YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL MENÜ

DERGİLER

Ay Seçiniz
category
6690ff2c2ab5e
0
0
6401,171,6356,117,28,27,170,98,3,144,26,4,145,113,17,6330,1,110,12
Loading....

TOPLAM ZİYARETÇİLERİMİZ

Our Visitor

2 0 7 8 2 9
Bugün : 15899
Dün : 32513
Bu ay : 292685
Geçen ay : 783727
Toplam : 25350360
IP'niz : 35.172.230.21

SON YORUMLAR

Son Yorumlar

YENİ ÇIKACAK KİTAPLARIMIZ

ÖZEL YAZILAR

YENİ ÇIKAN KİTAPLARIMIZ

ADİL DÜNYA YAYINEVİ

Tel-Faks:

0212 438 40 40

0543 289 81 58

0532 660 12 79

Refah Saldırısının Nihai Amacı:
GAZZE'NİN İLHAKI VE
“BEN GURION” KANALI’NA BAŞLANMASI

Refah Saldırısının Nihai Amacı:Gazze'nin İlhâkı Ve 'Ben Gurion' Kanalı’na Başlanması.
5 1 vote
Değerlendirmeniz

Makale Paylaşım Sayısı: 

Yorumu Takip Et
Bildir
guest
15 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
K. GÜLFİDAN

Siyonizm hakkında; Erbakan Hocamız şu tarihi tespitlerde bulunmuştu:

“Siyonizm’i bir timsaha benzetirsek; bunun üst çenesi Kapitalizm, (ABD, AB, İngiltere), alt çenesi ise Komünizm-Sosyalizm (Rusya ve Çin)dir. Bu iki çenenin zahiren çarpışır görünmeleri, dişleri arasına aldığı avlarını çiğneyip öğütmek ve gövdeyi (Siyonizm’i ve İsrail’i) beslemek içindir!”

“Oysa Türkiye’nin; samimiyet ve cesaretle: “Ya İsrail bu vahşeti derhal durduracak veya Türkiye fiili müdahalede bulunacak!..” uyarıları bile Kuduz Siyonistleri hizaya sokmaya yeterli olacaktır.”

“Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş bir CNN TÜRK programında, “Maalesef Fas’tan Endonezya’ya uzanan İslam coğrafyası, özlenen birlik ve bütünlüğü sağlayamamıştı!” buyurmuşlardı. Hayır Bay Kurutulmuş!.. Bu özlenen birliktelik Erbakan tarafından sağlanacaktı, hatta çekirdeği olan D-8 adımı da atılmıştı, ama bu tarihi ve talihli programları engelleyip rafa kaldıran; sizler, yani dönek AKP’liler oldunuz!.. Eğer siz bu hıyaneti yapmasaydınız;

– İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı

– İslam Ortak Pazarı

– Ortak İslam Dinarı

– İslam Savunma Paktı

– İslam Bilim ve Kültür Vakfı

Gibi teşkilatlar şimdiye kadar çoktan hazırlanmış ve İsrail elbette kontrol altına alınmış olacaktı… Hâlen İsrail’le normalleşme yani Siyonizm’in güdümüne girme anlaşmalarını yapmaktan bile utanmamaktasınız! Hâlâ Kürecik ve İncirlik üslerini İsrail’e kullandırmaktan sakınmamaktasınız! Buna rağmen hangi yüzle ve kof sözlerle halkın karşısına çıkmaktasınız!?”

Recep T. Erdoğan 15 Mayıs 2024 TBMM grup toplantısında:

“Bu azgın devlet, bu terör devleti eğer durdurulmazsa, vadedilmiş topraklar hezeyanıyla gözünü er ya da geç Anadolu’ya dikecekler. İsrail, Gazze’de sadece Filistinlilere saldırmıyor. Bize saldırıyor bize. Hamas, Gazze’de Anadolu’nun ileri hat savunmasını yapıyor.” vb. şeyler söyleyerek atıp tutmuşlar!

Niye mi atıp tutmuşlar diyoruz?!

Bu Kuduz İsrail’e karşı, böyle söylemlerinizi daha önce de çok kez gördük de onun için…

Siz, Siyonist İsrail’e ve destekçilerine karşı söylem değil de eylem mi yapmak istiyorsunuz?

Erbakan Hocamızın kurduğu D-8’leri sahiplenip Türkiye’nin liderliğinde dünyanın en etkin birlikteliği haline getireceksiniz. Sonra birlikte; – İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı – İslam Ortak Pazarı – Ortak İslam Dinarı – İslam Savunma Paktı – İslam Bilim ve Kültür Vakfı kuruluşlarını oluşturarak, dünyada Adil bir Düzen kurulması yolunda adımlar atacaksınız.

D-8 asıl üyeler, tüm Müslüman ülkeler ve tüm mazlum devletler ile birlikte Siyonistlere karşı her türlü yaptırımı uygulayacaksınız.

Çünkü “Siyonizm laftan değil Güçten anlar”dı.

Eğer bunları yapmazsanız, bu söylemlerinizin hiçbir inandırıcılığı olmazdı.

22 yıllık iktidarlarınız boyunca öyle şeyler yaptınız ki artık bandajlayacak yer kalmadı ifrazatlar ortaya çıkmaya başladı. Her seferinde yandaş yalaka yazarlarınız da cambaza bak numaralarıyla işleri beka meselesine bağlayarak iktidarlarınızı koruma ve kollama gayretlerine giriştiler.

Yargıdan Emniyete, vb. tüm kurum ve kuruluşları politikleştirdiniz. Öyle basınç oluşturdunuz ki, zaman zaman bu basıncı düşürmek için ve kendisini mütedeyyin zanneden bağlılarınızın bağını kuvvetlendirmek için böyle çıkışlar yapıyorsunuz. Ama artık bu yırtık dikiş tutmazdı.

Demokratik yollarla bir iktidar değişikliği artık kaçınılmazdı.

“Sıkça onların devamı olduklarını vurgulayan Sn. Recep T. Erdoğan; tam bir Adnan Menderes teslimiyetçiliği ve Süleyman Demirel taktiği ile, ABD ve İsrail aleyhinde halkın havasını almak için ara sıra kurusıkı çıkışlar yapsa da, fikren ve fiilen Amerika ve İsrail çıkarlarını koruyan bir tavır takınmaktadır. 3. Dünya Savaşı’nın başladığının konuşulduğu bir süreçte, bu AKP iktidarından kurtulmak, güvenliğimiz ve geleceğimiz açısından çok önemli bir aşamadır. Artık Milletimizin duygularla değil, olgular ve doğrularla hareket etmesi lazımdır ve inşaallah bunu başaracaktır.”

Mehmet Sıtmapınar

Birleşmiş Milletler!
Yaptırım ve müeyyide gücü yoksa…
Adalet ve Hak anlayış ölçüsü, farklıysa!…
Tüm insanlığı kuşatacak adil bir barış iklimini, oluşturmaktan fersah fersah uzaktaysa…
Adil Düzen programlarına alabildiğine mesafe koymuşsa…
Yeryüzündeki Katliamlara, Açlığa, Mütecaviz olaylara, Kıtlığa, Yokluğa, Susuzluğa, İsrafa, ve insan yaşamına müdahale eden her türlü etkene karşı, HİÇ BİR BAĞLAYICILIĞI YOKSA!
O yapı Birleşmiş Milletler olma özeliğini kaybetmiş, hatta o özelliği hiç kazanmamıştır…
İslam Birleşmiş Milletlerinin öncelikle kurulması ve hemen akebinde 5 milyar ezilen insanlığı bünyesinde barındıracak ve Adil bir Düzen etrafında buluşturacak YEPYENİ BİR BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ inşa etme vakti artık gelmiştir..
Makalede de vurgulandığı üzere bunu sağlayacak en önemli lokomotif, Türkiye Cumhuriyeti Devletidir..
Ve inşallah devlete de bu rotayı çizecek yegane irade, MİLLİ ÇÖZÜM İRADESİ nin devreye girmesiyle, ortaya çıkacaktır..

Yalçın GZBYK

İslâmi ülkelerinin başlarındaki yöneticiler, Siyonist “İsrail”i kesinlikle düşman görmesi gerekirken, dost görmeleri, yardım etmeleri, antlaşmalar yapmaları garip değil mi?

Her 10 dakikada bir çocuğun canlı yayında katledildiği böylesi açık bir soykırım gösterisinde dahi 57 İslam Ülkesi, ortak bir tavır alamaz mı? Elbette alabilir. En azından uluslararası hukukun tanıdığı yaptırım hakları çerçevesinde diplomatik ilişkilerini tümüyle kesmeseler bile minimum seviyeye indirebilirler. Hava, deniz ve kara sahalarını katliamlar durana kadar kapatabilirler. Ekonomik abluka ve yaptırımlar uygulayabilirler. İsrail vatandaşlarına vize uygulaması getirip vize vermeyebilirler. Tüm hafif yaptırımların hemen hiçbirini yapmayan İslam ülkesi yöneticilerinin, aslında İsrail’le nasıl çok sıkı ticari ve siyasi ilişkiler içinde olduğunun, anlatımıydı bu.  

Zaten bunu israilli yöneticilerde itiraf ediyor. Mesela; İsrail Ulaştırma ve İstihbarat Bakanı İsrael Katz, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü “İsrail’in” başkenti olarak tanımasından sonra Türkiye lideri sayın Erdoğan için “Düşman görünümlü dost” (Frenemy) rolü oynadığını söylemişti. 

Oysa bu vahim iddia;  “Görünüşte bize atıp tutuyor, İsrail’e çatıp duruyor, ama gerçekte bizim işimize yarayan davranışlarda bulunuyor!” anlamını taşımaktaydı. 

O günden bu güne kadar Sayın Erdoğan tarafından bu tanımlamaya karşı herhangi bir itiraz gelmemişti. 

“Hadi ordan domuz uşağı sende” bile diyememişti, diyemezdi de. 

Diyebilmek için Aziz Erbakan Hocam gibi siyonizmin karşısında dik durmak gerekirdi. Diyebilmek için Milli Görüş gömleği giyinilmiş olmalıydı. Diyebilmek için Milli Çözümcü olmak gerekirdi. Dün gömlek çıkaranların bugün böyle  ortalıkta Frenemy oynamalarına, mesela; önce İsrail’le ticarete sınırlama getirip sonra limanlardan bayraksız gemiler çıkarıp, yolda İsrail bayrağı asarak İsrail’le ticarete devam etmelerine, çokta şaşırmamak lazımdı. 

Ne de olsa İsrail’le ticaret durduruldu diye yaygarayla halka zoka atılmış, halk yutmak istediği için yutmuş, “gazlar alınmış” ve Frenemy oyunu sayın Erdoğan ve yandaşları eliyle ortaya konmuştu.

Biz iman ettik ve inanıyoruz ki; “Zulmün, kan ve gözyaşının sel olup aktığı, yeni doğmuş bebeklerin dâhi katliama uğradığı bir dünyada, bu zalim, batıl sistem yıkılıncaya, adalet ve merhametin kaynağı İslam nizamı yeryüzüne hâkim oluncaya, Fethi Mübin yaşanınca kadar kalplerimiz soğumayacak! 

O Allah ki; zalimi mazlumun kanında boğmaya Kâdir olandır… 

Alevlerin etrafını sardığı İbrahim Nemruda nasıl galip geldiyse, alevlerle sarılmış Aksa’nın evlatları da siyonizme galip gelecekler!…

Hem de çok yakın bir zamanda…

Mus'ab Eryıldız

 Organizasyonlar, devletlerin başına geçirdiği işbirlikçiler… sayesinde 8 aydır İsrail terör örgütü, Filistin’e zulmediyor. 
 İdarecilerin eylemden ziyade “Kınıyorum, zulmediliyor, bu yapılanlar doğru değil” gibi sözleri sadece halk uyutuluyor/oyalanıyor ve İsrail’e süre kazandırılıyor.  
 Ne yapılabilir? 
Öncelikle 8 ay boyunca İsrail terör örgütü durdurulabilecekken hiçbir şeyin yapılmadığını kabul edelim. Hele bir de Terör örgütüne gönderilen gemileri görünce Filistin neden kanlar içerisinde anlayalım!
 Çözümün ise sadece ve sadece “Aziz Erbakan Hocamızın zamanında uygulamalı gösterdiği duruşta” olduğunu bilelim. 
Yeter mi? Yetmez!..
 Aziz Erbakan Hocamızın/Millî Görüş şuurunun bugün sadece Milli Çözümde/Üstad Ahmet Akgül Hocamızda yansıdığının da farkına varalım!
 Bu nedenle, şu an Filistin’de/yeryüzünde akan kan ve göz yaşını durduracak, terör örgütü israil’i Ben Gurion Kanalını yapmadan Akdeniz’de boğacak tek bir adres var, orası da Milli Çözüm adresi, Bilge Cesur Üstad Ahmet Akgül Hocamız ve olgunlaştırıp tamamladığı “Adil Düzen” projeleridir. 
 Başka başvuracağımız tüm kapılarda kafamız, gözümüz dağılacak, kan bere içerisinde kalacağız. Sonunda yine kurtuluş için bu kapıya geleceğiz.

Sorumluluklarımızı kuşanmak ve Allah’ın inayetiyle zafere koşmak üzere şu ayetler dikkatle ve defaatle okunmalıydı.

“(Ey Müslümanlar!) Size ne oluyor (ve nasıl bir vicdani sorumsuzluğa kayıyorsunuz) ki; “Ya Rabbi, ehli (ve idarecileri) zalim olan şu ülkeden (ve şu düzenden) bizi kurtar, bize Kendi katından bir sahip gönder ve bize Kendi rahmetinden bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran; erkek, kadın ve çocuklardan oluşan aciz ve çaresiz (nice mazlum müstaz’af) kimseleri kurtarmak için Allah yolunda (çalışıp) çarpışmıyorsunuz? (Bu duyarsızlık ve nemelâzımcılık imani ve vicdani bir tavır değildir.) [Not: Bugün Filistin topraklarında soykırıma uğrayan mazlumların; Afrika’da, Asya’da ve Güney Amerika’daki milyonlarca aç, biilaç, çıplak ve muhtaç Müslümanların ve farklı din ve kavimden nice mazlum ve mağdur insanların ezilmesine ve sömürülmesine yol açan bu zalim ve Siyonist sistemi yıkacak ve yeryüzünde Adil bir Düzen’i kuracak niyet ve gayreti taşımayanları Cenab-ı Hakk bu ayetle ve şiddetle ikaz etmektedir.]”

“(Halbuki, gerçekten) İman edenler; Allah yolunda (Hakk ve adalet hâkim ve Müslümanlar galip olsun diye) çarpışıp çırpınırlar. İnkâr edenler (ve münafık kimseler) ise, tağut yolunda (şerli ve şeytani odakların zulüm ve sömürü düzenleri sürsün diye) çırpınıp çarpışırlar. O halde siz (mü’minler iseniz); şeytanın dostları olan (inkârcılar ve münafık)larla çarpışın. Ve kesinlikle (bilin ki) şeytanın hile ve tuzağı pek zayıf (ve temelsizdir.)” (Nisa Suresi: 75- 76)
       

Necati Akgül

Siyonist İsrail, Gazze’deki saldırıları ve şimdi Refah katliamlarını; ekonomik kazançlar elde etmek ve stratejik amaçlarla Süveyş Kanalı’na alternatif olarak Ben Gurion Kanalı Projesini gerçekleştirebilmek için yapmaktaydı.
Siyonistler, Kubbet’üs-Sahra ve Mescid-i Aksa gibi Müslümanların Kâbe’den sonraki en kutsal yapısı olan tarihi yapıların bulunduğu Tapınak Tepesi’ne, daha önce iki kez yıkılan antik Yahudi tapınağının “üçüncüsünün inşa edilmesini” kutsal görev saymaktaydı ve bu tapınağın inşa edilebilmesi için Mescid-i Aksa’yı yıkmayı planlıyorlardı.
Siyonistlere ait silah endüstrisi Filistin’i yeni teknolojilerin denediği bir laboratuvar olarak kullanmaktaydı.

BM, Siyonizm’in bir avutma aracıydı, insanlığın en büyük vicdan testlerinden biri olan Filistin davasına kör ve dilsiz kalmakta, zulüm altındaki Gazze’yi ve Filistin Halkını adeta görmezden gelmekteydi.

Siyonist İsrail işbirlikçileri ise halkımızı avutabilmek için ucuz ve uyuz kahramanlıklarla hava atıp riyakârlık yapma peşindeydi.

Türkiye’nin; samimiyet ve cesaretle: “Ya İsrail bu vahşeti derhal durduracak veya Türkiye fiili müdahalede bulunacak!..” uyarıları Kuduz Siyonistleri hizaya sokmaya yeterli olacaktı.
Ne yazık ki, “D-8’ler ve İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı” gibi Erbakan projelerini ağzına bile alamayan ve hâlâ şu Kuduz İsrail’le Normalleşme hıyanetini bile kaldıramayan ucuz kahramanlarla bu kutlu hedefler başarılamayacaktı.

Milli Çözüm’e inanan bir Cumhurbaşkanı’na ve Milli Çözüm’e inanan bir Hükümet’in kurulup yeni bir devrin başlamasına acil ihtiyaç bulunmakatydı…

HAMAS Mücahitlerinin kahramanca mücadelesi;
“Nice az, ama inançlı ve kararlı topluluklar, nice zorba ve barbar kalabalıkları hizaya sokar ve anlaşmaya mecbur bırakır” hikmet hakikatinin tecellisi olmuştu…
En kutlu şehitlerin diyarı Gazi Gazze’nin bir avuç tam inançlı ve ahiret sevdalısı mücahitlerinin mücadelesi, bütün dünyayı İslam’a hayran bırakmıştı…
Vicdan ehli giderek çoğalıp yaygınlaşmaya, Filistin’e destek ve kuduz İsrail’e lanet protestolarına katılmaya başlamıştı…
“Hidayet ve adalet güneşi Batıdan doğmaya başlamıştı…” 

Arzu Akdağ

“Oysa Türkiye’nin; samimiyet ve cesaretle: “Ya İsrail bu vahşeti derhal durduracak veya Türkiye fiili müdahalede bulunacak!..” uyarıları bile Kuduz Siyonistleri hizaya sokmaya yeterli olacaktır.”

Samimi niyet ve cesaret işte bu gerek. Fazla söze gerek yok. Kimse yemiyor kuru laf kalabalığını. Yapılan belli icraat belli görünen köy klavuz istemez. “Hak gelecek Batıl yok olup gidecek inşallah. Yarabbi; bizlere İsrail’i ve işbirlikçilerini hakettikleri akıbeti yaşarken göster. İbret olsun tüm dünyaya. Adil Düzen medeniyeti ile huzur dolu günlerin ferahlığını yaşat tüm insan ve vicdanı olana. Amin

Osman Nuri

Evet yine Milli Çözüm ve Üstad Ahmet AKGÜL Hoca, uyuyan toplumumuzu uyandıran bilinçlendiren , bir makale ile bizleri aydınlatmıştır. Öncelikle yürekten minnettarlığımı yeniden ifade etmek istiyorum.

Makale de ifade edilen : Hakan Fidan’ın : “İsrail ateşkes ilan edene kadar ve insani yardımlar Gazze’ye kesintisiz biçimde ulaştırılana kadar bu tedbirlerimiz devam edecektir. “ Sözlerine karşılık şu çözüm yolunu : Oysa Türkiye’nin; samimiyet ve cesaretle: “Ya İsrail bu vahşeti derhal durduracak veya Türkiye fiili müdahalede bulunacak!..” uyarıları bile Kuduz Siyonistleri hizaya sokmaya yeterli olacaktır. BU KARARLILIĞI VE İCRAATI ANCAK MİLLİ ÇÖZÜM ZİHNİYETLİ KADROLAR YAPABİLİRLİĞİ GERÇEĞİNDEN HAREKETLE BİR AN ÖNCE BU KADROLARA ANAHTARLARIN MİLLİ MUTABAKAT YOLUYLA TESLİM EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ BİR KERE DAHA HATIRLATIYORUM… 
Yine makalede geçen şu bilgiler : ” İsrail, yapay zekâ destekli silahları denemek için Filistin’i laboratuvar olarak kullanmaktaydı!” Dijital devre girdiğimiz şu günlerde evet YAPAY ZEKA teknolojileri başta olmak üzere bu teknolojiler Batılın elinde olduğu müddetçe insanlığın huzur bulması mümkün değil , bu tür teknolojileri İYİLERİN EMRİNE SUNMALI VE KULLANDIRILMALI ya değilse sonuç felaketten başka bir sonuç elde edilemez…Yine makalede vurgulanan şu gerçekleri olduğu gibi aktarmak istiyorum:” Ben Gurion Kanalı, Süveyş Kanalı’na alternatif olarak, özellikle de Batı’nın kilit müttefiki İsrail’in yetkisi altında bulunacak şeytani bir programdır. Süveyş Kanalı ve Tiran Boğazı’nın Mısır tarafından İsrail’e veya müttefiklerine karşı bir koz olarak kullanılma potansiyelini ortadan kaldıracaktır.Süveyş Kanalı, Mısır ekonomisi açısından kritik öneme sahip bulunmaktadır. Kanaldan geçen gemilerden alınan geçiş ücretlerinden Mısır ciddi bir gelir kazanmaktadır. 2021’de Süveyş Kanalı’ndan yaklaşık 20.649 gemi geçiş yaptı, bu, 2020’ye göre %10 artıştı. 2022’de ise transit ücretlerinden yıllık gelir 8 milyar dolar olarak açıklandı. Süveyş Kanalı, 30 Haziran 2023’te sona eren mali yılda yıllık 9,4 milyar dolarlık gelirle yeni bir rekora imza attı. Kanal, Mısır’a sadece doğrudan gelir sağlamakla kalmayıp, Ülkeye yatırım kaydırmakta, hizmetlerin ve endüstrilerin gelişmesine yol açmaktadır. Ben Gurion Kanalı, inşa edilmesi halinde Süveyş Kanalı’na rakip olacak ve Mısır için büyük bir mali tehdit oluşturacaktır. Proje hayata geçirilirse 193,3 kilometrelik Süveyş Kanalı’nın neredeyse üçte biri kadar uzun olacak ve onu kontrol eden kişi, küresel petrol, tahıl ve nakliye tedarik yolları üzerinde muazzam bir etkiye sahip olacaktır.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da hayali olan ve Süveyş’e alternatif inşa etmeyi planladığı Ben Gurion Kanalı, Gazze-Aşkelon bölgesinden Kızıldeniz’e uzanacaktır. Gazze, bölgede yapılması önerilen ikinci büyük kanalın tam ortasında yer almaktadır. Üstelik İsrail’in Gazzelileri zorla göç ettirmesi de savaşın amaçlarından birinin de bu olduğunu açığa vurmaktadır.

Yine makalede geçen : ” Guterres’ten Dünya Ülkelerine, İsrail’in Refah’a Olası Saldırısını Engelleme Çağrısı ve Çaresizlik Fotoğrafı! Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Refah’a askeri saldırıya karşı; “İsrail üzerinde nüfuzu olan ülkelerin var güçleriyle Refah’a operasyonu engellemeleri için çağrıda bulunuyorum.” şeklindeki uyarıları öneri sunmaktan ve yalvarmaktan öteye gitmediğini aylardır görmekteyiz…EVET 50 YILDIR ÜSTAD AHMET AKGÜL HOCAMIZIN VE MİLLİ ÇÖZÜM’ÜN HAYKIRDIĞI KALEME ALDIĞI GERÇEKLER NE KADAR HAKLILIK PAYI OLDUĞUNU BİR KERE DAHA ANLIYORUZ. NEYDİ O GERÇEKLER: BU FAİZCİ KAPİTALİST IDÜZENDEN ÇIKIP KUTLU HEDEFLERİMİZ OLAN : ADİL DÜZEN PROJELERİNE GEÇMEMİZİ İLAN EDİP YÜRÜTMEK , ŞEYTANİLERİN KÖTÜLÜĞÜN MERKEZİ İSRAİL VE AVANELERİNİ ETKİSİZ YETKİSİZ KILIP ÇIBANBAŞLARININ CEZALANDIRILMASI VE İSLAM BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİ TEŞKİLATINI – İSLAM ORTAK PAZARI TEŞKİLATLARINI – İSLAM SAVUNMA PAKTIMIZI – İSLAM KÜLTÜR İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATIMIZI – İSLAM MÜŞTEREK DİNARIMIZI , hayata geçirip insanlık aleminin saadeti ancak böyle sağlanır hakikatı bir kere daha tescillenmiş oldu…

Mücahit Dinç

Allah nurunu tamamlayacak!

Önce İsrail ile ticaret yapmıyoruz, sonrasında sadece özel şirketler yapıyor, ardından ise 54 kalem kısıtlama listesi açıklayan..
Ardından Jet yakıtlarına yolcu uçağı yakıtı kılıfı saran, halkımız bu yalanları da yemeyince;
İsrail ile bütün ticari ilişkileri kestiğini açıklayan istismarcı Cumhur İttifakının söylediği her yalan ayaklarına dolanmıştı..
Şimdilik halkın gazını almayı başaran işbirlikçi iktidarın “ticareti kesmediği” ancak türlü hilelerle sevkiyatlara devam ettiği gerçeği çok yakında ortaya çıkacaktır!

AKP – MHP Hükümeti arasında son günlerde sıcak gelişmeler yaşanmaktadır.
CB Erdoğan; “aramızı bozmak isteyenlere inat eskiden olduğu gibi bu süreçten de daha güçlü çıkacağız.” buyurmuşlardı. (:
Özel Harekatın dağıtılması (başka birimlere gönderilerek pasifize edilmesi), Emniyet müdürlerinin değişmesi..
AKP, MHP, İYİ PARTi gibi bâtıl zihniyete sahip ve tek odaktan yönetilen zihniyetler kendi içlerinde bile paramparça olmuş durumdalar ve aralarında artık saklanmayan, kutuplaşmalar, güç savaşları, şantajlar, tehditler ortaya çıkmaktadır.
Devlet daha önce olduğu gibi bir pislikle diğer pisliği bertaraf edebilir.
Bâtıl son günlerini yaşarken Hakka inananlar huzur içerisinde, yaşanan gelişmeleri takip etmektedir.
Sadece BOP’a hizmet edenler değil, BOP Projesini ortaya koyanların bile yıkılışını ve kağıt gibi parçalanmaları an meselesidir.
Zalimlerin kahrının artması için ise;
Allah zaferi bir avuç mü’min eliyle gerçekleştirecektir inşallah.
Allah nurunu tamamlayacak!

Veysel

İsrail manen dünyanın başına bela olduğu gibi madden de tam olarak bela olmak, başta mazlum Filistin halkı olmak üzere tüm mazlumların kanını emmek üzere plan üstüne plan yapıyor. Ama kime meydan okuduğunu, kime karşı geldiğini biz de kendisi de bildiğine göre bir gerçeği hepimizin hatırlamasında da fayda var… Nedir o gerçek? Aziz Erbakan Hocamızdan öğrendiğimiz, Üstad Ahmet Akgül Hocamızın dersleriyle anladığımız evrensel bir gerçek: Kuvvet, kudret sahibi Cenabı Hak’tır. Kendilerine mal etmek üzere planladıkları bu proje, bakalım kendilerinin başına hangi belaları açacak ve asıl kime yarayacak çok yakında göreceğiz inşallah… Kendi iktidarlarını sağlamlaştırmak isterken, nasıl yok olmalarına sebep olup aynı zamanda da mazlumların nefes almasına yarayacak bir proje olacak hep birlikte göreceğiz inşallah…

Necmiye

Fidan, İsrail’in, Türkiye’nin Gazze’ye yardım talebini reddetmesine ilişkin şunları sıralamıştı:

“Bildiğiniz üzere, bir süredir Ürdün üzerinden de insani yardımlar paraşütlerle Gazze’ye ulaştırılmaktaydı. Biz de Hava Kuvvetlerimize ait kargo uçaklarıyla insani yardım operasyonlarına dahil olma talebimizi aktardık. Ürdün makamlarınca olumlu karşılanan bu talebimizin İsrail tarafından reddedildiğini bugün öğrendik. İsrail’in, açlıkla boğuşan Gazzelilere havadan yardım ulaştırma girişimimizi engellemesinin hiçbir bahanesi olamaz. Bu durum karşısında biz de İsrail’e yönelik bir dizi yeni tedbir almayı kararlaştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanan bu tedbirler gecikmeksizin adım adım hayata geçirilecektir. Bu durum, ilgili kurumlarımız tarafından kamuoyumuzla paylaşılacaktır. İsrail ateşkes ilan edene kadar ve insani yardımlar Gazze’ye kesintisiz biçimde ulaştırılana kadar bu tedbirlerimiz devam edecektir. “

Oysa Türkiye’nin; samimiyet ve cesaretle: “Ya İsrail bu vahşeti derhal durduracak veya Türkiye fiili müdahalede bulunacak!..” uyarıları bile Kuduz Siyonistleri hizaya sokmaya yeterli olacaktır.

Ey zalimler ve onun isbirlikcileri,
Sözünüz başka, özünüz başka,
Dünyanın dört bir yanında, vicdan sahibi olanlar, ayaklanirken, maalesef Müslümanların , Dindar kahramanlar ve onun yandaslari eliyle göstermelik icraatlarla gazınız alınıyor.
Artık uyanın….

Aykut Akdağ

Siyonizmin amacını artık sağır sultanlar bile duyup görmüş olmasına rağmen işbirlikçi iktidar ve destekçileri halen macun metoduyla insanları oyalamaya devem etmektelerdi.. öte taraftan tüm dünyada başata öğrenci eylemleri ile hakikat haykırılmaya mazlum filistin halkına destek eylemleri tüm hızıyla devam etmekteydi.. artık siyonist çetenin tüm niyeti ve faaliyetleri herkes tarafından anlaşılmaya başlanmıştı.. yani şartlar olgunlaşmış siyonizmin sonunu getirecek büyük kapışmaya çok yaklaşılmıştı.. elbette bu savaşın galibi küresel emperyalist siyonizm değil Aksa tufanı ile başlayan şanlı mücadele galip gelecekti.. Erbakan teknolojileri ve imanlı Türk ordusuyla siyonizmin beyni darmadağın edilecek ve tüm insanlığın birlikte barış ve bereket içinde yaşayacakları Adil Düzen kurulacaktı.. ve her zaman olduğu gibi şeytanın uşakları siyonizm ve işbirlikçileri kaybedecek israil tarihin çöplüğüne atılacak! Özgür Filistin kurulacak ve Türkiye önderliğinde Adil bir dünya kurulacaktı!..

Necmettin

Şu adamladaki kahramanlığa(!) bakıpta gelde hayran kalma(!) Canım 8 ay geçmiş “Bade harabel basra” da vurgulanan olmuş…Şu kadar cana kıyılmış,soykırım olmuş..Ne yapalım,geç olsunlar güç olmasın demiş bizim kahramanlar(!..)…ve siyonistleri korkutacak(!) bir karar almışlar.İşte o dehşetengiz açıklama: …Biz de Hava Kuvvetlerimize ait kargo uçaklarıyla insani yardım operasyonlarına dahil olma talebimizi aktardık. Ürdün makamlarınca olumlu karşılanan bu talebimizin İsrail tarafından reddedildiğini bugün öğrendik. İsrail’in, açlıkla boğuşan Gazzelilere havadan yardım ulaştırma girişimimizi engellemesinin hiçbir bahanesi olamaz. Bu durum karşısında biz de İsrail’e yönelik bir dizi yeni tedbir almayı kararlaştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanan bu tedbirler gecikmeksizin adım adım hayata geçirilecektir…

Halbuki bu noktada yapılması gereken şey Milli Çözümün ciddiyet ve cesaretle vurguladığı şu şekilde bir yaklaşım olmalıdır:
Oysa Türkiye’nin; samimiyet ve cesaretle: “Ya İsrail bu vahşeti derhal durduracak veya Türkiye fiili müdahalede bulunacak!..” uyarıları bile Kuduz Siyonistleri hizaya sokmaya yeterli olacaktır.”
………

Şu ittifak ortaklarının “Millilik(!)”leri de göz kamaştırıyordu(!):

“Bildiğiniz gibi yerli tohumu yok edip çiftçiyi İsrail ve diğer yabancı tohumlara mecbur bıraktılar. Peki, İsrail’in dev tarım şirketi Haifa’nın Türkiye ayağı Agrosel firmasının sahibi kim? Milletvekili Hilmi Durgun.

Fedakarlık ve cesaret kılıflı kaypaklıklarını da Milli Çözüm deşifre ediyordu:

“Devletim istesin, milletim destek versin ve şartlar da öyle gerektirsin, şayet Gazze’deki çocuklara kol kanat germek, füzeye karşı sapan taşıyla insanlık mevziisine girmek için, yola revan olmazsam namerdim” ifadelerini kullanmıştı. Ucuz ve uyuz kahramanlık bunların fıtratıydı!
……
Teknolojiyi şeytani hedefleri için vahşice istismar eden siyonist haydutların,yapay zeka’yıda aynı amaçları için manipüle ettikleri açıklanmaktaydı:

Dünya, başta ABD, İsrail olmak üzere pek çok devletin, savaşlarına yapay zekâyı kattığı ve bunun aslında insani nedenlerle sivilleri korumak için yapıldığına halkı ikna etmeye çalıştığı bir döneme doğru kaymaktaydı. İsrail’in Gazze’de yapay zekâ destekli silahları, sivil ölümleri azaltmak için kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı ve silah endüstrisinin Filistin’i yeni teknolojileri denediği bir laboratuvar olarak kullandığı açıktı…

……
Suveyş’ e alternatif yeni kanal projesi ve GAZZE’nin işgal edilme hesaplarının bağlantısı da önemli bir tespit ve teşhistir:

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da hayali olan ve Süveyş’e alternatif inşa etmeyi planladığı Ben Gurion Kanalı, Gazze-Aşkelon bölgesinden Kızıldeniz’e uzanacaktır. Gazze, bölgede yapılması önerilen ikinci büyük kanalın tam ortasında yer almaktadır. Üstelik İsrail’in Gazzelileri zorla göç ettirmesi de savaşın amaçlarından birinin de bu olduğunu açığa vurmaktadır…

……

Siyonist sapkınların “kırmızı inek”mitolojisi ve Mescid-i Aksa hesapları da deşifre edilmekteydi:

….Bugün ABD’li Evanjelistler ve İsrailli aşırı dinci grupları heyecanlandıran  3 . Tapınak Kehaneti”,  2 bin yıl önce inşa edilen Süleyman Tapınağı’na dayanmaktadır…

…Ancak bu kehanetin gerçekleşmesi ve Yahudilerin tapınakta ibadet edebilmeleri için günahlarından arınmaları şart koşulmaktadır. Bu arınma ritüeli için Tevrat, kırmızı ineklerin kurban edilmesinin gereğini vurgulamaktadır.  Tevrat’ın Çölde Sayım kitabının 19. ayetine göre arınma ritüeli için “Üzerinde hiçbir leke bulunmayan, tek bir siyah veya beyaz tüyü olmayan, hiçbir iş için kullanılmamış koyu sarı kırmızı inekler kurban edilecek, yakılacak ve külleri suyla karıştırılarak inananların üzerine serpilecek.” kaydı vardır. Böylece tapınakta ibadet edebilmeleri için arınmış olacaklardır….

Sorun şu ki, kehanette geçen, 3. Tapınağın inşa edileceği yer tam olarak bugün Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Tapınak Tepesi olmaktadır. Yani bu kehanetin gerçekleşmesi için, Müslümanların Kâbe’den sonraki en kutsal yapısı olan “Mescid-i Aksa’nın ‘yıkılması’ lazımdır.”…
……
GAZZE olayı bir kere daha ortaya koymuştur ki; bu Birleşmiş Milletler siyonizm tarafından kurulmuş,siyonist emellere hizmet eden…İnsanlık için herhangi bir ağırlığı olmayan aciz bir kuruluştur!..Bakınız GAZZE vahşetine karşı olayı seyretmekle yetinen yetkilileri neler söylemekteydi:

…. Hava ve denizden yardımı da memnuniyetle karşıladıklarını ancak bunların kara yoluna alternatif teşkil etmediğini ifade eden Guterres, İsrailli yetkililerin güvenli, hızlı ve engelsiz yardıma izin vermeleri çağrısını tekrarlamıştı.  Yani BM Genel Sekreteri, öneri sunmaktan ve yalvarmaktan başka işe yaramamaktaydı!…

Dünya 5 ten büyüktür sloganıyla yerli yetme oy devşiriciler de artık anlamalıydı ki:Gazze bunların 57 sinden ve gözlerinde büyütükleri 5 ten çok daha fazla büyüktü!..

…….
Gazze’nin oluşturduğu bilinç, küresel çapta VİCDANÎ DOMİNO ETKİSİNE dönüşmekte,israil karşıtı üniversite eylemleri gösteriler yeni bir değişim ve dönüşümün ayak seslerini oluşturmaktaydı:

…ABD’de Filistin’e destek eylemleri şimdiden “Öğrenci Baharı” olarak anılmaya başlanmıştı. 1968 olaylarıyla benzerlikleri dikkat çeken ABD’deki isyan dalgasının dünyada ne kadar karşılık bulacağı ise Siyonistlerin korkulu rüyasıydı…
…….

8 aylık yıkıma her türlü ticareti yapmak,üsleri kullandırmak…vb alet olan zihniyetin şimdilerde yaptıkları kahramanlık numaraları da sırıtmaktydı!..Bu bağlamda;London School of Economics’ten (LSE) Türkiye uzmanı Selin Nasi,akp hükümetive sn Erdoğanın nasıl bir yapıda olduğunu ortaya koymaktaydı:

Nasi, “Filistin meselesindeki sorunlara bağlı olarak iki ülkenin arası açıldığında Ankara İsrail’e karşı sert bir söylem belirliyor, ama ikili ilişkilere kalıcı hasar verecek adımlar atmaktan da kaçınıyordu” detayını paylaşmıştı:

“Liderler arasında karşılıklı sert mesaj alışverişine rağmen iki ülke arasındaki ortak çıkarlardan dolayı güvenlik alanında istihbarat iş birliği devam ediyor, ticaret de bu siyasi çatışmalardan siyasi gerginliklerden etkilenmeden sürüyordu. Önümüzde söylemle pratik arasında bir makas görünümü veren bir ilişki modeli vardı” diyen Selin Nasi; bu tavrın bile İsrail’le danışıklı dövüş senaryoları olarak okunması gereğini hatırlatmıştı:

“Ben, Türkiye’nin bu keskin tavır değişikliğini sürdürüp sürdürmeyeceğinden emin değilim. Çünkü bir taraftan baktığımızda Türkiye’nin ABD ile ilişkilerini düzeltme yoluna gittiği bir dönemdeyiz. Dolayısıyla İsrail ile ilişkileri de gerebileceği noktanın bir limiti olduğunu düşünüyorum.”

H. Ç.

İSRAİL HER TÜRLÜ ZÜLMÜ YAPARKEN NE YAZIK Kİ İSLAM DÜNYASI DİYE BİLİNENLER SADECE İZLEMEKLEYETİNİYORLARDI. KOLTUKLARINI KORUMAK İÇİN BÖYLE YAPMALRI GEREKİYORDU ONLAR DA ÖYLE YAPIYORLARDI. AMA HAMAS VE GAZZEDEKİ KARDEŞLERİMİZİN YAŞADIKLARI ACILAR VE ŞEHADETLERİ GEREK ÜLKEMİZ İNSANININ UYANIŞINA GEREKSE TÜM İNSANLIĞIN UYANIŞINA VESİLE OLUYORDU. AK İLE KARA GÜN YÜZÜNE ÇIKIYORDU, GEREK İSRAİLİN GERÇEK YÜZÜNÜ TÜM DÜNYA GÖRMEKTEYDİ, GEREKSE İŞBİRLİKÇİLERİ BİR BİR DEŞİFRE OLUYORLARDI, ONLARIN GERÇEK YÜZLERİ ORATYA ÇIKIYORDU. RABBİM İSRAİLİ VE ONUN İŞBİRLİKÇİLERİNİ YERİN DİBİNE GEÇİRECEĞİ ZAMAN HER GEÇEN GÜN YAKLAŞMAKTAYDI.

8 AY EN BÜYÜK ACILARI YAŞAYAN GAZZE Lİ FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZ VARKEN BİZİM İKTİDARIMIZ BU 8 AY BOYUNCA İSRAİLLİ TİCARET YAPMIŞTI VE HALKIN UYANIŞINI GÖRDÜKTEN SONRA ,ARTIK TİCARETİ SONLANDIRDIK VB AÇIKLAMALAR YAPMIŞLARDI. EĞER GERÇEKTEN FİLİSTİNE VE GAZZELİ KARDEŞLERİMİZİ DÜŞÜNÜYORSALAR KÜRECİK İ VE İNCİRLİK İ KAPATSINLAR. GÖRECEKLER Kİ GAZZEYE TEK BİR MERMİ DAHİ SIKILMAYACAK. DOĞALGAZ VANALARINI KAPATSINLAR, GÖRECKLER Kİ O ZAMAN ONLAR YALVARACAK, EĞER SAMİMİ İSELER KARDEŞLERİMİZİ KURTARMAK İSTİYORLARSA BU ADIMLARI ATMALARI SALDIRILARI ANINDA KESECEKTİR. NE YAZIK Kİ SÖYLEDİKLERİ İLE YAPTIKLARI TUTARLI DEĞİL, SÖYLEDİKLERİ SADECE ÜLKEMİZDE Kİ İNSANLARIN GAZINI ALMAK, BAK BİR ŞEYLER YAPMAYA BAŞLADILAR DEDİRTMEK, AMA GERÇEKTE KESİLEN BİR TİCARET OLMADIĞI, GEMİLERİN GİTMEYE DEVAM ETTİĞİ, GÜZERGAH OYUNLARI İLE KALDIKLARI YERDEN TİCARET DEVAM EDİLDİİĞİ GÖRÜLMEKTEYDİ. ELBETTE GERÇEKLERİN ORTAYA ÇIKMAK GİBİ BİR HUYU VARDI VE HEPSİ BİR BİR DEŞİFRE OLMAKTAYDI.

BU ELBETTE BÖYLE GİTMEYECEK, İLAHİ ADALET TECELLİ EDECEK, İSRAİL VE İŞBİRLİKÇİLERİ YIKILACAK VE AZİZ ERBAKAN HOCAMIZIN HAZIRLADIĞI ADİL DÜZEN MEDENİYETİ YER YÜZÜNE HAKİM OLACAK VE BÜTÜN İNSANLIK SAADETE ULAŞACAK İNŞALLAH.

İbrahim 42
(Ey insan!) Sakın sanma ki; Allah zalimlerin yaptıklarından gafil (habersiz ve ilgisiz)dir. Sadece onları, gözlerin dehşetle döneceği (korku ve şaşkınlıktan bakışlarına baygınlık geleceği) bir güne kadar ertelemektedir.

https://www.mealikerim.com/14/ibrahim/42

İbrahim 46
Gerçek şu ki, onlar (zalimler ve hainler, mü’minlere ve İslami girişimlere karşı) hileli planlar kurdular (ve kuracaklardır). Oysa eğer onların (şeytani) hile ve hazırlıkları, dağları yerinden oynatıp kaydıracak (zelzeleler oluşturacak derecede bugün nükleer silahlara ve teknolojik imkânlara dayanmış) olsa bile, Allah katında da (kesinlikle onları boşa çıkaracak ve etkisiz kılacak kudret) planları ve programları vardır! (Allah zalim güçlerin mekir ve tuzaklarını kendi başlarına saracaktır.)

https://www.mealikerim.com/14/ibrahim/46

İbrahim 47
Sakın ha, Allah’ı; elçilerine (ve Hakk davetçilerine) verdiği sözden (ve zafer va’adinden) dönecek sanma(yın). Gerçekten Allah Azîz’dir, İntikam sahibidir. (Ey zalimler ve hainler, sizin de zulüm ve hıyanetlerinizin hesabını soracak, saltanatınızı yıkacaktır.)

https://www.mealikerim.com/14/ibrahim/47

H.Ç.

Nisâ 75
(Ey Müslümanlar!) Size ne oluyor (ve nasıl bir vicdani sorumsuzluğa kayıyorsunuz) ki; “Ya Rabbi, ehli (ve idarecileri) zalim olan şu ülkeden (ve şu düzenden) bizi kurtar, bize Kendi katından bir sahip gönder ve bize Kendi rahmetinden bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran; erkek, kadın ve çocuklardan oluşan aciz ve çaresiz (nice mazlum müstaz’af) kimseleri kurtarmak için Allah yolunda (çalışıp) çarpışmıyorsunuz? (Bu duyarsızlık ve nemelâzımcılık imani ve vicdani bir tavır değildir.) [Not: Bugün Filistin topraklarında soykırıma uğrayan mazlumların; Afrika’da, Asya’da ve Güney Amerika’daki milyonlarca aç, biilaç, çıplak ve muhtaç Müslümanların ve farklı din ve kavimden nice mazlum ve mağdur insanların ezilmesine ve sömürülmesine yol açan bu zalim ve Siyonist sistemi yıkacak ve yeryüzünde Adil bir Düzen’i kuracak niyet ve gayreti taşımayanları Cenab-ı Hakk bu ayetle ve şiddetle ikaz etmektedir.]

https://www.mealikerim.com/4/nisa/75

Nisâ 76
(Halbuki, gerçekten) İman edenler; Allah yolunda (Hakk ve adalet hâkim ve Müslümanlar galip olsun diye) çarpışıp çırpınırlar. İnkâr edenler (ve münafık kimseler) ise, tağut yolunda (şerli ve şeytani odakların zulüm ve sömürü düzenleri sürsün diye) çırpınıp çarpışırlar. O halde siz (mü’minler iseniz); şeytanın dostları olan (inkârcılar ve münafık)larla çarpışın. Ve kesinlikle (bilin ki) şeytanın hile ve tuzağı pek zayıf (ve temelsizdir.)

https://www.mealikerim.com/4/nisa/76

İsa Ö.

Ben-Gurion Kanalı’nın inşası, bir gün İslam ülkelerinin uyanışa geçmeleri durumunda beraberinde büyük bir engel olabilecek ve daha fazla zorlukla karşılaşmalarına neden olabilecek bir set olabilir.

  1. Ekonomik rekabet ve kaynak kontrolü, Süveyş Kanalı’na alternatif olması nedeniyle Mısır’ı dar bir köşeye sıkıştırabilir. Bu durum, diğer İslam ülkelerini de olumsuz yönde etkileyebilir.
  2. Politik ve stratejik dengelerin değişmesi, İsrail’i güçlendirirken diğer İslam ülkelerini zorlayıcı etkilerle baş başa bırakabilir.
  3. Bölgesel iş birliği ve gerilimler, bazı İslam ülkelerinin çıkarları gereği İsrail ile iş birliğini arttırmak zorunda kalmasıyla ortaya çıkabilir. Bu durum, beklenen İslam birliği teşkilatlarının birleşmesini engelleyebilir. Özellikle temiz su kaynaklarının kullanımı ve paylaşımı konusu, bu durumu tetikleyici unsurlardan biri olabilir.
  4. Kanalın inşası, Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler için daha büyük bir tecrit ve izolasyon anlamına gelebilir. Bu durum, Gazze’nin mevcut abluka durumunu derinleştirebilir ve ekonomik-insani krizleri artırabilir. Bölgedeki İslam ülkelerinin Gazze’ye olan desteğini artırma ihtiyacını doğurabilir, ancak aynı zamanda bu ülkelerin İsrail ile ilişkilerini karmaşıklaştırabilir.

Milli Çözüm Dergisi’nde okuduğum konu başlıkları üzerine araştırma yapmak keyif verici ve üzerine düşünebilmem için oldukça faydalı. Teşekkürler Milli Çözüm ailesi.

Picture of Osman ERAYDIN

Osman ERAYDIN

YORUMLAR

Son Yorumlar
15
0
Yorumunuzu okumaktan memnuniyet duyarızx
Paylaş...