖZÜBÜYÜK

YORUMLAR

Son Yorumlar
13
0
Yorumunuzu okumaktan memnuniyet duyarızx
Paylaş...